Not today Justin

Janaina Medeiros

❣ Chile in a Photography ❣
Jules of Nature
art blog(derogatory)

oozey mess
trying on a metaphor
Keni

pixel skylines
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium
Game of Thrones Daily

Andulka
wallacepolsom
🪼

titsay
he wasn't even looking at me and he found me

blake kathryn
No title available

PR's Tumblrdome

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from New Zealand
seen from United States
seen from India
seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
seen from Türkiye

seen from South Africa

seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
@dreamerblog
Manifestoya Bediüzzeman
Ey Gelî Kurdan!
Îttîfaqê de quwet, îttihadê de heyat, di biratîyê de seadet, hukûmetê de selamet heye. Kapika îttihadê û şirîta muhebbetê qewî bigrin, da we ji belayê xilas ke.
Qenc guhê xwe bidinê, ez ê tiştekî ji we re bibêjim:
Hûn bizanin ku sê cewherê me hene; hifza xwe ji me dixwazin.
Yek İslâmiyet: Ku hezar hezar xûna şehîdan, buhayê wê dane.
Ê duduyan Însaniyet: Ku lazim e em xwe nezera xelqê de, bi xizmeta eqlî, ciwanmêranî û însaniyetî, xwe nîşanî dunê bidîn.
Ê sisîyan Millîyeta me ye: Ku meziyetê da me; ê berê ku bi qencîyê xwe sax in, em bi karê xwe, bi hifza millîyeta xwe, ruhê wan qebra wan de şad bikîn.
Piştî wê, sê dijminê me hene, me xerab dikin:
Yek feqîrtî ye: Çil hezar hemmalê Îstenbolê delîlê wê ye.
Ê duduyan cehalet û bêxwendinî: Ku hezar ji me da yek 'qazete' nikarin bixwînin, delîla wê ye.
Ê sisîyan dijminî û îxtilaf e: Ku ev edawet, quweta me wunda dike, me jî musteheqê 'terbîyê' dike û hukûmet jî ji bêînsafîya xwe zulm li me dikir.
Ku we ev seh kir, bizanin çara me ev e ku: Em sê şûrê elmas bi dest xwe bigrîn. Ta ku em her sê cewherê xwe ji dest xwe nekîn û her sê dijminê xwe ser xwe rakîn.
Û şûrê ewil: Mearîf û xwendin e.
Ê duduyan: Îttifaq û muhebbeta millî ye.
Ê sisîyan: Însanê bi nefsa xwe şuxla xwe bike û mîna sefîlan ji qudreta xelkê hêvî neke û pişta xwe nedetê.
Û wesîyeta paşî: Xwendin, xwendin, xwendin...
Desthev girtin, desthev girtin, desthev girtin...
Bediüzzeman Molla Saidi Kûrdi
"İşin kötü tarafı, yürümekte olduğum bu yol ne aydınlığa kavuşuyor ne de karanlığa gömülüyor."
"Yaptıklarımız değil, yapmadıklarımız peşimizi bırakmıyor. Yapabileceklerimiz, en azından deneyebileceklerimiz ama yapmadıklarımız."
Buğulu cam görünce yazı yazmayan yoktur herhalde .. (:
Bir akşamüstü vakti çıktım evden, her yer insan ve ses dolu. O uğultular, araba ve korna sesleri insanın yaşadağına dair sesler. Yürüdüm, ama kendi içimde dakikalarca belki de saatlerce. Bir sürü tanımadığım yüzler, hepsi telaşlarına dalmış gidiyordu. Kimi ekmeğini almış eve gidiyordu, kimi de hüznünü sırtına yüklenmiş ağır ağır yürümeye çalışıyordu. Bir sahil ve bir bank, oturdum denize karşı. O denizden yüzüme çarpan hafif rüzgarla nefesimi yineledim. Martı sesleri, gemiden çıkan siren ve yine korna sesleri, bir yaşam belirtisi ve o an gemilere dalıp bir kaç dakikada olsa o sesleri sessize almak. Gözlerimi değil bu sefer duymayı kapattım. Neydi; hayatı sessize almak. Bir müddet sessizlik ama içimde, bir müddet kendimle başbaşa kalmak. O denize bakar ve tüm içindekileri atarsın. Sonra kalkar biraz daha yürürken tanıdığın yüzler ile denk gelir, iki kelam edersin hiç bişey olmamışcasına. Zaten olmalı mıydı onuda bilmiyorum. Belki de sadece insan bir miktar yalnızlık ister. Kendime değer verdim, kendimi sevdim, kendime iyi geleni yaptım ve dönüş.
Es seletu xeyrun minen newm
Zalim dehak'ın zulmü her geçen gün artınca, dağların ardından bir Kawa çıkıp geldi. Dehak'ı öldürdü.
Dağlarda ateşler yaktı. Çocuklara, kadınlara ve tüm halkına haber verdi. İnsanlar ateş'in etrafında toplandı.
Ve Dehak'ın zulmünden kurtuluşu birlikte kutladılar.
Comert - Zülfikar
istanbul
Derinlikte anlamsız bakışlar yığını,
Ve başıboş süregelen gezgin gözler üstünde,
Dalbudak yıpranmış yılkı atları,
Boydan boya süpürülmüş güzel atlar ülkesi.
Çehremde belirsiz ufuk çizgisi gibi hat,
Yalınayak yürürdük pusulasız yollarda,
Serin toprak üstünde bir deli kır at,
Bakışlarla mı öldük deli gibi akan suda.
Can benim değil miydi söyle onlara,
Kan benim değil miydi söyle onlara,
Damarda akan su değil miydi?
Sevgiyle yoğrulan niyet halis değil miydi?
Anamın ninnisi yetiyordu yeşertmeye,
Okşayan sesiyle, uyanırdı ak kuzular,
Öterdi kuş ökçe
Dikerdi ağaç ağaç üstüne,
Tükenmişliğin tükenmişliğinde.
Sahur vakti bir sıcak çay dilimde,
Kışın son demleriyle devrilir kasımpatılar,
Yarin gülüşü yeter imdi bağrımda,
Ve yeter oldu can deryasında etme bulma dünyası.
Ramazanın ilk sabahında şöyle bir videoya denk gelmek 🤦🏼♂️😅
“Dede saygılı olalım, ayıp etmeyelim.”
😅🤗👻
Siz üzülünce veya yalnız hissedince kime gidiyorsunuz ?
Ben az önce böyle bir yerim olmadığını farkettim.
Rabbin sana şah damarından daha yakın değil mi? Bir yere gitmene gerek var mı dersin? O zaten yanıbaşında değil mi?
Allah'ım hayırla ve kolaylıkla beni hep bu yolda yürüt. İlmimi arttır.
Beni, ailemi ve tüm müslümanları gözet, kötü yola düşenlere bir beraat kapısı aç. Bizleri de ahir zamanın şerrinden muhafaza eyle.
Yiğit geçinenler namert çıktılar
Sonra ettiğine pişman çıktılar
Eski dostlar bize düşman çıktılar
Birkaç tane itten gayrı nem kaldı, nem kaldı, nem kaldı
Birkaç tane itten gayrı nem kaldı, nem kaldı, nem kaldı
Cem Karaca
Ahhh eskilerrr...... 💜
❝Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. ❞