
Andulka
KIROKAZE
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available
I'd rather be in outer space 🛸

⁂

Product Placement
Sade Olutola
NASA
TVSTRANGERTHINGS

❣ Chile in a Photography ❣
hello vonnie
we're not kids anymore.
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Alisa U Zemlji Chuda
Not today Justin
Three Goblin Art
occasionally subtle

祝日 / Permanent Vacation

Kaledo Art

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from India

seen from United States
seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
@blackeverythingg
Via
"Söndür beni varsa ihtimali, sabahlar olmadan."
The light in the dark.
20'li Yaşların Belirsizliği ile Baş Etmek: Kişisel Bir Yansıma
Küçükken, büyümek ve okula gitmemek için elimden gelen her şeyi yapardım. O zamanlar ne olmak istediğimi ve nerede olmak istediğimi çok iyi biliyordum. Bu kesinlik hissi, hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmeye başlayana kadar benimle kaldı. Üniversiteye git, bir iş bul, evlen—işte hayat. Ya da daha doğrusu, bize örnek olarak sunulan bir yaşam tarzı. Hepimiz kendimiz ve gelecekteki ailemiz için daha iyi bir yerde olmayı hedefleriz. Ben de öyleydim ve doğru adımları attığımı, hayatı adım adım yaşadığımı düşünüyordum.
İstemediğim, ama işsiz kalmayacağım bir bölümü ve kariyeri seçtim. O üniversiteden mezun oldum ve ardından ülkemi kendim ve gelecekteki çocuklarım için uygun bir yer olarak görmediğime karar verdim. Bu yüzden yurtdışına taşındım. Başka bir ülkede kendi işimi yaparsam daha fazla para kazanacağımı ve mutlu bir aile kuracağımı düşünerek, daha iyisini yapma düşüncesiyle ve hayaliyle geldim. Ailemi, arkadaşlarımı ve bildiğim her şeyi geride bırakarak daha büyük bir şey başarma hedefiyle yola çıktım.
Ama öğrendim ki hayat, insanı şaşırtmayı sever. Yavaş yavaş ve acı verici bir şekilde bana kaçtığım gerçekleri gösterdi. Dilini bilmediğim bir ülkede adeta yeniden doğmuş bir bebek gibiydim. Dil okuluna başladım, yalnızlığa alıştım, dil bilmediğim için niteliksiz bir iş buldum. Ancak içimde bir boşluk büyümeye başladı. Dili öğrenme isteğimi kaybettim, yalnızlık ağır bastı ve sonunda o işimden de oldum. Diplomalı olmama rağmen başka bir iş bulamadım.
Ve o boşluk? Sürekli büyümeye devam etti.
Kafamı kemiren şüpheler başladı. Daha iyi bir şey için buraya gelmekle hata mı yapmıştım? Harcadığım tüm çabalar boşa mı gitmişti? Hayatta bir yere gelememiş insanların yanında çalışmak için iş dilenmem normal miydi? Bu sırada arkadaşlarım evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, hastanelerde çalışıyor ve benim son iki yılda hiç deneyimleyemediğim tecrübeler kazanıyorlardı. Ben çok mu gerideydim? Onlar mı çok öndeydi? Artık büyümüş olmam gerekiyordu ama öyle hissetmiyordum.
Birinin gelip bana “Hayır, hata yaptın. Ülkende kalmalı, çalışmalı, biriyle evlenip hayatını kurmalıydın” ya da “Hayır, doğru yoldasın. Kendi kararını verdin, burada kendin için bir şeyler inşa etmeye geldin, şimdi pes edemezsin” demesini bekledim. Ama böyle biri yoktu. Bu cümlelerden birini kendime söylemem gerekiyordu, ama o boşluk beni öyle bir karanlığa ve strese sürükledi ki kendime bir cevap bulamadım, hep birini bekledim. Ve hala bekliyormuş gibi hissediyorum.
23 yaşında tek istediğim, annemin yanında ağlamak, onun saçlarımı okşamasını istemekti. O boşluk tekrar geri geldi, beni zavallı ve ezilmiş hissettirdi. Ve şimdi, bu hayatta ne olacağımı bilmiyorum. Hayata çok mu erken yoksa çok mu geç geldim? Nasıl ilerlemeliyim?
Bilmiyorum.
Bu belirsizlik sadece 20’li yaşlara mı özgü yoksa hayatın kendisini mi öğreniyorum?
Ama sadede gelelim—eğer sen de bu boşluğu hissediyorsan, bil ki yalnız değilsin. Çünkü benim de bunu duymaya ihtiyacım vardı, belki senin de vardır.