geleneksel migros gezinti etkinliklerimin eli boş dönmiyim madem kupaları,cifin kapağını açarken eğilip yanlışlıkla kızlara vermemek için dolabın arkalarına sakladığım çatalım,tuzluktan çok kullandığım kekik kavanozum,pipet koleksiyonumdaki pencere önünde güneşten rengi solmuş hiçbir özelliği olmayan pipetler,kokusu hiç bitmeyen çilek kızlarım,kaktüsgillerden hamiyet monalisayla baycingılkaktüs, ne zaman patlar acaba diye endişelendiğim istatistik sınavlarını bile başarıyla atlatan yüksekte de beni mahcup etmeyen hesap makinem,mühendis cetvelim,hiç sürmediğim her seferinde deneyip yine sildiğim cırtlak ojeler, annişkomdan teyzoşumdan hacıladığım gömleklerim,yıkaması dünyanın en nalet şeyi olsa da biber kızartmasına bayılan bünyemin vazgeçemediği fritözüm, final haftalarımın en vefakarı kıstırmalı tost makinem,tel tel olgusunu keşfettiğim yeşil pilav tencerem,her şeyi pişirme süresi 20dk olan düdüklüm, pirinçlerim,ne için aldığımı kestiremediğim son kullanma tarihi geçmiş galeta unum, ersinim fıratım makul koca memoşkom,bimden aldığım kokusu çok iğrenç olan cif kılıklı deterjanım,renklilerim için asla vazgeçemediğim perwolüm,terliklerim, mumlarım, en sevdiğim aktivitemin en kıymetli üyesi olan yastık kılıflarım, ordan burdan çıkan notlarım,çöp poşetlerinin içine saklanmış market fişlerim, bazamın altındaki misafir battaniyem,deniz pide magnetlerim,bazı insanları hatırlatan bazı eşyalar..