yedi
Derinden kestiğim için sızlayan tırnak uçlarımla düzleştirdiğim çokomel kağıdından kitap ayracı yaptım. Kitap okumasam da ayraçtan zarar gelmez diye düşündüm, olmak istediğim sayfaya koydum. Yeni müzikler buldum kendime, o kadar eskilerdi ki yeni gibi geldiler bana. Dinlemedim hiç. Ziyanı yok. Her sabah aynı saatte kalkmaya çalıştım. Neden bilmiyorum ama, her sabah alarmım aynı saatte çaldı ve her gün aynı saatte tavanı izlemeye koyuldum. Bazı günler uyudum sonradan, çoğunda uyumadım. Kendi kendimle aynalara yakalanmama yarışması yaptım ve evet, ben kazandım. Kahve çay içmedim. Öyle sağlıklı beslendim ki belki dört kilo verdim. Güneşi izledim, yağmuru. Bütün bunların hiçbir önemi yok. Her günü aynı olan birinin yazdığı günlük kimin ilgisini çeker ki. Kafamın içini yazabilseydim, bütün damarlarımın atışını neden hissettiğimi anlatabilseydim belki okuyabilirdim kitaplarımı. Ama olmayacak.













