Adım mason 32 yaşında masörlük yapan biriyim kendi spa merkezim var ist lux bi otelde çalıştırıyorum. Çevrem geniş ve samimi müşterilerim var. Bunlardan bir tanesi seda 38 yaşında bankacı gayet alımlı evli barkli biri aramiz baya iyiydi devamli haftalık gelen musterilerimdendi. Neyse seda ile artik dışarı da kahve icer olmuştuk. Sohbet muhabbet ilerledikçe bi kere benim masaj yapmami istedi. Olur dedim gündüz vakti gelecekti öğlen arasında neyse. İki gün sonra geldi odaya geçti sohbet muhabbet derken ben masajima basladim. Ustunde havlu vardı sadece parmakları bacaklari derken cok yumuşak masaj yapıyorum. Sesini kesti bacaklarını iyice acti kendini bana birakmisti ben ufak dokunuslar yaparak amina sesini değiştiğini anlıyorum ordan ustune ciktim hafiften oturdum sirtine masaj yapmaya baslarken seyim dimdik olmuş kalçasına baskı yapiyirdu bende sırtını ovuyordum sesi inler gibi geliyordu. Ordan bıraktım yüz üstü dönmesini istedim havluyu kaldirdim geri kapattim gerek yok ona dedi herseyiyle onundeydi di bir iki bacaklari derken şeyi sulanmıştı beninde canım çekmişti artik bacaklarini katlamasini istedim ami ortadaydı dayanamadım emmeye basladim amini sesini cikarmadi kafami iyice icine sokuyordu bende ellerimle göğüslerini okşuyordum iyce kendinden geçmişti. 20 dk yakin emdim artık rahatlamıştı devam edeyimmi dedim yok yok yeter bu kadar dedi. Kalkti hemen banyoya gitti. Ordan çıktım ben giderken görüşürüz deyip gitti. İki hafta hic haber alamadim.
İki hafta sonra beni aradi otele gelmemi istedi arkadaşlarimin oldugunu ve masaj yaptirmak istediklerini söyledi olur dedim. Gündüz vakti gittim dedigi saatte. Kapıyı açtı seda mini eteğiyle hoşgeldin felan derken geçtik odaya neyse tanistik arkadaşlar ile biri eda oda bankaci evli 28 yaşında digeri ev hanımı 43 yasinda balik etli bir kadin.
Sohbet muhabbet derken baya samimi bir ortamdi seda konuya girdi hemen biz senin cagirmamiz sebebi masaj ama sonu mutlu olacak dedi ben güldüm. Olur mi felan derken neden olmasin dedim. O zaman gel gecen ki kaldığı yerden devam et dedi. Bacaklarini acti yataga uzandi etegini beline sıyırıp ben tişörtümü pantolinu çıkartıp girdim bacak arasina.
Ama nasil tatli sulu kudurmustu 3 de yan yana ben emrken 5 dk gecmedi eda da yanına yatti göğüslerini emmiyordu şaşırmıştım daha gencecik lezbiyen çıkmıştı. O emerken bende elimi edanin pantolonuna attim okşuyordum amini göğüslerini nere gekirse bi yarım saat sonucu beylikdüzü escort seda boşalmıştı gine. Belkide ikinciyi soyundu tamamen ordan edayi soymaya basladi onlar sevisiyordu sen diğerinin yanina git dedi kadin izlemekten başka birşey yapmıyordu. İsmi gül idi kaldirdim buyrun gül hanim deyip cok çekiniyordu arkasina gectim surtunup öpüyordum. Elimi bacak arasina attim kot pantolonlu idi ama kocaman götü vardi tunigi cikardim sırtını emiyirdum emerken pantolonu çözdüm götünü geçtim emmeye kocaman di. Soyunmsutuk artik 4 muzde neyse oyle böyle derken gül yatırdım amini emmeye başladım biraz emdikten sonra çıkardım tam sokacaktim yok hayır dedi kucagima oturdu aminj seyime sürtmeye basladi 5 dk böyle devam etttik ve ikimizde bosalmistik. Eda ile seda da bizi görünce bosaldilar bıraktılar üçü yataga uzandı ben koltuğa oturdum biraz dinlendik gül banyoya gitti benide arkalarından gonderdiler gittim küçücük banyo ikimiz sigmadik gülü bir güzel kesekedim yıkadım oda benim şeyimi yikadi temizledi sonra agzina almaya karar verdi ucundan ucundan emerken ben hepsini sokmaya calsiiyordum kaldirdi dimdik etti ordan çıkardım yataga dogru egdim belini ikisinin arasinda arkasına gecip sikmeye başladım nasil bagiriyordu kizlar ikiside izliyordu. En sonunda bagurta bagurta çıkartıp ağzına göğüslerine boşaldım.
Ordan birar sigara molası verip. Eda ile seda devam etti gül katılmadı onlara giyindi onları bekledi megerse beni gül için çağırmışlar. Beni gonderdiler ikici bulusmamizida sonra anlatacağım
Merhabalar ben Tülay 29 yaşında , balık etli , modern tesettürlü alımlı bir kadınım . Eşimle 10 yıldır evliyiz ve 2 çocuğumuz var . Kocam bir şirkette yönetici olarak çalışıyor . Ben ise ev hanımıyım . Gün içinde temizlik yemek çocukları okula getir götür gibi işlerle uğraşıyorum . Yani anlayacağınız günler benim açımdan çok monoton geçiyor. Kocamla cinsel hayatımız haftada 1 şeklinde ve o da 10-15 dakika içinde bitiyor. Kendimi tatmin olmamış hissediyordum ama kocama belli etmiyordum .
Çocukları okula götürmek benim en büyük aktivitem ve okulun önünde çocuklarını getiren velilerle sohbetim de tek sosyallik anlayışımdı . Normalde velilerin okulun bahçesine girmeleri yasak ama küçük oğlum birinci sınıfa gittiğinden ve biraz alışmakta zorlandığı için müdür beyden özel bir izinle sınıfa kadar götürmeme izin veriliyordu. Haliyle okula gire çıka gerek öğretmenlerle gerek müdür beyle tanışıklığım oluşmuştu. Hatta bazen müdür beyin odasında çay kahve içecek konuma gelmiştim .Uzun uzun sohbetler eder hale gelmiştik. Müdür bey uzun boylu iri yapılı ve yaşına göre kısmen de yakışıklı biriydi. Samimiyet kurdukça iyiden iyiye ilgi duymaya başladığını hissediyordum .Modern tesettürlü olduğumdan dar elbiseler giyiyordum. Her gidişimde Vücudumun her yerini dikkatle süzüyordu .
Bir gün yine çocuğu sınıfına bıraktıktan sonra Müdür bey beni gördü ve bişeyler içer miyiz odamda diye sordu. Bende olabilir dedim ve odasına gittik.
Bir şirkette sekreterlik yapıyorum işyerimin yanında bir kuyumcu dükkanı var. Dükkanın sahibi oldukça karizmatik vee yakışıklı, her sabah dükkanın önünden geçerken selamlaşırız ama ikimizde birbirimize bakmaktan alıkoyamıyoruz. zaten bakışları beni çok etkiliyor. Ona bu hissettigim kışkırtıcı duyguları anlatmak için sabırsızlanıyorum. artık onu çok istemeye başlamıştım daha fazla dayanamıyacaktım.Bir gün dükkanda tek başınayken yüzük alma bahanesiyle gittim, çok sex giyinip onu kendime çekmem lazımdı ve dedigim gibide oldu. Üzerime dar ve mini bir etek giydim ve gögüs dekolteli bir bady geçirdim yolda yürürken herkesin gözünün bende oldugunu farkettim. Dükkanın kapısının önüne geldigimde çok heycanlıydım ve bi okadarda azmıştım. Kapıyı açıp içeri girdim kalbim küt küt atıyordu, beni görünce çok şaşırmıştı hoşgeldin diyerek elimi sıktı. Bende kendime güzel bir yüzük almak istedigimi söyledim ve yüzükleri çıkartıp bi dene istersen parmagında nasıl durduguna bak dedi. Ben yüzükleri denerken gögüslerime baktıgını farkettim ve hiç bozuntuya vermedim.kendi bir iki model begenip elimi tutup yüzügü gözlerimin içine bakarak taktı, begendin mi diye sordu bende sen begendikten sonra takarım tabiki dedim.
Yüzügü tam parmagımdan çıkarırken elimden tutarak lütfen yüzük kalsın önce soguk birşeyler içelim mi dedi. elimden tutup benim aynalı dekor sandıgım yer megerse başka bir odaya açılan bir kapıymış. İçerisi loş bir ısıkla kaplı çok romantik bir odaydı. Burda sevişmek çok güzel olacaktı. ben şaşkınlık içinde odayı izlerken oda bana hafifçe gülümsüyordu.Çokmu şaşırdın dedi , bende kuyumcu dükkanında ilk defa böyle bir oda gördügümü söyledim. Oda fazla şaşırma daha yeni başlıyoruz ne içersin diye sordu? bende soguk birşeyler alabilecegimi söyledim, o bu sırada soguk birşeyler koyarken nezemandır bu anı bekliyorum dedi bunu duyduguma çok şaşırmıştım megerse oda benimle aynı duygular içindeymiş. konuşurken yanıma oturdu gözleriyle beni süzüyodu,git gide daha fazla yakınlaşmaya başladı. Artık açılmanın zamanı gelmişti daha fazla dayanamayıp dudaklarına yapışıp kaldım okadar ateşli bir öpüşü vardıki beni daha çok azdırmıştı ama yavaş yavaş olmasını istiyordum. Oda elini bacaklarımda gezdiriyordu,sonra beni koltuga yatırıp bacaklarımdan başlayarak öpmeye başladı ben zevk çıglıkları atıyodum yavaş yavaş gögüslrime dogru geldi ve üzerimdekileri çıkarıp attı ve aletini gögüslerimde gezdirmeye başladı sonra agzıma soktu ben okadar zevklenmiştim ki aleti müthiş bir şekilde yalıyodum oda bana müthişsin bebegim devam et diyordu ve daha fazla dayanamayarak agzıma boşaldı. Ben yalamaya devem ettim ve aleti kıvamına getirdim ve sıra benimkine gelmişti oda benimkini büyük bir zevkle yalamaya başladı vücüdumda yalanmamış bir yer bırakmamıştı artık daha fazla dayanamıycam bebegim deyip o güçlü kollorıyla beni tutup yere attı ve domalmamı söyledi ben bakire oldugumu söyleyince, ne yani bu güzel amı ilk benmi sikecegim dedi sonra aletini tükürükle yumuşattıktan sonra yavaş yavaş girmeye başladı ben acıdan bagırınca o daha fazla zevk almaya basladı ve beni kollarımdan sıkıca tuttu ben acıdan kıvranırken o ise zevkten deliriyordu artık bende zevk almaya başlamıştım o soktukça ben daha fazla deliriyordum artık ikimizde boşalmaya başlamıştık o aletini çıkarıp gögüslerime boşaldı sonra yanıma yıgılıp kaldı benden çok zevk aldıgını ve bunu sık sık tekrarlamak istedigini söyledi bende memnuniyetle kabul ettim tabi.
Bu olay başımdan 2 hafta önce geçti.daha önce, bir gece nette tanıştığım bayanla aramda geçen gerçek hikayedir. ben BURSA da yaşayan 35 yaşında sportif yapılı sex konusunda oldukça deneyimli ve sınır tanımadan sex yapan bir erkeğim.sevişirken bayanı yalayarak ve emerek defalarca boşaltabilen ve ilişki anında bayan boşalmadan asla boşalmayan kendinden emin ve güçlü birisiyim ve birlikte olduğum bayanlar tarafındanda bu konu onaylamıştır.x bayanla tanıştıktan sonra ( bekar ve yalnız yaşıyan birisi) defalarca sabahlara kadar birlikte olduk ve bu birliktelik 2 yıldır devam ediyor.bu son olay bayan arkadaşımın antalyaya gitmesinde yaşadık. antalyaya gittikten sonra defalarca telefonda beni arar antalyaya gel seni çok özledim dayanamıyorum diye beni çağırdı. bende işlerimi yoluna koyduktan sonra bir kaç günlüğüne antalyaya gittim.oradada yalnız kalıyordu. sabah antalyaya vardım. telefonlaştık ve buluştuk.doğruca evine gittik.birbirimize öyle hasrettikki evden içeriye girer girmez çılgınca sevişmeye başladık.ama asıl sevişme akşama saklıydı. öğleden sonra sahile gittik denize girdik ve eve geldik. karnımızı doyurduktan sonra sex olarakta bedenlerimizi doyurmamız gerekiyordu ve ikimizde açtık.eve gelirken marketten iki tüp krem çikilota aldık.x bayan soyundu ve benide soydu önce beni okşamaya ve yalamaya başladı hiç görmemiş gibi yarağı emiyor yalıyor ve beni çıldırtıyordu.yaklaşık yarım saat emdikten sonra şimdi sıra sende dedi.
bende iki tüp krem çikilotayı bacaklarına amcığına götüne kalçalarına ve göğüslerine sürdüm ve başladım yalamaya.ben yaladıkça o zevkten kuduruyordu.amcığının içine boşalttığım çikilota am suyu ile karışmış anlatılması zor bir tat almıştı.amcığını ve göt deliğini yaladıkca aşkım kuduruyor artık dayanamıyorum hadi yarağı tüm deliklerime sok erkeğim diyordu. tüpte kalan çikilotadan yarağın başına sürdüm ve ağzına verdim iştahla emerken bende elimle amcığını okşuyor göt deliğine parmağımı sokuyordum.ağzından çıkartarak yarağı sırt üstü yatan aşkımın amcığına soktum alev alev yanıyordu.ateşini ancak yarağım söndürecekti.ve öylede oldu ama sadece o anlık ben onu sikerken o defalarca boşalmıştı ama benim niyetim onu götten sikmek ve götüne boşalmaktı. z bayan sexten kudurmuş bir vaziyette iken arkanı önsene dedim ve arkasını döndü ve önümde domaldı pembe göt deliğini yalamaya ve dilimi içine sokmaya başladım.yarağı tekrar amcığına soktum ve parmağımlada götünü sikiyordum bu hareket bayanı dahada çıldırtmıştı.yarağı çıkartıp göt deliğine girdim (alışıktı çünkü daha önceleri bir kaç defa göten sikmiştim)götten sikerken elimlede amcığını okşuyordum.yarak götte iken bir kaç defa tekrar boşalmıştı aşkım belki on defa boşaldı ama hala ben boşalmamıştım ve zamanı geldi büyük bir sarsıntı ile götüne boşaldım yarağı götünden çıkarmadan öylece uzandık.ama bir kaç dakika sonra inen yarak kendiliğinden götten çıkmıştı. aşkım bana döndü ve çok harikaydın ama ben hala yarağa doymadım dedi.bonyaya gittik duş aldık.2 şer duble viski içtikten sonra aşkım tekrar beni tahrik edici hareketler yapmaya başladı teyp e kaset koydu ve çırılçıplak dans etmeye ve beni çıldırmaya devam ediyordu bende çıplaktım. ve ayakta müzik eşliğinde tekrar amdan götten ve ağızdan sex yaptık.evden hiç çıkmıyorduk o defalarca boşalmış bense sadece 5 defa boşalmıştım ama o hala yarak istiyordu bense bittim dedim.tama sen biraz dinlen ben geliyorum dedi ve dışarı çıktı.nereye gitmiş biliyormusunuz eczaneden viyagra almaya. ve geldi 50 ml. lik viyagrayı içtim benim yarak oldu keser sapı defalarca sikişmemize ve her türlü fantaziyi yapmamıza rağmen hala dimdik ayakta idi yarak. bu sex gece ve günümü asla unutamam ve şu an çok özledim.onu. ve yaptığı dansı, çılgınlığı ve fantaziyi.
Öncelikle burada yazılarını okudugum birçok arkadaşın yazdıkları bana biraz abartı geliyor 5 kere 7 kere boşalmışda yaav çeşmemi bu hele bazı hikayelerde arka arkaya neyse onları kendileri ile baş başa bırakalım. ozamanlar askerden yeni gelmiştim komşumuzun kızı hafif topluca ama harika kalçalara sahipdi zaten askerden yeni gelmişim toplu olsa ne olur azmışım birgün bana bir sanatçının kasetinin olup olmadıgını sormak için eve geldi bende buyur ettim salonda beklerken bende kaseti aramaya başladım neyse kaseti bulup kendisine verdim bir yandanda onu nasıl yataga atrım diye düşünüyordum velasıl nasıl oldu anlamadım birden dudaklara yapıştım o itiraz ettikçe ben dahada istiyordum bir çok kez pantolonunu çıkartmak istememe ragmen daracık kot üzerinden çıkmıyordu iyice tahrik olmuştum delirecek giydim iri gögüslerini bir hamlede dışarı çıkarttım ve bir yandan sıkıyor biryandan yalıyordum oda bir yandan itiraz ediyor biryandan karşılık veriyordu bu heyacan sonunda boşaldım ama kafama koymuştum onu mutlak sikecektim yine başka birgün tekrar bana geldi anladımki daha uslanmamış oda beni istiyor yoksa niye gelsin bu sefer daha uysal davrandım önce biraz sohbet ettik
sonrasında bendeki slow müziklerden bir kaset koydum ortamı da romantik bir hale sokmak için perdeleri kapadıgımda niyetimi anlamış kalkmak istedi oturması için ikna etmeyi başardım zaten hal ve hareketler nekadar istekli oldugunu gösteriyordu önce dans ettik dans ederken bir yandan onun boynunu öpmeye sırtında aşşagıya okşamaya başladım elim kalçalarına vardıgında onunda bana daha çok yaslandıgını sanki benim kalkmış sikimi dahada hissetmek istiyordu bedenlerimiz birbirine yapışık olarak bir müddet dans ettik benim ve onun daha fazla tahammülü kalmamıştı bir yandan dans ediyor biryandan onu yavaş yavaş soyuyordum en son ikimizde çıplakdık ve dansa devam ettik penisim ve vajinası sanki öpüşüyorlardı yavaşça koltuga oturup öpüşmeye başladık aman yarappim o nasıl öpmek sanki öpmüyor yiyordu onu hafif bir hamle ile koltuga yatırdım ve vücudunun her noktasın öpmeye başladım mütiş zevk allıyordu bunu çıkardıgı sesler kanıtlıyordu ellerin amını okşarken ıslaklıgı beni deli ediyordu sikimi tam yerleştirdim eli ile beni reddetti daha bakireymiş ama ona susuzlugum daha çok azmıştı busefer onu yüzü koyun yatırıp sırtını öpmeye başladım kalçalarınıher yalayışımda sesi ve nefesi dahada hızlanıyordu kalçalarını aralayıp o küçük deligi yalamaya başladıgımda dahada deli oluyordu benise bu arkadan ilk deneyimim olcaktı sikimi deligine dayadım ama bir türlü olmuyordu bana krem olup olmadıgını sordu şaşırdım ama birşey söylemedim evde krem yokdu bende saç kıremi kullanmaya karar verdim deligi bir güzel kremlerken biryandanda biran önce içiri girmek istiyordum tekrar denedigimde kafası içeri girdi artık tahammülüm kalmamıştı ve son bir hamle . ile hızlıca tamamını sokdum delice çıglık attı o hızla devam ettim dayanılmaz bir şeydi harika hiç dahaönce böyle hissetmemiştim kısa bir süre sonra boşaldım ardan 21 yada ikisaat sonra tekrar sikişmeye başladık o gün tamamen bana aitdi ogün akşama kadar 3 defa sikdim ikimizde çok mutlu olmuşduk inanın ama göt deligine boşalmak amına boşalmakdan daha güzel sanki insanın damarları çekiliyor. dahasonrasında defalarca beraber olduk onlarıda daha sonra anlatacagım.
Selam. Adım Selen ve Bursa'da yaşamaktayım. Hikayem bundan dört yıl önce başladı. Bülent adında çok sevdiğim bir sevgilim vardı. Birlikte evlenme hayalleri kurar ve birbirimize kavuşmak için gün sayardık. Bülent'in okulu o sene bitiyordu, iki yaş büyüktü benden. Ben okumadığım için ev kızıydım. Bülent, okulunun bitmesiyle bir an önce iş bulacağını ve beni isteteceğini söylüyordu. Aslında aileme ondan bahsetmemiştim henüz ve ne yanıt vereceklerini bilmiyordum. Gerçi Bülent'le ortaokul zamanlarından beri tanışırdık, ama sevgili olmamız lise sondayken gerçekleşmişti.
Babam ben küçük yaştayken vefat ettiği için annem ve kız kardeşimle kalmaktaydım. Annemin Bülent'le olan ilişkimden haberinin olmaması beni tedirgin etse de, o an kafama takmıyordum. Bir gün yine Bülent'le olan gizli buluşmamdan sonra eve gelmiştim, ama bir gariplik vardı evde o gün. Annemin bana olan tavırlarında bir tuhaflık sezmiştim. Misafir gelmişti. İçeri geçtim ve misafirlere hoş geldiniz dedim. Ondan sonra tam odama geçecektim ki, annem kolumdan çekti. Ona ne olduğunu sordum, ama ısrarla beni mutfağa çağırdı.
Mecburen gittim peşinden mutfağa. Elime tepsiyi tutuşturarak misafirlere kahve götürmemi söyledi. Dediğini yaptım ve tepsiyi mutfağa bırakıp yine odama yöneldim. Annem tekrar beni çekti ve misafirlerin yanına çıkardı. Sinirlensem de onların yanında annemle tartışmak istemedim ve kendimi tuttum. Derken biraz sonra misafirler gitti. Anneme bunun sebebini sorduğumda beni görmeye geldikleri cevabını aldım. Gelen kadınlardan birisi zaten komşumuzdu, ama öteki kadın beni görmeye gelen kişiymiş. Komşumuzun akrabası olan bu kadın beni oğluna bakmak için gelmiş, ama benim bundan haberim yok.
Bir şokla yutkundum ve aklıma Bülent geldi. Ne yapacağımı bilemez durumdaydım. Anneme diyemedim ki benim sevgilim var ve onu istiyorum diye. Annem bu evlilik işine çok hevesliydi. İstemeye gelen ailenin çok zengin olduğunu, ev kızı aradığını, çok mutlu olacağımı söyleyerek beni bıktırmış gibiydi. İster istemez gelen kadının oğlunu merak etmiştim, ama benim bir sevdiğim vardı. Yine de dayanamadım ve damat adayını sordum. Adının Hakan olduğunu, benden bir yaş küçük olduğunu söyledi annem. Sosyal medayadan resmine baktığımda yakışıklı birisiyle karşılaşmıştım. Ama yine de anneme Bülent'i söylemeliydim. Ama bundan önce bu durumu Bülent'e açıp açmayacağımı da düşünüyordum.
Bundan tam bir hafta sonra Bülent'le yine buluştuk ve her şeyi ayrıntısıyla ona anlattım. Biraz kızar gibi oldu, ama benim bir suçumun olmadığını da anlamıştı. Ona elini çabuk tutması gerektiğini söyledim ve eve döndüm. Bir gün sonra Bülent'ten telefon geldi ve bizim eve geleceğini, anneme kendisinin söyleyeceğini anlattı. Kabul etmedim, "Ailenle beraber gel!" diyerek ona kızdım. Benden bunun için gün istedi. "Dört gün sonraya gelin!" diyerek anneme bu kadar süre içinde durumumu anlatacağımı düşünüyordum.
İki gün sonrasının akşamında cesaretimi topladım ve her şeyi anneme anlattım. Annem çok sinirlendi ve tokat attı. Annemin sinirleneceğini bilsem de bu kadarını tahmin etmemiştim. Oysa yanlış bir şey yapmamıştım ve Bülent'le el ele tutuşmaktan öteye gitmemiştim. Ertesi gün Bülent'i aradım ve buluşmak bizim evin yakınındaki parka gelmesini söyledim. Annem bana fark ettirmeden kapıdan dinliyormuş ve konuştuklarımı duymuş. Sonuç olarak Bülent'le parkta bu konuyu konuşurken bizi yakaladı ve herkesin içinde tokat attı. Bülent ise kötü bir niyetinin olmadığını söylese de annem onu dinlemedi.
Artık evden dışarıya adımımı atamıyordum. Bülent'i aradım ve tekrar bir fırsatımız olursa buluşacağımızı, gerekirse beni kaçırmasını söyledim, ama kabul etmedi. Gerçi biraz da ona kızmıştım, cesaret gösterip de beni elde edememişti. Aynen Bülent'e de böyle söyledim, cesaret edemediğini, korkak olduğunu ve böyle olursa beni kaybedeceğini...
Derken günler geçti, Bülent beni aramaz oldu. En sonunda ben aramaya karar verdim ve aradım. Birkaç kez meşgul çıkınca kapattım. Ama sonra o bana döndü. Yapacak bir şeyinin olmadığını, evliliğe zaten henüz hazır olmadığını, beklemem gerektiğini söyledi. Bense annemin beni hemen evlendirmek istediğini söyledim, ama pek de umursamamıştı. Yine kavga ettik ve telefonu yüzüne kapattım.
Yine bir süre konuşmadık. Ama arayan bu kez Bülent'ti ve her şeyin bittiğini söyleyerek yüzüme kapattı. Öylesine büyük bir üzüntü içerisindeydim ki, yemeden içmeden kesilmiştim. Bir zaman sonra beni Hakan'a istemeye ailece geldiler ve annem kabul etti. Artık Hakan'la mecburiyetten evleniyordum. Annem Bülent'i bildiğinden işin uzamasını istemedi ve en yakın zamana düğünüm olacaktı. Hakan'la evlendikten sonra üç katlı bir Villada oturacaktık, Hakan'ın kendi eviydi bu. Eşyaları seçmek için beraber gittik ve istediğim her şeyi aldım, evimi hazırladım.
