Seni sevmek, bir fırtınanın ortasında en güvenli limanı bulmak gibi değil; o fırtınanın içinde seninle birlikte dimdik durabilmektir. Sen, rüzgarın bile eğemediği o mağrur başın sahibisin. 🌹
Sweet Seals For You, Always
RMH
Misplaced Lens Cap

if i look back, i am lost

izzy's playlists!

ellievsbear
Mike Driver

⁂
wallacepolsom
No title available
DEAR READER
taylor price
Cosimo Galluzzi

JBB: An Artblog!

祝日 / Permanent Vacation
No title available
occasionally subtle
art blog(derogatory)

tannertan36
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
seen from Canada

seen from United States

seen from Canada

seen from Canada
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from Thailand
seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@desperatiswtf
Seni sevmek, bir fırtınanın ortasında en güvenli limanı bulmak gibi değil; o fırtınanın içinde seninle birlikte dimdik durabilmektir. Sen, rüzgarın bile eğemediği o mağrur başın sahibisin. 🌹
@ankakusss 🌼
Senin geçtiğin yolların bile bir ruhu olduğuna inanıyorum. Adımlarınla toprağa, bakışınla insana şifa veriyorsun. Sen, farkında olmadan dokunduğun her hayatı bir sanat eserine dönüştüren gizli bir lütufsun.
Güzelliğin sadece gözle görülen bir şey değil; birine yardım ederken takındığın o ince tavırda, bir cümleyi kurarken seçtiğin o merhametli kelimelerde gizli. Sen, dünyanın unuttuğu o zarif nezaketin yaşayan kanıtısın.
Seni sevmek, bir fırtınanın ortasında en güvenli limanı bulmak gibi değil; o fırtınanın içinde seninle birlikte dimdik durabilmektir. Sen, rüzgarın bile eğemediği o mağrur başın sahibisin.
Herkes yıldızları sayarken ben aradaki o simsiyah boşluğa aşık oldum. Işık sadece göz boyar, asıl hikaye karanlığın sustuğu yerdedir
Zerafet; birinin yalanını fark ettiğin an, o yalanı onun yüzüne çarpmayacak kadar kendine güvenmektir. Bırak, kendi yarattığı labirentte kaybolsun.
İnsanlar kelimelerime bakıyor, oysa ben sadece satır aralarına bıraktığım o uçurumlarda nefes alıyorum. Beni okuma, beni hisset.
Teninin yakınlığı bir lütuf, ama zihninin derinliğinde kaybolmak benim için asıl sarhoşluk. Sen, ulaşılamayanların içinde ulaştığım en güzel mucizesin."
Herkesin birbirini 'iyileştirmeye' çalıştığı bu hastalıklı çağda, ben kendi yaralarımı birer madalya gibi taşıyorum. Onlar benim kim olduğumu hatırlatan tek dürüst parça.
Herkesin birbirine benzediği bu panayırda, en büyük devrim sadece 'kendin' olarak kalabilmektir. Rengi solmuş bir orijinal, parlak bir taklitten bin kat evladır.
Başkalarının ne düşündüğü, onların zihnindeki bir kurgudur. Senin gerçeğin ise sadece senin cesaretinle sınırlıdır. O kurguda yaşamayı bırak.
Herkes bir 'iz' bırakmak istiyor; oysa asıl ustalık, geçtiğin yerlerde hiçbir leke bırakmayacak kadar şeffaf olabilmektir.
En büyük lüks; birinin seni yanlış anlama ihtimalini artık umursamamaktır.
Sınırlarını kendim çizdiğim bir uçurumda, düşmenin tadını çıkarıyorum.
Dünya, kendi sesini duymaktan korkanların çıkardığı gürültüyle dönüyor. Çoğu insan sadece birer yankıdan ibaret; başkalarının fikirlerini, başkalarının öfkelerini ve başkalarının hayallerini tekrarlayıp duruyorlar. Bir yankı olmayı reddettiğin an, yalnız kalabilirsin ama ilk kez "duyulursun". Karizma, odadaki en yüksek sesi çıkarmak değil; o gürültünün içinde herkesin dönüp bakmak zorunda kaldığı o derin sessizliğe sahip olmaktır. Taklit edilen bir hayat, yaşanmamış bir hayattır.
Binlerce "beğeni" arasında kaybolmuş bir ruh,
Ekranın ışığında parlayan ama içi sönen bir mum.
Alkışlar ne kadar çoksa, boşluk o kadar derin;
Çünkü dışarıdaki kalabalık, içindeki kimsesizliği doyurmuyor.
Kendine misafir olmaktan vazgeçmedikçe, her ev sana gurbet.