Bir dua düşüncelerinizi değiştirebilir. | Nouman Ali Khan
(via sekerlicaymlove)

PR's Tumblrdome
macklin celebrini has autism

shark vs the universe
★
$LAYYYTER
untitled

Game Changer & Make Some Noise
EXPECTATIONS
Sade Olutola

Product Placement

pixel skylines
The Bright Sessions
Not today Justin
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
NASA
Doug Jones

tannertan36
Mike Driver
Color Me Curious

Jar Jar Binks Fan Club

seen from Romania
seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from Argentina
seen from Brazil
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Kenya

seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States

seen from Pakistan
seen from Venezuela
seen from Canada
seen from Canada
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye
@cicibebeyiyenkiz
Bir dua düşüncelerinizi değiştirebilir. | Nouman Ali Khan
(via sekerlicaymlove)
Bu aralar dilimiz hep ; "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun..."
Biz, kaderimiz olanı beklemeyi seviyoruz. Mevzu bundan ibaret.
Duâdan bıkkınlık göstermeyiniz. Çünkü duâ ile beraber olan hiç kimse helâk olmamıştır…
-Hz. Muhammed (s.a.v)
Biz şimdi Halep'de kelebek kadar ömrü olmayan çocuklarla aynı cenneti mi istiyoruz? Vallahide Allah katında bizden hesap soracaklar…
Paylaşımı güzel olan bloglar önerirmisiniz soru kısmından veya rb yaparak?
İstanbul Beylikdüzü'nde hdp binası yanıyormuş. Malum mevsim kış 🔥😂😂😂
Chefchaouen
Morocco
“özenle yetiştirdiğim çiçeklerin üzerinden bisikletle geçmişler”
العالم المنافق
Tüm uyuyanlari uyandirmaya bir uyanik yeter !
Hasret kalmışız, yüreği güzel insanlara.
Selamunaleyküm. Şu an halepin durumundan ancak medya ne kadarını yansıtırsa o kadarından haberdar olabiliyoruz malesef. Ama duymuşsunuzdur türkiyeden binlerce kişi birçok hocaefendide dahil olmak üzere halepe doğru yol aldı elhamdülillah. Oralardan aldığımız haberlerin arasında birçoğumuzun haberdar olmadığı ve anlattığımızda da insanların çok şaşırdığı şeyler var.. Anlatması çok acı evet ama kardeşlerimiz bunları canlı canlı yaşıyorlar. Bu sebeple bu haberleri zorda olsa yayalım, herkesi halepin bilinmeyen birçok durumundan haberdar edelim.. Kafir köpekleri kadınları camilere topluyor, ellerini kollarını bağlıyor, caminin dışındada o kadınların ailelerini, kocalarını, babalarını ve evlatlarını bağlıyorlar. Ve caminin hapörlerlerini açık bırakıp kadınlarımıza kardeşlerimize tecavüz ediyor, ırzlarına namuslarına el sürüyorlar.. Evli olan kardeşlerimiz “bari bekar olanları bırakın ne yapacaksanız bize yapın” diye haykırıyor, o tertemiz, iffetli kızlara o kafirin pis eli değmesin diye kendini feda etmeye hazır.. Sonra kadınları zorla çırılçıplak bir şekilde ailelerinin önlerine çıkarıyorlar.. Ve o gencecik kızların, kadınların kocaları ve babaları çaresizce olanları izlemek zorunda kalıyor.. Hatta hafız bir kardeşimiz “bari benim üzerime bir parça bez verin ne olur, ben Kuran hafızıyım” diye yalvarıyor.. Düşününce bile insanın nefesi kesiliyor. Kendi başımıza geldiğini düşünelim ve kinimizi nefretimizi ve buğzumuzu taze tutalım. Yapılanları bir dakikalığına bile unutmayalım. Aklımız kalbimiz dualarımız 7/24 en başta halep ve zulüm altında olan tüm müslüman kardeşlerimizle olsun.. Kafir asla boş durmuyor, kendi pislik davası uğruna durmadan çalışıyor. Müslümanların yatmaya hiç hakkı yok.. Dua edelim, yardım derneklerine maddi yardımlarda bulunalım, elimizden geldiğince bu zulümleri yayalım, duyuralım.! Unutmayalım ki başımıza bu belaların gelmesi ya kendi günahlarımız sebebiyle, yada bir imtihan gereği. Kendimizin, halepli kardeşlerimizin ve tüm müslümanların kabul olunmuş tam bir nasuh tövbesi yapabilmesi için, Kuranı Kerime ve Sünneti Seniyyeye yapışabilmemiz için çok çok çok dua edelim.. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuş ; “Benim sünnetimden ayrılırsanız, Allah sizin başınıza sizi korkutanları musallat edecek.!” Şunuda unutmayalım. Zulüm gören ve şehid düşen kardeşlerimiz çok zor bir imtihan veriyor ama bunun yanı sıra Mevla Teala Hazretleri bizleride imtihan ediyor.. Bakalım kalbimiz ne kadar hüzünlenecek, bakalım iştahımız ne kadar kesilecek, bakalım gözlerimiz ağlamaktan ne kadar şişecek, bakalım ellerimiz kaç kere dua için havaya kalkacak.. Rabbim iki taraflı bu imtihanı kazananlardan eylesin. Rabbim madden, bedenen yanlarında bulunamasakta manen, dualarla yanlarında bulunabilmeyi nasib etsin.. Dualarımızı, zikirlerimizi, okuduğumuz Kuranı Kerimleri kafirin ve zalimin üzerine yağan bombalardan eylesin. Allahu Teala Bedir ehline yolladığı melek ordusunu halepe ve diğer müslüman beldelerede yollasın.. Kafirlerin yaşattıklarını yaşamadan canlarını almasın. Bu dünyadada ahirette zulümlerinin karşılığını kat be kat görsünler.. Gözlerimizin önünde kendi tükürüklerinde boğulsunlar Allahın izniyle.. Biliyoruz ki onların zulmü Allahınki ile ölçüşemez bile.. Kafir ( özellikle de yahudi ) ne kadar hiç kimsenin kendinden güçlü olmadığını düşünsede, kendilerinden büyük, güçlü, İzzet ve Şeref sahibi olan Allah onlara hak ettikleri azabı elbette tattıracak.! Bu yaşananlardan kendimize ders çıkaralım. Kafir bizim en büyük düşmanımız. Yeri gelince dost gibi gözükmeye çalışsalarda onlar her zaman arkamızdan bizim kuyumuzu kazma derdindeler. Yıllar önce de, bugün de. Baktılar ki Osmanlının imanına karşı gelemiyorlar, onları deviremiyorlar, önce imanlarından vuralım dediler. Ahlakımızı bozup imanımızı zayıflatmak için televizyonları icad ettiler, imanımızı bir rüzgar estiğinde sönecek hale getirmek için çalıştılar, ahlaksızca diziler, programlar çevirdiler. Müslümanlarda Kuranı ve Sünneti arkasına attı, televizyonu, kafirin oyununu, kafirin ilmini, kafirin modasını ve kafire ait olan herşeyi önüne koydu. Müslüman kadının tesettürünü bozalımda ahlak yapısı bozulsun dediler, moda denen illeti ortaya attılar. Boğazımızdan haram lokma geçsinde imanın ‘i'si kalmasın diye onca marka ürettiler. Hatta kimi zaman kendi ürettiklerini kendileri yemedi, içmedi, kullanmadılar. Ama müslümanlarda içinde ne olduğu belirsiz şeyleri yiye yiye şuur namına birşey kalmadı.. Sonra ilk hedeflerine ulaşır gibi olduklarında, imanımızı zayıflatıp bizi istedikleri kıvama getirdikten sonrada tuttular pkk, işid, şia gibi kuklaları “ürettiler”. Hepsini üzerimize saldılar ve müminlere galip gelmeye çalıştılar. Ve biz eğer bugün toparlanıp kendimize gelmezsek hedeflerine ulaşacaklar.. Onların müslümanlara olan düşmanlıklarında ne kadar ileri gittiklerini görmemize rağmen hala onların ilmine Kuran ilminden, Hadisten, Fıkıhtan, Tefsirden çok; onların modasına Kuranda bahsedilen kılık-kıyafet ve tesettürden çok; onların bayramlarına ( ki özellikle noel yaklaşıyor, DİKKAT! ) bayramlarımızdan, kandil gecelerimizden, cuma günlerimizden çok, ve onların hayatlarına Peygamber ve Sahabe hayatlarından çok özeniyorsak kendimizi hesaba çekelim. Kurana ve Sünnete yeniden ve tekrardan SIMSIKI sarılıp ASLIMIZA DÖNELİM. Çünkü başarı tembellikle beraber sadece el açıp istemekle gelmiyor, Allah gayret edeni seviyor ve gayret edene veriyor. İslama sımsıkı sarılalım ki Mevlâ bizi tekrar ecdâdımız gibi galip olanlardan eylesin.. Gavurlar Osmanlının adını duyduğunda tir tir titrediği gibi bizim adımızı duyunca da Mevla Teala üzerlerine korku salsın.. “Osmanlıyı Osmanlı yapan Kuranı Kerimdi.” Mahmud Efendi Hz. (ks.) Bizide Osmanlı yapacak olan Kuranı Kerimdir.! Rabbim dinine dönenlerden eylesin, Ehli Sünnete yapılan her türlü saldırıları durdursun, Ehli Sünnetin son kalesi olan Türkiyemizi muhafaza eylesin.. Bugünün kardeşliğimizin kuvvetleşmesine bir vesile olması ve zulüm altındaki kardeşlerimizin bir an önce felaha erebilmeleri için El-Fatiha (meas-salavât) Bu mesajı yayalım inşaallah.
Dipnot: İyiki Allah var. İyiki ahiret var..
Kâbus gördükten sonra uyanınca herşeyin normal olduğunu görmen kadar güzel bi his yok.
Önemli olan iki şey var!
Vatan! ve yanındaki adam!
Tesettürlü bir bayanın sosyal medyada fotoğraf paylaşması, takva açısından uygun değildir. Bunun nedenlerini sıralamadan önce tesettürün gerçek mahiyetinin kavranması gerekir. Tesettür; güzelliği (eşinden başkasına) örtmek, namahrem nazarlardan (bakışlardan) sakınmak ve namusu korumak içindir. Kişi, sosyal medyada kendi fotoğraf(lar)ını paylaştığında tesettüre uygun davranmış olur mu? Maddeler halinde açıklayalım :
Fotoğraf paylaşmak, tesettürün hikmetlerinden biri olan “namahrem nazarlardan korunma“ya zıt olan bir davranıştır. Her ne kadar tesettürünü tam yerine getirmiş olsa da kişinin yüz güzelliği ve kıyafetleri ile kişi, yabancı erkeklerin -rahatlıkla- dikkatini çekebilir. Ayrıca bu fotoğrafların, çoğunlukla kişinin en güzel ve en alımlı olduğu fotoğraflar olduğunu varsaydığımızda yabancı erkeklerin nazarlarından sakınmaktan ziyade daha çok dikkat çekebilir. Sosyal medyada fotoğraf paylaşmak demek bir manada “insanlara kendini göstermek” demektir, tesettürlü bir bayanın asıl amacı ise “kendini, güzelliğini namahremlere karşı örtmek, korumak ve haya etmek”tir. Bu iki davranışın birbirinden farklı olduğu çok açıktır. Belki akıllara “Ama dışarıda da bu şekilde dolaşıyoruz, o zamanda mı tesettüre uygun davranmamış oluyoruz?” gibi soru gelebilir. Fakat, kişi dışarıda zorunlu bir nedenle bulunuyor (eğitim, iş, vs. gibi), ama sosyal medyada fotoğraf paylaşmak sadece keyfî bir durumdur. Dışarıda ciddi ve tevazu ile mümkün olduğunca bakışlar yerde olacak şekilde hareket edildiği için tesettüre uygun davranılmış oluyor. Bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur : Kadın, örtülmesi gerekli olan bir varlıktır ve evden dışarı çıkınca şeytan gözünü ona diker. Kadının, Allah’a en yakın olduğu yer evinin içidir. Hadisten açıkça anlaşıldığı gibi, kadın örtülmesi gereken bir varlıktır ve mümkün oldukça evden çıkmaması gerekir, sosyal medyada fotoğrafını paylaşan kişi, kendini 7/24 ev sınırlarından dışarı çıkarmış olur ve insanlara fotoğraflarını kopyalama, saklama, sürekli bakma ve farklı amaçlarla kullanma olanağı sağlar. Bu durumlar, kişi açısından tesettürdeki hikmetlere zarar verebilir. “Sebep olan yapan gibidir” sırrınca, erkeklerin harama girmesine sebep olduğu için fotoğraflarını paylaşan kişiyi de günaha sürükler. Allahu Teala, bizleri bu konuda uyarmıştır : Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır.Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah’ın her şeye gücü yeter. | Nisa Suresi / 85. Ayet Meali
Fotoğrafını paylaşan bir bayan, namahrem erkeklerin eline, istediği zaman açıp bakabileceği ve baktıkça günaha gireceği bir fotoğraf vermiş ve buna önayak olduğu için kendi de günaha girmiş olur. Bir hadis-i şerifte Resûl-i Ekrem aleyhisselatu vesselam Hz. Ali radıyallahu anh’a şöyle buyurmuştur : Ey Ali! Bakış bakışı izlemesin. İlk bakış sana ait (mübah), sonraki ise sana ait değildir. Kadını dışarıda gördüğünde bir ya da -Allah’tan korkmazsa- iki defa bakabilecek olan erkeklerin, keyfî (zorunluluk olmadan) paylaştığı fotoğraflarına istediği kadar bakabilmesi, Efendimiz’in Hz. Ali’yi uyardığı bakışlara (keyfî bir nedenle) fırsat vermesi nedeniyle paylaşan kişiye de erkek o fotoğraflara baktıkça günah olarak yazılabilir.