Bir hafta sonra düğünüm vardı, ama halen içimde bir şeyler tam değildi. Yani pek tanımadığım bir adamla seks yapacak olmam beni korkutuyordu. Gerçi sakin birisine benziyordu, ama yine de epeyce düşünceliydim. Düğünden bir önceki akşam zorlukla uyuyabildim, aklım hep o malum gerdek gecesindeydi.
Düğün oldu, eve geldik ve artık ilk gecemiz gelmişti. Hakan'ı sevmiyordum, ama yine de çok heyecanlıydım ve merak da ediyordum sikilmenin nasıl bir şey olduğunu. Ellerim, ayaklarım titriyordu heyecandan ve korkudan. Hakan yüzüme baktı ve gülümsedi. Beni soymaya başladı, bu sırada ellerini vücudumda gezdiriyordu. Onu sevmesem bile ne yalan söyleyeyim tahrik olmuştum. Gelinliğimi çıkarttı, sadece sütyen ve külotum vardı üzerimde. Hakan, duş almak için banyoya gireceğini söyledi. Ben onu beklemek için yatağa geçecektim ki, istersem benim de yandaki banyoya girebileceğimi söyledi.
Düğünde terlemiştim, duş almak iyi olacaktı. Yandaki banyoya girdim ve rahatlamak için biraz ılık suyla duşumu aldım. Kurulanıp yine sütyen ve külotumu giyerek yatak odasına döndüm. Hakan ise henüz çıkmamıştı duştan. Duştan çıktığında ise üzerinde sadece boxeri vardı ve sikinin kalkmış olduğu belli oluyordu. Gözlerimi kaçırsam da fark etti ve bana yaklaştı. Ona, "Korkuyorum, canım çok yanacak mı?" dediğimde, "Hayır!" diyerek dudaklarıma yapıştı. İster istemez ona karşılık vermeye başladım ve içimde sanki bir şeylerin hareketlendiğini hissettim.
Beni sırtüstü yatırdı ve sütyenimi çıkarıp memelerimi tamamen açtı. Memelerimi öylesine yalıyor, okşuyor, öpüyor ve hafifçe ısırıyordu ki inlemeye başlamıştım. Meme uçlarıma dilini her değdirdiğinde içim gidiyordu. Amım su gibi olmuştu, ama çok utanıyordum. Biraz sonra daha aşağı kaydı ve külodumu çıkardı. Islandığımı görünce gülümsedi ve amımı yalamaya başladı. İşte o anda koptum. Öyle bir inledim ki, kendim bile şaşırdım. Ben inledikçe o daha fazla emmeye ve yalamaya başladı...
Bir süre daha amımı yalayıp doğruldu ve boxerini çıkarttı. Daha önce hiç gerçek sik görmesem de internetteki sikler gibi uzun ve kalındı. Korkuyordum ama öylesine istek gelmişti ki, kendimi tutamayacak durumdaydım. Hakan beni yüz üstü çevirdi ve sırtımı, belimi, götümün yanaklarını, bacaklarımın arkasını öpmeye başladı. Vücudumun her yerine öpücüklerini kondurmak ister gibiydi. Biraz sonra sikini eliyle tutup bacak aramda ileri geri yaptı ve amımın girişine dayadı. Korkmamam gerektiğini, azıcık acıyacağını, ama hemen geçeceğini söyledi. Birkaç kez girmeye çalıştı, ama kendimi kastığımdan dolayı giremedi. Ben biraz ağlamaklıydım, aklıma birden Bülent gelmişti, acaba ne yapıyor diye düşündüm.
Hakan biraz daha denedikten sonra, "Böyle olmayacak!" diyerek beni üstte çıkarttı. Ama ben sikin üstüne oturmaya cesaret edemeyince yine altına aldı. Sikini amıma sürtmeye başladı. Sürterken kendimi kasmıyordum, ama içime bastırırsa kendimi kasıyor ve içime girmesini engelliyordum. Bunu fark etmiş olacak ki, çekilir gibi yapıp da içime öyle bir girdi ki, inanılmaz bir acı hissettim. Sanki içim parçalanmış gibiydi ve kanama başladı. Ağlıyordum, durmasını söylüyor ve içimden çıkartmak için kendimi kasıyordum, ama olmuyordu.
Bir süre sikti, acım biraz azalmaya başlamıştı, ama halen acıyordu. Derken içimden yine çıkarttı ve yanıma uzandı. Ona sarıldım ve ağlamaya başladım. Biraz bekledikten sonra yine beni altına aldı ve içime bu sefer daha rahat girdi, ama gidip gelmeden bekledi. Dakikalarca böyle durduktan sonra acıyıp acımadığını sordu. Ben azaldığını söyleyince yavaş da olsa gidip gelmeye başladı. Acım azalmıştı. Amımın içinde basınç ve doluluk hissediyor ve bundan zevk almaya başlıyordum...
Ben hafifçe inlemeye ve kendimi ona daha çok bastırmaya başlayınca iyice hızlandı. Epey bir süre siktikten sonra gelmek üzere olduğunu söyledi ve içime tüm gücüyle patladı. Sıcaklık ve kayganlık hissediyordum. Amımdan yarağını çıkarttığında döller taşmıştı. Komodinin üzerinden kağıt havlu alıp sikini ve amımı sildi. Sonra kucaklayıp ben banyoya götürdü, bu sefer birlikte duş aldık. Kurulanıp yatağa döndük.
Uzanıp dinlenirken biraz konuştuk. Canımın çok yanıp yanmadığını sordu ve ardından tekrar dudaklarımı öpmeye başladı. Artık kısmen korkumu yenmiştim. Memelerimi emerken isteğim artmıştı ve yine inlemeye başladım. Üstüme çıktı ve amıma girdi, gidip gelmeye başladı. Uzun süre böyle gidip gelince bu sefer içimde daha önce tanımadığım bir karıncalanma hissettim, bacaklarım ve ayaklarım kasılıyordu, amımda sanki titreme oluyor gibiydi. İnlemelerim artık kontrolden çıkmış, çığlıklara dönüşmüştü. Çok büyük bir zevkin içerisindeydim. Birazdan kasılmaya başladım, Hakan bunu fark ettiğinde hızını iyice arttırdı. Artık çılgınlar gibi sikiyordu amımı. Çığlıklar içerisinde öylesine orgazm oldum ki, kızken yaptığım mastürbasyonlar hiçbir şeydi bunun yanında. Dakikalarca kendime gelemedim. O gece sabaha kadar dinlene dinlene sikişmeye devam ettik ve defalarca orgazm oldum...
Her ne kadar onunla sevmeden evlendiysem de şimdi çok güzel bir seks hayatımız var. Kocamdan daha istekliyim ve sikişmeye bayılıyorum. Geçen sene bir çocuğumuz oldu, ama seks hayatımız tüm hızıyla devam etmekte.
Sabah saat 9:00 gibi karım kahvaltı masasını kurmuş, dudaklarımdan öperek uyandırdı beni. Kahvaltıya oturduk. Karım bana, "Sevilay aradı, benimle konuşmak istediği şeyler varmış, onunla buluşmaya gideceğim, 1 saat sürmez gelirim!" dedi, kahvaltıdan sonra çıktı. Karım çıktı 2 dakika sonra kapı zili çaldı. Kapıyı açtım, karşımda Sevilay vardı. Şaşırdım. Neler oluyordu? Karım Sevilay'la buluşmaya gitmişti, oysa Sevilay karşımda duruyordu. Sevilay'ı içeri buyur ettim, "Yok hemen gideceğim, karın beni bekliyor!" dedi. "Hayırdır?" dedim. "Sabaha kadar vicdan azabından uyuyamadım! Dün buraya neden geldiğimi sana söyledim, ama dahası var, karın bu iş için benden 2.000 TL istemişti!" dedi.
Şok oldum, "Ne diyorsun sen be? Saçmalama! Karım asla yapmaz öyle birşey! Hem paraya pula mı ihtiyacı var? Neden yapsın ki? Sen benim karımla aramı bozup, yuvamı mı yıkmak istiyorsun?" dedim. Sevilay, "Hoop, dur orda bakalım!" dedi ve bana telefonundaki mesajları gösterdi. İnanamadım. Olamazdı! Karımın Sevilay'a gönderdiği mesajların birinde, "2.000 TL ver, kocam sana kadınlık yapsın, doya doya sik onun götünü!" diye yazıyordu. Çıldırmak üzereydim, olacak şey değildi. Sevilay bir kağıda numarasını yazdı, "Bu benim numaram, beni 1-2 saat sonra ara, sana herşeyi anlatacağım! Şimdi gitmem lazım!" dedi, kağıdı elime sıkıştırıp, dudaklarımdan öptü gitti.
Doğrusu ne düşüneceğimi bilmiyordum, kafam karışmıştı. Kendime bir duble viski doldurdum, içerken Yeliz aradı, beni özlediğini söylüyordu. "Ben de zaten bugün sana gelecektim!" dedim ve çıktım. 15 dakika sonra evlerindeydim. Yeliz'in annesi de evdeydi. Yeliz bana sarıldı, dudaklarımı öptü, saçlarımı okşadı kokladı, "Dün gece yanımda kollarımda olmanı okadar çok isterdim ki, anlatamam!" dedi. Annesi de geldi, "Hoşgeldin erkeğim, ben de çok özledim!" diyerek dudaklarımdan öptü. O anda ikisi de bana sarılmıştı, bir Yeliz'i öpüyordum, bir annesini. Bir elim Yeliz'in kalçasını, diğer elim annesinin kalçasını okşuyordu. Ayakta biraz o şekilde devam ettikten sonra, benim yarak kazık gibi olmuştu. Annesi elini önüme atıp, "Oooo, seninki de bizi özlemiş! İstersen yatak odasına geçelim!" dedi.
Sağımda Yeliz, solumda annesi, ikisinin de beline sarılarak yatakodasına geçtik. Ortalarında ben olmak üzere yatağa uzandık. Bir süre o şekilde oynaşıp, elleşip öpüştükten sonra soyunduk ve çılgınlar gibi sevişmeye başladık. Annesi götten sikilmeye bayılıyordu, doğrusu ben de göt sikmeyi çok seviyordum. Annesi hemen domaldı, ben annesini götten sikerken, Yeliz de amcığını ağzıma vermiş, ben yalarken çığlıklar atıyordu. Annesinden sonra bir kere de Yeliz'i siktikten sonra yine uzandık, konuştuk biraz. Sonra ben gitmem gerektiğini söylediğimde, Yeliz üzüldü ve "Keşke hiç gitmesen, hep bizimle kalsan! Sen, ben ve annem, üçümüz bir arada yaşayabilsek hep!" dedi. "Bunu ben de isterdim, ama biliyorsun ki teyzenle evliyim." dedim ve giyindim. Üçümüz öpüşüp sarıldk ve ben ayrıldım ordan.
Bu arada, Sevilay gideli 1 saatten falan geçmişti. Bana anlatacaklarını merak ediyordum. Halen karımla olup olmadığını bilmediğim için Sevilay'ın numarasını 1 kere çaldırıp kapadım. Sevilay hemen aradı, karımın 5 dakika önce gittiğini söyledi ve "Bana gelebilirmisin?" diye sordu. "Hayır, telfefonda konuşalım." dedim. Sevilay başladı anlatmaya, "Bak demin karın kendisi anlattı, yarın İstanbul'a gidiyormuşsunuz, orda benle karının ortak bir arkadaşı var, 'Kırbaçlı Tülin' isminde, karın seni ona siktirecekmiş ve daha sonra değişik fantaziler yaşatacakmış, sen bir travestiyi sikecekmişsin, ama haberin olsun travesti de seni sikecekmiş! Daha sonra Tülin'le kocası ve siz 4'lü yapacaksınız. Adam hem aktif hem pasif, yani sen adamı sikeceksin, adam da seni sikecek, karılarınız birbiriyle sikişecek, sonra eşleri değiştireceksiniz, sen onun karısını sikerken, adam da senin karını sikecek. Yani herkes herkesi becerecek, kimin kimi siktiği belli olmayacak!" dediğinde ben beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Bu durumda ben hem ibne, hem pezevenk olacaktım.
"Peki, bunları bana neden anlattın Sevilay?" dediğimde, "Senden hoşlandım, görür görmez sana aşık oldum. Yaşamım boyunca bir kez bile bir erkekle birlikte olmadım, ilk erkeğim sen oldun! Bakireliğimi bile kız arkadaşıma verdim. Hayatımda bir erkeği ilkkez bu kadar çok istedim ve kimseye vermediğim götümü sana verdim! Seni seviyorum ve sana yazık olmasını istemiyorum, hepsi bu!" dedi ve kapattık telefonu. Bir an için kendimi bir fahişeden farksız hisettim. Ama kararımı verdim, karımla İstanbul'a gidecektim, eğer Sevilay'ın dedikleri doğru çıkarsa karımdan anında boşanacaktım!
Eve gittiğimde karım nerde kaldığımı sordu. Yeliz'de olduğumu söyledim, ses çıkarmadı. Aklımdan karımın kahpece planları hiç çıkmıyordu, karıma biraz konuşmak istediğimi söyledim. Karım da, "Konuşalım canım!" dedi, salona geçtik. Birer duble viski koyduk, karşılıklı oturduk. Söze ben başladım, "İstanbul'a gidiyoruz, ordaki planlarını bilmek istiyorum!" dedim. Karım da, "Sana daha önce söyledim, birkaç gün sınırsız, tabusuz ve uçuk yaşayacağız! Sen, ben ne istersem onu yapacaksın, bunu biliyorsun zaten! Söz verdin bana, unutma!" dedi. "Biliyorum ve unutmadım, ne söz vermişsem yaparım! Ama şu travesti olayını bir anlatsana, şimdi biz İstanbul'a, sadece ben o travesti arkadaşını sikeyim diye mi gidiyoruz? Hepsi bu mu?" dedim. Karım da, "Ya aşkım bak, o an canımız ne isterse onu yaşayacağız, hele bir gidelim. Tabii ki sadece travesti arkadaşım yok orda, başka arkadaşlarım da var, Tülin var, kocası var... İnan bana, çok değişik fantaziler yaşayacağız. Canımız ne isterse onu yapacağız!" dedi. "Tamam ozaman!" dedim, konuyu kapattım.
Belli ki Sevilay yalan söylememişti. İçimden karıma küfürler ediyordum. Karımdan buz gibi soğumuştum. Bir taraftan da inanamıyordum, karım olacak amına koyduğumun orospusu beni erkeklere ve travestilere siktirmeyi planlıyormuş. Kızgınlığımı belli etmek istemiyordum, karıma kendisini çok sevdiğimi, bu gece onu değişik şekilde sikmek istediğimi söyledim. Karım da, "Nasıl istersen sik kocacığım!" dedi. Benim İstanbul'da itiraz etmemem için gönlümü hoş tutmak istiyordu, bunu anlamıştım. Hemen karımın elinden tuutuğum gibi yatak odasına götürdüm ve kendi ellerimle önce onu çırılçıplak soydum, sonra kendim soyundum. Yatağa uzandığımız gibi amını yalamaya başladım. 69 pozisiyonunda birbirimizi çılgınca yalıyorduk. İçimde öfke vardı ve dayanamadım birden ağzına patladım. Karım döllerimin hepsini yuttu ve yarağımı ağzından çıkarmadı, emmeye devam etti.
Yarağım inmemişti. Çekmeceyi açtım, 2 adet vibratör çıkardım. Karımı aynanın karşısına domalttım, manzara harikaydı. Vibratörün birini ağzına verdim, yarağımı amına yerleştirdim, diğer vibratörü de göt deliğine sokarken, karım kafasını çevirdi ve ağzındaki vibratörü çıkarıp, "Sok kocacığım! Bak ne istersen yapıyorum, beni her türlü sikiyorsun, sen de İstanbul'da benim her dediğimi yapacaksın, değil mi?" dedi. "Evet, yapacağım!" dedim. Karımın amını sikerken, vibratörü de götüne yerleştirmiştim, karım manyak gibi olmuştu. Karım diğer vibratörü tekrar ağzına soktu ve yarak yalar gibi yalıyordu. Karımın üç deliği de doluydu şimdi. Şehvetli bir şekilde, yarım saatten fazla sikiştik. Karıma kızgındım, ama karım yatakta gerçekten bir fahişenin yapamıyacağı şeyleri yapıyordu, ender bulunacak kadınlardandı, yoktu böyle biri istediği zaman bulunmaz bir dişi, istediği zaman harika bir erkek, istediği zaman doyumsuz isterik bir kadın oluyordu. Karımla evli olduğum için çok şanslıydım, ama benim için düşündükleri kafamda soru işaretleri oluşturmuştu. Ben karımı bir kadınla paylaşabilirdim, ama bir erkekle asla! Beni karımdan başka bir kadın sikebilirdi belki, ama bir erkekle asla olmazdı, olamazdı!
Sabah saatin alarmıyla uyandık, çantalarımızı hazırlayıp, atladık bir taksiye havalanına gittik, uçağımıza bindik ve havalandık. İstanbul'a indiğimizde, esmer tatlı bir kadın (Tülin) bizi karşıladı, "Hoşgeldiniz şekerim!" dedi. Karım bizi tanıştırdı. Tülin beni dudağımdan, karımı da yanaklarından öptü. Onun arabasıyla evine gittik. Evine girdiğimizde bize kalacağımız bir oda gösterdi, "Burası sizin, kendi eviniz gibi rahat edin!" dedi. Karım Tülin'e, "Evin içinde istediğimizi giyebilirmiyiz?" diye sordu. Tülin de, "Evet, burda biz bizeyiz, kimse gelip gitmez şekerim!" dedi. Karım Tülin'in yanında bavuldan bir tanga çıkardı bana verdi, "Bunu giy aşkım. Çekinme, Tülin yabancı değil, onun yanında soyunabilirsin!" dedi.
Ben Tülin'in inceleyici bakışları eşliğinde çırıl çıplak soyundum. Tam tangayı giyecekken, Tülin elini yarağıma attı, avuçlayıp biraz sıktıktan sonra, kalçamı da sertçe avuçlayıp bıraktı ve "Bir dakika, giyme onu!" diyerek diğer odaya gitti. Geldiğinde elinde deri tanga, deri mini etek ve transparan bir body, fileli çorap, üzerinde metal kabaraların çakılı olduğu deriden bir tasma, zincir ve kelepçe vardı, "Bunları giyer misin tatlım?" dedi. Karıma baktım, karım, "Tamam, giy!" dedi. Tülin kendi eliyle giydirdi bana o giysileri, ellerimi önden kelepçeledi, boğazıma da deri tasmayı bağladı, zinciri de tasmaya taktı. Sonra zinciri hafif çekerek, "Şöyle dön de bir bakalım yavrum!" dedi. Ben manken gibi etrafımda bir iki döndüm. Tülin erkek gibi ıslık çalarak, "Çok yakıştı şekerim, fıstık gibi hatun oldun!" deyip, götüme bir şaplak attı. Sonrada zinciri asılarak beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı, karımın yanında beni öpmeye başladı. Bir eli de götümde geziniyor, parmağını deri tangamın kenarından göt deliğime sokmaya çalışıyordu.
Karım kendine bir duble viski doldurmuş, oturduğu yerden keyifle bizi izliyordu. Tülin beni yere dörtayak pozisyonuna getirdi ve zincirin ucunu karıma vererek, arkama geçti götümü yalamaya başladı. Nasıl zevk aldığımı anlatamam. Tülin yalamayı bıraktı ve "Kal böyle, ben üzerimi değiştirip geliyorum!" dedi. Biraz sonra Tülin tekrar geldiğinde, deri kıyafetler giymiş, beline bir vibratör bağlamış, elinde de deri bir kırbaç vardı. Karıma, "Bizi biraz yalnız bırak canım, kadınımla önce başbaşa sikişelim!" dedi. Karım da, "Tamam!" deyip yan odaya gitti. Ben aslında karım yanımda yokken başka bir kadınla bu şekilde sikişmek istememiştim, ama Tülin göt deliğimi o kadar harika yalıyordu ki, ona hayır diyemedim. Tülin biraz daha götümü yaladıktan sonra yarağımı yalamaya başladı ve yaladıkça da benim yarak kazık gibi oldu. Bana, "Karın söyledi, göt sikmeye bayılıyormuşsun, ama ben de öyleyim! Önce sen benim götümü sikeceksin, sonra da ben seni sikeceğim, tamam mı?" dedi. Tülin'in harika götü vardı, kabul ettim ve onu 15-20 dakika götten siktim. Tülin de beni, kırbaçlayarak, yarım saate yakın sikti. Ama ne sikme, mahvolmuştum. Tülin karımdan daha haşin sikiyordu...
Tülin'le sikişmemiz bitince, Tülin dışardan yemek söyledi. Ben banyoya girdim. Banyodan çıktığımda, bu sefer karım beline bağlamış vibratörü ve Tülini domaltmış götten sikiyordu. Oturdum keyifle onları seyrettim. Sikişmeleri bitince karım yanıma geldi oturdu ve "Bak Tülin ne diyor... Kocan harika kadınlık yapıyor, onun gerçek bir yarak yemesi lazım diyor!" dedi. Şok olmuştum, "Sen ne diyorsun?" dedim. "Birazdan Tülin'in kocası bir arkadaşıyla gelecek, biri seni sikerken, diğeri de beni sikecek, sonra üçünüz beni sikeceksiniz!" dedi. "Sen ciddimisin?" dedim. Karım, "Evet, gayet ciddiyim! İstanbul'a bunun için geldik zaten!" deyince, ben o an karıma öyle okkalı bir tokat attım ki, suratında parmaklarımın izi çıktı. Öfkeyle kalktım giyindim, bavulumu topladım. Karıma, "Seninle evliliğimiz bitti!" dedim ve çıktım. Bir taksiye atlayıp havalimanına gittim. İlk uçakla memleketime döndüm.
Karım beni hüsrana uğratmıştı. Evet karımdı, karımla aramızda, veya bir kadınla herşeyi yaşayabilirdim, ama bir erkeğe ne karımı, ne de kendimi siktirebilirdim. Ne de ben bir erkek sikebilirdim! Bu asla olamazdı!
Ertesi gün öğlene doğru saat 11:00 gibi, kapı zilinin sesine uyandım. Karım da uyanmıştı, yatakta gerneşiyordu. Ben hemen (Belki Yeliz geldi diye umutlanarak) şortumu giyip kapıyı açtım. Karşı komşumuz Burcu hanım gelmişti. "Müsait değilsiniz herhalde?" dedi. Ben tam, (Değiliz!) diyecekken, karım yetişip atıldı, "Müsaitiz tatlım, buyur gel!" dedi ve Burcu'yu içeri aldı. Bana da, "Kocacığım müsade edermisin, Burcu'yla birşeyler konuşacağız!" dedi. Ben de gittim yatak odasına, tekrar uzandım yatağa. Karım daha önce Burcu'dan bana bahsetmişti, onu da bana siktireceğini söylemişti. Burcu'yu düşünerek uyumuşum. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, yarağımda gezinen bir el ile uyandım. Gözlerimi açtığımda karım yarağımla oynuyordu. "Uyandın mı erkeğim?" diyerek dudağımdan öptü ve "Akşama misafirirmiz var, Burcu yemeğe gelecek. Rakı balık yapalım, kalk giyin, balık al gel!" dedi. Kalktım, duşumu aldım, giyindim ve çarşıya çıktım, karımın istediklerini aldım.
Akşam saat 7 gibi Burcu geldiğinde, masa hazırdı. Rakı bardaklarının biri boşalıyor biri doluyordu. Üçümüz bir büyük rakıyı bitirdikten sonra, karım Burcu'ya yanaştı ve dudaklarından öpmeye başladı. Karım Burcu'yu resmen yiyiyordu. Karım seksi muhteşem yaşıyor ve yaşatıyordu. Masada biraz daha yiyiştikten sonra, "Bizi seyret kocacığım!" dedi ve yatak odasına geçtiler. Ben de arkalarından yatakodasına gidip, koltuğa oturdum ve onları seyrederken demir gibi olan yarağımla oynamaya başladım. Az sonra ikisi de çırırlçıplak soyunmuş, karım yine belden bağlamalı yarağı takmıştı. Karım bana, "Bu orospu 4 yıldır gerçek yarak yemiyor, 4 yıldır bunu ben sikiyorum. Seninle evlendiğimden beri sikmedim. Dayanamamış orospu, bugün kendini siktirmeye gelmiş. İlk önce ben sikeyim, sonra seninle birlikte sikeriz!" dedi. "Tamam!" deyip seyretmeye devam ettim...
Herşey mükemmeldi, karım altta, Burcu üstte inleyerek zıplayıp duruyordu. Karımın işaretiyle soyunup Burcu'nun arkasına geçtim. Yarağımı Burcu'nun göt deliğine dayadım, fakat daracaık olan göt deliğine giremiyordum. Karım, "Vazelin var çekmecede, vazelin sür!" dedi. Vazelini alıp bolca sürdüm göt deliğine ve Burcu'ya götten inlete inlete girdim. Burcu aramızda tost olmuştu. Burcu çığlıklar atıyor, "Sikin beni erkeklerim! Kökleyin! Ben ikinizin de fahişesiyim, beni her gün böyle sikin!" diye bağırıyordu. 10 dakika sonra ben Burcu'nun götüne boşaldım ve kendimi yatağa attım. Karım Burcu'yu bir 15-20 dakika kadar daha sikti. Anladığım kadarıyla Burcu 2 kez orgazm olmuştu. Ve onlar da bitkin bir şekilde uzandılar yatağa...
