altı ay gece olan bir ülkede uyansaydık, karanlık şiirler yazacaktık gün doğumuna dair ve soracaktık...bir gün, gün ışığını yakalayabilir miyiz?
NASA
occasionally subtle

Origami Around

titsay
EXPECTATIONS
noise dept.
No title available
YOU ARE THE REASON

shark vs the universe
d e v o n

if i look back, i am lost
art blog(derogatory)
he wasn't even looking at me and he found me
cherry valley forever
Sweet Seals For You, Always

Kaledo Art

No title available
trying on a metaphor
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Show & Tell
seen from Czechia
seen from Malaysia
seen from Italy

seen from Australia

seen from Honduras

seen from Germany
seen from United States

seen from Germany

seen from Russia

seen from United States

seen from United States
seen from Honduras
seen from Indonesia

seen from Honduras
seen from United States

seen from Canada

seen from Singapore
seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
@derindekii
altı ay gece olan bir ülkede uyansaydık, karanlık şiirler yazacaktık gün doğumuna dair ve soracaktık...bir gün, gün ışığını yakalayabilir miyiz?
...
acıyı seviyorum dediğimde insanların garip bakışları oluyor üzerimde. acı, bana mutlu olabildiğim o nadir anların değerini hatırlatıyor ama hissizliği sevemiyorum.geçmişe takılı kalmıyorum ama geçmişimden izler taşımak istiyorum.hayatıma giren herkesten bir iz olsun istiyorum.her girdiğim hayatta bir iz bırakmak istiyorum çünkü dokunuşu olmamış bir yaşam sadece zaman kaybı gibi geliyor.herşeyden bir kesit hatırlamalıyım.her yeni anda bir önceki anı hatırlamalıyım ama devam etmeliyim.tecrübe yada birikim bunun adı…bilmiyorum. insan eğer hissizse bunları yaşaması pek mümkün olmuyor ama acı öyle değil.acıyı hissedersin acı insanı kendine getirir
Tem 9
bişeylerin kıymetini mi bilemedik yoksa çok mu geç anladık,bişeyleri anlamaya yada yaşamaya vaktimiz mi yoktu,fırsat mı vermediler bilmiyorum. yitirmekten korkar gibi kalbimizde sakladığımız ne varsa hepsi yitip gitti.koca ömrüm dediğimiz o seneler öyle bir geçiyor ki anlamıyoruz bile.
erken çöktü hüzün bu gece... kalbimde de aklımda da varlığından hiç ödün vermemiş,hep bi tedirginlikle kafamda bir yerlerde sakladığım o korkunç gerçekler sanırım 7 ay sonunda yine gün gibi karşımda.emin olamıyorum.ölüm gibi derdim ya hani..ölüm gibi bir sessizlik var çözemiyorum.yazsam? ne yazıcam.sorsam? kime sorucam.cevap verseler doğru mu söylüyolar diye düşünücem.bu sefer birlikte olmuyor olmamız benim bunları düşünmeme engel değil.yeniden aynı şeyleri yaşamak yada yaşayacak olmak fikri kızgın demir gibi mideme saplanıyor sanki.günlerdir bitmeyen huzursuzluk geçmeyen sıkıntı bu yüzden miydi? arıyorum işte.ulaşılamayan bir telefon var.biri dünyanın diğer ucunda olduğunu söylüyor ötekinden haber yok.ben biliyorum,ben yanılmam.yeniden aynı şeyler yaşanıyor ama tek bir farkla: bu sefer kimsenin hiçbirşeyden haberi yok...en azından öyle zannediyorlar.
Mayıs 6
yarım bırakılan her şarabın öyküsü başka bir öykünün gecesidir.çünkü birden çok defa uçurumdan atlar,ölür,yeniden doğar insan.
birisiyle olan ilişkimiz birkaç ayı geçtimi nasıl da “aşık oldum” diyebiliyoruz değil mi. herşeyi atlatıp bir defter kapattığın zamanlar geldiğinde “gerçek aşk bu değil” demiş olmak en acı verici şey ama seni hakedeni onun da hakettiği şekilde sevdiğin zaman gerçek aşk işte ancak o zaman olabiliyor.
terk eder giderim bu şehri diye düşünürsünüz bir an.ama ne kadar büyük bir istekle ne kadar uzağa giderseniz gidin içinizde hep bişeyler kalır o yerde. anılarınız,acılarınız,insanlarınız, kaybedişleriniz,hayalleriniz,kırılmışlıklarınız, geçmişiniz orda kalır.
şimdi değil belki ama bir uyuyamayıp yatağında dönüp durduğun zaman ne yaşattığını anlayacaksın
belki de maskem düşmüştür bu gece,kim bilir. canımı yakan şeylerle alay edince geçti gitti sanıyorum ya.en kötüsü de bu işte.her güne gülümseyerek başla..başla tabi.insanın böyle zamanlarda bile yüzü gülebiliyor. içimiz yana yana gülmek,gülmek,gülmek.en büyük silahımız da bu değil mi zaten.
uyumuyordum.uyutmuyordu düşünceler. insanlar aklındakilerden uyuyarak kaçtıklarını sanarlar oysa gerçek işte dağ gibi karşılarındadır.kaçılmıyor. içindeki boşluğun,düştüğün karanlığın kafanda susmak bilmeyen seslerin verdiği acının her zerresini yaşıyorsun.yaşamak zorundasın çünkü tamamen düşmeden yeniden kalkamazsın. kötü biri çünkü o benim zayıf noktam ve bunu biliyor. bu durumun yasını tutmaktan ne zaman vazgeçerim bilmiyorum.bigün ona artık kızmayı bırakmaktan korkuyorum.hala kızabiliyorsam seviyorum demektir. peki ya birgün bundan vazgeçersem?
6 Şubat 2016 [04.13]
beni üzen şey ne biliyor musunuz. birlikte tek bir hatıramız bile yok.yani ne doğru düzgün sarılmamız,ne fotoğrafımız, ne başka bir şey…onunla ilgili ‘aa bu da böyle bi anımız bak burda da böyle olmuştu’ diyebileceğim hiçbirşey yok.iyi bişey mi değil mi bilmiyorum.insanlar hatıraları oldukları yerleri gördüklerinde aklına getirir sevdiğini..bense kafamı nereye çevirsem ‘burda da olabilirdik.’ diyorum. bu çaresizliktir.
o gün seninle son kez yan yana olduğumuzu biliyordum.gözlerimi gülüşünde biraz daha fazla tuttum,belki son kez sarıldım..
6 Şubat 2016 [04.00]
kafanı ellerinin arasına alıp deli gibi ağladın dimi başkasına dokunduğunu öğrenince. miden yandı,kafana balyozla vurdular dimi.kendine bağırdın salaksın,yine salaksın dedin.derini parçalamak istedin dimi.günlerce yemedin içmedin uyumadın,aklına geldikçe ağlamak istedin ama akmadı o gözyaşları dimi. çünkü iki yıl önce son ağlamanda yemin etmiştin “ağlamak yok” demiştin kendine.ne olursa olsun canından can bile koparsalar ağlayamıyorsun ve şimdi işte tam da damlaların dışarı akması gereken yerde sen içine akıtıp yine kendini,kendi içini zehirliyorsun dimi? peki sorsana kendine. neden..yeniden aynı şeyleri yaşayacağını bile bile neden affettin?
5 Şubat 16'
bugün sevincimi paylaşacak birini bulamadım yanımda.telefonun ucunda da yoktu zaten. bir buçuk yılın sonunda yüzünü görmek,sarılmak..ne kadar uzakta bile olsa hergün sesini duymak,her okul çıkışını heyecanla beklemek tekrar arayabilmek için dakikaları saymak.evet çok sevmek,çok sevdiğimiz kadar çok da üzülmek,belki çok beklemek,umut etmek,merak etmek -deli gibi merak etmek- ‘ya yine aynı şey olursa’ diye endişelenmek ama güvenmek..herşeyden önce kıskanmak da sevdaya dahil değil mi? bitti biliyorum ama gerçekten bitti mi?kalbinden söküp attım mı da bitti diyorum hiç düşünmeden? … bugün o telefonun ucunda biri yoktu çünkü zaten aslında hiç olmamıştı.küçük şeylere çok büyük anlamlar yükledim ben ve şimdi akılsız duygularımın cezasını bir süre daha kendim çekicem.taa ki,aklımın köşesinden ve kalbimin derininden onu silene kadar…
gözünün daldığı yerde uzanamadığın biri vardır
(via derindekii)
ille de bir sevdada boğulayim diyorsanız en azından boğulduğunuza deysin.
güvenimi de kalbimi de kırdın adam. ne kadar güvenemiyorsam o kadar vazgeçemiyorum senden.anla işte