Ayrıca erkeklerin, yaradılışlarından gelen ‘en ufak bir şeyden bile etkilenen’ yapıları var ve bu fotoğraflara bakan erkeklerin çoğu genelde farklı amaçlarla bakarlar. Bunlara delil olarak; “sadece internette” fotoğraflarını görüp etkilenen ve tanışıp evlenen birçok çifti gösterebiliriz. Bir bayan, kendisine pis nazarlarla, şehvetle bakılmasını istemez ve istememelidir. Bu yüzden buna sebep olacak ve karşısındakini günaha ve yanlışa sevk edecek davranışlardan kaçınmalıdır. Bir kadının fotoğraf paylaşmasını ümmet-i Muhammed’in açısından düşündüğümüzde ise, “tesettürlü bir bayanın rahatlıkla fotoğraflarını paylaşması” olayını normalleştirmiş oluyor ve etrafındaki birçok arkadaşının kendisinden cesaret alarak, ya da “O bile paylaşıyor demek ki o kadar da kötü bir şey değil” diye düşünüp onların da fotoğraf paylaşmasına sebep olabilir ve zamanla bu ümmet-i Muhammed’in kadın ve erkeklerine yayılıp (ki şuan öyle) normalleşmesine ve ahlakın zamanla bozulmasına sebep olan bir hareketin piyonu olur. “Benim profilim ve fotoğraflarım sadece arkadaşlarıma açık ve namahrem erkekler ekli değil, o zaman da paylaşmam sakıncalı mı?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Fakat, sosyal medya artık herkesin cep telefonunda ve sürekli açık bir halde, kız arkadaşlarınızın abileri, erkek kardeşleri ya da erkek kuzenleri rahatlıkla arkadaşınızın telefonundan resimlerinizi görebilir ve farklı hislere kapılabilir, hatta otobüste, okulda ya da kalabalık ortamlarda sürekli cep telefonundan girilen sosyal ağlarda sizin fotoğrafınız ekranda gözükebilir. Sosyal medyadan kopyaladığı fotoğraflara (özellikle tesettürlü bayanların fotoğrafları) photoshop uygulayarak farklı ve uygunsuz fotoğraflara dönüştüren ve dinle dalga geçmek ya da cinselliği öne sürmek amacıyla internette yayınlayan birçok insan var ve bunların altına terbiyesizce yorumlar yapanlar var. Fotoğrafları photoshopla uygunsuz hale getirenlerin sayısı oldukça fazla ve hukukî mücadeleler bu kişilere etki etmiyor. Aslında masumane olan bir fotoğrafı paylaşan bir bayanın, bir gün hiç beklemediği bir anda karşısına hiç olmayacak şekilde fotoğrafları çıkabilir, bu uygunsuz fotoğrafları ve yorumları kişinin anne-babası, eşi, çocukları vs. görebilir. Böyle olaylara maruz kalan çok sayıda insan var. Bu nedenle böyle insanlara fırsat vermemek ve böyle bir düzenbazlığın içinde kendinizi bulmamanız için fotoğraflarınızı sosyal medyada paylaşmamalısınız. Belki bu zamanda nefse çok ağır gelse de, herkes en güzel ve alımlı fotoğraflarını paylaşırken ve bu durum artık normalleşmişken, sırf Allah’ın rızasını kazanmak için; O’nun, meleklerine övdüğü bir kulu olabilmek için; nefsi çok istediği halde tesettürüne zarar gelmesin diye fotoğraflarını sosyal mecralarda paylaşmayan kişiye işte Rabbinin müjdeleri : Âhiretteki ücret ve ödül, iman edip haramlardan sakınanlar için elbette daha hayırlıdır. (Yusuf Suresi / 57. Ayet Meali) Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki Allah’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda (Allah’ı sayıp, haramlardan sakınmada) en ileri olandır. Muhakkak ki Allah her şeyi mükemmelen bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır. (Hucurât Suresi / 13. Ayet Meali) Allah, Kendisine karşı gelmekten sakınan takvâ ehlini ise, iman ve takvâları sayesinde, o cehennemden kurtarıp muratlarına kavuşturur. Onlara hiçbir fenalık dokunmaz. Onlar asla üzülmezler de. (Zümer Suresi / 61. Ayet Meali) Allah,
tüm ümmet-i Muhammedi takva ehlinden eylesin.. Kusur bizdendir, hakkınızı helal edin..