Biraz dinlendikten sonra Karım Burcu'ya, "Aşkım biz İstanbul'a gideceğiz, bizimle gelirmisin?" dedi. Burcu, "Olur gelirim, ama ne yapacağız İstanbul'da?" dedi. Karım, "Travesti ile sikişmeye gidiyoruz. Tanıdığım 3 tane travesti var, sana onları ayarlarım, kocam beni sikerken, seni de 3 travesti siksin, seni 3 yarak yerken görmek istiyorum. Biri amcığını, biri götünü sikecek, diğeri de ağzına verecek, tam 3 yerinden aynı anda sikilmeni istiyorum!" dedi. Burcu kabul etmedi, "Normal erkek olsa belki olur da, travesti asla olmaz!" dedi. Bunun üzerine karım, "Tamam, sana normal erkek buluruz! Bir tane var zaten, bir tane daha bulduk mu, bir de kocam var, üçü birden sikerler seni!" dedi. Ama Burcu bu sefer de kabul etmedi, "Yok, siz gidin, ben öyle travestili ortamlarda bulunmak istemiyorum!" dedi.
O günden sonra Burcu bizim sex oyuncağımız olmuştu, nerdeyse hergün gelip kendini siktiriyordu bize. Ama bu işe Yeliz ile annesi çok kızıyormuş (bunu sonradan Yeliz'den öğrendim). Ne zaman bize gelmek için arasalar, karım onlara, evde Burcu'nun olduğunu ve müsait olmadığımızı söylüyormuş. Yeliz beni aradı ve benimle dışarda buluşmak istediğini söyledi. Ben de olur dedim ve atladım arabama, yarım saat sonra Yeliz'le buluştum, nede olsa çocuğumun annesi olacaktı. Arabanın içinde konuşmaya başladık. Yeliz beni sevdiğini ve özlediğini, hiç olmazsa haftanın 3 gecesini benim kollarımda uyuyarak geçirmek istediğini söyledi. Sonra, "İstabul'a gidecekmisin?" diye sordu. "Evet!" dedim. Yeliz de, "Orda teyzemin sevgilisi bir kadın var, onu sana siktirecek haberin olsun! Teyzemin tek hayali vardı, senin gibi onu sexte özgür bırakacak bir erkekle evlenmek istiyordu. Teyzemin kadınlarla sevişmesine müsade ettiğin sürece, inan sana canını bile verir!" dedi. Ben de, "Ben onun kadınlarla sevişmesine izin veririm, ama o da benim seninle ve annenle birlikte olmama karışmayacak!" dedim.
"Annem neden?" dedi. "Annen kadar yarağı güzel yalayan ve somuran bir kadın tanımadım!" dedim. "Aşk olsun, ben yapamıyormuyum?" dedi ve suratını astı hemen. "Sen de yapıyorsun aşkım, ama annen o konuda tek! Dilini yılan gibi kullanıyor!" dedim. "Vay beeee! Annem neymiş öyle!" dedi. Oysa ki annesi yaşlıydı, ama önemli değildi, ben de ondan öyle zevk alıyordum. Yeliz'in eli yarağımdaydı, fermuarımı açtı, eğildi yarağımı ağzına aldı, yaladı, somurdu. Sanki annesinden güzel yaptığını göstermek için uğraşıyordu. Ben de o sırada arabayı kuytu bir yere çektim ve deliler gibi sevişmeye başladık. Ben Yeliz'i sikmek ve amına boşalmak istiyordum. Arka koltuğa geçtim, sırtüstü yattım ve Yeliz üstümde inip çıkmaya başladı. Belirli bir süre sonra, tam patlayacağım anda indi üstümden ve ağzına patlamamı çok istediğini söyleyerek ağzına aldı yarağımı. Tüm döllerimi ağzına fışkırttım. Harikaydı, gerçekten çok güzeldi, Yeliz döllerimin hepsini yuttu.
Üstümüzü başımızı toparladık ve Yeliz'i evlerine bıraktım. Kapının önüne geldiğimizde, "Annen evde mi?" dedim. "Evet, evde." deyince, annesinin bir kahvesini içmek için ben de Yeliz'le birlikte yukarı çıktım. Annesi beni kapıda karşıladı, dudak dudağa öpüştük. Bana sanki yıllardır hasretmiş gibi sarıldı ve "Sen harika birisin, kızım senden çocuk doğuracak diye inan çok mutluyum!" dedi. Ben de kendisinden çok hoşlandığımı söyledim. O da elini önüme atıp, pantolonumun üstünden yarağımı avuçlayıp, "Ne zaman istersen, ben ve Yeliz seniniz, bunu asla unutma!" dedi ve mutfağa kahve yapmaya gitti. Yeliz, "Ben bir duş alacağım, hem sizi biraz yalnız bırakayım!" deyip, dudaklarımdan öperek banyoya girdi. Ben de mutfağa gidip annesine arkadan sarıldım. Annesi hemen götünü arkaya bastırarak, "Sikmek istiyormusun götümü?" diye sordu. "İstemezmiyim hiç!" deyince, ocağın altını söndürüp döndü ve önüme çöküp, önce yarağımı bir güzel yaladı, kaldırdı. Sonra doğruldu, külodunu sıyırıp, eteğini beline toplayarak, tezgahtan tutunarak domaldı.
Sikimin başını tükürükleyip, geçirdim götüne. Yavaş yavaş, tadını çıkara çıkara sikmek istiyordum götünü. 4-5 dakika yavaş tempoda sikmiştim ki, telefonum çaldı. Karım arıyordu. Pompalamayı bırakıp telefona cevap verdim. Karım nerde kaldığımı sordu ve beni birisiyle tanıştırmak istediğini söyleyip, hemen eve gelmemi istedi. Hemen geleceğimi söyleyip kapattım telefonu. Ve kaldığım yerden devam ettim baldızın götünü sikmeye, ama bu sefer hızlı hızlı ve sert sert pompalayarak, 1-2 dakikada götüne boşaldım. Hemen toparlanıp, kahveyi de içemeden döndüm eve.
Karım karşı komşumuz Burcu'yu bana sunmuştu. Evlenmeden önce verdiği sözleri tutuyordu, bu da benim hoşuma gidiyordu. Yaşadığımız herşey mükemmeldi. Beni becermesi bile beni uçuruyordu beni. Bu durumdan çok hoşnuttum. Ama beni sadece kendisi sikmek istiyordu ve hiç kimseyle o konuda beni paylaşmıyordu. Sadece ablası bir iki kez götüme dil atmıştı, hepsi bu. Eve vardığımda, gözlerim merakla tanıştıracağı kadını evde aradı, ama evde karımdan başka kimse yoktu. Yine yatağın üzerine giyeceğim giysileri hazırlamıştı, onları giymemi istedi. Giysileri giymiştim ve yine kadın gibi olmuştum. Karımın yanına, salona o şekilde varınca, karım, "Hadi gel, seni biriyle tanıştırayım!" dedi. Şaşırmıştım, "Ben bu halde mi çıkacağım dışarıya?" diye sordum. "Yok çıkmıyoruz!" dedi ve beni bigisayarın başına götürdü. Karşı tarafın webcamı açıktı. Webcamda 35 yaşlarında, sarışın, harika bir kadın vardı ve bizim webcam kapalı olduğu için o beni görmüyordu. Karım, "Hatuna alıcı gözüyle bak bakalım, eğer beğenirsen, bununla sikişmek istersen, bizim webcamı açacağım, o da seni görecek, yoksa görmeyecek!" dedi.
Ben hatunu çok beğenmiştim, ama yine de bir ayağa kalkmasını istedim. Karım ona yazdı ve hatun ayağa kalktı. Çok güzel vücudu vardı, tombuldu, etliydi, biraz da kilolu idi. Ben hiç kilolu kadınla sikişmemiştim. Kabul ettim. Karım webcamımızı açtı ve ben o halimle kamera karşısına geçtim. Karşıdaki hatun benim çok hoş ve tatlı olduğumu söylediğinde, bir tuhaf olmuştum. Hiç tanımadığım bir kadının karşısında bu şekilde olmak beni tuhaflaştırmıştı. Ama bir yandan da hoşuma gitmiyor değildi. Adının Sevilay olduğunu öğrendiğim bu sarışın bomba, "Ne diyorsun, geleyim mi?" diye soruyordu. O an karıma baktım ve kafamla olur işareti yaptı. Karım da Sevilay'ı evimize davet etti. Zaten bize yakın oturuyormuş.
Karım daha önce Sevilay'la, telofonda olsun, webcamda olsun çok sanal seks yapmışlar, ama hiç gerçekten birlikte olmamışlar. Ben OK verdikten yarım saat sonra Sevilay bizde oldu. Kapının zili çaldığında, karım kapıyı benim açmamı istedi ve ben üstümde mini etek, içimde tanga külot, üstümde transparan bir badi ile kapıyı açıp karşıladım. Sevilay beni öyle görünce hemen dudaklarım yapıştı ve ellerini kalçama attı, beni kendine doğru çekti ve "Seninle sabaha kadar sikişeceğim!" dedi. Karım da yanımıza geldi ve Sevilay'ı dudaklarından öperek, ona, "Karımı beğendin mi aşkım?" diye sordu. Sevilay da, "Beğendim canım! Desene bu gece harika olacak!" diyerek elini karımın eteğinin altına attı ve "Hmm, külot giymemişsin orospu!" deyip, karımın amcığını biraz okşadı. Sonra karımın önünde çöktü ve eteği kaldırdı, karımın amcığını yalamaya başladı. Ben koltuğa oturdum ikisini seyrediyordum...
Sevilay karımın amcığını biraz yaladıktan sonra doğruldu ve karımla tekrar öpüştüler. Birbirlerini yiyorlardı sanki, aç kalmış köpekler gibiydiler. Sonra karım Sevilay'ın eteğini kaldırdı ve tangasını kenara çekerek, Sevilay'ın amını götünü yaladı. Bir kez daha öpüştükten sonra, karım, "Bu kadar hoşgeldin faslı yeter! Birşeyler içelim!" dedi ve koltuğa oturdular. Kendi kendime, (Eğer bu hoşgeldin faslı ise, gerisi nasıl acaba?) dedim. Karımın emriyle viskileri doldurdum, içine buz attım, üçümüz de sek içiyorduk. Kadehimi kaldırıp, "Hoş geldin bebeğim!" dedim. Sevilay da, "Ben viskiyi başka türlü içiyorum ama!" diyerek yarağıma elini attı, tangamdan çıkardı, yarağımı viskisinin içine soktu ve yarağımı yaladı. Bunu arka arkaya 5-6 kez yaptı, sonra viskisini içti. Harikaydı, yarağım zaten kazık gibiydi, şimdi demir gibi oldu...
Sevilay karıma, "Kız şu yarağa bak, harika bir şey! Kusura bakma ben sikilmek istiyorum, amıma vibratör sokmaktan bıktım, amıma bu yarağı istiyorum!" dedi. Karım da, "O amdan sikmez, götten siker, sen de götten siktirmiyorsun!" dedi. (Sanal seks yaparlarken karım Sevilay'ı götten sikmek istiyormuş, Sevilay hayır diyormuş!). Sevilay da karıma, "Bu yarak benim her yerimi sikebilir! Bugün ilkleri yaşamak istiyorum!" dedi. Karım Sevilay'a, "Tamam, ama ilk önce ben sikeceğim seni! Öyle anlaşmıştık, döneklik yapma orospu!" dedi. Sevilay istemeye istemeye, "Hadi ozaman!" dedi ve soyunmaya başladı. Karım benden içerden belden bağlamalı vibratörü getirmemi istedi. Ben hemen yatak odasına gidip vibratörü aldım geldim. Geldiğimde karım Sevilay'ı domaltmış, amını yalıyordu. Karım vibratörü beline bağladı ve arkadan Sevilay'in amına sokup, sikmeye başladı...
Ben yine koltuğa oturdum, birazdan bana teslim olacak götü seyrederek yarağımla oynamaya başladım. Sevilay'in değirmen taşı gibi götünü sikmek düşüncesi beni çıldırtmıştı. Karım bu arada Sevilay'ın amına pompalıyor, Sevilay çığlıklar atıyor, bana, "Hadi sen de gel, erkeğim ol, kocam ol, sik beni!" diyordu. Ben kalkıp onun viski bardağına yarağımı soktum ve ağzına verdim. Bunu 7 veya 8 kez yaptım. Sevilay çılgınlar gibi yarağımı somuruyordu. Bir süre daha karım sikerek Sevilay'ı orgazm ettikten sonra amından çıktı ve "Bekleyin!" dedi, yatakodasına gitti. Elinde krem kutusuyla geldi. Sevilay'ın götünü kremledi. Beni Sevilay'ın arkasına çağırdı, benim de yarağımı kremledikten sonra, yarağımı tutup Sevilay'ın götüne yerleştirmeye başladı. Sevilay kendini ileri çektiyse de, karım buna müsade etmedi ve bana birden köklememi söyledi. Ben de var gücümle abanarak, Sevilay'ın feryatları eşliğinde, o değirmen taşı gibi göte girdim. O an yaşamımdaki seks zevklerimin en güzel anlarından birini yaşıyordum. Olamazdı böyle güzel bir şey!
Ben Sevilay'ın götünde gidip gelmelere başladım. Ben kökledikçe Sevilay hem bağırıyor, hemde değirmen taşı gibi götünü dönderiyordu. Sevilay kendini harika siktiriyordu. Götü ilk kez yarak görmüştü. Acıyla zevki bir arada yaşamanın mutluluğunu yaşayan Sevilay, bana, "Sen benim kocam olsan, her gün bu götü sana veririm!" diyordu. Pozisyon değiştirmek için ben götten çıktım ve sırtüstü uzandım, Sevilay geldi üstüme, yarağımı götünün ağzına yerleştirip oturdu. Hem bağırıyor, hem köküne kadar oturuyor kalkıyordu. Karım Sevilay'ın dudaklarını öpüp, "Ben bir duş alıp geliyorum, çok terledim, siz devam edin!" diyerek banyoya gitti...
Banyodan su sesi gelmeye başlayınca, Sevilay bana, "Ben buraya neden geldim biliyormusun? Karın seni bana siktirecekti, asıl onun için geldim! Sen sapına kadar erkeksin, neden kendini ona buna yaptırıyorsun? Bak harika sikiyorsun! Bu devirde senin gibi siken erkeği hangi kadın bulabilir ki?" dedi. Ben de, "Senin beni sikeceğini bilmiyordum! Karım bana, senin beni sadece böyle görmek istediğini söyledi, ben de amaç fantazi yaşamak diye olur demiştim..." dedim. Sevilay da, "Hayır, karınla anlaştık, ben seni sikecektim!" dedi. Ben buna bozulmuştum, o anda Sevilay'ın götünde yarağım indi. Sevilay anlamıştı bozulduğumu, "Sıkma canını, seninle ilerde paylaşmak istediğim çok şey var!" dedi. O sırada karım içeri girdi, "Ne o, lastiğiniz mi patladı? Erken bitirmişsiniz!" dedi. Sevilay da, "Benim gitmem lazım, başka zaman devam ederiz!" dedi. Karım da, "Olur, sen bilirsin!" dedi.
Sevilay giyindi ve karımla birlikte yatak odasına girdiler, birşeyler konuştular, çıktılar. Kapıda vedalaşıp öpüşürken, Sevilay kulağıma, "Konuştuklarımız aramızda kalsın!" dedi. Ben de gözlerimi kırparak tamam işareti yaptım. Karım o an Sevilay'a, "Hayırdır kız, ne diyorsun kocama?" diye sordu. Sevilay da, "Kocana aşık oldum canım, istediği zaman beni sikebileceğini söyledim!" dedi. Sevilay gittikten sonra ben hiç bozuntuya vermedim. Vakit geceyarısı olmuştu, karım, "Yatıp uyuyalım, iki gün sonra İstanbul'a uçacağız, dinlenelim biraz!" dedi. İstanbul'da olacakları da merak ediyordum, ama asıl Yeliz'i merak etmiştim. Karıma Yeliz'i özlediğimi söylediğimde, "Yarın görürsün Yeliz'i!" dedi. "Tamam!" dedim. Yattık uyuduk. Evlendiğimizden beri ilk kez karımla sikişmeden uyumuştuk.…
Gün gelip çattı ve ben 3 günlük sadece çarşı izni alabildim. Annemler geldiler ve beni nizamiyede karşıladılar. Sarılmalar, öpüşmeler... Sonra bir yerlerde yemek yedik, Ankara'da biraz gezip dolaştık. Annem eskisinden daha bir güzel ve diri olmuştu. Makyajı, giyimi dekoltesi çok çarpıcıydı. 3 düğmesi açık gömleğinden gözüken meme çatalından gözlerimi almakta zorlanıyordum. Akşamüstü kaldıkları otele gittik. Odada biraz oturup sohbet ettik. Babam bir türlü bir yerlere gitmiyor, bir türlü annemle yalnız kalamıyorduk. Sonra ben kışlaya geri döndüm. Ertesi gün yine aynı şekilde gelip aldılar beni, beraber kahvaltı falan derken, babam, iş için kısa bir süre yanımızdan ayrılması gerektiğini, bize gezip dolaşmamızı söyledi. Sevincimden içimden çığlıklar atıyordum. Annem, "Ne kadar sürer işin?" dedi. Babam da, "2 ya da 3 saat sürer." dedi. Babam arabayla gitti ve biz restoranda baş başa kaldık.
Annemle karşılıklı gülüşerek bakışıyorduk. Ona, "İnanılmaz özledim seni!" dedim. "Ben de seni tatlım!" dedi gülerek. "Hadi kalk otele gidelim!" dedim ayağa kalkarak. "Saçmalama olmaz!" diyerek kahkaha attı. Sonra, "Asla olmaz, yakalanırız! Hem söz vermiştin, bir şey yapmayacağız diye!" dedi. Ben de, "Asla bu fırsatı kaçıramam, hem çok zor durumdayım, sana ihtiyacım var, lütfen!" dedim. Annem cilveli bir şekilde saçını düzelterek kalktı yerinden ve söylenerek arkamdan yürümeye başladı. "Ay resmen başıma bela oldu bu çocuk!" diye söyleniyordu. Hemen bir taksiye atlayıp otele vardık. Hızı adımlarla içeri soktum annemi ve resepsiyondan anahtarı alıp asansöre yürüdük. Asansörün kapısı açıldığında 2 kişi vardı. Annem içeri girecek gibi olduğunda, onu tutarak asansördekilere, "Siz devam edin!" dedim ve kapı kapandı. Annem gözlerini ayırıp gülerek, "Yok artık, asansörde de mi?" dedi. Ben de sırıtarak, "Asansördeki ilk anımızı unuttun galiba?" dedim. Boş asansör geldiği gibi daldık beraber.
Kat düğmesine basıp döner dönmez annemin dudaklarına yapıştım. Ateşli bir öpüşme başladı. Annem bir an öpüşmeyi kesip, dudakları dudağımdayken, "Öldüreceksin sen beni!" dedi. Ben bu defa hem kıçını sıkıp, hem de daha sıkı öpmeye başladım. Kata geldiğimizin sinyali çalınca hemen toparlandık. Kapı açıldı, çıktık asansörden. Oda kapısını hızlıca açıp içeri girdik. Ben kapıyı içerden kilitlediğim gibi pantolon ve tişörtümü çıkardım. Üzerimde sadece boxer vardı. Annem boy aynasının önünde durmuş saçlarıyla oynarken, bana bakıp gülerek, "Zaman kaybetmem diyorsun yani!" dedi. Ben tekli koltuğa yayılarak oturdum, kazık gibi kalkmış sikim boxerde çadır kurmuştu. Anneme bakarak, "Gel!" dedim. O da üzerindeki incecik emprime elbisenin eteklerinden tutarak, sağa sola sallanarak dalga geçer gibi, "Olur efendimmmm! Tamam efendimmm!" dedi ve kucağıma geldi ve kendini kollarıma bıraktı. Yumuşacık götü kucağımı doldurmuş ve kaskatı sikimi eziyordu.
Dekoltesinden açılan memelerinin çatalını öpmeye başladım. Bana, "Sen anneni kucağına oturtmaya utanmıyor musun?" dedi gülerek. Ben de, "O beni azdırmaya utanmıyor mu?" deyince, küçük bir tokat attı ağzıma. Ben de tokat attığı elini ağzımla yakalayıp, ısırmaya, parmaklarını emmeye başladım. Ben yaladıkça o daha çok sürmeye başladı elini dudaklarıma. Sonra o elleriyle yanaklarımdan kavradı, yüzümü kendine doğru kaldırdı ve dilini ağzıma soktu. Ben dilini emip ıslaklığını yuttukça, o da memelerini elbiseden dışarıya çıkardı ve iki eliyle memelerini sıkıştırıp yüzüme dayadı. İki memesini birden avuçlarımla kavrayıp, ısırmaya, öpmeye, yalamaya başladım. Kısık kısık inliyordu kucağımda. Çok özlemiştim ve deli gibi yiyordum. Kucağımda memelerini emdirirken, bir yandan kıçını sağa sola oynatıyordu ve sikimi kıçının arasına almaya çalışıyordu. Azıcık doğrulup, tangasını bir çırpıda çıkardı kıçından. Ben de boxerimi çıkardım hemen. Tekrar kucağıma oturduğundan, götü çıplak, üstündeki elbiseden memeleri taşmış durumdaydı ve kalçalarının teninin yumuşaklığını kasıklarımda hissetmek beni deli etmişti...
Kucağımdayken, bir yandan yiyişirken, bir yandan da yavaş yavaş vücudunu bana doğru çevirdi ve bacaklarını ayırarak üstüme bindi. Amı sikime sürtünüyordu, çok ıslaktı ve halen aç kurt gibi birbirimize saldırıyorduk. Islaklığından dolayı sikimin başı amının dudaklarının arasına girip girip çıkıyordu. Kucağımda kalçalarını avuçlayıp, boynunu, dudaklarını ve memelerini bir süre daha yedikten sonra, pozisyonu bozmadan kalçalarından tutup kucakladım, odanın ortasında biraz yürüdük öylece. Keyfinden bir kahkaha patlattı, "Ayyy resmen beni beceriyor oğluşum! Ha ha haa!" dedi. Bacaklarını belime dolamıştı sıkıca ve elleri yanaklarımda deli gibi öpüşüyorduk. Dudaklarımız mosmor olmuştu öpüşmekten. Karşıdaki duvara sert bir şekilde yasladım ve sikimi iyice bastırdım amına doğru, ama kayganlıktan kaydı ve dışarı çıktı. Annem bir elini yüzümden kaldırıp aşağı doğru uzattı ve sikimin başını parmaklarıyla yönlendirerek amının dudaklarının arasına getirdi. Ve ben tüm gücümle kendimi hızlıca bastırdım ve yarrağımı köküne kadar sertçe soktum birden. Annem iyice duvara yapıştı ve "Ooffff yarrakkk!" diye bağırdı dudağımı ısırarak.
Memeleri göğsümde eziliyor, seri darbeler halinde çatır çatır duvara dayamış sikiyordum annemi. Annem zevkten kudurmuş, saçlarımı çekiştirip, yanaklarımı ısırıp, sikilmenin zevkini bağıra bağıra çıkarıyordu. Uzun bir süre bu şekilde sikmeye devam ettim. Sonra kucağımda yine yürüyerek yatağa doğru gittim. Bacakları belime sımsıkı kenetliydi. Kendimizden geçmiştik. Yatağın başına gelince ikimiz birden yatağa düştük ve sikim annemin amının en derinlerine kadar daldı. Altıma aldığım annemi şimdi çok şiddetli bir şekilde sikiyordum. Amının içinde sikimi sağa sola, yukarı aşağı kaydırarak amının her yerini sikiyordum. Sonra ters çevirip yüz üstü yatırdım ve kasıklarının altına iki yastık birden yerleştirdim. Götü havaya kalkmış, sulu amcığı ortaya iyice çıkmıştı. Ata biner gibi bindim kıçına ve sikimi bir hamlede yine çok sert bir baskıyla geçirdim amına. Zevkten kudurmuş deli gibi bağırıyordu. Saçlarını elime dolayıp çekerek destek alıyor ve köküne köküne sokuyordum annemin amına. Ben vurdukça o daha da kıçını dikiyor ve benim baskıma karşılık veriyordu...
Daha fazla dayanamayarak, titreyerek, ağlamakla bağırmak arası bir haykırışla, çarşafları çekiştirerek boşaldı. Tamamen kendinden geçmiş, ter içerisinde yığılmıştı artık. Ama benim sikim hala kazık gibiydi ve öyle bırakmaya niyetim yoktu. Kıçı yastığın üstünde dikili dururken, elimi amının suyuyla iyice ıslatarak parmağımı göt deliğinde gezdirip açtım biraz. Sonra kazık gibi olmuş sikimi bir hamlede götüne soktum. Annem zevkten baygın halde yatarken, canı yandığı için öyle bir bağırdı ki! Ama benim bırakmaya niyetim yoktu ve sikim götündeyken üzerine iyice yapıştım ve götünü sikmeye devam ettim. Kasıklarım dolgun kalçalarına çarptıkça odada sesler yankılanıyordu. Ve zevkten ölmek üzereyken ensesine dişlerimi geçirdim ve deli gibi boşaldım götünün içine...
Yaklaşık 10 dakika nefes nefese kalmış halde yan yana uzanıp dinlendik. Konuşmaya bile gücümüz kalmamıştı ve bulutların üzerindeydik. Yattığım yerden göz ucuyla saate baktım. Tam 1 saat olmuştu. Bir saat boyunca annemle deliler gibi sikişmiş ve mahvolmuştuk. Zamanım çok kısıtlıydı, her saniyeyi değerlendirmeye kararlıydım. Banyoya gidip küveti doldurdum. Dönüp yataktan annemi kucaklayıp küvete götürdüm. Annem halen nefes nefeseydi. "Burda da mı sikeceksin beni, azgın şey!" dedi ve kucak kucağa girdik içine. Daha tatlı ve şımarık öpücüklerle birbirimizi okşuyorduk suyun içinde. Elim vücudunun her yerindeydi. Ben onun amını okşuyordum, o benim sikimi ve taşaklarımı okşuyordu. Ben üstüne çıkıp sikimi memelerinin arasına sürterken, o birden üstüme çıkıp amını ağzıma dayıyordu. Resmen şımarmış, keyif yapıyorduk gülüşmeler eşliğinde. Kucağımda dudaklarını dudaklarıma dayamış, "Ne güzel siktin sen öyle anneciğini, tatlım benim!" diyordu. Ben de kulak memesini emerken, "Bayılıyorum seni sikmeye anneciğim, amının tadına doyamıyorum!" diyordum.
