Şu an o akşam aklımda
Ama çok zaman önceydi
Yaralarımız ağır değildi
Yine de bağışladım ben hep seni
Hem seni hem de kendimi
O kadar yoktun ki..
Cosimo Galluzzi

shark vs the universe

Andulka
trying on a metaphor
KIROKAZE
Peter Solarz
d e v o n

Product Placement
sheepfilms
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Not today Justin

祝日 / Permanent Vacation
wallacepolsom

No title available

JBB: An Artblog!

JVL

pixel skylines
Keni

ellievsbear

Love Begins

seen from Chile
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Japan

seen from United States

seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Russia

seen from Iraq
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
@bilemiyorum--altan
Şu an o akşam aklımda
Ama çok zaman önceydi
Yaralarımız ağır değildi
Yine de bağışladım ben hep seni
Hem seni hem de kendimi
O kadar yoktun ki..
Hiç aklında yokken.. aylar sonra, ona özel bildirim sesini duyduğunda kalbin nasıl atacak..
Sarılmaktan yürüyemediğimiz sokaklarda şimdi yan yana bile değiliz..
parkta oturuyorsun, kimse yok, biraz soğuk hava. salıncakta sallanıyorsun, kulaklığın takılı, aynı şarkı tekrar ediyor evden çıktığından beri. elin rehbere gidiyor, parmakların kişilerin üstünü okşayıp okşayıp geçiyor. boğazın düğüm düğüm. söylesene, arayabileceğin kaç kişi var?
Yağmur yağıyor ıslandığını hissetmiyorsun.. hava soğuk ama üşümüyorsun.. kulağında hep o şarkı.. sürekli başa sarıyor.. içini yakan, kül eden o nakarat geliyor.. bir bakıyorsun onunla yürüdüğün sokağa gelmişsin.. hüzünlü bir tebessüm beliriyor yüzünde.. şarkının nakaratı her zamankinden daha uzun geliyor.. (şarkı: Duman, bu aşk beni yorar)
Artık sana gelemem ben.. o kadar yok saydın ki gelmelerimi.. sokağından dahi geçemem..
Şimdi sen de herkes gibisin..
Neden çıkıyorsun yollarıma.. neden yürüyorsun sokaklarımda.. oysa buraları terk etmiştin sen.. vazgeçmiştin yürümekten..
Ölen hislerim mi yoksa hevesim mi bilemiyorum.. oysa her şey bir hevesle başlamıştı hislerle devam etmişti.. şimdi artık ikisi de yok.. hadi sevin.. bu zafer senin..
Nasıl da güzel anlatıyor hislerini.. işte o zaman var ya.. Kül olur kalbindeki zamanla, yana yana.. yana yana..
Bu gün defalarca dinledim.. kül olduk, yana yana.. yana yana..
Hissizleşiyorum, unutuyorum dersin.. sonra onunla dinlediğiniz şarkı çalmaya başlar fütursuzca.. bu köpekbalığının kan kokusunu alması gibidir.. artık geri dönüş yoktur.. düşündükçe derine çeker.. çeker.. ve boğmaya çalışır..
Sen gel bana sor, duruşundaki samimiyetsizliği.. cümlelerindeki soğukluğu.. gelme bana böyle.. soğukluğun üşütüyor sevgimi.. samimiyetsizliğin zedeliyor yüreğimi..
Seninle karşılaşma ihtimalim olan sokaklarda yürürken bile kalbimin hızla attığını bilsen bu sevgiyi yok edişine sen de çok üzülürdün.. (Moda, 29.02.2024)
Seni yakandan kavrayıp, benimle burun buruna getirip: "Ne yaptığının farkında mısın?" demiyorsam, dilimin altındaki tüm zehri kusmuyor ve ne var ne yoksa senin ağzına tıkmıyorsam tamamen sana karşı olan şahsî mecalsizliğimden. Ben seni sadece sevmeyi seçmiştim.
Ve sen bu sevgiyi hak etmedin..
Kırmızı Tuborg etkisi.. düşüncesiyle sarhoş olursun.. yan etkisi mevcuttur, sakin kafayla dinleyiniz..
Nasıl da güzel anlatıyor hislerini.. işte o zaman var ya.. Kül olur kalbindeki zamanla, yana yana.. yana yana..
Seninle şöyle Caddebostan sahilde..