🎶🌼

Kaledo Art

No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
ojovivo
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
KIROKAZE

oozey mess
he wasn't even looking at me and he found me
will byers stan first human second

祝日 / Permanent Vacation
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Keni
Stranger Things
occasionally subtle

Discoholic 🪩
Show & Tell
DEAR READER

JBB: An Artblog!
dirt enthusiast
No title available
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Greece

seen from Japan

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from South Korea
seen from Türkiye
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Romania
seen from United States

seen from Malaysia
@captive-heart
🎶🌼
🎶🌼⭐️
🌼🎶
⭐️🎶🌼
⭐️🎶🌼
🎶⭐️🌼
🌼🎶
Bak bi tuhaf oldum 😔
🎶⭐️
🎶🌼
🎶🌼
Birini kaybetmek, sadece ona veda etmek değildir…
Onun yokluğuyla yaşamayı öğrenmektir.
Onun oturduğu yere bakmak ve ruhunun bir parçasının onunla gittiğini hissetmektir.
Yasın bir saati yoktur.
Acının silineceği kesin bir tarih yoktur.
Bazen ilerlediğini sanırsın,
bazen de tek bir anı seni paramparça etmeye yeter.
Ve bu normaldir.
Başarısız olmuyorsun: sadece hissediyorsun.
Verdiğin sevgi,
aldığın sevgi…
ölümle kaybolmaz.
Şekil değiştirir.
Bir hatıraya dönüşür,
hafif bir kokuya,
kalbi sıkan bir şarkıya,
habersiz süzülen bir gözyaşına…
Bazen gülmeye, devam etmeye, yaşamaya suçluluk duyarsın.
Ama yaşamak, unutmaktır demek değildir.
Yaşamak aynı zamanda onurlandırmaktır.
Ötekinin sende ektiği sevgiden yeniden inşa etmektir.
Giden kişiden bahset.
Onu hatırla.
İhtiyacın varsa ağla.
Ama iyileşmene de izin ver.
Çünkü hikâyeniz değişti belki,
ama bitmedi.
Öyle yaşa ki, bulunduğu yerden seninle gurur duyabilsin.
Ve artık dayanamayacağını hissettiğinde,
başını kaldır.
Çünkü acının içinde bile…
her zaman biraz ışık kalır.
🎶🌼
Sevdim güzel yorumlamş 🌼
🙃🎶🌼
Kuvvetli olmak istiyorsun. Ses tonun tok, yürüyüşün dik, gülüşün yerinde olsun; İnsanlar sana baktığında “işte olmuş biri” desinler istiyorsun. Kırılmadığını, yorulmadığını, düşmediğini düşünsünler diye uğraşıyorsun. İyi de gizliyorsun yalan yok.
Kime denk gelsen bir "kahraman hikâyesi" anlatıyor etrafında. Kimse "bilmiyorum" demiyor. Kimse "yetersiz kaldım" demiyor. Herkes bir şeyler başardı. Herkes dönüşüm yaşadı. Herkes kendini sevdi. Herkes affetti.
E tabi sen de…Ne büyük yalan...
Kendi zayıflıklarını en son ne zaman sahiplendin?
Yani utanç duymadan.
Yani özür dilemeden.
Yani açıklamaya çalışmadan.
Sadece “benim bu tarafım da var” diyebildin mi?
Diyemedin.
Diyemedin çünkü sen bir gün "yorgunum" dersen insanlar seni kırılgan, kararsız ve yetersiz ilan edebilirler. "Yardıma ihtiyacım var" dediğinde, seni bağımlı, beceriksiz ve hayatta tek başına var olamayan biri olarak görebilirler. Üzüldüğünde, onların gözünde duygusal, mantıksız ve profesyonel olmayan biri olma ihtimalin var. Yalnız hissettiğini itiraf ettiğinde çevren, seni sosyal becerilerden yoksun, sevilmeyen ve terk edilmeyi hak eden biri olarak damgalayabilir.
Yani hep yukarı, hep ileri, hep hızlı, hep iyi görünmek zorundasın. Kimsenin karşısına gözyaşlarınla çıkamazsın. "Ben de buyum" demek hiç kolay mı?
Korkuyorsun.
Ama gerçek öyle değil işte.
"Ben de bazen tökezlerim" demek, "ben de herkes gibi insanım" demektir. Kendine bakıp "tüm kusurlarımla birlikte beni ben yapan budur" diyebildiğinde gerçekten güçlü olursun. "Bazen yardıma ihtiyacım var" dediğinde "ben de hayatın karmaşasında kaybolabiliyorum" diyebildiğinde hamlıktan kurtulup bilge olabilirsin.Bence gücün tanımını artık değiştirmelisin. En azından hamlayan omuzlarının hatırına bunu yap.
Şimdi son kez, bir kez daha sorayım
Sen kendi zayıflıklarını en son ne zaman sahiplendin?
Onları anlatabildin mi? Yüzleşebildin mi? Küçük düşmeden küçük hissedebildin mi? Yardım istedin mi? “Ben de bir insanım” dedin mi?
Bak, bunları yapabiliyorsan sen güçlüsün.
Ama sustuysan, sakladıysan, inkâr ettiysen…
O zaman güçlü değil sadece dayanıklısın. Ama dayanmak, yaşamak değildir. Çünkü hayat sadece katlanarak geçmez.
İncecik, küskün ve yalnız bir yasemin çiçeği gibi, kendi duygu dünyamda yaşamam gerektiğini öğrendim.