Bu şakalaşmamız iyice azmamızla sonuçlandı ve annemi ayağa kaldırıp, kaymaması için duş musluğuna tutundurdum. Ben de iyice götüne yapışıp arkadan amına geçirdim. Domalmış haldeyken, saçlarından sular damlarken, arkasında dönmüş yeşil gözleriyle bana bakıyor, gülümsüyor ve bir yandan da kıçını oynatıyordu. Deli ediyordu beni bu halleri. Bir süre daha amını siktikten sonra, yüzünü bana çevirip, kafasından tutup sikimi ağzına soktum. Annem dudaklarını öpücük gibi yaptı ve ben dudaklarının arasından sikimi sokup çekmeye başladım. En sonunda iyice gelmeye yaklaştım ve sonuna kadar sokup, gırtlağına kadar bastırıp kasıla kasıla boşaldım ağzına. Artık tamamen bitmiştik. Müthiş bir seksti. İkimiz de duş alıp kurulandık. Annem bir şort ve body giyindi. Ben de bir şort ve tişört. Yatağa uzandık yüz yüze bakarak gülümsüyorduk. Babam gelene kadar müzik dinleyip sohbet ettik. Annem, "Ölüp bittim ya! Neler yaptın sen bana öyle? Ne sapıklıklar varmış meğer senin içinde!" dedi. "Ben de öldüm bittim anneciğim. Şu an mutluluktan uçuyorum!" dedim. "Uçmak güzel de, nereye gidecek bu iş? Nereye kadar?" dedi. "Kime ne zararımız var ki anne? Bir başkası bilmedikçe, bize de bu tadı yaşamak düşer bence!" dedim. "Bak bak, nasıl da kurnaz kurnaz annesini ayartıyor!" dedi ve tutup başımı memelerinin üzerine koydu...
Yavaş yavaş uykuya dalacaktık ki, annemin telefonu çaldı. Arayan babamdı, işi bitmiş bizi almaya geliyormuş, nerde olduğumuzu soruyordu. Annem de, "Biraz başım ağrıdı, otele geldik, azıcık uyudum, otelin önüne gelip al bizi!" dedi. Kalkıp toparlandık, odadan çıkmadan önce aşk dolu bir veda öpücüğü yaptık uzun uzun ve odadan çıktık. Odayı temizlemeleri için anahtarı resepsiyona teslim edip çıktık. Hep beraber güzel bir akşam yemeği yedik. Çok acıkmıştık. Sonra beni kışlaya bıraktılar. Ertesi gün de sıradan bir şekilde gezip dolaştık Ankara'da. Sonra annemler İstanbul'a geri dönüler. Teskereye kadar hiç görüşmedik ve yaşadıklarımızın hayali beynimde dönüp durdu aylarca...
Teskereyi alıp askerden döneli 15 gün olmuştu ve annemle hiç baş başa kalamıyorduk. Ancak bazen kapı arkalarında, koridorda falan rastlaşınca kısacık kaçamak öpüşmeler, sarılmalardan başka bir fırsat yakalayamıyorduk. Eski dolu dizgin sevişmelerimizi ve sikişmelerimizi hatırlayıp içleniyordum...
Bir gün annem kardeşimin odasında ödevine yardımcı oluyordu. Üzerinde bol bir beyaz tişört, altında ise kısa bir emprime etek vardı. Koridordan geçerken beni gördü. Odanın kapısında durup onu izlemeye başladım. İzlediğimi fark edince, masada oturan kardeşimin arkasından masaya doğru iyice eğilerek kıçını bana dönüp iyice kaldırdı. Kıçına bayıldığımı biliyordu. Bir yandan kardeşimin ödevi hakkında yalandan birşeyler konuşurken, bir yandan da kalçalarını oynatıp duruyordu. Gördüğüm şahane manzara karşısında kalakaldım orda ve sikim kaskatı oldu, eşofmanı delecek gibiydi. Sonra domalmış haldeyken elini sol kalçasına atıp eteğini çekti ve kıçının yarısı açıldı. Sütün gibi bacakları ve sol kalçası tamamen açıldı. Altında tanga külotu ve tombul amı kalçalarının arasından gözüküyordu. Bembeyaz kaymak gibi kalçalarını oynatıyor, bir yandan da sol kıçını kırmızı ojeli parmaklarıyla sıkı sıkı avuçlayıp tırnaklarını geçiriyordu. Kardeşim hiçbir şeyin farkında değildi.
Bir süre sonra elini bıraktı ve eteği kıçını kapattı. Zaten zor durumda olan beni iyice azdırıyor, deli etmeye çalışıyordu adeta. Ben de hemen banyoya girip 31'e asıldım. Ama çok fena azmıştım, annemi tekrar sikmek için yanıp tutuşuyordum. Banyodan anneme seslendim, "Anne şampuanımı bulamıyorum!" diye. Annem, "Geliyorum!" diye seslenip banyoya girdi. İçeri girince hemen kapıyı sessizce kilitledim. Arkadan kıçına yapışıp, "Seni hemen burada sikmem lazım, çok fena durumdayım!" dedim. O da kulağıma yanaşıp, "Şşşşttt sakin ol bakayım, şu an zamanı değil. Hem yarın için sana güzel bir sürprizim var!" dedi. Bunu duyunca sevinçten deliye döndüm, macera yine başlıyordu. Sürprizi sorduğumda, "Azıcık daha sabret, çok az kaldı!" deyip banyodan çıkmaya çalıştı, ama bırakmadım. Hemen lavaboya doğru domaltarak eğdim ve eteğini yukarı sıyırdım. Demin beni azdırırken durduğu hale getirdim ve tanga külotunu indirip, zaten kazık gibi olan sikimi amının dudaklarının arasına dayadım.
Aynanın önünde domaldığından ikimiz de birbirimizin yüzünü görüyor ve hissettiklerimizi yüzlerimizden kolaylıkla anlıyorduk. Tam sikimi amına sokmak için itecekken, annem kıçını bana doğru bastırdı ve sikim amının kayganlığıyla dibine kadar girdi. Aynadan bana tatlı tatlı gülümsedi. Belinden kavrayarak sert bir şekilde sikmeye başladım. Zamanımız çok kısıtlıydı ve çok sessiz olmaya çalışıyorduk. Ben arkadan amının içine soktukça, aynadan bana gülümsüyor, dilini çıkarıp cilveler yapıyordu. Çok şahane bir ambianstı. Boşalırken, içine iyice bastırdım ve içine tazyikle boşalırken, annem domalmış halde yüzünü bana çevirip gülümseyerek, kısık sesle, "Ohhhhhhh!" dedi. Ben amından çıkar çıkmaz, annem hemen toparlanıp çıktı banyodan.
Bütün gün annemin bana hazırladığı sürprizin ne olabileceği hakkında düşündüm durdum...
Akşam oldu, ailecek masada yemek yerken annem lafa girdi. Babama, dernekteki Leyla adlı arkadaşının tanıdığı bir şirketin Bursa'da yapılacak olan işe alım mülakatından bahsetti ve beni o mülakata sokmayı düşündüğünü, birlikte gidersek Leyla'nın bana referans olabileceğinden falan bahsetti. Ayrıca mülakat sürecinin de yaklaşık 3 ila 5 gün olduğunu eklemeyi de ihmal etmedi. Babam da birkaç genel sorudan sonra olumlu buldu ve "Olur tabi, çok iyi!" dedi. Annem konuyu detaylandırdıkça, birlikte evden uzaklaşıp sevişme fırsatı olduğunu anlamam zor olmadı zaten. Konuşulanları dinledikçe sevincim içime sığmıyor, heyecandan deliriyordum. Şimdiden kafamda bin türlü fantazi gelişiyordu.
Ertesi gün sabahtan annemle valizlerimizi hazırlamış, yola çıkmaya hazırdık. Babamdan arabanın anahtarını, ruhsatını aldık ve sabah saat 10:00 gibi yola çıktık. Arabaya binince içimizdeki şenlik havası, gülüşmelerimiz ve radyoda çalan keyifli şarkılar... Hayatımızın en tatlı birkaç gününü yaşayacağımızdan emindik. Lafa annem girdi, "Nasılmış? Sürprizim hoşuna gitti mi?" dedi kahkaha atarak. "Anne sen varya, hayatımdaki en tatlı şeysin. Şu birkaç günün film gibi geçeceğine eminim. Benim de sana sürprizlerim olacak!" dedim. "Ooooo, sabırsızlanıyorum açıkçası. Bahsettiğin filmin fragmanı sanırım dün banyoda çektiğimiz kısımdı, haa?" dedi ve kocaman bir kahkaha daha attı.
Çevre yoluna çıktık, konuşup gülerek, şarkılar söyleyerek ilerliyorduk. Yolda bir dinlenme tesisinde mola verip, açık havada güzel bir kahvaltı yaptık. Ağaçlık tenha bir alan görünce oraya doğru yürüyüp ağaçların arkasında biraz öpüşüp sarıldık. Arabaya tekrar binip yola devam ettik. Uzun zamandır baş başa kalamayışımızın ve birbirimize dokunamayışımızın acısını çıkarıyor, sürekli sarılıyor öpüşüyorduk. Liseli aşıklara dönmüştük. El ele her tutuşmamız hemen bir öpüşmeye, her öpüşmemiz bir sevişmeye dönüşüyordu kendiliğinden.
Bursa'ya gitmek zorunda değildik ve bizi çok az insanın görebileceği, tenha sakin ve romantik bir ortama gitmeye karar verdik. Bu tanıma en uygun yerin Abant olduğu konusunda karar kıldık. Hedefimiz belirlenince bir an önce oraya ulaşabilmek için daha fazla gaza yüklendim ve 2,5 saat geçmeden Abant'a ulaşmıştık. Bir turizm danışma bürosundan oteller hakkında bilgi aldık. Tenha bir dağ oteli seçtik. Dağlık ormanlık bir bölge olduğundan hava bayağı serindi ve otelin sıcak yüzme havuzu vardı. Otele ulaşıp yerleşmemiz yaklaşık 1 saatimizi aldı.
Panoramik pencereden sisli orman manzarası bizi kucaklıyordu. Hava kapalı ve camlardaki çiğ tanelerinden dolayı flu bir romantizm odayı sarmıştı. Otel servisinden iki kahve sipariş ettik. Odadaki müzik yayınından romantik bir piyano dinletisi açtık, odadaki ikili koltuğu camın önüne çekip, ellerimizde kahveler, sarmaş dolaş oturup sisli orman manzarası seyrediyorduk. Havanın serinliğinden birbirimize iyice sokulmuştuk. Tenlerimizin ısısı birbirine geçiyordu tatlı tatlı. Yakaladığımız bu birkaç günlük romantik fırsatın bulunmaz değerde olduğunu biliyor ve her saniyesinin tadını sindire sindire çıkarıyorduk.
Gözlerden çok uzakta annemle yalnız kalıp özgürce birbirimize dokunmak çok heyecanlıydı. Annem başını göğüme koymuş, ben onun yüzünü ve saçlarını okşuyordum. Gençliğinden, eski hayallerinden, hayatta başaramadıklarından, içinde gizli saklı kalmış her şeyden usul usul bahsediyordu. Ben de küçüklüğümden beridir kendisine beslediğim tuhaf aşkı, onu ne kadar sevdiğimi, onunla ilgili kurduğum hayalleri, komik anıları anlatıyordum. Birbirine yeni açılan iki sevgiliden farksızdık. Gözlerden çoook uzaklarda tamamen özgürdük. Zamanımız, bedenlerimiz, ruhumuz birbirimize aitti ve bu çok tatlı sarsıcı bir rüya gibiydi. Dudak dudağa konuşurken, bir yandan da birbirimizi okşuyorduk. Ellerim saçlarında geziyordu, yüzünü, göğüslerini, boynunu okşuyordum. Konuşmakla sevişmek arasında bir yerlerde geziniyorduk. Çok tatlı ve ıslak bir sohbetti. Tatlı bir şımarıklıkla eteğinden sıyrılan bembeyaz pürüzsüz bacağını bacaklarımın arasına sokuyor, pantolonumun üstünden kasıklarımı okşuyor, dudaklarını kulağımda gezdirerek fısıltıyla konuşuyordu.
Saatlerce bu şekilde tatlı tatlı sevişip konuşarak, kahveler, şaraplar içmiş iyice çakırkeyif olmuştuk. Kafamı eteğinin içine daldırıp tangasını dişlerimle sıyırarak çıkarıp, amına küçük öpücükler ve ısırıklar kondurmamı tatlı gülüşmelerle izlemişti. O da üzerimdeki boxeri kasıklarımı okşayarak, küçük öpücüklerle, şarap kokan sıcak nefesiyle gıdıklayarak sıyırmıştı aşağıya. Kucağıma kayıp sımsıcak yumuşak kalçalarıyla sikimin üstünde kıvranmaya ve memelerini yüzüme bastırmaya başladı. Ellerim en kuytu yerlerinde gezinirken ağzım memelerinin ve teninin tadıyla doluydu. Çok ıslak ve duygu dolu öpüşüyorduk. Teninin her yerini tenime bastırdıkça bastırıyor ve sessizce inliyordu. Odada okşamalarımızın ipek hışırtısı ve piyano sesi vardı. Vücudunda öpüp yalamadığım yeri kalmamıştı. Kendimizden geçmiş bulutların üstünde uçuyorduk adeta. Bu aşk dolu duygu dansıyla kucak kucağa tamamen spontane sevişiyorduk.
Kaskatı kesilmiş yarağım, iyice ıslanmış ateş gibi yanan amına ne zaman daldı bilmiyordum. Saatlerce bu Med-Cezir'i andıran aşk etkisinin kollarında dalgalanan bir deniz gibi seviştik. Birbirimizin ismini kulaklarımıza fısıldayarak, sımsıkı sarılarak aynı anda boşaldık. İçine sıcak sıcak boşaldıktan sonra sımsıkı sarılarak, birbirimizin tenini soluyarak uyuduk bir süre. Kendimize geldiğinde güneşin çoktan battığını ve akşam olduğunu henüz fark edebilmiştik.
Yaşadığımız tarifsiz romantizmin, doyurucu sevişmenin ve uykunun ardından çiçek gibi olmuştuk ikimiz de. Aynı zamanda kurt gibi acıkmıştık. Giyinip otelin restoranına indik. Çok şık olduğu kadar romantik ve natürel bir ortamdı. Uzun bir yemek faslından sonra yan salondan gelen müzik seslerine doğru ilerledik. Karaoke partisi vardı, ilgimizi çekti. İnsanlar sırayla sahneye çıkıp acemice şarkılar söylüyorlardı. Gecenin ilerleyen saatleriyle beraber herkesin alkol seviyesi iyice yükseldiğinden çok eğlenceli bir ortam vardı. Animatörlerin iyice coşturduğu konuklar içerisinde, ayakta uluorta öpüşen, sarılan bir sürü sevgili vardı. Bizim de ortama adapte olmamız uzun sürmedi. Annemle apaçık bir sevgili gibi davranıyorduk.
Üzerindeki kısacık eteğinden gözüken baldır bacak halleri, cömert dekoltesinden taşan memeleriyle çoğu kişinin kaçamak bakışlarının hedefiydi. Ve sürekli kollarımın arasında öpüp okşadığım bu harika kadınla gurur duyuyordum. Bana imrenerek bakan diğer erkekleri deli edecek kadar öpüp okşadım. Yanlarındaki sevgililerine rağmen bize bakan adamları iyice kıskandırmak için uzun uzun öpüyordum annemin dudaklarını, ağzıma soktuğu dilini doya doya emiyordum elim kalçalarındayken. Sanırım salondaki en ateşli ve umursamaz çift biz idik. Anne oğul olduğumuzun bilinmiyor olmasının verdiği rahatlıkla iyice şımarmış birbirimizi öpücüklere boğuyorduk. Toplum önünde ilk defa sevişmenin yarattığı tuhaf heyecan bambaşka azdırıyordu bizi. Alkol, ayak üstü öpüşmeler ve yiyişmelerle iyice azdığımızdan daha fazla dayanamayıp, gece saat 03:00 gibi kendimizi odamıza zor attık.
Odaya çıktığımızda annem kahkahalar atıp sendeliyor, kollarımda ayakta tutmaya çalışıyordum. Bağıra bağıra beni ne kadar sevdiğini haykırıyor, ellerini ellerime kenetleyerek dudaklarıma dudaklarını yapıştırıp öpüyordu. Yatağa uzatıp üzerindekileri çıkardım birer birer. Halen gülüp kahkahalar atarken, bir yandan da şarkılar söylüyordu. İkimiz de çırılçıplak olunca onu kucaklayıp, sıcak su ve köpükle hazırladığım mis gibi kokan küvetin içine soktum. Suda kollarımın arasında yüzerken kocaman memeleri suya batıp batıp çıkıyordu ve sikim kalçalarının arasında, bacaklarının arasında kayıp duruyordu hareket ettikçe. Kucağımda oynaşırken enseni boynumu emerek öpüyordum. Kaymak gibi pürüzsüz tenini doyasıya tadıyordum dilimde ve dudaklarımda. Memelerini avuçlamış deli gibi sıkıyordum. Kucağımdayken kıçını sağa sola oynatıp kahkahalar atarak eğleniyor mıncıklanmanın tadını çıkarıyordu doyasıya. Sikim kıçının arasında, bir elimle amını avuçlamış parmağımı daldırırken diğer elimle memelerini mıncıklıyordum. Arkadan yüzümü boynuna yapıştırmış boynunu emiyordum ve morarmaya başlamıştı.
"Sik beni aşkımmm. İstediğin kadar sikebilirsin beni. Her yerimi doya doya sik!" diye bağırıp kahkahalar atıyordu. Kucağımda iyice doğrulup kalçalarını eliyle aralayıp kazık gibi olmuş sikimi iyice yerleştirdi araya. Ben de alttan sıkıca iterek amına bir hamlede soktum yarrağımı. Köküne kadar girince kahkahaları azgın inlemelere ve bağırmalara dönüştü. Dağ başında bir otel odasında yalnızdık ve çok özgürdük. Annem bağırarak haykırarak inleyerek doya doya siktirdi kendini bana o küvetin içinde. Sikim içindeyken, adımı haykırarak, kasıla kasıla boşalırken, inip kalkışlarından su küvetten taşıyor, banyoda yankılanan zevk çığlıkları odaya, odadan da otelin koridorlarına yansıyordu. Balayı çifti gibiydik aynen. Ama ben halen boşalmamıştım ve dimdik duruyordu sikim.
Kucaklayıp çıkardım küvetten ve yatağa fırlattım. Orgazm manyağı olmuş bir halde yatakta sırt üstü uzanmış geriniyordu gülerek. Üzerine ata biner gibi binerek, memelerini avuçlayıp birbirine bastırdım. Sikimi arasına sokup gidip gelmeye başladım. Annemin de çok hoşuna gitmiş, memelerinden ağzına doğru uzanan yarrağımı her gelişinde yalamaya çalışıyordu. Bir süre daha memelerini siktikten sonra üzerinde dört ayak olup yarrağımı ağzının üstüne getirdim. Tam öpüp yalamaya başlayınca sikimi ağzına soktum ve kasıklarım yüzünü kapatacak şekilde üzerine yattım. Sikim gırtlağına kadar girmiş, annem zor nefes aldığı halde zevkten deli olup, kalçalarımı avuçlamış sikimi daha çok sokmaya çalışıyordu. Amını siker gibi bastırıp duruyordum ağzının derinliklerine. Annem iyice kudurmuştu, kalçalarıma iyice geçirmişti kırmızı ojeli tırnaklarını. Annemin pembe dudaklarını, ağzını dilini sikmeye bayılıyordum. Bu deli hazza daha fazla dayanamayıp ağzının en derinlerine deli gibi boşaldım. Annem hepsini yuttu büyük bir iştahla.
Üzerinden kalktığımda nefes nefese kendimize gelmeye çalışıyorduk ve zevkten çınlıyordu her yanımız. Tüy kadar hafiflemiş ve mutluyken, o serin otel odasında pikenin altına girip, sımsıkı sarılarak uykuya daldık beraber. Odanın penceresinden, dışarıda yapılan bir kutlama için atılan havai fişeklerin ışıkları içeriyi arada bir aydınlatıyordu.
Sabah geç saatlere kadar birbirimize sarılıp, öpüşüp koklaşarak, sıcacık uyuduk.
İlerleyen günlerde okullar açılmıştı yeniden, derslerime gidiyordum. Arada sırada da Ekin'le gece gezmelerine çıkıyorduk. O gecelerin birinde annesi evde yoktu, Ekin'le annesinin yatağında sikişmiştik. Annesinin çift kişilik yatağında uzanmış orgazm sonrası sigarası içiyordum. Ekin de arada sırada bir tane alır yakardı. Göğsüme uzanmış, sigaralarımızı içerken, Ekin'e annesinin nerede olduğunu sordum. "Ankara'ya gitti, görüşmesi varmış." dedi. "Ne görüşmesi?" diye sordum. "Annem sigorta işi yapıyor, çalıştığı şirketin merkezi Ankara'da." diye cevap verdi, sonra başladı annesini anlatmaya. Annesi 43 yaşındaymış. Gençken evlenmiş, ama şiddetli geçimsizlik sonucu ayrılmışlar. "Peki annenin hayatında kimse yok mu?" diye sordum. "Hayır yok, uzun zamandır yok!" dedi. Aslında annesiyle o konuda birbirimize benziyorduk, ikimiz de eski sevgililerimizi, eşlerimizi unutamamıştık. Daha çok annesini düşünmeye başlamıştım artık.
Bu yatakta bir süre önce annesini dikizlemiştim. Bunu hatırladıkça halen heyecanlanıyordum. Ekin de annesine çok benziyordu. İster istemez annesi aklıma gelmiş ve sikimde kımıldanmalar başlamıştı. Annesinin o gün giydiği pembe külot geldi aklıma. Ekin'e, "Pembe külodun var mı?" diye sordum. "Bende yok, ama annemde olacak birkaç tane. Niye ki?" dedi, "Hiiç. Pembe sana çok yakışırdı, anneninkilerden birini giysene!" dedim. Kalktı, annesi gibi gardroba domalarak, annesinin pembe külodunu çıkardı, giydi. Annesinin kopyası gibiydi. "Yakıştı mı?" diye sorunca, "Harika oldun. Şimdi şu yatağın kenarına otursana!" dedim, oturdu. Ben de elim kalkmış sikimde odadan çıkarken, "Nereye?" dedi. "Geliyorum hemen!" deyip çıktım ve kapıyı kapadım. Sanki o anı tekrar yaşamak istiyordum.
Biraz kapının önünde oyalandım, sonra elim sikimde girdim içeri. Ekin yatağın köşesinde oturuyor ve neden böyle birşey yaptığımı soran bakışlarla bana bakıyordu. Birşey demeden yanına oturdum, dudaklarını öpmeye başladım. İri ve dolgun dudaklarını öperken elimle belinden tuttum. Sanki Şennur Hanım'la öpüşüyordum. Ekin yavaşça bacaklarını belime doladı, kucağıma oturdu ve öpüşmeye başladık. Bir hamlede Ekin'i altıma aldım, külodunu indirip ama tam olarak çıkartmadan, irileşmiş sikimi Ekin'in sürekli ıslak olan amına soktum. Dudaklarım dudaklarında, yavaşça ileri geri yapmaya başladım. Dillerimiz birbirine dolaşmıştı. Yatağın gevşeyen yayları gacur gucur sesler çıkarırken, benim dilim Ekin'in, iri ve kahverengi göğüs uçlarını bulmuş, sikim de amının derinliklerini dövmeye başlamıştı. Ben amına soktukça, Ekin inliyor, saçlarımdan asılarak başımı göğüslerine daha çok bastırıyordu.
Amından çıktım, tekrar memelerini yalamaya başladım. Ben yaladıkça Ekin'in göğüsuçları dahada sertleşiyordu. Yarağımla amına fırça çekmeye başladım, sokar gibi yapıp Ekin'i delirtiyordum. Sonra göbeğini, amının üstünde belirginleşmeye başlamış olan sık kıllarını yalamaya başladım. Amına gelince, amının dudaklarını parmaklarımla ikiye ayırdım, pespembe olan içini ve yanındaki kabarık dudaklarını yalamaya koyuldum. Ekin altımda bir yılan gibi kıvranıyordu, adımı sayıklayarak çığlık çığlığa amını yalatıyordu bana. Amının içine dilimi soktum, sağlı sollu darbeler atarak onu mutlu etmeye çalışıyordum. Klitorisini dilimle uyarmaya başladım, aynı zamanda 2 parmağım da amının deliğinden içeri kayıyordu. Parmaklarımın bir boğumunu büküp, G noktasını uyarmaya başladığımda, Ekin'in artık gözleri kaymıştı, başını sağa sola atıyor, anlamsız sesler çıkarıyor ve titriyordu. En sonunda orgazm olmuş, amının tüm sıvıları çıkmıştı dışarıya. Yaklaşık 1 dakika kasıldı tüm vücudu, ileri geri titremelerle. Kudurtmuştum kızı.
