‘’O bensizliği göze aldıysa, ben onsuzluktan bir şey kaybetmem.’’
- Nazım Hikmet
macklin celebrini has autism

pixel skylines
Alisa U Zemlji Chuda
cherry valley forever
Xuebing Du
One Nice Bug Per Day

祝日 / Permanent Vacation
tumblr dot com
Cosmic Funnies
Sade Olutola

JBB: An Artblog!
Game of Thrones Daily

if i look back, i am lost

Janaina Medeiros
No title available

oozey mess
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Not today Justin
Cosimo Galluzzi

Discoholic 🪩
seen from South Africa
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Nepal
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Germany

seen from Singapore
seen from Philippines
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Italy

seen from United States
@eyp1978
‘’O bensizliği göze aldıysa, ben onsuzluktan bir şey kaybetmem.’’
- Nazım Hikmet
Yalamaya Doyamadılar Amcığımı
Slm SEX hikayeleri takipçileri çok fazla mevzuştuğu ve çevresi bulunduğu için dili uzun eniştem olarak çağırırdım onu evime. sık yoğun benim misafirim olur ve amcığımı yalardı. 10 beş gün öncelikle başlamış olan seks vakalarımızda benim en fazla beğendiğim ise şimdi anlatacağımdı. çevrenizdeki eniştelerin büyük çoğunluğu anlatacağım olaydaki kişi kadar sorunsuz değildir kati olun fakat ne olursa olsun hayatta bir iki istisna çıokıyor ve bizi şaşırtıyor diyebilirim. enişte sex hikayelerine kaldığımız yerden devam edelim.
benim advertım sertap ve ablamın kocasıyla 15 gündür fantastik bi sikiş düzenimiz başlandı. 2015 te yeni yılı nerde iyi mi kutlayalım diye düşünürken eniştem geldi aklıma onlarda veya bizde olabilmekte diyordum ablamı aradım sonucda bizde kutlamaya karar verdik ablam erkenden geldi yemek meze felan hazırlıklar derken akşam kocalarımızda geldi masalar kuruldu ickiler icilmeye başlandı ben çoğumuz cakır keyıf olmuş saat 11,30 yeni yıl. a. girmeyi bekliyordum muzik dinliyor söyleşi felan derken çoğumuz şu demek oluyor ki kocam eniştem ablam ve ben masada sohbet edip zaman geciriyorduk eniştem ayaga kalkarak yanıma gelıp önümde diz cökerek benimle dans edermisin deyince icim bir hoş olmuştu.ablam ve kocamda alkışlayarak bana destek olmuşlardı.bende efendice ayaga kalkarak sizin teklifinizi ret etmek mümkünmü diyip dans etmeye başladış alkolünde etkisiyle birbirimize o denli yapışmıştıkki adeta birbirimizin sanki icindeyiz gibiydik tabiki eniştemin yaragı kalkmış,amcığıma ittiriyordu ve kulagıma sertap seni bu gün sikmeden duramam dedi ablamla kocama baktım onlarda kendi alemlerinde sohbet edip gülüşüyorlardı salakca bende kulagına bende isterim yalnızca nasıl olurki dedim bul bir çaresini dedi aklıma uyku hapı geldi ancak alkolün etkisiyle birşey olursa ömür boyu kendimi af edemem ancak evde uyku hapı var enişte bardaklarına uyku hapı atalımmı atınca birşey olurmu dedim oda yoktur olmamaktadır ancak bir ve ya yarım tablet at dedi bende tamam dedim yaaa siz niye dans etmiyorsunuz dedim ve eniştemle alkışlamaya başladıok onlarda kaltı dördümüzde dans ediyorduk bazen zaman eş değiştiriyorduk eniştemle dans ederken baksana birde benimki seninkini sikerse şaşma dedim eniştem utandı ve derhal rengi değişti.sus orospuluk yapmada dedigini uygula dedi ve ekledi sertap dönde götüne dayanıyım dedi bende dur acele etme dedim daha cok dayanıp icinede sokacaksın dedim saat 12 ye 1 dk kala ışıkları söndürdüm müzik sonses yalnızca setin ışıkları aydınlatıyordu salonu tamamımız kopmuş cıglıklar atarken bende dans ederek eniştemin yanına gidip hadi daya yaragını geri deliğime diye kulagına fısıldadım.
eniştem birazcıok bana kalın yarrağını dayadıktan sonra erkeğimin yanına gidip birazcıok dans edip yenidendan eniştemin yanına gelip götümü yarağına sürtmeye başladım lakin ablama ve kocama dikkat ediyordum bununla birlikte eniştem belimden tutup kendine cekince elinden kurtuldum erkeğimin yanına gidip onunla dans etmeye başladım eniştemde ablamla dans ediyordu yeni yıla girmiştik ışıkları yaktım icmeye devam ederken ben mutvaga gitdim eniştemde arkamdan yardım amacıyla geldi setap taşşaklarım şişti ne yapacaksan yap bundan sonra yok ise gir hela ye orada sikeyim dedi yaa sanki benim amım şişmedimi kilotum su icinde sabırlı ol biraz yerim o taşaklarını deyip yaragını avucladım gercektende taş benzer biçimde olmuş neredeyse pantolonunu yırtacak yaragı derhal hapları aldım ezdim hadi sen git ben geliyorum dedim oda götümü sıkarak hadi acele et dedi ve iceri gitti bende gidip masaya oturup ikisinide yüzüne baktım sahroş olmuşlardı bardaklarına ilaçı döktüm bardagımı kaldırıp hadi satisfactory yeni yıllara diyince hepiside kaldırdı tep icişte hepimizde bitirdik bir zaman sonrasında ikside sızdı masada enişteme bakıp göz kırptım ablaaaa, kocacıgım diye seslenince ikisindednde ses yoktu biraz bakledikten sonra eniştemin yanına gidip oturdum biraz sessizlikten sonrasında eniştem elini uzatıp bacaklarımı ve amımı good enoughşamaya başlanmıştır bende yaragına elimi koyup bende onu good enoughşuyordum işaretle masayı tanım etdi anlamıştım tekrardan abla, kocacıgım dedi fakat ses yoktu yavaşva masanın atına sıyrıldım masanın altından eniştemin önüne gitdim pantolonun fermarını actım eniştem ayaga kalkarak pantolonuyla kilotunu dizlerine kadar indirdi yaragı çyle kalkmıştıki sanki damarlari patlıyacak gibiydi ateş benzer şekilde yanıyordu eniştemin coraplarını cıkartdım kilotumu yana kaydırıp amımı parmaklarına yapıştırdım oda ayak parmaklarını oynatıyordu yyaaa buuu ne zevkti cıldırıyordum eniştemin yaragını emmeye başladım emmiyor yiyordum eniştemin ayak parmakları amcığımın icideydı eniştemde kafamı yaragına bastırıyor agzımı düdüklüyordu boşalmıya başlanıyor beli agzıma doldu taştı bende boşalmıştım yaragını dilimle temizmedim pantolonunu ayaga kalkıp yukarıya cekti bende masanın altından cıktım everyday bir duruma gectik. hadı uyudugunuz yeter diye eniştem seslendi lakin ses yoktu anlaşılan bunları hepimiz yatıracagız enişte söylenerek ya arkadaş kaldıramıyorsanız içmeyin diyordu öncelikle kocamın koluna girdik yatak odama götürdüokay soyundurup kocacıgım uyan diye seslendim arkasını döndü kıvrılınca bende yorganı üzerine örtdüm ablama sıra geldi eniştem kucakladı bu arada eniştem atlet ve pantolonlaydı karıcıgım hadi yatalım dedi ablamda hıııı ,hhıı dıye bir şeyler mırıldanıyordu ablamıda ayırdıgımız odaya gdolayıp soyundurduk süddiyen kilolotla kalmıştı eniştem ablamın kilotununu yana kaydırıp amını birazcık parmakladıktan sonrasında yalamaya başlandı ben arkasında omuzları sıkıyor dum oooohh hadiii şuu masayı toplayalım banim gücüm yetmiyor dedim kalaktı ablamında üzerini örttük salona geldik eniştemin üzerinde baksır belden üstü cıplaktı bende ise iç camaşırımı cıkarıp sırf tülden kısa gecelıgım vardı hadi masayı toplayalım dedim acleyle salona gitdik salonun kapısını kitledim bir dakka masayı toplamam gerek diyerek masadaki bardakları almaya başlarken amım götümüde sergiliyordum eniştem dayanamayarak yanıma gelıp bende sana yadım edeyim dedi bende cilveli aynuryla hı ed bakalım dedim oda kilotunu cıkarmış yaragı beni seyrederken kazık aynı şekilde olmuştu ben eyilip bardakları toplarken oda arkadan yanaşıp yaragının am deliğimin dudaklarının arasına yerleştiriyor şu bardagıda al diyordu ohh bu seksi hepimiz yaşayamaz bazen zamande ben elimi altdan sokup yaragı sulanmış am deliğimin icine sokuyordum oda icimde gidip geldikce bacaklarımın dermanı kesiliyordu emin olun şu lahza bile yazmıyor sanki o anı yaşıyorum masyı toplamam bahaneydi bütün malzemeyi masanın ortasına topladım dogrulunca arkamda beni cevirdi dudaklarımı emiyordu dili bile yaragı gibiydi beni kucagına al dedim ikimizde ayaktaydıokay kucagına alınca bacaklarımı beline ötürüp yaragınıda amcığıma soktum ooff buuu zevki yaşayın yaaa insansanızzz sırf erkekgibi erkekle yaşayın oohh şuu lahza dahi cıldırıyorum sonrasında beni ters cevirdi ayaktayken yaragını agzıma verdi oda amımı yalıyor parmaklıyordu bundan böyle bitmişti bacaklarımın bagı cözüldü beni yere indirdi dudagımı emiyordu hadi ne olur sik sok yaragını am deliğime diye inlıyordum elinden kurtulup koltuga domaldım kafamı koltuga gömüp ellerimle göt yanaklarımı ayırıp hadi gir artıok diye yalvariyordum yanıma gelip sacımdan tutup kafamı kaldırdı yaragına agzıma verdi em orospu dıyordo ben emiyor agzımı sik oohh diye inliyordum yaragını agzımdan cıkarıp arkama gecdi bende göt yanaklarımı elimle ayırdım önce am deliğime soktu ooh kemiklerimi sızlatıyor sok kocacıgım oohh amından cıkarıp göt deligime öyle gecirdi ki sanki ilk yarağışiydi canımın acımasıyla ah diye figan edince agzımı kapatdı biraz sikince rahatlamıştım bir saata yakındır aralıksız sikiyordu boşalacagım dedi bende agzıma başal dedim beni cevirip agzıma yaragını soktu emmeye başladım agzıma boşaldı bende hepsini yutdum ooh sonlanmış oldu bu gece hastanelik olacagımı düşünmeye başlamıştım nedenmi sikilmekten doymak bilmiyordu.
ikimizde halsiz dumda salonun ortasına uzandık hem alkollüydüok hemde sekse susamıştıokay bir zaman sonra kendine geldi banyoya beraber girelim dedi ben yoktur dedimsede olan olur ayrılsaksa sen benimsin deyince kabul eddim evvela en.ştem girdi birde gitdimki soguk suyla yılanıyor sadece vucunun soguk suyla yıkanırken soguk hava vede ortamda yaaa adaaam herşeyi biliyor o hoş vucu görmek bile insanı tahrik ediyor beni yanına cagırdı netlıkle gireme diyince israr etmedi banyodan cıktı ben sıcak suyu acp banyoyu ısıtdım duş alıpercentıktım yatacaktımkı baktımkı banyonun önunde benı beklıyor yaragıda dımdım gel deyerek benim elimden tutup salona sürükledi salona gidince kapıyı okayıtleyıp dudaklarıma emıyordu iteledim yeter artworkık senin sikmene dayanamıyorum yaragını göstererek bak hala dim dik dedi sen bunu istemiyormusun dedi ya of istiyorum hemde cok ancak bilemiyorum dedim o süre bitirelimbundan böyle deyince ben şadequate oldum tamam dedim ne dersen kabulum lakin beni bu yaraktan yoksun bırakma deyip dudagından öptüm o za,guy toplu cinsellik deneme edelim dedi benim beynim zokladı kımle dedim buluruz dedi okayım yaa dedim örnek olarak baldızını siken olabılır dıyınce ben zevke geldım o zaman olur dedim vede gene kucagına atlayıp ooh sik kocacagım siik baldızını oohh diye inliyordum enişte diyordum söylee sevtap dedi hayır baldız de dedim oda tekratla dedi bende eniştee aynur so şekilde baldız sikermisin baldızını oda oooyerim amcıgını diyerek yaragını öyle sokuyorki sanki celik demiri sokuyordu amcıgıma oohh sok enişttee gecir yaragınını am deliğime göt delime diye inliyorrum ooh bu ne haz yaşıyan bilir o gün kac sever yarağışip boşaldıgımızı ne ben hatırlıyorum ne enıştem ikimizde yataklarda nasıl uyudugumuzu hatırlamıyoz sabah uyandıgımda kendımıze cekı duzen vermek ıcın aceleyle uyandımkı ben erkeğimin yanısırayım eniştem nerede dıye arakan evde yokdu ablamın odasına baktın anıden kapıyı acıncınca oo ne göreyım ablamı domaltmışş öyle sikiyorki sanki ilk am görmüş gigi amlam kendinden gecmişti vede uyandırmıştı demekkı yaragı yıyınce kendıne geldı kapıyı yavaşca kapatıp banyo yaptım kahvaltılarını hazırladım yalnızca ablam cok halsızdı banyo yapmış oldugı biçimde her zaman beraber kahvaltı yapmış olduk am ablam cok halsızdı tek kalınca ne ooo abla hıc halın bulunmamaktadır dedım oda alkolun üzerine enişten sabah beni üyle siktiki o yaragı yee sonrada nasıl canlı olurum okayızım dedi bende icimden o yaragıce ne kadarı yedım yalnızca yınede ayaktayım dıye ıcımden gecırdım.evet dostlar benim hikayem bu ve artık eniştemin yarağının esiriyim onu yemeden emmeden olmuyor baldızını siken varsa toplu intercourse deneme edelim ya dada eşlı varsada bıze kendisini öyle tanıtsınlar bakın ne fantazıler yasıyacagız.temmuz ay’ı sikişe hazırlıok ayıdır unutmayın. her insana gonlunce bolca sıokayışler 2017 rahatlıok ve kalın yarrak getirmesi dileğiyle…
Güzel Avrat Otu nedir bilir misin ? Bir bitkidir. Arsenikle karıştırılıp suya atılınca kokusu olmayan bir zehir haline dönüşür. Bak adı ne kadar manidar.
