
Product Placement
tumblr dot com
One Nice Bug Per Day

★
Claire Keane
Three Goblin Art

Love Begins

⁂

JVL
Xuebing Du
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Origami Around
NASA
Mike Driver
he wasn't even looking at me and he found me
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Not today Justin
Game of Thrones Daily
art blog(derogatory)
Lint Roller? I Barely Know Her
seen from Sweden
seen from Brazil

seen from Italy
seen from United States

seen from United States

seen from Bulgaria

seen from Australia

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@31enses31
just checking ...
Hello again !!
Ah Annem Ah
Annemin Hocasıyım Bölüm 4
Sonunda mesaiyi doldurdum, gün içinde bir çok insanla ilgilendim, yardım ettim ama benim istediğim şey sadece bir insanla, annemle ilgilenmekti.
Arabaya atlayıp evin yolunu tuttum, arabayı otoparka park edip otopark asansörüyle yukarı çıktım.
Asansörden inip dairemin önüne geldim, farklı bir kadın ayakkabısı vardı, sabah annemin bahsettiği arkadaşı olmalıydı.
Elimi kaldırıp yavaşça zile bastım, evin içinden ayak sesleri geldi, kapının kilidi açıldı, kap açıldı, annem karşımdayd, beni görünce güldü.
Annem üzerine bol kalçalarını kapatan tişört altına yine geniş vücut hatlarını göstermeyen gri eşofman giymişti.
Annem -" hoş geldin"
-" hoş buldum"
Annem -" arkadaşım salonda, sabah bahsetmiştim"
-" ben rahatsız etmeyim sizi, odama geçiyim"
Annem -" bir hoş geldin de, sonra geçersin"
-" tamam"
Salona doğru yürüdüm, kapıdan içeri girdiğimde adeta dizlerimin bağı çözüldü, içerdeki kadın; 1.80 boylarında turuncu saçlı, mavi gözlü, bembeyaz teni, ince ayak bilekleri ve ince bele sahipti bunlar yetmezmiş gibi birde göğüsleri dolgun dik kalçaları sıkı toplu duruyordu.
Üzerinde kahve rengi dar deri benzeri bir etek üzerinde beyaz dar 3 4 düğmesi açık bir gömlek vardı, açık olan düğmelerden dolgun beyaz memelerini olduğu gibi sergilenmişti.
Annem yanımdan önüme doğru geçti ve kadını tanıttı;
Annem -" efe, bu arkadaşım cansel, cansel bu da oğlum efe"
Cansel -" memnun oldum efe, annen senden çok bahsetti"
-" bende memnun oldum"
Cansel -" dediği kadar varmışsın, normalde bana birini beğendirmek zordur"
Annem -" ay abartma cansel"
-" teşekkür ederim cansel..."
Cansel -" abla diyebilirsin canım, kendimi teyzelik görmüyorum"
-" asla, annemden sonra tanıdığım en güzel kadınsınız"
Cansel -" ahahah teşekkürler efeciğim"
Cansel annemden tabi ki daha çekiciydi, ama ikisinin de albenisi farklıydı, annemi canselden güzel olduğunu derken annem, gülümsüyordu.
Hoşuna gitmişti dediklerim, bakalım arkamdan neler konuşacaklar, onları dinlemem gerekiyordu.
-" neyse ben sizi yalnız bırakayımz görüşürüz"
Cansel -" görüşürüz efecğim"
-" görüşürüz canselcim"
Salondan çıktım, annem canselin yanına oturdu koridorda durup dinlemeye başladım, fısıldaşıyorlardı.
Cansel -" sakın özlem, sakın öyle bir şey yapma, haklısın çok etkileyici, yakışıklı ama olmaz, olmaz özlem, çok yanlış"
Annem -" ne bileyim, kendime söz geçiremiyorum, kaç ay oldu bir bilsen"
Cansel -" farkındayım, ama bu işin sonu çok kötü özlem, bu işe asla bulaşma"
Annem -" ne yapayım peki?"
Cansel -" yakalştığı gibi, uzaklaştır"
Annem -" bilmiyorum ne yapacağım?"
Cansel -" kapıyı kapat, öyle konuşalım"
Annem -" tamam"
Annem kapıyı kapatınca ses tamamen kesildi, cansel alenen oğlunla sikişme diyordu anneme, cansel bütün planımı alt üst etti ama bu daha başlangıç, annem benim olmak zorunda.
Odamda sakin sakin düşünüyordum, neredeyse bir saatin sonunda cansel kalkıp gitmişti, cansel gittikten bir süre sonra odama yemek kokuları geldi.
Odamdan çıkıp mutfağa doğru ilerledim, annemin arkası bana dönüktü, arkasından yaklaşıp beline sarıldım, annem irkilip bana doğru yüzünü döndü.
Annemin gözlerine bakarak öncr boynundan ardından yanağından öptüm, öperken yine sikimi kalçalarına dayadım.
Annem bir kaç saniye tepkisiz kaldı ancak sonrasında sinirlendiğini hissettim.
Annem -" çekil efe işim var"
-" seni çok özledim"
Annem -" efe çekil dedim"
Annemin belini sıkıca sardım, o an kendimi kaybettim, dün gece yaşananlar yüzünden cesaretim artmıştı.
Annem -" efeeee"
Annemin bağırmasıyla bir kaç adım geri çekildim, annem derin derin nefes alıyordu.
-" ş şş şşşey"
Annem -" defol git odana"
Annem bana ilk defa böyle bir şey diyordu, hayatımda ondan asla böyle bir şey duymamıştım, hızlıca odama gittim kapımı kapattım, yemek yemedim.
Saatler geçmişti, loş ay ışığı altında öylece sırt üstü yatıyordum.
Ayak sesleri grlmeye başladı, sesler odamın önünden geliyordu, annem, odamın önünde durdu, kapının kolunu tuttu, kapıyı yavaşça açtı, loş ışıkta silueti belirirken, yüzünde kararlı ama yorgun bir ifade vardı.
Annem -“Efe, konuşmamız gerek"
Sesi kısık ama sertti.
-" Konuşalım anne"
yatağımdan doğrulup ayağa kalktım, annem odama girmiş, önümde duruyordu; hiçbir şey söylemiyordum, sadece ona bakıyordum buğday teni geceliğinin altında hafifçe parıldıyor, göğüsleri her nefeste inip kalkıyordu.
Annem -"Oğlum, yaptığın şey çok yanlıştı
-”Ne yaptım ki anne?”
Annem yüksek ses tonuyla -“Beni aptal mı sandın sen? Sinirlendirme beni, ne yaptığının farkındayım!”
Sesi odada yankılandı, yüzü kızarmış, gözleri alev alev yanıyordu daha fazla bilmemezlik rolü yapamazdım, kafamı öne eğdim, duruyordum öyle; annemin siyah ojeli ayak parmaklarına bakıyordum, yeni sürmüş olmalıydı, geçen gece yoktu, o pürüzsüz ayaklar zeminde hafifçe kıpırdanıyor.
Annem devam etti, -“Bak oğlum, ilk başlarda senle flörtleşmek, seni kıskandırmak hoşuma gidiyordu evet... Ama bu yaptığın, bu akşam olan şey çok başka. Biz anne oğuluz.”
Ne olacaksa olsun, artık dayanamazdım.
-"Anne, kaç gündür benlesin... Ne zaman babamla tartışsan bana geliyorsun, hep benlesin. Spor salonunda insanlar seni sevgilim diye biliyor, ayrıca her zaman söylüyorum, anne, her erkeği etkileyebilecek güzelliktesin... Beni bile”
Annem şaşırmış ve bir o kadar da kadınlık gururu okşanmıştı
Annem -“Farkında olmadan seninle bişiler yaşadık sayılır ama oğlum... Baban duysa, hımm, neler yapar"
Annemin gözlerinde bir çatışma vardı, dudakları hafif aralanmış halde, sanki o yasaklı düşünceler onu da sarmıştı.
-“Umrumda değil anne, o adam bana bir şey yapamaz. Gerekirse gider döverim. Sen söylemezsen kimden duyacak? Mutlu değilsin onla, biliyorum”
Annem -”Oğlum Efe, kafayı mı yedin gece gece? O senin baban, düzgün konuş!”
-”Konuşmazsam ne olur anne? Evi mi terk edersin? Kocana mı dönersin?”
Annem -“Yarın babanla konuşup ilk defa ondan özür dileyeceğim. Bu evden gitmek için benim yanlışlarım var, kendime hakim olamadım evet, ama bu tekrar olmayacak”
Annem arkasını dönüp hızlıca odamdan çıktı. adımları hızlıydı, dayanamayıp annemin arkasından gidip kolundan tuttum.
Onu koridorun duvarına çevirip sırtını duvara bastırdım, kollarından tutarak gözlerinin içine baktım, buğday teni kızarmış, göğüsleri hızlı hızlı inip kalkıyor, nefesi yüzüme değiyordu.
-“Sana aşığım anne... Seni seviyorum, benim kadınım olmanı istiyorum ve seni köpek gibi kıskanıyorum, anladın mı?”
Annemin gözlerinde belli belirsiz bir korku vardı benden mi korkuyordu? Annemi korkutuyor muydum? Ellerimi annemin kollarından çekip birkaç adım geri gittim.
Annemin gözlerine bakıyordum, sırtı hala duvara yaslı şekilde kalmıştı
-“Anne...” diye mırıldandım, ama annemin gözünden bir gözyaşı yanağına doğru aktığını gördüğümde o anda kahroldum, boğazım düğümlendi.
-“Anne, iyi misin?”
Annem ses vermeden ağlayarak salona gitti, kapıyı kapattı pişmanlık bir bıçak gibi saplanıyordu, içimde annemi kaybettiğime dair bir his vardı,
Odama giderek düşündüm: Öz anneme neler demiştim, neler yapmıştım? Bunların hepsi onu sevmemden ve onun güzelliğinden kaynaklıydı...
Keşke o tene dokunabilsem, o ağlarken sarılıp öperek sustursam onu diye düşündüm, sonra bacaklarının arasına girip saatlerce o güzel kokan amını yalasam, ağzıma boşalsa annem...
Daha sonra sikimi amına sürterek amına girsem, amına girerken memelerini emsem, adımı söyleye söyleye boşalsa... “Ahhhhh Efeeee boşalıyorummm Efeeee... Ahhh"
İşte bunun hayali mükemmeldi, annemi sikme düşüncesiyle sikimi elime alıp okşadım, boşalıp uyudum.
Sabah uyandığımda içimde bir boşluk vardı.Sabah uyandığımda annemden önce kalkıp ona kahvaltı hazırladım, sempatisini ve güvenini kazanmalıydım.
Ona en sevdiği kahvaltıyı hazırladım: Taze beyaz peynir, zeytin, domates, salatalık, yumurta ve kahvesini yaptım, mutfağın sıcak havası kahve kokusuyla doluyordu, ama içimde hâlâ gecenin gerilimi vardı, kalp atışlarım hafif hızlanmıştı.
Annem elini yüzünü yıkamış, mutfağa geliyordu kapıya doğru baktım, yavaş adımlarla girerek önce masaya baktı, sonra yüzünde şaşırmış ve gülümser bir ifadeyle bana baktı.
Buğday teni sabah ışığında parıldıyor, geceliği hafifçe kaymış, göğüslerinin çatalı belli belirsiz görünüyordu.
Annem -“Günaydın”
-”Günaydın annecim”
Gözlerim bedeninde gezinirken, o ince geceliğin altında kalçaları muhteşem gözüküyordu
Annem -”Sofra harika görünüyor”
Anneme oturması için elimle işaret yaptım, amnem otururken bacakları hafifçe ayrıldı, teninin pürüzsüzlüğü göz alıyordu.
Kahvesini uzatırken ellerimiz değdi -”Sultanım için az bile” diye fısıldadım.
Gözlerim göğüslerine kayarken, meme uçlarının hafif kabarmış hali geceliğin altında belli oluyordu.
Annem düşünceli duruyordu, yüzü bir anda düşmüştü,
-“Şey anne, kötü bir şey demedim,”
Annem -“Yok oğlum, senle alakalı değil... Baban bana hiç kahvaltı hazırlamazdı”
Annemin gözlerinde bir hüzün vardı, ama dudaklarında hafif bir gülümseme, o sırada kahvesini yudumlarken boynu hafifçe gerildi, teninin kokusu burnuma doluyordu
-"Benle kaldığın sürece yemekler benden olsun mu sultanım?”
Annem gülerek, “Ya da birlikte hazırlarız ikisini de, ne dersin?”
Annemin parmağı kahve fincanını okşar gibi tutuyordu, sanki o dokunuş bana yönelikmiş gibi.
-"Sen nasıl uygun görüyorsan, bu evin sultanı sensin”
Annem -" öyle mi?"
-" öyle tabi"
Kahvaltı sırasında arada göz göze geliyorduk, bir an yumurtayı uzatırken ellerimiz değdi, gülüştük.
İki sevgili gibiydik o an, kahvaltı sonrask mutfak toplanması bitince spor salonuna gitme vaktim gelmişti.
-“Anne, ben hazırlanıp çıkmam gerek"
Annem -”Tamam oğlum, ben de evi temizler, sonra babanla konuşurum"
İçimde bir boşluk hissi oluştu, gitmesini istemiyordum ama onu zorlayarak da korkutmak istemiyordum.
Son bir gayret, annemin gözleri içerisine bakarak, -“Ben gitme derim ama sen nasıl uygun görürsen birtanem”
Yaklaşıp anneme sarıldım sanki veda eder gibi bedenlerimiz birbirine değdiğinde o sıcaklık içimi yaktı, göğüsleri göğsüme bastı, annemin her ne kadar gözleri de dolsa, ayrılıp anahtarı alıp evden çıktım.
Spor salonunda günlük işlerimi halledip biraz antrenman yaptım, içimde babama ayrı cansele ayrı bir nefret vardı ve bunu bastırmak için ağırlık kaldırıyordum
O kadar sinirliydim ki ağırlıkları sertçe yere bıraktım, gürültü salonda yankılandı, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu.
Sakinleşmem gerekiyordu.
Sinirli olduğumu antrenör arkadaşım fark etmişti.
Antrenör -"Ne oldu Efe? İlk defa seni böyle görüyorum, suratın beş karış,"
eliyle omzuma dostça vurdu, gözlerinde merak dolu bir bakış vardı.
-"Yok bir şey"
Antrenör -"Hadi hadi, seninki de yok bugün... Ne oldu, kavga mı ettiniz?"
-"Benimki değil o artık"
Antrenör -"Bitti yani?"
-"Evet, bitti gibi gözüküyor"
Antrenör -"Üzüldüm... Harika bir kadındı, yakışırdınız onla. Her ne kadar aranızda 20 yaş olsa da"
-"Sanırım yakışırdık"
Antrenör arkadaşım omuzumu hafifçe sıkarak yanımdan uzaklaştı, o dostane dokunuş bile içimi rahatlatmamıştı, aksine yalnızlığımı daha da derinleştirmişti.
Annemi aramak istiyordum, telefonumu cebimden çıkarıp numarasına bakıyordum, parmağım tuşun üzerinde titriyordu, ama içimden bir şey engel oldu, ne hissdeceğim bilmiyordum.
Telefonumu cebime koydum, giyinip çıkmak için soyunma odasına doğru gideceğim esnada arkamdan biri seslendi, tanıdık biri.
Arkamı döndüğüm anda karşımda annemin arkadaşı canseli gördüm, onun burada ne işi vardı?
-" cansel... hanım"
Cansel -" ayh hanımını yesinler, abla demiyosan cansel de bari sadece"
-" peki"
Cansel -" annen söylemişti burada olduğunu, spor için geldim ama biraz yoğun gibi"
-" evet bu saatler yoğun oluyor"
Cansel -" hadi ya, ben daha böyle tenha bir yer arıyordum"
-" şöyle sabah erkenden yada akşam kapatmadan bir kaç saat önce gelirsen boş"
Cansel - "şu an iyi gibi aslında"
-"istersen bir bak içeri, içine sinerse üzerini değiştirir başlarsın"
Cansel -" çok iyi olur"
-" gel gezdireyim salonu, zaten girişi gördün hemen sol tarafında koşu bantları yanında bisiklet ve stairmaster (merdiven çıkma aleti) var bu alan tamamen kardiyo egzersizleri için içerisi ise ağırlık kısmı"
Cansel -" çok güzel"
Ağır adımlarla içeri geçtik, ağrılık kısmına girdik.
-" dediğim gibi, burada ağırlıklı olarak kas çalışabileceğin bir yer, girişte ısınırsın burada kas çalışırsın"
Cansel -" peki soyunma odaları"
-"ııı bir saniye, gözde hanım bir bakar mısınız?"
Gözde kadın antrenörümüzdü, kadınların soyunma odasına direkt dalamazdım, gözde yanımıza geldi.
Gözde -" efendim efe bey"
-" cansel hanım yeni üyemiz soyunma odalarını görmek istiyor o alanı siz gösterir misiniz?"
Gözde -" tabi ki, buyurun"
Gözde eliyle soyunma odasının kapısını işret etti, cansel önce bana ardından da gözdeye bakıp, kapıya doğru yöneldi, önden yürürken ister istemez gözlerim kalçasına kaymıştı.
Kalçalarını izlerken yanıma erkek antrenör arkadaşım geldi.