Sonra domalmasını söyledim, aynı işlemi göt deliğine de yapacaktım. Dört ayak pozisyonuna geldi. Önce amından aldığım sıvıları göt deliğinin kenarlarına yaydım ve dudaklarımı hafif kıllı göt deliğine koydum. Delirmiş gibi götünün her yerine dil darbeleri atıyordum, kalçalarının yanlarını yalıyordum, götünü ısırıyor, uçuruyordum Ekin'i. En sevdiğim şey, bir kızın delirmiş gibi inlemelerini duymak. Sikim artık zonklamaya başlamıştı, sikimin başına okkalı bir tükürük atıp, göt deliğine bir hamlede soktum. Ekin'den, "Ohhhh!" diye bir inleme çıktı.
Sertçe göt deliğine kaymaya başladım. Ben pompaladıkça, Ekin daha çok bağırıyordu, artık komşuların duymaması için ağzına yastığı tıkmıştı. Ama bazen engel olamıyor, "Sik beni aşkım, sik götümü, daha hızlı pompala!" diye bağırıyordu. Benim aklımda ise o an Şennur Hanım vardı, o bağırıyordu sanki. Ben siktikçe Ekin elleriyle daha çok ayırıyordu kalçalarını. Sikimi götünden tamamen çıkarıp, hızlıca giriyordum içine. Biraz sert olmaya başlamıştım, poposuna tokatlar atarak, saçını çekerek Ekin'in götünü sikiyordum ve yavaş yavaş zirveye gelmiştim. Ekin boşalacağımı hissettiğinde, elini amına attı ve klitorisini okşamaya başladı. Az sonra ikimiz de resmen anırarak, ben Ekin'in götüne, Ekin de eli amında, aynı anda boşalmaya başladık. Götünden çıktığımda, çarşafın ortası Ekin'in amının sıvıları, döllerim ve tükürükle ıslanmıştı.
Resmen yığılarak yattım Ekin'in yanına. Ekin halen nefes nefese bir şekilde kasılıyordu. Ekin dudağıma bir öpücük kondurarak, "Seni çok seviyorum, biliyorsun değil mi?" dedi. Ben de öpücüğüne öpücükle karşılık verdim.
Ekin sikiştikten sonra kirli durmaya dayanamazdı, hemen duşa girdi. Ben yatakta bir sigara daha içerken, aklıma annesinin garbrobunu karıştırmak geldi. Kalktım, açtım gardrobu. Şennur Hanım'ın kıyafetleri, iç çamaşırları, sütyenleri, herşeyi karşımdaydı. Öyle çok iddalı kıyafetler, iç çamaşırları yoktu. İç çamaşırlarının bir çoğu pamuklu ve dantelliydi. Birkaç tane tanga vardı, bir tanesini aldım kokladım. Sabun kokuyordu, belki onun kokusu vardır diye ümitlenmiştim. Annesinin külotunu koklarken, Ekin'in sertçe, "Napıyorsun?" diyen sesiyle irkildim. Elimdeki külotu fırlatmaya kadar varan bu korku, Ekin'in yatağa havluyla uzanmasıyla azaldı. Benden açıklama bekleyen bakışları vardı.
"Senin külotlarının nasıl koktuğunu merak etmiştim!" diye saçmaladım. Ekin de, "Külotlarımın orda olmadığını biliyorsun şapşal sevgilim benim!" dedi. "Ne bileyim, annelerle kızları genelde aynı gardroptan giyinirler diye düşündüm..." dedim. Kendimce haklı bulduğum bir bahane sunmuştum, Ekin de, saf kız, inanmıştı. Ekin havlusunu açıp, amını göstererek, "Aşkım, gerçek kokum burda zaten! Ergenler gibi külotlarda aramana gerek yok :)" dedi. "Sen nerden biliyorsun bakayım ergenlerin öyle yaptığını?" dedim. Ekin, "Bir iki kere ben de muzurluk yaptım, komşuya misafirliğe gittiğimizde, banyolarına girip kirli sepetini karıştırmıştım, yakışıklı kocasının külodunu bulabilirmiyim diye!" deyince, ben gülmeye başladım ve "Bari birşey bulabildin mi?" dedim. "Evet, karısının külodunda dölleri vardı!" dedi. Gülerek, "Naptın, yaladın mı onları?" dedim. "İğrençsin, hayvan!" deyip güldü.
Daha sonra ben de duşa girmeye karar verdim. Ben duşa yürürken, arkamdan Ekin, "Kirlilerde iki üç tane külodum olacak, ergenliğin tutarsa al kokla birini!" diye benle dalga geçiyordu. Acaba annesinin külotları da varmıdır diye aklımdan geçirdim. İçimdeki şeytana uydum, açtım kirli sepetini. Silme çamaşırdı sepetin içi. Biraz karıştırdıktan sonra, klasik tipte bir külot buldum. Ten rengi, biraz genişçe bir külottu bu. Aldım, koklamaya başladım. Biraz ter, biraz sidik kokuyordu, tek bir tane am kılı vardı. Ekin'in amının kılları bu kadar uzun değildi, bulmuştum aradığım şeyi. Annesinin külodunu koklayarak, sikime sararak 31 çektim. İçine boşaldığım külodu yine kirli sepetine, ilk bulduğum gibi biraz derinlere koydum. Sonra duşumu alıp, belimde havlu ile odaya girdim.
Saat 03:00'e geliyordu. Ekin götünü dönmüş, çoktan uyumuştu, havlusu sıyrılmıştı. Ekin'e arkadan sarıldım, annesini düşünerek ben de uyudum. Sabah birlikte kahvaltı yaptıktan sonra, okullarımıza gittik. İkimiz de uykusuz ve yorgun olduğumuzdan, o gün birdaha görüşmedik Ekinle.
Ertesi günü çalan telefonla uyandım. Ekin arıyordu. Telefonu açar açmaz, bana, "Gerizekalı!" diye bir küfür savurdu. Ben daha ne oluyor demeye kalmadan, Ekin taramalı tüfek gibi hakaret ediyordu."Ekin sakin ol! Ne oluyor, söyler misin?" dedim. "Sen biliyorsun ne olduğunu! Ben yetmiyormuyum sana da, banyoda kirli külotlara 31 çekiyorsun! Bundan sonra boklu, sidikli külotları sana yollarım, bir dahada nah sikersin beni, gerizekalı! Ayrıca 31 çektiğin külot ta benim değil, annemin! Mal herif!" deyip kapattı. Muhtemelen kirlileri çamaşır makinesine atarken, annesinin içini döllediğim külodunu görmüştü.
Ekin'le bir hafta falan görüşmedik. Bir akşam 3-4 kez aradığım halde telefonlarıma çıkmayınca, ben de evlerine gittim. Şennur Hanım üstünde pijamayla açtı kapıyı, "Ekin içerde, odasında!" dedi, manalı manalı bakarak. Ekin'in odasına gittim, bilgisayarda birşeylere bakıyordu. Ben gelince hiç istifini bozmadı, halen bilgisayarla ilgileniyordu. Bir sigara yaktığımda, "İçme şunu odamda, git balkonda iç!" dedi. Odasına girdiğimden beri kurduğu tek cümle buydu. Kalktım balkona gittim. Balkonda Şennur Hanım da sigara içiyordu. Benim geldiğimi görünce terlik verdi. Balkonda birlikte sigara içmeye başladık. İkimiz de konuşmuyorduk, birbirimizin yüzüne de bakmıyorduk.
Sigarası bittiğinde, ikincisini aynı hızla yakınca, Şennur Hanım'a, "Canınınz sıkkın galiba?" dedim. "İnsan canı sıkkın olunca peşpeşe yakıyor!" dedi. "Anlatmak isterseniz, dinlerim!" dedim. "Neyi anlatacakmışım Ertunç?" dedi ve sigarasını balkonun korkuluklarında söndürdü, başka da birşey demeden içeri gitti. Sigaram bitene kadar ne demek istediğini düşündüm, ama bir sonuca varamadım. Sonra Ekin'in odasına gittim, yeniden konuşmayı denedim.
Ama Ekin, Nuh diyor Peygamber demiyordu. Sanki birşeylerin farkındaydı kız. Vakit geç olmuştu, Şennur Hanım da yatmıştı. Ekin'le saatlerdir konuşuyorduk, ama bir yere varamıyorduk. Bir ara kendimi affettirmek için Ekin'e sarıldım, ama karşılık vermeyince, ben de sarılmayı bıraktım. Ekin, "Vakit geç oldu, uykum geldi, yatacağım! Bu gece burda kalmak istersen salonda yatabilirsin!" diyerek, elime bir yastıkla battaniye tutuşturdu ve beni resmen odasından kovarcasına çıkardı, kapısını kilitledi.
Yastıkla battaniyeyi salondaki kanepenin üstüne atıp, balkonda bir sigara daha içmek istedim. Bu aralar çok içiyordum sigarayı. Balkona giderken, mutfakta Şennur Hanım'la karşılaştım, su içmeye gelmişti. Geceliğinden belli olan iri göğüsleri dışarı taşacakmış gibi duruyordu. Yaklaşıp tam önünde durdum, birkaç saniye bakıştık, dayanamayıp dudaklarına yapıştım. Üst dudağını öpmeye başladım. Şennur Hanım benden çok daha hızlı ve istekli öpüşüyordu. O anda hiçbir şey umrumda değildi, elinden tutarak balkona çıkardım. Elerini boynuma atmıştı, balkonun korkuluklarına dayanmış öpüşüyorduk.
Elimi geceliğnin eteğinden içeri daldırıp, amına attım. İnanılmaz ıslanmıştı külodu. Külodunu hafif aşağı sıyırıp, amını okşamaya başladım. Boynunu öpmeye, emmeye başladım. Bir yandan amını okşarken, biryandan da kulak memelerini ve boynunu emiyordum. Diğer elimle tüm vucudunu dolaşıyordum. Sertleşmiş meme uçlarını geceliğinden çıkarıp ısırmaya başladım. Sonra elimi arkasına attım. Kalçasını ayırıp, orta parmağımla, her kadında müptelası olduğum arka deliği zorlamaya başladım. Götünü bir süre parmakladım. Şennur Hanım, "Yeter, yeter, Ekin görecek, bırak!" deyince bıraktım. Hemen külodunu düzeltti, memelerini geceliğine yerleştirdi ve banyoya doğru yöneldi. Peşinden gittim, ben de girmek istedim, ama eliyle 'Hayır!' dercesine bir hareket yaptı, kapattı banyonun kapısını. Kapının önünde kalakaldım. İşeme sesi kesilip, sifonu çektikten sonra banyodan çıktı. Sarılıp öpmek istedim, ama beni itip, direkt odasına gitti ve kapısını kilitledi.
Önümde çadırla kalakalmıştım. İnanılmaz da tahrik olmuştum. Parmaklarımda da halen amının sıvıları duruyordu, parmaklarımı koklayıp yaladım. Kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. Mecburen 31 çekerek indirecektim kalkık yarrağımı. 31 çekmek için banyoya girdim. Tanrım, bilerek mi yapıyordu bu kadın bunu? Az önce kıçındaki külodu çıkarıp, duşakabinin camına asmıştı. Külodun içindeki am kokusunu koklayarak 31 çektim ve boşaldım. Külodu geri yerine asıp, evlerini terkettim.
Eve vardığımda sabah saat 06:00 olmuştu. Hemen telefonumu aldım elime, Ekin'e mesaj yazdım, "İlişkimize ara verelim, bu ikimize de iyi gelecek!" diye ve yolladım. Yatağa yattım ve zor bela da olsa uyuyabildim. Saat 09:00 gibi Ekin'den mesaj geldi, "Bence tamamen bitirsek daha iyi olacak!" yazıyordu. Ekin'den ayrılmıştım böylece...
Annemleri arayıp ayrılık haberini verince, çok üzülmüşler ve canları çok sıkılmıştı. Ben iyi olduğumu söylesem de, artık nasıl inandırmışsam onları, yanımda olmak için İzmir'e gelmeye kalktılar, Gerek yok desemde, gelmeye kararlı görünüyorlardı. Ev arkadaşım sevgilisiyle kahvaltı yaparken kalktım, "Ekin'le ayrıldık!" dedim. Ev arkadaşımın sevgilisi de çok üzüldüğümü zannedip, beni teselli ediyordu. Ev arkadaşım ise birçok şeyin farkında olduğu için susuyordu. Bu arada kızın adı Eda, ev arkadaşımın adı da Cenk. Eda oldukça kısa boylu, iri göğüslü ve dışarı çıkık kalçaları olan, sarı saçlı, mavi gözlü, çok güzel bir kız. Ev arkadaşım Cenk te uzun boylu ve oldukça yakışıklı bir çocuk.
Kalhvaltıdan sonra dışarı çıktım, akşama kadar gezdim dolaştım. Aklımdan Şennur hanım çıkmıyordu, akşama kadar onunla ilgili fantaziler kurup durdum. Gece eve geldiğimde Eda ve Cenk salonda TV seyrediyorlardı. Birkaç dakika muhabbet edip odama geçtim, yattım. Bir süre sonra onlar da TV'yi kapatıp odalarına çekildiler. Ben halen Şennur hanımı düşünerek uyumaya çalışırken, Cenk'in odasından yatak gıcırtıları gelmeye başladı. Sikişiyorlardı. Eda sessizce inliyor, buna rağmen Cenk, "Sus, Ertunç duyacak!" diye Eda'yı susturmaya çalışıyordu. Bunu duyunca kendi kendime güldüm. Sonra aklıma ne estiyse kalktım, kapılarına gittim ve anahtar deliğinden baktım. Eda'nın yüzü kapıya dönük, Cenk'in sikinin üstünde zıplıyordu.
Aslında Eda önceleri benle ilgileniyordu, ama ben yüz vermeyince Cenk'le çıkmaya başlamıştı. Halen de ilgileniyordu benle. Açıkçası onlar da benim Ekin'le yaptığım gibi sadece seks için çıkıyorlardı. İkisi de ciddi değillerdi, evlilik falan düşünmüyorlardı.
Eda göğüslerini tutarak Cenk'in sikinin üstünde zıplıyordu. Onları sikişirken görünce moralim bozulmuştu, bir sigara içmek için balkona geçtim. Balkondan Cenk'in inlemeleri de duyuluyordu. Bir süre sonra sesler kesildi. Eda salona çıktı, pantolonunu giymişti, gömleğinin düğmelerini ilikliyordu. Siyah sütyeni oldukça güzel gösteriyordu memelerini. Eda beni balkonda görünce, "Sen burda mıydın? Kusura bakma yaa.. Rezil olduk!" dedi. "Önemli değil!" deyip arkama döndüm. Eda evden çıktığında, Cenk yanıma balkona geldi, bir sigara da o yaktı. Cenk'e gülerek, "Oğlum ne siktin kızı lan!" dedim. Cenk, "Ya Ertunç, senle bir şey konuşmam lazım. Ama aramızda kalacak, tamam mı?" dedi, ama tam anlatmaya başlayacakken benim telefonum çaldı.
Arayan Şennur hanımdı, telefonu açtığımda bana, "Ertunç, konuşmamız lazım!" dedi. Elim ayağım birbirine dolaşmıştı. "Tamam, konuşalım." dedim, bir yerde sözleştik. "Kanka nereye?" diyen Cenk'e, "Kusura bakma, acil gitmem lazım!" deyip hemen çıktım dışarı, aceleyle sözleştiğimiz yere gittim. Şennur hanım çoktan oturmuş, birasını içiyordu. "Erken başlamışsın içmeye?" dedim, ben de bir bira söyledim. Şennur hanım gözlerime baktı, "Yaptığımız çok yanlış ve vicdan azabı çekiyorum! Ama senin bilmediğin şeyler var!" dedi. "Neymiş o bilmediğim şeyler?" dedim. O sırada benim de biram gelmişti.
"Ben Ekin'in annesi değilim!" dediğinde şaşıp kalmıştım. "Nasıl yani?" dedim. "Evet, annesi değilim, hatta ben Ekin'in babasıyla evli bile değilim!" dedi. "Peki neden bana yalan söyledin? Ya Ekin'le evlenseydim, o zaman ne olacaktı?" dedim. "Dur anlatıyorum. Bundan yaklaşık 5 sene önce ben Ekin'in babasıyla bir ilişki yaşadım. O ara tanıdım Ekin'i. Babasıyla evlenmeye hazırlanıyorduk ki, hatta onlarda bile kalmaya başlamıştım, babası aniden evi terketti. Ekin o sıralar beni çok sevdi, beni anne olarak değil de, bir abla olarak görüyordu. Çok acılar çektim, en sonunda Ekin'le aynı evde kalmaya başladık. Zaten gidecek kimsem yoktu. Ekin de anne babasız ortada kalmıştı. Ben o sırada ona bir yandan ablalık, biryandan annelik yapıyordum. En sonunda, Ekin'le İzmir'e geldik, kimse bizi tanımadığı için anne-kız rolü yapıyorduk, çünkü kimsesiz yaşamak oldukça zor, bunu iyi biliyorum!" deyince daha da şaşırdım.
Şennur hanım devam etti, "Ekin, senin onunla sadece seks için çıktığını zaten biliyordu. Ama seni çok seviyordu. Seni bırakmak istemiyordu. Onun için bu ilişkiye devam etti. Ama sonradan senle bir geleceğinin olmayacağını anladı!" deyince, gerçekten olayların karıştığını anlamıştım. Çok ta üzülmüştüm...
Bu arada biraları yuvarlıyorduk. Ben sesimi çıkarmaya kalkınca, Şennur hanım, "Sus, dinle beni! Ben seni daha ilk gördüğümde senden çok hoşlandım. Ekin'le o sırada problemleriniz yoktu, ama Ekin onu kullandığını anladığında başka biriyle çıkmaya başladı. Yani seni aldattı Ertunç. Senin haberin yoktu, ama o çoktan başkasıyla sevgiliydi. Ekin'in de kafası çok karışıktı Ertunç, bir yandan seni seviyordu, ama başkasıyla beraberdi, üstelik beraber olduğu adam onu cinsel yönden hiç tatmin etmiyordu anladığım kadarıyla. Saçma bir ruh hali yani!" deyince, bir de aldatılığımı öğrendim. Ekin'in artık orospu olduğunu düşünmeye başlamıştım.
Ben kara kara düşünürken, Şennur hanım, "Senden çok hoşlanıyorum, bu doğru. Aramızdaki yaş farkı umurumda değil. Uzun zamandır kimseyle beraber değilim. Eğer istersen, Ekin'in haberi olmadan, sevgilin olabilirim. Başka kimse bilmez bunu!" diye resmen bana teklif etmişti. Şennur hanımdan çok hoşlanıyordum, gizli ilişki yaşamak çok heyecanlı geliyordu bana. Üstelik Ekin'den de bu şekilde bir tür intikam alabilirdim. Ekin'i zaten sevmiyordum, hatta şu anda iğreniyordum ondan. Şennur hanıma, "Tamam, sevgilin olurum!" deyince, gülümsedi.
Devam ettim, "Ama lütfen, sana bağlanmamı bekleme benden. Daha çok gencim ben, önümde dolu dolu yaşamak istediğim uzun seneler var. Yani, seni aldatırsam kırılma, üzülme. Belki de ilerde evleneceğim. Seni ailemin karşısına nasıl çıkarırım? Tamam, istediğin gibi gezeriz, tozarız, sevişiriz, ama evlenemeyiz! Üstelik Ekin sorunu da var!" dedim. "Biliyorum canım, bilmez miyim! Ama olduğu kadar artık, seni mutlu da ederim ben. Belki hiç evlenmezsin, kim bilir. Başka bir kızla yattığın zaman da, bu benim için sorun olmaz. Gençsin, bunu anlıyorum..." dediğinde, en azından ilişkimizin temelleri ortaya çıkmıştı. Yani sadece Sikiş arkadaşı olacaktık Şennur hanımla.
4-5 biradan sonra, kalktık oturduğumuz yerden. En azından hoşlandığım kadın şimdi benim sevgilimdi. Hayatımın dönüm noktası o gün olmuştu. Artık hiçbir şey için üzülmeyecektim. Üstelik, hayatı dolu dolu yaşayabilecektim. Evine kadar bıraktım onu. Kapıda bana, "Ekin yok evde, arkadaşında kalıyor bu gece, içeri gel istersen!" dedi. Hemen atlamamak için, "Başka bir zaman!" dedim. Ben öyle deyince üzüldü, başını öne eğdi. Çenesinden tutup başını kaldırdım, dudaklarına öpücük kondurdum ve "Başka bir zaman bakarım tadına!" dedim. Şennur hanım, "Fazla bekletme!" deyip girdi içeri. Ben de evime gittim.
Eve geldiğimde, Cenk salonda Laptopunu açmış internette geziniyordu. "Naber kanka?" deyip ensesine vurdum ve "Ne konuşacaktın lan bugün?" dedim. Cenk laptopu kapattı ve "Eda ile ilgili konuşacaktım... Sence Eda nasıl bir kız?" dedi. "Ulan manitanı tanımıyor musun amına koyum?" dedim. "Yok lan, o anlamda değil. Yani vücudu falan nasıl?" diye sordu. Anlamsızca bakıyordum, "Abi, iyi güzel, hoş kız yani!" dedim. "Peki, hiç Eda'yla... düşündün mü?" dedi. "Neyi?" dedim. "Neyi olacak lan, sikişmeyi!" dedi. "Kanka, kankamın siktiği kızdan bana ne? O senin sevgilin!" dedim ben de. Cenk biraz geveledikten sonra sonunda ağzındaki baklayı çıkardı, "Oğlum, açık konuşacağım. Uzun zamandır Eda'yla seks yaparken değişik fantaziler kuruyoruz. Bunların arasında 3'lü seks de var. Eda'nın fantazisinde sen varsın hep, bazen benle sikişirken Ertunç diye böğürüyor kız! Açıkçası benim de fantazim, Eda'nın bir başkası tarafından sikilmesini izlemek!" dedi.
Cenk te, Eda da sadece seks için beraberlerdi, bunu biliyordum. Ama yine de bana ters gelen birşeyler vardı, yani en yakın arkadaşımın karşısında nasıl çıplak duracaktım ve o bakarken nasıl Eda'yı sikecektim? Bunu ona söyleyince, "Kanka, benim de hiç tecrübem yok bu konuda. Ne olacak amına koyum, ben de senin karşında çıplak olacağım! Olmazsa karanlıkta yaparız bu işi! Ne diyorsun? Tamam mı? Eğer istiyorsan, Eda yarım saate yakın gelecek!" dedi.
Bir gün içinde ikinci şoktu bu benim için. Eğer ilişkileri ciddi olsaydı ve Cenk buna rağmen gelip sırf kendi fantazisi için bunları bana söyleseydi, herhalde Cenk'i orda bir güzel döverdim. Ama zaten amaçları belliydi, gerçek anlamda sevgili bile değillerdi. Sadece seks fantazilerini uygulamak istiyorlardı. Ben de, "Tamam!" dedim.
Yarım saat sonra Eda kapıdan içeri girdi. Eda yurtta kalıyordu, ama bizim evin anahtarı bile vardı kendisinde. Cenk yanımda oturuyordu. Eda salona girince Cenk'le bakıştılar. Cenk başını 'Tamam!' der gibi sallayınca, Eda yanıma geldi, yanımdaki koltuğa oturup, ellerini boynuma doladı. Üçümüzden de çıt çıkmıyordu. Ben akışına bırakmıştım olayı. Dudaklarımız birbirine kavuştu Eda'yla. Alt dudağımı verdim, ben de üst dudağını emerek öpüşmeye başladık. Dillerimiz birbirine kavuştu, ben iyice döndüm Eda'ya doğru. Arkamda da Cenk vardı. Ne yaptığını bilmiyordum. Cenk bir süre sonra kalkıp içeri gitti. Eda'yla daha rahat öpüşüyordum böylece. Üstündeki tişörtü çıkardım. Mor sütyeninin içinde göğüslerine oldukça çekici görünüyordu. Eda kucağıma çıktı, oturdu. Artık kot pantolonum sikimi rahatsız ediyordu, Eda bunu anlayınca kalktı ve fermuarımı açtı, indirdi kotumu. Sonra kendi kot pantolonunu çıkardı. İnce, mor külodundan amının bir kısmı görünüyordu, sulanmıştı.
Tekrar kucağıma oturdu, boynumu emmeye başladı. Mosmor etmişti boynumu. Boynumu emerken elimi sütyeninin kopçasına attım, çözdüm ve memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları kabarmıştı kızın. Ekin'inkiler oldukça iri göğüs ucu halkaları varken, Eda da oldukça küçüktü, üstelik meme ucu pespembeydi. Elimi göğüslerine atıp onları yoğurmaya başladım. Dilim de meme uçlarında geziniyordu. Kasılıyordu Eda. Yavaş yavaş emiyordum onları, tadlarını çıkara çıkara... Bu süre zarfında sesimiz bile çıkmıyordu, sanki sevişmeye programlanmıştık kendimizi. Meme uçlarını emiyordum halen. Eda saçlarımı okşuyordu.
Kucağımda, onu Cenk'in yatak odasına götürdüm. Cenk yatakta uzanmış, sikini okşuyordu. Bizi görünce, kalktı ve sandalyeye geçti. Cenk umrumda değildi artık, beni çıplak görmesi umrumda değildi. Tişörtümü çıkardım, Eda'nın üstüne çıktım. Göbeğini yalayarak, artık sırılsıklam olmuş külodunu çıkardım. Kılsız, tamamen pürüzsüz amına hemen dilimi attım. Dilimi atar atmaz boşaldı Eda. Bütün sıvılarını emdim, Eda kasılmaya devam ediyordu. Halen sesimiz çıkmıyordu, sadece duyulan tek ses Eda'nın çığlıklarıydı. Hatta bu çığlıklar o kadar güçlü çığlıklardı ki, çalan kapının sesini bile duyamamıştık. Ancak Cenk te kalkıp Eda'nın ağzına sikini sokunca, Eda'nın sesi kesilmişti ve kapının çaldığını öyle duyabilmiştik. Cenk'le birbirimize şöyle bir baktık, ben kalkıp bakmaya gittim, gelen kim diye...
