Her işte imkan üzerine tırmanmak ve engeli aşmak dâvası. İşte aksiyon budur.
Necip Fazıl Kısakürek
ojovivo
will byers stan first human second
Jules of Nature
RMH

ellievsbear
Misplaced Lens Cap
TVSTRANGERTHINGS
sheepfilms
Keni
YOU ARE THE REASON
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available

tannertan36

No title available
almost home
we're not kids anymore.
Cosimo Galluzzi
Stranger Things
Cosmic Funnies
Xuebing Du

seen from Nepal
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from South Korea
seen from Vietnam

seen from Finland

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@davetcininnotdefteri
Her işte imkan üzerine tırmanmak ve engeli aşmak dâvası. İşte aksiyon budur.
Necip Fazıl Kısakürek
"Allah'ın evleri ne ile şenlendirdiğini size haber vereyim mi?" diye sordu. "Evet, ya Rasulullah" deyince, "Sana kaba davranana senin yumuşak davranman, sana zulmedeni senin affetmen, sana vermeyene senin vermen, sana gelmeyene senin gidip ziyaret etmendir." Buyurdu. (Tirmizi) ____________ Fethi Yeken, Davet Yolunda Hazırlık
Böyle bir kardeşim olduğuna çok memnun oldum😊❣
Selamun aleykum kardeşim. Allah sizden razı olsun.
Nihayetinde güneşli havalardaki yürüyüşün değil; rüzgarla ettiğin mücadeledir başarını belirleyecek olan. Işığın altındaki parıldaman değil; içindeki ve dışındaki karanlığı idare edişindir. Nasıl koştuğun değil; defalarca düştükten sonra ayağa kalkma şeklindir başarını belirleyecek olan. Zaferlerin değil; mağlubiyetlerinin karşısındaki tavrındır. Güçlü hissettiğinde yaptıkların değil; kırgın ve düşkün olduğun zamanlarda yaptıklarındır. Yürüme kabiliyetin değil; Umutsuz ve ayağa kalkamaz haldeyken bile içinde bulduğun emekleme istediğidir. Kazandığın zamanki tavrın değildir başarını belirleyecek olan... Kaybolmuş ve kaybetmiş hissettiğin zamanlardaki kimliğindir. Çünkü karakter kıyıların mamulü değildir. Karakter, dalgaların arasında doğar. Hani şu yıkıp geçen dalgaların. “Bir daha düşmek için bir daha ayağa kalkmanın ne anlamı var?” diyen dalgaların. “Okyanusları geçmek senin için çok iddialı. Hiç şansın yok.” Diyen dalgaların. Ama gördüğün gibi… Kahramanlar ödülleriyle değil yaralarıyla anılıyor.
Yasmin Mogahed, Africa, 2015
Asr-ı saâdet'te yaşayıp da İslâm'ın ilk doğuşundaki cehd ve gayretlere katılamamış olmanın üzüntüsü hasretini çekme, Ey Müslüman!.. Senin yaşadığın zaman da pek yakında öyle bir “ikinci doğuş” ve “diriliş"e sahne olacaktır!.. Böylece rûhunun susadığı büyük fetih ve cihad iştiyakı, hayâl bile edemeyeceğin ölçüde te'min ve tatmin olunacaktır! İşte nice zamandan beri küsûf halindeki "İslâm Güneşi” karanlıkları yırta yırta ufukta yükselmeye başlamıştır!.. Hem de beklenmedik bir sûrette Batı'dan!..
Veyl (yazıklar olsun), kendini Müslüman bildiği hâlde “Güneş Batıdan Doğarken” bu büyük oluşun heyecanını duymayan ve gayrete gelmeyenlere!..
____________ Kadir Mısıroğlu, İslâmcı Gençliğin El Kitabı
Davetçi kardeşim! İnsanlara olan ilgini erteleme.
"Biriniz işini sağlam ve özenerek yaptığı zaman Allah Teâlâ buna memnun olur."
