‘Mama, ooh, didn't mean to make you cry
If I'm not back again this time tomorrow
Carry on, carry on as if nothing really matters’

Product Placement

blake kathryn

Discoholic 🪩

Jar Jar Binks Fan Club

❣ Chile in a Photography ❣
🪼
sheepfilms
occasionally subtle
★

bliss lane
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sweet Seals For You, Always
One Nice Bug Per Day

roma★

Andulka

tannertan36
Fai_Ryy
ojovivo
Game of Thrones Daily
cherry valley forever
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from China
seen from United States

seen from Albania

seen from Pakistan

seen from Colombia
seen from Colombia

seen from Germany
seen from Italy
seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Indonesia

seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Palestinian Territories

seen from India
seen from Argentina

seen from France
seen from Italy
@bengeceninkasveti
‘Mama, ooh, didn't mean to make you cry
If I'm not back again this time tomorrow
Carry on, carry on as if nothing really matters’
Herkesten kaçmaya çalışırken kendime yakalanıyorum.
‘Cehennem başkalarıdır.’
Jean Paul Sartre
Senin uykuya rahatça daldığın gecede ben hayalinle karşılıklı oturmuş sigara içiyorum. Söylesene neyi nereye sığdırayım ?
‘Sessizliğin içindeyim çok karanlık bir yerdeyim.’
Beni unutman için önce kalbine girmiş olmam lazımdı. Oysa ben senin aklının kıyısından bile geçmedim. Unutulmak için önce hatırlanmak gerekir.
Gittiğinden beri kalbimde koca bir sızıyla geceleri sabah etmeye çalışıyorum. Geçtiğini sanıyorum ya da bitti diyorum herkese ama bitmediği içimdeki geçmek bilmeden sızıdan o kadar belli ki. Ağzımdan çıkan kelimelerle insanlara geçti yalanını söylemek çok kolay fakat içimdeki bu boşluk hissi geçmedikçe kendimi kandıramıyorum bir türlü. Geçmedi sevgilim, içimde senden bana kalan tek şeyi silip atamıyorum bu yüzden geçsin istemiyorum. Ama böyle de canım çok yanıyor. Ne yapayım sen söyle ? Bir noktada hayatıma sensiz olma fikriyle devam etmem ve alışmam gerekecek ama ben nereden, nasıl başlayacağımı bile bilmiyorum.
İnsanlar ne büyük hayal kırıklığı
‘Kalbimi ben sana kapattım’
Numaranı bile sildim telefonumdan ama sohbetimizi silmeye elim gitmiyor. Ne zaman “belki de sevmedi beni hiç” diye düşünsem yıldızladığım mesajlarda buluyorum kendimi. Çünkü bana orada beni ne kadar sevdiğinden bahsediyorsun. Tüm bunlar yalan olamaz ya ? Belki de yalandı her şey yalnızca kendimi kandırmak bana daha kolay geldi. Yine de beni sevdiğini düşünmek istiyorum çünkü sevmemiş olma ihtimalin gidişinden daha çok yakıyor canımı ve ben artık senin tarafından canımın yanmasını istemiyorum. İnsanın canı canını bu denli yakmamalı.
Sabahın ilk saatlerinde camdan süzülen yağmur damlalarını izliyorum şimdi. Aklımda elbette sen varsın, seninle kurduğum hayaller, yüzün, sesin. Soğuk bir aralık sabahı ama gittiğin gün kadar değil. O gün o kadar üşümüştüm ki hiç bir şey ısıtamadı içimi. Hayatımdan çıkıp gittin belki ama ben seni hayallerime katmaya devam ediyorum. En azından orada sarılıyorsun, gülüyorsun bana ve orada seviyorsun beni. Her şeyimi al ama hayallerimdeki yerine lütfen dokunma. Her neyse.
