'İyi bir kitap okuduğumda,yazarına çay demlemek istiyorum'
$LAYYYTER
ojovivo

blake kathryn
Xuebing Du
The Bowery Presents
One Nice Bug Per Day
Misplaced Lens Cap
EXPECTATIONS
Keni

pixel skylines
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
YOU ARE THE REASON
occasionally subtle
sheepfilms
Cosimo Galluzzi

#extradirty

Origami Around
Stranger Things
Today's Document
TVSTRANGERTHINGS
seen from United Kingdom
seen from Israel

seen from United States
seen from United States
seen from Belarus

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia

seen from Australia

seen from Mexico

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Australia
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from Germany
@denizinkolesi
'İyi bir kitap okuduğumda,yazarına çay demlemek istiyorum'
Geri dönüyorum....
Tüm sosyal medyalardan ve çok telefon kullanma süresinden uzaklaşıp, yıllardır hasretiyle yandığım sevdiklerim ve bu 5 yıl içerisinde toprağa verdiğim tüm sevdiklerim adına hayalini kurduğum üniversite ve yaşam için ayriyeten söz verdiğim insanlar için (ruhları şad olsun) bu saatten sonra her şeyden vazgeçtim. Bu dakikadan sonra hayata geri dönüyor, isyanımı bitiriyor ve toprağa verdiklerime verdiğim sözler adına hayatta tekrar çabalamaya dönüyorum...
Bir gün bu hesaba, başardım diye güççük bir mesaj bırakacağım. :)
Adım ve sevdiklerim üzerine yemin ederim.
28.06.2019 🖤
Alışırsın dediler, alışamadık.
"Bir yer bulalım,
Dünyadan uzak..."
Güzel günler gerçekten gelecek mi, yoksa intihar etmeyelim diye bizi kandırıyorlar mı?
Uzun zamandır Tumblr'da yoktum. Maalesef hayatımda çok sevdiğim birini kaybettim. Bu kişi başta bana çok kötülük yaptı, hayatımı olmaz zorluklara soktu. Beni yaşamımdan bıktırdı... Ama sonra hayatımı güzelleştirmek için elinden gelenin fazlasını yaptı. Benden binlerce kez özür dileyip, helallik istedi.
Yaklaşık 5 hafta önce bana bir tanıdığımızın arabasını alıp İzmir'e, memlekete gideceğimizi söyledi... Birlikte hayaller kurduk. Haberini aldığım ilk an bana verdiği sözler geldi, birlikte düşlediklerimiz. Ben onu yere göğe sığdıramazken onu soğuk iki buçuk metre mezara sığdırdılar. Hayat ne tuhaf değil mi? Siz bir hayal kuruyorsunuz, planlar yapıyorsunuz ve sonra bir de bakıyorsunuz ki hayat bambaşka yollar çıkardı karşınıza...
Ben hiç ağlamadım çünkü biz birbirimize hiç ağlamayacağımıza dair söz vermiştik ölümlerimizde... Tek bir sefer ağladım. O da İzmir'e gideceğiz diye hayal kurduğumuz arabayla onun mezarına gittiğimde.
Bazen öyle çok bağırasım geliyor ki... Sanki bu yol hiç bitmeyecekmiş gibi. Ama bitecek, ne yazık ki ondan geriye kalan acım da bitmeyecek ama alışacağım.
Ben onu çok sevmiştim ama sevdiğim bir filmde de dendiği gibi:
"Delibalın fazlası zehirdir."
İkimiz de beraber kumsalda oturmuş denize doğru bakarken ona doğru dönüp sordum:
"Neden hep bir şeyler eksik?"
Gözleri güneşten kısılmış, bana doğru anlamayan gözlerle baktı.
"Anlamadım..."
Derin bir nefes aldım.
"Çok mutluyum ama Duygu'nun yokluğu yüreğimi dağlıyor. Ben burada olmanın hayalini onunla kurmuştum seninle değil. Ama o şu an burada değil. Tüm zor zamanlarımda buradaydı, hep yanımdaydı."
Biraz durdum ve sözlerime devam ettim.
"Tüm o sevdiklerim, hiç gitmeyeceklerini sandığım güzel insanlar. Onlar da benimle acımı paylaştı ama şimdi burada değiller. Galiba mutluluk özletiyor. Hep bir şey eksik oluyor, hep bir yanımız kırgın..."
Sözünü çok net bir şekilde dile getirdi.
"Yaradandan başka hiçkimse tam olamaz..."
İZMİR kitabından bir alıntı...
Ne zaman birine çok mutluyum desem bir saat sonra cenazem kalkıyo hiç şaşmaz bu. bu.
Önemli olan tene değil, tenin binlerce kat altındaki yüreğe dokunabilmek. Ve inanın bana, bunu çok az kişi başarır.
O ne yaptı biliyormusunuz?
“Madem karanlığını aydınlatamıyorum” dedi.
“O zaman seninle birlikte o karanlıkta otururum...”
“Sen kucağımda, hayalden falan. Saçlarını da okşarım birazdan..”
ellerini de tutarım hatta’
Sen kucağımda uyursun ben kirpiklerinle oynarım belki…
Sonra belki uyanırsın, bana uzun uzun derince bakarsın...
İzmir Ege'dedir.
Sen de bendesin...
Yakup oldum, Yusuf'un yollarını gözledim.
Ve Züleyha oldum, önce Yusuf'a eziyet edip işkenceye gönderdim. Sonra onun aşkından yanan ben oldum. Asıl mesele şu ki, Yusuf zindana gidince zindana atılan bendim.
Ya da Yusuf köle olarak satıldığında, eşşsiz bir mücevherken satılan ben oldum.
İşte bu yüzden ayrılık kalana koyar... Giden de üzülür ama kalan kahrolur.
Giden, döndüğünde birinin olacağını bilir. Ama kalan, gidenin ne zaman geleceğini bilmez...