Canım kendim, sanıyorsun ki insanlar hep iyi. Hayır değil. İnsanlar hiç hak etmediğin halde sana kötülük yapabiliyorlar. Senin canını bile isteye acıtabiliyorlar. Seni koruyacak olan sensin. Kendini korumak bazen dur’dan bazen hayır’dan geçiyor.

Love Begins

blake kathryn
untitled
Game of Thrones Daily
🩵 avery cochrane 🩵

No title available
NASA
No title available

tannertan36
No title available
taylor price
Interview Vampire Daily
Fai_Ryy
Keni
𓃗
🪼
Sade Olutola
Mike Driver

oozey mess

Origami Around

seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from Chile

seen from Pakistan
seen from Argentina
seen from Botswana
seen from United States

seen from United States
seen from Norway

seen from Morocco
seen from Uganda

seen from Netherlands

seen from Slovenia

seen from Bangladesh
seen from United States

seen from United States
seen from Isle of Man

seen from Germany

seen from Tunisia
seen from Venezuela
@birbenvardirbendebendeniceri
Canım kendim, sanıyorsun ki insanlar hep iyi. Hayır değil. İnsanlar hiç hak etmediğin halde sana kötülük yapabiliyorlar. Senin canını bile isteye acıtabiliyorlar. Seni koruyacak olan sensin. Kendini korumak bazen dur’dan bazen hayır’dan geçiyor.
Bu gün çocuğum haklı olarak dedi ki “Öğretmenim sen neden konuşmadan önce parmak kaldırıp izin almıyorsun?”
Var olmak. Bazısı için böyle bir düşünce anlamsız belki de. Hiç düşünmemiş üstüne. Var zaten. Hissediyor bunu. Bir de hep kendini aramak var. Var oluşu kimselerin üzerinden tanımlamak. Her defasında bu yanılgıda daha fazla kaybolmak. Görmek, duymak, hissetmek... sonra da sana ait olan tüm bu algılara kendini kapatmak. Hem de öyle bir kapatmak ki zamanla görülmeyen duyulmayan bir şeye dönüştüğünü sanmak.
Sen diyememek var bir de ben diyememek. Ben hep biz dediğimi sanıyordum. Oysa kandırmacaymış bu. Biz’in içine ben hep kendimi koymayı unutmuşum. Belki bunu marifet de sanmışım. Sen diyemiyorsan biz’in olamayacağını hep bildim ama ben diyemiyorsan da o biz kocaman bir yalanmış.
Her nefes kendime bir adım olsun. Görüyorum, duyuyorum, hissediyorum. Ve tüm sezgilerime güveniyorum.
Başkasına kolay olan neden bana bu kadar zor
İçgüdüsel doğayla birlikte yaşamanın yol ve yöntemleri çoktur ve siz değiştikçe ve dünya değiştikçe en derin sorularınızın yanıtları da değişir, bu yüzden şöyle denemez: "Şunu ve şunu şöyle belli bir düzen içinde yap, her şey yoluna girecek." Ama hayatım boyunca ne zaman kurtlarla karşılaştıysam, genellikle nasıl olup da böyle bir ahenk içinde yaşadıklarını çözmeye çalıştım. Bu nedenle, barışçı amaçlar için size hemen şimdi şu listenin herhangi bir noktasından başlamanızı öneririm. Halihazırda mücadele etmekte olanlar için on numaradan başlamak daha çok işe yarayabilir. Kurtların genel hayat kuralları
1. ye
2. dinlen
3. aralarda dolaş
4. sadakat göster
5. çocukları sev
6. ay ışığında gevezelik et
7. kulaklarını ayarla
8. kemiklere kulak ver
9. seviş
10. sık sık ulu
Clarissa P. Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar
Ezginin Günlüğü - Hikayemiz
tospişler uyanmış
Nisan 2020
Doğa insanları tertemiz, özgür yaratmıştır. Bizim hırsızımızı uyandıracak hiçbir şeyi açıkta koymamıştır. Altını, gümüşü, uğrunda çiğnendiğimiz, ezildiğimiz her şeyi ayaklarımızın altına atmış; onları çiğneyelim, üstlerine basalım diye. Yüzümüzü de göğe yükseltmiş çünkü doğa ve göz kamaştıran, hayran olunacak eserlerini başımızı kaldırıp görmemizi istemiş: yıldızların doğuşunu, batışını ve hızla dönen uzayı; gündüz yeryüzünün, gece göğün görüntülerinin perde perde açmasını; yıldızların bütün uzayla karşılaştırılınca yavaş, ne büyük mesafeyi hiç durmadan hızla aşıp durdukları düşünülürse de çok hızlı gidişlerini, karşı karşıya geldikleri zaman Güneş ile Ay'ın tutulmalarını; ister bir düzen içinde olup bitsin, isterse birdenbire yaratılan nedenlerle patlayıversin birçok şaşırmaya değer olayı; geceleyin yıldız kaymalarını, genişleyen gökte patlamadan, hiç gürültü çıkarmadan çakan şimşekleri, sütunlar, direkler gibi alevlerin yarattığı nice değişik şekilleri görelim istemiş.