Başkalarının yaralarını sarmaya çalışırken kendi yaralarıma ihanet etmişim meğer.
Konuya nasıl girilir bilmiyorum ama ben seni çok özlüyorum. Kafamda çok fazla soru var ve hepsi cevapsız. Hiç mi dokunamadım kalbine ? Biraz olsun sevmedin mi beni ? Bana hep seni seviyorum derdin bende hep inanır, mutlu olurdum. Ama artık taşlar oturuyor sevgilim, sevgi bitmez. Eğer sen beni biraz olsun sevmiş olsaydın sensiz yaşama ihtimalinden korktuğumu bildiğin halde beni öylece sensiz bırakıp gitmezdin. Dönecek misin bilmiyorum ama bir aptal gibi bekliyorum dönmeni. Artık seni içimde aklayacak bahaneler bulamıyorum ve sen bunun ne demek olduğunu bilmiyorsun. Acaba o günden sonra hiç geldim mi aklına ya da ona haksızlık ettim diye pişmanlık duydun mu içten içe. Hiç sanmıyorum, kalbin belki de o kadar kalabalık ki orada ki varlığımdan bir habersin. Ya da belki görmüyorsun beni kalbinde çünkü hiç giremedim içeriye. Keşke gerçekten sevseydin ve beraber kurduğumuz hayaller için az da olsa çabalasaydın. İnsan neden yapardı ki, atmasına sebep olduğu kalbi neden paramparça ederdi ? Bilmiyorum. Seviyorum seni. Her neyse.
Gelecek planlarına beni dahil ediyordu, oysa ben o gelecekte olmayacağımdan oldukça emindim.
O gece kapıda kalmış bir çocuk gibi hissettim. İlk kapıda kalışım değildi ama ilk defa o buz gibi soğukta nasıl ısınacağımı, nereye sığınacağımı bilemedim. Sen beni buz gibi soğukta kapı dışarı ettin dilerim ki içine sığındığın evin bile seni ısıtamasın, sıcak bir yaz gününde bile tir tir titresin için.
Herkese geçiyor, hallettim diyorum ama geçmediğini ve halledemediğini benden başka kimse bilmiyor. Seni sana rağmen sevmek ve özlemek canımı çok yakıyor. Herkese senden bahsetmek istiyorum, beraber yaşadığımız güzel anları anlatmak gülümsemek istiyorum. Ama sonra herkesin kendi derdi, sorunu var beni mi dinleyecekler diyorum. İlk ayrıldığımızda hemen yakın arkadaşlarıma koştum buluşalım anlatmam lazım diye. Onlarla olursam iyi hissederdim biliyorum. O an kimse müsait olamadı -kimseyi suçlamıyorum çünkü bir ben yokum dünyada- ve ben kendi kendime geçirmeye çalıştım. Alışkınım aslında bir şeyleri bir başıma halledip üstesinden gelmeye ama ilk defa belki de bu kadar zorlandım. Sonra günün sonunda odamda yine bir başıma hayalinle baş etmeye çalıştım. Kimse yoktu o an ve ben sindirmeye çalışırken yüzün bir saniye bile gitmedi gözümün önünden. Kendime kızdım çok kızdım çünkü nasıl olurda senin yüzünden canım yanarken bile hayalin belirebilirdi ki karşımda ? Ben senin yüzünden acırken bile sana sarılmak, omzunda ağlamak istedim. Yarayı yara açanla kapatamazdık belki ama ben o gece gelip yaralarımı -kanatan sen olmana rağmen- sarmanı çok istedim. Ayrılalı 12 gün oluyor ve ben yine bu dört duvar arasında açtığın boşlukla nasıl baş edebilirim diye düşünüyorum. Anlar mısın bilmiyorum ama hissettiklerimi sana göstermeyi ve bir kez bile olsa nasıl hissettiğimi anlamanı isterdim. Yüzünü, sesini silemiyorum zihnimden, en olmadık anlarda aklıma geliyorsun. Ben hâlâ seni düşününce buruk bir şekilde gülümsüyorum ama senin aklının kenarından bile geçmediğime eminim. Seni özlemeye bir çözüm bulamıyorum. Tekrar gelmeni çok isterdim ama şunuda biliyorum