taylor price

❣ Chile in a Photography ❣
sheepfilms
dirt enthusiast
Sweet Seals For You, Always

JBB: An Artblog!
noise dept.
Claire Keane
NASA
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Monterey Bay Aquarium
ojovivo
KIROKAZE
almost home
No title available
Misplaced Lens Cap

titsay

izzy's playlists!
Cosmic Funnies
No title available
seen from United Kingdom

seen from Brunei
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Maldives
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Azerbaijan
seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Portugal
@31enses31
Annemin Hocasıyım Bölüm 5
Yatak odasının kapısından çekildim. Uzaklaşırken bir fısıltı sesi geldi.
Annem –“ efee, sen misin?”
Annem beni duymuştu, acaba yanına gitmeli miydim? Ne tepki verirdi ki? Dayanamadım, yavaş adımlarla yatak odasının kapısına geri yanaştım.
Annem üzerine yorganı çekmiş vücudunu kapatmıştı.
Annem –“biz mi uyandırdık?”
-“öyle sayılır”
Annem –“dedim o aptal babana sessiz ol diye”
-“bir şey oldu sandım”
Annem –“ aman canım, ne olabilir ki?”
-“ ne bileyim dövüyor sandım”
Annem –“ yok tatlım o salak mı elini kaldıracak bana?”
-“hııı, hamile kalmazsın değil mi?”
Annem –“ahahahah ne hamilesi oğlum babandan gizli gittim de tüp ligasyonu ameliyatı oldum hamile kalamam”
-“ nasıl yani?”
Annem -“git araştır işte şimdi bunu mu açıklayayım sana?”
-“neyse ki hamile kalmıyorsun"
Annemin gözleri aşağıya kaydı, sikim taş gibiydi, annemle konuşunca sanki daha da sertleştim.
Annem –“ neyse, sen git baban gelir şimdi”
-“ tamam, iyi geceler”
Annem –“ iyi geceler canım”
Yatak odasından çıkıp salona doğru geçtim, kanepeye uzandım ama boşalmadan duramazdım, şimdi boşalırsam da baksıra boşalmak zorundaydım, en iyisi babam banyodan çıktığında banyoda halledeyim işimi diye düşündüm.
Babam banyodan çıkmak bilmedi, göz kapaklarım ağırlaştı ağırlaştı ve uyuya kaldım, sabah gün ışığı yüzüme vurduğunda uyanmaya başladım, gözlerimi açtım hafifçe kanepeden doğruldum.
Ayağa kalkıp banyoya doğru yürümeye başladım, yatak odasının kapısı kapalıydı, banyoya girip elimi yüzümü yıkadım, kuruladım. Banyo kapısını açıp dışarı adım attığımda annemle kapı önünde çarpıştık.
Annem - “ ayhhh efeee”
“anneee özür dilerim görmedim”
Annemin üzerinde ince bir gecelik vardı. Çarpışmanın etkisiyle annemin; memeleri, göbeği, kasıkları bana yapışmıştı bir anlığına, için de sütyen olmadığından koca memelerini ve diri uçlarını hissetmiştim eminim ki o da kalkık olmasa da yarağımı hissetmişti.
Annemin önünden hemen çekildim.
Annem “git üstünü giy geç kalacaksın işe”
“evet iyi hatırlattın”
Annem “hı hı hadi”
Banyonun önünden uzaklaşıp salona geçtim, üzerimi giydim, bu sırada annem de banyodan çıkıp salona geldi,
Üzerinde halen gecelik duruyordu.
Annem “cansel seni bekler artık”
“birazcık beklesin ne olacak”
Annem “dediklerimi unutma”
“anne gerçekten saçmalıyorsun”
Annem “ben sözümü söyledim gerisi sana kalmış”
“iyi neyse o zaman, ben cansel hanımı bekletmeyeyim”
Annem “bekletme bekletme”
Annemin üzerine yürüyüp dibine kadar yanaştım, annem ise derin bir nefes alarak dudaklarıma baktı, dibinden geçip evin kapısına yanaştım.
Annem de istekliydi ama onu süründürmeden istediğini vermek bana göre değildi, evden çıkıp apartmandan çıktım, arabaya atlayıp spor salonunun yolunu tuttum.
Yolda giderken cansel beni aradı, telefonu açtım.
“efendim cansel”
Cansel “nerde kaldın şekerim seni bekliyorum”
“yoldayım geliyorum”
Cansel “tamam canım, sensiz bağlamayım dedim”
“iyi olur, programını hazırladım ona göre ilerleriz”
Cansel “bekliyorum öyleyse”
“tamamdır görüşürüz”
Spor salonu önüne arabayı park ettim, cansel pembe taytı ve beyaz tişörtüyle salonun kapısı önünde adeta parıldıyordu, elinde ufak bir spor çantası vardı, kendinden emin özgüvenli duruyordu kadın.
Böyle bir kadını beklettiğime inanamıyordum, arabadan hızlıca inip cansele doğru yaklaştım, yakından daha da kışkırtıcıydı. Beyaz tişört içine beyaz spor sütyeni giymiş, pembe taytı o kadar sıkıydı ki amcığının dudakları olduğu gibi belli oluyordu.
Canselle göz göze geldik.
“beklettiğim için kusura bakma”
Cansel elini koluma uzatıp pazımı hafifçe sıktı “hiç önemli değil canım”
“geçelim mi öyleyse”
Cansel “hay hay, geçelim”
Cansel kolumu okşayarak önden içeri girdi, kalçalarını izleyerek bende içeri girdim, tayt kalçasını sıkıca sarmış o yuvarlak biçimli kalçaların hatları olduğu gibi önüme serilmişti.
Canselin her adımı kalçasında öyle bir dalgalanmaya sebep oluyordu ki bu istemsizce bile gözümün kaymasına sebep oluyordu.
“cansel, koşu bandına geçelim önce, biraz ısınalım”
Cansel “oluuur ısınalımmm”
Koşu bandının yanına geçip cansele elimi uzattım, cansel koşu bandına çıktığında orta tempoda yürütmeye başladım.
“canselcim beş dakika böyle devam et sonra koşmaya başla”
Cansel “tamam hocam”
“ben birazdan geliyorum”
Cansel kafasını salladı, onun yanından ayrılıp içeri doğru yürüdüm, antrenör arkadaşlara selam verdim.
Antrenör arkadaşlardan birisi “kanka dışarda bir hanımefendi seni bekliyordu”
“evet özel öğrencilerimden, koşu bandına bıraktım üzerimi değişip yanına geçeceğim”
Antrenör arkadaş “tamam kolay gelsin”
Ofisten yedek kıyafetlerimi alıp soyunma odasına geçtim, soyunma odasında üzerimi değişip çıktım, tekrar salonun ön tarafına koşu bantlarına doğru gelip canseli arkadan izlemeye başladım.
Cansel Koşu bandında koşarken; Pembe taytın kumaşı kalçalarına yapışmış, yuvarlak ve sıkı yanakların her dalgalanışını gözler önüne seriliyordu. Beyaz tişörtü ise terden nemlenmeye başlamıştı; kumaş göğüslerine yapışıyor, dolgun memelerinin kıvrımını ve sertleşen meme uçlarının belirgin izini net bir şekilde gösteriyordu.
Sütyeni bile meme uçlarının sertliğini gizlemeye yetmemişti, koşu bandındaki süresi dolmak üzereydi, bende biraz ısınayım diye yanındaki koşu bandına çıktım, yavaş yavaş yürürken hızlanmaya başladım.
Cansel “hocamm en uzun hangimiz koşar”
“bilmem bakmak lazım”
Cansel “yarışalım mı?”
“olur üç deyince hızı dokuz a çıkar”
Cansel “hocaam dokuz çok yedi olsun”
“iyi tamam yedi olsun, hazır mısın?”
Cansel “eveet”
“öyleyse bir...iki...üç”
Canselle aynı anda yediye bastık koşu bandı hızlanmaya başladı koşu bandı hızlandıkça bizde koşmaya başladık, bu hızlara gayet aşinaydım, o kadar yüksek bir hız değildi çünkü.
Dakikalar geçtikçe koşu bandında koşmak bir işkence haline gelmeye başladı zaman akmıyor gibiydi, kafamı çevirip cansele baktığımda suratı ter içindeydi yanağından boynuna doğru ter damlacıkları akıyordu.
Memeleri öyle dalgalanıyordu ki kendimi bakmaktan alı koyamıyordum, sadece cansel değil bende terlemiştim, canseli etkilemek adına tişörtümü tek hamlede üzerimden çıkardım koşu bandının koluna koydum.
Cansel bana doğru baktığında vücudum terden parıldıyordu kaslı yapılı vücudumu ona sergliyordum.
Cansel bana bakmaktan bir anlığına dengesini kaybetti ve koşu bandı canseli geriye doğru fırlattı, canselin güvenlik mandalı yerinden fırladığında makine aniden durdu ama cansel çoktan geriye fırlamış yere düşmüştü.
Koşu bandını hemen durdurup götünün üzerine düşen canselin yanına gittim, o sırada koş bandında olan birkaç kadın ve dinlenmekte olan antrenör arkadaşlarda başımıza toplandı.
“cansel iyi misinn?”
Cansel “ayhh iyiyim, kalçam acıdı sadece”
“başka ağrıyan yerin falan yok dimi”
Cansel “yok yok iyiyim”
Canseli kollarının altından tuttum cansel ise omuzlarımdan kavradı, yavaşça kaldırdım, dediği gibi iyiydi, etraftakiler dağıldıktan sonra cansel gülmeye başladı.
“ne?”
Cansel “ahahah sana bakıcam diye düştüm ya”
Bende gülmeye başladım
“eee elin işte gözün başka şeyde olunca”
Cansel “ne yapayım, taş gibi hocam var, hem de çıtır”
“çıtır mı?”
Cansel “çıtır tabi bana göre yani”
“sen de çıtırsın canım”
Cansel “hadi canım”
“e tabi şuradaki genç kızlara bak bir de sana”
Cansel “hocam öyle diyorsa”
“iyiysen devam edelim mi?”
Cansel “tabi ki sırada ne var?”
"kalçam ağrıdı dedin ama sırada kalça çalışmak vardı”
Cansel “şimdi bu bir işaret mi diyeceğim olmayacak, günün sonunda bir masaj isterim ona göre”
“yan tarafta bir masaj salonu var oraya gideriz”
Cansel “ben masaj salonunda demedim, özlem hanıma yaptığın masajdan diyorum benim evde yaparsın”
“hıııı, tabi yaparım”
Cansel “anlaştık öyleyse”
Canselle arka tarafa doğru yürümeye başladık. Squat için barı hazırlayıp ağırlıkları taktım barı yukarı konuma çekip canseli barın altına aldım.
