Hatay, Doğu’nun Kraliçesi, Atatürk’ün milli meselesi… Artık hepimizin meselesi… Hatay’a ilk gidişim bundan tam 12 sene önce imiş. Sonrasında pek çok kez gittim, son ziyaretim ise geçen yaz idi… Döndüğümde ise "Keşke herkes bir gün Hatay'a gitse” demiştim. Dönüşte Hatay ile ilgili yazdığım yazının kısa bir bölümünü burada paylaşmak istiyorum; Hatay’ı görmek bana “hala hoşgörü içinde yaşayan insanlar var” dedirtti. Hatay'dan geri döndüğümde aklımda; güzel yemekler, güzel insanlar, etkileyici tarih, uçsuz bucaksız mandalina bahçeleri, verimli ovalar, mis gibi esen rüzgar kalmıştı. Müslüman, Ortodoks, Katolik, Musevi, Ermeni, Arap, Türk, Kürt hepsinin bir arada barış içinde yaşadığı Hatay tüm Türkiye hatta tüm dünyaya örnek olacak bir şehir, barışın şehri… Dünyada hala böyle yerler var, ülkemizde hala böyle insanlar var... Keşke herkes bir gün Hatay'a gitse de bu güzellikleri, hoşgörü ve barış içinde yaşayan insanları yerinde görse... Hatay’da -Ortadoğu’da olduğu gibi- bir yerden ayrılırken kapıda size “hoş geldiniz” diyorlar. Önce "biz gelmedik gidiyoruz" gibi bir tepki versem de sonradan anladım ki, “iyi ki geldiniz” anlamında uğurlarken "hoş geldiniz”i kullanıyorlar. İyi ki gittim, hoş geldin Hatay! (Hatay Antakya) https://www.instagram.com/p/CpUmv-mIe1v/?igshid=NGJjMDIxMWI=