Gerçek bir davetçi kendi nefsi için değil, başkaları için yaşar. Kendi huzur ve saadeti pahasına insanların saadetine önem verir. Kendi acılarını ve sıkıntılarını yutarak Allah'ın indindeki mükafatını gözetir. Çünkü bilir ki böyle bir davetçinin ecri Allah katında çok büyüktür. ____________ Fethi Yeken, Davet Yolunda Hazırlık
"Kulun yuttukları arasında Allah'a en sevimli olanı onun kendi kızgınlığını ve gazabını yutmasıdır ki, kul bunu Allah için yapınca Allah da onun kalbini imanla doldurur." ____________ Hadis-i Şerif, Ibn-i Mace
“Her şeyi bildiğiniz halde hala sizin gibi düşünen insanlarla yan yana durmuyorsanız, örgütlenmiyorsanız kendi adınıza korkun!”
____________
Hamza Tzortzis
"Esselamu aleykum ve Rahmetullahi ve berakatuh kardeşlerim. ... Allah beni affeder insallah. Burada çok vaktim kaldığını sanmiyorum. ... Ağzımdan kan geliyor. Sanırım bunlar benim son anlarım. Hepinizi Allah rızası için seviyorum. Ahiret gunune kadar Mezarimda nimetlendirilmem icin bu projemi ayakta tutmanız için size yalvarıyorumm. Eğer birilerini kıracak bir şey yaptıysam beni lütfen affedin..." Ali Benat'ın 2 saat önce yayınladığı video. Birçoğumuz onu Mekteb-i Suffa'nın yayınladığı "Kanser ile Ödüllendirildi" videosundan tanıyoruz. İbrettir bize kendisi.
Bir ihlâs tarifi:
İhlâs, süt emen çocuk gibi,kendisini övene de sövene de hiç aldırış etmeyip işine, ibadetine devam etmendir.
"Davetçi olarak benim işim dinine en az bağlı kişiye konuşmaya çalışmak. Benim işim, burada bulunmak dahi istemeyen kişiye konuşmak. Bu kişiye ulaşmaya çalışıyorum ben. Çünkü bu kişi İslam’a bir iplikle tutunuyor olabilir. Hatta bunu kendi ağızıyla bile söylüyor olabilir. “Bundan sonra Müslüman olarak devam etmek isteyip istemediğimi bile bilmiyorum” “Müslüman olarak devam etmek istediğimden emin değilim.” Bunlar seyircilerin arasında oturuyorlar. ...
Bazılarınız din hakkında çok fazla şey bilmiyordu ama biraz Arapça öğrenmeye başladınız, birkaç seminere katıldınız, kurslar, dersler… Art arda videolar indirdiniz, deli gibi not aldınız sonra üniversitenin din kulübünde hutbe vermeye başladınız… Şuan dört yıl öncesine göre çok fazla şey biliyorsunuz. Ama ne var biliyor musunuz? Bilginiz arttıkça sizden daha çok beklenti olduğunu fark edeceksiniz. Etrafınıza bakıp (sadece sizden değil) onlardan da daha çok beklenti olduğunu düşüneceksiniz. Ki bu doğru değil. Sadece sizden daha fazlası bekleniyor.
Kendi yükünüzü başkalarına yükleyemezsiniz.
Kimsenin omuzlarında Rasulullah Aleyhisselam’dan fazla yük yok."
Devamı ve tamamı için linke tıklayın: https://www.youtube.com/watch?v=359l39RLvOM
Birçok genç dine döndüğünde kişiliğini kaybediyor. Birkaç arkadaşıyla otururlarken iyi vakit geçiriyorsa "estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah... İyi vakit geçirmek açıkça haramdır; benim de imanıma zarar verecek." diyor. Bekle, sakin ol; kendin olabilirsin." İçinizden biri "acıktım ben" diyerek yemek sorabilir. "Estağfurullah el-azîm. Biz burada ne kadar uyuduğumuzu ve ne kadar cok ibadet yapmamız gerektiğini tartışıyoruz, sen yemek diyorsun." (demiyor Ashab-ı Kehf) Hayır, kınama falan yok. "Gidip yiyelim dostum!" diyorlar . Dindar olmaya başladığında asosyal biri olmak zorunda değilsin. Evet, bu insanlar bir hayatı terkettiler. Evet, hayatları tehlikede olduğu için mağaraya sığındılar... Ama yine de restorana gittiler.
#motivasyon