Cansel barı elleriyle kavrayıp hafifçe omuzlarına doğru indirdi dirseklerini aşağı bakacak şekilde düzelttim elimi canselin beline koyup dik durmasını sağladım ve arkasına geçtim. Ellerim halen belindeydi.
“Şimdi Kalçalarını geriye çıkar ve yavaşça çök belin dik dursun sakın eğme”
Cansel yavaşça çöktüğünde pembe tayt gerildi, kalçalarının derin yarığı belirginleşti. Her kalkışında o dolgun, kalçalar sikime hafifçe sürtünüyordu.
Cansel “Bu şekilde daha iyi mi oluyor hocam?”
Sesi nefes nefese ve biraz boğuktu. Kalçalarını özellikle geriye çıkararak indi, bu sefer sikimin sertleşen başı tam kalçalarının arasına denk geldi.
“evett... kalça kasların daha iyi şişer böylelikle”
Cansel “hııı anladım”
Canselle birlikte ayağa kalkıp omuzlarından barı aldım, barı geri yerine bırakıp leg press makinesine geçtik.
Cansel leg press makinesine yattığında bacaklarını genişçe açtı. Pembe taytın ince kumaşı kasıklarına yapışmış, amının şişkin dudaklarını ve ıslak terli hatlarını neredeyse tamamen belli ediyordu. Yanına eğildim, bir elimi dizinin iç kısmına koydum.
“başla”
Her itişinde bacaklarının içi titriyor, parmaklarım yavaş yavaş dizinden aşağı, kasıklarına doğru kayıyordu.
Cansel “Burası… oldukça geriliyor”
Gözleri yarı kapalı, dudakları aralık halde.
“tam neresi”
Cansel “biraz daha aşağısı”
Parmağım nerdeyse canselin amcığına değecekti, baldırını hafifçe sıktım o sırada canselin dudaklarını ısırdığını fark ettim, kadın spora değil sanki beni ayartmaya gelmişti.
Bir kaç makinede ağırlık çalıştıktan sonra günlük programı bitirmiştik. Cansel soyunma odasına gitti bende üzerimi değişip çıkış tarafına geçtim, neredeyse yirmi dakika onu bekledikten sonra soyunma odasından çıkıp yanıma geldi.
Beyaz tişört ve kot pantolon giymişti, yanıma yaklaşıp yanağımdan öptü.
“ Bu ne içindi”
Cansel “Bu gün gerçekten çok verimliydi, teşekkür maiyetinde”
“hıı anladımm, ne demek her zaman”
Cansel “bana gidiyoruz değil mi?”
“masaj konusunda ciddi miydin?”
Cansel “evett gerçekten ağrım var”
“peki öyleyse gidelim”
Cansel “ben arabayla gelmedim senin arabada...”
“saçmalama tabi ki arabada yer var”
Cansel koluma girdi birlikte spor salonundan çıkıp arabaya bindik, birlikte eve doğru gidiyorduk yoldayken canselin telefonu çaldı.
Cansel “annen arıyo”
“konuş bakalım ne diyo”
Cansel “efendim canım... evet efeyleyim... ayh canım harika bir antrenör seninki... ay yok kız saçmalama...bir dahakine de senle gideriz... hıı evet hatta senin dediğin masajı yapacak bana...ay ne var canım her yerim ağrıyo... amaan özlem sen de... benim evde nerde olacak... iyi neyse kapatıyorum ben...görüşürüz”
“ne diyo”
Cansel “nasıl geçti spor falan”
“bu kadar mı?”
Cansel “evet... yani önemsiz bir kaç şey dedi de boşver sen anneni”
“hı peki”
Canselin evin önüne arabayı park edip arabadan indik, apartmana girip asansörle en üst kata çıktıktan sonra dairesine girdik.
Evi gerçekten çok hoştu pahalı gösterişli şeyler yerine sade ve hoş görünen eşyalar vardı.
Cansel salona doğru geçti ve halıyı toplayıp çekyatı salonun ortasına çekti ardından çekyatı açtı.
Cansel “ben buraları hazırlayım sonra masaja geçeriz”
“olur nasıl istersen”
Cansel içerden su geçirmez beyaz bir çarşafı özenle açık olan çekyata serdi.
Cansel “Biraz bekle”
“bekliyorum”
Beklerken bende tv den sekiz saatlik şömine ateşi videosu açtım.
Birkaç dakika sonra cansel elinde masaj yağı ve iki adet büyük, yumuşak havluyla döndü. Işıkları kapattım. Sadece televizyonda açık bıraktığım şömine videosunun turuncu ve kırmızı tonları odayı yumuşak, sıcak bir ışıkla dolduruyordu. Alevlerin çıtırtı sesi ve loş gölgeler atmosferi oldukça erotik hale getirmişti.
Cansel’e döndüm. “Üstündekileri çıkar ve yüz üstü uzan.”
Arkamı cansele döndüm ve salonun kapısını kapattım, bu sırada cansel soyunmaya başlamıştı kıyafet sesleri geliyordu, o hazır olana kadar arkamı dönmedim, cansel “hazırım” dediğinde ona doğru döndüm
Büyük havluya rağmen geniş kalçaları tamamen kapanmamıştı; yanlardan dolgun etleri taşmış, derin yarık belli belirsiz görünüyordu. Cansele yaklaştım.
Yağı avuçlarımın arasına alıp iyice ısıttım. Sıcak yağ damlalarını önce omuzlarına döktüm. Ellerimi omuzlarına koydum ve yavaşça bastırarak dairesel hareketlerle ovuşturmaya başladım. Parmaklarım sıkı kasların arasına giriyor, düğümleri çözüyordu. Cansel’in nefesi derinleşti. Omuzlarından boynuna çıktım, oradan tekrar aşağıya, sırtının ortasına indim. Yağlı ellerim beline doğru kayarken teni parlamaya başladı. Sırtının kıvrımlarını takip ediyor, parmak uçlarımla omuriliğinin iki yanını ovuşturuyordum.
Ellerimi biraz daha aşağı kaydırdım. Bel çukuruna geldim. Orada parmaklarımı daha derin bastırarak yoğuruyordum. Sonra ellerimi yanlara doğru açtım ve yukarı doğru çıkarttım, memelerinin yan kısımlarına ulaştım. Dolgun göğüslerinin yanlarından taşan yumuşak etini avuçlarımın içine aldım.
Yağdan kayganlaşmış parmaklarım memelerinin kenarlarını yavaşça sıktı, dairesel hareketlerle memelerin yan kısmını okşuyordum.
Cansel’in nefesi kesildi. Göğüsleri beyaz çarşafın üzerinde ezilirken, yanlardan taşan etli kısımlar parmaklarımın arasında şekil değiştiriyordu. Meme uçlarının sertleştiğini, çarşafa sürtündüğünü hissedebiliyordum.
Ellerimi memelerinden çekip tekrar bel çukuruna indirdim. Bel çukurunu ovuştururken parmaklarım yavaşça aşağı kaydı. Havlunun hemen üst kısmına geldim. Kalçalarının üst yanaklarını avuçlarımın içine aldım, yağlı parmaklarımı etine gömdüm ve dairesel hareketlerle sıkıca yoğurmaya başladım.
“Burası… çok ağrıyor mu?”
Cansel “Evet… Orası… çok hassas.”
Canselin sesi titriyordu, masajdan çok neye geldiğimizi bende çok iyi biliyordum.
Havluyu biraz aşağı kaydırdım. Kalçalarının dolgunluğu tamamen ortaya çıktı. Yağı direkt kalçalarına döktüm, sıcak yağ teninden aşağı süzülürken parmaklarımı derin yarığın kenarlarında gezdirdim. İki elimin parmaklarıyla yanaklarını ayırır gibi açıyor, sonra tekrar sıkıyordum. Her sıkışta kalçaları hafifçe titriyordu.
Cansel’in nefesi hızlandı, kalçalarını istemsizce hafifçe kaldırıyordu. Ellerimi bacaklarının iç kısmına kaydırdım, parmak uçlarım göt deliğinin hemen kenarına değiyordu.
Cansel kalçasını elime itmesiyle bende ipler koptu, Kalçalarını avuçladım, yanakları iyice ayırdım. Yağlı baş parmağım yavaşça göt deliğinin etrafında daireler çizmeye başladı. Cansel’in bedeni aniden gerildi, kalçaları yükseldi.
Cansel “Ahh… Orası…”
Parmağımı göt deliğinin hemen kenarında gezdiriyor, hafifçe bastırıyordum. Diğer elimle kalçasını sıkıca tutmuş, yoğuruyordum. Her dokunuşumda Cansel’in bedeni daha da geriliyor, nefesi hızlanıyor, kalçaları titriyordu. Orgazma yaklaştığını hissedebiliyordum; amından sızan sular beyaz çarşafa damlıyordu. Tam o anda ellerimi birden çektim.
Cansel “efee”
“sakin ol, bacaklarına ineceğim”
Yağlı parmaklarım baldırlarının arkasına, o yumuşak ve dolgun etlere indi. Cansel’in bacakları hafifçe titriyordu. Baldırlarını avuçlarımın arasına alıp sert ama yavaş hareketlerle yoğurmaya başladım.
Parmaklarım baldır kaslarının derinlerine işliyordu. Aşağıya, ayak bileklerine kadar indim. Ayaklarını avuçladım, canselin ayak parmaklarını parmaklarımın arasından geçirerek ovuşturuyordum.
Cansel’in ayak parmakları geriliyor, bedeni ara sıra hafifçe kasılıyordu. Baldırlarına geri döndüğümde, bacaklarının iç kısmına doğru baktım. Parmaklarım yukarı doğru kayarken, Cansel’in amından sızan ıslaklığı görüyordum bacak arası sırılsıklam olmuş hatta beyaz çarşafı olduğu gibi ıslatmıştı.
“Sırt üstü dön”
Sırtımı yeniden cansele döndüm cansel sırt üstü yattı ve “hazırım” dedi arkamı döndüğümde şok oldum, zaten taş gibiydim şimdi boşalacak kıvama gelmiştim.
Cansel sadece kasıklarının üzerine ince bir havlu koymuştu, memelerini tamamen açıkta bırakmıştı. Göğüsleri her nefeste ağır ağır inip kalkıyordu. Meme uçları sert ve koyu pembe renkteydi.
Bir an durup onu izledim. Loş şömine ışığında muhteşem görünüyordu.