Antrenör -" yine bulmuşsun bir olgun"
-" yok be yeni üye etrafı gezdiriyordum"
Antrenör -" hadi hadi, kadının bakışlarını gördüm"
-" bence normaldi"
Antrenör -" ya bırak, kadın içine düşecekti"
Gözde ve cansel soyunma odasından çıktı yanımıza doğru geldiler.
Cansel -" güzel spor salonu"
-" hoşunuza gittiyse cansel hanım kaydınızı yapalım"
Cansel -" olur, çok iyi olur"
-" tabi"
Canselle girişe yöneldik, girişteki deske geçtim, cansel de karşıma oturdu, kişisel bilgilerini alıp kaydımı tamamladım.
Canselin üye kartını verdim.
-" antrenman yapacak mıyız? Yoksa gidiyor musun?"
Cansel -" giyecek bir şeyim yok, yarın geliyim"
-" nasıl istersen"
Cansel ayağa kalktı, bende ayağa kalkıp önüne doğru geçip önünde durdum, cansel elini uzattı elini hafifçe kavrayıp tuttum.
Cansel -" yarın burdasın dimi?"
-" buradayım"
Cansel -" tamamdır, birlikte takılırız"
-" hay hay"
Cansel diğer eliyle kolumu yandan kavrayıp tutarken yaklaşıp yanağımdan öptü, o an antrenör arkadaşımın dedikleri aklıma geldi.
Cansel gerçekten de bana ilgi duyuyordu, canselin dolgun dudakları yanağıma ıslak bir öpücük bıraktı, geri çekildiğinde canselin gözlerine bakıyordum.
Göz gözeydik ta ki girişin dışından tanıdık bir ses gelene kadar.
Annem -" efeee"
Kafamı anneme doğru çevirdim, canselle hem el ele tutuşuyor hem de cansel kolumu eliyle kavramıştı.
-"aa aann- özlem hanım"
Cansel -" aa özlem, hoş geldin"
Cansel elimi okşarcasına elini çekti, annemin yanına gidip yanaklarını öptü.
Annem -" hayırdır cansel.
Cansel -" ay canım dedim ya spor salonuna gidecektim, düşündüm düşündüm, burası aklıma geldi."
Annem -" öyle mi?"
Cansel -" hı hı, ay efe bey de çok iyi gerçekten, spor salonu da harika, kaydımı oluşturdu yarın başlıyorum"
Annem -" iyi iyi"
Annem öfkelenmişti, yüzü kızarmış gözleri alev saçıyordu, düşüncelerini bilmesem beni kıskandığını sanacağım.
Cansel -" gerçi sende bu spor salonundaydın, olmadı birlikte geliriz"
Annemle göz göze geldik.
Annem -" hı hı, tabi olur"
Cansel -" neyse ben bir eve gideyim canım, malum yarın için hazırlanmam lazım"
Annem -" tamam canım, görüşürüz"
Cansel uzaklaştıktan sonra dışarı çıkıp annemin önünde durdum.
-" hoş geldin özlem"
Annem -" sen gelsene bir şöyle"
Annem elimden sıkıca tutup beni salondan uzaklaştırdı, ara sokak gibi bir yere girdik,etrafta bizi duyacak kimse yoktu.
Annem -" neydi o?"
-" ne neydi?"
Annem dişlerini sıkarak -" efee, canselin öpüşünü diyorum"
-" teşekkür anlamında, abartılacak bir şey yok"
Annem -" Yanağında ruj izi kalmış, nasıl abartılacak bir şey yok"
Elimle yanağımı sildim, gerçekten de kırmızı ruj olmuştu yanağım.
-" dediğim gibi abartılacak bir şey değil"
Annem -" tabi değildir."
-" seni tanımasam, beni kıskandığını düşüneceğim"
Annem -" neden kıskanayım? Bana ne, sen benim oğlumsun sonuçta, canselle seni öyle yakın görmeyi beklemiyordum o kadar."
Annem gözlerini kaçırıyordu, yalan söylüyor, beni kıskanıyordu gerçekten.
"neyse, bir şey mi oldu?"
Annem -" "Veda etmeden gitmeyim istedim... Babanı arayıp konuştum, uzun uzun"
-"anladım"
Üzülmüştüm, korktuğum olmuştu, içimde bir boşluk kabardı, ama dışarı vurmamaya çalıştım; annem bana bakarak sıkıca sarıldı, göğüsleri göğsüme yapıştı, o dolgun, yumuşak memelerin sıcak baskısı altında nefesim kesildi, südyeninin dokusunu hissediyordum.
Beline sarılıp onu hafifçe okşayarak sarıldım, parmaklarım ince belinin kıvrımında geziniyor, giydiği kot pantolonun üzerinden kalçalarının üst kısmına değiyordu, bir süre böyle kaldık, ardından annem bir kaç adım geri çekildi.
Annem -"Beni evime bırakır mısın?"
Kafamı sallayarak onayladım, spor salonuna geçip antrenör arkadaşıma çıkmam gerektiğini söyledim, sağ olsun beni idare etti, üzerimi değişip salondan çıktım.
Annemle arabaya bindik yola çıktık, kendi ellerimle babamın yanına götürüyordum, motorun homurtusu yolun sessizliğinde yankılanıyordu.
Annem -"Baban çok özlemiş beni,"
Annem pencereden dışarı bakıyordu.
-"Hımm"
Beni kıskandırmak istediğini fark ediyordum ama kendime engel de olamıyordum.
Annem -"Bi'şi demeyecek misin?"
-"Ne deyim? Araba kullanıyorum"
Annem -"Böyle mi olacağız Efe?"
-"Beni seçersin sanmıştım... Benim olursun diye hayal kuruyordum, yanılmışım."
Annem -"Bunun hata olduğunu söyledim."
Dayanamayıp bağırarak -"Değil anne, değil! Seni seviyorum, benim olmanı istiyorum, ruhunla, bedeninle, her şeyinle benim olmanı istedim!"
Sesim arabada yankılandı, direksiyonu sertçe sıktım, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu, annem bana baka kaldı, yanakları kızarmış, dudakları hafif aralanmış halde, o şok karışımı hayranlık ifadesi içimi yaktı ona gerçekten hayrandım ve o hayranlık artık aşka dönmüştü.
Yol boyunca sessizdik, konuşmadık.
Babamın evine geldiğimizde, annemin bavulunu bagajdan alıp, arabayı kilitledim, annem yanıma gelerek bana baktı.
-“yukarı kadar bırakıyım valizi, sen yorulma”
Annem sakin bir tavırla “tamam” dedi binanın kapısından önce annem girdi arkasından valizle ben.
Annemin kalçaları önümde dalgalanıyordu, onlara baktıkça içim gidiyordu, annem asansör kapısını açtı, valizle birlikte içeri girdik, annemle aramızda 30 cm kadar bir yer vardı, asansör küçük olduğundan zar zor sığmıştık.
Asansör en üst kata doğru çıkarken annemle göz göze geldik, dudaklarını aralamış tam bir şey söyleyecekken asansör katta durdu.
-" efendim"
Annem -" yok bir şey"
Kapıyı açıp asansörden indi arkasından bende indim.
Evin kapısına yaklaşıp zile bastı, bir kaç saniye sonra babam kapıyı açtı.
Babam soğuk bir tavırla -"hoş geldin özlem, hoş geldin efe"
-" hoş bulduk"
Annem -" hoş buldum"
Babam -" geç hadi geç"
Babamın her zamanki halleriydi bunlar, karşısındakine nasıl davranması gerektiğini bilmiyordu.
Annem içeri girdi ben de kapı ağzından içeri eğilip valizi kapı ağzına koydum, geri kalkıp arkamı dönmüştüm ki;
Annem -”oğlum, gelsene sende”
Kafamı yana çevirip göz ucuyla anneme baktım.
-" gitsem iyi olacak"
Annem -" efe lütfen, biraz otur sonra kalk"
-" iyi peki"
Dönüp içeri girdim, babam bizi beklemeden salona gitmişti, ben de içeri girdikten sonra annemle salona girdik, daha koltuğa oturmamıştım bile, boş boş konuşmaya başladı.
Babam -"ne yaptın oğlunda ha, yine şu giydiğin şeylere bak, kaç yaşında karı oldun”
Annemin ister istemez morali de bozulmuştu, annemle birlikte babamın karşısına oturduk.
-“annemin bir şeyi yok, daha çok genç çok güzel bir kadın, ona hayran olmamak elde değil, giyinişi de çok güzel ve hoş “
Annem oturduğu yerden bana baktı hafifçe gülümsedi.
Babam bana bakıp eliyle annemi göstererek -“şuna yüz verme, zaten ne desem tersini yapıyor, git üstünü değiş görmeyim bir daha şu kıyafetle seni”
Annem yavaşça ayağa kalktı salondan çıktı, belki babamla konuşsam biraz da olsa onu yontabilirdim.
-" annemin üstüne çok gidiyorsun, üzüyorsun onu, yapma"
Babam -“sen ne anlarsın, bunun ne mal olduğundan”
-“ne demek istiyosun, karına, anneme”
Babam -“ne anladıysan o, sende nesin anlamadım? Annenin böyle giyinmesine izin veriyorsun”
-“insanların ne giyeceği kimseyi ilgilendirmez, senin karında olsa, ilgilendirmez”
Babam -" yapma ya, puşta bak"
Babam sinirli ve suratını asmış bir şekilde dik dik bana bakıyordu, resmen anneme üstü kapalı da olsa orospu demeye çalışıyordu.
Annem içerden geldiğinde; uzun bir elbise giymişti ayak bileklerine kadar kapalıydı üstü, o halde bile bana sexy geldi.
Tek eksiği türbanıydı bide o olsa tam fantezilerimin kadını olacaktı, normalde açık bir kadındı ama türbanla da muhteşem görünürdü.
Babam -" heh şöylez ev hanımı gibi oldun, şimdi gir mutfağa bir ton bulaşık var, yıka onları, sen yokken birikti."
Annem -" tamam"
Annemin suratı iyice düştü, babam ona mal muamelesi yapıyordu resmen, annem,sinirli halde mutfağa gitti, bende sinirlenmiştim bu tavırlarına.
-"kendi pislettiğin yeri toplasana, kadın senin kölen değil”
Babam bağırarak -"savuunma lan şu karıyı, bir defada babanın yanında ol, şerefsiz pezevenk”
bende bağırarak -“senin gibi, paspal ne dediği, ne içtiği belli olmayan hayvanın yanında olacağıma gider sultanımın yanında olurum, daha iyi”
Babam sinirlenip birden ayağa fırladı, ben de o an sinirlenip yerimden fırladım, karşısına dikildim.
Boyu benden kısaydı bana bakarken tavana bakmak zorunda kalıyordu resmen.
Yumruklarımı sıktım çenesine nişan aldım, üzerime yürüse çenesini kırmaya hazırlanıyordum, bu sırada annem bağırışma seslerini duymuştu salona gelip aramıza girdi.
Annem -"sakin olun, tamam tartışmayın artık”
Babam -" lan bak, bir daha bana sesini yüksektirsen, seni parçalarım"
-" gel gel"
Babam -" bak daha uzatıyon"
Annem -" yeteerr!"
Annem kolumdan tutup beni çekerek mutfağa götürdü, derin derin nefes alıyordum, çok öfkeliydim, annemle göz göze geldiğimde hiç beklemediğim bir hareket yaptı, boynuma sarıldı.
Memelerini göğsüme dayadı, dudakları boynuma doğru duruyordu, karnı, kasıkları komple bana yapışıktı.
Annem -" teşekkür ederim aslanımm"
Öfkem bir anda yok olmuştu, kollarımı annemin beline sardım, sıkıca sarılıp onun kokusunu içine çektim.
-" ne demek anne, teşekküre gerek yok"
Annem -" olsun"
-" ben her zaman senin arkanda olacağım"
Annem kafasını boynumdan kaldırdı, göz göze geldik, gözlerinin içi parlıyordu.
-“sana gitme demiştim”
Annem -"hiç gitmemeliydim, erkeğimin evinde kalmalıydım”
Erkeğim sözünü duyduğumda içimi bir sevinç ve heyecan kapladı, annemin yanağından öperek bir öpücük aldım.
Annem -“dur baban içerde”
“olsun sultanım bize ne ondan, hem masum bir öpücük"
Annem yanaklarımı tutup iki avucunun arasına aldı, bana yaklaşarak iki yanağımdan da öptü.
Annemin yanakları kızarmıştı, şaşırmış bir şekilde ona bakıyordum.
Annem “sonra uzun uzun konuşacağız her şeyi, tamam mı?”
-“tamam"
Annem -“hadi şu ortalığı toparlayalım şimdi, olur mu?"
-" sen nasıl istersen"
Anneme mutfağı toplamasında yardım ettim, bütün bulaşıkları makinaya attık, ardından da akşam yemeği için yemek yapmaya başladık.
O an sanki annemle karı koca gibiydik, babamın tavırları annemle aramızdaki buzu eritiyordu, hatta öyle ki annemle mutfakta şakalaşıyorduk.
Arkamdan geçerken annem benim götüme parmak uçlarıyla tokat atıp gülüyor, ben ise tokata karşılık yanağından, boynundan öpücük alıyordum.
Aslında annemin istediği evliliği az çok kavramıştım, neşeli mutlu, komediyle dolu bir evlilik istiyordu, ama ya cinsellik.
Ben sert ilişki seviyorum, ama annem daha mı soft seviyor, yoksa o da mı benim gibi, bunu da öğrensem istediği evliliği ona yaşatabilirdim.
Babam arada sırada mutfağa gelip bize bakıyor, geri salona gidiyordu. Akşam yemeği hazır olduğunda annem babamı çağırdı.
Annem servisi yaptıktan sonra babamın karşısına benim yanıma oturdu.
Sessizce akşam yemeğini yemeye başladık, kimsenin ağzını bıçak açmıyordu, akşam yemeği bittiğinde babam bir şey bile demeden kalktı.
Ne bir afiyet olsun ne bir ellerine sağlık hiç bir şey demedi, hayvan işte.
Bende bir cesaret elimi annemin bacağına koydum, giydiği uzun elbisenin ince eteğinin kumaşı parmaklarıma dolandı, kumaşın altındaki sıcak tenini hissedebiliyordum.
-“Ellerine sağlık annecim, çok lezzetli olmuş.”
Annem -"Afiyet olsun oğluşum benim.”
-" içerdeki hayvan direkt kalktı ama"
Annem -" aman onun iki lafına mı kaldık canım?"
-" aptal işte anne ne diyim ki?"
Annem -" boşver şimdi onu, buraları toplayalım sonra salona geçeriz"
-" olur"
Annemle birlikte sofradan kalktık, ben makineden temiz bardak, tabak, çatal, kaşıkları çıkarıp raflara dizdim, annem de bulaşıkları makineye dizdi, mutfakta işimiz bitince annemle banyoya girdik.
Aynada kendime bakaraken annem de beni izliyordu, banyoda ellerimi yıkadım.
Annem -" hadi sırada ben varım daha, anladık yakışıklısın"
-" teşekkür ederim, bunu senden duymak çok güzel anne"
Annem -" hep diyorum ya canım, senden yakışıklısı yok diye"
-" senden güzeli de yok anne"
Annem -" bunu da senden duymak çok güzel"
-" öyle ama, bu kadar güzel olman bazen..."
Annem -" efee, hadi çık ellerimi yıkayacağım"
-" iyi tamam"
Annem -" kapıyı kapat"
-" kapalı ya işte"
Annem -" aralıklı bıraktın tam kapat şunu"
-" öff annee ellerini yıkayacaksın alt üstü"
Annem -" mızmız huysuz seni, iyi tamam kalsın"
Banyonun dışında kapı aralığından annemi izliyordum, annem lavaboya hafif domalmış koca kalçası eteğe yapışmıştı, ellerini yıkarken bir yandan da kapıya bakıyordu.
Annem -" piştttt sapık, nereye bakıyorsun sen"
-" seni bekliyorum, nereye bakabilirim"
Annem -" bazen annen olduğumu unutuyosun he"
-" annee, sana bakmıyordum bile"
Annem -" hıı tabi zoomlamıştın resmen"
-" saçmalama, dalmışım öyle"
Annem -" neye daldın"
-" bilmem... şeyy... yarın cansel spor salonuna gelecek, ona program hazırlayacaktım"
Annem -" vayy demek cansele daldın"
-" hayır ona yapacağım programı düşünüyordum"
Annem -" aynı şey"
-" hayır, ikisi de farklı şeyler"
Annem -" cansel sana uygun değil"
-" anne ne alaka, ben öyle bir mana da bulunmadım?"
Annem -" ben anneyim, ben anlarım, cansel senden büyük, benim de arkadaşım, sakın aklından farklı bir şey geçmesin"
-" bak yine tekrarlıyorum, aklımdan öyle bir şey geçmedi, düşünmedim bile"
Annem -" iyi"
Annem trip atarcasına banyodan çıkıp önümde kırıta kırıta salona doğrı yürüdü, canselin adını duyunca bile hemen tribe gidiyordu.
Annemin arkasından salona girdim, babam mavi çizgili pijamasını giymiş kanepeye uzanmış, haberlere bakıyordu.
Annem babamın karşısındaki kanepeye oturdu, bende yanına oturdum, babam kafasını bana çevirip dik dik bakmaya başladı.