ki eğer gelirsen bile sana yeniden nasıl güvenirim bilmiyorum. Ama sen kötü olduğumu hissedip gel olur mu ? Kalbimde bıraktığın bu boşluğu senden başka kimse dolduramaz gibi geliyor. Umarım tüm bu hislerimin ne kadar can yakıcı olduğunu yaşayıp anlarsın. Eğer birgün canın benim kadar yanarsa aklına ilk ben geleyim. İyi olmanı her şeyden çok isterim ama ne hissettiysem sende hisset, yaşadıklarımı sende yaşa ve ahın ne kadar güclü bir şey olduğunu için yana yana anlatsın hayat sana. Hayallerimi süsleyen yüz hâlâ senin yüzün. Ben artık hayal kurmak istemiyorum. Seni seviyorum ve hâlâ daha seveceğim. Umarım olurda dönersen ben her şeyden vazgeçmiş olmam. Geç kalma sevgilim, sana yalvarırım seni içimde bitirmeme izin vermeden gel çünkü ben seni kalbimde hissedememek ne demek bilmek istemiyorum.
Sen gittikten sonra sanki hiçbir şey yolunda gitmiyormuş gibi oldu. Aslında bu hikayenin sonunu en başından biliyordum ama canım çok yandı. Bana ayrılmak istediğini, eskisi gibi hissetmediğini söylediğinde kapıda kalmış çaresizce gözleri dolu dolu bekleyen bir çocuk gibi hissettim. Sonra günler geçti ve geçiyor içimdeki sevgin bir gram bile azalmıyor. Kalbimi yerinden söküp üstüne basıp paramparça etmek istiyorum adını fısıldamasın bana diye. O günden beri o kadar canım yandı ki ben bu soğukta üşüdüğümü bile anlayamadım. Sen bana kapını kapattın, kilidini değiştirdin oysa ben hâlâ pencerenin altında bekliyorum olurda çıkarsan beni gör gitmediğimi bil diye. Ama bir yandan da korkuyorum sevgilim, seni camının önünde beklediğim o eve ya başkasıyla girerken görürsem diye. Bana evimsin derdin, insan gidecek bir yeri olmadan evini terk etmez. Ya ben kiralık bir pansiyondum senin için geldin ve gittin ya da herkesin dediği gibi zaten gidecek başka yerin vardı. Canım çok yanıyor, ağlayamıyorum bile artık. Sana bu kadar çabuk bağlanan, alışan ve seven kalbimden de nefret ediyorum. İnsanlar boşver geçer diyor ama ben geçsin istemiyorum. Bana hissettirdiklerini unutmak, silmek istemiyorum. Çok güzeldi her şey neden böyle oldu diye çok düşündüm ama bir türlü cevap bulamadım aklımda, yerli yerine oturtamadım taşları. Sen bana geldiğinde ben tam herkesten ümidimi kesmiş kendi karanlığıma, yalnızlığıma çekilmiştim. Sonra geldin çıkarttın beni oradan o an ‘iyi ki’ dediğimi hatırlamıyorum. Ama şimdi düşününce ‘keşke’ diyorum ‘keşke hiç gelmeseydi de ben yalnız başıma karanlığımda herkesten uzak yaşasaydım’. Ama hâlâ bir yandan da iyi ki diyorum çünkü seninle çok mutlu anım oldu. Yüzüm uzun zamandır böyle içten gülmemişti, kalbimin sesini duymayalı uzun zaman olmuştu, zihnimdeki sesler yıllardır susmamıştı. Sen geldin, yüzüm güldü, kalbimin sesini duydum, zihnim tamamen sustu. Şimdi sen gittin yüzüm gülümsemek ne demek yeniden unuttu, kalbim ne yapması gerektiğini bilmiyor, zihnimde koca bir savaş başladı yeniden. Neden yaptın ? Tam inanmışken, her şeyi düzelttiğini sanmışken neden yeniden dağıttın her şeyi ? Seni çok özlüyorum ve seviyorum sana rağmen. Ve canımı en çok acıtan şeylerden biride bir gün olurda dönersen ben sana yeniden yenilirim sevgilim. Sen benim savaştaki en zayıf noktamsın. İyi ki vardın, yeniden gel olur mu ?