Yağı yeniden avuçladım. Önce boynundan başladım, oradan köprücük kemiklerine, sonra memelerinin arasına indim. Yağlı ellerim memelerinin yanlarından aşağı kayıyor, göğüslerini hafifçe kaldırıp bırakıyordum. Parmaklarım meme uçlarının hemen etrafında dolaşıyor ama doğrudan dokunmuyordum. Cansel’in göğüsleri geriliyor, sırtı hafifçe kabarıyordu.
Göbeğine indim. Göbek deliğinin etrafını dairesel hareketlerle ovuşturduktan sonra kasıklarına yöneldim. Havlunun hemen üst kısmını ovarken parmaklarım klitorisinin üstüne hafifçe değdi. Cansel’in kalçaları aniden yükseldi, dudaklarını sertçe ısırdı.
Cansel “Efe… Lütfen…”
“sakin ol... lütfen kendini bana bırak”
Parmağımı klitoristen çektim. Bacaklarının arasına indim, baldırlarını yağladım. Bir elim havlunun altına kaydı. Baldırını ovarken parmaklarımın dış tarafı amının dudaklarının kenarına sürtünüyordu. Cansel’in amı sırılsıklamdı, parmaklarım her geçişinde ıslak vıcık vıcık sesler çıkarıyordu.
Bu işten dönüş yoktu kadını bu halde bırakamazdım.
Tekrar kasıklarına elimi çıkarttım. Bu sefer parmağımı direkt klitorisinin üzerine koydum ve hafif baskıyla dairesel hareketler yapmaya başladım. Cansel’in bacakları titriyor, kalçaları yatağa bastırılıyordu. Dudaklarını ısırıyor, gözlerini kapatmış inliyordu.
Havlu kendiliğinden kayıp yere düştü.
Hareketlerimi hızlandırdım. Parmağım klitorisinin üzerinde hızlı ve kararlı daireler çizerken, diğer elim memelerinden birini sıkıca kavradı.Cansel birden kasılmaya başladı.
Cansel “Ahh… Geliyorum… Efe… Geliyorum!” diyerek fısıldadı
Vücudu sertçe gerildi, kalçaları hafifçe havaya kalktı. Amından sıcak sular fışkırır gibi aktı, beyaz çarşafı ıslattı. Uzun ve şiddetli bir orgazm dalgası bedenini sarsarken, boğuk bir inlemeyle adımı mırıldandı.
Orgazmı yavaş yavaş dinerken parmağımı klitorisinin üzerinden çektim. Cansel nefes nefese, terden sırılsıklam halde yatıyordu. Memeleri hızlı hızlı inip kalkıyor, bacaklarının arası parlıyordu.
Havluyu yerden alıp kasıklarını örttüm canselin gözleri kapalı derin derin nefes alıyordu.
Elimi havluyla temizleyip salondan çıktım, banyoyu arayıp buldum, ellerimi yıkadıktan sonra banyonun kapı arkasında duran bornozu alıp salona girdim.
Cansel hala uzanıyordu, önce salonun ışıklarını açtım, ardından tv yi kapattım.
“bornozunu getirdim, sıcak bir duş iyi gelir”
Cansel gözlerini açıp bana baktı, sanki sıradan bir şey yaşamışız gibi davranmam onu şaşırtmış gibiydi, evet her gün kadınları elimle boşaltmıyordum ama bir çok ilişki yaşadığımdan bu durumlara alışkındım.
“sen duş al buraları ben toparlarım”
Bornozu çekyatın yanına bırakıp sırtımı döndüm, taş gibi serttim ama abazalığımı belli etmemem gerekiyordu, sik beni efe diyene kadar böyle devam edecektim.
Cansel ayağa kalkıp bornozu giydi yanıma geldiğinde sıkı sıkı bornozuna sarılmıştı.
“iyi misin?”
Cansel “dizlerim tutmuyor”
“geçer sıcak suyla birlikte”
Cansel “gerçekten... muhteşemsin... benn..şeyy”
Elimi canselin beline koydum “bir şey söylemene ya da teşekkür etmene gerek yok, dediğim gibi duşunu al sonra ben gideyim”
Cansel “şeyy bir kahve ısmarlasaydım”
“olur”
Cansel salondan çıkarken fark ettim de gerçekten bacakları halen titriyordu içine girmediğim için kudurmuştu belli ki ama kahve teklifi açık bir gel beni sik teklifiydi.
Cansel duşa girdikten sonra bende salonu toparladım, çarşafı ve havluları çamaşır makinesinin önüne bıraktım çekyatı kanepe pozisyonuna getirdim yerine ittim halıyı düzelttim masaj yağlarını çamaşır makinesinin üzerine koydum.
Bu sırada kapı çaldı, yavaşça kapıya yanaştım normalde kapı deliğinden bakarım ama bu sfer kapıyı direkt açtım, açtığım gibi annemle karşılaştım.
Annem “efe”
Içerden gelen su sesiyle annemle göz göze geldik.
Annem “cansel nerde efe?”
“anne şeyy banyo da”
Annem kaşlarını çattı birden yüzü kızardı.
just checking ...
Hello again !!
Ah Annem Ah
Annemin Hocasıyım Bölüm 4
Sonunda mesaiyi doldurdum, gün içinde bir çok insanla ilgilendim, yardım ettim ama benim istediğim şey sadece bir insanla, annemle ilgilenmekti.
Arabaya atlayıp evin yolunu tuttum, arabayı otoparka park edip otopark asansörüyle yukarı çıktım.
Asansörden inip dairemin önüne geldim, farklı bir kadın ayakkabısı vardı, sabah annemin bahsettiği arkadaşı olmalıydı.
Elimi kaldırıp yavaşça zile bastım, evin içinden ayak sesleri geldi, kapının kilidi açıldı, kap açıldı, annem karşımdayd, beni görünce güldü.
Annem üzerine bol kalçalarını kapatan tişört altına yine geniş vücut hatlarını göstermeyen gri eşofman giymişti.
Annem -" hoş geldin"
-" hoş buldum"
Annem -" arkadaşım salonda, sabah bahsetmiştim"
-" ben rahatsız etmeyim sizi, odama geçiyim"
Annem -" bir hoş geldin de, sonra geçersin"
-" tamam"
Salona doğru yürüdüm, kapıdan içeri girdiğimde adeta dizlerimin bağı çözüldü, içerdeki kadın; 1.80 boylarında turuncu saçlı, mavi gözlü, bembeyaz teni, ince ayak bilekleri ve ince bele sahipti bunlar yetmezmiş gibi birde göğüsleri dolgun dik kalçaları sıkı toplu duruyordu.
Üzerinde kahve rengi dar deri benzeri bir etek üzerinde beyaz dar 3 4 düğmesi açık bir gömlek vardı, açık olan düğmelerden dolgun beyaz memelerini olduğu gibi sergilenmişti.
Annem yanımdan önüme doğru geçti ve kadını tanıttı;
Annem -" efe, bu arkadaşım cansel, cansel bu da oğlum efe"
Cansel -" memnun oldum efe, annen senden çok bahsetti"
-" bende memnun oldum"
Cansel -" dediği kadar varmışsın, normalde bana birini beğendirmek zordur"
Annem -" ay abartma cansel"
-" teşekkür ederim cansel..."
Cansel -" abla diyebilirsin canım, kendimi teyzelik görmüyorum"
-" asla, annemden sonra tanıdığım en güzel kadınsınız"
Cansel -" ahahah teşekkürler efeciğim"
Cansel annemden tabi ki daha çekiciydi, ama ikisinin de albenisi farklıydı, annemi canselden güzel olduğunu derken annem, gülümsüyordu.
Hoşuna gitmişti dediklerim, bakalım arkamdan neler konuşacaklar, onları dinlemem gerekiyordu.
-" neyse ben sizi yalnız bırakayımz görüşürüz"
Cansel -" görüşürüz efecğim"
-" görüşürüz canselcim"
Salondan çıktım, annem canselin yanına oturdu koridorda durup dinlemeye başladım, fısıldaşıyorlardı.
Cansel -" sakın özlem, sakın öyle bir şey yapma, haklısın çok etkileyici, yakışıklı ama olmaz, olmaz özlem, çok yanlış"
Annem -" ne bileyim, kendime söz geçiremiyorum, kaç ay oldu bir bilsen"
Cansel -" farkındayım, ama bu işin sonu çok kötü özlem, bu işe asla bulaşma"
Annem -" ne yapayım peki?"
Cansel -" yakalştığı gibi, uzaklaştır"
Annem -" bilmiyorum ne yapacağım?"
Cansel -" kapıyı kapat, öyle konuşalım"
Annem -" tamam"
Annem kapıyı kapatınca ses tamamen kesildi, cansel alenen oğlunla sikişme diyordu anneme, cansel bütün planımı alt üst etti ama bu daha başlangıç, annem benim olmak zorunda.
Odamda sakin sakin düşünüyordum, neredeyse bir saatin sonunda cansel kalkıp gitmişti, cansel gittikten bir süre sonra odama yemek kokuları geldi.
Odamdan çıkıp mutfağa doğru ilerledim, annemin arkası bana dönüktü, arkasından yaklaşıp beline sarıldım, annem irkilip bana doğru yüzünü döndü.
Annemin gözlerine bakarak öncr boynundan ardından yanağından öptüm, öperken yine sikimi kalçalarına dayadım.
Annem bir kaç saniye tepkisiz kaldı ancak sonrasında sinirlendiğini hissettim.
Annem -" çekil efe işim var"
-" seni çok özledim"
Annem -" efe çekil dedim"
Annemin belini sıkıca sardım, o an kendimi kaybettim, dün gece yaşananlar yüzünden cesaretim artmıştı.
Annem -" efeeee"
Annemin bağırmasıyla bir kaç adım geri çekildim, annem derin derin nefes alıyordu.
-" ş şş şşşey"
Annem -" defol git odana"
Annem bana ilk defa böyle bir şey diyordu, hayatımda ondan asla böyle bir şey duymamıştım, hızlıca odama gittim kapımı kapattım, yemek yemedim.
Saatler geçmişti, loş ay ışığı altında öylece sırt üstü yatıyordum.
Ayak sesleri grlmeye başladı, sesler odamın önünden geliyordu, annem, odamın önünde durdu, kapının kolunu tuttu, kapıyı yavaşça açtı, loş ışıkta silueti belirirken, yüzünde kararlı ama yorgun bir ifade vardı.
Annem -“Efe, konuşmamız gerek"
Sesi kısık ama sertti.
-" Konuşalım anne"
yatağımdan doğrulup ayağa kalktım, annem odama girmiş, önümde duruyordu; hiçbir şey söylemiyordum, sadece ona bakıyordum buğday teni geceliğinin altında hafifçe parıldıyor, göğüsleri her nefeste inip kalkıyordu.