"Güzel Avrat otu"… İşte kadınlar budur. Güzeldirler ama kıymetini bilmezsen zehirleyerek öldürürler ;)
Arabanın Bozulması Amıma Yaradı
Size başımdan geçen bir olayı yazmak istiyorum. Sex hikayelerisitelerinden sadece bu siteyi seçtim ve üşenmeden yazıyorum.Kocam geçen sene yıllardır hayal ettiği 4×4 bir cip aldı. Bahar mevsimine girmiştik. Havalar sıcaklamış, kışın kapalı havalarda evde, alışveriş merkezlerinde kapalı kalmanın verdiği karamsarlık yerini bir coşkuya bırakmıştı. Yeni arabanın hevesiyle bir hafta izin aldı, beni de başımın etini yiye yiye ikna etti. Arabaya atlayıp dağ bayır geze geze, plansız, programsız, kestirmelerden, dağ yollarından güneye kadar inecektik. Yeni evliydik, ateşimiz başımızda, bahar havasının kışkırtan sıcaklığı da eklenince, dağ bayır geziyor, her fırsatta, her tenhada mola verdiğimizde yemekten önce birbirimizi yiyor, karnımızı sonra doyuruyorduk. Üzerimde sütyensiz askılı tişört, minicik bir etek, bacaklarımda siyah, ince jartiyer çorabı… Yollarda hem tuvalet zorluğu olmasın, hem kocamla sevişeceğimiz zaman hazır olayım diye altımda külot yok… Yol ne kadar tenhalaşsa ben o kadar muzurlaşıyorum. Zaten mini olan eteğimi kaldırıp jartiyer çorabımın dantellerini, külotsuz amımı ona gösterip kızıştırıyorum, azdırıyorum kocamı… Arabayı kullanırken kucağına kaydırdığım elimle pantolonun fermuarını indirip sertleşmiş sikini iyice kaldırıyorum okşaya okşaya… Sonra eğilip başımı kasıklarına gömüyorum, yalaya yalaya mahvediyorum. Kamyonların yanından geçerken iyice yavaşlıyor kocam… Bir eli direksiyonda, bir eli eteğimi sıyırmış, çıplak kalçalarımı okşar vaziyette, ben sikini yalarken kamyonun şoförüne bir an seyrettiriyor, adam gözlerini faltaşı gibi açınca gaza basıp uzaklaşıyor. Şoförün tepkisini, neler yaptığını kahkahalarla anlatıyor bana… Sonunda dayanamaz hale gelince, bir ara yola, ağaç altına çekip başını eteğimin altına gömüyor, çoraplı bacaklarımı okşaya okşaya amımı dillemeye başlıyor… Sonra da ya kucağına oturtturuyor, ya da dışarıda kaputun üstünde acımasızca içime girip işimi bitiriyor…
Sevişirken kameraya çekiyor bizi… Ya da ben ona seksi pozlar veriyorum. Dans ederken, kendimi okşarken, yolun kenarında yanımızdan arabalar geçerken tişörtü bir anlığına indirip çıplak memelerimi kameraya gösterirken… Bir köy restoranında yemek yerken, etrafta insanlar varken ben eteğimi kaldırıp çıplak amımı parmaklarımla ayırırken… Öyle çılgınlıklar yapıyorduk, birbirimizi öyle tahrik ediyorduk ki… İlk günün sonunda bir pansiyonda kaldık. Gece şömine ateşinin karşısında şarap içtik, seviştik, yatıp uyuduk. Sabah kalkıp kahvaltıdan sonra yolumuza devam ettik. Kocam cipi denemenin, öğrenmenin hevesiyle sürekli haritadan bakarak ara yollardan, arabanın gücünü sınayacak bozuk dağ yollarından seçiyordu rotamızı… Bir önceki gün yaptığımız şekilde güle eğlene, öpüşe sikişe yol alıyorduk.
Akşama doğru her iki tarafı yaşlı çam ağaçlarıyla kaplı, yüksek bir dağın tepesine doğru kıvrıla kıvrıla yükselen daracık toprak yolu aşmaya çalışıyorduk. Dağın zirvesini aştıktan sonra beş on kilometre ileride dağ eteğinde yer alan turistik bir kasabada kalacaktık. Fakat yol hem bozuk, hem de aşırı dikti. Cipin güçlü motorunun bile zorlandığını sesinden anlayabiliyordum. Virajlı dağ yolunda fazla hız yapamadığımızdan vakit iyice ilerlemiş, akşam olmaya başlamıştı bile… Biz hala dağın tepesine çıkmaya çalışıyorduk. Sonunda olan oldu. Motordan sesler gelmeye, araba teklemeye başladı. Biraz sonra da tamamen sustu. Tık yoktu. Akşamın alacası inmeye başlamış, etrafta in cin top oynuyor… Arabada yiyecek var, ama dağın tepesinde hava iyice soğuk, titremeye başladım. Motor çalışmadığından kalorifer de yok. Tabi ilk aklımıza gelen telefonla yardım istemek oldu, fakat maalesef… Sinyal yok, ikimizin de cep telefonları çekmiyor dağ başında… Yardım isteyemiyoruz. Rüzgar kuvvetlenmeye başladı, ağaçların arasında uğultular çıkararak estikçe ben kocamın koluna sarılıyorum korkuyla… Birkaç saat önce neşeyle birbirimize saldıran, oynaşan biz değiliz sanki… Haritaya baktık, kasabaya varmamıza daha nerden baksan otuz kilometre var. Dağın başında kalakalmış durumdayız. Uzun örgü ceketimi giydim biraz sıcak tutar belki diye… Biraz ileride ağaçların arasında aşağıya doğru inen bir patika yola ilişti gözüm, kocama gösterdim. Traktör tekerlek izleri sanırım, toprak yolun iki yanında devam edip giden çukur açmış. Daracık patika yoldan biraz aşağı indiğimizde ağaçların üzerinden yükselen bir duman gördük. Bir baca… Bir ev… Bir soba… Mutlaka birileri olmalı diye düşündük. Heyecanla, ayaklarımız çamurlu yoldaki traktör tekerleğinin çukurlarına gire çıka, tökezleye koştura yoldan aşağıya indik. Biraz sonra taş duvar üzerinde yükselen, ağaçtan yapılmış, güzel görünümlü orman evi tipinde bir ev çıktı karşımıza… Biraz sevinç, biraz merakla kapıyı çalıp seslendik. Kapı gıcırtıyla açıldı… Hani orman ayısı derler ya, o türden bir herif duruyordu karşımızda… Öyle uzun boylu ki, kapıya vurmamak için başını öne eğmiş, kapının genişliğinde bir şey…
Kalın bir sesle, – Buyur beyim.. diye bizi bir süzdü önce… Durumu anlattı kocam, arabamızın bozulduğunu, yolda kaldığımızı… – Bu saatte nerden bulucanız? Sabah yiğenim kasabaya incek, yardım getirir. Telefon falan çekmez burlarda… Gelin içeriye… deyip içeri buyur etti. Gözlerini kaçırarak da olsa bana bakıyordu ayıcık… Örgü ceketimin düğmeleri açık duruyordu, askılı bluzumun meydanda bıraktığı sütyensiz memelerim ilgisini çekmişti anlaşılan… Of, erkeklerin her zamanki yılışık ilgisi… Bu dağ başında da aynı şey… Ceketin önünü örtüp manzarasını kapattım hıyarın… İçeriye girdik. Dağ eviydi girdiğimiz ev… Televizyon, çanak anten, her yer halılarla kaplı, her yer ahşaptan… İçkinin türlü çeşidi olan tıka basa dolu bir dolap… Yigenim dediği yakışıklıca bir genç geldi, çekinerek hoş geldiniz dedi, adamla bir şeyler konuştular, – Benim gitmem lazım… diyerek çıktı. Kocam arkasından bakarak adama, – Köyde tamirci varsa bir haber etseydik… dedi. – Beyim, onun işi köyde değil. Ben size çay koyam, içiniz ısınır önce… dedi. Çayı demledi şöminedeki odun ateşinin üstünde… Çayı beklerken