Annemin Hocasıyım Bölüm 5
Yatak odasının kapısından çekildim. Uzaklaşırken bir fısıltı sesi geldi.
Annem –“ efee, sen misin?”
Annem beni duymuştu, acaba yanına gitmeli miydim? Ne tepki verirdi ki? Dayanamadım, yavaş adımlarla yatak odasının kapısına geri yanaştım.
Annem üzerine yorganı çekmiş vücudunu kapatmıştı.
Annem –“biz mi uyandırdık?”
-“öyle sayılır”
Annem –“dedim o aptal babana sessiz ol diye”
-“bir şey oldu sandım”
Annem –“ aman canım, ne olabilir ki?”
-“ ne bileyim dövüyor sandım”
Annem –“ yok tatlım o salak mı elini kaldıracak bana?”
-“hııı, hamile kalmazsın değil mi?”
Annem –“ahahahah ne hamilesi oğlum babandan gizli gittim de tüp ligasyonu ameliyatı oldum hamile kalamam”
-“ nasıl yani?”
Annem -“git araştır işte şimdi bunu mu açıklayayım sana?”
-“neyse ki hamile kalmıyorsun"
Annemin gözleri aşağıya kaydı, sikim taş gibiydi, annemle konuşunca sanki daha da sertleştim.
Annem –“ neyse, sen git baban gelir şimdi”
-“ tamam, iyi geceler”
Annem –“ iyi geceler canım”
Yatak odasından çıkıp salona doğru geçtim, kanepeye uzandım ama boşalmadan duramazdım, şimdi boşalırsam da baksıra boşalmak zorundaydım, en iyisi babam banyodan çıktığında banyoda halledeyim işimi diye düşündüm.
Babam banyodan çıkmak bilmedi, göz kapaklarım ağırlaştı ağırlaştı ve uyuya kaldım, sabah gün ışığı yüzüme vurduğunda uyanmaya başladım, gözlerimi açtım hafifçe kanepeden doğruldum.
Ayağa kalkıp banyoya doğru yürümeye başladım, yatak odasının kapısı kapalıydı, banyoya girip elimi yüzümü yıkadım, kuruladım. Banyo kapısını açıp dışarı adım attığımda annemle kapı önünde çarpıştık.
Annem - “ ayhhh efeee”
“anneee özür dilerim görmedim”
Annemin üzerinde ince bir gecelik vardı. Çarpışmanın etkisiyle annemin; memeleri, göbeği, kasıkları bana yapışmıştı bir anlığına, için de sütyen olmadığından koca memelerini ve diri uçlarını hissetmiştim eminim ki o da kalkık olmasa da yarağımı hissetmişti.
Annemin önünden hemen çekildim.
Annem “git üstünü giy geç kalacaksın işe”
“evet iyi hatırlattın”
Annem “hı hı hadi”
Banyonun önünden uzaklaşıp salona geçtim, üzerimi giydim, bu sırada annem de banyodan çıkıp salona geldi,
Üzerinde halen gecelik duruyordu.
Annem “cansel seni bekler artık”
“birazcık beklesin ne olacak”
Annem “dediklerimi unutma”
“anne gerçekten saçmalıyorsun”
Annem “ben sözümü söyledim gerisi sana kalmış”
“iyi neyse o zaman, ben cansel hanımı bekletmeyeyim”
Annem “bekletme bekletme”
Annemin üzerine yürüyüp dibine kadar yanaştım, annem ise derin bir nefes alarak dudaklarıma baktı, dibinden geçip evin kapısına yanaştım.
Annem de istekliydi ama onu süründürmeden istediğini vermek bana göre değildi, evden çıkıp apartmandan çıktım, arabaya atlayıp spor salonunun yolunu tuttum.
Yolda giderken cansel beni aradı, telefonu açtım.
“efendim cansel”
Cansel “nerde kaldın şekerim seni bekliyorum”
“yoldayım geliyorum”
Cansel “tamam canım, sensiz bağlamayım dedim”
“iyi olur, programını hazırladım ona göre ilerleriz”
Cansel “bekliyorum öyleyse”
“tamamdır görüşürüz”
Spor salonu önüne arabayı park ettim, cansel pembe taytı ve beyaz tişörtüyle salonun kapısı önünde adeta parıldıyordu, elinde ufak bir spor çantası vardı, kendinden emin özgüvenli duruyordu kadın.