Annem -"Oğlum, yaptığın şey çok yanlıştı
-”Ne yaptım ki anne?”
Annem yüksek ses tonuyla -“Beni aptal mı sandın sen? Sinirlendirme beni, ne yaptığının farkındayım!”
Sesi odada yankılandı, yüzü kızarmış, gözleri alev alev yanıyordu daha fazla bilmemezlik rolü yapamazdım, kafamı öne eğdim, duruyordum öyle; annemin siyah ojeli ayak parmaklarına bakıyordum, yeni sürmüş olmalıydı, geçen gece yoktu, o pürüzsüz ayaklar zeminde hafifçe kıpırdanıyor.
Annem devam etti, -“Bak oğlum, ilk başlarda senle flörtleşmek, seni kıskandırmak hoşuma gidiyordu evet... Ama bu yaptığın, bu akşam olan şey çok başka. Biz anne oğuluz.”
Ne olacaksa olsun, artık dayanamazdım.
-"Anne, kaç gündür benlesin... Ne zaman babamla tartışsan bana geliyorsun, hep benlesin. Spor salonunda insanlar seni sevgilim diye biliyor, ayrıca her zaman söylüyorum, anne, her erkeği etkileyebilecek güzelliktesin... Beni bile”
Annem şaşırmış ve bir o kadar da kadınlık gururu okşanmıştı
Annem -“Farkında olmadan seninle bişiler yaşadık sayılır ama oğlum... Baban duysa, hımm, neler yapar"
Annemin gözlerinde bir çatışma vardı, dudakları hafif aralanmış halde, sanki o yasaklı düşünceler onu da sarmıştı.
-“Umrumda değil anne, o adam bana bir şey yapamaz. Gerekirse gider döverim. Sen söylemezsen kimden duyacak? Mutlu değilsin onla, biliyorum”
Annem -”Oğlum Efe, kafayı mı yedin gece gece? O senin baban, düzgün konuş!”
-”Konuşmazsam ne olur anne? Evi mi terk edersin? Kocana mı dönersin?”
Annem -“Yarın babanla konuşup ilk defa ondan özür dileyeceğim. Bu evden gitmek için benim yanlışlarım var, kendime hakim olamadım evet, ama bu tekrar olmayacak”
Annem arkasını dönüp hızlıca odamdan çıktı. adımları hızlıydı, dayanamayıp annemin arkasından gidip kolundan tuttum.
Onu koridorun duvarına çevirip sırtını duvara bastırdım, kollarından tutarak gözlerinin içine baktım, buğday teni kızarmış, göğüsleri hızlı hızlı inip kalkıyor, nefesi yüzüme değiyordu.
-“Sana aşığım anne... Seni seviyorum, benim kadınım olmanı istiyorum ve seni köpek gibi kıskanıyorum, anladın mı?”
Annemin gözlerinde belli belirsiz bir korku vardı benden mi korkuyordu? Annemi korkutuyor muydum? Ellerimi annemin kollarından çekip birkaç adım geri gittim.
Annemin gözlerine bakıyordum, sırtı hala duvara yaslı şekilde kalmıştı
-“Anne...” diye mırıldandım, ama annemin gözünden bir gözyaşı yanağına doğru aktığını gördüğümde o anda kahroldum, boğazım düğümlendi.
-“Anne, iyi misin?”
Annem ses vermeden ağlayarak salona gitti, kapıyı kapattı pişmanlık bir bıçak gibi saplanıyordu, içimde annemi kaybettiğime dair bir his vardı,
Odama giderek düşündüm: Öz anneme neler demiştim, neler yapmıştım? Bunların hepsi onu sevmemden ve onun güzelliğinden kaynaklıydı...
Keşke o tene dokunabilsem, o ağlarken sarılıp öperek sustursam onu diye düşündüm, sonra bacaklarının arasına girip saatlerce o güzel kokan amını yalasam, ağzıma boşalsa annem...
Daha sonra sikimi amına sürterek amına girsem, amına girerken memelerini emsem, adımı söyleye söyleye boşalsa... “Ahhhhh Efeeee boşalıyorummm Efeeee... Ahhh"
İşte bunun hayali mükemmeldi, annemi sikme düşüncesiyle sikimi elime alıp okşadım, boşalıp uyudum.
Sabah uyandığımda içimde bir boşluk vardı.Sabah uyandığımda annemden önce kalkıp ona kahvaltı hazırladım, sempatisini ve güvenini kazanmalıydım.
Ona en sevdiği kahvaltıyı hazırladım: Taze beyaz peynir, zeytin, domates, salatalık, yumurta ve kahvesini yaptım, mutfağın sıcak havası kahve kokusuyla doluyordu, ama içimde hâlâ gecenin gerilimi vardı, kalp atışlarım hafif hızlanmıştı.
Annem elini yüzünü yıkamış, mutfağa geliyordu kapıya doğru baktım, yavaş adımlarla girerek önce masaya baktı, sonra yüzünde şaşırmış ve gülümser bir ifadeyle bana baktı.
Buğday teni sabah ışığında parıldıyor, geceliği hafifçe kaymış, göğüslerinin çatalı belli belirsiz görünüyordu.
Annem -“Günaydın”
-”Günaydın annecim”
Gözlerim bedeninde gezinirken, o ince geceliğin altında kalçaları muhteşem gözüküyordu
Annem -”Sofra harika görünüyor”
Anneme oturması için elimle işaret yaptım, amnem otururken bacakları hafifçe ayrıldı, teninin pürüzsüzlüğü göz alıyordu.
Kahvesini uzatırken ellerimiz değdi -”Sultanım için az bile” diye fısıldadım.
Gözlerim göğüslerine kayarken, meme uçlarının hafif kabarmış hali geceliğin altında belli oluyordu.
Annem düşünceli duruyordu, yüzü bir anda düşmüştü,
-“Şey anne, kötü bir şey demedim,”
Annem -“Yok oğlum, senle alakalı değil... Baban bana hiç kahvaltı hazırlamazdı”
Annemin gözlerinde bir hüzün vardı, ama dudaklarında hafif bir gülümseme, o sırada kahvesini yudumlarken boynu hafifçe gerildi, teninin kokusu burnuma doluyordu
-"Benle kaldığın sürece yemekler benden olsun mu sultanım?”
Annem gülerek, “Ya da birlikte hazırlarız ikisini de, ne dersin?”
Annemin parmağı kahve fincanını okşar gibi tutuyordu, sanki o dokunuş bana yönelikmiş gibi.
-"Sen nasıl uygun görüyorsan, bu evin sultanı sensin”
Annem -" öyle mi?"
-" öyle tabi"
Kahvaltı sırasında arada göz göze geliyorduk, bir an yumurtayı uzatırken ellerimiz değdi, gülüştük.
İki sevgili gibiydik o an, kahvaltı sonrask mutfak toplanması bitince spor salonuna gitme vaktim gelmişti.
-“Anne, ben hazırlanıp çıkmam gerek"
Annem -”Tamam oğlum, ben de evi temizler, sonra babanla konuşurum"
İçimde bir boşluk hissi oluştu, gitmesini istemiyordum ama onu zorlayarak da korkutmak istemiyordum.
Son bir gayret, annemin gözleri içerisine bakarak, -“Ben gitme derim ama sen nasıl uygun görürsen birtanem”
Yaklaşıp anneme sarıldım sanki veda eder gibi bedenlerimiz birbirine değdiğinde o sıcaklık içimi yaktı, göğüsleri göğsüme bastı, annemin her ne kadar gözleri de dolsa, ayrılıp anahtarı alıp evden çıktım.
Spor salonunda günlük işlerimi halledip biraz antrenman yaptım, içimde babama ayrı cansele ayrı bir nefret vardı ve bunu bastırmak için ağırlık kaldırıyordum
O kadar sinirliydim ki ağırlıkları sertçe yere bıraktım, gürültü salonda yankılandı, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu.
Sakinleşmem gerekiyordu.
Sinirli olduğumu antrenör arkadaşım fark etmişti.
Antrenör -"Ne oldu Efe? İlk defa seni böyle görüyorum, suratın beş karış,"
eliyle omzuma dostça vurdu, gözlerinde merak dolu bir bakış vardı.
-"Yok bir şey"
Antrenör -"Hadi hadi, seninki de yok bugün... Ne oldu, kavga mı ettiniz?"
-"Benimki değil o artık"
Antrenör -"Bitti yani?"
-"Evet, bitti gibi gözüküyor"
Antrenör -"Üzüldüm... Harika bir kadındı, yakışırdınız onla. Her ne kadar aranızda 20 yaş olsa da"
-"Sanırım yakışırdık"
Antrenör arkadaşım omuzumu hafifçe sıkarak yanımdan uzaklaştı, o dostane dokunuş bile içimi rahatlatmamıştı, aksine yalnızlığımı daha da derinleştirmişti.
Annemi aramak istiyordum, telefonumu cebimden çıkarıp numarasına bakıyordum, parmağım tuşun üzerinde titriyordu, ama içimden bir şey engel oldu, ne hissdeceğim bilmiyordum.
Telefonumu cebime koydum, giyinip çıkmak için soyunma odasına doğru gideceğim esnada arkamdan biri seslendi, tanıdık biri.
Arkamı döndüğüm anda karşımda annemin arkadaşı canseli gördüm, onun burada ne işi vardı?
-" cansel... hanım"
Cansel -" ayh hanımını yesinler, abla demiyosan cansel de bari sadece"
-" peki"
Cansel -" annen söylemişti burada olduğunu, spor için geldim ama biraz yoğun gibi"
-" evet bu saatler yoğun oluyor"
Cansel -" hadi ya, ben daha böyle tenha bir yer arıyordum"
-" şöyle sabah erkenden yada akşam kapatmadan bir kaç saat önce gelirsen boş"
Cansel - "şu an iyi gibi aslında"
-"istersen bir bak içeri, içine sinerse üzerini değiştirir başlarsın"
Cansel -" çok iyi olur"
-" gel gezdireyim salonu, zaten girişi gördün hemen sol tarafında koşu bantları yanında bisiklet ve stairmaster (merdiven çıkma aleti) var bu alan tamamen kardiyo egzersizleri için içerisi ise ağırlık kısmı"
Cansel -" çok güzel"
Ağır adımlarla içeri geçtik, ağrılık kısmına girdik.
-" dediğim gibi, burada ağırlıklı olarak kas çalışabileceğin bir yer, girişte ısınırsın burada kas çalışırsın"
Cansel -" peki soyunma odaları"
-"ııı bir saniye, gözde hanım bir bakar mısınız?"
