burası hala kullanılıyor mu ya
noise dept.
One Nice Bug Per Day
KIROKAZE
todays bird
★

ellievsbear
The Stonewall Inn

tannertan36
Sade Olutola
tumblr dot com
hello vonnie
Cosimo Galluzzi
Misplaced Lens Cap
Today's Document
No title available
d e v o n
Monterey Bay Aquarium
Claire Keane
NASA
Jules of Nature
seen from Vietnam
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Georgia
seen from Nepal
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Russia

seen from Sweden
seen from Iraq
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States
seen from St. Lucia

seen from United Arab Emirates

seen from United States

seen from T1
@art-is-g4y
burası hala kullanılıyor mu ya
hayatımın bir döneminde Antalya'da yaşamak istiyorum, çok garip yani durduk yere ne alaka değil mi, içimden bir ses sen Antalya'da yaşayacaksın diyor orada mutlu olacaksın diyor
benim
olan
beni
bulur
öyle
bir
şey
yok
sanki hep böyle hissedicem gibi, kalbimin daralması hiç geçmeyecek gibi ama nolur geç artık ya
Re0muscle on Cam
son zamanlarda karşıma çıkan bazı arkadaşlarımla da muhabbetini çevirdiğim bir konu var, bilinçaltı. Bilinçaltı aklımızdan çok daha önde ve hızlı ilerliyor ve bizim yaşadığımız olaylara göre bir algı oluşturuyor. Mesela ilişkilerin hep kötü ilerlediyse ilişkilerde hep başarısız olucam algısı gibi. Ve bilinçaltı bu şekilde olumsuz bilgilerle ve algılarla dolduysa istediğimiz şeylerin frekansında olamıyoruz, zaten istemek fiili de sahip olamamaktan geliyor. İstemek yerine bilinçaltımızı temizleyip, değiştirip inanırsak, elde edebileceğimize, iyi olacağımıza bu sefer algılar o yönde yaşamımızı şekillendiriyor. İstemek yerine o frenkasta ol diyor.Şöyle bir örnek vereyim, siyah bir odasın sevgilin yok veya güzel bir işin, o odadaki hisler seni bu konularda olumsuz olacağına dair inandığın algılar, bu odayı beyaza boyamaya çalışmak yerine, çünkü boyamaya çalışırsan siyah kalmakta ısrar eder, beyaz bir kapı düşünüp oradan beyaz bir odaya geçersen, ve sevgilin, paran veya iyi bir kariyerin varmış gibi hissedebilirsen, o frenkasa erişebilirsen artık o frekanstaki insanları, konuları, işleri çekersin diyor, ama bilinçaltımızı uzun zamandır kendini bizden daha önde bu algılarla sınırladığı için bunları gerçeceğimiz yapmak öyle basit değil. Son zamanlardaki çaresizliğim ve her şeyin kötü gitmesi de beni bunları düşünmeye, inanmaya ve rasyonalist bir açıdan çıkıp daha spiritüel bakmama neden olmuş olabilir. Ama bu ayrıntıları geçersek de mantıklı geliyor, iyi düşünürsen, hak ettiğine inanırsan, kendin için çabalarsan ve düşünce tarzını değiştirirsen daha iyiye gitmez misin zaten diyorum kendi kendime, son zamanlarda o kadar yoğun ve üst üste şeyler yaşadım ki, önce ilişkim bitti, sonra mobbing'e uğrayıp sevdiğim işten çıkıp hayatımdaki o işle bağlantısı olan insanları çıkardım, en yakın arkadaşımla arkadaşlığım bitti her şey biterken okul bitmedi uzadı, parasızlık da cabası. Bakalım bu kötü ilerleyen döngüyü kırabilecek miyim, kolay olmayacak ama elimden geleni yapmaya çalışacağım.
hayatımda hiç bu kadar hem yalnız hissettiğim hem de yalnız olduğum bir dönem olmamıştı, 1+1 evde bıcır bıcır dolanıyor yalnızlığım
hem twitter'ı hem instagramı dondurdum çünkü tanıdığım veya tanımadığım insanların günlük neler yaptığını görmek istemiyorum bir süre, bunu kendi kontrolüm altına almaya çalıştım, bir de ex ve onla ilgili şeyleri de görmek istemiyorum 🤡 ne kadar dayanıcam bakalım 🥸
umarım ileride birisi hayatıma çıkarsa, biricik hislerimizi sahiplenen ve onlar için uğraş verebilen biri çıkar. Artık reels geçermiş gibi insan ve hisleri değiştirmekten sıkıldım. Korkak insanlardan daha çok sıkıldım. Sevginize sahip çıkın ve çıktırın.
ay benim böyle bir post attıktan sonra eski sevgilimle 26363 kere ayrılık sevişmesi yaşamam
umarım ileride birisi hayatıma çıkarsa, biricik hislerimizi sahiplenen ve onlar için uğraş verebilen biri çıkar. Artık reels geçermiş gibi insan ve hisleri değiştirmekten sıkıldım. Korkak insanlardan daha çok sıkıldım. Sevginize sahip çıkın ve çıktırın.
Trans bir kadının vefat haberini gördüm az önce, depremden bağımsız. Trans olduğu için kadın sığınma evlerine gidememiş, evsizlerin kaldığı merkezlerde kötü muameleler görmüş, nihayetinde sokakta kalmış ve evsiz trans bir kadını sokakta ölü buldular. İstanbul'da, koskoca şehirde. Deprem olduğu zaman LGBTQİA+ bireylere ayrı bir yardım formu açtılar. Yüzlerce insan, "Kendinizi böyle ayrıştırıyorsunuz. Bunu kendinize siz yaptınız." diye suçlamalarda bulundu. Ki bu verdiğim cümle örneği hafif bile, neler neler yazmışlar görseniz. İşte bu yardımlar bu yüzden ayrı toplandı. Bu felaket ortamında sanıyor musunuz ki yukarıdaki haberdeki gibi haberleri göremeyeceğiz? Üstelik kiralar ve barınma sorunları bu haldeyken? Deprem bölgelerinde, "Depremin sebebi sizsiniz." diye dışlamışlar bu insanları. Allah belanızı versin sizin, ne diyeyim artık. Mağdur olan kim varsa yüreğimi yakıyor. Az önce Twitter'da da şunu dedim:
Kendisi olabilmek uğruna kimsesiz kalan insanların hikayeleri içime dokunuyor. Hepsini anıyorum. Bu öyle büyük bir cesaret ve acı hikayesi ki. Belli bir grup için konuşmuyorum, birinci cümleme dahil olan herkes için konuşuyorum
bakın seneler geçti 24 yaşım bile bitiyor, giderek büyüyorum tumblr kullanmayı bile bıraktım ama hala beni seven bir sevgilim yok flörtüm bile yok
sabahladığı finali bok gibi geçince nasıl da yarrama benzior insan
o kadar mutsuzum ki ve o kadar enerjim yok ki kanım çekiliyor gibi hissediyorum
twitterda herkes çok gergin niye