sohbet etmeye başladılar. Üstü kapalı anlattı ama, anladığım kadarıyla içki imalatı, içki sigara kaçakçılığı falan bir şeyler karıştırıyorlarmış dağ başında… Adı da Kazım’mış. – Bizim işimiz içki sigara beyim… Başka pislikler yoktur bizde… diye anlattı kocama. Bir yandan da kaçamak bakışlarla bana bakıyordu. Uzun örgü ceketimle oturuyordum ama oturduğum yerde önü açılmış, yine askılı tişörtün dekoltesinden memelerim meydana çıkmıştı. Bacak bacak üstüne atınca da bacaklarım dizlerime kadar açılmıştı. Şöminenin sıcaklığından gevşemiştim. İstifimi bozmadım, varsın bakıversin, bu dağ başında evine aldı ya bizi… Çay demlenince birer bardak doldurdu, sıcak sıcak… Birkaç odun daha attı şömineye, dışarıya çıktı. Kocama, – Herif ayı gibi ha… diyerek gülümsedim çayımı yudumlarken… O da güldü, – Çayları verirken gözleri patlayacaktı memelerine, bacaklarına bakarken… Sen de az değilsin ha… Memelerini, bacaklarını yaydın kaldın adamın önünde… Böyle giderse sana kaymak ister bu herif… Azmıştır bu dağ başında buralarda… – Ayyy hemen yazdın senaryoyu… Sıcaktan mayıştım kaldım ne yapayım… dedim gülerek, sonra ciddileştim. Kocacım, istersen hemen çıkıp kaçalım, başımıza bir şey gelmeden… Uzanıp bacaklarımı okşadı, eli eteğimin altına kayarken, – Saçmalama Gül… Bu gece karanlığında nereye gideceksin? Aslında tabi fena fikir değil. Aynı beraber izlediğimiz seks filmleri gibi… Adam ayı gibi, seni altına alsa, şurda bir güzel becerse… Offf… Ne güzel olurdu… – Asıl sen saçmalama… O ayı karını sikecek, sen de izleyecek misin yani? Dedim eline vurarak… Amım ıslanmıştı okşayan elinden, hem muhabbetin konusundan… – O filmleri izlerken böyle konuşmuyordun ama… Filmi seyrederken o zenciler gelip beni sikse diye kıvranıyordun altımda… Al sana zenci işte… Hem boyu iki metre nerdeyse, hem esmer tenli… Ağzı, elleri kocaman, pala bıyıkları da var üstüne üstlük… Şalvarını indirse, kesin kol gibi yarağı da vardır bunun… – Hadi, saçmalama aşkım… Beni dinle… Adamın bakışları kötü, beğenmedim. Kalkalım, arabada yatalım bu gece… – Emin misin? Soğuktan donarız bak… – Bu ayının beni zorla sikmesinden iyidir hiç olmazsa… Kalk hadi…
Kocam kalktı istemeye istemeye… İçeriye, mutfakta uğraşıp bir şeyler yapan adamın yanına gitti, – Kazım biz kalktık. Çaya teşekkürler… diye seslendi. -Aaa noldu beyim bi kusur mu ettik? Beraber yemek yiyelim. Hem bu soğukta gece boyunca napcanız, nerde bekliceniz ? -Arabada kalırız. Ne yapalım, senin düzenin kendine göre, bizi yatıracak yerin yoktur falan… – Beyim, kalın burada kıvrılır yatarız. İçeride bi oda daha var yani… – Yok yaa.. Sağolasın, biz dediğim gibi gidelim, seni rahatsız etmeyelim… diyen kocam içeri geldi, elimi tutup kaldırdı. Kapıya döndüğümüzde ayı mutfağın kapısında elinde koca bir tüfekle dikiliyordu, – Beyim, gusura galma… Heç sizi salmam bu gece… Oturup yemek yir, iki muhabbet eder, yatarız. Yatarız derken gözleri döne döne benim üstümde dolaşıyordu. Adamın niyeti belli olmuştu. Bu koca adam beni sikmeden bırakmayacaktı bu gece… Yıldırım gibi gözümün önünden şimdiye kadar geçtiğimiz ve önümüzde geçeceğimiz kilometrelerce patika yollar, ıssız, insansız dağ manzarası, çekmeyen telefonlar, çalışmayan arabamız geçti. Sonra da kocama doğru sallayıp durduğu tüfeğin namlusu… Kocam da durumu anlamış olmalı ki, çaresiz gözlerle bana baktı bir an… Gözlerimizle anlaştık. Yapacak hiçbir şeyimiz yoktu. Bu çam yarmasına boyun eğmek ve bu geceyi hasarsız atlatmak için ne istiyorsa yerine getirmemiz gerekiyordu. Yine de yiğitliğe bok sürmemek için sanırım, önüme atılıverdi. Aslında hiç de öyle ölürüm de namusumu vermem diyecek tiplerden değildi kocam… Ödü patlardı böyle şeylerden… – Ne demek Kazım? Bizi tehdit mi ediyorsun sen? Kazımın fincan gözleri parladı, elini şalvarının önüne götürdü, çadır gibi olmuş şalvarın içindeki şeyi avuçladı bize göstere göstere… Tüfeğin namlusunu kocamın göğsüne tuttu, – Yok beyim… Vaziyeti anlatıyom. Aslında anladınız da… Hadi, pabuçlarınızı çıkarın, üstünüzü de… Yalınayak kaçmaya kalkmazsınız dağın başında… Çıplak ayacıklarınız taşın üstünde on metre gidemezsiniz. Beni de üzmemiş olursunuz. Hava da buz gibi… Kaçayım deseniz donar kalırsınız… Zaten yigen dışarıda, elinde keleşle nöbette duruyor. İki adım gidemezsiniz. Eğilip ayakkabılarımızı çıkardık uslu uslu… – Üstünüzü de diyerek hatırlattı. Kocam ceketini, gömleğini çıkardı. Ayağında bir pantolonu kalmış, kılsız tüysüz üst kısmı meydana çıkmıştı. Ben de uzun örgü ceketimi çıkardım korka korka… İncecik, askılı tişörtüm ve mini eteğimle kaldım ben de… Korku ve heyecandan, yaşayacağımız gecenin belirsizliğinden titriyordum, meme uçlarım kabarmış, parmak gibi tişörtün kumaşının altından görünüyorlardı. Adeta çıplakmışım gibi, ellerimle memelerimi örtmeye çalıştım. İki adımda yanıma geldi çam yarması, – Gorkma yavru guşum… diyerek memelerimi örten elimi aşağıya indirdi kocaman kıllı eliyle tutarak… Tişörtün dekoltesinden zaten ucuna kadar görünen gerdanıma, kumaşı zorlayan iri memelerime, uçlarına baktı yalanarak… Benden zarar gelmez… Dediğimi yaparsanız yani… Hadi sofrayı kurun bakalım bize, mutfakta her şey hazır… Ben de ocağı harlayayım da, bu incecik şeyle üşümeyesin cıblak cıbıldak… Kocaman, kürek gibi elinin içinde çocuk eli gibi kalmıştı elim… Ateş gibi yanıyordu eli, içim ürperdi. Başımı yukarıya kaldırıp simsiyah pala bıyıklarına, altındaki etli dudaklarına baktım. O pala bıyıkların bedenimde dolaşmasını istedim bir anda… Kasıklarımdan yukarı doğru bir alev dalgası yalayıp geçti bedenimi… Gözlerimi kaçırdım, kocama baktım. Gülümseyerek, anlayışla bakıyordu sanki bana… Ne düşündüğümü, içimden ne geçtiğini anlamış gibiydi. Kazım masanın başına geçti oturdu, bize baktı görevimizi hatırlatırcasına… Mutfağa yöneldim, kocam arkamdan geldi. Sessizce adamın hazırladığı yiyecekleri, tabakları içeriye taşımaya başladık. Üstümdeki korku gitmiş, alışmaya başlamıştım. Sanki tatile gelmişiz gibi davranıyordum. Güzelce hazırladım sofrayı… İçeriye gidip gelirken evdeki gibi kalçalarımı sallaya sallaya, mini eteğimi savurta savurta yürüyordum. Kazım’ın sikici bakışları üstümde dolaştıkça hoşuma gidiyordu.
