Ne çok burukluk topladım kendime.
Doug Jones

#extradirty
RMH

pixel skylines

tannertan36
art blog(derogatory)
untitled

Discoholic 🪩

titsay
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
Today's Document

roma★

oozey mess
hello vonnie

❣ Chile in a Photography ❣
One Nice Bug Per Day

if i look back, i am lost

gracie abrams

@theartofmadeline

shark vs the universe

seen from France

seen from Netherlands
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from Malaysia

seen from India

seen from Canada
seen from Ireland

seen from Brazil
seen from Brazil

seen from Australia

seen from United Kingdom

seen from Russia

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Türkiye
@cinayet
Ne çok burukluk topladım kendime.
Bayılıyorum istenipte ulaşılmayışıma...
Ah bu karanlık! Biçilmiş kaftan. Yalnızlığıma..
Bazen öyle mutsuzum ki yataktan çıkmamanın sınırlarını zorluyorum. Uyanıyorum, bilincim yerine gelir gelmez uyandırıyor içimdeki bu garip hissi. Herkes gibi olamıyorum. Ne aynı kaygıları duyuyorum, ne aynı umutlarla yetinebiliyorum. Başka türlü..
Kollarımı açıp rüzgarın doldurmasını seviyorum ben.
Ben sallanıyorum. Zincire tutunmuş çocukluk, ellerinde demir kokusu. Karnı acıkmış. Yemeğe gel diye seslenen bir annesi olmamış. Kimseye şımarmadan büyümüş. Kim sevse şımarır. Kimi severse ona şımarıktır şimdi.
Anlatmak istiyorsun ama anlatacaklarının seni götüreceği yeri kestiremiyorsun. Söylemek değil mesele. Söyledikten sonra olacaklara gücün yetmeyecek biliyorsun bazen. Biliyorsun değişmez şeyler var. Umut az yorgunluk tüm sinir uçlarında..
Yalnız ben miyim? Benim gibi olsa gerek şimdi birileri de..
İnsan insanın açlığını duyar önce. Bulunca da öyle kolay kolay tatmak istemez. Çekinerek, yavaş ve tedirgin. Bir ceylanın su içmesi gibi. Her an tetikte olması gerektiğini bilir. Bazen öyle lezzetlidir ki tedbiri elden bırakırız ve bir an önce tüketmek isteriz. Tüketiriz ve doyarız hatta. Bir lokma daha istemiyoruzdur artık. Bu açlıkla ne kadar yaşadığımızı unutur. Unutunca da nankörlük ederiz. Açken hiç doymam, tokken hiç acıkmam sanar insan. İnsan hiç bitmeyen bir lezzettir. Fakat her insan değil, her insana değil.
Ne kadar saklamak istesen de kendinden içinde bir yerlerde olduğunu biliyorsun. Bazı şeylere hiç tesadüf etmeseydim, bu ağırlık yine de kurulup oturur muydu zihnimde. Şimdi tüy gibi hafif ve özgür bir zihin yerine o tesadüfü tercih eder miydim? Hiç şüphesiz ederdim.
"ateşin buzdan maşası" bu ne derin tamlama...
Bir kadın duymak isteyipte duyamadığına duymak istemediklerini duymaktan daha çok kızar.
Bir yerlerde bir sorun mu oldu, yine.
1 sevdiğim kadın, 2 filiz akın.
Hiç şüphesiz her erkek isteyecek seni. Ben de istiyorum. Diğerlerini öldürecek kadar istiyorum.
Bugün plazanın terasında sigara içiyorum. Aklımdan geçenler var bir de sigara başka hiçbir şey yok sanki dünyada. Gözüm bir saniye belkide yaşlı bir çifti gördü. Sonra döndü boşluğa. Bir el omuzumda o amca. Ateş isteyecek sandım. Gökyüzü başına mı yıkıldı evlat dedi. Yıkıldı be amca. Yıkıldı diyemedim. Yine de sarıldı okşadı başımı. İyiyim, ilginize teşekkür ederim dedim. Gözlerim dolmuş. Hani belli etmezdim. Sigarayı söndürüp hızlı adımlarla işime döndüm. Yolda sürekli tekrar ettim. Belli etme, belli etme, belli etme, belli etme...
Ben votka içmeyi çok açken bir yandan yemek hazırlarken seviyorum. Şarabı şişeden içmeye bayılıyorum. Rakıdan uzak duruyorum ki fazla dürüst yapmasın beni. Bazı şeyler hiç söylenmemeli. Bazı şehirler özlenmemeli. Bu kadar.