Seni seviyorum çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.
~Simyacı, Paulo Coelho
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

★
sheepfilms
taylor price
Monterey Bay Aquarium
hello vonnie

JVL
Peter Solarz
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Three Goblin Art
trying on a metaphor

oozey mess
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
dirt enthusiast
we're not kids anymore.
DEAR READER
No title available

Kiana Khansmith
No title available
Misplaced Lens Cap

seen from Germany
seen from United States

seen from Canada
seen from Germany
seen from Japan

seen from Indonesia
seen from Poland

seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany
@batsflower
Seni seviyorum çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.
~Simyacı, Paulo Coelho
benim tek isteğim sensin
Çok şey var söyleyecek fakat dilimizde ve farklı dünya dillerinde milyonlarca kelime olmasına rağmen bunları sana anlatacak kelimeler bulamıyorum. Yoruluyorum bazen , nefes alırken zorluk çekebiliyorum. Gücümün tükendiğini hissediyorum artık. Bir sevgi , bir aşk; insanı çiğ çiğ yer mi? Bir sevgi , bir aşk; insanı derin bir çukura sürükler mi! Evet , çiğ çiğ yiyormuş; derin çukura da sürüklüyormuş. Bu hisleri yaşaması güzel , hayatta olduğumu hatırlatıyor bana fakat içten içe tükendiğimi hissediyorum artık. Gündüzleri aklımda olduğun zaman seni atlatmasını başarabilsem de geceleri bu olmuyor. Bilinçaltım tamamen sana yönelmiş durumda. Her gece bir insan aynı şekilde bir insanın rüyasına girer mi? Evet… Giriyormuş. Sabahları terler içinde uyanmak , ağlamaklı uyanmak… Galiba son 1 aydır her gündüzüm.Aslında iyiyim , sorunlarım yok. Aslında mutluyum çünkü senin asla hayatımda olmayacağını bilsem de seni içerlerde bir yerlerde yaşatmayı öğrendim. Biz seninle bir bütün olduk; senin haberin olmasa da. Biz seninle birlikte her şeyi yapıyoruz; bağıra çağıra şarkılarımızı söylüyoruz , bilmediğimiz bir sürü sokakta kayboluyoruz , uzun gecelerimizde sen yine her zamanki gibi yanaklarımdan okşayarak uyutuyorsun beni. Sen bilmiyorsun. Sabahları kalktığımda ilk gördüğüm şey sensin hala. Gözümün önünden gitmeyen o uykulu , sarhoş yüzün her sabah benimle. O pürüzsüz ellerin her an tenimde. Ağlıyorum diye kızan sen , bana kaşlarını çatıp bakıyor hala. Biliyorum , sen bu hislerimi ve bu yaşadıklarımı asla bilemeyeceksin. Çünkü sana hiçbir şeyi hiçbir zaman açıklamayacağım. Açıklasam bir şey değişmez. Konuşsam , konuştuğumla kalırım. Kıramadığın duvarların yine aynı şekilde önümde upuzun şekilde duracak. İşte aşk… Hiçbir karşılık beklemeden yaşatmak bir insanı. Hiç umutlanmadan karşıdaki kişinin mutlu olmasını istemek. Görmeden , dokunmadan , o kusursuz sesi duymadan sonsuz bir bağlılık aşk. Çok zor aslında kelimelere dökünce. Uzaktan sevmek zor olsa da belki de seni uzaktan sevmek en doğru olanıdır. Böyle düşünüyorum , sana tam anlamıyla adım atamıyorum çünkü büyünün bozulacağını düşünüyorum. Senden bekliyorum galiba. Ki sen de asla atmayacaksın o adımı , adım kadar da eminim buna. En doğrusu seni sevmek uzaktan. Her gece seninle uyuyormuş gibi hissetmek , her sabah sesinle uyanıyormuş gibi hissetmek… Aslında bunlar çok güzel. Senin haberin olmadan seninle yaşıyorum. Bazen etrafımdaki insanlar soruyorlar seni bana. Sessizliğim tek cevabım oluyor biliyor musun? Artık sen konusunda adımlar atmayı bırakıyorum ; artık sen konusunda kendimi gücendirmeyi , kendime olan saygımı kaybetmeyi bırakıyorum. Gerçek hayatta aslında imkansız olan bizi siliyorum. Sen ve ben benim içimde her zaman yaşayacağız. Çok maceramız , çok anımız olacak. Tüm hayallerini beraber gerçekleştireceğiz sen duymasan da , söz veriyorum. Bu hayat karşıma seni çıkarttıysa eğer bir planı elbet vardır. Ama ben o planı bekleyemeyeceğim çünkü tükeniyorum yavaş yavaş Oktarım. Yavaş yavaş yaşam enerjim , mutluluklarım tükeniyor. Mutlu sohbetlerin yerini artık melankolik tavırlar alıyor. Uzun uzun dalıp gitmeler , aniden gelen ağlama krizler artık beni benden uzaklaştırıyor. Sen bana hem ödülsün hem cezasın. Ödülsün çünkü yaşadığımı hissettiriyorsun. Bir söz vardı; ‘Hiçbir şey hissetmemektense tüm duyguları hissetmek isterim.’ diye. Çok haklı. Senden önce duygusuzluğum doruk noktasındaydı. Mutlu da değildim , üzgün de. Senden sonra tüm duyguları yeniden hissetmeye başladım. Sen bana bir cezasın çünkü bitmek bilmeyen bir acı var içimde. Bastırabiliyorum , yönetebiliyorum o acıyı. Ama nereye kadar yönetebilirim emin olamıyorum. Gelecekte beni neler bekliyor bilemiyorum. Önümü göremiyorum. Acılar mı çekeceğim , senden kurtulacak mıyım yoksa mutlu mu olacağım… Bilemiyorum Oktarım. Korku sarıyor bedenimi artık. Nefeslerim daralıyor , bağıra çağıra ağlıyorum; ki normalde kolay kolay ağlayan bir insan değilim. Bilmediğim çok şey var fakat bildiğim ve emin olduğum bir şey var: Seni sevdiğim. Umuyorum , bana seni yollayan hayat bizi birleştirir. Çünkü içimdeki sevgi 2 günlük bir sevgi değil..
Özledin mi beni laleciğim
muhtemelen hayır , özlemedim tahmin ettiğim kişiysen :)
Bana her defasında sorardı , “Neyimi bu kadar çok seviyorsun?” diye. O her bu soruyu sorduğunda boğazıma bir yumru otururdu. Söylemezdim ki ellerini sevdiğimi , söyleyemezdim ressamların bile çizemeyeceği mükemmel gözlerini sevdiğimi. O içindeki minik kırgın kalbini sevdiğimi söyleyemezdim ki. Kokusunda bulduğum huzuru anlatamazdım. Sevgiden mahrum kalmış bir insana , kendisini sevemeden bir insana sevgiyi nasıl anlatırsın ki? Duygusuz bir insana sevgiyi anlatabilir misiniz? Ben anlatamadım…
Özlemek nedir sevgilim? Özlemek , tüm duyguları iç içe yaşamak , her yerde o kişiyi aramakmış. Saatlerce düşünmek , saatlerce gözyaşı dökmekmiş özlemek. O kokuyu aramak , onlarca insanın arasında yalnız hissetmekmiş özlemek. Sanki kapıdan içeriye girecekmiş gibi günlerce o kapıya bakmak. Günlerce o yolları gözlemek. Anısı olan yolları , sokakları ezbere bilmek… Sabretmekmiş özlemek. Büyük bir umut içinde aramak onu , büyük bir umut içinde beklemekmiş. Olmayacağını bile bile olacağına inanmakmış. Özlemek , eski günlerdeki duyguları aramak , o huzuru bulmaya çalışmakmış. Kalp kırıklığını iyi saran bir ilaçmış özlemek. O günleri dün gibi hatırlamak , Hiç unutamamakmış…
“Beni fazla düşünme.” dedin bana. Ya sen benim her anımsın. Her dakikam , her saniyem sensin. Ben kendimde seni görüyorum . Nasıl bana bunu diyebiliyorsun? Ben kendimi sana adamışım , ben kendimi sen de kaybetmişim…
benim tek isteğim sensin
Çok şey var söyleyecek fakat dilimizde ve farklı dünya dillerinde milyonlarca kelime olmasına rağmen bunları sana anlatacak kelimeler bulamıyorum. Yoruluyorum bazen , nefes alırken zorluk çekebiliyorum. Gücümün tükendiğini hissediyorum artık. Bir sevgi , bir aşk; insanı çiğ çiğ yer mi? Bir sevgi , bir aşk; insanı derin bir çukura sürükler mi! Evet , çiğ çiğ yiyormuş; derin çukura da sürüklüyormuş. Bu hisleri yaşaması güzel , hayatta olduğumu hatırlatıyor bana fakat içten içe tükendiğimi hissediyorum artık. Gündüzleri aklımda olduğun zaman seni atlatmasını başarabilsem de geceleri bu olmuyor. Bilinçaltım tamamen sana yönelmiş durumda. Her gece bir insan aynı şekilde bir insanın rüyasına girer mi? Evet… Giriyormuş. Sabahları terler içinde uyanmak , ağlamaklı uyanmak… Galiba son 1 aydır her gündüzüm.Aslında iyiyim , sorunlarım yok. Aslında mutluyum çünkü senin asla hayatımda olmayacağını bilsem de seni içerlerde bir yerlerde yaşatmayı öğrendim. Biz seninle