Babam -"Burda mı kalcan sen bu gece?”
Anneme baktım önce, kafasıyla onayladı.
-“Evet, burda kalacağım.”
Babam -"bunun da evi var burda kalıyor."
-"rahatını mı bozduk?"
Ben yine tartışmaya kavga etmeye hazırlanıyordum ki yine annem araya girdi.
Annem -" tamam sus efe, evet ahmet efe bu gece burada kalacak"
Babam -" iyi kalsın yarın gider nasıl olsa"
-"gideriz"
Haberlerden sonra klasik mafya dizilerinden biri yayınlandı, gece 12 gibi dizi bittikten sonra da babam uyumak için kalktı.
Annemle birlikte salondaki bir kanepeyi benim için hazırladık.
Annem -" iyi geceler canım"
-" iyi geceler sultanımm"
Annem yaklaşıp yanağımdan öptü, bende onun yanağından öptüm, annem hafifçe güldükten sonra arkasını dönüp salondan çıktı, çıkarken ışığımı kapattı.
Annem babamın koynuna gidiyordu. Bunu düşündükçe sinirleniyordum. Kanepeye uzandım, gözlerimi kapattım ama uyumak mümkün değildi.
Bir ara kendimden geçmişim, kalktığımda hala hava karanlıktı, kan ter içindeydim, ağzım dilim kurumuştu,su içmek için kanepeden kalktım, normalde salonun kapısı açık uyumuştum, ama şu an kapı kapalıydı.
Yavaşça salondan çıktığımda annemle babamın odasından sesler geliyordu. Biraz yakınlaşıp dinlemeye başladım.
Babam -“Nasıl sikimi özledin mi amına koduğumun karısı ha, al azğına!”
Annem -“Ihh ahmet bırak saçlarımı, canımı acıtıyosun.”
Babam -“Ulan amına koduğumun karısı, sen yarraksız duramazsın aç ağzını!”
Şap şap şap sesler gelmeye başladı.
Annem -“Iyy Mehmet bari sikini yıka, kokuyor.”
Babam -“Lan orospu siktirme belanı şimdi!”
İçerden tokat sesi geldi, Annemin ağlama sesini duymuştum.
Annem, -“Bitti bu buraya kadar gidicem sabah.”
Babam -“Demek gidicen haa amına koduğumun kaltağı, kalk bakalım!”
Annem -“Yaa ahmet ne yapıyorsun?”
Babam -“Domal sokak fahişesi seni!”
Yatağın çarşaf sesleri geliyordu. Annem domalmıştı sanırım ve bi anda şap diye bir ses daha
Annem -“Ahhhh hayvann herifff!”
Babam -“Ohhh orospu seniii bağırma içerdeki piç uyanıcak!”
Annem -“Ahhhh! Kapısını kapattımm”
Babam -“Kaltak amına boşalıyım da bi piç daha doğurr!”
Şap şap şap sesi hızlanmıştı ve bi anda babamın böğürme sesleri geldi, daha sikmeye başlayalı üç dakika bile olmamıştı.
Babam -“Ben duşa gidiyom kaltak,amına dokunma sakın döllerim içinde kalcak.”
Babamın ayak sesleri kapıya yaklaşınca yatak odasının yanındaki kapısı açık olan kilere daldım.
Babam yatak odasınan çıkıp banyo ışığını yaktı, yakmasıyla banyo ışığı babamı aydınlattı, çırılçıplaktı, babamın küçücük sikini de o an gördüm.
O sikle annemi hamile bırakmasını geçin sikmesi bile mucizeydi, babam duşa girdiğinde biraz bekledim.
Su sesi gelince kilerden çıkıp yatak odası kapısına yanaştım, annemin üzerine camdan sızan ay ışığı vuruyordu yatağa sırt üstü yatmış, bacakları dizden kırık döllü amı karşımdaydı. Göğüsleri yanlara yayılmıştı.
O an sikim taş gibi oldu.
Annemin Hocasıyım Bölüm 3
Annem duş aldıktan sonra üzerini giyip yanımıza geldi.
-" hazırsanız çıkalım özlem hanım"
Annem -" tabi sizi de beklettim kusura bakmayın efe bey"
-" hiç sorun değil, buyrun gidelim"
Okan abiye dönüp elimi uzattım tokalaştık
-"görüşürüz abi"
Okan -" eyvallah, görüşürüz"
Masaj salonundan çıktık spor salonuna doğru yürümeye başladık, annem sessizdi ne de olsa oğluyla yasaklı bir yakınlaşma yaşamıştı, durumu normalleştirmek için onu manipüle etmem gerekiyordu.
-" haftada bir yapalım istersen anne"
Annem bana bakıp hafifçe güldü
Annem -" yok artık sende, ayda bir, yılda bir desen anlarım da her hafta ne"
-" senin için demiştim"
Annem -" aman kalsın"
-" özlem hanım hizmetimizi beğenmediniz herhalde"
Annem -" ayh hem spor hocam, hem de masajcım daha ne ister bir insan"
-" bilmiyorum artık, yoksa neden aman kalsın dedin ki?"
Annem -" hıı sen ben masaj yapayım diyorsun yani"
-" e yani, başka kim yapacak?"
Annem -" bilmem"
-" peki ne diyorsun bu teklife"
Annem -" haftada bir çok, ama ihtiyacım olduğunda söz ilk seni ararım"
-" anlaştık o zaman"
Annem -" hı hı"
Annemle birlikte yeniden spor salonuna girdik, hızlıca soyunma odalarına geçip üzerimizi değiştik.
Üzerimi giyip odadan çıktım, annem de çoktan giyinmiş çıkışta beni bekliyordu.
-" çok bekletmedim umarım"
Annem -" yok yok, yeni geldim sayılır"
-" gidelim o zaman"
Annem -" gidelim"
Arabanın yanına gidip her zaman ki gibi annemin kapısını açtım annem bindikten sonra bende yanına atlayıp benim eve sürdüm.
Arabayı park ettikten sonra arabadan inip otopark asansörüne bindik ve kata çıktık.
Eve hızlıca girdik, konuşmalar kulaklarımda yankılanıyor annemin vücudu aklımdan çıkmıyordu içimdeki yangın sönmemişti.
Annem-" ben bi üzerimi değiştireyim"
-" bende kıyafetlerimi alıp bir duşa gireyim"
Annem -" tamam canım, bu arada ne yapalım akşam yemeğine"
-" tavuk vardı dolapta"
Annem -" tamam canım"
İçimde biriken enerjiyi atmam gerekiyordu, kendimi banyoya attığım gibi hemen soyundum suyu açtım, sikim taş gibiydi.
Sıcak su bedenime değdiğinde, aklım hâlâ annemin transparan taytındaki o delikli kısımlarda, bacaklarının sergilediği teninde, göğüslerinin sallanışındaydı.
Sikim elime aldığımda zonkluyor, o sinir bozucu konuşmalarla karışık bir heyecanla okşuyordum kendimi, ama duşun buharı arasında annemin inlemelerini hayal ederek kendimden geçiyordum.
Sikimi çıkarıp okşamaya başlamıştım, duşun buharı banyoyu sisli bir hale getirmişti, aklım tamamen annemdeydi o transparan taytın altında sallanan kalçaları, tişörtün sıkıca sardığı dolgun göğüsleri, meme uçlarının kabarmış hali, her spor hareketinde bana değen sıcak teni...
-“Ohh... Senin o daracık amına girmek istiyorum”
Gözlerimi kapattım annemi hayal etmeye başladım, hayalimde onu squat pozisyonunda arkadan kavrıyordum, taytını sıyırıp o pürüzsüz, buğday tenli kalçalarına gömülüyordum.
O an o kasar çok zevk alıyordum ki zevkin doruğunda kaybolmuş haldeydim, sikim elimde nabız gibi atıyor, başı ıslak bir parlaklıkla ışıldıyordu.
Tam o sırada banyo kapısı aniden açıldı. Kapıyı kilitlemeyi tamamen unutmuştum, annem elinde bir havluyla içeri girdi, belki bir şey unutmuş diye düşündüm, ama gözleri doğrudan sikime kitlendi, o kalkık, morarmış sertlik karşısında donup kaldı, yanakları anında pancar gibi kızardı, dudakları hafif aralandı, nefesi kesilmiş gibiydi.
Ben de sikim elimde dona kaldım, kalp atışlarım duracak gibi oldu, zaman donmuştu annemin bakışları sikimde gezinirken, içimdeki arzuyu daha da alevlendirdi, sikim bir an daha da sertleşti.
Annem nihayet kekeledi, sesi titreyerek
Annem -“A aa aayy oğlum... Çok pardon, bilmiyordum duşta olduğunu... odandasın sandım.”
Annem hızlıca arkasını bana döndü, o muhteşem götü tam karşımda, dar kot pantolonun içinde yuvarlak hatları belirginleşmiş halde, her kıvrımı beni hipnotize ediyordu o an götünü izledikçe boşalacaktım nerdeyse.
Elim hâlâ sikimin üzerinde, kendimi durduramıyordum, annemin götünün manzarası içimdeki yangını körüklüyordu.
Azgınlıktan konuşma becerimi kaybetmiştim, çenem kilitlenmiş gibiydi, bir kaç saniye sonra kelimeleri seçip konuşabildim.
“Anne, çıkarsan... Duş alacağım,”
Gözlerim kalçalarından ayrılmıyordu.
Annem -”T ttamam, tamam oğlum,”
Annem hızlı adımlarla banyodan çıktı, kapıyı arkasından kapattı.
Kapattı kapatmasına da kapının dili yuvasına tam oturmadı, suyun altından çıkıp kapıya yaklaştım.
Kapımı tam kapatacağım sırada aklıma bir fikir geldi kapıyı itip kilitlemeden bıraktım, belki...
Belki dinler, yada açar aralıktan bakar diye, içimdeki şeytanı uyandıran o yasaklı umutla kapının deliği hizasına, klozete oturdum.
Sikimi yeniden elime aldım, okşamaya devam ettim, annemi düşünüyordum daracık amına girmeyi.
-“Offf... İşte giriyorum senin daracık amına. O sıkı duvarların sikimi sarıyor, ohhh...”
Sesim banyoda yankılanıyor, her kelimeyle gerilim artıyordu, sikim patlama noktasında zonkluyor, damarları şişmiş, başı sızan sıvıyla kayganlaşmıştı.
Kapının önünde bir ayak sesi duydum, hafif, ama emindim annem dinliyordu, o sessiz gölge gibi varlık içimi titretiyordu, kalp atışlarım hızlandı, zevk dalgası bedenimi sardı, daha yüksek sesle inledim
-“Ohhh geliyorum işte içinee... Hamile bırakacağım seni. O sıcak döllerimle dolduracağım amını, evetttt...”
Sikimi daha hızlı okşayarak, taşaklarımı diğer elimle sıkarak, o an boşaldım.
Sıcak spermler fışkırarak klozetin kenarına, yere akıyor, dizlerim titriyor, inlemem odada yankılanıyor, o orgazm dalgası bedenimi sarsarken annemin de orada olduğunu bilmek zevki heyecanı en üst seviyeye çıkarıyordu, sanki o da benimle birlikte boşalıyormuş gibi.
Sikimi ve taşaklarımı okşayarak son damlaları sıktım, nefes nefese kaldım.
Yeniden suyun altına girip vücudumu yıkadım.
Duş alıp çıktım, boşaldığım yeri dahi temizlemedim "bırak o döller orada kalsın, belki görür" dedim kendi kendime.
Banyo kapısını açtığımda annem yoktu, ama yere baktığımda damla damla sular vardı, o ıslak izler kalp atışlarımı hızlandırdı demek ki annem de boşalmıştı, hem de öz oğlunu izleyerek, dinleyerek, o düşünce sikimi yeniden kıpırdattı,sanki aramızdaki duvarlar incelmişti, her an patlayacak bir bomba gibiydik.
Odama girerken -“Sultanımm, banyo boş.” diye seslendim.
Annem -“Tamamm tatlııım” diye yanıtladı, sesinde hafif bir titreme vardı.
Odama geçip üzerimi giyindim ben giyinirken annemin ayak sesleri de benim odama yaklaştı
Annem banyoya girdi, heyecanlıydım çünkü döllerimi görünce ne tepki verecek bilmiyordum, birkaç dakika sonra su açıldı, kısa süre sonra suyun sesi kesildi, annem banyodan çıktı.
Odamdan çıkıp açık olan banyo kapısına yaklaştım, kapının önündeki suyunu temizlemişti, içeri girip baktığımda banyodaki döllerimi de silmişti.
Annem ilk defa beni çıplak görmüştü, acaba ne düşündü, beğendi mi beni? Ya da hoşuna gittim mi? Oğlundan fazlası olabilir miydim?
Aklıma takılan bu sorularla mutdağa gittim.
Mutfağa gittiğimde annemin altına dar şort giydiğini gördüm, şort kalçalarını sarıyordu üzerine ise askılı atletini giymişti askılı göğüslerini sergiliyordu, annemin arkasına gidip ellerimi beline sardım.
-“Annem benimmm”
Annem -“Oğluşummm"
-"Seni çok seviyorum anneemm"
Annem -" bende seni seviyorum canımm"
Annemden uzun olduğum için arkadan sarılınca askılısının dekoltesinden memelerini görebiliyordum, o manzara karşısında sikim tamamen kalkmıştı.
Bir anlık bir cesaretle sikimi götünün arasına hafifçe dayadım, hafifçe dayamama rağmen o sıcaklığı, yumuşak etin hissini alıyordum, nefesim ensesine değiyordu.
Yerimde sabit durdum, kendimi hiç oynatmadım sabit öylece bekledim, tepkisini ölçmek istiyordum.
Annem dayamamın etkisiyle biraz ciddileşmiş, nefesi hızlanmıştı Annem -“Efe, biraz çekilir misin?”
-”Neden anne? Sarılıyorum sadece,”
Annem sertçe, biraz yüksek tonda, “Çekil dedim Efe!”
Sesi mutfakta yankılandı, bedenini çekti, yüzü kızarmış, gözlerinde öfke ve utanç karışımı bir bakış vardı, kalp atışlarım duracak gibi oldu, sikim inmeye başlamıştı.
Çekildim, birkaç adım geri giderek anneme baktım, o muhteşem bedenine, kızarmış yanaklarına annem her ne kadar sinirlense de, bağırdığı için üzülmüştü, gözleri hafif nemliydi.
-“Ben... ben gitsem iyi olacak, yemek yemeyeceğim”
Odama gidip kapıyı kapattım, ne ters gitmişti bilmiyordum, o sarılma mı, yoksa banyodaki olay mı tetiklemişti, içimdeki gerilim boğazımı sıkıyordu, yumruklarım sıkılıyordu.
Annem kapının önüne gelmiş, “Oğlum, açar mısın kapıyı?”
Sesi yumuşamıştı, dayanamazdım ona, açtım kapıyı annem içeri girdi.
Annem -“Özür dilerim oğlum"
Elini yanağıma koydu, baş parmağıyla yanağımı okşamaya başladı, o yumuşak dokunuş içimi eritiyordu.
Annem -“Bağırmak istemedim ama sen o halde arkamda olunca sinirlendim”
Annem yanağımı okşarken parmağı dudaklarıma yaklaşıyordu
-”Halimizde bişi yoktu anne, sarılıyordum sadece"
Annem -"Oğlum, aptal değilim, ne yaptığını anlıyorum”
Annemin gözleri hafifçe kaçtı, yanakları kızardı
“Ann-” diye başlayacaktım ama
Annem -“Şşştt Efe, bir daha olmasın olur mu?” diye kesti, parmağı dudaklarımı okşar gibi değdi, ben kafamı "tamam" anlamında sallarken annem parmağını dudağımdan çekti.
”Peki anne, peki"
Annem -“Yakışıklı oğlum benim, hadi yemeğe,” dedi, elimi tutup dışarı çıkardı.
Odamdan birlikte çıkıp keyifsiz bir akşaö yemeği yedik, ne yanlış gitmişti anlamıyordum, neden böyle bir tepki vermişti bir anda.
Yemeğim bitince hemen kalkıp elimi yıkayıp odama gittim, siyah atlet siyah baksırım vardı üzerimde, yatağıma uzandım düşünüyordum çok mu abartmıştım? yapmasam ağırdan aldam daha mı iyiydi?
Yatağıma uzanmış tavanı seyrederken annem kapıma yanaşıp tıklattı.
-" gelebilirsin anne"
Annem ağır adımlarla içeri girdi, üzerinde beyaz rengin üzerine pembe noktaları olan bir pijama takımı giymişti, pijamaları vücudunu sarmış, ay ışığı altında gökten inen melek gibiydi.
Vücudumu süzüyordu ama karanlıkta olduğumdan pek bir şey göremediğine emindim.
Annem -" erkenden uyuyacak mısın?"
-" yani erken kalkıyorum ya"
Annem -" televizyonda güzel bir film var, birlikte izler miyiz?"
-" bilmem, aslında pek keyfim yok"
Annem -" hadi amaa, beni yalnız mı bırakacaksın?"
-" rahatsız etmiyim ben"
Annem -" saçmalama ne raharsızlığı, gel hadi"
Annem elini bana doğru uzattı, ona dayanamayacağımı biliyordu, uzattığı elini tuttum, hafifçe kavrayıp doğruldum.