Böyle bir kadını beklettiğime inanamıyordum, arabadan hızlıca inip cansele doğru yaklaştım, yakından daha da kışkırtıcıydı. Beyaz tişört içine beyaz spor sütyeni giymiş, pembe taytı o kadar sıkıydı ki amcığının dudakları olduğu gibi belli oluyordu.
Canselle göz göze geldik.
“beklettiğim için kusura bakma”
Cansel elini koluma uzatıp pazımı hafifçe sıktı “hiç önemli değil canım”
“geçelim mi öyleyse”
Cansel “hay hay, geçelim”
Cansel kolumu okşayarak önden içeri girdi, kalçalarını izleyerek bende içeri girdim, tayt kalçasını sıkıca sarmış o yuvarlak biçimli kalçaların hatları olduğu gibi önüme serilmişti.
Canselin her adımı kalçasında öyle bir dalgalanmaya sebep oluyordu ki bu istemsizce bile gözümün kaymasına sebep oluyordu.
“cansel, koşu bandına geçelim önce, biraz ısınalım”
Cansel “oluuur ısınalımmm”
Koşu bandının yanına geçip cansele elimi uzattım, cansel koşu bandına çıktığında orta tempoda yürütmeye başladım.
“canselcim beş dakika böyle devam et sonra koşmaya başla”
Cansel “tamam hocam”
“ben birazdan geliyorum”
Cansel kafasını salladı, onun yanından ayrılıp içeri doğru yürüdüm, antrenör arkadaşlara selam verdim.
Antrenör arkadaşlardan birisi “kanka dışarda bir hanımefendi seni bekliyordu”
“evet özel öğrencilerimden, koşu bandına bıraktım üzerimi değişip yanına geçeceğim”
Antrenör arkadaş “tamam kolay gelsin”
Ofisten yedek kıyafetlerimi alıp soyunma odasına geçtim, soyunma odasında üzerimi değişip çıktım, tekrar salonun ön tarafına koşu bantlarına doğru gelip canseli arkadan izlemeye başladım.
Cansel Koşu bandında koşarken; Pembe taytın kumaşı kalçalarına yapışmış, yuvarlak ve sıkı yanakların her dalgalanışını gözler önüne seriliyordu. Beyaz tişörtü ise terden nemlenmeye başlamıştı; kumaş göğüslerine yapışıyor, dolgun memelerinin kıvrımını ve sertleşen meme uçlarının belirgin izini net bir şekilde gösteriyordu.
Sütyeni bile meme uçlarının sertliğini gizlemeye yetmemişti, koşu bandındaki süresi dolmak üzereydi, bende biraz ısınayım diye yanındaki koşu bandına çıktım, yavaş yavaş yürürken hızlanmaya başladım.
Cansel “hocamm en uzun hangimiz koşar”
“bilmem bakmak lazım”
Cansel “yarışalım mı?”
“olur üç deyince hızı dokuz a çıkar”
Cansel “hocaam dokuz çok yedi olsun”
“iyi tamam yedi olsun, hazır mısın?”
Cansel “eveet”
“öyleyse bir...iki...üç”
Canselle aynı anda yediye bastık koşu bandı hızlanmaya başladı koşu bandı hızlandıkça bizde koşmaya başladık, bu hızlara gayet aşinaydım, o kadar yüksek bir hız değildi çünkü.
Dakikalar geçtikçe koşu bandında koşmak bir işkence haline gelmeye başladı zaman akmıyor gibiydi, kafamı çevirip cansele baktığımda suratı ter içindeydi yanağından boynuna doğru ter damlacıkları akıyordu.
Memeleri öyle dalgalanıyordu ki kendimi bakmaktan alı koyamıyordum, sadece cansel değil bende terlemiştim, canseli etkilemek adına tişörtümü tek hamlede üzerimden çıkardım koşu bandının koluna koydum.
Cansel bana doğru baktığında vücudum terden parıldıyordu kaslı yapılı vücudumu ona sergliyordum.
Cansel bana bakmaktan bir anlığına dengesini kaybetti ve koşu bandı canseli geriye doğru fırlattı, canselin güvenlik mandalı yerinden fırladığında makine aniden durdu ama cansel çoktan geriye fırlamış yere düşmüştü.
Koşu bandını hemen durdurup götünün üzerine düşen canselin yanına gittim, o sırada koş bandında olan birkaç kadın ve dinlenmekte olan antrenör arkadaşlarda başımıza toplandı.
