Kenar bir mahallenin kenar bir pastanesinde, cam kenarında otururdun her perşembe akşamı.
Karşıdaki bakkaldan bir gazoz alır seyrederdim sen kalkıp gidene kadar.
Hatırı çoktur o kaldırımın az beklemedi benimle kar kış.
Bir perşembe akşamı oturdum karşına deli cesaretimle.
Bir bakışın, bir tebessümün, gözlerini kaçırışın neler neler anlattı bilemezsin.
Uzun bir hikaye, uzun bir sessizlik, uzun bir selamlaşmaydı bizim ki en sessizinden.
İki yabancı, ilk merhaba, ilk göz göze, ilk yan yana sanırsın kalplerimiz birbirini çeken iki kara delik.
Ne çok dokunduk kalplerimize çocuk masumiyetiyle parmaklarımız da yalnız yüreklerin acısıyla.
Kenar bir mahallenin kenar bir pastanesinde aylar sonra küçük parmakların avuçlarım da, kalbim yarış arabası hızında, gülüşünde kaybolurken.
Son bir dokunuş son bir bakış, son bir gülümseme giderken, ahh gelir mi perşembeler ardı ardına bende bu sabırsızlıkla.
Elimde ağzını sildiği pecete, arnavut kaldırımları kayar ayağımın altında koca bir heyecanla, ağzımda salak bir gülümsemeyle.
Kenar mahallenin çocuklarıydık / a.t.bayramoğlu