Kocam da yardım ediyordu bana… İçkileri de getirmemizi istedi Kazım. Kocama seslenip yukarıdaki raftan almasını söyledim. Uzanıp rakı ve kırmızı şarap şişesi aldı iki tane, elime tutuşturdu… Alıp gidemedim, şişeleri bırakmamıştı elinden… Yüzüne baktım… Hınzır bir gülümseme vardı yüzünde… Fısıldayarak, – Bakıyorum dünden hazırsın karıcım… Ceylan gibi sekip duruyorsun adamın önünde… Pek korkmuş gibi bir halin yok… Ben de gülerek gözlerine baktım, – Ne yapalım, başka çare var mı aşkım? Adam ne istiyorsa yapmak zorundayız. Dağın başındayız geceyarısında… Adamın elinde tüfek… Önümü kocamın kasıklarına bastırdım. Mutfak bankosuna dayanmıştı, pantolonun önündeki kabarıklığı kasıklarımda hissedebiliyordum. Üstü çıplaktı. Soğuk içki şişelerini iki göğsünde gezdirince ürperdi, minik meme uçları kabarıverdi soğuk temasla… Dudaklarından öperek, – Adamın biri beni sikmeyi çok istiyor diye canımdan olamam… Sen de istemezsin bunu değil mi? Karşı çıksak bile önce seni halleder, sonra beni istediği gibi siker bu adam… Belki ikimizi de… Elini eteğimin altına daldırıp jartiyer çorabımın açıkta bıraktığı ve ıslanmaya başlayan kadınlığımı avuçladı. İnledim. Parmaklarını am dudaklarımın arasından geçirip ıslaklığını aldı, çıkarıp burnuna götürüp derin bir nefesle kokusunu içine çekti… – Mmm… Anlaşılan bu gece çok sıcak olacak… Benim dişi ceylanım iyice kızışmış… Güldüm, arkamı dönüp elinden kurtuldum, içeriye giderken omzumun üzerinden, – Aptal şey… diye cilvelendim kocama…
Oturup yemeğimizi yedik. Güzel bir et yemeği, yanına pilav hazırlamıştı Kazım, iyi bir aşçıydı adam… Erkekler rakı içti, ben şarap… Kocamın gözleri kızarmıştı iki kadeh sonra… Adamsa iyi içiyordu. Gözleri sürekli üstümdeydi. İçkilerin verdiği hararetle ortamdaki gerginlik kaybolmuştu şimdi… Gülüp konuşmaya başlamıştık. Tüfek duvara dayandığı yerde duruyordu, kimsenin baktığı yoktu. Sanki ahbabımızın evine yemeğe gelmiştik kocamla… Rakı şişesini bitirdiler, Kazım içeriye bir şişe daha getirmek için gitti. Kocam elini masanın altından bacaklarıma attı. Okşaya okşaya yukarılara çıktı, amımı avuçlayıp sıktı. İnledim dudaklarımı ısırarak… Bacaklarımı kapatıp elini hapsettim o amımı kurcalarken…
Kazım gelirken çekti elini… Gözüme baka baka parmaklarını kokladı tekrar… Yemek bittiğinden sofrayı toplamaya karar verdik. Eğiliyor, kalkıyor, arı gibi mutfakla oda arasında gidip geliyordum. Sonunda bitirdim, odaya geldim. Odanın bir köşesindeki şark köşesine kurulduk. Alçak bir divan, yastıklar, yerde uzun tüylü beyaz bir post… Duvarlarda asılı üç tane gaz lambası yanıyor titrek, loş ışıklarıyla… Biz kocamla divanda oturuyoruz, Kazım da önümüzde yerdeki postekinin üstünde… Onlar rakı içiyorlar, ben votka limon… İçkilerimizi içerken sohbet ediyoruz. Kazım’ın gözleri otururken iyice açılan mini eteğimde, durmadan anlatıyor. İçinde silah, dövüş, jandarma, hapis olan korkunç hikayeler… Ben ürperiyorum bu vahşi adamı dinlerken… Beni anlıyor gözlerime bakınca, rakısından koca bir yudum çekiyor, elinin tersiyle pala bıyıklarını silerken, – Gorkma gulüm… Benden zarar gelmez. Napcan, burada hayat böyle işte… Dağın başında, kadınsız… Çok zor bizim hayatımız… Gözleri bacaklarımda dolaşıyor yine… Ayaklarımı oynatıyorum. Büyülenmiş gibi ince siyah külotlu çorabın altından parlayan kırmızı ojelerimden gözünü ayıramıyor mıknatıs varmış gibi… Hoşuma gidiyor ayaklarıma sikici bakışlarla bakması… İçim kabarıyor… Rakı kadehleri boşalınca ağır hareketlerle kalkıp içki getiriyorum, kadehlerini dolduruyorum. Kazım’ın kadehini doldururken iyice eğiliyorum, memelerimi gözünün içine dayarcasına… O da gözünü ayıramıyor zaten… Kocamınkini doldururken arkamı dönüyorum, domalır vaziyette yavaşça içkiyi kadehe akıtıyorum. Mini eteğimden jartiyer çorabımın bittiği yeri, hatta şeftalimi gördüğüne emin olana kadar oyalanıyorum. Sonra tekrar ayaklarımı ona doğru uzatıp kocamın yanına uzanırcasına oturuyorum divana… İçkinin yanına meze diye mutfaktan meyve getirip oturduğum yerde bağdaş kurarak soyuyorum, dilimliyorum, erkeklere veriyorum meyve tabaklarını… Kazım iyice terlemeye başladı, bağdaş kurmuş bacaklarımın arasına uzanacak nerdeyse… Bardağını bir dikişte kafasına dikiyor hırsla… Gülüyorum, – Aaa, Kazım biraz yavaş… Biraz soluk alayım, sigaramı içeyim ben de… diyerek masanın yanına gidip aldığım içkiyle kadehini tekrar dolduruyorum. Dans edercesine hareketlerle gelip tekrar yerime oturuyorum. – Gusura bakma yenge… diyerek kalktı, duvara dayalı dolabın kapağını açtı. Dolabın içi tıka basa kaçak sigara dolu. Her çeşit var. Bir tane light sigara alıp yanıma geldi. Paketi açıp bir tane uzattı bana, çakmağıyla yaktı. Bir nefes çekip O şeklinde yuvarladığım kırmızı rujlu dudaklarımın arasından ona doğru savurdum dumanını… Ciğerlerine kadar çekti dumanı… Başımı kocamın kucağına koyup bacaklarımı karnıma çektim. Oturduğu yerden bacaklarımı kalçalarıma kadar, olduğu gibi görebiliyordu. Farkında değilmiş gibi yapıp eteğimi çekiştirip kutumu örtmeye çalıştım.
– Ah, beyim dedi iç geçirerek… İyi ki arabanız bozulmuş. İyi ki buraya geldiniz. Sayenizde insan gördüm. Kadın gördüm. Öyle zor ki bu dağ başında kadınsızlık… Kimse bana böyle hizmet etmemişti bugüne kadar… Çok zor… Çookk… Off… Bilemezsiniz… diyerek tekrar kadehi kafasına dikti. Kocamın sikinin sertliğini yanağımda duyabiliyordum. Çaktırmadan elimi uzatıp sertliğini sıktım avucumda… Saçıma asıldı. Odada üç tane gaz lambası vardı. Televizyon buzdolabı için jeneratör kullanıyordu. Duvardaki televizyonu görünce, – Kazımcım, televizyonu açsana biraz, ses olsun, müzik falan vardır, dedim. Kalkıp açtı televizyonu… Bu dağ başında, bu abaza heriften ne beklenir ki… Tahmin etmeliydim. Daha önce kaldığı yerden açıldı televizyon. Şifreli kanallardan birinde porno film oynuyordu resmen… İki adam kadının birini beceriyorlar. Biri sikerken, diğeri kocaman sikini ağzına vermiş, kadın yediği kalın yarakla ciyak ciyak yeeesss… yeesss… fuck me… diye bağırıyor. Kazım gözlerini benden ayırmadan, sanki çok normal bir şeymiş gibi, – İşte beyim, bizim dostumuzı, kadınımız bunlar… Geceleri de, gündüzleri de yalnızız hep, bunları seyredip dururuz… Gözümüz ekrana kilitlenmiş, iki erkeğin arasında sikilip duran kadının feryatları kulaklarımızda, soluksuz izliyoruz. Kazım ayaklarımın dibinde oturuyordu. Gözümün