Aşklar yarım kalır mı kalpler hiç durmadan atarken?
Noah Kahan
No title available
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

Product Placement
todays bird
Cookie Run:Kingdom Official!
No title available

bliss lane
Cosmic Funnies
No title available
cherry valley forever
KIROKAZE

Jar Jar Binks Fan Club

blake kathryn
ojovivo
Mike Driver

Love Begins

shark vs the universe
untitled
hello vonnie

seen from Iraq

seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from Germany
seen from Netherlands

seen from Russia

seen from United States
seen from Sweden
seen from Indonesia
seen from Bangladesh

seen from Serbia
seen from United States
seen from United Kingdom
@diyorlarkimsinbendebilmiyorum
Aşklar yarım kalır mı kalpler hiç durmadan atarken?
Bazen eğer sona ulaşamıyorsanız kat ettiğiniz yolun hiçbir önemi yoktur.
19.14
Yada vardır
FORGET-ME-NOT
Yine biri iyi geliyor bana. Çok iyi geliyor. Kimsenin yapmadığı gibi dinliyor beni. Kimsenin yapmadığı gibi anlıyor, anlamaya çalışıyor. Bu kişi yine kilometrelerce uzağımda. Şehirlerde yetmemiş ülkeler sokmuşlar aramıza. Yine. Yine. Bildiğim hikayeyi tekrar okuyorum. Aynı başlayıp aynı devam eden hikayenin sonu farklı bitmez. Yinede. Yine deniyorum.
Seni senden daha çok sevebilecek biri olduğunu düşünüyosan yanılıyorsun.
Büyüdüğüne sevinen hiçbir çocuk büyümemiştir.
O kadar kırdı ki kırgınlıklarım sevgime battı.
Keşke dokunduğun bedenlerin kalbinede değseydin. O zaman belki ruhunu kurtarırdın.
Sözlerle anlatamıyorum bile yaklaşık üç yıl önce okudum bu kitabı, geçen sene yeniden okudum ve şimdi filmi çıkıyor geçen seneden beri bekliyordum bu filmin çıkmasını ama şimdi İtalyadayım ve izleyemiyorum. Üstelik bende uzak mesafe ilişkimle izlemek istemiştim. Bu kitabı okuduktan sonra kaç uzak mesafe ilişkim oldu biliyor musunuz? Üç tane. Kitabi okurken hayal ettiğim insanin üstünden bissürü insan geçti. Belkide bu sadece bi kitap fakat ben yinede inanıyorum aşkın gücüne ve aşkın aşamıyıcagı şey yok. Egeninde dediği gibi biz bu güçlü duyguya sahipken "yan yana dizilmiş dört rakamdan mı korkacağız?".
İzmir ve Ege... Kitabı okuyalı çok zaman oldu bunu sadece kitap okurları bilir onları özledim. Hadi bu gün onları analım.
Sizde bırakın en sevdiğiniz söyleri özledikçe okuyalım...
Birini gözden çıkartmak demek; onu kaybetmeyi göze almak değil, onu kırmayı göze almaktır.
Gerçek hayatın içindeki tek güzellik hayal hayatlardır.
Gözlerini etkrafındaki renk cümbüşünde gezdirdi. Her renkten çiçek vardı etrafında. Yere eğildi ve ayağının yanında duran pembe sümbüllerden bir dal kopardı. Sonra sümbüllerin hemen yanındaki papatyalardan, daha sonrada papatyaların arkasındaki beyaz güllerden. Pembe güllere gitti eli onlardanda bir dal kopardı. Mor orkideleri, beyaz inci çiçeklerini, sarı laleleri, pembe begonvilleri... Rengarenk onlarca çiçeği özenle koparıp elinde topladı ve demet haline getirdi. Gözleri etrafında gezindi. Tüm çiçeklerden almış olmalıydı. Az ilerdeki banka doğru yürüyüp oturdu. Demet haline getirdiği çiçekleri kucagına bıraktı. Yavaşça menekşeye gitti eli önce. Ardından papatyaya uzandı. Saplarını kıvırarak birbirine doladı. Demetindeki tüm çiçeklere aynını yaparak tüm çiçekleri birbirine bağladı. Sonunda taç haline gelen çiçekleri kaldırıp kafasına taktı. Fotoğraf çekmek için eline aldığı telefonunda saate ilişti gözü. Hemen fırladı oturdugu yerden. Geç kalmıştı. Koşar adım ilerlemeye başladı. O an bir şey oldu. Rüzgarın esintisine dayanamayan çiçeklerden biri taçtan kaydı ve yere düştü. Kadın saçlarından düşen çiçeği fark etmedi ama arkadasındaki beyefendi etti. Adam eğilerek yerdeki çiçeği aldı bir kaç saniye çiçeğe baktı ve ne olduğunu anlamaya çalıştı. Küçük bir çiçekti ve mavi yaprakları vardı içiyse sarı renkteydi. Bu çiçek bildiği hiçbir çiçeğe benzemiyordu. Belki menekşenin mavi haline benzetebilirdi ama hayatında hic mavi menekşe görmemişti. Daha fazla düşünmeden yürümeye başladı. Adımlarını hızlandırıp kadına yetişti. Kadına nasıl sesleniceğini bilemeyen adam yavaşça kadının omzuna dokundu. Kadın temastan irkilerek durdu ve arkasını döndü.
"Sanırım sizden düştü." dedi adam elindeki çiçeği göstererek.
"Teşekkür ederim." dedi kadın şaşkınlıkla. Elini çiçeğe doğru uzattı.
"Affedersiniz çok merak ettim, mazur görün." dedi adam. "İsmi nedir bu çiçeğin?"
"Unutma beni." dedi kadın. Adamın şaşkın ifadesini gördüğündeyse kendini anlaşılır biçimde yineledi.
"Çiçeğin ismi, unutma beni." Yavaşça adamın elindeki çiçeği aldı ve hızlı adımlarla oradan uzaklaştı.
"Beni güzel hatırla; çünkü sevdim seni ben, herşeyini..."
Aşk geçer gider ama sevgi gitmez. Sen hep bende kalıcaksın, sende ruhumda bi yarasın artık sevdiğim.
Çıplaktım, ama çıplak olan bedenim değil ruhumdu.
O yüzden çıplaklığımın senin için önemi yoktu...
Çıplaktım, ama çıplak olan bedenim değil ruhumdu.
"Bazen kapıyı çok sert çarpışından anlarsın kadının gittiğini. Kadın susarak gider. Susana kadar çok susamıştır ilgiye, sevgiye, aşka... Bu seferki başka."