Kapının dürbününden baktığımda, Şennur hanım kapıdaydı. Donup kalmıştım. O halde kapıyı açamazdım, çırılçıplak ve sikim kalkık bir halde. Hadi açsam bile, içerdeki manzarayı nasıl açıklayacaktım. Tamam, seks konusunda güvence almıştım ondan, ama daha ilk günden onu aldatmam üzebilirdi. Onun için açmadım kapıyı, gidene kadar kapı deliğinden ona baktım. Şennur hanım oflayarak merdivenleri inerek gittiğinde, ben de içeriye döndüm.
Cenk odada yoktu, banyoya girmiş olmalıydı. Eda amcığını ovalıyordu. Ağzının kenarında halen Cenk'in parlayan dölleri duruyordu. Sanırım Eda'nın amını benim yaladığımı görmek Cenk'i heyecanlandırmıştı, patlatmıştı döllerini ağzına kızın. Eda beni görünce elini amcığından çekti. Eda'ya, "Nerde kalmıştık?" deyince, gülümseyerek bacaklarını iyice ayırdı. Elime tükürdüm, kalkık sikime sürdüm. Eda'nın kasıklarının arasına yanaştım ve bir hamlede soktum, kılsız, kaygan, pespembe amının deliğine. Ben girince Eda aniden nefesini tuttu. Sonraları hızlı hızlı nefes almaya başladı. Ben soktukça Eda kendinden geçiyordu.
Ben Eda'yı sikerken, içeri Cenk girdi. Geçti oturdu ve bizi izlemeye başladı. Eda gözlerini kapatmış, içindeki sert yarağın zevkiyle başını sağa sola doğru atarken, ben pomplamamı hızlandırmıştım, jelatin gibi sallanan göğüslerine de başımı gömmüş, sert sert sikiyordum Eda'yı. Eda elini götüme attı, dizlerini kendine doğru çekti, sonra sırtıma tırnaklarını geçirmeye başladı. Yaklaşık 20 dakikadır bu pozisyonda tempolu bir şekilde sikiyordum Eda'yı. Aldığım zevki anlatmak çok zor, boşalmak aklıma bile gelmiyordu.
İçinden son 2 darbeyle çıktım. Eda'yı yan yatırıp, arkasına geçtim ve arkasından amına sokmaya başladım. Bir ayağını kaldırıp, daha hızlı girip çıkmak için bacağını havaya diktim. Eda arda başını döndürüp benim yüzüme bakıyor, inliyordu. Bu pozisyonda, benim Eda'nın kulak memelerini yalamamın da etkisiyle Eda kasılarak orgazm oldu. Ben sikimi içinden çıkarınca, amından tazyikli bir şekilde am suları fışkırdı. Yatak sırılsıklam olmuştu. Yaklaşık 30 dakikadır seks yapmamıza rağmen ben boşalmak istemiyordum, üstelik boşalmamak için kendimi motive ediyordum. Cenk ise halen bizi izliyor, biryandan da sikini okşuyordu.
Yatağa uzandım, elimle sikimin dibine bastırıp, iyice uzunlaştırdım sikimi. Eda elini yaladı, amının dudaklarını ıslattı, sonra yüzü bana dönük şekilde sikimin üstünde çömeldi. Sikimi amına hizalıyordu, ama kayganlıktan girmiyordu. Sikimi tuttum ve Eda'nın bir anda üstüne oturmasına olanak tanıdım. O kadar sexy görünüyordu ki bu pozisyonda. Ve işini çok iyi yapıyordu. Bana sadece, ellerimi yana atıp, bu seks tanrıçasını izlemek kalıyordu. Keşke diyordum içimden, keşke bu kızla çıksaymışım. Eda içindeki yarakla kendinden geçiyordu. Dibine kadar içine alıp, belini döndürerek durması beni kendimden geçiriyordu. Sonra ben kontrolü aldım, Eda'ya alttan alttan pompalamaya başladım. Eda her darbede daha çok çığlık atıyordu.
Cenk buna nasıl dayanıyordu, anlamakta güçlük çekiyordum, gözünün önünde 1 saatten fazladır seks yapıyorduk, insan hiç mi azmazdı. Sadece izliyordu bizi. Cenk'in sikinin de hatırı sayılır uzunluğu vardı. Adam en azından gelir kızın ağzına verirdi, ama Cenk kendini tatmin etmeyi tercih ediyordu. Bu sırada ben pompalıyordum alttan. Eda 5. orgazmını olurken, amcığından çıkan sular benim vücuduma dökülüyordu.
Artık ben de sona geliyordum. İnlemelerim artmıştı. Eda boşalacağımı anladığında, "İçime, içime boşal!" diye bağırdı. Ben boşalmaya başlayınca, Eda dibine kadar oturdu, benim boşalmam bitene kadar bekledi. Bir süre böyle durdu, sonra dudaklarıma öpücük kondurup, "Harikasın!" dedi ve indi üstümden. Sikim yarım ereksiyonda, kalp gibi atıyordu. Sikim, döllerim ve Eda'nın sıvılarından dolayı parlıyordu. Eda kalktı, banyoya girdi. Cenk te peşinden gitti...
Kalkıp aynaya baktım. Vücudum, yanaklarım, boynum ruj rekeleri içindeydi, üstelik mosmordu boynum. Diş izleri de belli oluyordu. Yatakta sigara içmeye başladım. Eda ve Cenk yaklaşık yarım saat kadar banyoda kaldılar (herhalde sikiştiler), sonra su sesi gelmeye başladı. Daha sonra Eda salonda çıkardığım sütyeni ve külodunu giyip yanıma geldi. Sonra Cenk te geldi, çıplaktı. Oturup sigara içmeye başladık. Hiç birimiz konuşmuyorduk. Ben kalkıp boxerımı giydim. Sigaralarımızı içerken, Eda yanıma uzandı. Tek kişilik yatakta halvet olmuştuk, Eda bir bacağını üstüme atmıştı. Eda'ya, "Şahane bir kızsın!" dedim. Eda dudağıma öpücük kondurup, "Sen de aşkım!" dedi. 'Aşkım' kelimesini öyle ateşli söylemişti ki, keşke gerçekten Eda ile birbirimizin aşkı olsaydık diye geçirdim aklımdan...
Vücüdumdaki ruj lekelerini çıkarmak için duşa girdim. Banyodan çıktığımda belimde sadece bir havlu vardı. Yanlarına gittiğimde, Cenk yatakta oturuyor, Eda domalmış bir şekilde onun sikini yalıyordu, iki deliği de ortadaydı. Bol bol salya kullanıyordu Cenk'in sikini yalarken. Manzarayı görünce sikim kazık gibi oldu. Eda'nın arkasına yanaştım ve kaygan amına soktum sikimi. Eda ağzındaki sikten dolayı sadece, "Imhhh! Imhhh!" seslerini çıkarırken, Cenk Eda'nın saçlarını arkaya atıyor, okşuyordu. Bu pozisyonda sikmeye başladım Eda'nın amını. Eda ağzındaki siki çıkardı, tükürdü yarağa, sonra hızlı hızlı sıvazlamaya başladı. Biryandan da inliyordu Eda.
Başparmağımı, Eda'nın kahverengi ve pembe rengi arası göt deliğine sokunca, Eda irkildi, "Çek parmağını!" dedi. Eda'nın kulağına eğildim, "Orospumuz galiba götten yemedi hiç?" dedim. Eda 'Orospumuz' lafını duyunca Cenk'in sikini hızlıca yalamaya başladı. Ben de, "Bu gece uzun, daha saatlerce sikeceğiz orospumuzu!" dedim. "Evet, sikin, ohhh!" diye bir ses çıktı Eda'dan...
Telefonum çalmaya başladı, ama umrumda bile değildi, Eda'yı sikmeye devam ettim. Eda'nın beli ağrımıştı, yaklaşık 20 dakikadır domalmış vaziyette sikimi içine alıyordu. Bir iki yarak darbesinden sonra çıktım Eda'nın amından. Pozisyon değiştirdik, Cenk yattı yatağa, iyice ayırdı bacaklarını. Eda üstüne çıkıp sikinin üstünde tepinmeye başladı. Ben de ayakta durup Eda'nın ağzına verdim sikimi. Eda bugün ilk kez sikimi ağzına alıyordu. Vantuz gibi emiyordu yarağımı. Arada sırada çıkarıp, okşuyordu sonra tekrar ağzına alıyordu. Yarağım ağzının içindeyken, başına dil darbeleri atıyordu. Cenk'in sikinin üstünde zıplarken, bazen sikim kendiliğinden ağzından çıkıyor, yanaklarına vuruyordu.
Eda tempoyu düşürdü, biraz havada kalacak şekilde durdu ve Cenk alttan amına pompalamaya başladı. Cenk'in taşakları Eda'nın amcığının paket kısmına çarptıkça çıkan sesler beni dahada tahrik ediyordu. Bu pozisyonda Eda çok daha rahat yalıyordu sikimi. Şimdi Eda'nın telefonu çalıyordu komodinin üstünde. Aldım baktım, 'Evşen' diye bir numara arıyordu. Eda'ya, "Evşen arıyor, açacak mısın?" deyince, Eda Cenk'in sikine tamamen oturdu, telefonu aldı, açtı, "Efendim şekerim?" dedi. İnce bir sesi vardı Evşen denen kızın, Eda'nın bu gece yurda gelip gelmeyeceğini soruyordu. Eda da, "Bu gece gelmeyeceğim, benim yerime de imza at. Tamam mı canım?" dedi. Evşen ise, Eda'nın nefes nefese konuşmasından olsa gerek, "Nerdesin?" diye sordu. Eda, "Yürüyorum canım, onun için. Nefes.. Nefeseyim..." deyince, Evşen de, "Haaa... Yavaş yürü, düşme sakın, dikkat et kendine!" diye espri yapıp telefonu kapattı.
Eda telefonu fırlattı, Cenk'in sikinde zıplamaya devam etti. Kızda bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji vardı. Eda birkez daha orgazm olurken, sikimi ağzına öyle bir sıkıştırdı ki, sanki mengeneyle sıkıştırmışlar gibiydi. Kız harika sikişiyordu, güzel de sakso çekiyordu, sadece zıplarken ister istemez değiyordu dişleri.
Cenk dayanamayıp, bağırarak içine boşaldı Eda'nın. Eda Cenk'in üstünden kalktı, yatağın kenarına doğru sırtüstü yattı, sikimi kendine çekti ve bacaklarını omzuma atarak sikimi içine kaydırdı. Amının kenarlarından Cenk'in dölleri akıyordu. Cenk yan dönerek, temizlemesi için Eda'nın ağzına verdi sikini. Eda Cenk'in sikini yalarken, ben Eda'nın amcığına pompalıyordum. Eda'nın sallanan memelerini tutup ağzıma aldım. Bu pozisyona daha fazla dayanamadı Eda, son orgazımını oldu. Bana da, "Artık boşal... Ne olur Aşkım boşal içime!" diye bağırdı. Ben tempomu hızlandırdım ve içine boşaldım. Şimdi içindeki iki erkeğin dölleri karışmış, am sularıyla beraber amından akarak göt deliğine doğru süzülüyordu. Sikimi amından çıkarıp hemen kendimi yatağa attım...
Eda da Cenk'in sikini yalama temposunu düşürmüştü. Şöyle bir baktığımda, Eda sanki genelev orospusu gibi olmuştu, her yerinde salya, tükürük, morluk, döl vardı. Cenk'in sikini yalamayı bırakmış, "Bitirdiniz beni!" diye sayıklıyordu. Sonra kalkıp, paytak paytak adımlarla yürüyerek banyoya girdi. Saat 04:00'e geliyordu. Ben de kalktım, salona geçtim, bir sigara daha yaktım. Cenk halen yatakta yatıyordu. Ben salonda oturmuş sigara içerken, Eda belinde havluyla geldi yanıma. Gözlerime gülümseyerek bakıyordu, "Çok yoruldum yaa!" deyip dizlerime yattı. Saçlarını okşuyordum, "Güzel miydi?" diye sordum. "Tanıştığımızdan beri hayal ettiğim tek şeyi yaşadım bugün... Müthişti!" dedi sessizce.. "Neyi hayal ediyordun?" dedim. "Seni içimde hayal ediyordum. Keşke önceden yaşasaydık bunu!" dedi.
Ben sessizce bir sigara daha yaktım, bir sigara da Eda'nın ağzına koydum.
Kapıyı açtığımda Beyza elinde bir poşetle karşımda duruyordu. Şaşırmıştım, "Hayırdır?" dedim. Gülerek, "Beni içeri davet etmeyecek misin?" dedi. Hemen içeriye aldım ve salona geçtik. Beyza'nın yürüyüşü değişmişti, "Oklava yutmuş gibi yürüyorsun!" diyerek takıldım. O da, "Oklava yutmadım, ama oklava gibi yarrak yedim amına koyum!" diyerek koltuğa yavaşça oturdu ve oturmasıyla birlikte, "Ahhh! Götüm acayip sızlıyor amına koyum!" dedi. Ben halen Beyza'nın niye geldiğini merak ediyordum, "Anlatsana, ne işin var bu saatte?" dedim. "Babamlar telefon etti, düğünden geç geleceklermiş. Ben de bu gece kızarkadaşımda kalacağım diyerek izin aldım! Bu gece burdayım, senin için sorun olmaz dimi?" dedi. "Niye sorun olsun ki?" dedim. "Ne bileyim, sevgilin falan gelmez dimi?" dedi. "Yok, sevgilim falan yok!" dedim. Beyza bu cevabıma sevinmişti, "İyi iyi! Bak ne getirdim!" diyerek elindeki poşeti verdi.
Beyza bana gelmeden önce markete uğramış, en kalitelisinden bir şişe Viski almış. Ben de kalkıp mutfakta, meze, çerez falan hazırladım, buz ve kola getirdim. Masayı kurup içmeye başladık. Beyza'ya sordum, "Yarın Pazartesi, sen okula gitmeyecek misin?" diye. "Yok ya gitmeyecem amına koyum! Okulun kapanmasına 3 hafta falan kaldı, zaten herkes asıyor okulu!" dedi. İçkilerimizi yudumlarken, ben bir elimi Beyza'nın bacağına, amına yakın bir yere koyup okşamaya başladım. Yarağım sertleşmişti. Arada sırada öpüşüyorduk ve içmeye devam ediyorduk. İçkinin verdiği rahatlık ikimizde de hissediliyordu. Beyza da elini önüme atmış, yarağımla oyunuyordu. Bir ara gözlerimin içine sinsi sinsi bakıp sırıtarak, "Bir kız daha ister misin?" dedi.
Bu soru kaşısında afallamıştım. "Ne kızı?" diye sorduğumda, Beyza, "Sikmek için diyorum, bir kız daha ister misin diye soruyorum!" dedi. Cevap vermeden önce Beyza'nın ne yapmaya çalıştığını çözmeye çalışıyordum. Beyza bu birkaç saniyelik suskunluğumu başka birşeye yorumlamış olmalı ki, "Bana bak, sen de beni siken herkes gibi, bana aşık olduğunu, beni sevdiğini falan söyleyip herşeyi piç etme amına koyum! öağırayım mı kızı, ne diyorsun?" dedi. Bende artık film kopmuştu, "öağır gelsin amına koyum!" dedim. Beyza hemen telefonunu aldı ve birini aradı, "Bizim dairenin tam karşısındaki daireye gel!" dedi. Beyza telefonu kapatınca, "Kim bu gelecek kız?" diye sordum. "Gizem, okuldan bir arkadaşım, iki sokak ilerde oturuyor. Güzel kızdır, esmer güzeli. Taş gibi de götü var orospunun!" dedi.
Beyza bu dediğiyle beni iyice heyecanlandırmıştı. Ben gelecek kızı merakla beklerken, Beyza'yla ufaktan içkimizi yudumluyor ve öpüşmeye, elleşmeye devam ediyorduk. Aradan 15-20 dakika falan geçtikten sonra nihayet kapının zili çaldı. Heyecanla kalkıp kapıyı açtığımda, karşımda 1.80 boylarında, esmer, büyük göğüsleri ve çıkık kalçaları olan acayip çekici bir kız duruyordu. "Merhaba ben Gizem, Beyza burada mı?" dedi. Nerdeyse güzelliği kaşısında dilim tutulacaktı, zor bela, "Evet, içerde, geç!" diyebildim. Beyza da bu arada Gizemi karşılamak için salonun kapısına kadar gelmişti, "Nerde kaldın orospu, sana taş gibi yarrak buldum!" dedi ve Gizem'in dudaklarına yumuldu. İkisinin de elleri birbirinin kalçalarını okşayarak, ayakta 3-4 dakika dudak dudağa öpüştüler. Ben yanlarında dikilmiş, hayretle bu manzarayı seyrederken, o kadar tahrik olmuştum ki, benim yarrak anında çadırı kurmuştu. İzlerken nerdeyse boşalacaktım.
Beyza Gizem'le öpüşmeyi bırakıp, elini eşofmanıma attı, boxerimle birlikte indirdi ve yarrağımı ortaya çıkardı. Yarağımı tutup, Gizem'e, "Nasıl, dediğim kadar varmıymış?" diye gösterdi. Gizem de, "Harbiden kalınmış!" diyerek, elini yarrağıma attı ve sıvazlamaya başladı. Gizem yarağımla ilgilenirken, Beyza da şimdi benle öpüşüyordu. Salonun girişinde ayaktaydık, Beyza solumda, Gizem sağımda dikiliyordu. Bir elim Beyza'nın götünde, diğer elim de Gizem'in götündeydi. Sonra Gizem yere çömelip yarrağımı yalamaya başladı. Saçlarını tutup Gizem'in kafasını yarrağıma doğru bastırıyordum. Gizem de Beyza gibi 17'sinde anca vardı, ama 40 yıllık orospular gibi profesyonelce yalıyordu yarağımı. Beyza da benle öpüşmeyi bırakıp çömeldi, o da yalamaya başladı. İki tane fıstık gibi kız önümde çömelmiş, yarağımı yalamak için yarışıyordu sanki. Müthiş bir manzaraydı.
Müdahale etmesem beni boşaltana kadar yalayacaklardı. İkisini de saçlarından tutup ayağa kaldırdım ve yatak odama götürdüm. Üzerimde kalan tek parça giysi olan tişörtümü de çıkarıp, soyunmakta olan kızlara yardım ettim. Onlar da benim gibi çırılçıplak kalınca, ben ortalarında olmak üzere yatağa uzandık. Bir Gizem'in göğüslerini, bir Beyza'nınkileri yalıyordum. İkisinin de göğüsleri sert ve dimdiktiler. Sonra Gizem'i yüzüstü yatırdım ve kalçalarını okşamaya, yoğurmaya başladım. Gizemin pamuk gibi beyaz götü vardı, resmen hayran kalmıştım. Dayanamadım, poposuna birkaç şaplak attım, anında kızarmıştı. Kızaran yerlerini öpüyor, hafif hafif ısırıyordum. Gizemi tekrar sırt üstü çevirdim ve amını yalamaya başladım. O sırada Beyza yine Gizem'le öpüşmeye başladı. Gizem zevkten uçuyor olmalıydı.
Az sonra Gizem Beyza ile öpüşmeyi bırakıp, "Yarrağını sok amıma, hadi!" dedi bana. Ben Beyza'ya sorarcasına baktım, Beyza anlamıştı derdimi, "Merak etme bakire değil, istediğin gibi sikebilirsin orospuyu!" dedi. Duymak istediğim şey buydu, yarrağımı Gizem'in amına getirip, bir hamlede soktum. Gizem ufak bir çığlık atınca, Beyza Gizem'e, "Sus orospu, kalın yarak diye ölüyordun ya amına koyum!" deyip, eliyle ağzını kapadı. Ben Gizemin amına girip çıkmaya başladığımda da, Beyza Gizem'in suratına otur gibi çömelip, amını ağzına dayadı. Beyza'ya 69 olmasını söyledim. Beyza yüzü bana doğru Gizemin üzerine yattı. Ben de yarrağımı Gizem'in amından çıkarıp Beyza'nın ağzına veriyor, yalatıp sonra yine Gizemin amına sokuyordum.
Gizem bir süre sonra inleyerek Orgazm oldu. Şimdi yarrağım vıcık vıcık olmuş amına daha kolay girip çıkıyordu. Gizemi biraz daha siktikten sonra amından çıktım. Beyza'yı, zevkten bayılmış gibi yatan Gizem'in yanına yatırdım ve amını yalamaya başladım. Beyza'nın amını yalarken göt deliğini de parmaklayarak açıyordum. Zaten sikim aşırı kaygan olmuştu, götünü biraz daha parmakladıktan sonra yarrağımı Beyza'nın göt deliğine dayadım ve ittirmeye başladım. Yarrağım götüne girerken Beyza çığlık atacak gibi olduysa da, parmaklarımı ağzına sokarak susturmaya çalıştım. Yarrağımın hepsini götüne soktup içinde biraz bekledim. Beyza'nın götü biraz alışınca sikmeye devam ettim. Her dibine kadar sokuşumda Beyza böğürür gibi ses çıkarıyordu. Bir süre sonra Beyza'nın götünden çıktım ve amına girmeye başladım. Arada bir amından çıkıp götüne, götünden çıkıp amına sokuyordum ve Beyza bundan acayip zevk alıyordu. Beyza Orgazm olunca, ben de fazla dayanamadım ve göbeğine, göğüslerine doğru fışkırarak boşaldım.
Beyza yarağımı yalayıp temizledikten sonra, banyoya duş almaya gitti. Gizem'i kendime doğru çekip yüzüstü çevirdim ve kalçalarını öpmeye başladım. Yastıklardan birini karnının altına koydum. Götü dikilmişti şimdi, götünün yanaklarını ayırıp, göt deliğini yalamaya başladım. Yarağım yeniden sertleştiğinde Gizem'in muhteşem götünü de sikecektim. Dilimi götüne her soktuğumda, Gizem zevk aldığını belli eden inlemeler çıkarıyordu. Daha sonra dilimin yerini parmağım aldı. Daha önce götten siktirdiği hemen belli oluyordu, iki üç parmağımı sokuyordum ve gıkı çıkmıyordu. Gizemin götünü parmaklarken, Beyza da duşunu almış yanımıza gelmişti. Beyza Gizem'in poposuna bir şaplak atıp, "Hadi iyisin orospu, götten de yiyeceksin!" dedi. Parmaklamayı bırakıp, Beyza'ya Gizem'in götünü yalattırmaya başladım ve bir süre öyle izledim. Acayip tahrik ediciydi, yarrağımın yeniden sertleşmeye başladığını hissediyordum.
Sonra Beyza'nın saçlarını elimle toplayıp, yarrağımı ağzına verdim ve sakso çektirmeye başladım. Yarrağım iyice kalktıktan sonra Beyza'ya Gizem'in götünün yanaklarını ayırmasını söyleyip, Gizemin götüne yanaştım. Yarrağımın başını göt deliğine dayayıp bir hamlede soktum. Yanılmamıştım, Gizem'in götü yarak yemeye alışıktı, ağzından sadece derin bir, "Ohhhh!" çıkmıştı. Kasıklarından tutarak Gizem'in götünü sikmeye başladım. Beyza arada sırada yarağıma ve Gizem'in göt deliğine tükürüyordu. Bir ara Beyza arkama elini atıp, taşaklarımı avuçladı ve yoğurmaya başladı. Müthiş bir duyguydu, acaip zevk alıyordum ve gittikçe hızlanıyordum. Gizemin götünü saatlerce sikmek isterdim, fakat fazla dayanamadım ve böğürerek götüne boşaldım. İçinde biraz daha kalıp götünden çıktım ve kendimi yatağa attım. Gizem halen ufak ufak inliyordu. Biraz dinlendikten sonra Gizem'le duşumuzu aldık. Sonra üçümüz birlikte yatarak uyuduk.
Sabah mutfaktan gelen çatal kaşık tabak sesleriyle uyandığımda yatakta tek başımaydım. Biraz sonra kızlar gelip beni kahvaltıya çağırdılar. Üzerlerinde sadece tişört ve altlarında tangaları vardı. Kalktım, boxerimi giydim, elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim, beraber kahvaltı yaptık. Kahvaltıdan sonra bunları birer kez daha siktim ve gönderdim.
Akşama doğru Beyza beni aradı ve damdan düşer gibi, "Sana iş buldum, hemde babamın burdaki şirketinde!" dedi. Ben de, "Teşekkür ederim, ama torpille gireceğim bir işi kabul edemem!" dedim. Beyza, "Yapma işte böyle amına koyum! Hem torpil değil ki bu! Bu sabah sen uyurken Gizem'le ortalığı biraz toprlayalım dedik, salonda senin şirketlere gönderdiğin bir müracaat formunu bulunca, yanıma aldım ve bugün babama gösterdim. Babam da okuyup, vasıflarını uygun buldu ve seni işe almaları için personel şefine talimat verdi, 3.500 TL maaşla başlayacaksın! Çarşamba günü personel şefiyle usulden bir mülakat yapacaksın! Tamam mı?" dedi. Bir süre düşündükten sonra kabul ettim.
öarşamba günü Halit amcanın Ataşehir'deki şirketine giderek personel şefiyle görüşmeye girdim. Oradaki mülakatı da geçtikten sonra, Beyza'nın dediği gibi 3.500 TL maaşla işe başladım. Artık her gün işe gidiyordum ve düzenli bir hayatım olmuştu. Dayımı da arayarak, artık işe girdiğimi haber verdim. Dayım çok sevindi.