ucuyla onun filmle değil, benim bacaklarımla ilgilendiğini görebiliyordum. Ayaklarımı oynattım. Kırmızı ojeli tırnaklarım parladı televizyonun ışığında. Birden kocaman elleriyle ayağımı kuş gibi arasına alıp avuçladı, öpmeye başladı. – Heyy… Ne yapıyorsun Kazım? diye çektim ayağımı… – Gusura bakma yenge, dayanamadım… diyerek tekrar eline aldı, öpmeye devam etti. Kocam zevahiri kurtarmak istercesine sert bir sesle, – Kazım, ayıp oluyor ama… Ben buradayken… Benim yanmda karıma sulanıyorsun. Ayıp değil mi yaptığın? diye diklendi. Sanki ekranda seks filmi seyreden biz değilmişiz gibi, biraz komik bir durumdu tabi… Kazım inlercesine kocama yalvardı, – Beyim nolur gusuruma bakma… Yalnızlık zor… Kadınsızlık çok zor burada… Yerinden hızla kalktı. Telaşlandım, eyvah, tüfeği almaya mı gidiyor acaba diye korktum. Ama yandaki odaya gitti. Geri geldiğinde elinde bir tomar para tutuyordu. Kocama uzattı, – Beyim, nolur izin ver… Biraz kadın kokusu duyam… Öpem, koklayam… dedi. Eşimle şaşırıp kalmıştık. Birbirimize baktık, kaldık. Tamam, bunu konuşmuştuk, anlaşmıştık, adam ne isterse yapacaktık. Tüfek hala kenarda dayalı duruyordu. İstese zorla yapabilirdi, daha kötü şeyler başımıza gelebilirdi. Bunun yerine adam bize, kocama daha doğrusu, para uzatıyordu. Tüfeğe baktığımızı görmüştü, – Ben zorla istemiyom beyim… dedi. Gozellikle olsun. İsteye isteye olsun. Filimdeki gibi olsun… Filimdeki kadın gibi olsun… Kocam cevap verirken az önceki sertlikten eser kalmamıştı sesinde… – Yani Kazım… Yine de ayıp oluyor. Sen aynı durumda olsan karını başkasına para için verir miydin? diye yol yapıyordu. – Beyim inan verirdim. Sen bilemezsin kadınsızlık nedir… Hem kötülük yok ki bunda… Biraz sevecem oksayıp öpecem sadece… Zorlamam beyim.. deyip paraları kocamın eline tutuşturdu. Kocam bana baktı, para tomarını pantolon cebine tıkıştırırken Kazım’a, – Sen mutfağa kadar git, ben karımla konuşayım, ikna edeyim… dedi. Kazım mutlu bir şekilde odadan çıktı. Eşimle şaşkınca bakıştık. – Az orospu değilsin. Delirttin herifi… – Ayy ne yapayım aşkım… Adam o kadar iyi niyetli ki… Aslında hiç tipim değil ama hem hoşsohbet, hem biraz oynaşırız, fena mı olur? – Zaten tüfek kurşunu yemekten iyidir. Ben tecavüz beklerken olanlara bak… Üstüne bir de dünyanın parasını verecek saf… Sadece öpüp koklayacakmış… diyerek güldü sessizce… Gerinerek, – Eh, öpüp koklasın o zaman kocacım, iznin olursa… dedim. Ama işi öpüp koklamakta bırakırsa, sen işimi bitirirsin tamam mı? Bir güzel sikersin beni… Akşamdan beri azdım, kudurdum… Biz konuşurken içeriden su sesleri geliyordu. Yıkanıyordu sanırım… On dakika sonra içeriye girdiğinde, üstünde sadece bir peştamal vardı. Önündeki kabarıklık acaip duruyor, heyecan verici görünüyordu. Yanımıza geldi, önümde diz çöktü, ayaklarımı okşayıp öpmeye başladı. Cilveli bir sesle, – Sadece öpücen, okşayacan, kokumu çekeceksin, di mi Kazımcım? Fazla ileri gitmek yok değil mi? diye sordum işveli işveli… Kazımcık ağzı kulaklarında, zevkten dört köşe olmuş vaziyette, – He yenge… He… Aynen dediğin gibi… Hele biraz izin ver de öpem, koklayam seni… diyerek bacaklarımı ayırdı. Kazım koca ağzıyla bacaklarımı yalıyor, emiyor, pala bıyıkları firça gibi sürtüyor… İlk defa bıyıklı birisi ile sevişiyordum… Hem de böyle uzun, sert, pala gibi bir bıyıklıyla… Bir eli memelerime geldi, üstten okşamaya başladı. Koca avucu içinde sütyensiz memem kayboluyordu. Doğrulup dudaklarıma yaklaştı. Aç kalmış ayılar gibi dudaklarımı emip koca diliyle ağzımda dolaşıyordu. Ağzım ağzında kayboluyor, bıyıkları hoş bir gıdıklamayla boynumda dolaşıyordu… Beni zevkten ürperten bıyıklar memelerime indi…
– Kurban hele çıkar elbiseyi, rahat edek… Kokunu duyam… Tadını alam… – Bak Kazım, sadece öpmek koklamak var tamam mı? Daha ileri gitmeyeceksin. Söz verdin… diyerek ayağa kalktım. Tişörtün askılarını indirdim. Belime kadar sıyırdığım tişört memelerimi meydana çıkarmıştı. Onu belimde bırakıp eteğimin kopçasını açtım. Kalçalarımı oynata oynata eteğimi sıyırdım, aşağıya indirdim. Üstümde sadece bir çift jartiyer çorabı kalmıştı. Kazım önümde diz çökmüş bacaklarıma sarılıyor, elleyip öpüyordu durmadan… Artık olduğu gibi görünen, açıkta kalmış ağdalı amcığıma bakıp, – Ohhh… Gurban… Bu ne böyle? Şekerpare gibi duruyor… deyip başladı oramı öpmeye… Kocam divana uzanmış, uzandığı yerden sikini okşayarak bizi izliyordu. Amımın yalanmasından çok hoşlanırım. Kara kıvırcık saçlarına asılıp bir süre ayakta amımı öpüp yalamasına izin verdim. Sonra divana oturdum. O da peşimden geldi azmış erkek köpek gibi… Dudaklarımdan başlayıp göğüslerime geldi. Öpüp emiyor, uçlarını kalın dudaklarının arasına alıp çekiştiriyordu. Elleri vücudumun her noktasında dolaşıyordu. Memelerimi okşayan bıyıklar aşağıya indi, göbeğimden kasıklarıma geldi. Amımı öpüp yalıyor, dili kürek gibi içime giriyor, dudaklarını çekiyor, klitorisimi emiyordu. Bacaklarım titremeye başladı. Tatlı tatlı geliyordum. İçimden zevk sularımın aktığını hissediyordum. O da bütün akan suyumu yalıyor, içiyordu adeta… Bacaklarımla kafasını kıstırıp kasıldım, inledim zevkle, orgazmın zevkini çıkarmaya başladım. Dakikalarca… Ayımın kürek gibi dili beni uçurmaya yetmişti. Kendime gelince ayaklarımı gevşettim. Kölemi serbest bıraktım. Ayaklarımı önüne götürdüm tekrar… Parmak uçlarımla peştemalın düğümünü çözüp sıyırdım. Kapkara, kocaman başlı, filmlerdeki zencilerin siki gibi bir azman çıktı ortaya… O koca şeyi kaygan çoraplı iki ayağımın tabanıyla kavradım, üstünden gidip gelmeye başladım. Kazım zevkle kendini arkaya atmış, inleyip duruyordu. Ayak tabanlarımda kocaman kafasını hissediyordum. Kocam da yan tarafta bizi izlemeye devam ediyordu. Bir baktım, elindeki kamerayı işaret ediyor. Gizlice çekim yapıyordu. Kazım’ın sikini işaret edip kendi kolunu gösterdi. Kol gibiydi evet… Daha da heyecanlandım. Kazım belimden tutup divanın kenarına çekti beni… Bacaklarında duran peştemalı yere fırlatıp üstüme geldi. Dudaklarımı memelerimi öpüp yalıyor, bir eliyle de o koca sikini tutup ıslak am dudaklarımda sürtüp duruyordu. Alev alev yanıyordu amcığım… Kıvranarak bacaklarımı kapatmaya çalışıyordum ama ne mümkün… Koca yarak sürtündükçe bacak aramda, sanki ateş değmiş gibi tenim yanıyordu. – Kurban… İzin ver girem içine… Nolur kurban… diye diye inliyor, üstümde gidip geliyordu.
Ben kendimi kastıkça içime girmekte zorlanıyordu. Koç başı gibi kale kapımı zorlayan koca siki boylu boyunca amımın dudakları arasında gidip geliyor, bu bile bana yetiyor, zevkten çılgına çeviriyordu. İnleyip duruyordum ayımın altında… – Kazımmm… Ohhhh… Ohhhh… Hani sadece öpüp koklayacaktın… Tadımı alacaktın? Kokumu alacaktın? Ohhh… Sokmak yoktu… Öyle anlaşmadık mı seninle? Ohhhh… Şimdi amıma girmek istiyorsun Kazımmm… Ohhh…. Diye dudaklarım kulak memelerinde inleyip dururken, sıcak nefesimi boynunda alıp verirken biliyordum ki ben böyle davrandıkça daha da coşacak, saldıracaktı üstüme… – Kurban biliyom, öyle dedim… Ama azıcık gireyim amına… Nolur? Bak fena oluyom… Ucundan azcık sokayım… İzin ver gadınım… diye sallanıyor, titriyordu üstümde debelenirken… – Dur bi nefes alayım, kurban olduğum… diye ittim üstümden kaldırdım. Dibimde diz çökmüş, oturuyordu. – Kalk ayağa.. dedim. Oturduğum yerde, burnumun dibinde koca yarak taş gibi kalkmış, ucunda zevk suları parlıyor. – Ohaaaa.. Kazım, bu ne böyle…? At yarağı kadar… Yuhhh… Nasıl büyüttün bunu böyle? Bu beni parçalar beeee… diyerek aldım elime…
Parmaklarım zor birleşiyordu çevresinde… Başı bir mantar şeklinde sapka gibi… Parmak gibi kabarmış kan damarları tüm çevresinde dolanıyor… Altta koç yumurtası gibi kocaman taşakları sarkıyor… – Bunlar padişah taşağı herhalde… Altı okka taşak dedikleri bu mu oluyor Kazım? Elimle avuçladım bir, üstüne öbür elim iki , alttaki elimi tekrar üstüne koydum üç, başının bir kısmı hala dışarda duruyordu muhteşem aletin ! Dibinden başına doğru sıvazladım. Zevk suları çoğaldı ucundaki delikte… Dilimle alıp çevresine yaydım suları…. Sonra ağzımı kocaman açıp başını emmeye başladım koca aletin… Muhteşemdi… Adam esmerdi, aleti de daha koyu bir renk, zenci yarağı gibi değil ama oldukça koyu bir rengi vardı. Başladım komple, boylu boyunca dilimi gezdirmeye, yalamaya… Aletin açıkta kalan yerlerini de elimle idare ediyorum. – Ohhhh be… Bu nasıl bir şey Kazım? Kocaman, muhteşem bir aletin var… Yedikçe yiyesi geliyor insanın… dedikçe zevkten dört köşe oluyordu ağzı kulaklarında… Kocam da gizlemeyi bıraktığı kamerayı alıp yanımıza yaklaşıyor, Kazım’ın koca sikini yalarken çekim yapıyordu. – Ohhhh… Ye kurban ye… Nasıl istiyorsan ye… Bak beyin de hoşuna gitti… Kocam gaz lambasına bakıp, – Işık az yaa… Görüntü iyi değil. Kazım başka ışık, lamba var mı evde? Bu arada Kazım titremeye başlayınca ağzımı çektim koca sikinden… Hemen boşalmasını istemiyordum. Serbest kalan Kazım da kalktı, kalkık ıslak sikini sallaya sallaya gidip içerden bir seyyar lamba getirip yaktı, divana oturdu. Bana da, – Gel gurban, biz işimize bakalım. dedi.
Önüne oturdum, kasıklarına eğilip muhteşemini tekrar ağzıma aldım. Az önceki gibi yalayıp yutuyor, ellerimle gövdesinin kalan yerlerini, taşaklarını okşayıp duruyordum. Koltuk altlarımdan tutup beni yukarıya çekti, kucağına oturttu. İçime girmek istiyordu. Ben de artık girsin istiyordum ama ağırdan alıyor, kendimi ağırdan satmaya çalışıyordum. İçime almadan ıslak aletini am dudaklarımın arasına boylu boyunca alıp ağır hareketlerle yaylanmaya, öne arkaya gidip gelmeye başladım. O uzun aletin gövdesi boyunca klitorisimi okşuyor, zevkten delirtiyordu beni… Benimle beraber Kazım da inliyordu zevkten… – Ohhh kurban… Eritiyon beni… Sal kendini sokam biraz kurban… Yalvarırım koyver kendini… Otur şunun üstüne… diye elleri kalçalarımda yoğuruyor, memelerimi sırayla emiyor yutuyor, pala bıyıklarını gerdanımın her yerinde, boyunlarımda dolaştırıyordu. -Ooohhhh… Kazımmm… Sadece elleyip öpecem dedin… Şimdi amıma sokmak istiyorsun yaramaz… Böyle anlaşmadiık ki seninle… Olmaz ki böyle… Ohhh… Mımmmm… diye inleyip dururken kalçalarımı kazığının üstünde sallayıp duruyordum. – Kurban bak, birazcık sokayım. Ucu giriversin amcığına… Hadi üzme beni… Dayanamıyom… Hadi… – Bak, ucundan azcık sokacan, tamam mı? diye kalkıp sırılsıklam, alev alev yanan amcığımı kocaman olmuş aletin mantar şeklindeki kafasına dayadım.
Başı kapımı zorlaya zorlaya girdi. Kıllı ayımın boynuna sımsıkı sarılmış, titreyen dizlerimin üstünde zorlukla durabiliyordum. Zevkten geberiyordum. Kalçalarımı kavrayan kürek gibi eller sımsıkı tuttu, yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladı beni… Daha fazla tutamadım kendimi… Öyle tatlı bir geriyordu ki am dudaklarımı, içimi öylesine tatlı tatlı, kalın kalın dolduruyordu ki… Kendimi geriye çektim. Araya eğilip baktım, amımın suları kara yarağın etrafından süzülüyordu beyaz beyaz, parlıyordu ışıkta… Biraz inip kalktım kalın sik içimi kütür kütür yararken bacak aramda duyduğum basınçtan gelmeye başladım. Daha yarağın hepsini içime alamadan, yarısında boşalıyordum. O da – Ohhhh… Ohhh… diye homurdanmaya başlayınca onun da boşalacağını anladım.
İçimden çıkarıp önünde diz çöktüm, ağzıma aldım. Amımın suları yarağı boylu boyunca kaplamıştı, ellerimin arasında yapış yapıştı koca siki… Fışkırmaya başladı. Ağzımın içinde fişek gibi döllerini hissediyordum. Öyle çok geldi ki, nerdeyse boğulacaktım, ağzımın kenarından süzülmeye başladı fazlaları… Emmeye, elimle sıvazlamaya devam ettim. Birkaç kere daha fışkırdı, ağzım yüzüm dölleriyle doldu. Homurtularla inliyordu başını arkaya atmıştı. İnleyerek gözlerini açtı sonunda, – Kusura kalma, çabuk geldim, seni mutlu edemedim… diyerek kalktı içeriye gitti. Su sesi gelmeye başladı. Kendini yıkıyordu. Ben şaşırmıştım bu duruma… Erken boşaldığı için özür diliyordu. Halbuki ben de boşalmıştım onunla beraber… Ben de kalkıp banyoya gittim, elimi yüzümü yıkadım, döllerini temizledim. O da kendini kuruluyordu. Bana da havlu verdi, kurulandım. Sonra beni kucaklayıp içeriye götürdü. Divana yatırdı boylu boyunca, – Kurban kusura bakma… Temin kaza oldu, çabuk geldim. Şimdi seni iyi ederim… diyerek yine amcığımı yalamaya başladı. Parmakları, dili yine delirtiyor, zevkten kudurtuyordu. İnliyordum altında, ( seks hikayeleri ) – Hani sadece öpüp koklayıp bırakacaktın Kazımm? Yedin yedin bitirdin beni… Erittin… Napıyorsun böyle bana? Oramda bir şey kalmadı, yedin yuttun bitirdin erkeğim… deyince koptu gitti gene… Dizlerinin üstünde yaklaşıp bacaklarımı araladı, arama girdi. Koca sikini eliyle tutup amıma sürtmeye başladığında yine uçuyordum zevkten… – Ahh…Ahhh.. Nasıl yemem yutmam gadınım… Öyle tatlısın ki… Fırın gibi yanıyo amcığın… deyip sokuverdi muhteşem aletini amcığıma… Bir anda başı giren alet amcığıma girip çıkıyor, tatlı tatlı, alıştıra alıştıra yol açıyordu kendine… Amım zonklamaya başlamıştı kalınlığı içine aldıkça… Ömrümde duymadığım kadar zevk duyuyordum yarağı kalın kalın içime girip çıktıkça… Deliriyordum. – Oohhhh… Ahhhhh… Bitirdin beni Kazım… Koca sikin öldürdü beni… Oohhh… Bu ne güzel sikiş böyle erkeğim… Öldürdün beni yarağınla… Ohhhh… diye diye inliyordum altında…
Tüm ağırlığıyla üstüme abandıkça, o yüz kilonun üstündeki sumocu gövdesiyle altında nefessiz kalıyor, eziliyordum. Geri çekildikçe üstümdeki ağırlık kalkıyor, ben nefes alabilmek için çırpınıyordum. Kocam kamerayı hala bırakmamıştı elinden… Yanımızda, yöremizde dolanıp duruyor, o koca yarağın amıma girip çıkışını en iyi açıdan çekmeye çalışıyordu. Belki yarım saat boyunca altında inlete inlete sikti beni… Kaç defa boşaldım, bacaklarımı kaç defa beline sarıp kendime çektim bilmiyorum. Sonunda son darbeyi vurdu, belimden tutup kendine çekti beni… Yarıya kadar girip çıkan yarağı köküne kadar amıma girdi. Ben kendimi kaybettim o anda… Koca yarak boğazıma kadar dayandı zannettim, bir an öyle hareketsiz kaldı.