*Seneca, Ahlak Mektupları Epistulaemorales
Okuduklarımdan bana kalan:
* (Vaktiyle) bir halkı barındıran toprak, şimdi bir tek efendiye dar geliyor.
* Uzun yaşaman kaderle ilgili bir iştir, dolu bir yaşam sürmen ise ruhunla ilgili. Eğer doluysa yaşamın, çok yaşadın demektir. Yaşam da, ruh kendi iyi'sine kavuştuğu, kendi ismini eline geçirdiği zaman dolmuş olur.
Seneca, Ahlak Mektupları Epistulaemorales
Olmuş olan bir şey asla unutulmaz. Sen onu hatırlayamasan bile.
Ruhların Kaçışı, 2001
*Eskiden okuduğumu yeniden okuyamaz, izlediğimi tekrar izleyemezdim. 27 yaşımda artık yapabiliyorum gönderisi.
Okududuklarımdan bana kalan:
* Erkek kardeşimle bölüşmeyi öğrenmemişsem, bir araziyi parsellere bölmeyi bilmenin ne yararı olur ki bana?Bir dönümün tam tamına kaç ayak olduğunu ölçmenin, bir on ayaklık eksiği bile kestirivermenin ne yararı olur bana, gözü doymaz komşum sınırımı birazcık aştı diye dertlere düşüyorsam? Geometri, sınırlarımdan hiçbir şey yitirmediğimi bildirir bana, ama ben,herşeyimi yitirdiğim zaman nasıl neşe içinde yitirebileceğimi öğrenmek istiyorum asıl!
Seneca, Ahlak Mektupları Epistulaemorales
(...)Rüzgarın esmesi ağaçları eğip büküyormuş gibi değil de, rüzgar ile ağaçlar, uyum içinde birlikte deviniyorlarmış gibi...
Oruç Aruoba,De ki İşte
Okuduklarımdan bugün bana kalan:
*Vermemektense, karşılık görmemek daha iyidir insan için. Kötü bir ürün kaldırdıktan sonra da yine ekin ekmek gerekir. Kısır toğrağın süregiden verimsizliği yüzünden yiten tohumları, bir tek yılın verimi yine kazandırıverir insana.
*En yararlı olanı yapacağım, yani günümü gözden geçireceğim. Hiç kimse geriye dönüp hayatına bakmadığı için, işte böyle kötünün kötüsü olduk hepimiz. Ne yapacağımızı düşünüyoruz, hem de seyrek oluyor bu. Ne yaptığımızı ise hiç düşünmüyoruz. Oysa geleceğin tasarısı geçmişten gelir.
Seneca, Ahlak Mektupları Epistulaemorales
insanın kendine yaptığını kimse kimseye yapamıyor. Zihnimizdeki kalıplara hapsedip kendimizi çekmediğimiz acı kalmıyor. Oysa o çizginin hayali olduğunu farketsen, o duvarların içinden geçebildiğini... Yaşamak için kimseye bağımlı olmadığını, yaşamanın tek başına da mümkün hatta mümkün olmakla kalmayıp güzel de olabildiğini. Başladığın şeyleri yarım bırakabilme özgürlüğünün olduğunu. İhtiyacın sandıklarının aslında o kadar da ihtiyaç olmadığını. Bir şeyi bir gün seviyorken ertesi gün sevmemenin de normal olabileceğini.
...
Öyle bir hafiflik. Rüzgarda uçuşan yaprak misali.
Mart, 2020
2019 Eylül
Deniz kıyısına yürümeye gittiğimizde peçeli, çarşaflı kadınları gördü. Yanlarında delikanlılar vardı ve küçük oğlanlar. Erkekler çıplaktı, denize giriyor çıkıyor, gülüyorlardı. Kadınlar ise sadece ayakları çıplak duruyorlardı deniz kıyısında, bir adım ileri bir adım geri gidiyorlardı. Muhammed hiç görmediğim bir şekilde dertlendi ve 'Belki de yanlış yaptık tatlıcık' dedi. 'O tenis sandalyelerine tırmanmak zorunda bırakıldığımız zamanların intikamını kadınlardan aldık. Sanırım tatlıcık, biz erkekleri daha fazla seven bir Allah istedik. Çok aşağılanmıştık ve Allah'ın sadece bizim tarafımızda olmasına ihtiyacımız vardı. Bize gülen kadınlara gününü gösterecek bir Allah! Oysa bizim...' dedi, bana baktı. İlk kez insan içindeyken saçımı tuttu ve dedi ki, 'Oysa Allah'ın seni daha çok sevmesine ihtiyacım var şimdi. Allah'ın senin gibi bir kadını olduğu gibi sevdiğine inanıyorum artık'
Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran
Hatırladım azizim! Kadın eski filmlerdeki kötü kadın! Tabii ya!
Kötü kadın mı?! Rica ederim sevgili Maryam! Siz de mi? Bilmiyor musunuz ki bizim kültürümüzde ne istediğini bilen şehirli kadın hep kötüdür. Köyden gelen bakire kız iyidir ama talepleri olan ve ağızlıkla sigara içen kadın kötüdür. Lütfen! Çok rica ederim.
*Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran