Evet-Hayır Oyunu – Bölüm 2
Alan Watts
Çeviren İrem Janssen
Çevirisi yapılan videonun orijinalini bu bağlantıda bulabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=HwYeTUYL2m4&list=PL-JXohcpPtsAKplJF00nyBcrSTlAzo51a
Her türlü insan deneyimi siyahtan kurtulmak üzerine inşa edilmiş. Ne zaman Dünya’yı daha iyi bir yer yapmaktan, Dünya’yı güzelleştirmekten bahsetseniz, aslında kast ettiğiniz şey, siyahtan daha çok beyazlara yer açmaktır. Eğer siyahin tarafındaysanız, siyahın kazanmasını istiyor da olabilirsiniz. Tıpkı satrançtaki siyah taşlar ve beyaz taşlar gibi. Her iki renk de oyundadır. Tek fark beyazın ilk hamleyi yapıyor olmasıdır. Ancak pratik hayatta beyazı veya siyahı tamamen yok etmek asla mümkün olmaz.
Şöyle bir düşünceye sahip olabilirsiniz: “Param olmadığı için hep sefalet içindeydim. Arabamın taksitini bitirip bitiremeyeceğimindin bile emin değilim. Belki de hastalanacağım ve çalışamayacağım. Ve yeterince param olmadığı için sefil olacağım. Eğer biraz daha param olsaydı her şey çok daha güzel olurdu.” Ve daha fazla paranız olduğu anda mutluluk skalasında yükseleceğinizi düşünürsünüz. Ancak skalada daha yüksek bir yere çıktığınız zaman, başka bir seviyedeki karşılaştırmalarla karşılaşırsınız. Belki arabanızın taksiti konusunda endişelenmenize gerek kalmamıştır, ancak yeni başka endişeler başlar. “Ya birisi hırsızlık yapar ve sahip olduklarımı benden alırsa ne yaparım” diye düşünürsünüz. Alarm sistemleri kurarsınız, özel güvenlik tutarsınız. Yeni bir mutluluk seviyesine ulaşmışsınızdır. Ancak bu sefer ulaştığınız yeni seviyedeki endişeler kafanızda belirir. Yani hayatınızdaki beyazları arttırmışsınızdır, artık eskiden olduğu gibi küçük beyazlar yerine büyük alan kaplayan beyazlarınız vardır. Ancak bu büyük beyaz alanla beraber büyük bir siyah alan ve endişeleriniz de beraberinde gelmiştir. Ve işte o zaman siyahın ve beyazın asla birbirinden ayrı olamayacağını, birinin diğerinden daha fazla olamayacağını anlarsınız.
Parasal zenginlik saka edilecek bir konu gerçekten değildir. Parayla beraber büyük bir sorumluluk ve bununla ilgili endişeler beraberinde gelir. Yani özenilecek hiçbir şey yoktur bu hayatta, çünkü her beyaz kendi siyahıyla beraber gelir.
Söylemeye çalıştığım şey aslında şudur: oyunu yenemezsiniz. Kısa süreli kazandığınız illüzyonunda olabilirsiniz. Zaman zaman kazandığınızı, beyazları veya siyahları arttırdığınızı zannedebilirsiniz. Ancak asla kaybetmeden kazanamazsınız. Bu hep dengededir. Beyazlar asla siyahlardan fazla, siyahlar da beyazlardan daha fazla değildir. Bu oyun bize zıtlıkların bilincinde olmayı öğretir. Çünkü hayat tam anlamıyla budur.
Dünya’nın daha iyi bir yer olması için aslında yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Çünkü Yang’den daha fazla Ying olması bu oyunun kurallarına göre mümkün değil. Birilerinin kaybetmediği, herkesin kazandığı bir oyun yok. O zaman söyle deriz: “Peki bütün bunların amacı ne? Nehre atlayıp hayatlarımıza son mu verelim?” Çünkü ancak oyunu kazanabildiğimiz zaman bir şeyin anlamlı olduğuna inanırız.
Ancak anlamı olan şey oyunun kendisidir, kazanmak veya kaybetmek değildir. Negatif elementi olmadan oyunun canlı kalmasına olanak yoktur ve esas önemli olan şey sadece oynamaktır. Hayat dediğimiz sanatın kazanmakla veya beyazları arttırmakla bir ilgisi yoktur. Hayat dediğimiz şey bir sanattır, çünkü bu sadece bazen siyahın, bazen de beyazın kazandığı, hem siyahın hem de beyazın eşit şekilde var olduğu bir oyundur. Ve önemli olan tek şey oyunun kendisidir, kimin kazandığı değil.
O zaman korkacak ne var? Bu hayatta korkacak ne var?
Doğum-yaşam, yükseliş-alçalış, gözyaşı-mutluluk… Bir türlü içinden çıkamıyoruz, sürekli oyunun içindeyiz, sürekli oynuyoruz. Tanrı ile beş dakikalık bir randevunuz olsaydı, ona ne sorardınız? Oyunda kazanmak için ne yapmanız gerektiğini soramazdınız, çünkü artık bu oyunda gerçek bir kazanan olmadığını, her şeyin dengede olduğunu biliyorsunuz. Tanrıdan beyazlarınızı arttırmayı isteyebilirsiniz, ancak istediğiniz Ying ile beraber bir Yang geleceğini de biliyorsunuz. Belki de şu soruyu sorardınız: “Ey Tanrı, ben bu pozitif ve negatif oyununu anladım. Peki, bu oyunun ötesindeki gerçeklik nedir?” O zaman Tanrı size şöyle derdi: “Sorduğun sorunun bir anlamı yok. Çünkü eğer bu siyah-beyaz, Ying-Yang oyunu olmasaydı, var olduğunu nasıl bilebilirdin? Bu oyunun ötesindeki gerçeklik ancak bu oyun sayesinde var olabiliyor.”
“Ben buradayım ve ben varım” diyebilmeniz için siz olmayan ve sizden başka bir şeyin var olması gerekir. Bunu için zıtlıklar lazımdır. Yani oyun, var olduğunu bilmemiz için gerekli. Sen olmadan diğeri, diğeri olmadan da sen olamazsın. Bu oyunun ötesindeki gerçeklikte sen ve öteki aslında BİR ve aynı şey. Ancak bunun ayrımını bilmek için oyun gerekli.
Ellerimi ve kollarımı oynatıyorum, yürüyorum, yemek yiyorum, size karşı kaba da olabilirim nazik de olabilirim. Bunlar bilinçli yaptıklarım. Peki, vücudumda dolaşan kan ile ilgili ne kadar bilinçliyim? Örneğin birinin kalbi durduğu zaman “Kalbi durmuş” diyoruz. “Adam kalbini durdurmuş” demiyoruz. Çünkü bu bize olan bir şey, üzerinde bilinçli kontrolümüz yok. Artık siyahın beyaz ve beyazın da siyah olduğunu, bunların birbirinden ayrılamaz olduğunu biliyoruz. Şimdi de size olan şeylerin ve sizin bilinçli olarak yaptığınız şeylerin birbirinden ayrılmaz ve aslında aynı şey olduğunu anlatmak istiyorum. Size olan şeyler aslında sizin bilinçli yaptıklarınızdır, sizin bilinçli yaptıklarınız da aslında size olan şeylerdir.
“Yapmak” eylemi olmadan “olmak” eyleminin olması mümkün değildir. Mutlaka bir şeyin olması için bir şeyin yapılması gerekir. Siz, size olan şeylerle sizin yaptığınız şeylerin birbirinden farklı olduğunu zannediyorsunuz. Aslında değiller.
Bu oyunun ötesindeki realitede var olan güç “yapar”, ve onun yaptıkları size oyunun içinde “olur”. Oyunun içinde sizin “yaptıklarınız” yine oyunun içinde “olur”. Ve bütün bunlar için oyun gereklidir.
https://degisimbasladi.tumblr.com/
https://www.facebook.com/Humanity-Rising-Humble-writings-to-help-ascension-1333916226668373/?ref=ts&fref=ts
https://humanityrisingblog.wordpress.com
https://www.facebook.com/profile.php?id=718596821654268&ref=ts&fref=ts












