Nermin abla yan komşumuz, evli, üç çocuk annesi, kapalı bir kadın. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. Hafif bir göbeği dışında başka da göze çarpan bir kusuru yoktur.
Arada sırada bize annemle oturmak için gelir, ya da çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var.
Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, ya da vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek otuzbir çektiğim çok olmuştur.
Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen konuşma ve su sesleriyle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp baktığımda, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu.
Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu.
Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.
Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerine giydiği ince gömleğin yakasından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi. Bir ara durdu, başını kaldırıp benden tarafa, direk pencereme bakıverdi. Sanki sapık bir röntgenci gibi onu izlediğimi biliyor gibi, göz göze gelmiş gibi, suç üstü yakalanmış gibi hissettim.
Telaşla perdenin arkasından yan tarafa çekildim. Tekrar cesaretimi toplayıp baktığımda işine dönmüş, halı yıkamaya devam ediyordu. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Islak halıyı bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler.
Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı, halının üstünde çalkaladığı geniş kalçalarını, gömleğin yakasından yarısına kadar gördüğüm iri memelerini düşünerek otuzbir çekmeye başladım.
Sonunda inanılmaz bir zevkle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum. Otuzbir hayallerimi süslemekle kalacaktı o seksi kadın…
Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden poposu yine belli oluyordu. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim.
Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Seslendim, çantasından kimliğini bana verdi. O anda ellerimiz birbirine değdi. Elektrik çarpmış gibi oldum sıcacık elinin temasını parmaklarımda hissettiğimde… Göz göze geldik, yanakları kızarmıştı liseli bir kız gibi… Telaşla elini indirdi ve dönüp içeriye annemin yanına geçti tekrar.
Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti.
Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.
Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı.
Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu.
Aradan bir ay geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim.
Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paraya ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti,
"Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!" dedi. Ama aradan epey bir zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.
Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında Nermin ablayla yalnız kaldık.
“Bu para meselesini unutabilirim, ama bunun için bir şartım var.” dedim. Bunu duyunca sevindi, yüzü aydınlandı,
“Neymiş şartın?" diye sordu. Yanına yaklaştım. Telefonumu çıkarıp uğruna otuzbirler çektiğim resmini gösterdim, şaşırıp yüzüme baktı. Fısıltıyla,
“Benimle birlikte olursan, hiç sıkılmana gerek kalmadan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi.
“Sen bilirsin. Ya dediğimi yaparsın, ya da kocana her şeyi anlatırım.” diye ısrar ettim. Gözleri doldu ama sessiz kaldı yine... Yanından kalkarken,
“Teklifimi düşün sen, bu konu aramızda kalacak, bana güvenebilirsin. Tek yapacağın şey benimle sevişmek…” dedim ve eline telefonumu yazdığım kağıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla,
“Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.
Birkaç gün geçmişti. Nermin abladan ses seda çıkmadı. Ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım.
“Tamam, teklifini kabul ediyorum. Bu akşam sizin bahçedeki kömürlükte buluşalım.”
“Bu iş öyle kömürlük köşelerinde olmaz. İkimiz beraber bir eve, ya da otele gitmemiz gerek.” Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti,
“Yerini ve zamanını sen ayarla o halde!" dedi.
“Tamam! Ben sana haber veririm.” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim.
Ardından nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, ya da mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı...
O hafta sonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, "Tamam!" dedim.
Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Annem her zamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı.
Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.
Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve
“Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince,
“Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli.
“Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama hafta sonu olduğu için eczaneler kapalıydı, nöbetçi eczaneyi de nerden bulacaktım.
Ona uyku hapını anca hafta başı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi,
“Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene iki tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi.
O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği vişne suyuna iki tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin'i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.
Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla,
“Haplar işe yaradı mı?” diye sordu.
“Fısıldamana gerek yok, top patlasan uyanmaz. İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce,
“Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de bir şey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım.
“Evdekilere ne söyledin?” diye sordum.
“Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Gidip benim yatağa oturdu. Aceleyle üzerimdekileri çıkarıp soyundum ve çıplak kaldım.
Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen yatağa uzatıp dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.
Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin'den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu.
Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim götüne değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken götünü avuçluyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve yüzüstü çevirdim, eteğini yukarı sıyırdım.
Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve götü şimdi önümde uzanıyordu. Götünü öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi götünü avuçluyor, öpüyordum. Götü kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.
Sonra tekrar sırtüstü çevirdim. Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin'in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, "Immm!" diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu.
Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca,
“Dün gece!” dedi. Gülümseyerek,
“Mmm… Benim için hazırlık mı yaptın?” dedim. Cevap vermedi, o da gülümsedi.
Ben amını yalarken, Nermin'in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki.
Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin'in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.
Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana,
“Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım! Hadi sikimi tutsana…. “
Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı.
“Kocanın siki benimki kadar var mı?”
“Hayır. Onunki şu kadar anca var...” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona,
“Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim.
Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı. Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi.
Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin'den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi.
Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor,
“Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin'in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda,
“Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu,
“Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.
“Ohhh… Nermin… Sen benim rüyalarımın kadınısın. Seni düşünerek otuzbir çekiyor, rüyalarımda seni sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek oldu. Seni gerçekten sikiyorum.”
“Ahh… Terbiyesiz…” diye inledi altımda… Yarak darbeleriyle kesik kesik, soluyarak cevap veriyordu bana… “Rüyalarındaki gibi mi? Beğendin mi?” diye sordu.
“Hem de nasıl… Harikasın Nermin…” diyerek kasnaklamaya devam ettim. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ve zevk karışımı ifadesiyle sürekli,
“Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin'in kafası sürekli yatağın başına çarpıyordu.
Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin'in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu.
Nermin'in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti.
Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin'in memelerine akıtıyordum.
Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi.
Nermin Ah'layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu.
Nermin'e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken,
“Ne yapıyorsun?” diye sordum.
“Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince,
“Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyor musun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak,
“Ne istiyorsun daha?” diye sordu.
“Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı.
“İyi hadi yap o zaman!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona,
“Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve
“Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben,
“Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı.
“Kocam üç çocuktan sonra tekrar hamile kalmamam için birkaç yıldır çoğunlukla arkamdan yapıyor.” Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı.
“Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu,
“Seni hangi pozisyonda sikiyor?”
“Yüzüstü yatırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.
Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru.
Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzının madeni para kadar olduğunu gördüm.
Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Nermin yine az önceki gibi inlemeye başladı. Sürekli,
“Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu.
“Neden çıkarayım, kocan da sikiyormuş işte…” dedim pek aldırmadan…
“Kocamınki senin sikinin yarısı kadar, canımı yakmıyor. Ama seninki hem daha uzun, hem daha kalın… Ne olur, çıkar lütfen…” diye yalvardı. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım.
Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60'lık Nermin'in götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu.
Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerken olduğu gibi rahat girip çıkamıyordum götüne.
Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim.
Nermin'in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım.
Bir süre sonra, her soktuğumda Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum.
O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin'in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı.
Ama götü yıllardır sikildiği için, yine madeni para kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim.
“Nasıldı, hoşuna gitti mi?” diye sordum. Gülümsedi,
“Hoşuma gitmek mi? Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Küloduyla arkasından bacaklarına süzülen döllerimi sildi güzelce… Sonra da elindeki külodu gülerek bana uzattı,
“Al bunu, borcumun faizi olarak kabul et.” dedi.
Giyindikten sonra bir şey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem öğleden sonra uyanmış ve
“Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.
Ertesi gün işten döndüğümde, annem elindeki paraları uzattı bana,
“Nermin borç aldığı paranın hepsini getirdi.” deyince çok şaşırdım. Nermin'i cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım,
“Madem parayı getirecektin, neden teklifimi kabul ettin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü,
“Çünkü ben de seninle sevişmek istiyordum! Borç bahaneydi, verdiğin paraları kullanmadım hiç… Senin bana nasıl istekle baktığını gördüm. Parayı ödemeyince işi sekse çevireceğini biliyordum.” diye yazmış. Ben de ona,
“Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum.!” diye yazdım. Bana cevap olarak,
“Duygularımız karşılıklı… Ben de aynı durumdayım.” yazıp öpücük gönderdi.
Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum :)