Vintage Cameras, Roll on Film by hd_creative on Flickr.

roma★
Mike Driver
h

Andulka
Sweet Seals For You, Always

Origami Around
macklin celebrini has autism
Cosmic Funnies
One Nice Bug Per Day
art blog(derogatory)

Kiana Khansmith
noise dept.
d e v o n
No title available

if i look back, i am lost
No title available
we're not kids anymore.
trying on a metaphor
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from Belgium

seen from Austria
seen from Austria
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@elfidaagibi
Vintage Cameras, Roll on Film by hd_creative on Flickr.
"Sen el kadar bir kadınsındır
Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli
Bazı ağaçlara kapı komşu
Bazı çiçeklerin andırdığı
İş bu kadarla bitse iyi
Bir insan edinmişsindir kendine
Bir şarkı edinmişsindir, bir umut
Güzelsindir de oldukça, çocuksundur da
Saçlarınla beraber penceredeyken
Besbelli arandığından haberli
Gemiler eskirken, deniz eskirken limanda
Sevgili.."
"Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:
İçimi açtım sana
İçini açmak için."
"Ard arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana..."
Evet önümüz bahardır biliyorum
Leylaklar açacak biliyorum
Kiraz da çıkacak yakında
İyi şeyler söylemek de gerek biliyorum
Sevgilim güzelim bir tanem biliyorum da
Şimdilik bağışla
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
güzel olan her şeyi görmek veya sevmek için ölümünü beklediniz.
hani ecevit ölürken ahu'ya ‘işin garibi ne biliyor musun, hayatımda başıma gelen en güzel şey bu. ölüyorum ve sen yanımdasın.’ demişti.
hani ezel yeniden eyşan'ı gördüğünde dengesini kaybetmişti.
hani ramiz dayı, herkesi yenebilirim ama seni yenemiyorum deyip selma'nın kapısında diz çökmüştü.
hani keje, eşkıya'yı tekrar görene kadar 35 yıl tek kelime konuşmamıştı.
hani izzet günay, türkan şoray'a ‘sevgi de yetmiyormuş, çok eskiden rastlaşacaktık.’ demişti.
hani esra savcı, behzat komiser'e ‘mutsuz olalım, ne var? biz de mutsuz olalım. ben seninle mutsuzluğa da varım.’ demişti.
hani mecnun, leyla’ya ‘seni bir saatte beklerim, bi ömür de beklerim’ demişti.
güzel olan her şeyi görmek veya sevmek için ölümünü beklediniz.
“İnsanlar birbirlerinin içine işleyebilir’’
bir manzara olduğundan habersiz duruşun*
Şimdi özlediğim eski bir zamandır…