Bir ay falan sonra, Halit amca beni evlerine akşam yemeğine çağırdı, konuşmak istediği bir konu varmış. Yemekte Halit amca, "Emreciğim, bizimkiler yaz tatiline gitmek için yanıp tutuşuyorlar, ama ben yarın Almanya'ya gitmek zorundayım. Sana şirketten izin çıkartacağım ve sen bizimkilerle 2 haftalık bir tatile çıkacaksın, tamam mı? Merak etme tatil süresince maaşın devam edecek!" dedi. Ben hemen, "Tamam Halit bey!" dedim. O da, "Sadece işyerinde Halit bey dersin, burada Halit amca diyebilirsin!" dedi. Tatile bir hafta sonra çıkacaktık.
İşe başladığımdan beri Beyza'yı (veya Gizem'i) birdaha sikememiştim, azgınlıktan kuduruyordum resmen. Ama tatile çıkınca ilk fırsatta çok fena sikecektim Beyza'yı...
Sonunda tatile çıkacağımız gün gelip çatmıştı. Sabah saat 6:30 gibi uyandım. Bavulum zaten hazırdı. Duşumu alıp giyindikten sonra, söz verdiğim gibi saat tam 7:00'de Beyza'ların ziline bastım. Kapıyı bana Aynur abla açtı ve şok oldum o anda. Aynur ablanın üstünde tek parça kırmızı bir gecelik vardı. "Hoşgeldin Emreciğim, gel içeriye!" dedikten sonra, arkasını dönerek banyoya doğru yürüdü. Kalçaları ve tanga külodu gecelikten harika bir şekilde belli oluyordu. Ben içeriye geçtim ve kapıyı kapadım. Aynur abla, "Ben banyoya giriyorum canım, sen de Beyza'yı kaldır!" dedi. "Tamam Aynur abla!" diyerek Beyza'nın odasına gittim. Kapısı aralıktı.
Beyza kısa bir pijama altı ve askılı bir bluzla yatıyordu. Kalçalarını iyice geriye attığından, götünün şekli davetkar bir halde meydana çıkmıştı. Beyza'nın kalçasını avuçlayıp biraz okşadım ve pijama üzerinden poposuna bir öpücük kondurup, arkasına yattım. Pantolonumun önüne çadırı kurmuştu, yarrağımı kalçalarına dayayarak, kulağına, "Beyza! Hadi uyan!" diye seslendim. Beyza dönüp, "Uyanığım zaten, kapının zilini çaldığında uyandım!" dedi sırıtarak. Birkaç dakika yatakta öpüştük, elleştik. Banyodan gelen su sesi kesilince kalktık salona geçtik. Aynur abla banyodan bornozla çıktı ve giyinmek için yatak odasına gitti. Bu sefer Beyza girdi duş almak için. Az sonra Aynur abla giyinmiş halde odasından çıkarak, "Emreciğim hadi gel mutfağa, biz kahvaltıya başlayalım!" dedi. Beyza da duşunu aldıktan sonra geldi kahvaltıya katıldı.
Kahvaltımız bitmek üzereyken Aynur ablaya telefon geldi. Aynur abla, "Tamam, iniyoruz!" deyip telefonu kapadıktan sonra hep beraber bavulları alıp aşağıya indik. Şirket çalışanlarından bir eleman güzel bir araba getirmiş aşağıda bekliyordu, arabayı Aynur anlaya teslim edip gitti. Biz bavulları yerleştirdikten sonra, Aynur abla direksiyona geçti. Ben de ön tarafa, Aynur ablanın yanına binecektim ki, "Araba kullanırken yanımda bir erkek olursa sinirli oluyorum!" diyerek arkaya binmemi istedi. Bu benim Beyza'yla oynaşma fırsatımı arttırmıştı, ama fazla birşey yapamazdık, Aynur abla aynadan görebilirdi.
Yolculuğa başladıktan yarım saat sonra, Beyza Laptopuna kulaklık takıp, kulaklığın bir tanesini de bana verdi, diğerini kendi taktı. Böylece filmin sesi annesine duyulmuyordu, pørnøfilm izlemeye başladık. Beyza'daki pørnø arşivi benim bilgisayarda bile yoktu. Ben sağ tarafta oturuyordum, Laptop Beyza'nın kucağındaydı ve ben rahat seyredeyim diye Beyza bana doğru yanaşmıştı. Annesi aynadan baksa bile benim sadece belden yukarımı görebilirdi. Filmi izlerken yarrağım kazık gibi oldu. Fermuarı açarak yarrağımı çıkarttım, Beyza da annesine çaktırmadan elini attı, yarrağımı okşamaya başladı. Okadar heycanlıydı ki, boşalmamak için zor tutuyordum kendimi.
Ama sonunda fazla dayanamayacağımı anlayıp Beyza'nın elini çektim sikimden ve kola içmek için yanımıza almış olduğumuz karton bardaklardan birini alıp içine boşaldım. Yarağımı yerine yerleştirip fermuarımı kapadım. Tam elimdeki döl dolu karton bardağı çöp poşetine atacaktım ki, Beyza bardağı elimden aldı ve "Kola doldurur musun Emre abi?" dedi. İnanamıyordum, bu kız şeytana pabucunu ters giydiriridi resmen. Doldurdum kolayı, fırlama Beyza da gözlerime baka baka içti hepsini. Sonra da Filmden sıkıldığını söyleyerek Laptopu benim kucağıma verdi ve kendisi sol tarafa, tam annesinin koltuğunun arkasına yanaşıp, dışarıyı seyrerdiyormuş gibi yaparak, elini amına attı ve okşamaya başladı. Orgazm olana kadar da devam etti. Sonra uslu uslu oturduk.
2 saattir yoldaydık. Aynur abla, "Emre çok yoruldum, gel sen kullan biraz!" dedi ve arabayı kenara çekti. Yer değiştirdik, arabayı ben kullanmaya başladım. 2 saate bir yer değişerek, en sonunda Antalya'daki otele vardık. Halit amca hepimize ayrı ayrı birer oda tutmuştu, hiç bir masraftan kaçınmamıştı. Hemen odalarımıza çıktık. Odalarımıza yerleştikten sonra Aynur ablanın odasında buluştuk. Aynur abla, "Ben aşağıda bir masaj yaptıracağım, ardından gelir uyurum. Siz ne yapacaksınız?" dediğinde, biz de, "Dışarı çıkar dolaşırız herhalde, belki biraz havuza girer geliriz." dedik.
Aynur abla odadan çıkar çıkmaz, ben Beyza'nın üstüne atladım. Beyza zaten yatakta oturduğu için hemen üstüne yatarak göğüslerini avuçladım ve bu arada öpüşmeye başladık. İkimiz de uzun zamandır sikişmemiştik ve yanıyorduk. Arabadaki boşalma beni kesmemişti ve bugün Beyza'yı evire çevire sikecektim. Beyza'nın hemen üstündeki bluzü çıkarttım ve südyensiz göğüslerine yapıştım. Göğüslerinin her yerini yalamaya başladım. Uçlarını arada bir sıkıyordum ve bir elimi de kısa eteğinin içine sokmuştum, külodunun üstünden amıyla oynuyordum. Göğüslerini bırakıp dudaklarına geçtim tekrardan ve yine ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. Sonra Beyza benim pantolonumun düğmesini açarak çıkarttı ve boxerımı da indirerek sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı.
Harika bir şekilde yalıyordu ve sikimin hepsini boğazına kadar alıp bastırıyordu. Çıkan sesler beni daha fazla zevke getirmişti ve ben de Beyza'nın başından bastırarak daha sert yalamasına yardım ediyordum. Beyza sikimi öyle 5 dakika kadar yaladı ve ardından Beyza'yı tekrardan yatağa çıkartarak mini eteğini tek hamlede çıkarttım. Külotunu da yırtarcasına çıkarttıktan sonra hemen amına yumularak yalamaya başladım. Amı zaten ıslanmıştı ve ben yalamaya başlayınca Beyza iyice kendinden geçmeye başlamıştı.
Beyza'nın amının her yerini yalamaya çalışıyordum ve dilimlede içine giriyordum. Bir elimle klitorisiyle oynamaya başladım. Beyza ise kendini geriye atarak göğüslerini avuçlamış sıkıyordu. Beyza'nın amını yaladıktan sonra kalkarak yatağa yattım ve Beyza'yı üstüme alarak 69 pozisyonuna geldik ve öylece amını yalamaya devam ettim. Beyza da çılgınca benim yarrağımı yalıyordu. Beyza'nın amını yalarken arada göt deliğine de geçiyordum ve bu arada kalçalarını da okşuyordum. Beyza, "Hadi sok içime artık, dayanamıyorum!" deyince, ben hiç pozisyonumu bozmadan Beyza'yı bana sırtı dönük bir şekilde üstüme aldım. Sikimi amına soktuğum anda Beyza kendini bırakarak hepsini bir anda içine aldı.
Beyza orantısız bir şekilde inlemeye başladı ve ben de onun belinden tutarak hoplamasına yardımcı olmaya çalışıyordum. Arada o kadar şiddetli hopluyordu ki, yarrağım amından çıkıyor, ama Beyza eliyle hemen içine alarak hoplamaya devam ediyordu. Beyza bir süre daha öyle siktirdikten sonra orgazm oldu. Beyza orgazmın verdiği rahatlamayla biraz yorulmuştu, onu geriye doğru yatırarak öyle sikmeye başladım. Yorulsa bile sikişmek istiyordu Beyza. Bu da benim işime geliyordu, çünkü sikişsiz geçen kaç haftanın birikintisini atacaktım. Beyza'yı birazda öyle siktikten sonra üzerimden alarak yatağa sırt üstü yatırdım ve bir bacağını alıp omzuma koyduktan sonra amına geçirerek sikmeye devam ettim. Bu pozisyonda sertçe sikiyordum ve orgazmdan orgazma ulaştırıyordum Beyza'yı.
Sonunda ben de boşalacağımı anladım ve içinden çıkarak ağzına verdim sikimi. Ama ağzına boşalmayacaktım, sadece biraz zaman geçirmek istiyordum. Beyza yarrağımı yalarken ben de göğüslerini okşuyordum. Sonra yine amına geçerek yalamaya başladım. Amını biraz daha yaladıktan sonra, bu sefer Beyza'yı domaltıp, kayganlaşmış sikimi götüne dayadım ve bir hamlede soktum götüne. O esnada Beyza öyle bir, "Ahhhh!" çekti ki, içim gitti resmen. Yine de sertçe götüne pompalamaya başladım. Beyza'nın sıcacık ve dar göt deliğinin içinde deli gibi gidip geliyordum. Fakat artık fazla dayanacak halim kalmamıştı, en sonunda tamamen yüklenerek Beyza'nın götüne oluk oluk boşaldım. Bir süre öyle kaldık, sonra yatağa uzandık, birer sigara yaktık.
Sigaralarımızı içerken tedirgindim, Beyza'ya, "Annen gelip bizi böyle görmesin?" dedim. Ama Beyza hiç istifini bozmadan, "Annem şu anda kim bilir kimlere siktiriyordur kendini!" dedi. Ben tabii şok oldum, "Saçmalama!" dedim. Beyza bana bakıp güldükten sonra, "Ne sanıyorsun amına koyum? Babam sürekli iş nedeniyle ülke ülke, şehir şehir dolaşıyor, gittiği yerlerde sikmediği karı kız kalmamıştır! Annemin de rahatlaması için birileriyle sikişmesi şart, senenin 6 ayı sikişmeden duracak hali yok ya!" dedi. Ben ne diyeceğimi bilemez haldeydim. Beyza sigarasından bir fırt çektikten sonra başını göğsüme koyup, "Aslında annemin seninle sikişmesini çok isterim, senin annemi tam anlamıyla tatmin edeceğinden eminim!" dedi. Beyza'yı tanıdığım kadarıyla bu anlattıklarında gayet samimiydi.
Sigaralarımız bitince Beyza elbiselerini giyinmek için yataktan indi, ama ayağa kalkmasıyla yatağa oturması bir oldu. "Beni götten sikişinde hep böyle oluyorum amına koyum. Senden önce hiç götten yapmadığım için oluyor herhalde. Ama artık biraz daha az acıyor!" dedi. Ben hemen kalktım ve elbiselerini getirdim, önce onun giyinmesine yardım ettim, sonra ben de giyindim.
Annesinin odasından çıkmadan önce, otelin manzarasına bakmak için birlikte balkona çıktık. Otelin bahçesi çok büyüktü ve otelin özel plajına kadar uzanıyordu. Bahçede 3 adet de küçüklü büyüklü yüzme havuzu vardı. Büyük havuzun kenarındaki bara ilişti gözüm, çok kalabalıktı, bir sürü bikinili hatun vardı. Beyza'ya hatunları gösterip, "Ben bu oteli çok sevdim, fıstık gibi hatunlar var!" dedim. Bu lafımın üzerine Beyza, "İstersen sana birkaç tane kız ayarlarım!" dedi. Beyza'ya bakınca, "Ne bakıyorsun öyle amına koyum? Ciddiyim!" dedi. Ben de, "Ayarla ozaman amına koyum!" dedim.
İkimizde de hem yol yorunluğu, hemde sikiş yorgunluğu vardı. Vakit te geç olmuştu, odalarımıza dağıldık. Duşumu aldıktan sonra, daha yastığa kafamı koyar koymaz uykuya dalmışım.
Adım Mine, 38 yaşındayım, 1.68 boyunda, 76 kiloda, balık etli ve 13 yıldır da evliyim. Kocamla aramız iyidir, bu evlilikten birde oğlumuz var. Ben ev hanımıyım, kocam kamuda memur. Kocamla monoton bir sex hayatımız var, bunda benim de etkim büyük, ama onda da erken boşalma var. 13 yılda zevk aldığım ilişki sayısı 10'u geçmez diyebilirim. Ama durum böyle olmasına rağmen kocamı (geçen yıla kadar) aldatmadım. Kocamla ilişkilerimizde fazla fantazilerimiz olmaz. Kocamla sikişirken tam zevk almaya başladığım zaman, hızlıca gidip gelmeye başlar başlamaz hemen boşalır ve genelde yüzde doksan ilişkilerimiz bu şekilde sonuçlanır. Hemen ardından banyo yaparız, o arkasını döner uyur, bense saatlerce uykuyu beklerim. Birkaç kez onu altadabilirmiyim diye çok düşündüm ama yapamadım.
Sizinle paylaşacağım olay geçen senenin Eylül ayında yaşandı. Kocam kamuda çalıştığından yılda bir defa izin kullanır. Geçen yıl Eylül ayında sezon sonuna doğru, 'All-inclusive' yani fiyata 'Herşey dahil' tatil yapacağımız bir otele rezervasyon yaptırıp gittik. Çocuğu annemlere bıraktık, bu tatili bir nevi ikinci balayı olarak düşünmüştük. Otel Marmaris'te güzel bir yerde idi. İlk günümüz oteli tanımakla ve katılışla geçti, zaten o gece her ikimiz de yorgun olduğumuzdan sevişmedik bile. Ertesi gün sabah spor ve fitnes olduğunu öğrendim ve kilolu olduğumdan bu fırsatları değerlendireceğimi ve katılacağımı söyledim. Kocam, "Tamam, sabahları beni kaldırma da ne istersen yap!" dedi. O gün deniz, güneş, havuz derken akşam oldu, yemek yedik. Tabi paralı olmayınca bolca doldurduk mideleri, tüm Türkler gibi fazla kaçırdık biraz. Gece 23:00 gibi bara takıldık. Kocam bedava olunca içkiyi kaçırıyor tabi. Ben de biraz kırmızı şarap içtim. Eğlendik, canlı müzik derken, saat 03:00 gibi odamıza çekildik. Kafalarımız oldukça iyi idi, kapıyı bile zor açtık diyebilirim.
Kapıdan girdikten sonra kocam hemen icraata koyuldu. Yatağa beraber atladık. Ben sevindim tabi, bu akşam sikişeceğiz diye. Neyse, bir yandan deli gibi öpüşüp, biryandan da elleşiyoruz. Bu arada kocaman göğüslerim vardır, 105 numara sutyen giyerim, popom da oldukça iridir. Fazla değil 10 dakikada çırılçıplak kaldık. Kocam amımı yalamaya başladığında çok şaşırdım, çünkü kocamla ilk defa sarhoşken sevişiyorduk ve uzun zamandır amımı yalamıyordu. Balık etli olduğumdan, amım oldukça kalın dudaklı ve kabarıktır. Kocam yaladıkça amım sulandı ve ben dayanamadım. Aslında ben de onun yarağını emmek istiyordum, ama patlar diye de çok korkuyorum, bu yüzden onu içimde istedim. Kocamı altıma yatırıp üzerine çıktım. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Hızlanmıyordum, çünkü bu durumun saatlerce sürmesini istiyordum. Biraz gidip geldim öylece, sonra en sevdiğim pozisyonu istedim. Yatakta bulunan tüm yastıkları altıma alıp, üzerine yattım ve ayaklarımı açıp, "Gir!" dedim. Girdi, gidip geliyordu. "Hızlı sok canım!" dedim ve olan oldu, 2 kere soktu hızlıca, sonra çıkarıp üzerime boşaldı. Ben 1 defa bile orgazm olamadan o bitti, hem de bitmesini hiç istemediğim bir zamanda. Bitmesini bırakın, birde yığıldığı gibi sızdı kaldı, horlamaya bile başladı. Ben de duşa gidip küveti doldurdum ve sabunu resmen amıma sokarak mastürbasyon yaptım, orgazm oldum. Yatağa döndüm, saati kurup uyudum.
Sabah erken kalkıp hemen fitnes için hazırlandım, altıma külot, tanga vs. giymeden, pembe bir tayt giydim ince, üstüme ise dar bir bluz giydim ve spor ayakkabılarımı giyerek doğruca çıktım. Hatta bir ara asansörde kendime aynadan baktım, taytın üzerinden amımın etli dudakları belli oluyordu, biraz da içine girmişti. Popom zaten tüm hatlarıyla meydandaydı. Göğüslerimi giydiğim sutyen iyice dikleştirmişti. Lobiden spor alanına giderken tüm erkeklerin bana arkadan baktığını hissettim. Spor alanına biraz geç kalmış olmalıydım ki, hoca, "Hanfendi buraya gelin lütfen!" deyip, beni en öne aldı ve başladık spora. Etrafıma bakındım, genelde 50 ve üzeri bayan ve baydan oluşan gurup ve 2 de zayıf bayan turist vardı. Hocamız iri kaslı, 30-35 yaşlarında, çok fazla yakışıklı olmayan, ama vücudu güçlü bir beydi. En öne beni ve genç turistleri almıştı. Spor esnasında bana değil, amıma baktığını hissettim, arada gözü kayıyor ama tekrar gözlerini kaçırıyordu. Sık sık arkaya döndürüp, ellerimizle ayak parmaklarımızı tutturuyordu. Bu pozisyonda amımın çanak gibi çıktığını ben bile hissediyordum.
Spor bitti ve hocamız isimlerimizi yazdırıp, ertesi gün için uyandırma servisinin spor için uyandırabileceğini söyledi, "Böylece kimse geç de kalmaz!" dedi bana bakarak. Bunun bir davet olacağını düşünerek özür diledim ve ilk günümüz olduğunu, bir daha olmayacağını söyledim. Önemli olmadığını söyledi, "Yarın sizi bekliyorum, mutlaka gelin, burada size gidene kadar 5 kilo verdireceğim!" dedi. "Çok isterim hocam!" dedim. Oldukça terlemiştim, hemen odaya gittim. Kocam halen uyuyordu. Saat 10:00 olmuştu, duşumu aldım, Brunch'a katıldım. Kocam o gün saat 13:00 gibi kalktı, o da benim zorumla uyandı. Duş alıp, yemeğe, denize falan girdik. Akşam yine aynı içki falan derken, yatağa girdik tekrar, sevişmeye başladık. Ama beni hızla sikmesini istemeye fırsat bile kalmadan, 2-3 gidip gelmede boşaldı yine. Ben, "Tekrar yapalım!" dedim, ama kocam olmaz dedi. "Ben istiyorum!" dedim. Kocam, "Ben yorgunum, olmaz!" dedi. "Ne yaptın da yoruldun?" dedim. "Yüzdüm!" dedi. Kızdım, "Ben de yüzdüm, ama yorgun değilim!" dedim ve böylelikle tartışmaya başladık. Kocam baktı olmayacak, "Kaldırırsan belki yaparız!" dedi. Yarağını elledim okşadım, kaldıramadım. Kocam yine sızdı uyudu, ben uyuz oldum yine tabi.
Sabah telefon ile uyandırdılar. Dünkü gibi giyinip koştum spora, ama içimdeki istek bitmemişti. Altıma yine tayt giymiştim, ama beyazdı bu sefer. Beyaz olduğundan amımın dudakları daha da belli oluyordu. Hatta amımın üzerinde kılları üçgen şekilde bırakırım, onlar bile belli oluyordu. Hoca tekrar öne aldı beni. Ekip aynıydı. Yine çok defa arkamıza çevirip domalttı bizi. Ama ben de döndüğümüzde hocanın şortuna baktım, önü kabarık duruyordu. Spor bitti, hemen odaya gidip duş aldım.
Duştan sonra aldığım bikiniyi giydim. Hayatımda ilk defa bikini giydim. Kocam bile görmedi bu durumu. Kocam yine leş gibi uyuyordu. Havuza gitmek için odadan çıktım. Havuza vardığımda, kadın olarak sadece ben vardım. Havuz kenarında 4-5 erkek vardı ve havuzun içinde de 2-3 erkek. Ben gelince, hepsinin aç kurtlar gibi bana baktıklarını ve gözleriyle soyduklarını hissettim. Havuza yaklaşınca, fitnes hocamın da havuzda olduğunu fark ettim. Hemen üzerimdeki tülü çıkarıp, bikini ile havuza daldım. Tabi erkekler de arkamdan suya girdiler. Hocam yüzerek yanıma geldi ve "Mine hanım, size uyguladığım Kür'ün içinde yüzme de var, size 5 kilo verdireceğim ben!" dedi. Ben de, "Hocam çok iyi olacak, bunu çok istiyorum!" dedim. Hocayla konuştuğumuzu gören erkekler yavaş yavaş kayboldu tabi.
"Bu Kür'de başka neler var hocam?" dedim. "Neler yok ki!" dedi. İyice meraklandım, "Neler var?" dedim. Gülümsedi ve "Sırası gelince görürsün, acele etme!" dedi. Ben hocanın evli olup olmadığını öğrenmek için, "Sizin eşiniz bekler..." dedim. "Eşim hamile ve memlekette, ben mesleğim icabı buradayım!" dedi. İçimden, (Eyvah, bu da benim gibi kuduruyor!) diye geçirdim. O anda, bir şekilde bununla sikişir tatmin olurum, burada bizi kimsede tanımıyor nasıl olsa diye düşünceler geldi, onun da beni sikmek isteyeceğinden emindim. "Hocam ben çok mu kiloluyum?" dedim. "Hayır, tam bir Türk kadınısın, ama çok sexi giyinmeyi bilen bir Türk kadını!" dedi. Ben mahçup olmuş gibi, "Niye böyle söylüyorsunuz hocam?" dedim. "Baksanıza hiçbir eksiğiniz olmadığı gibi, beni 2 gündür delirtmeyi başardınız Mine hanım!" dedi. Ben bu sinyalden bana ilgi duyduğunu anladım ve "Hocam nerede kalıyorsunuz?" dedim. "Burda, otelde, 309 nolu odada!" dedi. "Ben gelip sizden Kür'ü öğrenmek isterim!" dediğimde, hocanın gözleri parladı. "Mine hanım, her zaman beklerim! Hatta ben şimdi odama gidiyorum, dilerseniz siz de gelin, Kür'ümüze devam edelim!" dediğinde, heyecandan ölüyorum sandım. "Tabi hocam!" dediğimde sesim bile titremişti. Hoca, "Unutma 309!" diye fısıldayıp gitti.
Ben biraz daha takıldım havuzda, etraftan anlamasınlar diye. Sonra çıkıp havluya sarıldım ve odama gittim. Bizim herifi kontrol ettim, halen horlaya horlaya uyuyordu. Hemen duşa girip, güzelce yıkandım, parfümümü sürdüm ve çıktım. Kocam halen uyuyor mu diye kontrol ettikten sonra, sessizce odadan çıktım ve asansöre binip 3. kata çıktım. Hocanın odası koridorun en sonundaymış.
Kapıyı tıklatır tıklatmaz açıldı, "Buyrun Mine hanım!" dedi. İçeri girer girmez dudaklarıma yapıştı, duvara sıkıştırdı beni. Çok iştahlıydı. "Hocam..." dememe kalmadı, "Bırak şimdi hocayı, Murat de bana, sevgilim de bana!" dedi ve boynumu yalamaya başladı. Bir eliyle kocaman göğüslerimi sıkıyor, diğeri ile ise kalçalarımı sıkıştırıyordu. Kapının arkasında 5 dakika kadar yiyiştikten sonra, resmen muz soyar gibi soydu beni. Ben de onu tabi! Altımda sadece dantelli tanga külodum kaldı, onda da önü kabarık mayosu. Korkudan ve heyecandan elim yarağına bile gitmiyordu. Elimi tutup yarağının üzerine götürdü. Kocamınkinden sonra ilk defa bir başka erkeğin yarağına dokunuyordum, ama çok hoş bir duyguydu. Onun yardımıyla elimi mayosunun için soktum ve yarağını dışarı çıkarttım. Yarağı çok fazla kalın değildi, ama uzundu. Yarağı kalkmış, ama tam sertleşmemişti. Ben de onun elini alıp kabaran ve ıslanan amımın üzerine koydum. "Offf, 2 gündür bu amı hayal ediyorum ve dün gece arka arkaya 2 defa 31 çektim bu amı düşünerek!" dedi. "İnanmam!" dedim. "İnandırırız!" dedi ve beni kucaklayıp yatağa görürdü...