“cansel iyi misinn?”
Cansel “ayhh iyiyim, kalçam acıdı sadece”
“başka ağrıyan yerin falan yok dimi”
Cansel “yok yok iyiyim”
Canseli kollarının altından tuttum cansel ise omuzlarımdan kavradı, yavaşça kaldırdım, dediği gibi iyiydi, etraftakiler dağıldıktan sonra cansel gülmeye başladı.
“ne?”
Cansel “ahahah sana bakıcam diye düştüm ya”
Bende gülmeye başladım
“eee elin işte gözün başka şeyde olunca”
Cansel “ne yapayım, taş gibi hocam var, hem de çıtır”
“çıtır mı?”
Cansel “çıtır tabi bana göre yani”
“sen de çıtırsın canım”
Cansel “hadi canım”
“e tabi şuradaki genç kızlara bak bir de sana”
Cansel “hocam öyle diyorsa”
“iyiysen devam edelim mi?”
Cansel “tabi ki sırada ne var?”
"kalçam ağrıdı dedin ama sırada kalça çalışmak vardı”
Cansel “şimdi bu bir işaret mi diyeceğim olmayacak, günün sonunda bir masaj isterim ona göre”
“yan tarafta bir masaj salonu var oraya gideriz”
Cansel “ben masaj salonunda demedim, özlem hanıma yaptığın masajdan diyorum benim evde yaparsın”
“hıııı, tabi yaparım”
Cansel “anlaştık öyleyse”
Canselle arka tarafa doğru yürümeye başladık. Squat için barı hazırlayıp ağırlıkları taktım barı yukarı konuma çekip canseli barın altına aldım.
Cansel barı elleriyle kavrayıp hafifçe omuzlarına doğru indirdi dirseklerini aşağı bakacak şekilde düzelttim elimi canselin beline koyup dik durmasını sağladım ve arkasına geçtim. Ellerim halen belindeydi.
“Şimdi Kalçalarını geriye çıkar ve yavaşça çök belin dik dursun sakın eğme”
Cansel yavaşça çöktüğünde pembe tayt gerildi, kalçalarının derin yarığı belirginleşti. Her kalkışında o dolgun, kalçalar sikime hafifçe sürtünüyordu.
Cansel “Bu şekilde daha iyi mi oluyor hocam?”
Sesi nefes nefese ve biraz boğuktu. Kalçalarını özellikle geriye çıkararak indi, bu sefer sikimin sertleşen başı tam kalçalarının arasına denk geldi.
“evett... kalça kasların daha iyi şişer böylelikle”
Cansel “hııı anladım”
Canselle birlikte ayağa kalkıp omuzlarından barı aldım, barı geri yerine bırakıp leg press makinesine geçtik.
Cansel leg press makinesine yattığında bacaklarını genişçe açtı. Pembe taytın ince kumaşı kasıklarına yapışmış, amının şişkin dudaklarını ve ıslak terli hatlarını neredeyse tamamen belli ediyordu. Yanına eğildim, bir elimi dizinin iç kısmına koydum.
“başla”
Her itişinde bacaklarının içi titriyor, parmaklarım yavaş yavaş dizinden aşağı, kasıklarına doğru kayıyordu.
Cansel “Burası… oldukça geriliyor”
Gözleri yarı kapalı, dudakları aralık halde.
“tam neresi”
Cansel “biraz daha aşağısı”
Parmağım nerdeyse canselin amcığına değecekti, baldırını hafifçe sıktım o sırada canselin dudaklarını ısırdığını fark ettim, kadın spora değil sanki beni ayartmaya gelmişti.
Bir kaç makinede ağırlık çalıştıktan sonra günlük programı bitirmiştik. Cansel soyunma odasına gitti bende üzerimi değişip çıkış tarafına geçtim, neredeyse yirmi dakika onu bekledikten sonra soyunma odasından çıkıp yanıma geldi.
Beyaz tişört ve kot pantolon giymişti, yanıma yaklaşıp yanağımdan öptü.
“ Bu ne içindi”
Cansel “Bu gün gerçekten çok verimliydi, teşekkür maiyetinde”
“hıı anladımm, ne demek her zaman”
Cansel “bana gidiyoruz değil mi?”
“masaj konusunda ciddi miydin?”
