Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Misplaced Lens Cap
TVSTRANGERTHINGS
DEAR READER

pixel skylines

❣ Chile in a Photography ❣
Peter Solarz
I'd rather be in outer space 🛸

No title available
Cosmic Funnies
Sweet Seals For You, Always
taylor price
No title available
Show & Tell
noise dept.
One Nice Bug Per Day
we're not kids anymore.
macklin celebrini has autism

titsay

Discoholic 🪩
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from Türkiye

seen from Australia
seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Uruguay

seen from France
@birhosumbugun
soundcloud.com/daphead twitter.com/daphead winter's cityside crystal bits of snowflakes all around my head and in the wind I had no illusions that I'd ever f...
Watch: Bob Ross once painted only in gray for a colorblind fan … and it was incredible.
Anytime she goes away.
Volcano painting by yours truly Holla at me lazypacific
Öncelikle özür dileyeceğim…
Ses etmeyeceğim çok fazla, çok göze batmayacağım ve yaptıklarımı paylaşmaya devam edeceğim.
ama büyük ayıp var.
https://www.youtube.com/watch?v=0zq1B2D_dRY
Yeni karalamalar paylaştım.
dopamine and serotonin tattoo
William Whitaker
- Başımdan serüvenler geçti. Ayrıntıları aklıma gelmiyor, ama olayların şaşmaz bir biçimde art arda gelişini unutmadım. Denizler aştım, ardımda denizler bıraktım, ırmakların kaynaklarına ulaşmaya çalıştım ya da ormanlara daldım ve görmediğim kentlere yöneliyordum hep... Geriye dönmek elimden gelmiyordu. Bir plağın geri dönememesi gibi. Bütün bunlar beni nereye götürüyordu? Şu ana, müzikle kaynaşan şu aydınlık yuvarlağın içindeki şu bankete. - Delice bir cömertlikle acı çekiyor. Gıpta ediyorum ona. - Siyahlar giymiş hanımlar, bir iç rahatlığı duyar, ev işlerine yönelir, köpeklerini gezdirirler. Çünkü, babalarından kalan o kutsal, o güzelim düşünceleri savunmak onlara düşmez. - Kimi zaman ( pek sık değil ), durumu gözden geçirir, bir kadına bağlandığınızı, kötü bir işe girdiğinizi farkedersiniz. Göz açıp kapayıncaya kadar sürer bu. Sonra geçit yeniden başlar, saatleri ve günleri birbirine eklemeye koyulursunuz. Pazartesi, salı, çarşamba. 1924, 1925, 1926. Yaşamak budur işte. Ama hayatınızı anlatırsanız, her şey değişir. Ne var ki, bu değişikliği kimse fark etmez. Gerçek hikayelerden söz edilmesi bunun kanıtıdır. Sanki gerçek hikayeler olabilirmiş gibi. Olayları anlatırken, onların çıkış biçimi tam tersine döndürmüyor muyuz sanki ? Hikaye anlatırken, önce başlangıç ileri sürüyor gibi görünürüz: '' 1922 yılının güzel bir ağustos akşamıydı, Marommes ' da noter katipliği görevindeydim, '' deyince, baştan başlıyoruz sanılır. Oysa, aslında sondan başlamış oluyoruz. Son, göze görünmez bir biçimde orada bulunmakta ve şu sözlere başlangıç olmak yüceliğini vermektedir. '' Dolaşıyorum, farkına varmadan, kasabanın dışına çıkmıştım. Para sorunlarını düşünüyordum.'' Bu cümle tek başına ele alınırsa, kahramanın bir şeye dalmış olduğunu, üzüldüğünü ve serüven yaşamaktan uzak bulunduğunu gösterir. Bu durumda insan, geçip giden olayları bile fark edemez pek. Ama her şeyi değiştiren son, orada bulunmaktadır. Söz konusu olan kişi, daha o anda hikayenin kahramanını gibi görünmeye başlamıştır bize. Üzüntülü hali, para sıkıntısı, bizim sıkıntılarımızdan daha önemlidir; çünkü gelecek tutkuların gelişmekte, an'lar, birbiri üzerine yığılacak yerde, sonun anaforunda kapılıp kendilerinden bir önce gelen anı da çekip birlikte götürmektedirler. '' Gece bastırmıştı. sokak ıssızdı.'' Bu sözler sanki rasgele söylenmiş gibidir. Ama kanmayız biz, onu bir köşeye koyup saklarız. Çünkü o, değerini daha sonra anlayacağımız bir bilgidir. Kahramanın, o gecenin bütün ayrıntılarını birer işmar, birer bildiri gibi göründüğünü ya da serüveni haber veren belirtilerden başkasını duymadığını ve fark etmediğini düşünürüz. Geleceğin henüz gerçekleşmemiş olduğunu ve adamın, yeknesak zenginliklerini karmakarışık bir halde sunan, geleceğe ilişkin tek bir belirti bile vermeyen gecenin içinde dolaşıp durduğunu, şunu ya da bunu seçmek durumunda olmadığını unuturuz. Hayatımın anlarının, hatırlanan bir hayatın anları gibi birbirini izlemesini istemiştim. Zamanı kuyruğundan yakalamayı kalkışmanın böyle bir önemi olabilirdi.
Bulantı / Jean Paul Sartre
ben sana benimle gel demedim ki ben sana benimle gel demedim ki istedim sadece hiçbir yere gitme istedim sadece hiçbir yere gitme aynı cümleyi kurup aynı şeh...
aynı cümleyi kurup aynı şehre bakarken gideceksen şimdi git güneş doğarken
ben senden beni sevmeni istemedim ki istedim sadece hiç kimseyi sevme
kaynak; https://soundcloud.com/kaanbosnak/uzatmanolursun2 Kaan Bosnakov uzatma nolursun 2 seni kaybetmek beylikdüzünde yaşamak gibi ne yazık ki ikisi de haya...
- bak nolursun dinle beni gitme sana muhtacım
- peki ben bana muhtaç adamı ne yapayım
Love this song. Can't get it out of my head. ___________________________________________________ KINGS OF CONVENIENCE - KNOW-HOW Riding on this know-how Neve...
What is there to know? All this is what it is.
Natural hair drying ☀💆