Annem elimden çekiştirerek beni yataktan kaldırdı, önde annem arkada ben koridora çıktık, hızlı adımlarla yürürken karanlığın içinde annemin dalgalanan götünü izliyordum.
Salona geldiğimizde odanın ışığı kapalı, odayı televizyonun ışığı aydınlatıyordu, annem elimi bırakıp sağımdaki kanepeye oturdu.
Oturduğu yerden beni izliyordu, bende onun karşısındaki kanepeye oturdum, annem sırtını kol dayama yerine doğru yasladı, kanepeye hafifçe uzandı, ince pikeyi göğsüne kadar çekti.
Bende kanepeye uzandım, aksiyon filmi gerçekten de ilgimi çekmişti, patlamalar, arabalar, kadınlar derken ciddi ciddi filmi izliyordum.
Filmi izlerken sanki biri beni izliyormuş gibi hissettim, dikkatim dağıldı, gözlerimle etrafı tararken karşımda oturan annemin beni izlediğini fark ettim.
Kafamı çok az ona doğru oynatıp baktığımda dizlerini kırmış ayakları kanepeye basmış pikeyi havaya kaldırmıştı, annemin iki eli de pikenin içindeydi.
Annem derin derin nefes alıyor bir yandan dudaklarını ısırıyordu, üzerimdeki siyah atlet olduğu gibi vücuduma yapışmış kaslı vücudumu resmen anneme sergiliyordum.
Kol kaslarımı sıkıp ellerimi kafamın arkasına doğru attım annem her hareketimi inceliyor gözlerini benden alamıyordu ama dur akşam yemeğinin intikamını alıcaktım.
Ellerimi kafamın arkasından çektim, ayak ucumda duran pikeyi göğsüme kadar çekip sağ elimi içeri soktum, annem sağ elimin pike altına girdiğini görünce daha da heyecanlanmıştı, bacakları titriyor gibiydi, pike az bişi kasıklarına doğru yapışınca annemin el hareketlerini gördüm.
Annem gerçekten de benim yanımda beni izleyerek mastürbasyon yapıyordu, bu oyun iki kişilik oynanır ama.
Bende dizlerimi kırıp ayaklarımı kanepeye koydum aynı hareketi yapınca annemin gözleri büyüdü, annemi izlerken zaten sertleşmiştim, sikimi baksırdan kurtarıp okşamaya başladım.
Anneminki gibi benim işim kolay değildi, zira annem elini amına bastırsa zevk alırdı ama benim okşamam, sıvazlamam gerekiyordu.
O yüzden yaptığım hareketler daha çok belli oluyordu, annem el hareketlerime kilitlenmişti, yarağımı yavaş yavaş okşuyordum, belli etmemek için çok çaba veriyordum.
Annem kafasını geri attı bu sırada pikeyi az bişi üzerine doğru çekti, çektiği gibi ayağı açıldı, o güzel pembe topuklu ayağı dışardayken filmi izlemek olmazdı.
Annemin ayağını izleyerek sikimi okşamaya devam ettim, damarlarım şişmişti, zaten azgındım.
Annem ayağını oynatıyor bazen tabanını kaldırıp gösteriyordu, bende onun her hareketini izliyordum.
İkimizde sessizdik, çünkü konuşacak bir şey yoktu, annem pijamasını sıyırıp bacağını sergilemeye başladı, bembeyaz teni gözümün önündeydi.
Dizlerimi az bir şey kanepeye doğru indirdim, sikim pikeye yapışınca baş kısmı olduğu gibi pikenin üzerinden görülüyordu.
Annem dudaklarını ısırmış sikimi izliyordu, eli oldukça hızlanmıştı bende yanında kendimi okşuyordum, filmin bir sahnesinde ses iyice kısıldı odada sessizlik olunca annemin vıcık vıcık seslerini net bir şekilde duydum.
Aynı anda elimin kasıklarıma çarpma sesi de duyuluyordu, ortam o kadar erotikti ki annem dayanamadı ayakları kasıldı, dışarda olan ayağının parmaklarını sıktı gözlerini kapatmış kasılmıştı.
Onun bu haline bende dayanamadım, dişlerimi sıktım birden boşalmaya başladım, sanki aylardır boşalmıyormuş gibi fışkırttım.
Bir süre tavanı izledim, sikimi baksırın içerisine yerleştiridim, göz ucuyla anneme baktığımda onda tavanı izliyordu.
Pikenin iç kısmı döllerimle doluydu, film reklam arasına girdiğinde pikeyi boynuma kadar çekip ayağa kalktım.
Annem -" yatmaya mı?"
-" evet, çok uykum geldi"
Annem -" pikeyi nereye götürüyorsun"
-" terledim de, terim soğumasın"
Annem -" hıı anladım, soğumasın üşütme"
-" üşütsem annem bakar bana"
Annem -" annen sana kurban olur"
-" bende anneme kurban olurum"
Annem -" hsdi iyi uykular, tatlı rüyalar canım"
-" sana da anne, iyi geceler"
Pikeyle birlikte banyoya girdim, pikeyi çamaşır makinesinin üzerine atıp baksırımı çıkardım, çamaşır makinesine attım, sikimi, kasıklarımı yıkadım ardından belime havlu sarıp odama geçtim.
Odama geçip yeni baksırımı giyip yatağa uzandım.
Gün ışığı yüzüme vurmasıyla uyandım, kalkıp banyoya gittim, bir farklılık vardı gece pikeyi çamaşır makinesinin üzerine atmıştım ama orda yoktu.
Etrafa bakarken pikeyi çamaşır makinesinin içinde gördüm, kirli sepetinin de ağzı açıktı, sepete baktığımda annemin sırılsıklam külotuyla benim döllü baksırım yan yana duruyordu.
Annem birlikte boşaldığımızın farkındaydı bakalım bu günkü tepkisi ne olacaktı.
Elimi yüzümü yıkayıp banyodan çıktım, odama gidip eşofman ve tişört giyip salona doğru gittim, annem kanepede yatıyordu, oysa çoktan uyanması gerekiyordu.
Yanına yaklaştım, yan yattığından memeleri birbirine yapışmıştı o kadar tatlı duruyordu ki, eğilip eme eme uyandırasım vardı.
Uykusunu bölmek istemedim geri çekilip arkamı anneme döndüm tam salondan çıkacaktım ki annem seslendi;
Annem -" efee ne oldu?"
Anneme doğru döndüm, kafasını kaldırmış bana bakıyordu.
-" ben çıkıyorum annecim"
Annem -" ay kahvaltı da hazırlayamadım sana uyuya kalmışım"
-" hiç sorun değil sultanımm, sen dinlen ben çıkıyorum"
Annem -" tamam canım, bu arada bir arkadaşım gelecek buraya davet ettim ama sorun olur mu?"
-" saçmalama ne sorunu, burası senin evin anne"
Annem -" teşekkürler canım"
-" görüşürüz anne"
Annem -" görüşürüz canım
Ah annem ahhh
Annemin Hocasıyım Bölüm 2
Sabah olduğunda, güneş doğmuş pencereden üzerime vuruyordu ama aklım hâlâ gecedeki o inlemelerdeydi, annemin sesi kulaklarımda yankılanıyor, -“Hamile bırak beni, doldur amımı” diye haykırışı sikimi kaldırıyordu, kanepeden kalkarken sikim yarı kalkık haldeydi.
Banyoya girdim, kirli sepetinin ağzı açıktı sepete yaklaşıp baktığımda annemin sırılsıklam yaptığı külotu orada duruyordu, kendime engel olamadım yine ıslanmış külotu elime alıp kokladım, koklarken kendimi okşadım.
Annemin kadınlık kokusu muhteşemdi, onun külotunu sikime sarıp kendimi okşamaya devam ettim, sikimden akan sıvılar annemin külota akıttığı sıvılarla karışıyordu.
Banyoda vıcık vıcık sesler yankılanıyordu elim her seferinde daha da hızlanıyor, annemi hayal ediyordum, yıllardır hasret olduğum kadın, yıllardır arzuladığım kadın, başkasını değil onu istiyordum.
Zevkin doruklarına ulaştığımda banyo fayansına doğru boşaldım, külota boşalmamak için büyük bir çaba sarf etsem de yine de külota da döllerim bulaştı.
Külotu yıkamak için lavabonun üzerine koydum.
Vücudum terlemişti, duşa girip ılık suyla duş aldım, vücudumu yıkadıktan sonra belime havluyu sarıp banyodan çıktım.
Çıkarken annemle koridorda karşılaştık.
Annem -" günaydın canım"
-" günaydın sultanımm"
Annem -"eh bende bir duş alayım sonra kahvaltı yapıp çıkarız, olur mu?"
-"olur sultanım olur"
Annem hafifçe üzerime doğru geldi, o an elim ayağıma dolandı, kapının önünden ağır çekimde çekildim, çekilirken annem vücudumu süzüyordu.
Annem hafifçe gülerek banyo kapısından içeri geçip kapıyı kapattı.
Zihnimde birden şimşekler çaktı, boşaldığım külot halen lavabonun üzerinde duruyordu, yıkamayı unutmuştum, kalbim güm güm atmaya başladı.
Beyaz banyo kapısına baka kaldım sadece, annem... annem külotu gördüğünde ne yapmıştı acaba, görmemesi imkansızdı çünkü.
Nasıl böyle bir acemilik yapardım, annem benim hakkımda ne düşünecekti? İçimi saran korku yüzünden titriyordum.
Banyo kapısının deliğine eğilip baktığımda annemi göremedim, kapı deliği klozeti görüyordu, su sesi geldiğinde annem de duşa girmişti.
Kalbim güm güm atıyordu, odama girdiğimde mis gibi annem kokuyordu, yatağım dağılmış annemin kokusu yatağıma, yastığıma sinmişti.
Spor çantamı hazırladım, üzerimi giydim odadan çıkıp mutfağa girdim, annem halen duş alıyordu, normalde çok sinirli biri değildir ama yaptığım şeyden dolayı siniri tepesine çıktıysa diye ona yaranmak için kahvaltıyı ben hazırlasam daha iyi olabilirdi.
Fazla kalorili olmayan bol bol yeşillik içeren bir kahvaltı hazırladım, kahvaltı hazır olduğunda annem banyodan çıkıp salona girdi, valizi halen salondaydı.
Annem giyinirken bende hızlı adımlarla banyoya girdim, külot lavabonun üzerinden kaybolmuştu, heyecanlandım gözlerimle etrafı taradım, çamaşır makinesinin içi boştu, kirli sepetinin kapağı kapalıydı.
Kirli sepetinin kapağını açtığımda annemin geceliği beni karşıladı, geceliğini yana çektiğimde kirli külotunu da görmüş oldum.
İçimi saran korkuyla geceliği külotun üstüne çekip sepetin kapağını kapattım, banyodan çıkıp mutfağa geçtim.
Bir kaç dakika sonra annem de spor çantasıyla geldi üzerinde beyaz bir tişört altında daracık bir kot pantolon.
Annemin gözlerine bakıyordum, ne bir öfke ne bir sinir hiç bir şey yoktu.
Annem -"aaa ben hazırlardım canım"
-"sultanım için az bile"
Annem -" bak bak, laflara bak, sen böyle yaparsan hiç gitmem he"
-"gitme anne, istediğin kadar kal"
Annem -" hıı sonra anne ben kız arkadaşımı getirdim bize müsade et deme de"
-"saçmalama sen benim en kıymetlimsin"
Annem -" yaaa tabi görücez kız arkadaşın olduğunda"
-"görüceksin sultanım, senden önemli değil hiç bir şey"
Annem -" annemin rahatını bozmam diyorsun yani"
-" hıı tabi kız arkadaşımı başka yere götürürm ben"
Annem -" anlamadıımmm"
-"neyse boşver hadi kahvaltı yapıp çıkalımm"
Annem -" iyi tamam"
Annem hayali kız arkadaşımı kıskanmış gibime geldi, masada yine karşılıklı oturduk, ah annem ne zaman karşıma değil de yanıma oturacaksın diye içimden geçirdim, ellerimle ona kahvaltı yaptırırıdım.
Kahvaltı yaptıktan sonra annemle çantalarımızı alıp arabaya indik, arabanın kapısını açtım.
-" buyurun hanımefendi"
Annem -" mersii beyfendi"
Annem bindikten sonra bende yana geçip spor salonuna doğru gittik, spor salonuna geldikten sonra annem kadınlar soyunma odasına ben de erkekler soyunma odasına gidip üzerimi değiştim.
Çantamı ve kıyafetlerimi dolaba kilitledikten sonra soyunma odasından çıktım, koşu bandının olduğu yere gidip annemi bekledim kadınlar soyunma odasının kapı sesi geldiğinde kafamı çevirip anneme baktım.
Annem bu sefer daha da kışkırtıcı bir şekilde giyinmişti; uzun taytının bacak kısımları delikli, yanlardan transparan kumaşla tasarlanmıştı, o buğday tenli baldırlarını, kaslı bacaklarını sergiliyor, her adımda teninin parıltısı göz alıyordu tayt kalçalarına yapışmış, o kocaman, yuvarlak götü her sallanışta hipnotik bir dans ediyordu.
Üstündeki dar tişört ise göğüslerini öyle sıkı kavramıştı ki, sütyensiz halleriyle meme uçları kabarmış, her nefeste inip kalkıyor, derin çatalı salonda herkesin bakışlarını mıknatıs gibi çekiyordu.
Annem yanımda yürürken kalp atışlarım hızlanıyor, içimdeki kıskançlık ve arzu karışımı bir fırtına kopuyordu, sikim pantolonumun altında hafifçe sertleşmişti, o yasaklı güzelliğiyle beni deli ediyordu.
Annem -" hocam günaydın"
Annem bir oyun başlatmıştı, bu oyunu bozmak olmazdı.
-" günaydın... afedersiniz adınız neydi"
Annem -" özlemm"
-" ah evet özlem hanım"
Annem -" lütfen en sevdiğiniz öğrencinizi nasıl unutursunuz?"
-" her gün farklı kişilerle ilgileniyorum olabiliyor bazen"
Annem -" öyle mi? Bu gün diğer öğrencilerinizi unutturacağım"
-" bundan hiç şüphem yok"
Annem -" öyleyse ben çalışmaya geçeyim, yardıma ihtiyacın olursa çağırırım"
-" hay hay"
Salonda çalışmaya başladığımızda, yanımdan geçen iki çocuk, çocuk dediğim 18 19 yaşlarında, ergenlik ateşiyle yanıp tutuşan tipler annemi süzerek fısıldaşıyorlardı, sesleri kulağıma çalınıyordu ama tam duyamıyordum.
Biri diğerine, -“Olum şu karıyı gördün mü lan?” diye sordu, sesi şehvet dolu, gözleri annemin kalçalarına mıhlanmıştı.
Ergen -“Hangisi kanka?”
Diğer ergen -“Şu baksana olum, göte ne vurursun buna?
Ergen -“Offf olum, bunu sike sike parçalıcan, orospudaki göte memelere baksana, siken ne şanslıdır heee...”
Yanımdan uzaklaşmışlardı, ne dediklerini tam çıkaramıyordum ama o kelimelerin kırıntıları bile sinirimi tepeme çıkarıyordu kızamıyordum da, çünkü spor salonundakiler annem olduğunu bilmiyordu, sonuçta ben hocasıydım, o da özel öğrencim gibi görünüyordu; ama içim yanıyordu, yumruklarımı sıkıyordum.
O ergen piçlerin annemin bedenini böyle kirletmeleri midemi bulandırıyor, aynı zamanda kıskançlığımı alevlendiriyordu.
Hayalimde onları dövmek ve annemi kollarıma alıp sahiplenmek vardı.
Annem sporunu yaparken bende iki üç metre yanında onu izliyordum annem plank pozisyonunda kalçaları havada, taytın transparan kısımları bacaklarının iç kısmını sergilerken, ter damlaları teninde parıldıyor, göğüsleri tişörtün altında sallanıyordu yanıma başka bir erkek antrenör yaklaştı, o klasik, kendini beğenmiş gülümsemesiyle annemi işaret etti.
Erkek antrenör “Aranız nasıl bakalım?”
Benle konuşurken gözleri annemin kalçalarındaydı.
-“İyi sayılır, neden?”
Erkek antrenör -“Geçen senin arabaya binerken gördüm, özel öğrencin mi?”
-“Öyle evet”
Erkek antrenör -“Nasıl mal?”
-“Anlamadım"
Erkek antrenör elini omzuma koyarak “Malı diyorum, baktığında sağlam, açtığında nasıl? Anladım sen daha bunu yatağa atamamışsın belli, ama merak etme, fazla naz yapanlar daha azgın çıkıyo, şanslısın bak"
-“Teşekkürler bakalım, bir şeyler bekliyorum"
Erkek antrenör -"neyse ben de şu gelenlere bakayım, kolay gelsin"
-" kolay gelsin"
Antrenörün o pis sırıtışıyla uzaklaşmasını izledim, içimde bir öfke kabarıyordu ama aynı zamanda annemin bedenini düşünmekten sikim hafifçe zonkluyordu.
Transparan taytın bacaklarını nasıl sergilediği, tişörtün altında sallanan göğüsleri, herkesin onu arzulaması beni hem delirtiyor hem de sahiplenme duygumu alevlendiriyordu.
