Tanıtım
Gözlerini açtığında yabancı bir yerdeydi. Bu yabancı yer farklı bir sokakta ya da başka bir şehirde olmak gibi değildi. Elieen ters dönmüş bir dünyada, paralel evrenin içerisindeydi. Buraya nasıl geldiğini bilmediği gibi nasıl geri döneceğini de bilmiyordu. Anlamsızca etrafına bakınıp sırtını bir ağaca yasladı. Kendisi ile konuşan ama nereden geldiği bile belli olmayan bir ses vardı. "Sakin ol." diyordu ses. Yalnızca sakin ol. Başını elleri arasına aldı genç kız. Gelen sesi susturmak istercesine bir çığlık attı ve sırtını ağaçtan kaydırarak yere oturdu. Korkuyordu.
İkisi erkek biri kız olmak üzere hemen hemen kendi yaşlarında olan üç genç yaklaştı Elieen'ın ürkek bedenine. Çekik gözlü olan oğlanın belinde bir kılıç asılıydı, Elieen'ın gözleri bulanıklık arasında kılıcı fark etmişti.
"Burada bir kız var." dedi çocuk. Diğer ikisi yanına yaklaşırken kız konuştu "Ares bırak kızı, gitmemiz lazım buradan hemen. Geliyor!" Ares denen çekik gözlü çocuk başını iki yana sallarken huysuz olduğu her hâlinden belli olan kızı susturdu. "Burada kızı bırakıp gidemeyiz, değil mi Christopher?" Uzun boylu ve donuk bakışlı çocuk, Christopher sessizdi. Omzunu bir başka ağaca yaslamış sadece izliyordu. Bedenlerinin arkasından yükselen ses ve sis görünümlü iri bir yaratık belirdi. Elieen her şeyi kabul edebilirdi ama bu yaratığın varlığına inanmak güç isterdi. Şiddetli bir kükreme geldi sis görünümlü yaratıktan. Ares belinde asılı olan kılıcı çekip arkasına döndü ve yukarı doğru savurdu parlak ve keskin bıçağını. Diğer kız elleri ile boynundaki kolyede asılı olan siyah taşı avcu arasında kavradı ve geri geri adımlamaya başladı. Sakin olan çocuk, yani Christopher bedenini ağaçtan ayırıp Ares'in yanına yaklaşırken yaratık da onlara doğru yaklaşıyordu. Elieen sağ elini hafifçe kaldırıp gözlerini sıkıca kapatırken "Gelme!" diye bağırdı korkuyla. Yaratık göğsünün olduğu yerden delinip hızla etrafa dağılarak yok oldu acı bir inilti sesi çıkarırken. Üç yabancı genç de o an şaşkınlıkla Elieen'a doğru döndü. Elieen kapalı gözlerini irici açmış dağılan sislere bakıyordu. "Ben bir canavarım." diye fısıldadı. Dağılmış saçlarını avuçları arasına alıp gözlerinden süzülen yaşlar ile dizlerine kapattı başını. Şimdi etraftaki her şeyden değil kendisinden korkuyordu.
Devamı için
Eğer paralel evren gerçekse ve sihir yapmak mümkünse ne olurdu? Elieen içinde saklı olan güçleri daha fazla saklayamadı...