Beni sırtüstü yatırıp, ayak parmak uçlarımdan yalamaya başladı, baldırlarıma geldi. Halen külodumu çıkarmamıştı, külodun üzerinden amımı kokluyor, öpüyor ve yalıyordu. O şekilde bile zevk alıyordum. Sonra çıkardı külodumu ve diliyle daldı, amımı yalamaya başladı. Zevkten kuduracak gibi oldum. Beni yalayarak bir kez boşalttıktan sonra doğruldu ve yarağını yalamam için ağzıma dayadı. O anda yarağı kocaman olmuştu. Ben pek beceremem, ama yine de yalamaya ve sıvazlamaya başladım. O da döndü üzerime ve 69 olduk, o beni ben, onu yalamaya devam ettik. Ama ben öyle bir oldum ki, artık yalvarıyordum adama, "Hadi sik beni aşkım!" diye. Birden doğruldu ve bacak arama girerek, yarağını yavaş yavaş amıma sokmaya başladı. Taşaklarını kasıklarımda hissettiğimde, ucunun amımın karşı duvarına değdiğini hissettim. Ve sakince gidip gelmeye başladı. Sertçe sikmesi için kendime çekiyordum. Bu arada amım iyice şişmiş ve sulanmıştı. "Hızla gir sevgilim, sert sik beni!" deyince hızlandı. Amıma ardı ardına soktukça 'Şlak, şlak, şlak' sesler çıkıyordu. Bu hızla 10 dakika kadar sikti. Ben bu sürede kaç defa orgazm oldum bilemiyorum. Sonunda o da gelmek üzereydi. Yarağını hızla çıkarıp göbegime fışkırdı, çağlayan gibi aktı spermleri...
Ben, Murat da kocam gibi bitti diye düşünürken, ucundan halen 1-2 damla döl çıkmakta olan yarağını ağzıma dayadı ve "Em!" dedi. Hiç bu şekilde yarak emmemiştim, ağzıma aldım yalamaya başladım. Ama inanamadım, yumuşamaya yüz tutan yarak anında tekrar kocaman oldu. "Şimdi Kür'ümüze geçelim canım! Ayağa kalk!" dedi, göbeğimdeki spermleri çarşafa topladı sildi ve bana göstererek, "İstermisin?" dedi. "Hayır, kusarım!" dedim. "O zaman şimdi bana arkanı dön ve eğilerek ayaklarını tut, seni bu şekilde çıplak hayal edip 31 çektim hep!" dedi. Ben kocaman kalçalarımı ona dönerek parmaklarıma eğildim. Arkamda yatakta oturmuş, yarağını sıvazlayarak, "Bitiyorum bu senin götüne!" dedi. Yanaşarak, kılsız amımdan başlayarak götümün deliğine kadar yalayıp, dil darbeleri atmaya başladı. Bu şekilde fazla duramadım, çünkü ayaklarım titremeye başladı, orgazm oluyordum. Durumumu anlamış olacak ki, beni yatağa doğru çevirdi, ellerimi yatak başına koydu, belimi aşağı doğru bastırdı ve "Burada 1 kg vereceksin şimdi!" dedi.
Arkama geçti ve zaten ıslak olan amıma yrağını sertçe soktu ve ben hızlan dememe gerek kalmadan hızlandı. Yine 'Şlak şlak şlak' sesler çıkıyordu. Ben zevkten ölüyordum, amımın sularının yere damladığını bile gördüm. Bir elini amıma sürüp ıslattıktan sonra, parmağıyla göt deliğimi sevmeye başladı. Ben kontrolu kaybetmiştim zaten. Sonra parmağını göt deliğime sokup sokup çıkarmaya başladı. Ama müthiş zevk aldım ve ben bile şaşırdım bu duruma. İki deliğim ilk defa doluydu. Kocam bana bunu yapmıyordu, zaten yapsada ben istemezdim.
Bu şekilde amımı bir süre siktikten sonra, yarağını amımdan çıkarıp götüme dayadı. Hiçbir şey diyemedim, ilk olduğundan merak ediyordum aslında. Ve götüme yavaş yavaş girmeye başladı. Parmağıyla alıştırdığı için fazla acımadı. Yavaş ve ustaca köküne kadar girdi. Biraz bekleyip yavaş yavaş ve ustaca hızlandı. Taşakları amıma vuruyor ve müthiş zevk veriyordu. Ben rüyadaydım sanki, ilk defa bu kadar uzun sikildim ve o gün hayatımın ilklerini yaşadım. Götümü 20 dakika kadar siktikten sonra götümün içine boşaldı ve yığıldı üstüme. Ben de öylece biraz durdum. Arkamı dönüp saate baktım, 12:00'yi az geçmişti. Kocam saat 13:00 gibi uyanabilirdi. "Gitmem lazım!" dedim. "Tamam aşkım!" diyerek götümün içinde yumuşamış yarağını öıkardı. Ben hemen banyoya koşup her yerimi temizledim. Murat'ı öpüp çıktım, hızla odama gittim. Odaya girince kocam uyandı ve "Nerden geliyorsun?" dedi. "Fitnes ve sabah sporundan, sonra havuza girdim yüzdüm biraz, duş alıp yatacağım, hoca bugün bizi çok yordu!" dedim. Duşa girdim, ama ayaklarım ve kasıklarım resmen sızlıyordu. Duştan sonra hemen yattım, uyumuşum. Kocam beni saat 17:30' da zorla uyandırdı.
Tatil boyunca, her gece kocama 4-5 dakika sikilip, her sabah da spordan sonra hocama 1,5 - 2 saat siktirdim. Tatil bitti, döndük. Ve ben hem yarağa doydum, hem de 6 kilo zayıfladım. Hayatımın en güzel tatili oldu. O zamandan beri (kocamdan başka) kimseyle sikişmedim. Ama aklım götümü siktirmekte kaldı. Kocama halen götten vermedim, çünkü verirsem benden şüpheleneceğini biliyorum. Şimdiki hedefim belli, kocamın çalıştığı işyerine yeni atanan Hakan bey var. Onun da bende gözü olduğunu biliyorum, çünkü evimize geldiklerinde, ogün tayt giymiştim ve Hakan beyin gözlerini kaçırdığını fark ettim.
Şimdilik hoşçakalın ve kendinize iyi bakın. Bayanlar, tayt çok sihirli bir giysi, hele ki külotsuz giydiğinizde sizi sikmek istemeyecek erkek yok! Bunu sakın unutmayın :))
Adım Selim, uzun zamandır Erotik Hikayeleri takip ediyorum. Bu hikayalerle azarım ve bazen yaşadıklarımın az geldiğini düşünürüm. Sikişmeyi çok seviyorum ve çevremde arkadaşlarca 'Kocayarak' olarak tanınıyorum. İşyerinde birlikte çalıştığımız Kerim isminde samimi bir arkadaşım var. Kerim'in karısı Aynur da özel hastanede hemşire olarak çalışır. Henüz çocukları yok. Aynur, 31 yaşında, 1.65 boylarında, 52 kilo civarında, memesi ve kalçası tahta gibi, sıfır beden, kumral bir bayan. Bazen eşimle birlikte onlara misafirliğe gittiğimizde, karılarımız mutfaktayken, ben Kerim'e, "Oğlum bir senin karıya bak, bir benimkine! Seninki rüzgarlı havada yanından uçar gider, karı dediğin etli butlu olacak!" der takılırdım.
Karım ablasının oğlunun düğün hazırlıklarına yardımcı olmak için 2 hafta erkenden köye gitti. Ben çalıştığım için düğün günü gidecektim. Yani evde bekar olarak takılıyordum. Bir Çarşamba günü halk pazarından alışverişi yaptım, tam eve gideceğim sırada Kerim'le karşılaştım. Bana, "Ortak, benim hanım işte, ben de manitayla buluşacağım. Evde kimse yok, sen şu anahtarı al, şunları da eve bırak bir zahmet. Ben sonra anahtarı senden alırım." dedi. Karşılıklı binalarda oturduğumuz için kabul ettim. Ben eve, o da manitasıyla buluşmaya gitti. Önce kendi evime uğrayıp alışverişi bıraktım, sonra da Kerim'in verdiği eşyaları bırakmak için evine gittim.
Verdiği anahtarla evinin dış kapısını açtığımda, içerden, en dipteki odadan, ki orda yatakodaları vardı, Pørnø filimden geldiği belli olan 'Ahlı, Ohlu, Şlop Şloplu' sesler duyuluyordu. Şaşırdım, çünkü Kerim evde kimsenin olmadığını söylemişti. Sessizce eşyaları girişteki mutfağa bıraktım ve yavaşça seslerin geldiği yatakodasına doğru yürüdüm. Kapı aralıklı idi, temkinlice baktığımda, Pørnø filmi izleyenin Kerim'in karısı Aynur olduğunu gördüm. Filimde iki tane Zenci, kazma sapı gibi yaraklarıyla, sarışın bir karıyı tost etmişler, amdan götten sikiyorlardı. Aynur da kıçı kapıya dönük halde, einde kocaman bir hıyar, karnının altını yastıkla doldurmuş, eteğini beline kadar toplayıp beyaz külodunu yana çekmiş, bir eliyle parmaklarını amına sokuyor, kocaman iri salatalığı ise daracık götüne bastırıp sokmaya çalışıyor. Girmedikçe amından ıslattığı parmakla salatalığı yağlayıp tekrar götüne sokuyor, ama canı yanarak 2-3 cm'i anca sokabiliyor ve girdikçe de "Ahhh anam, ölüyorum!" diye çığlığı basıyordu...
Gördüğüm manzara karşısında benim yarak ta anında kazık gibi oldu. Aynur'un elindeki salatalık benim yaraktan büyüktü ve var gücüyle salatalığı götüne yerleştirmeye çalışırken feryatı figan inliyordu. Ben artık kendimi kaybettim, sonucu ne olursa olsun deyip sessizce içeriye daldım, Aynur'un arkaya yaklaşıp, elindeki, ucu götüne girmiş salatalığı tutup iyice bastırdım. Aynur, hem acıdan, hem de henüz kim olduğumu bilmediği için korkudan bağırarak kafasını çevirdi. Bağırmaması için elimle ağzını kapattım hemen. Benim olduğumu görünce gözleri faltaşı gibi açıldı. Salatalığı götünden çıkarıp, amını ve götünü sıkıca avuçlayarak, "Bağırmazsan bırakacağım!" dedim.
Gözleriyle onay verdikten sonra ağzındaki elimi çektim, ama halen öbür elimle amınını ve götünü sıkıca avuçluyordum. Aynur hemen, "Selim abiiii..." diyerek toparlanmaya çalıştı, utancından ve korkudan suratı kıpkırmızıydı. "Kız bu ne hal?" dedim ve baş parmağımı götüne, işaret parmağımı da amına sokup, parmaklarımı içerde oynatmaya başladım. Aynur yavaş yavaş kendini saldı ve "Ne yapayım abi, bu benim salak herifte 15-20 gündür tık yok! Ben de eve geldim, kendimi tatmin edip geri gidecektim... Peki ya sen neden geldin?" dedi. Ben parmaklarımı amında ve götünde ileri geri yapmaya devam ederek, kocasının işi olduğundan anahtarı bana verdiğini, eve eşyaları bırakmaya geldiğimi söyledim. Aynur da, "İyi ki gelmişsin abi! Beni de işyerinde Ayfer diye hemşire arkadaşım var, o azdırdı. Ayfer hastanenin teknisyeniyle sikişiyor, bugün de nasıl götten sikiştiğini ballandıra ballandıra anlatınca, o an öyle bir oldum ki, evde ocağı açık unuttum diye bahane uydurdum ve öğlen arasında eve geldim. Gelince Pørnø film açtım, izleyerek amımı parmaklayıp orgazm olmaya çalışıyordum. Filmdeki sahneden çok etkilendim ve salatalıkla deniyordum. Napayım, çok merak ediyorum ve kocam hiç ordan yapmıyor!" diyerek inlemeye başladı...
"Merak etme, ben şimdi senin merakını gideririm! İstediğin pozisyon var mı?" dedim. "Abi bırak pozisyonu falan, direk götüme girsene, yanıyorum! Zaten 15-20 dakikamız var, işe gitmeliyim!" dedi. "Tamam!" dedim ve Aynur'u ayağa kaldırdım. Dümdüz, tahta gibi vücudu vardı. Etrafında iki tur çevirip vücuduna baktım, sonra gömleğinin düğmelerini açarak çıkardım. Limon gibi küçük ve sımsıkı memelerini saran tül sütyeni de çıkarttım. Eteğinin fermuarını açıp indirdim. Beyaz külodunun içinde belli olan, uzun am çizgisi ve amının uzunluğu beni daha azdırdı. İtinayla külodunu indirdiğimde, amında kıl namına birşey yoktu. Beklediğim gibi amı daracık, aşağıya doğru incecik çizgi halinde idi. Am dudağı bile belli olmuyordu, sanki kalemle çizilmiş gibiydi...
Ben kendi gömleğimi çıkarmak için düğmeleri açacağım sırada, "Bırak şimdi gömleğini!" diyerek, pantolonuma saldırdı. Kemerimi çözüp, fermuarımı açıp, pantolonumu ve boxerimi aşağı indirdi. Yarrağımı kazık gibi görünce, "Bu neee? Salatalık kadar kalın bu!" diyerek, eline aldı ve hemen emmeye başladı. Harika emiyordu, tamamına yakınını ağzına alıyordu. Ben de onun varlıüı yokluğu belli olmayan küçücük memelerini ovalıyordum. Yarrağımı biraz yalayıp, "Hadi, fazla vaktimiz yok!" diyerek yatağa domaldı. Bacaklarını açınca, ince çizgi halinde amı aralandı, içi pempe renkteydi. Göt deliği ise salatalıktan tahriş olmuş ve kızarmış halde idi...
Yarrağımı götüne dayamamla, yatağa sarılması bir oldu. Yarrağımın kafasını götüne soktuğumda, Aynur tırnaklarını çarşafa geçirmiş, "Selim abi tükürükle!" diyor ve acıdan kıvranıyordu. Ben biraz biraz sokmaya çalışıyor, girdikçe az geri çekip yeniden yükleniyordum. İstediğim gibi rahat girmeyince sinirlendim, "Amına soktuğuma bak yaaaa!" dedim geri çektim yarağımı. "Ne oldu abi?" dedi. Ben de, "Hiiiç, sıkı dur!" dememle, yarağımı birden yarı açık amcığına dayadım. Aynur'un, "Anaaaam!" diye bağırmasıyla, ben tamamına yakını amına sokuverdim. Amında hızlı hızlı gidip gelmeye başlayınca, "Abi harikasın, devam et!" diye inliyordu. Ben, avuç içimi doldurmayan memelerine asılarak daha hızlandım. Aynur kasılarak boşalıyordu. Daracık amı vıcık vıcık olmuş, artık yarrağımın hepsi sonuna kadar giriyordu amına...
Aynur ikinci orgazmına ulaşmak üzereyken, birden amından çıkıp, tahta gibi göt yanaklarını iki elimle araladım ve "Böyle tut, ayır!" dedim. Aynur başını yastığa gömüp, iki elini arkaya attı ve dediğim gibi götünün yanaklarını açtı. Parmaklarımla amından akan sıvıları alıp, göte boca ettim, iyice ıslattım götünün deliğini. Sonra yarrağımı yavaş yavaş dayamaya başladım. Artık kolay giriyordu. Götü harika sıcak ve dar idi. Götüne yarıya kadar girdikten sonra, memelerinden asılarak biraz bekledim. Aynur, "Abi artık memelerime asılmayı bırak, memelerim çok acımaya başladı!" dedi. Ben de, "Tamam!" diyerek, saçlarını elime dolayıp asılarak, yarağımın kalanını da götüne sokmak için bastırdım. Epey bir uğraşla tamamını götüne sokunca ben biraz rahatladım. Birkaç yavaş git gelden sonra, osurtarak götünü sikmeye devam ettim. Artık Aynur'un götü alışmış, benim yarak rahat rahat girip çıkıyor, ben de ilk göt sikme zevkimi alıyordum.
Derken, "Abi çıksana, sana dönüp üzerine oturmak ve beni sikerken yüzünü görmek istiyorum!" dedi. Götünden çıktım ve sırtüstü yattım. Aynur yarağımın başını tükürükleyip iyice sıvazladı. Hızlı nefes almasından dolayı tüm kaburga kemikleri sayılıyordu. Yarrağımı iyice hazırladıktan sonra, yüzü bana dönük şekilde üzerime çıktı, tahta gibi kalçalarını açarak yarağımı tutup götüne dayadı ve yavaş yavaş, inleye inleye oturmaya başladı. Yarağımın tamanını götüne aldıktan sonra eğilip beni öptü, "Harika bir duygu bu, Ayfer'in ballandıra ballandıra anlattığı kadar varmış! Sık sık tekrarlayalım bunu!" diyerek, yavaş yavaş hareketlendi. Aynur oturup kalktıkça, benim memelerim onunkilerden daha çok hareket ediyordu. Aynur artık yarağımın tamamını götüne sokup çıkarıyor, tekrar geri sokuyordu.
Aynur'un ayaklarını yanıma doğru çekerek daha iyi oturttum ve kendime çekerek, bir elimle amını okşarken, biryandan da memelerini emmeye başladım. Aynur çok geçmeden sarsılarak boşalınca, amından akan sıvılar taşaklarıma sızıyordu. Ben de boşlamaya yaklaşmıştım. Yarağımı götünden çıkarmadan birden doğrulup, Aynur'u sırt üstü yatırdım ve omuzlarından asılarak götüne abanmamla boşalmam bir oldu. Götünden çıkmadan iyice bekleyip, memelerini ve yanaklarını öptüm bir süre.
Yarağım götünün içinde kendiliğinden inip çıkınca, Aynur, "Hadi kalkalım, benim gitmem lazım!" dedi. Ben de, "Aynur kız, senin şu daracık amın çok güzel, ben böyle am hiç görmedim!" diyerek parmaklarımla amının dudaklarını açıyor bakıyordum. "Ciddimisin, çok mu güzel?" dedi. Ben de, "Bakire kızlarda bile böyle dar amcık yoktur!" diyerek eğildim ve amını öpüp koklamaya, ufaktan yalamaya başladım. Aynur, "Yapma abi, azdırma beni şimdi, gerçekten işe geç kaldım!" diyor, fakat biryandan da amını ağzıma bastırıyordu. Bu arada benim yarak da ufaktan hareketlenmeye başlamış, fakat daha tam sertleşmemişti. "Aynur kız, şu amcığını birkere daha sikeyim de öyle git!" dedim.
Aynur saate baktı ve uzanıp çekmeceden ıslak mendil aldı, yarağımı güzelce sildi. Sonra yarağımı ağzına alıp biraz yaladı ve "Yat ve hiçbir şey yapma, ben üstüne oturacağım, altında eziliyorum, pestilimi çıkarıyorsun!" dedi. Ben yattım, Aynur üstüme çıktı, yarağımı eline alıp amcığına yerleştirdi ve yavaş yavaş oturmaya başladı. Yarağım yarı sert olduğu için, kırılacak gibi oluyor ve amına girerken canım yanıyordu. Aynur birkaç kez git gel yaptıktan sonra telefonu çaldı. Hemen üstümden kalkarak gitti telefonunu aldı, "Bakmam lazım, hastaneden arıyorlar!" dedi. Telefonu açarak, "Yemek taşmış, temizliği yapıp hemen geliyorum!" dedi ve kapadı. Ben de, "Hadi yat altıma, şu işi bitirelim!" dedim, ama bu sefer istemedi, "İstersen 31'le boşaltayım seni!" dedi. "Ağzınla boşalt ozaman!" dedim ve saksoyla karışık 31'le boşalttı beni. Sonra aceleyle giyinip topralandık. Evden çıkmadan önce Aynur'un telefonundan kendi numaramı arayıp kaydettim, ondan da sildim.
Canım göt istedikçe geldi siktim, ama halen o daracık amını ağzımın tadıyla sikip içine boşalamadım. Yani şu anda amı kocasının, götü benim oldu. Çocuk yapmaya karar verdiklerinde amını ben sikip, döllemeyi ben yapacağım.
Bazen karıma şaka yollu takılıyorum, "Şu Aynur'u bir siksem, varya dünya benim olur!" diye. Karım da, "Aynur mu? Başkalarını sikersin, ama Aynur asla sana vermez!" diyor. Bilmiyor ki, benim iki seneye yakındır Aynur'u siktiğimi :)
Merhabalar, ben İstanbul'dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evliydim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV'de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı.
Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecan kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, "Efendim?" dedim. Karşımdaki ses, "Kiminle görüşüyorum?" deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve "Yanlış oldu, kusura bakmayın!" deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.
İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir'de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir ilişki beklediğimi sordu. Ben de, "Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!" dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.
Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve her zaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet'e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet'e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum.
Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesajlaşıyorduk, internette chat yapıyorduk. Bir gün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul'a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece internetten tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tek başına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.
Hemen Serpil'i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, "Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!" dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet'i aradım ve Serpil'de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu.
Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir'den yola çıkarken beni aradı ve "4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!" diyordu. Hemen kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil'de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, "Umurumda değil, istersen hiç gelme!" dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil'e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil'le birlikte gidecektik Beşiktaş'a Mehmet'i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik.
Serpil'le Besiktaş'a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. "Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!" dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, "Tamam 5 dakika içinde oradayız!" dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı...
Mehmet'i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. "Merhaba ben Meltem!" der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, "Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!" sözüyle ayrıldık ve Serpil'i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil'in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet'i indirdik. Ben Serpil'le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil'in daireye çıktık.
İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, "Tekrar hoşgeldin aşkım!" deyip dudaklarına yapıştım. Serpil'in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil'in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, "Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim..." diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı.
Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet'e, "Tekrar hoşgeldin!" diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet'e, "Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?" dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.
Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet'e, "Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil'le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!" dedim. Mehmet Serpil'e, "Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu." dedi. Serpil, "Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!" dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü.
Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, "Kolay gelsin aşkım!" diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. "Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!" dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, "Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!" diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, "Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!" dedim. Masayı toparladım, salona geçtim.
Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. "Napıyorsun kız?" dedim. Serpil, "Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!" dedi. Bütün çabalarıma rağmen, "İtiraz istemiyorum!" diyerek salonda yatacağını söyledi ve "Artık siz de yatın, çok geç oldu!" dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, "Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!" dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.
Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu.
Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet'in üzerine çıkmıştım ve yarağını amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu. Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık.
Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce, üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve Mehmet'le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu. Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil'in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım. Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum ve "Götümü sik aşkım, orospun yap beni!" demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, "Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!" gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı.
Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet'e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, "Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik beni, parçala götümü!" diyerek onu gaza getiriyordum.
Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı 3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, "Yeter aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!" dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet'in yarağından çok daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, "Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!" dedi. Ben de, "Bundan sonra biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!" dedim.
Serpil yine gülerek, "Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza gelecektim, kendimi zor tuttum!" dedi. Ben de, "Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden gelmedin kızım? Valla bana uyardı!" dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, "İlk gece sizi rahat bırakmak istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?" dedi. Ben de, "Orası kolay kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!" dedim. Serpil, "OK! Zaten markete gidecektim!" dedi.
Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet'i uyandırdım, birlikte atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve "Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?" diye sordu. Bizimki de, "Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alır mısın?" dedi. Serpil, "OK!" deyip çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, "Eee aşkım, Serpil'i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?" dedim. "Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve alımlı bir kız!" dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
"Biliyor musun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!" deyince, "Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden rahatsız ettik kızı!" dedi. Ben de, "Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş! Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?" dedim. Bizimki, "Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama Serpil'i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?" dedi. Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, "Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil'i de aramıza alalım!" dedim. O da, "Sen bilirsin aşkım!" diyerek topu bana attı. "Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!" dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış. Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet'e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz kırparak, "Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?" diye sordu. Ben de gülerek, "Hadi iyisin orospu, o iş tamam!" dedim. Serpil, "Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?" dedi. Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, "Pembe tanga külot takımını giy!" dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı giydiğinde, gerçekten çok sexy olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, "Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik oldun!" dedim, gülüştük.
Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil'i görünce, "Oooo, bu ne Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?" dedi. Serpil de, "Yok yaa, senin için giyindim!" dedi, oturdu. Ben de üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil'in iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort giydim, şort ve sutyenle salona çıktım.
Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, "Bu ne kız, üzerini giymeyi unutmuşsun!" deyip güldü. Ben de, "Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen varsın, sizden mi utanacağım?" dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye başladı. Ben Serpil'e göz kırparak, "Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!" dedim. Serpil de, "Tamam hayatım, seni mi kıracağım!" diyerek eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.
Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, "Yarağın taş gibi olmuş aşkım, yoksa Serpil'le sevişmek mi istiyorsun?" dedim. Mehmet de, "Sadece Serpil'le değil, ikinizle de istiyorum!" dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben, deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet'in de bir eli Serpil'in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil'le birlikte üzerimizde kalanları da soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil'in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa uzandı ve bacaklarını açtı, "Hadi erkeğim gir içime!" demeye başladı. Ben de, "Hadi aşkım sik şu orospuyu da aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!" dedim. Mehmet Serpil'in bacak arasında yerini aldı ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil'in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama dinleyen kim!
Kısa bir süre sonra Serpil, "Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda olsun sana!" demeye başladı. Serpil Mehmet'e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu. Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, "Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!" dedi. Serpil'in bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan, "Yalayın birbirinizi orosular!" deyince, amım Serpil'in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil'in amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet beni götümden sikerken, Serpil'in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet'in inik yarağını ağzına almış, kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu, Mehmet'in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil'deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım yarağını Serpil'in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı, "Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!" diye. Aşkım da yavaşca sokmaya başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı...
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik, dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil'le karar vermiştik, aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve üçümüz Serpil'in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet'le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum. Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama tüm amlar feda olsun!