Annem plank setini bitirmiş, ter içinde kalktı, buğday teni parıldıyor, nefes nefese bana doğru yaklaştı; gözleri benimkilerde kilitlendi, o hafif gülümsemesiyle
Annem -"Nasıl gidiyor sizce hocam"
Ben de gülümsedim, gözlerim göğüslerine kayarken, meme uçlarının tişörtün altında kabardığını fark ettim, kalp atışlarım hızlandı.
-"harika giriyorsunuz özlem hanım, böyle devam ederseniz gözde öğrencim olacaksınız"
Annem -" amacım o"
-"öyle mi? Böyle güzel bir hanımefendi den bu kelimeleri duymak muhteşem"
Sikim pantolonumun altında daha da sertleşmeye başladı.
Annem hafifçe kızardı, ama gözleri parıldıyordu, dudaklarını ıslatarak bana yaklaştı, nefesi yüzüme değiyordu
Annem "Hocam, senin gibi bir antrenörün iltifatları başımı döndürüyor."
-"ah lütfen, sizin güzelliğinizin yanında kelimelerim sönük kalıyor"
Annem kahkaha attı, onu böyle mutlu görmek beni daha motive ediyordu.
Annem -" bu arada spor salonunun yanında bir masaj salonu gördüm, buraya ait değil dimi?"
-" yok ama gitmek isterseniz çözeriz, sahibi tanıdık"
Annem -" ah çok iyi olur, kaslarım çok ağrıyor"
-" hay hay, siz programınızı bitirin ben orasını hallederim"
Annem -" çok incesiniz teşekkürler"
-" en sevdiğim öğrencim için ne demek"
Annem yanımdan geçerken eli kaslı koluma değdi, parmakları hafifçe sıktı, o dokunuş elektrik gibi vücuduma yayıldı.
Annem yanımdan uzaklaştığı esnada bende hemen yan taraftaki masaj salonunun sahibini aradım.
Okan -" alo, efe"
-" abi selam, dükkanda mısın?"
Okan " dükkandayım, hayırdır"
-" bir öğrencim var olgun bir kadın, masaja gelmek istiyormuşta"
Okan -" gelsin, gizem burda halleder o"
-" heh işte gizem değil de ben halletsem"
Okan -" nasıl?"
-" baya işte, ben yaparım diyorum"
Okan -" ulan var ya ne adamsın"
-" hadi be abi"
Okan -" dükkanın adını çıkarma zaten daha yeni denetim atlattık"
-" yok abi yok, bu başka sen bana bırak"
Okan -" iyi tamam, geldiğinde geçersin"
-" çok sağol abi görüşürüz gelince"
Okan " hadi bay bay"
Annemin yanına gittim, içimi bir heyecan sarmıştı annem ısınma hareketleriyle oyalanıyordu.
-“Hadi, squat hareketini doğru yapalım, özel öğrencim"
Annem -"oluur"
Annemi aletlerin yanına yönlendirerek, arkasına geçtim, kalçaları tam önümde yükseliyordu, taytın transparan yanları bacaklarının iç kısmını sergiliyor, o dolgun yanaklar her çömelmede geriliyordu; ellerimi beline koydum, parmaklarım ince belinin kıvrımına gömüldü.
-“Aşağı inerken kalçalarını geriye çıkar, evet... evett... İşte böyle, daha derine,”
Annemi yönlendirdim, nefesim ensesine değiyordu, sikim kalçalarına hafifçe değecek kadar yakındı, o sıcak etin baskısı altında zonkluyordu, her kalkışında ellerim hafifçe aşağı kayıyor, kalçalarının üst kısmına değiyordu, sanki tesadüfi gibi.
Annem inledi hafifçe “Hocam, ellerin... Çok iyi yönlendiriyorsunuz"
-"ama çok iyisiniz özlem hanım, hemen kavradınız"
Ter damlaları boynundan aşağı süzülüyordu, o an aramızdaki gerilim patlamaya hazır bir volkan gibiydi.
Bir sonraki harekette, deadlift pozisyonunu gösterirken, arkasından eğildim, ellerim kalçalarına değerek düzelttim.
-“Sırtını düz tut, kalçalarını geriye... Evet, mükemmel"
Parmaklarım taytın üzerinden o yumuşak ete bastırıyor, ettim, ellerim belinden aşağı kayarak bacaklarının transparan kısmına değdi, teninin sıcaklığı parmaklarımı yakıyordu.
Annem iki set sonrası ayağa kalktı, bana doğru döndü, keyfi yerindeydi, gülümsüyordu.
Ona ilk defa bu kadar yakındım, dokunmalarım onu rahatsız etmiyordu aksine mutlu gibiydi.
Leg press makinesine geçtik; annem sırt üstü yattı, bacaklarını makineye yerleştirdi, transparan taytın delikli kısımları bacaklarının iç kısmını tamamen sergiliyor, kasıklarının şişkin hatları belli oluyordu.
Yanına eğildim, ellerimi dizlerinin altına koyarak pozisyonunu düzelttim
-“Bacaklarını it, evet... Daha güçlü, kalçalarını sık"
Parmaklarım bacaklarının iç kısmına kayıyor, tenine değen transparan kumaş üzerinden sıcaklığını hissediyordum, sikim zonkluyor, o yasaklı manzara beni deli ediyordu; annem her itişte inliyordu.
Annem -“Hocammm bacaklarım çok yanıyor”
-" çok iyi özlem, durma sakın"
Annem seti bitirdikten sonra şınav pozisyonuna geçtik, annem yere yüz üstü uzandı, göğüsleri tişörtün altında ezilmiş halde yanlardan taşıyor, her inişte meme uçları yere değecekmiş gibi sallanıyordu; ben arkasından eğildim, ellerimi sırtına koyarak düzelttim
-“Göğsünü yere yaklaştır, kalçalarını yukarı tut"
Annem -" böyle mi hocam?"
-" evet çok iyisin"
Parmaklarım sırtından aşağı kayarak beline, oradan kalçalarına değiyordu, nefesim sırtına değiyor, sikim kalçalarının hemen arkasında zonkluyordu; annem her kalkışta kalçalarını hafifçe geriye itiyordu.
elim kalçalarının yanından bacaklarına inerek transparan kısımları okşar gibi geçti, o an salonun ışıkları altında bedenlerimiz birbirine karışmış gibiydi, flörtleşme doruk noktasına ulaşıyordu.
Annem seti bitirdiğinde ayağa kalktı programı bitmişti ama benim onu bırakasım yoktu.
Programa bir de yoga esneme hareketi ekledik, downward dog pozisyonunda; annem ellerini yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı, tayt gerilmiş halde o muhteşem götü tam önümde yükseliyordu.
Transparan yanlar bacaklarının her kıvrımını sergiliyordu ben arkasından yaklaşıp ellerimi sırtına bastırdım.
-“Sırtını düzleştir, kalçalarını yukarı... Evet, derin nefes al,”
Annem önümde ileri geri sallanırken sikim kalçalarına hafifçe sürtündü, o sıcak baskı altında damarlarım şişiyordu;
Annem “Hocam nasıl"
-" sandığımdan çok daha esnekmişsiniz özlem hanım"
Annem -" hııı öyleyimdir"
Annemin arkasından çekildim, annem ter içinde kalkıp bana döndü
Annem -" ıı şu masaj işi ne oldu?"
-" hallettim onu, üzerini değiş oraya geçeriz"
Annem -" ama siz çalışıyorsunuz"
-" merak etmeyin sıkıntı olmaz"
Annem -" peki"
Annem soyunma odasına gidip üzerini değişti, salonun çıkışında onu bekledim az sonra yanıma geldi.
Salondan çıktıktan sonra annem gülerek bana baktı.
-"ne"
Annem -" bir ara oyunu bozarsın diyordum"
-" iyi bir oyuncuyumdur annecim"
Annem -" belli belli"
Annemle masaj salonundan içeri girdik okan abi deskteydi, önce anneme ardından bana baktı, elini uzattı.
Elini sıkıp bıraktım.
Okan -" hoş geldiniz"
-" hoş bulduk abi"
Okan -" konuşmuştuk zaten, tüm vücut muydu?"
Kafamı anneme çevirdim
Annem -" evet tüm vücut"
Okan -" tamam, siz oturun bayan arkadaşımız bir yere kadar gitti gelecek"
-" aaa öyle mi?"
Okan -" evet"
-" e ben hallederim abi"
Okan -" hanımefendi kabul ediyorsa sorun yok benim için"
Annem şaşırıp bana baktı, göz göze gelmiştik, hafifçe gülümsedim.
Annem -" iyi peki, olur"
-" tamam, geçelim öyleyse"
Masaj odalarından birine girdik kapıyı kapattım, dışarıdaki gürültü uzaklaştı, biz bizeydik artık
Annem -" oğlum kadını bekleseydik"
-" anne ne zaman gelecek belli değil, adam gel ben masaj yapıyım der falan dayanamazdım"
Annem -" e öyle dediğinde yok derdim ne var"
-" ne bileyim, beklemek istemezsin diye düşündüm"
Annem -" beklerdim de..."
-" sen bilirsin, benden rahatsız olduysan, çıkarım"
Annem -" yok, yani tuhaf bir durum sonuçta yanında çıplak olacağım."
-" havlular olacak, bikini giymek gibi düşün anne"
Annem -" orası öyle de ne bileyim"
-" istemiyorsan çıkalım"
Elimi kapının kulpuna attım, tam kapıyı açıyordum ki;
Annem -" bekle, iyi tamam, hem sen biliyor musun ki masaj yapmayı?"
-" lütfen, sen oğlunu ne zannediyorsun, tabi ki biliyorum"
Annem “Hııı peki şimdi... Soyunayım mı?”
Annem gözlerini kaçırıyordu utanmıştı.
-" arkamı döndüğümde soyun, yan tarafta iki havlu var birini sırtına diğerini kalçalarına kapat"
Annem -" hıı tamam"
Annem soyunurken masaj yağlarının olduğu rafa geldim badem yağı kabını alıp yağ ısıtıcının içerisine yeteri kadar döküp yağı vücut sıcaklığı seviyesine kadar ısıttım.
Daha önce masaj deneyimim olmuştu, yani en azından kendime yaptırdığım masajlardan neler yapılması gerktiğini biliyordum.
Solumda duran camdan annemin yansımasını izleyebiliyordum.
Annem tişörtünü çıkardı, sütyensiz göğüsleri ortaya çıktı, dolgun küreler dik ve parlak, meme uçları sertleşmiş halde, sonra kot pantolonu.
Altında hiçbir şey yoktu, o pürüzsüz, buğday tenli kalçaları, hafif kıllı amı gözlerimin önünde tamamen soyundu, masaj yatağına yüz üstü uzandı, beyaz havluyu kalçalarının üzerine serdi, ama havlu o geniş, yuvarlak kalçaları zor kapatıyordu, yanlardan taşan et, derin yarığın gölgesi belli oluyordu.
O manzara sikimi patlama noktasında zonklattı, nefesim kesildi.
Anneme dönmeden “Hazır mısın?” diye sordum
Annem -" hı hıı"
Anneme dönüp yaklaştım yüzü masaj yatağının baş kısmına gömülmüştü.
Isınan yağı önce sırtına döktüm, parmaklarım omuzlarından başlayarak aşağı kaydı, o yumuşak tenin altında kasları ovuşturuyordum, her dokunuşta yağ teninde parıldıyor.
Annem hafifçe inledi -“Ellerin... Çok iyi,” diye mırıldandı"
-" daha yeni başladık annecim"
Belinden aşağı indim, parmaklarım ince belinin kıvrımında geziniyor, sonra kalçalarının üst kısmına doğru iniyordum.
Havlunun kenarına değdim, yağlı ellerim o dolgun yanaklara bastırdım, dairesel hareketlerle ovuşturuyordum, her sıkışta et yumuşakça eziliyor, parmaklarım çatalın kenarına kayıyor, o sıcak, kaygan temas gerilimi doruğa çıkarıyordu.
Sikim pantolonumun altında zonkluyor, damarları şişmiş halde, nefeslerimiz hızlanmıştı, annemin kalçaları hafifçe kıpırdanıyor, sanki dokunuşlarıma yanıt veriyordu.
Bacaklarına indim, iç kısımlara, parmaklarım yukarı kayarak kasıklarının kenarına değdi, o yasak bölgeye elim yaklaşırken teni titriyordu.
Yağlı ellerim pürüzsüz bacaklarında yukarı aşağı kayıyor, her geçişte elimi havlunun içerisine sokarak amına yaklaştırmaya çalışıyordum.
Bacakları sırtı beli tamamdı ama annemi bırakasım gelmiyordu o koca kalçalar önümdeyken dokunmamak olmazdı, zaten tüm vücut istiyordu.
Parmaklarım havlunun altından kalçalarının alt kısmına kaydı, yanakların arasına dokunmadan yandan avuç içimi bastırarak arkayla olan masajı bitirdim.
Heyecan en doruktaydı, annem derin derin nefes alıyordu kalp atışlarımız gümbürdüyordu, o an zaman durmuş gibiydi, her dokunuş bir elektrik çarpması gibi, yasaklı bir ateş gibiydi.
-" sırt üstü dönebilirsin"
Arkamı döndüm, kafamı yine soldaki cama çevirdim, annem masaj yatağında yavaşça dönerek sırt üstü yattı, o buğday teni loş ışıkta daha da davetkâr parıldıyordu; elleri titreyerek beyaz havluyu kasıklarına, amına ve memelerine serdi, ama o ince kumaş dolgun göğüslerini zor zapt ediyor, meme uçlarının sertleşmiş izi havlunun altında ufak tepecikler gibi duruyordu.
Kalçaları yatağa yayılmış halde, bacakları hafif ayrık, kasıklarının şişkin hatları havlunun kenarından taşarak gerilimi artırıyordu.
-"tamam mı?"
Annem -"hı hı"
Arkamı döndüm gözleri benim gözlerime kilitlendi, dudakları hafif aralanmış, nefesi hızlanmış haldeydi
Yağı alıp yeniden avuçlarımı ısıttım, kokulu yağın kaygan sıcaklığı parmaklarımı kaplarken sikim pantolonumun altında zonkluyor, damarları şişmiş halde patlama noktasında nabız atıyordu ama odaklandım.
Masaja devam ettim. Önce omuzlarından başladım, yağlı ellerim o yumuşak tenine değdi, parmaklarım boynunun kıvrımında geziniyor, dairesel hareketlerle ovuşturuyordum, her baskıda annem’in nefesi kesiliyor, -“Evet, Orası,” diye inliyordu hafifçe.
Gözleri yarı kapalı, dudaklarını ısırarak. Ellerim aşağı kaydı, göğüslerinin üst kısmına, havlunun kenarına değerek, o dolgun kürelerin yanlarını okşar gibi daireler çizdim, parmak uçlarım havlu üzerinden meme uçlarının hemen üstünden geçiyor, havlunun altında sertleşmiş noktaları hafifçe fırçalıyordum.
O an annem’in sırtı gerildi, kalçaları yatağa bastırarak kıpırdandı, teni titriyordu, gerilim havayı doldurmuştu.
Karın bölgesine indim, yağlı parmaklarım düz, biçimli, buğday tenli karnında dairesel hareketler çiziyor göbek deliğinde geziniyor, her dokunuşta annemin’in nefesi hızlanıyordu.
Annemin bacakları hafifçe aralanıp tekrar birleşiyordu, bunu rtimik bir şekilde devam ettiriyordu.
Onun bu hareketi havlunun da yerinden kaymasına sebep oluyor kenarından kasıklarının sıcak gölgesini belli ediyordu.
Ellerim bacaklarının üst kısmına kaydı, üst kısmını okşarcasına masaj yaparak ayaklarına indim, ayaklarının üst kısmını ovuşturarak tabanına doğru ellerimi getirdim.
Ayakları bile muhteşemdi, öpüp koklamak istediğim ayaklar şu an avuçlarımdaydı, pürüzsüz pembecik, yumuşacık ayağı vardı annemin.
Ellerimi bacakların iç kısımlarına sürtmeye başladım, parmaklarım o pürüzsüz tenin kayganlığında yukarı doğru ilerliyor, kasıklarının hemen kenarına değerek, amının şişkin dudaklarının sıcaklığını havlunun üzerinden hissediyordum, dairesel ovuşturmalarla baskı uyguluyordum.
Havlu üzerinden her geçişte annemi’in kalçaları çok hafifte olsa kalkıyor, dudaklarını ısırıyordu, inlememek için zor durduğu belliydi.
Baldırlarından sonra kollarına ve ellerine de masaj yaptım, annemi iyice yoğurmuştum, ellerimi çekip annemi seyretmeye başladım.
Gözleri kapalı dudakları kızarmış derin derin nefes alıyordu, sanırım annemi çok azdırmıştım, oğluyla böyle bir yakınlaşma onu çok etkilemişti.
-" bitirdim sultanım"
Annem gözlerini açıp kafasını bana çevirdi gözlerinde belli belirsiz "neden durdun" gibi bir ifade vardı.
Annem -" uyuştu her yerimm"
-" e normal annecim, kasların kas katı olmuştu"
Annem -" ellerine sağlık aslanım"
-" ben çıkıyorum, arkada duş var duşuny al öyle gidelim"
Annem -" tamam canım"
Ellerimi yıkadıktan sonra odadan çıktım, masaj bölümünden çıkıp okan abinin deske doğru gittim.