Cansel “evett gerçekten ağrım var”
“peki öyleyse gidelim”
Cansel “ben arabayla gelmedim senin arabada...”
“saçmalama tabi ki arabada yer var”
Cansel koluma girdi birlikte spor salonundan çıkıp arabaya bindik, birlikte eve doğru gidiyorduk yoldayken canselin telefonu çaldı.
Cansel “annen arıyo”
“konuş bakalım ne diyo”
Cansel “efendim canım... evet efeyleyim... ayh canım harika bir antrenör seninki... ay yok kız saçmalama...bir dahakine de senle gideriz... hıı evet hatta senin dediğin masajı yapacak bana...ay ne var canım her yerim ağrıyo... amaan özlem sen de... benim evde nerde olacak... iyi neyse kapatıyorum ben...görüşürüz”
“ne diyo”
Cansel “nasıl geçti spor falan”
“bu kadar mı?”
Cansel “evet... yani önemsiz bir kaç şey dedi de boşver sen anneni”
“hı peki”
Canselin evin önüne arabayı park edip arabadan indik, apartmana girip asansörle en üst kata çıktıktan sonra dairesine girdik.
Evi gerçekten çok hoştu pahalı gösterişli şeyler yerine sade ve hoş görünen eşyalar vardı.
Cansel salona doğru geçti ve halıyı toplayıp çekyatı salonun ortasına çekti ardından çekyatı açtı.
Cansel “ben buraları hazırlayım sonra masaja geçeriz”
“olur nasıl istersen”
Cansel içerden su geçirmez beyaz bir çarşafı özenle açık olan çekyata serdi.
Cansel “Biraz bekle”
“bekliyorum”
Beklerken bende tv den sekiz saatlik şömine ateşi videosu açtım.
Birkaç dakika sonra cansel elinde masaj yağı ve iki adet büyük, yumuşak havluyla döndü. Işıkları kapattım. Sadece televizyonda açık bıraktığım şömine videosunun turuncu ve kırmızı tonları odayı yumuşak, sıcak bir ışıkla dolduruyordu. Alevlerin çıtırtı sesi ve loş gölgeler atmosferi oldukça erotik hale getirmişti.
Cansel’e döndüm. “Üstündekileri çıkar ve yüz üstü uzan.”
Arkamı cansele döndüm ve salonun kapısını kapattım, bu sırada cansel soyunmaya başlamıştı kıyafet sesleri geliyordu, o hazır olana kadar arkamı dönmedim, cansel “hazırım” dediğinde ona doğru döndüm
Büyük havluya rağmen geniş kalçaları tamamen kapanmamıştı; yanlardan dolgun etleri taşmış, derin yarık belli belirsiz görünüyordu. Cansele yaklaştım.
Yağı avuçlarımın arasına alıp iyice ısıttım. Sıcak yağ damlalarını önce omuzlarına döktüm. Ellerimi omuzlarına koydum ve yavaşça bastırarak dairesel hareketlerle ovuşturmaya başladım. Parmaklarım sıkı kasların arasına giriyor, düğümleri çözüyordu. Cansel’in nefesi derinleşti. Omuzlarından boynuna çıktım, oradan tekrar aşağıya, sırtının ortasına indim. Yağlı ellerim beline doğru kayarken teni parlamaya başladı. Sırtının kıvrımlarını takip ediyor, parmak uçlarımla omuriliğinin iki yanını ovuşturuyordum.
Ellerimi biraz daha aşağı kaydırdım. Bel çukuruna geldim. Orada parmaklarımı daha derin bastırarak yoğuruyordum. Sonra ellerimi yanlara doğru açtım ve yukarı doğru çıkarttım, memelerinin yan kısımlarına ulaştım. Dolgun göğüslerinin yanlarından taşan yumuşak etini avuçlarımın içine aldım.
Yağdan kayganlaşmış parmaklarım memelerinin kenarlarını yavaşça sıktı, dairesel hareketlerle memelerin yan kısmını okşuyordum.
Cansel’in nefesi kesildi. Göğüsleri beyaz çarşafın üzerinde ezilirken, yanlardan taşan etli kısımlar parmaklarımın arasında şekil değiştiriyordu. Meme uçlarının sertleştiğini, çarşafa sürtündüğünü hissedebiliyordum.
Ellerimi memelerinden çekip tekrar bel çukuruna indirdim. Bel çukurunu ovuştururken parmaklarım yavaşça aşağı kaydı. Havlunun hemen üst kısmına geldim. Kalçalarının üst yanaklarını avuçlarımın içine aldım, yağlı parmaklarımı etine gömdüm ve dairesel hareketlerle sıkıca yoğurmaya başladım.
“Burası… çok ağrıyor mu?”
Cansel “Evet… Orası… çok hassas.”
Canselin sesi titriyordu, masajdan çok neye geldiğimizi bende çok iyi biliyordum.
Havluyu biraz aşağı kaydırdım. Kalçalarının dolgunluğu tamamen ortaya çıktı. Yağı direkt kalçalarına döktüm, sıcak yağ teninden aşağı süzülürken parmaklarımı derin yarığın kenarlarında gezdirdim. İki elimin parmaklarıyla yanaklarını ayırır gibi açıyor, sonra tekrar sıkıyordum. Her sıkışta kalçaları hafifçe titriyordu.
Cansel’in nefesi hızlandı, kalçalarını istemsizce hafifçe kaldırıyordu. Ellerimi bacaklarının iç kısmına kaydırdım, parmak uçlarım göt deliğinin hemen kenarına değiyordu.
Cansel kalçasını elime itmesiyle bende ipler koptu, Kalçalarını avuçladım, yanakları iyice ayırdım. Yağlı baş parmağım yavaşça göt deliğinin etrafında daireler çizmeye başladı. Cansel’in bedeni aniden gerildi, kalçaları yükseldi.
Cansel “Ahh… Orası…”
Parmağımı göt deliğinin hemen kenarında gezdiriyor, hafifçe bastırıyordum. Diğer elimle kalçasını sıkıca tutmuş, yoğuruyordum. Her dokunuşumda Cansel’in bedeni daha da geriliyor, nefesi hızlanıyor, kalçaları titriyordu. Orgazma yaklaştığını hissedebiliyordum; amından sızan sular beyaz çarşafa damlıyordu. Tam o anda ellerimi birden çektim.
Cansel “efee”
“sakin ol, bacaklarına ineceğim”
Yağlı parmaklarım baldırlarının arkasına, o yumuşak ve dolgun etlere indi. Cansel’in bacakları hafifçe titriyordu. Baldırlarını avuçlarımın arasına alıp sert ama yavaş hareketlerle yoğurmaya başladım.
Parmaklarım baldır kaslarının derinlerine işliyordu. Aşağıya, ayak bileklerine kadar indim. Ayaklarını avuçladım, canselin ayak parmaklarını parmaklarımın arasından geçirerek ovuşturuyordum.
Cansel’in ayak parmakları geriliyor, bedeni ara sıra hafifçe kasılıyordu. Baldırlarına geri döndüğümde, bacaklarının iç kısmına doğru baktım. Parmaklarım yukarı doğru kayarken, Cansel’in amından sızan ıslaklığı görüyordum bacak arası sırılsıklam olmuş hatta beyaz çarşafı olduğu gibi ıslatmıştı.
“Sırt üstü dön”
Sırtımı yeniden cansele döndüm cansel sırt üstü yattı ve “hazırım” dedi arkamı döndüğümde şok oldum, zaten taş gibiydim şimdi boşalacak kıvama gelmiştim.
Cansel sadece kasıklarının üzerine ince bir havlu koymuştu, memelerini tamamen açıkta bırakmıştı. Göğüsleri her nefeste ağır ağır inip kalkıyordu. Meme uçları sert ve koyu pembe renkteydi.
Bir an durup onu izledim. Loş şömine ışığında muhteşem görünüyordu.
Yağı yeniden avuçladım. Önce boynundan başladım, oradan köprücük kemiklerine, sonra memelerinin arasına indim. Yağlı ellerim memelerinin yanlarından aşağı kayıyor, göğüslerini hafifçe kaldırıp bırakıyordum. Parmaklarım meme uçlarının hemen etrafında dolaşıyor ama doğrudan dokunmuyordum. Cansel’in göğüsleri geriliyor, sırtı hafifçe kabarıyordu.
Göbeğine indim. Göbek deliğinin etrafını dairesel hareketlerle ovuşturduktan sonra kasıklarına yöneldim. Havlunun hemen üst kısmını ovarken parmaklarım klitorisinin üstüne hafifçe değdi. Cansel’in kalçaları aniden yükseldi, dudaklarını sertçe ısırdı.