Gözde kadın antrenörümüzdü, kadınların soyunma odasına direkt dalamazdım, gözde yanımıza geldi.
Gözde -" efendim efe bey"
-" cansel hanım yeni üyemiz soyunma odalarını görmek istiyor o alanı siz gösterir misiniz?"
Gözde -" tabi ki, buyurun"
Gözde eliyle soyunma odasının kapısını işret etti, cansel önce bana ardından da gözdeye bakıp, kapıya doğru yöneldi, önden yürürken ister istemez gözlerim kalçasına kaymıştı.
Kalçalarını izlerken yanıma erkek antrenör arkadaşım geldi.
Antrenör -" yine bulmuşsun bir olgun"
-" yok be yeni üye etrafı gezdiriyordum"
Antrenör -" hadi hadi, kadının bakışlarını gördüm"
-" bence normaldi"
Antrenör -" ya bırak, kadın içine düşecekti"
Gözde ve cansel soyunma odasından çıktı yanımıza doğru geldiler.
Cansel -" güzel spor salonu"
-" hoşunuza gittiyse cansel hanım kaydınızı yapalım"
Cansel -" olur, çok iyi olur"
-" tabi"
Canselle girişe yöneldik, girişteki deske geçtim, cansel de karşıma oturdu, kişisel bilgilerini alıp kaydımı tamamladım.
Canselin üye kartını verdim.
-" antrenman yapacak mıyız? Yoksa gidiyor musun?"
Cansel -" giyecek bir şeyim yok, yarın geliyim"
-" nasıl istersen"
Cansel ayağa kalktı, bende ayağa kalkıp önüne doğru geçip önünde durdum, cansel elini uzattı elini hafifçe kavrayıp tuttum.
Cansel -" yarın burdasın dimi?"
-" buradayım"
Cansel -" tamamdır, birlikte takılırız"
-" hay hay"
Cansel diğer eliyle kolumu yandan kavrayıp tutarken yaklaşıp yanağımdan öptü, o an antrenör arkadaşımın dedikleri aklıma geldi.
Cansel gerçekten de bana ilgi duyuyordu, canselin dolgun dudakları yanağıma ıslak bir öpücük bıraktı, geri çekildiğinde canselin gözlerine bakıyordum.
Göz gözeydik ta ki girişin dışından tanıdık bir ses gelene kadar.
Annem -" efeee"
Kafamı anneme doğru çevirdim, canselle hem el ele tutuşuyor hem de cansel kolumu eliyle kavramıştı.
-"aa aann- özlem hanım"
Cansel -" aa özlem, hoş geldin"
Cansel elimi okşarcasına elini çekti, annemin yanına gidip yanaklarını öptü.
Annem -" hayırdır cansel.
Cansel -" ay canım dedim ya spor salonuna gidecektim, düşündüm düşündüm, burası aklıma geldi."
Annem -" öyle mi?"
Cansel -" hı hı, ay efe bey de çok iyi gerçekten, spor salonu da harika, kaydımı oluşturdu yarın başlıyorum"
Annem -" iyi iyi"
Annem öfkelenmişti, yüzü kızarmış gözleri alev saçıyordu, düşüncelerini bilmesem beni kıskandığını sanacağım.
Cansel -" gerçi sende bu spor salonundaydın, olmadı birlikte geliriz"
Annemle göz göze geldik.
Annem -" hı hı, tabi olur"
Cansel -" neyse ben bir eve gideyim canım, malum yarın için hazırlanmam lazım"
Annem -" tamam canım, görüşürüz"
Cansel uzaklaştıktan sonra dışarı çıkıp annemin önünde durdum.
-" hoş geldin özlem"
Annem -" sen gelsene bir şöyle"
Annem elimden sıkıca tutup beni salondan uzaklaştırdı, ara sokak gibi bir yere girdik,etrafta bizi duyacak kimse yoktu.
Annem -" neydi o?"
-" ne neydi?"
Annem dişlerini sıkarak -" efee, canselin öpüşünü diyorum"
-" teşekkür anlamında, abartılacak bir şey yok"
Annem -" Yanağında ruj izi kalmış, nasıl abartılacak bir şey yok"
Elimle yanağımı sildim, gerçekten de kırmızı ruj olmuştu yanağım.
-" dediğim gibi abartılacak bir şey değil"
Annem -" tabi değildir."
-" seni tanımasam, beni kıskandığını düşüneceğim"
Annem -" neden kıskanayım? Bana ne, sen benim oğlumsun sonuçta, canselle seni öyle yakın görmeyi beklemiyordum o kadar."
Annem gözlerini kaçırıyordu, yalan söylüyor, beni kıskanıyordu gerçekten.
"neyse, bir şey mi oldu?"
Annem -" "Veda etmeden gitmeyim istedim... Babanı arayıp konuştum, uzun uzun"
-"anladım"
Üzülmüştüm, korktuğum olmuştu, içimde bir boşluk kabardı, ama dışarı vurmamaya çalıştım; annem bana bakarak sıkıca sarıldı, göğüsleri göğsüme yapıştı, o dolgun, yumuşak memelerin sıcak baskısı altında nefesim kesildi, südyeninin dokusunu hissediyordum.
Beline sarılıp onu hafifçe okşayarak sarıldım, parmaklarım ince belinin kıvrımında geziniyor, giydiği kot pantolonun üzerinden kalçalarının üst kısmına değiyordu, bir süre böyle kaldık, ardından annem bir kaç adım geri çekildi.
Annem -"Beni evime bırakır mısın?"
Kafamı sallayarak onayladım, spor salonuna geçip antrenör arkadaşıma çıkmam gerektiğini söyledim, sağ olsun beni idare etti, üzerimi değişip salondan çıktım.
Annemle arabaya bindik yola çıktık, kendi ellerimle babamın yanına götürüyordum, motorun homurtusu yolun sessizliğinde yankılanıyordu.
Annem -"Baban çok özlemiş beni,"
Annem pencereden dışarı bakıyordu.
-"Hımm"
Beni kıskandırmak istediğini fark ediyordum ama kendime engel de olamıyordum.
Annem -"Bi'şi demeyecek misin?"
-"Ne deyim? Araba kullanıyorum"
Annem -"Böyle mi olacağız Efe?"
-"Beni seçersin sanmıştım... Benim olursun diye hayal kuruyordum, yanılmışım."
Annem -"Bunun hata olduğunu söyledim."
Dayanamayıp bağırarak -"Değil anne, değil! Seni seviyorum, benim olmanı istiyorum, ruhunla, bedeninle, her şeyinle benim olmanı istedim!"
Sesim arabada yankılandı, direksiyonu sertçe sıktım, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu, annem bana baka kaldı, yanakları kızarmış, dudakları hafif aralanmış halde, o şok karışımı hayranlık ifadesi içimi yaktı ona gerçekten hayrandım ve o hayranlık artık aşka dönmüştü.
Yol boyunca sessizdik, konuşmadık.
Babamın evine geldiğimizde, annemin bavulunu bagajdan alıp, arabayı kilitledim, annem yanıma gelerek bana baktı.
-“yukarı kadar bırakıyım valizi, sen yorulma”
Annem sakin bir tavırla “tamam” dedi binanın kapısından önce annem girdi arkasından valizle ben.
Annemin kalçaları önümde dalgalanıyordu, onlara baktıkça içim gidiyordu, annem asansör kapısını açtı, valizle birlikte içeri girdik, annemle aramızda 30 cm kadar bir yer vardı, asansör küçük olduğundan zar zor sığmıştık.
Asansör en üst kata doğru çıkarken annemle göz göze geldik, dudaklarını aralamış tam bir şey söyleyecekken asansör katta durdu.
-" efendim"
Annem -" yok bir şey"
Kapıyı açıp asansörden indi arkasından bende indim.
Evin kapısına yaklaşıp zile bastı, bir kaç saniye sonra babam kapıyı açtı.
Babam soğuk bir tavırla -"hoş geldin özlem, hoş geldin efe"
-" hoş bulduk"
Annem -" hoş buldum"
Babam -" geç hadi geç"
Babamın her zamanki halleriydi bunlar, karşısındakine nasıl davranması gerektiğini bilmiyordu.
Annem içeri girdi ben de kapı ağzından içeri eğilip valizi kapı ağzına koydum, geri kalkıp arkamı dönmüştüm ki;
Annem -”oğlum, gelsene sende”
Kafamı yana çevirip göz ucuyla anneme baktım.
-" gitsem iyi olacak"
Annem -" efe lütfen, biraz otur sonra kalk"
-" iyi peki"
Dönüp içeri girdim, babam bizi beklemeden salona gitmişti, ben de içeri girdikten sonra annemle salona girdik, daha koltuğa oturmamıştım bile, boş boş konuşmaya başladı.
Babam -"ne yaptın oğlunda ha, yine şu giydiğin şeylere bak, kaç yaşında karı oldun”
Annemin ister istemez morali de bozulmuştu, annemle birlikte babamın karşısına oturduk.
-“annemin bir şeyi yok, daha çok genç çok güzel bir kadın, ona hayran olmamak elde değil, giyinişi de çok güzel ve hoş “
Annem oturduğu yerden bana baktı hafifçe gülümsedi.
Babam bana bakıp eliyle annemi göstererek -“şuna yüz verme, zaten ne desem tersini yapıyor, git üstünü değiş görmeyim bir daha şu kıyafetle seni”
Annem yavaşça ayağa kalktı salondan çıktı, belki babamla konuşsam biraz da olsa onu yontabilirdim.
-" annemin üstüne çok gidiyorsun, üzüyorsun onu, yapma"
Babam -“sen ne anlarsın, bunun ne mal olduğundan”
-“ne demek istiyosun, karına, anneme”
Babam -“ne anladıysan o, sende nesin anlamadım? Annenin böyle giyinmesine izin veriyorsun”
-“insanların ne giyeceği kimseyi ilgilendirmez, senin karında olsa, ilgilendirmez”
Babam -" yapma ya, puşta bak"
Babam sinirli ve suratını asmış bir şekilde dik dik bana bakıyordu, resmen anneme üstü kapalı da olsa orospu demeye çalışıyordu.
Annem içerden geldiğinde; uzun bir elbise giymişti ayak bileklerine kadar kapalıydı üstü, o halde bile bana sexy geldi.
Tek eksiği türbanıydı bide o olsa tam fantezilerimin kadını olacaktı, normalde açık bir kadındı ama türbanla da muhteşem görünürdü.
Babam -" heh şöylez ev hanımı gibi oldun, şimdi gir mutfağa bir ton bulaşık var, yıka onları, sen yokken birikti."