bir bütün olduk; senin haberin olmasa da. Biz seninle birlikte her şeyi yapıyoruz; bağıra çağıra şarkılarımızı söylüyoruz , bilmediğimiz bir sürü sokakta kayboluyoruz , uzun gecelerimizde sen yine her zamanki gibi yanaklarımdan okşayarak uyutuyorsun beni. Sen bilmiyorsun. Sabahları kalktığımda ilk gördüğüm şey sensin hala. Gözümün önünden gitmeyen o uykulu , sarhoş yüzün her sabah benimle. O pürüzsüz ellerin her an tenimde. Ağlıyorum diye kızan sen , bana kaşlarını çatıp bakıyor hala. Biliyorum , sen bu hislerimi ve bu yaşadıklarımı asla bilemeyeceksin. Çünkü sana hiçbir şeyi hiçbir zaman açıklamayacağım. Açıklasam bir şey değişmez. Konuşsam , konuştuğumla kalırım. Kıramadığın duvarların yine aynı şekilde önümde upuzun şekilde duracak. İşte aşk… Hiçbir karşılık beklemeden yaşatmak bir insanı. Hiç umutlanmadan karşıdaki kişinin mutlu olmasını istemek. Görmeden , dokunmadan , o kusursuz sesi duymadan sonsuz bir bağlılık aşk. Çok zor aslında kelimelere dökünce. Uzaktan sevmek zor olsa da belki de seni uzaktan sevmek en doğru olanıdır. Böyle düşünüyorum , sana tam anlamıyla adım atamıyorum çünkü büyünün bozulacağını düşünüyorum. Senden bekliyorum galiba. Ki sen de asla atmayacaksın o adımı , adım kadar da eminim buna. En doğrusu seni sevmek uzaktan. Her gece seninle uyuyormuş gibi hissetmek , her sabah sesinle uyanıyormuş gibi hissetmek… Aslında bunlar çok güzel. Senin haberin olmadan seninle yaşıyorum. Bazen etrafımdaki insanlar soruyorlar seni bana. Sessizliğim tek cevabım oluyor biliyor musun? Artık sen konusunda adımlar atmayı bırakıyorum ; artık sen konusunda kendimi gücendirmeyi , kendime olan saygımı kaybetmeyi bırakıyorum. Gerçek hayatta aslında imkansız olan bizi siliyorum. Sen ve ben benim içimde her zaman yaşayacağız. Çok maceramız , çok anımız olacak. Tüm hayallerini beraber gerçekleştireceğiz sen duymasan da , söz veriyorum. Bu hayat karşıma seni çıkarttıysa eğer bir planı elbet vardır. Ama ben o planı bekleyemeyeceğim çünkü tükeniyorum yavaş yavaş Oktarım. Yavaş yavaş yaşam enerjim , mutluluklarım tükeniyor. Mutlu sohbetlerin yerini artık melankolik tavırlar alıyor. Uzun uzun dalıp gitmeler , aniden gelen ağlama krizler artık beni benden uzaklaştırıyor. Sen bana hem ödülsün hem cezasın. Ödülsün çünkü yaşadığımı hissettiriyorsun. Bir söz vardı; ‘Hiçbir şey hissetmemektense tüm duyguları hissetmek isterim.’ diye. Çok haklı. Senden önce duygusuzluğum doruk noktasındaydı. Mutlu da değildim , üzgün de. Senden sonra tüm duyguları yeniden hissetmeye başladım. Sen bana bir cezasın çünkü bitmek bilmeyen bir acı var içimde. Bastırabiliyorum , yönetebiliyorum o acıyı. Ama nereye kadar yönetebilirim emin olamıyorum. Gelecekte beni neler bekliyor bilemiyorum. Önümü göremiyorum. Acılar mı çekeceğim , senden kurtulacak mıyım yoksa mutlu mu olacağım… Bilemiyorum Oktarım. Korku sarıyor bedenimi artık. Nefeslerim daralıyor , bağıra çağıra ağlıyorum; ki normalde kolay kolay ağlayan bir insan değilim. Bilmediğim çok şey var fakat bildiğim ve emin olduğum bir şey var: Seni sevdiğim. Umuyorum , bana seni yollayan hayat bizi birleştirir. Çünkü içimdeki sevgi 2 günlük bir sevgi değil..
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm
Way better than the original keyboard
Nerde yaşıyorsun
Uşakta yaşıyorum
Kendini zeki sanan aptallara hayranım
boş insanlara vaktimi ayırıp zamanımı hiç ettiğim için çok pişmanım. iyi geceler
Şöyle bir sey okudum: “Birini hiçbir zaman affedemeyeceğini anladığında ondan vazgeçersin. Birini ondan vazgeçemeyeceğini anladığında affedersin” Buz gibi bir haklılık bu.
Her şarkı sanaymış, her şiir senmişsin.
ben bir dağa küstüm, dağın varlığımdan haberi yok.
in me omnis spes est mihi.*
bütün umudum kendimde.
no words