kendime doğru çevirdiğim bir bıçaksın, sen çözülememiş bir intihar girişimisin.

★
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
YOU ARE THE REASON
Show & Tell
d e v o n
🪼
AnasAbdin

Discoholic 🪩

PR's Tumblrdome
No title available

No title available

祝日 / Permanent Vacation
Claire Keane
Today's Document

if i look back, i am lost

roma★
NASA
No title available
Acquired Stardust
tumblr dot com

seen from Chile
seen from United States
seen from Italy

seen from Germany
seen from South Korea
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Australia
seen from United Arab Emirates
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Germany
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
@blackintimate
kendime doğru çevirdiğim bir bıçaksın, sen çözülememiş bir intihar girişimisin.
sanki savaş meydanında durmuşum da olanlara aldırmaksızın, gözlerinin önüne düşen saçlarından bahsediyormuşum gibi
ağlamak için bile güzel bir kalp gerekir.
günlerdir uyku yüzü görmeyen o kanlı gözlerinle oturup iyi şeylerin olmasını bekliyorsun.
haftalardır evinden uzak seni hiç memnun etmeyen bir yerdesin yalnızca kendi şehrini, banyonu, yatağını özlüyorsun yaşamışsındır... ben de seni böyle özlüyorum
yıldızlar çillerine özensin.
söylenip duracaksanız hiçbir şeyi yapmayın, şikayetleriniz durmayacaksa istemediğiniz yerde kalmayın, çeneniz susmayacaksa cehennemin dibine doğru tıpış tıpış ilerleyin arkadaşlar kimse sizin ayaklarınızın altına paspas olmak zorunda değil
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da ama birine okyanuslarını vadettikten sonra birkaç damla suyla yetinmesini beklemek çok ayıp
aşk çok acayip bir şey, hayatın boyunca insanlara kendini sevdirebilmek için bir sebep gerekiyor ama kadın geliyo yanağının hareketini falan seviyo
sen çok güzelsin, sebepsiz de gülebilirsin
yaptıklarımdan hiç şikayetçi değilim ama bir kere de bana sen merak etme halledilir denseydi, bir kere de benim kafamın içindekilerle mücadele edilseydi ya da hepsini bırak yine ben yapayım ama yaparken birileri arkamda durabilseydi. bir kerecik arkamı dağınık bırakmanın konforunu hissedebilseydim keşke. sadece bir güncük bencillik hakkım olabilseydi böyle olmazdı. vallahi böyle olmazdı.
hiç umrumda değil zannederken suratıma çarpan habersiz duygusallıklarımdan çok sıkıldım. ellerimden tutmayanların bileklerine tırnaklarımla tutunmaya çalışmaktan çok sıkıldım. gereksiz yükselen hislerimden çok sıkıldım. boktan püsürden kırılan kalbimi söküp atasım var, güçlü olamıyorsan yaşama be kardeşim. yetmedi mi?
daha güzeli belki olurdu ama ben elimdekini en güzel saymayı öğrendim
yazacak yerde, seni karşıma alıp anlatabilseydim keşke
tarif etmeye çalışsam yetersiz kalır ama merdivenden üçer beşer çıkmalı, sokaktaki kediye köpeğe selam çakmalı bir mutluluktan bahsediyorum. kafayı yedirtir, ne eksik ne fazla.
elindeki şarap bardağını uzun, ince parmakları ile kavradı. ağır adımlarla bana doğru döndü. kendimi gördüğüm gözleri, sarhoşluğun, belki de biraz ağlamış olmanın verdiği mağrurlukla kırmızının en güzel tonuna bürüşmüşlerdi. yalpalayarak adımladı yanıma kadar. minderleri usulca sürükleyerek yanıma oturdu. hep dokunmaya kıyamadığını söylediği saçlarıma, tek tek öpülesi parmaklarıyla aralarından geçirip sevdi. derin ve titrek bir nefes aldı önce... “kalkayım ben, evde çiçeklerim bekler’’ dedi. kafasına koymuştu bi kez tutamazdım. “bizim çiçeklerimiz’’ dedim. “onlar hiç açmadı ki rasim. hiç.” dedi. gitti. bir daha görüşmemek üzere. o çiçekler kadar sevmedi zaten beni, sevemedi.
bu şartlar altında ben seni öperim