Annem -" tamam"
Annemin suratı iyice düştü, babam ona mal muamelesi yapıyordu resmen, annem,sinirli halde mutfağa gitti, bende sinirlenmiştim bu tavırlarına.
-"kendi pislettiğin yeri toplasana, kadın senin kölen değil”
Babam bağırarak -"savuunma lan şu karıyı, bir defada babanın yanında ol, şerefsiz pezevenk”
bende bağırarak -“senin gibi, paspal ne dediği, ne içtiği belli olmayan hayvanın yanında olacağıma gider sultanımın yanında olurum, daha iyi”
Babam sinirlenip birden ayağa fırladı, ben de o an sinirlenip yerimden fırladım, karşısına dikildim.
Boyu benden kısaydı bana bakarken tavana bakmak zorunda kalıyordu resmen.
Yumruklarımı sıktım çenesine nişan aldım, üzerime yürüse çenesini kırmaya hazırlanıyordum, bu sırada annem bağırışma seslerini duymuştu salona gelip aramıza girdi.
Annem -"sakin olun, tamam tartışmayın artık”
Babam -" lan bak, bir daha bana sesini yüksektirsen, seni parçalarım"
-" gel gel"
Babam -" bak daha uzatıyon"
Annem -" yeteerr!"
Annem kolumdan tutup beni çekerek mutfağa götürdü, derin derin nefes alıyordum, çok öfkeliydim, annemle göz göze geldiğimde hiç beklemediğim bir hareket yaptı, boynuma sarıldı.
Memelerini göğsüme dayadı, dudakları boynuma doğru duruyordu, karnı, kasıkları komple bana yapışıktı.
Annem -" teşekkür ederim aslanımm"
Öfkem bir anda yok olmuştu, kollarımı annemin beline sardım, sıkıca sarılıp onun kokusunu içine çektim.
-" ne demek anne, teşekküre gerek yok"
Annem -" olsun"
-" ben her zaman senin arkanda olacağım"
Annem kafasını boynumdan kaldırdı, göz göze geldik, gözlerinin içi parlıyordu.
-“sana gitme demiştim”
Annem -"hiç gitmemeliydim, erkeğimin evinde kalmalıydım”
Erkeğim sözünü duyduğumda içimi bir sevinç ve heyecan kapladı, annemin yanağından öperek bir öpücük aldım.
Annem -“dur baban içerde”
“olsun sultanım bize ne ondan, hem masum bir öpücük"
Annem yanaklarımı tutup iki avucunun arasına aldı, bana yaklaşarak iki yanağımdan da öptü.
Annemin yanakları kızarmıştı, şaşırmış bir şekilde ona bakıyordum.
Annem “sonra uzun uzun konuşacağız her şeyi, tamam mı?”
-“tamam"
Annem -“hadi şu ortalığı toparlayalım şimdi, olur mu?"
-" sen nasıl istersen"
Anneme mutfağı toplamasında yardım ettim, bütün bulaşıkları makinaya attık, ardından da akşam yemeği için yemek yapmaya başladık.
O an sanki annemle karı koca gibiydik, babamın tavırları annemle aramızdaki buzu eritiyordu, hatta öyle ki annemle mutfakta şakalaşıyorduk.
Arkamdan geçerken annem benim götüme parmak uçlarıyla tokat atıp gülüyor, ben ise tokata karşılık yanağından, boynundan öpücük alıyordum.
Aslında annemin istediği evliliği az çok kavramıştım, neşeli mutlu, komediyle dolu bir evlilik istiyordu, ama ya cinsellik.
Ben sert ilişki seviyorum, ama annem daha mı soft seviyor, yoksa o da mı benim gibi, bunu da öğrensem istediği evliliği ona yaşatabilirdim.
Babam arada sırada mutfağa gelip bize bakıyor, geri salona gidiyordu. Akşam yemeği hazır olduğunda annem babamı çağırdı.
Annem servisi yaptıktan sonra babamın karşısına benim yanıma oturdu.
Sessizce akşam yemeğini yemeye başladık, kimsenin ağzını bıçak açmıyordu, akşam yemeği bittiğinde babam bir şey bile demeden kalktı.
Ne bir afiyet olsun ne bir ellerine sağlık hiç bir şey demedi, hayvan işte.
Bende bir cesaret elimi annemin bacağına koydum, giydiği uzun elbisenin ince eteğinin kumaşı parmaklarıma dolandı, kumaşın altındaki sıcak tenini hissedebiliyordum.
-“Ellerine sağlık annecim, çok lezzetli olmuş.”
Annem -"Afiyet olsun oğluşum benim.”
-" içerdeki hayvan direkt kalktı ama"
Annem -" aman onun iki lafına mı kaldık canım?"
-" aptal işte anne ne diyim ki?"
Annem -" boşver şimdi onu, buraları toplayalım sonra salona geçeriz"
-" olur"
Annemle birlikte sofradan kalktık, ben makineden temiz bardak, tabak, çatal, kaşıkları çıkarıp raflara dizdim, annem de bulaşıkları makineye dizdi, mutfakta işimiz bitince annemle banyoya girdik.
Aynada kendime bakaraken annem de beni izliyordu, banyoda ellerimi yıkadım.
Annem -" hadi sırada ben varım daha, anladık yakışıklısın"
-" teşekkür ederim, bunu senden duymak çok güzel anne"
Annem -" hep diyorum ya canım, senden yakışıklısı yok diye"
-" senden güzeli de yok anne"
Annem -" bunu da senden duymak çok güzel"
-" öyle ama, bu kadar güzel olman bazen..."
Annem -" efee, hadi çık ellerimi yıkayacağım"
-" iyi tamam"
Annem -" kapıyı kapat"
-" kapalı ya işte"
Annem -" aralıklı bıraktın tam kapat şunu"
-" öff annee ellerini yıkayacaksın alt üstü"
Annem -" mızmız huysuz seni, iyi tamam kalsın"
Banyonun dışında kapı aralığından annemi izliyordum, annem lavaboya hafif domalmış koca kalçası eteğe yapışmıştı, ellerini yıkarken bir yandan da kapıya bakıyordu.
Annem -" piştttt sapık, nereye bakıyorsun sen"
-" seni bekliyorum, nereye bakabilirim"
Annem -" bazen annen olduğumu unutuyosun he"
-" annee, sana bakmıyordum bile"
Annem -" hıı tabi zoomlamıştın resmen"
-" saçmalama, dalmışım öyle"
Annem -" neye daldın"
-" bilmem... şeyy... yarın cansel spor salonuna gelecek, ona program hazırlayacaktım"
Annem -" vayy demek cansele daldın"
-" hayır ona yapacağım programı düşünüyordum"
Annem -" aynı şey"
-" hayır, ikisi de farklı şeyler"
Annem -" cansel sana uygun değil"
-" anne ne alaka, ben öyle bir mana da bulunmadım?"
Annem -" ben anneyim, ben anlarım, cansel senden büyük, benim de arkadaşım, sakın aklından farklı bir şey geçmesin"
-" bak yine tekrarlıyorum, aklımdan öyle bir şey geçmedi, düşünmedim bile"
Annem -" iyi"
Annem trip atarcasına banyodan çıkıp önümde kırıta kırıta salona doğrı yürüdü, canselin adını duyunca bile hemen tribe gidiyordu.
Annemin arkasından salona girdim, babam mavi çizgili pijamasını giymiş kanepeye uzanmış, haberlere bakıyordu.
Annem babamın karşısındaki kanepeye oturdu, bende yanına oturdum, babam kafasını bana çevirip dik dik bakmaya başladı.
Babam -"Burda mı kalcan sen bu gece?”
Anneme baktım önce, kafasıyla onayladı.
-“Evet, burda kalacağım.”
Babam -"bunun da evi var burda kalıyor."
-"rahatını mı bozduk?"
Ben yine tartışmaya kavga etmeye hazırlanıyordum ki yine annem araya girdi.
Annem -" tamam sus efe, evet ahmet efe bu gece burada kalacak"
Babam -" iyi kalsın yarın gider nasıl olsa"
-"gideriz"
Haberlerden sonra klasik mafya dizilerinden biri yayınlandı, gece 12 gibi dizi bittikten sonra da babam uyumak için kalktı.
Annemle birlikte salondaki bir kanepeyi benim için hazırladık.
Annem -" iyi geceler canım"
-" iyi geceler sultanımm"
Annem yaklaşıp yanağımdan öptü, bende onun yanağından öptüm, annem hafifçe güldükten sonra arkasını dönüp salondan çıktı, çıkarken ışığımı kapattı.
Annem babamın koynuna gidiyordu. Bunu düşündükçe sinirleniyordum. Kanepeye uzandım, gözlerimi kapattım ama uyumak mümkün değildi.
Bir ara kendimden geçmişim, kalktığımda hala hava karanlıktı, kan ter içindeydim, ağzım dilim kurumuştu,su içmek için kanepeden kalktım, normalde salonun kapısı açık uyumuştum, ama şu an kapı kapalıydı.
Yavaşça salondan çıktığımda annemle babamın odasından sesler geliyordu. Biraz yakınlaşıp dinlemeye başladım.
Babam -“Nasıl sikimi özledin mi amına koduğumun karısı ha, al azğına!”
Annem -“Ihh ahmet bırak saçlarımı, canımı acıtıyosun.”
Babam -“Ulan amına koduğumun karısı, sen yarraksız duramazsın aç ağzını!”
Şap şap şap sesler gelmeye başladı.
Annem -“Iyy Mehmet bari sikini yıka, kokuyor.”
Babam -“Lan orospu siktirme belanı şimdi!”
İçerden tokat sesi geldi, Annemin ağlama sesini duymuştum.
Annem, -“Bitti bu buraya kadar gidicem sabah.”
Babam -“Demek gidicen haa amına koduğumun kaltağı, kalk bakalım!”
Annem -“Yaa ahmet ne yapıyorsun?”
Babam -“Domal sokak fahişesi seni!”
Yatağın çarşaf sesleri geliyordu. Annem domalmıştı sanırım ve bi anda şap diye bir ses daha
Annem -“Ahhhh hayvann herifff!”
Babam -“Ohhh orospu seniii bağırma içerdeki piç uyanıcak!”
Annem -“Ahhhh! Kapısını kapattımm”
Babam -“Kaltak amına boşalıyım da bi piç daha doğurr!”
Şap şap şap sesi hızlanmıştı ve bi anda babamın böğürme sesleri geldi, daha sikmeye başlayalı üç dakika bile olmamıştı.
Babam -“Ben duşa gidiyom kaltak,amına dokunma sakın döllerim içinde kalcak.”