Okan -" vay koçum benim, nasıldı?"
-" iyiydi"
Okan -" neyse yengemiz mi yani?"
-" eh öyle de denebilir"
Okan -" o zaman ileri geri konuşmayalım oğlum, desene baştan"
-" haklısın abi de bakalım"
Okan -" iyi iyi, otur sen ben çay getireyim"
-" olur abi, zaten bekleyeceğim"
Okan -" tamamdır, demli demi"
-" aynen
Annemin Hocasıyım Bölüm 1
Merhaba arkadaşlar, ben Efe. 25 yaşında, 5 yıldır fitness’la uğraşıyorum ve lisanslı olarak bir spor salonunda antrenörlük yapıyorum. Antalya, Alanya’da yaşıyorum.
Lise bittiğinde üniversiteye gitmek yerine gerekli lisans ve sertifikaları alıp kendime yeni bir yaşam kurmuştum. Bu sayede ailemden ayrı yaşıyorum, kendi paramı kendim kazanıyorum.
Annem ve babamdan bahsedecek olursak; annem Özlem, 43 yaşında, olgunluğun zirvesinde. Buğday teniyle tam anlamıyla bir milf.
Evlilikten önce ve evlilikten sonra kısa bir süre spor yapmış, vücut hatlarını korumuş. İnce beli, oldukça büyük ve sıkı kalçaları, dik göğüsleriyle her erkeği kolaylıkla oyuncağı yapabilecek bir kadın.
Babam Ahmet ise 48 yaşında, muhasebeci. Klasik işkolik, spor nedir bilmeyen, götü göbeği salmış bir adam.
Annemle olan evlilikleri biraz sıkıntılıydı, özellikle son zamanlarda annemle sık sık tartışırlar. Evlerimiz birbirine 30 dakika yakınlıkta olduğu için tartışma sonrası annem bana gelirdi.
Daha sonra babam özür diler ve annem tekrar evine dönerdi.
Bir gün yine tartışmışlardı ancak bu seferki biraz ciddiydi. Annem büyük bavuluyla gelmişti. Aslında benim için de iyi olmuştu, annemi görmeyi çok istiyordum.
Annemle anne-oğul ilişkimizin yanı sıra, sırdaş arkadaş gibiydik. Yeri geldiğinde fikir danışabildiği biriydim.
Annem'e karşı hislerim, çocukluğumdan beri sıradan bir anne-oğul bağından öteydi; onu sadece korumak, sevmek değil, neredeyse aşık olacak kadar hayranlıkla severdim, izlerdim.
O buğday teni, zarif hareketleri ve güçlü duruşuyla beni büyülemişti, evdeyken hep gecelikle ya da dar kıyafetler giyer hayal dünyamı süslerdi.
Annemin amcığına sahip çıkmak benim için görevdir, çünkü o ıslak tapınak ancak oğlunun sikiyle ve yapışkan sıcak dölleriyle korunduğunda cinsel, ruhsal mutluluğu doruğa çıkar.
Ama bu duyguları hep içimde bastırmıştım.
Çünkü toplumun çizdiği sınırları aşmak korkutucu geliyordu. El alem ne der korkusu vardı. Yine de her anneme bakışımda kalbim hızlanır, onun mutluluğunu kendi mutluluğumdan üstün tutardım.
Annemi içeri aldım, bavuluyla birlikte salona geçti. Bavulu köşeye bırakıp koltuğa oturdu. Üzerinde dar bir siyah etek, beyaz bir bluz ve topuklu ayakkabılar vardı.
Sinirden yüzü kızarmış haldeydi. Hemen ne olduğunu sordum.
-“Anne, ne oldu yine? Babamla mı tartıştınız?”
Annem -“Evet, babanla atıştık. Ne olacak, her zamanki gibi”
-“Anne, sorun ne?”
Annemin yanına oturup ince beyaz parmaklarının üzerine elimi koyup parmaklarınu tuttum, annem bir süre cevap vermedi, sadece pencereden dışarı bakıyordu, onu rahatsız ediyormuş gibi hissettim, elimi çektim, kalkıp odama gidecekken durdu ve seslendi.
Annem -“Bekle Efe, otur şuraya..."
Yanına tekrar oturup sırtımı kanepeye yasladım.
Annem -"Babanın aptallıkları işte, ne olabilir ki? Sürekli aynı hataları yapıyor, sinir ediyor artık beni. Çalışmaktan başka bir şey bilmiyor, beni ihmal ediyor”
-“Anlıyorum anne, ama olur öyle şeyler. Her evlilikte tartışmalar yaşanır, değil mi? Belki konuşursanız düzelir”
Annem -“Bizimki kadar sık olmaz oğlum. Her hafta aynı şey... Neyse, sen boş ver bunları. Sabah erken kalkacaksın, işe gideceksin. Git yat, dinlen. Ben burada idare ederim.”
-“Her zaman yanındayım annecim , İyi geceler, yarın daha detaylı konuşuruz"
Yanağından öpüp odama çekildim.
Odama gidip soyundum, erkenden yatıyorum çünkü sabahları genellikle erken uyanıp spor salonuna gider dambılları yerlerine koyar ağırlıkları düzenlerdim, kısaca dükkanı ben açıyorum.
Sabah uyanır uyanmaz duş almak için odamdan çıkıp duşa girdim dünkü kıyafetlerimi kirliye atacaktım ki, kirli sepetine baktığımda bir adet ipli tanga ve bir adet düz siyah sütyen vardı.
Annemin olmalıydılar zira eve hiç kız getirmemiştim, genelde spor salonunda ofiste işimi hallederdim.
Hayran olduğum kadının vücudunun en özel yerlerine temas etmişti bu iç çamaşırları, dediğim gibi küçüklüğümden beri annem hayallerimin kadınıydı, bu iç çamaşırlarını kaç sefer kokladım yaladım sayısını ben bile bilmiyordum.
Sonunda bir fırsat daha gelmişti, önce sütyeni alıp kokladım, annemin parfüm kokusu burnuma çarptığında kalbim küt küt atmaya başlamıştı, annemin sütyenini okşuyordum, sikim istemsiz olarak kalkmıştı sütyeni biraz daha koklayıp suratıma sürttükten sonra yerine koydum.
Tangayı titreyen ellerimle kavradım, parmaklarım kumaşın yumuşak dokusuna değdiğinde, amının olduğu kısım tamamen sırılsıklamdı; sıcak, yapışkan ıslaklık avuç içime yayılıyordu.
Kalbim deli gibi atıyordu, nefesim hızlanmıştı, odanın sessizliğinde sadece kendi soluklarımı duyuyordum.
Derin derin koklayarak içime çektim o muhteşem kokuyu annemin kadınlığının en saf, en yasak esansı; tatlı, hafif miskli, beni sarhoş eden bir afrodizyak gibi.
Çok kızla birlikte olmuştum, bedenlerini keşfetmiştim, ama bu... Bu bambaşka bir zevkti.
Sikim patlama noktasına gelmişti, zonkluyor, şişmiş damarları nabız gibi atıyordu; baş kısmı boxerımın lastiğinden dışarı fırlamış, morarmış ucu ıslak bir parlaklıkla ışıldıyordu, sanki her an boşalacakmış gibi gerilmişti.
Annemin tadını merak etmekten kendimi alamıyordum, o ıslak lekeyi dilimle yalamaya başladım yavaşça, tadını sindirerek, dilimin ucu kumaşa değdiğinde o tuzlu-tatlı sıvı ağzıma yayıldı, beni titreten bir zevk dalgası vücudumu sardı.
Gözlerimi kapadım, hayalimde annemin inlemelerini duyar gibi oldum, o an tüm bedenim arzudan yanıyordu, elim istem dışı sikime gitti, hafifçe sıktım, ama durdum çünkü biliyordum, bu sadece başlangıçtı, daha fazlası için yanıp tutuşuyordum.
O an aklıma spor salonuna gitmem gerektiği gelmişti tangayı bırakıp hızlı bir duş alıp belime havluyu sardığım gibi çıktım
Anneme bakmak için salona doğru gittim, kapısı açıktı içeri kafamı uzattığımda annem yüz üstü yatıyordu yatağın ortasında, yumuşak yastığın altında ezilen vücuduyla tam bir baştan çıkarıcı siluet çiziyordu; bir bacağı dizden kırılmış, karnına doğru çekilmiş halde, o dolgun kalçalarını daha da belirginleştiriyordu, sanki davetkâr bir şekilde havaya kalkmış gibi.
Üzerindeki ince, ipeksi gecelik kalçalarının hemen altına sıyrılmış, kumaşı gerdirerek her kıvrımını ortaya seriyordu o geniş, yuvarlak kalçalar, teninin sıcaklığıyla nabız gibi atan hatlarıyla, altındaki hiçbir şeyi gizlemiyordu, kasıklarının hafif gölgesi bile belli belirsiz seçiliyordu, beni hipnotize eden bir manzara.
Yüz üstü yattığı için o muhteşem, dolgun göğüsleri yatağa bastırılmış, yanlardan taşarak dışarı fırlamışlardı; yumuşak, süt beyazı tenleri hafifçe kızarmıştı.
Elleri yastığın altında kaybolmuş, parmakları hafifçe kıvrılmış halde, masum bir teslimiyetle uzanıyordu, ama tüm bu görüntü o kadar tatlı, o kadar ateşliydi ki, içimdeki arzu alevleniyordu kalbim hızlanıyor, gözlerim her santimini yutarcasına tarıyordu, o yasak meyvenin tadını hayal ederek, teninin sıcaklığını, kokusunu içime çekmek istiyordum, bu manzara beni delirtiyordu.
Kahretsin ki işe gitmem gerekiyordu hemen eşofman ve tişörtümü giyip yanıma yedek kıyafetlerimi de spor salonuna gittim, günlük rutin işleri halledip yardım bekleyen insanlarla ilgilenmeye başladım ara verdiğim sırada annem aradı;
Annem -“alo oğlum günaydın”
-“günaydın annecim”
Annem -“nasılsın işler yoğun mu? “
-“iyiyim anne, işler de pek yoğun değil zaten moladayım”
Annem -“iyi bakalım, bak sana bir şey diyeceğim ama aramızda kalacak”
-“Seni dinliyorum anne”
Annem -“biliyorsun baban yüzünden spor yapmıyorum, sana geldiğim şu bir kaç günde senin spor salonuna gelsem, spor yapayım diyorum, çok kilo aldım.”
Annemin bu isteğine şaşırmıştım spor konusunda annem çok net konuşmuştu, gerçi kilo ona çok yakışıyordu ama amacı kilo vermek değil babamı kıskandırmaktı, babam garip bir şekilde annemin spor yapmasını asla ama asla istemiyordu.
-“bilmem ki anne ihtiyacın yok bence”
Annem -“yaaa oğluumm lütfen”
-“anne babamı biliyorsun”
Annem -“efe tatlım, baban burada değil, sen kimin tarafındasın hem”
Annem beni nerden vuracağını biliyordu.
-“tabiki senin tarafındayım sultanımm”
Annemin bu söz hoşuna gitmişti.
Annem -“sultanım demek hıııı”
-“evet sultanım değil misin annemm?”
Annem -“oğluum konuyu değiştirme, yarın senle geleyim işte”
-“iyi peki annecim”
Annem sevinerek -“oyy annesine kıyamazmış oğluşumm, o zaman akşama en sevdiğin yemeği yapacağım öptüm hadi”
-“öptüm bende”
Akşam iş çıkışı, yorgun ama heyecanlı bir halde hemen eve gittim; anahtarı deliğe sokarken ellerim hafifçe titriyordu, sanki içimdeki bastırılmış arzu kapının kilidini açar gibi bedenimi uyandırıyordu.
Kapıyı yavaşça açtığım anda yüzüme çarpan o nefis yemek kokusu sıcak, baharatlı, evin içini saran o davetkâr aroma beni anında büyüledi, ama asıl büyü, mutfağa sessizce adım attığımda başladı.
Kapıyı arkamdan usulca kapattım, kalp atışlarım hızlanırken içimden “Aman Tanrım...” diye fısıldadım, çünkü annem orada, en alt çekmeceye eğilmiş, domalmış haldeydi; o muhteşem, geniş kalçaları gözlerimin önünde yükseliyordu, giydiği simsiyah tayt tenini öyle sıkı sarmıştı ki, her kıvrımı, her yuvarlaklığı transparan bir şekilde ortaya seriyordu.
İnce, ipeksi bir külotlu çorap gibi, altındaki teninin buğday rengi hafifçe parıldıyor, kasıklarının gölgesi bile belli belirsiz seçiliyordu, o dolgun yanaklar arasında kaybolan dikiş izi beni deli ediyordu.
Nefesim kesilmişti, gözlerim o kalçalara mıhlanmıştı; taytın kumaşı gerilmiş, her hareketinde hafifçe esneyerek annemin kadınlığının sıcaklığını, o yasak meyvenin davetini hissettiriyordu, içimdeki ateş alevleniyordu, sikim anında sertleşmeye başlamıştı, pantolonumun altında zonklayarak büyüyordu.
Annemin arkasına usulca yaklaştım, kokusunu o hafif parfüm karışımı kadınsı misk kokusunu içime çekerken sırt çantamı yere bıraktım, elim istem dışı kalçalarına doğru uzanmak isterken kendimi zor tuttum, o an tüm bedenim arzudan titriyordu, hayalimde ellerimi o yumuşak, sıcak ete gömmek, taytı sıyırıp altındaki ıslaklığı keşfetmek vardı.
Annem sırt çantamın sesini duyduğunda
Annem -“oğlumm geldin miii?”
-“geldim sultanııım ne yapıyorsun?”
Annem -“ya tencereleri koymuşsun böyle sıkışmış bak çekiyorum gelmiyor”
-“doğrudur annecim biraz asılman gerek”
Annem -“dur hele”
Annem bir anda asıldı, sıkışan tencere, aniden yerinden fırladı, tencere gürültülü bir patlamayla serbest kalınca annem dengesini kaybedip geriye savruldu; o muhteşem, dolgun götü doğrudan sikime ve kasıklarıma yapıştı, sıcak, yumuşak etinin baskısı altında sikim anında zonklayarak sertleşti, o yasak temasta içimdeki ateş alevlendi, kalp atışlarım kulaklarımda yankılanıyordu.
Annem doğrulmaya çalışırken, o anlık dengesizlikte sikim kalçalarının arasına sıkıştı, o derin yarığın arasında sıkışıp kalan sertliğim, taytın ince kumaşı üzerinden bile teninin sıcaklığını hissediyordu o yuvarlak, sıkı yanaklar sikimi sarıyor, her milimetresinde arzunun elektriği akıyordu, damarlarım şişmiş, başı ıslak bir parlaklıkla nabız atıyordu, sanki annemin kadınlığı beni davet eder gibi.
Bir süre öylece kaldık; annemin sırtı benim kaslı göğsüme yapışmış, nefeslerimiz senkronize olmuş halde, onun kalp atışlarını sırtından hissediyordum, hafif ter kokusu karışımı parfümü burnuma doluyor, beni sarhoş ediyordu saniyeler uzuyor, o yasaklı yakınlıkta zaman durmuş gibiydi, içimde bastırılmış arzu patlamak üzereydi, elim istem dışı beline doğru kaymak isterken kendimi tuttum.
Annem ileri doğru birkaç adım atarak yüzünü bana döndü; yanakları pancar gibi kızarmış, gözleri hafifçe nemli, dudakları aralanmış halde, o utangaç ama ateşli bakışıyla bana bakıyordu, göğsü hızlı hızlı inip kalkıyor, bluzunun altında meme uçlarının sertleştiği belli oluyordu, o an aramızdaki elektrik havayı doldurmuştu, sessiz bir davet gibi, bedenlerimizdeki şehvet dalgası birbirine karışıyordu.
Annem -“oğlum tencereye asılınca dengemi kaybettim kusura bakma”
-“bende düşme diye tutmak istedim anne”
Annem gözlerime bakıyordu, ama bakışları arada bir, kaçamak bir şekilde aşağı kayıyor, kalkık sikime doğru yöneliyordu; o utangaç ama meraklı bakışlar, aramızdaki gerilimi daha da artırıyor, kalp atışlarımı hızlandırıyordu.
Annem -“daha yemek hazır değil ama...”
-“tamam annecim hazır olunca çağırırsın beni...odamdayım”
Annem onaylar şekilde kafasını sallayıp “tamam” dedi, odama gidip bilgisayarımla ilgileniyordum, kafamı dağıtmam lazımdı çünkü taş gibiydim, birkaç el savaş oyunu oynadıktan sonra sakinleştim oyundan keyif almaya başlamıştım ki annem çağırdı;
Annem -“efeeeee hadii yemekkk”
-“geliyoruum”
Mutfağa girdiğimde annem çoktan baş köşeye oturmuştu bende karşısındaki sandalyeye oturdum.
-“afiyet olsun anne”
Annem -“teşekkürler oğlum günün nasıldı?”
-“her zamanki gibi insanlarla ilgilendim”
Annem -“yarında artık annecinle ilgilenirsin”
-“tabiki sultanım söz verdik artık bir kere”
Annem gülerek -“hıı gerçi ben varken de çapkınlık yapamazsın”
-“anne ne çapkınlığı”
Annem -“hadi hadi, söyle taş gibi kadınlar vardır şimdi orda birde bana baksana”
-“senin neyin varmış? Taş gibi dediğin kadınlar senle yarışamaz bile”
Annem -“hadi oradan, sıpa yaşlandım artık kiloda aldım”
-“sultanımm şu güzelliğinle etkileyemeyeceğin erkek yok, hatta kızlar bile kıskançlıkla bakar sana”
annemin yanakları yine kızarmış -“öyle mi?
-“öyle öyle tabi ki annecim”
Annem -“hocam öyle diyorsa öyledir”
Annem mutlu bir tavırla yemek yemeye devam etti, dudakları her lokmada hafifçe aralanıyor, çatalı ağzına götürürken gözleri parıldıyordu; ben ise onu izliyordum, her hareketini ezberliyordum, o zarif yutkunuşlarını, boynunun kıvrımını, ve arada bir göz göze geldiğimizde, o ateşli gülümsemesiyle karşılık veriyordu, sanki aramızda gizli bir oyun oynuyormuşuz gibi, yemeğe devam ederken kalp atışlarım hızlanıyor, o anın sıcaklığı masayı sarıyordu.
Yemekler bitince annem ayağa kalktı, tabaklarımızı makineye koymak için eğildi, domaldı aman Tanrım, yine o kocaman, dolgun götü tam karşımda yükseliyordu; taytın ince kumaşı tenini öyle sıkı sarmıştı ki, buğday rengi kalçalarının her kıvrımı.
O yuvarlak yanakların arasında kaybolan gölge bile belli oluyordu, ve bacaklarının arasında hafif bir ıslaklık lekesi... Söylediğim o flörtöz sözler onu ıslatmaya yetmişti, kadınlığının sıcak sıvısı taytı nemlendirmiş, beni deli ediyordu, o yasaklı manzara sikimi anında zonklatmaya başlamıştı, hafif kalkmış haldeyken damarları şişiyor, başı pantolonumun altında nabız atıyordu.
Annem doğrulduğu sırada ayağa kalktım, sikimi kalçalarına hafifçe sürterek o sıcak, yumuşak ete değen sertliğimle bir anlık elektrik çarpması gibi
-“Ellerine sağlık sultanım, çok güzeldi, tadı damağımda kaldı”
Diye fısıldadım, sesim şehvetle titreşerek, yanağından bir öpücük aldım, dudaklarım tenine değdiğinde kokusunu içime çektim.
Annem -“Afiyet olsun oğlum”
Diye mırıldandı annem, sesi hafifçe kısılmış, o da benim yanağımdan öptü, ama bu sefer dudakları daha uzun süre kaldı, sıcak nefesi boynuma yayıldı, sanki bir davet gibi; annemin öpmesi bana artık farklı geliyordu, masum bir anne öpücüğünden öte, ateşli bir dokunuş gibi, ona artık daha farklı bir gözle bakıyordum arzu dolu, onu sahip olmak isteyen bir aşık gibi, gözlerim bedenini tararken içimdeki yangın alevleniyordu.
Annemin arkasından çekilip banyoya gidip ellerimi yıkayıp salona geçtim, televizyon izlerken annem geldi yanıma oturdu bana doğru döndü.
Annem -“yarın için birkaç şey aldım kaçta kalkalım?”
-“8 gibi kalkarız anne kahvaltı yapar çıkarız”
Annem -“tamam oğlum”
Sessizlik salona hâkimdi, televizyonun mırıltısı uzak bir yankı gibi dolanıyordu havada, ama benim dikkatim tamamen dağılmıştı, zaten izlemiyordum, tüm odak noktam annemdeydi, o büyüleyici bedeninde geziniyordu gözlerim, sanki her kıvrımı bir davet gibi çağırıyordu.
Üzerindeki ince askılı atlet, göğüslerinin derin çatalını tüm çıplaklığıyla sergiliyordu; sütyen giymediği için meme uçları kumaşın altında sertleşmiş, belirgin bir şekilde kabarıktı, her nefes alışında hafifçe inip kalkıyor, teninin buğday rengi sıcaklığını hissettiriyordu, beni hipnotize eden o yumuşak, dolgun küreler arasında kayboluyordum.
Taytı ise hâlâ kalçalarına yapışmış halde duruyordu, o kocaman, yuvarlak götü kumaşı gerdirerek her santimini ortaya seriyordu, kasıklarının gölgesi, bacaklarının arasındaki hafif nemli iz, sanki içindeki ateşi dışarı vuruyordu, o yasaklı manzara sikimi zonklatıyor, damarlarımı şişirerek sertleştiriyordu, pantolonumun altında büyüyen arzuyla mücadele ediyordum.
Annem de bana bakmaya başladı, gözleri yavaşça üzerimde gezinirken aramızdaki hava elektrikleniyordu; ben utangaç bir şekilde gözlerimi kaçırdım, ama o devam etti, bakışları kaslı kollarımı okşar gibi tarıyor, yapılı vücudumun her çizgisine hayranlıkla değiniyor, ve özellikle sikime...
O kaçamak ama aç bakışlar, sertleşmiş şişkinliğimi fark ettiğinde dudaklarını hafifçe ıslatır gibi yaladı, kalp atışlarımız senkronize olmuş, sessiz bir dans gibiydi, o an aramızdaki gerilim patlamaya hazır bir volkan gibiydi.
İçimdeki şehvet dalgası bedenimi sararken onun da gözlerinde aynı ateşi görüyordum, sanki bir dokunuşla her şey değişecekmiş gibi, yasaklı bir arzuyla dolu o bakışmada zaman durmuştu.
Ancak hiç bir şey olmadı, gece saatlerine kadar televizyon izleyip uyumaya çekildik.
Sabah annemle birlikte kahvaltı yapıp spor salonuna gittik, kayıt işlemlerini hallettim, anneme kadınlar soyunma odasını gösterip bende üstümü değişmeye gittim.
Üstümü değişip eşofman ve tişörtümü giydim, soyunma odasından çıkmış spor salonunun lobisinde, beyaz floresan lambaların ışığı altında beklerken, kadınlar soyunma odasının kapısının kapanma sesi geldi, kafamı çevirdim.
İşte o an annemi gördüm; kalp atışlarım hızlandı, gözlerim istem dışı onu en alttan en üste süzmeye başladı, her santimini aklıma kazırcasına.
Ayaklarından başlayarak yukarı çıktım: spor ayakkabılarının üstünde güçlü baldırları, dizlerine kadar inen o simsiyah tayt ince, ikinci bir ten gibi yapışmış halde, bacaklarının her kasını, her kıvrımını ortaya seriyordu; tayt kalçalarına ulaştığında ise gerçek bir sanat eseri gibi gerilmişti, o geniş, yuvarlak basenleri sıkıca sarıyor, dolgun yanakların arasında derin bir yarık oluşturuyordu.
En şehvetli kısım amına yapışan kumaş, kadınlığının şişkin hatlarını tüm çıplaklığıyla belli ediyordu, o hafif kabartı, kasıklarının sıcak gölgesi, sanki ıslak bir sır gibiydi.
Sikim anında zonklayarak sertleşmeye başladı, pantolonumun altında büyüyen ateşle mücadele ediyordum.
Taytın üstünde, dar ve kısa bir tişört kumaşı göğüslerini öyle sıkı kavramıştı ki, meme uçlarının sertleşmiş izleri belli oluyor, her nefes alışında inip kalkan o dolgun küreler arasında derin bir çatal oluşuyordu; ama asıl büyüleyici olan, karnının tamamen açıkta kalmasıydı, o düz, buğday tenli karın, hafifçe kasılı halde.
Belinin ince kıvrımı kalçalarının genişliğine kontrast oluşturuyor, göbeğinin hafif çukuru sanki dokunmamı bekler gibi ışıldıyordu, teninin sıcaklığını hayal ederken elim istem dışı uzanmak ister gibi titredi.
Annem orada dururken, saçları hafifçe dağılmış, yüzünde terin parlak izi, gözleri benim bakışlarımı yakaladığında aramızdaki hava elektriklenmişti.
O yasaklı, şehvet dolu süzüşte zaman durmuş gibiydi, içimdeki yangın patlamak üzere, onun bedenini sahip olmak isteyen bir aşık gibi tarıyordum, kokusunu o hafif ter karışımı kadınsı misk, içime çekmek için yanıp tutuşuyordum.
Annem yanıma yaklaşarak, gözlerindeki o yaramaz parıltıyla fısıldadı.
Annem -“Nasıl olmuşum, hocam? Beğendin mi bu spor kıyafetlerini?”
Sessiz kaldım bir süre, kalp atışlarım hızlanırken onu sadece izledim o taytın kalçalarını nasıl sardığını, tişörtün altında göğüslerinin kıvrımını, teninin sıcaklığını hayal ederek;
Sesim kısık ve arzulu çıktı, -“Dilim tutuldu anne... Sen... Sen muhteşemsin.”
Annem gülerek, dudaklarını hafifçe ısırarak yaklaştı, sesi flörtöz bir tonda
Annem -“Hadi canım, o kadar güzel miyim ki? Gerçi gözlerin beni yiyor resmen.”
-“Anne, keşke oğlun olmasaydım... Şimdiyse güzelliğin beni öldürecek”
Annemin yanakları pancar gibi kızardı.
Annem -“Şu anda oğlum değil, hocamsın”
-“Anneee"
Annem kahkaha attı.
Annem -“aman be seninle de uğraşılmıyor, hadi biraz antrenman yapalım”
-“off anne ya, çok kötüsün”
Annem -“ne var be, oğluma takılamayacak mıyım?”
-“Sen görürsün şimdi”
Annemle gülerek, aramızdaki o flörtöz gerilimle dolu bakışlarla koşu bandının başına geçtik; sabahın ilk saatleriydi, salon bomboş, sadece floresan lambaların soğuk ışığı ve ayak seslerimizin yankısı vardı, kimsecikler yoktu, bu ıssız ortam bizi daha da yakınlaştırıyordu.
Annem bandın üzerine çıktı, koşmaya başladı o ritmik adımlarında kalçaları sallanıyordu, taytın ince kumaşı altında o dolgun, yuvarlak yanaklar her iniş kalkışta dalgalanıyor, aralarındaki derin yarık açılıp kapanıyor, teninin buğday rengi hafif terle parıldıyordu.
O muhteşem götün aşağı yukarı oynayışı gözlerimi mıhlamıştı.
Üstteki dar tişörtü ise göğüslerini zapt edemiyordu; her adımda o büyük, dik küreler yukarı aşağı sıçrıyor, meme uçları kumaşın altında sertleşmiş halde kabarıyor, sütyensiz halleriyle her titreyişte bir zevk dalgası gönderiyordu bana.
Nefesim hızlanıyor, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu. Ben arkadan izliyordum, sikim anında zonklayarak kalkmıştı damarları şişmiş, başı pantolonumun altında nabız atıyor, o yasaklı manzara yetmişti beni deli etmeye, hayalimde ellerimi o kalçalara gömmek, taytı sıyırıp altındaki sıcak ıslaklığı hissetmek vardı, aramızdaki sessizlik şehvetle doluydu, her saniye gerilim artıyordu.
Annem koşu bandından indi, yanıma yaklaştı.
Annem -"ayhhh yoruldum ya"
-"Yeni başlıyoruz, nereye yoruldun"
Annem -"sırada ne var"
-"Bakalım kasların ne durumda, ağırlığa geçelim"
Annem -"bak bakalım hocam, hala taş gibi mi?"
Annem kalçasını bana doğru çevirip sıkıp bırakmaya başladı, kalçası aşağı yukarı hareket ederken bakmamak imkansızdı.
-"Bakmaya gerek yok, halen taş gibi"
Annem -"diyosunn"
-"Hı hı geçelim mi?
Annem -" hıı geçelim"
Ağırlık kısmına geçtiğimizde annem karın ve kalça çalışmaya başlamıştı, squad pozisyonunda kalça çalışırken siyah taytından yine teni gözükmeye başlamıştı.
Bu arada spor salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı, floresan ışıkların altında birkaç erkek ve kadın içeri süzülüyordu; o erkekleri daha önce birkaç defa görmüştüm, tipik abaza tipler.
Kaslı kolları ve dar tişörtleriyle gösteriş yapıyorlardı ama asıl niyetleri belliydi, spor salonuna gelme nedenleri kadınları avlamak, bir umut belki biri düşer diye çabalıyorlardı, bakışları aç kurtlar gibi etrafta geziniyor.
Kadınlarla lafa tutuşmaya çalışıyorlardı, o sahte gülümsemeleriyle yaklaşıp sohbet açıyorlardı, içimde bir kıskançlık dalgası kabarıyordu.
Özellikle anneme doğru kayan gözlerini fark ettiğimde.
İçeri girerken annemi süzdüklerini görmüştüm o kaçamak, şehvet dolu bakışlar, taytının kalçalarını nasıl sardığını, tişörtünün altında sallanan göğüslerini tararken, sinirim tepeme çıkmıştı, yumruklarım sıkılmış, diş bileyliyordum, ama aynı zamanda gurur duyuyordum; annemin ne kadar çekici bir kadın olduğunu biliyordum, o olgun güzelliğiyle salonu aydınlatıyordu, her erkeğin dönüp bakmasını sağlayacak kadar ateşli, ama o benim annemdi.
İçimdeki sahip olma arzusuyla karışık bir öfke kabarıyordu, onu korumak, sahiplenmek istiyordum, kimse ona öyle bakamazdı.
Annem karın ve kalça çalışmasını bitirdiğinde, ter içinde kalmıştı teni hafifçe kızarmış, buğday rengi cildi ter damlalarıyla parıldıyordu.
Göğüsleri tişörtün altında ıslanmış halde kabarıktı, meme uçları belirginleşmiş, her nefes alışında inip kalkıyor, o parlak ter katmanı onları daha da davetkâr kılıyordu, kalp atışlarım hızlanıyor, kıskançlık ve arzu iç içe geçmiş halde beni boğuyordu.
gözlerim ondan ayrılmıyor, o an salonun gürültüsü uzaklaşıyor, sadece onun ritmik nefesleri ve içimdeki fırtına kalıyordu, yasaklı bir aşkın kıskacıyla sıkışmış hissediyordum kendimi, hem öfkeli hem de deli gibi aşık.
Annem, yanıma sessizce yaklaşıp parmak ucuna yükseldi kulağıma fısıldadı.
Annem -“Şşştt, öyle dik dik bakma... Bak, insanlar var etrafta.”
Gözleri, utangaç bir parıltıyla parlıyordu, ama altında yatan o gizli heyecan, beni her seferinde daha da delirtiyordu. Kalbim göğsümde deli gibi atıyordu; onun bu hali, o kusursuz bedeninin her kıvrımı, beni büyüleyen bir büyü gibiydi.
-“Ne yapayım çok etkileyicisin.”
Annem -"oğlumm, hayatımm, spor için geldik, başımda patlamaya hazır bomba gibi dikilme"
-"Anneee seni dikizliyorlar ne yapayım?"
Annem -"benim kıskanç erkeğim, ben alışığım bu duruma, sende hiç canını sıkma, şimdi şu spora odaklanalım olur mu?"
-"İyi tamam"
Sessizce konuşuyorduk, etrafımızdaki gürültü ağırlıkların çarpışması, müzik ve nefes sesleri. Sanki salonun tamamı silinmiş, sadece biz kalmıştık.
Tam o sırada, o abaza tipli erkeklerden biri kirli sakallı, kaslı ama kaba saba bir adam yanımıza yaklaştı.
Gözleri annemin üzerinde gezinirken midem düğümlendi, bir öfke dalgası içimi kapladı.
Abaza -“Merhaba hocam, merhaba hanımefendi,” sesi yapmacık bir nezaketle doluydu, ama bakışları her şeyi ele veriyordu: açlık, şehvet.
Annem nazikçe -“Merhaba”
Ben de istemeye istemeye -“Merhaba,” dedim, dişlerimi sıkarak.
Abaza -“Çalışmanızı bölüyorum ama hocam, bana ağırlık kaldırırken yardım eder misiniz?”
Gözleri bana değil, anneme kayıyordu. Amacını hemen anlamıştım; arkadaşlarıyla gelmişti, onlar köşede bekliyor, sırıtarak bizi izliyorlardı.
Arkadaşları, gölgeler gibi durmuş, avlarını bekleyen yırtıcılar gibiydiler. Annem cevabımı bile beklemedi araya girdi;
Annem -“Ah, tabii ki yardım eder! Benim de çalışmam bitmek üzereydi, değil mi hocam?”
Sesinde bir coşku vardı, sanki bu küçük müdahaleyi eğlenceli buluyordu, ama beni sinirlendirmişti.
-“Öyle miydi?”
Annem -“Evet hocam, son birkaç şey kaldı. Kendim hallederim”
İçimde bir savaş patlamıştı; kıskançlık, öfke ve o derin, yasak arzu karışımı bir duygu.
Göz yummak zorunda kaldım, adama yardım etmek için kalktım.
Adam koltuğa oturmuş, kollarını çalıştırıyordu; ben alttan destek verirken, ellerim titriyordu.
Annemin yalnız kaldığını fırsat bilen diğer abaza daha genç, daha arsız olanı hemen annemin yanına sokuldu.
Onlar mırıldanıp gülerken, annemin kahkahası salona yayıldı, kulaklarımda yankılandı.
O ses, beni hem mutlu ediyor hem de paramparça ediyordu; başkasıyla paylaşmak, içimi kemiriyordu.
Birkaç dakika sonra, annem yere matı serip plank pozisyonuna geçti.
Vücudu kusursuz bir kavis çiziyordu; kalçaları hafifçe kalkık, sırtı düz, ter damlaları boynundan süzülüyordu.
Yanındaki abaza, üstten eğilip konuşuyor, ama gözleri annemin götünde sabitlenmişti o bakış, beni çıldırtıyordu.
Şehvet dolu bir hayranlıkla izliyordu. Yardım ettiğim adam set arasında durmuş, bana dönüp
Abaza -“Görüyor musun karıyı? Ne hatunlar var be,” diye fısıldadı, göz kırparak.
-"anlamadım"
Abaza -“Arkadaşım fena beğendi. Adı ne? Kaçta gelir buraya? Her gün mü geliyor?”
Sorular yağmur gibi yağıyordu.
O sırada anneme baktım; Mekik pozisyonuna geçmişti, dizlerini karnına çekmişti, ve o lanet abaza dizlerini tutuyordu.
Elleri, annemin bacaklarında geziniyordu hafifçe okşuyor, parmakları tenine değiyordu.
Kıskançlık, bir zehir gibi damarlarımda dolaşıyordu; o an, her şeyi bırakıp koşmak istedim.
Dayanacak takatim kalmadı yanımdaki abazayı tersledim.
-“Kes lan sesini!”
Abaza -" ne oluyoz la"
Annem beni görünce, yüzü aydınlandı; yardım eden adama teşekkür edip göndermeye çalıştı. Ama abaza durmuyordu.
Abaza -“Telefon numaranı verirsen, her gün yardıma gelirim,”
Abazanın ısrarları yüzünden annemin de yüzü düşmüştü artık gülmüyor yüzünde ciddi bir ifade vardı.
Artık dayanacak gücüm kalmamıştı; öfke, kıskançlık ve o derin, karanlık arzu içimi doldurmuştu. Ellerim titriyordu, yumruklarımı sıkmıştım.
-“yeter artık, defolun gidin bu salondan bıktım sizin bu sapıklığınızdan.”
Diğer antrenör arkadaşlarımı çağırdım birlikte harekete geçtik, o abaza pisliklerin kayıtlarını sistemden silerken sinirim tepemdeydi.
Tartışma alevlendi, sesler yükseldi, adamlar itiraz ediyor, küfürler savuruyorlardı, ama biz kararlıydık onları kollarından tutup dışarı sürükledik, kapıyı arkalarından çarpıp kilitledik.
Arkamı döndüğümde annem beni izliyordu yasaklı aşkımın kraliçesi gibi parıldıyordu gözümde. O muhteşem buğday teni terle parıldarken yanıma yaklaştı, gözlerinde minnettarlık ve bir parça yaramazlık karışımı bir ışıltı vardı;
Annem -“Efe Bey, sizin sayenizde kurtuldum o pisliklerden”
Birden sarıldı bana bütün spor salonunun önünde, o kalabalık lobide herkesin gözü üzerimizdeyken.
Göğüsleri, o dolgun, dik küreler göğsüme yapıştı, sıcaklıkları tişörtümün üzerinden bile tenime yayılıyor, meme uçlarının sertleşmiş baskısını hissediyordum, sanki bedenlerimiz birbirine mıknatıs gibi çekilmişti, o an zaman durdu, kalp atışlarımız senkronize olmuş halde atıyordu.
Ben de ellerimi sırtına doladım, parmaklarım belinin ince kıvrımında geziniyor, o yumuşak tenini okşuyordum, kulağına eğilip fısıldadım;
-“Sen kendin kaşınıyordun ama… O bakışlarınla, o hareketlerinle adamları delirtiyorsun”
Annem suratını göğsüme gömdü, saçlarının kokusu hafif parfüm karışımı kadınsı misk burnuma doluyor, beni sarhoş ediyordu; sıkıca sarıldı, bedenlerimiz birbirine kenetlenmiş halde, o yasaklı yakınlıkta saniyeler uzadı, salonun gürültüsü uzaklaşıyor, sadece nefeslerimiz ve kalp atışlarımız kalıyordu.
Yavaşça ayrıldık, ama ellerimiz hâlâ birbirine değiyordu, arkaya, ağırlık kısmına doğru yürüdük; salonun o kısmında daha az insan vardı, gölgeler arasında gizli bir köşe gibi.
Annem kulağıma eğildi -“Nasıl, kahraman gibi hissettin mi kendini?”
-“Ne alaka?”
Annem -“Bütün spor salonunun dikkatini çekmiş biri, hocasına sıkı sıkı sarılıyor… Diğerleri nasıl kıskanmıştır seni, o bakışları görsen, hepsi seni imrenerek izliyordu,”
-“Ya anne, ben cidden korktun sandım… O abazalar etrafını sarınca.”
Annem -“Oğlum, bir avuç abazayla başa çıkamayacak mıyım? Ama senin gibi bir kahramanın koruması ayrı bir zevk”
-“Diyosun”
Annem -“Neyse, hadi giyiniyorum ben, sen de hazırlan.”
Kıskançlık hâlâ içimi kemiriyordu, ama aynı zamanda zaferin tadı damağımdaydı soyunma odasına girdim, üstümü değiştirdim; terli kıyafetlerimi çıkarıp duş temiz kıyafetlerimi giydim.
Diğer antrenörlere erken çıkacağımı söyleyip çıktım.
Annem, benden önce giyinmiş halde arabanın yanında bekliyordu; o dar kot pantolonu kalçalarını sıkıca sarıyor, üstündeki ince tişört üzerine yapışmış göğüslerini belirginleştiriyordu, buğday teni hafifçe kızarmış, saçları hafif dağınık haldeydi sabahki spor seansının yorgunluğu ve aramızdaki o gerilimli ateş hâlâ yüzünden okunuyordu.
Hemen arabaya bindik, yola koyulduk; ikimiz de ter içindeydik, salonun sıcaklığı ve içimizdeki bastırılmış arzu tenimizi nemlendirmişti, her virajda annemin kalçası koltukta kıpırdanıyor, göz ucuyla onu süzüyordum, o yasaklı güzelliğiyle beni deli ediyordu.
Eve vardığımızda kapıyı açar açmaz annem öne atıldı
Annem -“Önce ben gireceğim banyoya,”
-“Tamam annecim,”
Salona geçip koltuğa oturdum, televizyonu açtım ama aklım banyoda kalmıştı.
Dakikalar geçti, su sesi hâlâ gelmemişti; kalp atışlarım hızlandı, bir sorun mu var diye yavaş yavaş banyo kapısına yaklaştım, adımlarım sessiz, nefesimi tutarak.
Kapıya yaklaştığımda içerdeki inleme sesine odaklandım o hafif, boğuk iniltiler kulaklarımda yankılanıyordu.
Nefesimi tuttum, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu.
Annem -“Ohhhh evetttt... İşte böyle... ımmmhhh... Bastırrr...” diye mırıldanıyordu, sesi şehvet dolu, kendi kendine söyleniyordu.
Kulağımı iyice kapıya dayadım; amından çıkan o ıslak, şapırtılı sesleri bile duyuyordum, parmaklarının kaygan ete değdiği o ritmik, yapışkan sesler, beni hipnotize ediyordu, sikim anında sertleşmişti, pantolonumun altında zonkluyor, damarları şişmiş haldeydi.
Annem -“Ohhh erkeğimm benimmm... Sok koca sikini içimee...”
Gözümü kapı deliğine koyduğumda gördüklerime inanamadım kalp atışlarım duracak gibi oldu; annem tamamen çıplak, klozete oturmuş haldeydi, bacaklarını genişçe ayırmış, o pürüzsüz ve hafif kıllı amını okşuyordu, parmakları buğday teninin arasında kayboluyor, klitorisini dairesel hareketlerle ovuşturuyor, am dudakları şişmiş, ıslak bir parlaklıkla ışıldıyordu, her dokunuşta sıvısı damlıyor, klozetin kenarına sızıyordu.
Amına art arda tokat atıyordu o şaklama sesleri odada yankılanıyor, her vuruşta kalçaları hafifçe titriyor, göğüsleri inip kalkıyor, meme uçları sertleşmiş, dikilmiş halde sallanıyordu; bir parmağını amına sokup çıkarıyordu, yavaşça, derine gömerek, ikinci parmağını ekleyerek hızlanıyor, o ıslak mağaranın derinliklerini keşfediyordu.
İnlemeleri artıyor -“Ohhhh... Evettttt... Geliyorum...” diye haykırdı, vücudu kasılıyor, sırtı geriliyor, ve birden damla damla boşaldı o sıcak sıvı klozete akıyor, bacaklarından aşağı süzülüyordu, yüzü zevkten kızarmış, dudakları aralanmış halde inliyordu.
O orgazm dalgası bedenini sarsarken ben de elim sikimde kendimi okşuyordum, başını sıvazlayarak, damarlarını hissederek, o manzara beni deli etmişti, sikim zonkluyor, boşalmaya yaklaşıyordu.
Birkaç dakika sonra, nefesim hâlâ hızlı halde kapı önünden kalktım, su sesi geldiğinde salona geçtim, koltuğa çöktüm, aklım hâlâ o sahnede, içimdeki yangın sönmemişti.
Annem banyodan çıkıp, havluya sarılı halde, teni buharla parıldıyordu.
Annem -“Oğluuum, hadii geçç... Sıcacık banyo hazır"
-“Tamam annee,”
Banyoya girer girmez kapıyı kapatıp kilitledim, kirli sepetine uzandım, annemin siyah, dantelli tangayı aldım, hâlâ sıcak ve nemliydi, amının olduğu kısım ıslak lekelerle kaplıydı.
Sikimi çıkarıp okşamaya başladım, tangayı burnuma götürerek, tatlı kadın kokusu içime doluyor, beni sarhoş ediyordu dilimi ıslak kısma sürterek tadını aldım, tuzlu tatlı sıvı ağzımda yayılıyor, sikim patlama noktasında zonkluyor, damarları şişmiş, başı morarmış haldeydi.
Bir anlık kendimi kaybedip, tangaya boşaldım sıcak spermler fışkırarak kumaşa akıyor, o yasaklı zevkin doruğunda inliyordum sessizce; sonra pişmanlık geldi, annemin bu duruma ne diyeceğini düşünmeden hareket etmiştim, panikle tangayı temizleyebildiğim kadar temizledim, suyla yıkayıp sıktım, sepete geri koydum.
Duşumu alıp çıktım.
Rahatlamıştım, duşun sıcak suyu bedenimdeki gerilimi akıtıp gitmişti, ama içimdeki yangın hâlâ sönmemişti annemin o çıplak hali, klozetteki inlemeleri, fışkıran orgazmı gözlerimin önünden gitmiyordu.
Salona geçtiğimde annem orada, koltukta uzanmış haldeydi; karşısına geçip oturdum, gözlerim hemen bedenine kaydı.
Üstünde kısa bir pijama tarzı şort vardı, ince kumaşı baldırlarını sarıyor, buğday teninin pürüzsüzlüğünü ortaya seriyor, bacakları hafifçe ayrılmış halde, kasıklarının gölgesi bile belli belirsiz seçiliyordu.
Üstünde ise dar bir askılı atlet, göğüslerini sıkıca kavramış, meme uçları kumaşın altında hafifçe kabarmış, her nefes alışında inip kalkıyor, o dolgun kürelerin arasında derin bir çatal oluşuyordu terin hafif nemi hâlâ teninde parıldıyor, kokusu salona yayılıyordu.
Annem bana bakarak, dudaklarında yaramaz bir gülümsemeyle.
Annem -“Hayırdır, daldın gittin oğlum?”
-“Yoo, yani... Güzelliğin sayesinde,”
diye mırıldandım, gözlerim baldırlarında gezinirken, o yumuşak teni hayal ederek, elim istem dışı dizime kayıyordu.
Annem kalkıp yanıma geldi, kalçaları her adımda hafifçe sallanarak, şortu kalçalarını gerdirerek; eğilip yüzüme yaklaştı, sıcak nefesi boynumu yalıyor.
Annem -“Çok mu güzelim ben?”
Fısıldadı, sesi şehvetle titreşerek, gözleri benimkilerde kilitlenmişti.
-“Anne, bugün iki adam seni ayartmaya çalıştı, daha ne olsun? Çok güzelsin, seni gören her erkek deli oluyor"
Sesim boğuk çıkmıştı, kıskançlık ve arzu iç içe geçmiş halde, sikim zonklayarak sertleşmeye başlamıştı.
Annem gülerek yanağıma art arda öpücükler kondurdu dudakları yumuşak, sıcak, her öpücükte hafifçe emerek, beni deli ediyordu.
Annem -“Benim aslan oğlum da annesini kıskanıp adamları kapı dışarı etti”
Annemin eli kaslı koluma değiyor, parmakları hafifçe okşuyordu, o dokunuş kasıklarımı gıdıklıyordu.
-“Dayanamadım... Sana dokundukğunu görünce..."
Gözlerim göğüslerine kayıyor, askılının altında sallanan o küreleri izliyordum.
Annem -“Hımm... Desene kıskanç oğlum, sana bir tek ben dokunabilirim diye”
dedi annem, sesi flörtöz bir tonda, dudaklarını ıslatarak, kalçası hafifçe koltuğa değiyordu.
Annemin bu sözüne karşılık ona döndüm, gözlerine derin derin baktım, kalp atışlarım kulaklarımda gümbürdüyordu;
“Sana bir tek ben dokunabilirim... Kimsenin dokunmasına izin vermem”
Annem gözlerime bakıp şaşırmıştı, yanakları pancar gibi kızarmış, ama gözlerinin içi parıldıyordu o utanma karışımı heyecan, dudakları hafif aralanmış, nemli bir parlaklıkla ışıldıyordu, sanki öpücüğümü bekler gibi; kendimi o dudaklara yapıştırmamak için zor tutmuştum.
Annem kekeleyerek, nefesi hızlanmış halde -“N-neyse... Ben yatayım"
-“bu gece benim odamda kal”
Annem -“emin misin?”
-“Evet, yoruldun bu gün”
Annem -“peki”
sesi titreyerek, ama bakışlarında bir ateş yanıyordu.
-“İyi geceler sultanım,”
gözlerim kalçalarında gezinirken. Annem bana doğru bakarak, etkilenmiş gibi görünüyordu, sanırım babam ona hiç iltifat etmez, kıskanmazdı, o eksikliği benimle dolduruyordu;
Annem -“İyi geceler birtanecik oğlum"
-"İyi geceler birtanecik annem"
Dudaklarında hafif bir gülümseme, odasına giderken kalçaları sallanarak, o hipnotik yürüyüşü beni deli ediyordu, içimdeki yangın alevlenmişti. Gece saatlerine kadar televizyon izledim, ama aklım annemdeydi o sarılma, o öpücükler, o sahiplenme anı tekrar tekrar gözümde canlanıyor, sikim yarı kalkık halde zonkluyordu.
Su içmek için salondan çıkıp mutfağa giderken yine inleme sesi duydum o hafif, boğuk iniltiler koridorda yankılanıyordu, kalp atışlarım hızlandı, nefesimi tutarak benim odanın kapısına yaklaştım.
Kapının deliğinden içeri baktım, ama sadece karanlık vardı, loş ışıkta siluetler seçilmiyordu; annemin sesleri duyuluyordu, ve sanırım kendini parmaklıyordu o ıslak, şapırtılı sesler, parmaklarının amına girip çıkışı, beni hipnotize ediyordu.
Annem -“Evet erkeğim... Sahip ol bana... Güçlü kolların arasına al beni,” diye inliyordu, sesi şehvet dolu, hayalindeki o sert erkekle konuşuyordu.
Annem -“Sikk karnımın dibine kadar... Sok o koca yarrağını...” diye devam etti “Döllerinle yıka beni erkeğimm... Hamile bırak beni, doldur amımı lütfen...”
O sözler sikimi dimdik yapmıştı, pantolonumu indirip elimle sıktım, başını sıvazlayarak okşuyordum, damarları şişmiş, ıslak bir parlaklıkla nabız atıyordu; aynı anda okşuyorduk kendimizi, ben kapıdan onu dinliyordum, her inlemesiyle ritmim hızlanıyordu, o yasaklı senkronizasyon bedenimi sarsıyordu.
Annem yine amına tokat atarak şaklama sesleri odada yankılanarak boşalmaya başlamıştı, -“Ohhhh... Geliyorum... Evetttt...” diye haykırdı, vücudu kasılırken inlemeleri yükseliyordu, o orgazm dalgası sesinden belli oluyordu, sıvısının aktığını hayal ederek ben de daha fazla dayanamayıp kapı ağzına boşaldım.
Sıcak spermler fışkırarak yere akıyor, dizlerim titriyordu, o zevkin doruğunda sessizce inliyordum.
Hemen bir peçete getirip yeri temizledim, iz bırakmamak için titizlikle silerek, ve yatağıma girdim, aklım karışmıştı; acaba kimi sayıklıyordu, kimi hayal ediyordu? Bugünkü abazaları mı, yoksa... Beni mi? Kafamda soru işaretleri takılmıştı, uykum kaçmıştı, salona dönüp kanepe üzerinde dinlendim.