Cansel “Efe… Lütfen…”
“sakin ol... lütfen kendini bana bırak”
Parmağımı klitoristen çektim. Bacaklarının arasına indim, baldırlarını yağladım. Bir elim havlunun altına kaydı. Baldırını ovarken parmaklarımın dış tarafı amının dudaklarının kenarına sürtünüyordu. Cansel’in amı sırılsıklamdı, parmaklarım her geçişinde ıslak vıcık vıcık sesler çıkarıyordu.
Bu işten dönüş yoktu kadını bu halde bırakamazdım.
Tekrar kasıklarına elimi çıkarttım. Bu sefer parmağımı direkt klitorisinin üzerine koydum ve hafif baskıyla dairesel hareketler yapmaya başladım. Cansel’in bacakları titriyor, kalçaları yatağa bastırılıyordu. Dudaklarını ısırıyor, gözlerini kapatmış inliyordu.
Havlu kendiliğinden kayıp yere düştü.
Hareketlerimi hızlandırdım. Parmağım klitorisinin üzerinde hızlı ve kararlı daireler çizerken, diğer elim memelerinden birini sıkıca kavradı.Cansel birden kasılmaya başladı.
Cansel “Ahh… Geliyorum… Efe… Geliyorum!” diyerek fısıldadı
Vücudu sertçe gerildi, kalçaları hafifçe havaya kalktı. Amından sıcak sular fışkırır gibi aktı, beyaz çarşafı ıslattı. Uzun ve şiddetli bir orgazm dalgası bedenini sarsarken, boğuk bir inlemeyle adımı mırıldandı.
Orgazmı yavaş yavaş dinerken parmağımı klitorisinin üzerinden çektim. Cansel nefes nefese, terden sırılsıklam halde yatıyordu. Memeleri hızlı hızlı inip kalkıyor, bacaklarının arası parlıyordu.
Havluyu yerden alıp kasıklarını örttüm canselin gözleri kapalı derin derin nefes alıyordu.
Elimi havluyla temizleyip salondan çıktım, banyoyu arayıp buldum, ellerimi yıkadıktan sonra banyonun kapı arkasında duran bornozu alıp salona girdim.
Cansel hala uzanıyordu, önce salonun ışıklarını açtım, ardından tv yi kapattım.
“bornozunu getirdim, sıcak bir duş iyi gelir”
Cansel gözlerini açıp bana baktı, sanki sıradan bir şey yaşamışız gibi davranmam onu şaşırtmış gibiydi, evet her gün kadınları elimle boşaltmıyordum ama bir çok ilişki yaşadığımdan bu durumlara alışkındım.
“sen duş al buraları ben toparlarım”
Bornozu çekyatın yanına bırakıp sırtımı döndüm, taş gibi serttim ama abazalığımı belli etmemem gerekiyordu, sik beni efe diyene kadar böyle devam edecektim.
Cansel ayağa kalkıp bornozu giydi yanıma geldiğinde sıkı sıkı bornozuna sarılmıştı.
“iyi misin?”
Cansel “dizlerim tutmuyor”
“geçer sıcak suyla birlikte”
Cansel “gerçekten... muhteşemsin... benn..şeyy”
Elimi canselin beline koydum “bir şey söylemene ya da teşekkür etmene gerek yok, dediğim gibi duşunu al sonra ben gideyim”
Cansel “şeyy bir kahve ısmarlasaydım”
“olur”
Cansel salondan çıkarken fark ettim de gerçekten bacakları halen titriyordu içine girmediğim için kudurmuştu belli ki ama kahve teklifi açık bir gel beni sik teklifiydi.
Cansel duşa girdikten sonra bende salonu toparladım, çarşafı ve havluları çamaşır makinesinin önüne bıraktım çekyatı kanepe pozisyonuna getirdim yerine ittim halıyı düzelttim masaj yağlarını çamaşır makinesinin üzerine koydum.
Bu sırada kapı çaldı, yavaşça kapıya yanaştım normalde kapı deliğinden bakarım ama bu sfer kapıyı direkt açtım, açtığım gibi annemle karşılaştım.
Annem “efe”
Içerden gelen su sesiyle annemle göz göze geldik.
Annem “cansel nerde efe?”
“anne şeyy banyo da”
Annem kaşlarını çattı birden yüzü kızardı.

