Babamın ayak sesleri kapıya yaklaşınca yatak odasının yanındaki kapısı açık olan kilere daldım.
Babam yatak odasınan çıkıp banyo ışığını yaktı, yakmasıyla banyo ışığı babamı aydınlattı, çırılçıplaktı, babamın küçücük sikini de o an gördüm.
O sikle annemi hamile bırakmasını geçin sikmesi bile mucizeydi, babam duşa girdiğinde biraz bekledim.
Su sesi gelince kilerden çıkıp yatak odası kapısına yanaştım, annemin üzerine camdan sızan ay ışığı vuruyordu yatağa sırt üstü yatmış, bacakları dizden kırık döllü amı karşımdaydı. Göğüsleri yanlara yayılmıştı.
O an sikim taş gibi oldu.
Annemin Hocasıyım Bölüm 3
Annem duş aldıktan sonra üzerini giyip yanımıza geldi.
-" hazırsanız çıkalım özlem hanım"
Annem -" tabi sizi de beklettim kusura bakmayın efe bey"
-" hiç sorun değil, buyrun gidelim"
Okan abiye dönüp elimi uzattım tokalaştık
-"görüşürüz abi"
Okan -" eyvallah, görüşürüz"
Masaj salonundan çıktık spor salonuna doğru yürümeye başladık, annem sessizdi ne de olsa oğluyla yasaklı bir yakınlaşma yaşamıştı, durumu normalleştirmek için onu manipüle etmem gerekiyordu.
-" haftada bir yapalım istersen anne"
Annem bana bakıp hafifçe güldü
Annem -" yok artık sende, ayda bir, yılda bir desen anlarım da her hafta ne"
-" senin için demiştim"
Annem -" aman kalsın"
-" özlem hanım hizmetimizi beğenmediniz herhalde"
Annem -" ayh hem spor hocam, hem de masajcım daha ne ister bir insan"
-" bilmiyorum artık, yoksa neden aman kalsın dedin ki?"
Annem -" hıı sen ben masaj yapayım diyorsun yani"
-" e yani, başka kim yapacak?"
Annem -" bilmem"
-" peki ne diyorsun bu teklife"
Annem -" haftada bir çok, ama ihtiyacım olduğunda söz ilk seni ararım"
-" anlaştık o zaman"
Annem -" hı hı"
Annemle birlikte yeniden spor salonuna girdik, hızlıca soyunma odalarına geçip üzerimizi değiştik.
Üzerimi giyip odadan çıktım, annem de çoktan giyinmiş çıkışta beni bekliyordu.
-" çok bekletmedim umarım"
Annem -" yok yok, yeni geldim sayılır"
-" gidelim o zaman"
Annem -" gidelim"
Arabanın yanına gidip her zaman ki gibi annemin kapısını açtım annem bindikten sonra bende yanına atlayıp benim eve sürdüm.
Arabayı park ettikten sonra arabadan inip otopark asansörüne bindik ve kata çıktık.
Eve hızlıca girdik, konuşmalar kulaklarımda yankılanıyor annemin vücudu aklımdan çıkmıyordu içimdeki yangın sönmemişti.
Annem-" ben bi üzerimi değiştireyim"
-" bende kıyafetlerimi alıp bir duşa gireyim"
Annem -" tamam canım, bu arada ne yapalım akşam yemeğine"
-" tavuk vardı dolapta"
Annem -" tamam canım"
İçimde biriken enerjiyi atmam gerekiyordu, kendimi banyoya attığım gibi hemen soyundum suyu açtım, sikim taş gibiydi.
Sıcak su bedenime değdiğinde, aklım hâlâ annemin transparan taytındaki o delikli kısımlarda, bacaklarının sergilediği teninde, göğüslerinin sallanışındaydı.
Sikim elime aldığımda zonkluyor, o sinir bozucu konuşmalarla karışık bir heyecanla okşuyordum kendimi, ama duşun buharı arasında annemin inlemelerini hayal ederek kendimden geçiyordum.
Sikimi çıkarıp okşamaya başlamıştım, duşun buharı banyoyu sisli bir hale getirmişti, aklım tamamen annemdeydi o transparan taytın altında sallanan kalçaları, tişörtün sıkıca sardığı dolgun göğüsleri, meme uçlarının kabarmış hali, her spor hareketinde bana değen sıcak teni...
-“Ohh... Senin o daracık amına girmek istiyorum”
Gözlerimi kapattım annemi hayal etmeye başladım, hayalimde onu squat pozisyonunda arkadan kavrıyordum, taytını sıyırıp o pürüzsüz, buğday tenli kalçalarına gömülüyordum.
O an o kasar çok zevk alıyordum ki zevkin doruğunda kaybolmuş haldeydim, sikim elimde nabız gibi atıyor, başı ıslak bir parlaklıkla ışıldıyordu.
Tam o sırada banyo kapısı aniden açıldı. Kapıyı kilitlemeyi tamamen unutmuştum, annem elinde bir havluyla içeri girdi, belki bir şey unutmuş diye düşündüm, ama gözleri doğrudan sikime kitlendi, o kalkık, morarmış sertlik karşısında donup kaldı, yanakları anında pancar gibi kızardı, dudakları hafif aralandı, nefesi kesilmiş gibiydi.
Ben de sikim elimde dona kaldım, kalp atışlarım duracak gibi oldu, zaman donmuştu annemin bakışları sikimde gezinirken, içimdeki arzuyu daha da alevlendirdi, sikim bir an daha da sertleşti.
Annem nihayet kekeledi, sesi titreyerek
Annem -“A aa aayy oğlum... Çok pardon, bilmiyordum duşta olduğunu... odandasın sandım.”
Annem hızlıca arkasını bana döndü, o muhteşem götü tam karşımda, dar kot pantolonun içinde yuvarlak hatları belirginleşmiş halde, her kıvrımı beni hipnotize ediyordu o an götünü izledikçe boşalacaktım nerdeyse.
Elim hâlâ sikimin üzerinde, kendimi durduramıyordum, annemin götünün manzarası içimdeki yangını körüklüyordu.
Azgınlıktan konuşma becerimi kaybetmiştim, çenem kilitlenmiş gibiydi, bir kaç saniye sonra kelimeleri seçip konuşabildim.
“Anne, çıkarsan... Duş alacağım,”
Gözlerim kalçalarından ayrılmıyordu.
Annem -”T ttamam, tamam oğlum,”
Annem hızlı adımlarla banyodan çıktı, kapıyı arkasından kapattı.
Kapattı kapatmasına da kapının dili yuvasına tam oturmadı, suyun altından çıkıp kapıya yaklaştım.
Kapımı tam kapatacağım sırada aklıma bir fikir geldi kapıyı itip kilitlemeden bıraktım, belki...
Belki dinler, yada açar aralıktan bakar diye, içimdeki şeytanı uyandıran o yasaklı umutla kapının deliği hizasına, klozete oturdum.
Sikimi yeniden elime aldım, okşamaya devam ettim, annemi düşünüyordum daracık amına girmeyi.
-“Offf... İşte giriyorum senin daracık amına. O sıkı duvarların sikimi sarıyor, ohhh...”
Sesim banyoda yankılanıyor, her kelimeyle gerilim artıyordu, sikim patlama noktasında zonkluyor, damarları şişmiş, başı sızan sıvıyla kayganlaşmıştı.
Kapının önünde bir ayak sesi duydum, hafif, ama emindim annem dinliyordu, o sessiz gölge gibi varlık içimi titretiyordu, kalp atışlarım hızlandı, zevk dalgası bedenimi sardı, daha yüksek sesle inledim
-“Ohhh geliyorum işte içinee... Hamile bırakacağım seni. O sıcak döllerimle dolduracağım amını, evetttt...”
Sikimi daha hızlı okşayarak, taşaklarımı diğer elimle sıkarak, o an boşaldım.
Sıcak spermler fışkırarak klozetin kenarına, yere akıyor, dizlerim titriyor, inlemem odada yankılanıyor, o orgazm dalgası bedenimi sarsarken annemin de orada olduğunu bilmek zevki heyecanı en üst seviyeye çıkarıyordu, sanki o da benimle birlikte boşalıyormuş gibi.
Sikimi ve taşaklarımı okşayarak son damlaları sıktım, nefes nefese kaldım.
Yeniden suyun altına girip vücudumu yıkadım.
Duş alıp çıktım, boşaldığım yeri dahi temizlemedim "bırak o döller orada kalsın, belki görür" dedim kendi kendime.
Banyo kapısını açtığımda annem yoktu, ama yere baktığımda damla damla sular vardı, o ıslak izler kalp atışlarımı hızlandırdı demek ki annem de boşalmıştı, hem de öz oğlunu izleyerek, dinleyerek, o düşünce sikimi yeniden kıpırdattı,sanki aramızdaki duvarlar incelmişti, her an patlayacak bir bomba gibiydik.
Odama girerken -“Sultanımm, banyo boş.” diye seslendim.
Annem -“Tamamm tatlııım” diye yanıtladı, sesinde hafif bir titreme vardı.
Odama geçip üzerimi giyindim ben giyinirken annemin ayak sesleri de benim odama yaklaştı
Annem banyoya girdi, heyecanlıydım çünkü döllerimi görünce ne tepki verecek bilmiyordum, birkaç dakika sonra su açıldı, kısa süre sonra suyun sesi kesildi, annem banyodan çıktı.
Odamdan çıkıp açık olan banyo kapısına yaklaştım, kapının önündeki suyunu temizlemişti, içeri girip baktığımda banyodaki döllerimi de silmişti.
Annem ilk defa beni çıplak görmüştü, acaba ne düşündü, beğendi mi beni? Ya da hoşuna gittim mi? Oğlundan fazlası olabilir miydim?
Aklıma takılan bu sorularla mutdağa gittim.
Mutfağa gittiğimde annemin altına dar şort giydiğini gördüm, şort kalçalarını sarıyordu üzerine ise askılı atletini giymişti askılı göğüslerini sergiliyordu, annemin arkasına gidip ellerimi beline sardım.
-“Annem benimmm”
Annem -“Oğluşummm"
-"Seni çok seviyorum anneemm"
Annem -" bende seni seviyorum canımm"
Annemden uzun olduğum için arkadan sarılınca askılısının dekoltesinden memelerini görebiliyordum, o manzara karşısında sikim tamamen kalkmıştı.
Bir anlık bir cesaretle sikimi götünün arasına hafifçe dayadım, hafifçe dayamama rağmen o sıcaklığı, yumuşak etin hissini alıyordum, nefesim ensesine değiyordu.
Yerimde sabit durdum, kendimi hiç oynatmadım sabit öylece bekledim, tepkisini ölçmek istiyordum.
Annem dayamamın etkisiyle biraz ciddileşmiş, nefesi hızlanmıştı Annem -“Efe, biraz çekilir misin?”
-”Neden anne? Sarılıyorum sadece,”
Annem sertçe, biraz yüksek tonda, “Çekil dedim Efe!”
Sesi mutfakta yankılandı, bedenini çekti, yüzü kızarmış, gözlerinde öfke ve utanç karışımı bir bakış vardı, kalp atışlarım duracak gibi oldu, sikim inmeye başlamıştı.
Çekildim, birkaç adım geri giderek anneme baktım, o muhteşem bedenine, kızarmış yanaklarına annem her ne kadar sinirlense de, bağırdığı için üzülmüştü, gözleri hafif nemliydi.
-“Ben... ben gitsem iyi olacak, yemek yemeyeceğim”
Odama gidip kapıyı kapattım, ne ters gitmişti bilmiyordum, o sarılma mı, yoksa banyodaki olay mı tetiklemişti, içimdeki gerilim boğazımı sıkıyordu, yumruklarım sıkılıyordu.
Annem kapının önüne gelmiş, “Oğlum, açar mısın kapıyı?”
Sesi yumuşamıştı, dayanamazdım ona, açtım kapıyı annem içeri girdi.
Annem -“Özür dilerim oğlum"
Elini yanağıma koydu, baş parmağıyla yanağımı okşamaya başladı, o yumuşak dokunuş içimi eritiyordu.
Annem -“Bağırmak istemedim ama sen o halde arkamda olunca sinirlendim”
Annem yanağımı okşarken parmağı dudaklarıma yaklaşıyordu
-”Halimizde bişi yoktu anne, sarılıyordum sadece"
Annem -"Oğlum, aptal değilim, ne yaptığını anlıyorum”
Annemin gözleri hafifçe kaçtı, yanakları kızardı
“Ann-” diye başlayacaktım ama
Annem -“Şşştt Efe, bir daha olmasın olur mu?” diye kesti, parmağı dudaklarımı okşar gibi değdi, ben kafamı "tamam" anlamında sallarken annem parmağını dudağımdan çekti.
”Peki anne, peki"
Annem -“Yakışıklı oğlum benim, hadi yemeğe,” dedi, elimi tutup dışarı çıkardı.
Odamdan birlikte çıkıp keyifsiz bir akşaö yemeği yedik, ne yanlış gitmişti anlamıyordum, neden böyle bir tepki vermişti bir anda.
Yemeğim bitince hemen kalkıp elimi yıkayıp odama gittim, siyah atlet siyah baksırım vardı üzerimde, yatağıma uzandım düşünüyordum çok mu abartmıştım? yapmasam ağırdan aldam daha mı iyiydi?
Yatağıma uzanmış tavanı seyrederken annem kapıma yanaşıp tıklattı.
-" gelebilirsin anne"
Annem ağır adımlarla içeri girdi, üzerinde beyaz rengin üzerine pembe noktaları olan bir pijama takımı giymişti, pijamaları vücudunu sarmış, ay ışığı altında gökten inen melek gibiydi.
Vücudumu süzüyordu ama karanlıkta olduğumdan pek bir şey göremediğine emindim.
Annem -" erkenden uyuyacak mısın?"
-" yani erken kalkıyorum ya"
Annem -" televizyonda güzel bir film var, birlikte izler miyiz?"
-" bilmem, aslında pek keyfim yok"
Annem -" hadi amaa, beni yalnız mı bırakacaksın?"
-" rahatsız etmiyim ben"
Annem -" saçmalama ne raharsızlığı, gel hadi"
Annem elini bana doğru uzattı, ona dayanamayacağımı biliyordu, uzattığı elini tuttum, hafifçe kavrayıp doğruldum.
Annem elimden çekiştirerek beni yataktan kaldırdı, önde annem arkada ben koridora çıktık, hızlı adımlarla yürürken karanlığın içinde annemin dalgalanan götünü izliyordum.
Salona geldiğimizde odanın ışığı kapalı, odayı televizyonun ışığı aydınlatıyordu, annem elimi bırakıp sağımdaki kanepeye oturdu.
Oturduğu yerden beni izliyordu, bende onun karşısındaki kanepeye oturdum, annem sırtını kol dayama yerine doğru yasladı, kanepeye hafifçe uzandı, ince pikeyi göğsüne kadar çekti.
Bende kanepeye uzandım, aksiyon filmi gerçekten de ilgimi çekmişti, patlamalar, arabalar, kadınlar derken ciddi ciddi filmi izliyordum.
Filmi izlerken sanki biri beni izliyormuş gibi hissettim, dikkatim dağıldı, gözlerimle etrafı tararken karşımda oturan annemin beni izlediğini fark ettim.
Kafamı çok az ona doğru oynatıp baktığımda dizlerini kırmış ayakları kanepeye basmış pikeyi havaya kaldırmıştı, annemin iki eli de pikenin içindeydi.
Annem derin derin nefes alıyor bir yandan dudaklarını ısırıyordu, üzerimdeki siyah atlet olduğu gibi vücuduma yapışmış kaslı vücudumu resmen anneme sergiliyordum.
Kol kaslarımı sıkıp ellerimi kafamın arkasına doğru attım annem her hareketimi inceliyor gözlerini benden alamıyordu ama dur akşam yemeğinin intikamını alıcaktım.
Ellerimi kafamın arkasından çektim, ayak ucumda duran pikeyi göğsüme kadar çekip sağ elimi içeri soktum, annem sağ elimin pike altına girdiğini görünce daha da heyecanlanmıştı, bacakları titriyor gibiydi, pike az bişi kasıklarına doğru yapışınca annemin el hareketlerini gördüm.
Annem gerçekten de benim yanımda beni izleyerek mastürbasyon yapıyordu, bu oyun iki kişilik oynanır ama.
Bende dizlerimi kırıp ayaklarımı kanepeye koydum aynı hareketi yapınca annemin gözleri büyüdü, annemi izlerken zaten sertleşmiştim, sikimi baksırdan kurtarıp okşamaya başladım.
Anneminki gibi benim işim kolay değildi, zira annem elini amına bastırsa zevk alırdı ama benim okşamam, sıvazlamam gerekiyordu.
O yüzden yaptığım hareketler daha çok belli oluyordu, annem el hareketlerime kilitlenmişti, yarağımı yavaş yavaş okşuyordum, belli etmemek için çok çaba veriyordum.
Annem kafasını geri attı bu sırada pikeyi az bişi üzerine doğru çekti, çektiği gibi ayağı açıldı, o güzel pembe topuklu ayağı dışardayken filmi izlemek olmazdı.
Annemin ayağını izleyerek sikimi okşamaya devam ettim, damarlarım şişmişti, zaten azgındım.
Annem ayağını oynatıyor bazen tabanını kaldırıp gösteriyordu, bende onun her hareketini izliyordum.
İkimizde sessizdik, çünkü konuşacak bir şey yoktu, annem pijamasını sıyırıp bacağını sergilemeye başladı, bembeyaz teni gözümün önündeydi.
Dizlerimi az bir şey kanepeye doğru indirdim, sikim pikeye yapışınca baş kısmı olduğu gibi pikenin üzerinden görülüyordu.
Annem dudaklarını ısırmış sikimi izliyordu, eli oldukça hızlanmıştı bende yanında kendimi okşuyordum, filmin bir sahnesinde ses iyice kısıldı odada sessizlik olunca annemin vıcık vıcık seslerini net bir şekilde duydum.
Aynı anda elimin kasıklarıma çarpma sesi de duyuluyordu, ortam o kadar erotikti ki annem dayanamadı ayakları kasıldı, dışarda olan ayağının parmaklarını sıktı gözlerini kapatmış kasılmıştı.
Onun bu haline bende dayanamadım, dişlerimi sıktım birden boşalmaya başladım, sanki aylardır boşalmıyormuş gibi fışkırttım.
Bir süre tavanı izledim, sikimi baksırın içerisine yerleştiridim, göz ucuyla anneme baktığımda onda tavanı izliyordu.
Pikenin iç kısmı döllerimle doluydu, film reklam arasına girdiğinde pikeyi boynuma kadar çekip ayağa kalktım.
Annem -" yatmaya mı?"
-" evet, çok uykum geldi"
Annem -" pikeyi nereye götürüyorsun"
-" terledim de, terim soğumasın"
Annem -" hıı anladım, soğumasın üşütme"
-" üşütsem annem bakar bana"
Annem -" annen sana kurban olur"
-" bende anneme kurban olurum"
Annem -" hsdi iyi uykular, tatlı rüyalar canım"
-" sana da anne, iyi geceler"
Pikeyle birlikte banyoya girdim, pikeyi çamaşır makinesinin üzerine atıp baksırımı çıkardım, çamaşır makinesine attım, sikimi, kasıklarımı yıkadım ardından belime havlu sarıp odama geçtim.
Odama geçip yeni baksırımı giyip yatağa uzandım.
Gün ışığı yüzüme vurmasıyla uyandım, kalkıp banyoya gittim, bir farklılık vardı gece pikeyi çamaşır makinesinin üzerine atmıştım ama orda yoktu.
Etrafa bakarken pikeyi çamaşır makinesinin içinde gördüm, kirli sepetinin de ağzı açıktı, sepete baktığımda annemin sırılsıklam külotuyla benim döllü baksırım yan yana duruyordu.
Annem birlikte boşaldığımızın farkındaydı bakalım bu günkü tepkisi ne olacaktı.
Elimi yüzümü yıkayıp banyodan çıktım, odama gidip eşofman ve tişört giyip salona doğru gittim, annem kanepede yatıyordu, oysa çoktan uyanması gerekiyordu.
Yanına yaklaştım, yan yattığından memeleri birbirine yapışmıştı o kadar tatlı duruyordu ki, eğilip eme eme uyandırasım vardı.
Uykusunu bölmek istemedim geri çekilip arkamı anneme döndüm tam salondan çıkacaktım ki annem seslendi;
Annem -" efee ne oldu?"
Anneme doğru döndüm, kafasını kaldırmış bana bakıyordu.
-" ben çıkıyorum annecim"
Annem -" ay kahvaltı da hazırlayamadım sana uyuya kalmışım"
-" hiç sorun değil sultanımm, sen dinlen ben çıkıyorum"
Annem -" tamam canım, bu arada bir arkadaşım gelecek buraya davet ettim ama sorun olur mu?"
-" saçmalama ne sorunu, burası senin evin anne"
Annem -" teşekkürler canım"
-" görüşürüz anne"
Annem -" görüşürüz canım
Ah annem ahhh