Yarı baygın halimde aletinin içimde zonkladığını, damarlarının attığını hissediyordum. Gerilen vajina duvarlarımın verdiği zevkle, rahmime dayanan iri başının verdiği acı birbirine karışmıştı. Ölüyorum zannettim. Gözlerimden yaş akıyordu. -Ayy… Durrr… Hayvannn… Deldin… Yardın beni… Offff… Acıyoo… Hareket etme sakın… Yandımm… Durrr… Ohhh… diye feryat ettim. İçim patlamıştı sanki yeni gerdeğe girmiş gibiydim. Tüm amım zonkluyordu duvarlarıyla, tüm hücrelerimle… Koca alet, balta sapı gibi içimde… Tümüyle sarmıştım koca aleti… Bir zaman öyle kaldık. Sonra alıştı amım… Kaslarımı oynatmaya çalıştım yavaş yavaş… İçimdeki muhteşem aleti hissetmeye çalıştım. Acım da hafifledi. Zevk duygusu yayılmaya başladı tüm vücuduma… Şöminenin ateşi bir yandan, içimdeki şehvet yangını bir yandan, amımdaki aletin fırın gibi sıcaklığı diğer yandan… Terlemeye başladım. Kollarımla boynuna sarıldım. Kalçalarımı oynattım yavaşça… Gidip gelmeye, kalçalarımı kaldırım indirmeye başladım altında… Kazım da girip çıkıyordu bir yandan… Girişi ayrı, çıkışı ayrı zevk veriyordu… Yara yara amımı, her zevkten uçuyordum. Tekrar tekrar orgazm yaşıyordum çılgın bir tempoyla… Biri duyacak korkusu yoktu bu dağ başında… İçimden geldiği gibi davranıyor, bağırıyor, feryat ediyor, inliyor, kahkahalar atıyordum çılgın gibi… İçimden çıkardı sikini… Divana oturdu. Ne istediğini anlayıp hemen tepesine tırmandım. Kucağına çıkıp bacaklarımı iyice açtım… İyice açılmış, genişlemiş amcığımı koca sikin kafasına nişanlayıp yavaşça oturmaya başladım. İçi yanıyordu, sırılsıklam olmuş, sular akıyordu amımdan… Zevkten gözlerim kaydı, feryadı kopardım, – Ohhhh… Sok len koca ayım… Sokk… Deldin beni, parçaladın amcığımı… diye salıverdim kendimi…
Kazık gibi girdi alet içime, dibime kadar… Titreye titreye, inleye inleye zıplıyordum üstünde… Memelerimi ağzına dayadım, pala bıyıklarına sürttüm. Uçları parmak gibi kabarmış memelerimi hırsla, dişleye dişleye emiyor, beni acıdan ve zevkten bağırtıyordu hayvan… Kalçalarım kürek gibi ellerinin arasında yoğruluyordu. ( porno hikayeleri ) Birden onca zevkin arasında, göt deliğimde bir ıslaklık hissedip ürperdim. Kocam arkamdan yanaşmış götümün deliğini yalıyordu ıslak ıslak… Bir an hareketsiz durup dilini hissetmeye çalıştım. Boylu boyunca yalıyordu deliğimi… Anlaşılan Kazım’ın koca yarağı da nasibini alıyordu dilinden, onu da yalıyordu. Konuşmuyorduk hiç… Kazım uzandığı yerden hareketsiz, bizi izliyordu. Kocam iyice yaladı deliğimi… Sonra ensemden tutup Kazım’a doğru eğdi beni, domaldım. Kayganlaşan arka deliğime dimdik olmuş yarağını kaydırıverdi, ileri geri yapıp alıştırdı götümü…. Kökleyip duruyordu. İçimde bir milim boşluk kalmamıştı. İki yarak tarafından sikilip duruyordum. Bağırmaktan sesim kısılmıştı artık… Acaip zevk alıyordum. Delirecek gibiydim artık zevkten… Amımda kocaman, hayvan gibi yarak, götümde kocamın yarağı durmaksızın pompalıyorlardı beni aralarında… Boşalmam uzun sürmedi… İki erkek beni aralarına almışlar, acımaksızın düzüp duruyorlardı. Bayılmak üzereydim, dayanacak halim kalmamıştı. Kocam arkamdan sikini çıkarttı ben boşaldıktan sonra, getirip ağzıma verdi. Buz gibi olmuş yarağı yalamaya başladım. Kazım da iyice hızlanmıştı amımda… Ben kocamın sikini yalarken, o alttan pompalıyordu beni…
Kazım’ın aksine kocam tümüyle kılsız bir vücuda sahipti. Ne kasıklarında, ne bacaklarında, kalçalarında hiç kıl yok, yumurta gibiydi. Kazım kocamı böyle görünce – Beyim, sende de hiç kıl yokmuş, dedi hayretle… Kocam siki benim ağzımda emilirken cevap yetiştirdi, – Ne yapayım, sen neden kıllıysan, ben de ondan kılsızım… dedi. Kazım düşünceli düşünceli, – Haklısın beyim… dedi. Sonra kocamın kılsız kalçalarını okşamaya başladı. Ben kocamın sikini yalarken o da altımda doğrulup başını yaklaştırdı, kocamın sikini benimle beraber yalamaya başladı. Şaşkınlıkla bakakaldık kocamla… Fakat hemen ardından olayı devam ettirdik. Kocam Kazım’ın kafasını eliyle tutup ağzına sikini sokuyor, Kazım da bir yandan sikini yaladığı adamın karısının amına, yani bana alttan koca yarağını sokup çıkarıyordu. Kocam divana uzandı. Elimden tutup kendine, üstüne çekti beni… 69 yapmaya başladık. Ben kocamın sikini yalarken o da amımı yalıyordu. Kazım arkamdan yaklaştı. Kocam amımı yalarken Kazım’ın sikini tutup bir güzel yaladı, ıslattı, içime soktu aleti… Kazım amıma girip çıkmaya başlamıştı yine… Bu kez kocam alttan klitorisimi, gerçi çektikçe amımdan dışarı çıkan Kazım’ın koca yarağını yalayıp duruyordu. Yine zevk feryatları koparmaya başlamıştım. Kocam elini uzatıp bacaklarımdan süzülen am sularımda parmaklarını ıslatıp arka deliğime sürdü iyice… İçimde boşluk hissedince başımı çevirip baktım, Kazım’ın sikini tutmuş, arka deliğimde başını gezdiriyordu.
-Oha… O hayvanı götüme sokmayacaksınız di mi? İstemiyorum, sakın ha… diye hafiften naz yaptım. Oysa kocamla evde bu pozisyon için vibratör bulunduruyorduk, alışıktım yani… Başını sokunca Kazım belimden tutup yüklenmeye başladı. Kütür kütür götüme giriyordu koca yarak… Eşim altımdan kalkmış kalçalarımı ayırıyor, kol gibi aletin içime girmesine yardım ediyordu. – Hayvansınız siz… Hayvanlar… Götümden ne istiyorsunuz? Ohhhh… Acıyo… Sokma Kazım… Kazımım… Sokma aşkım… Götümün deliği acıyoo… Ahhhh… diye inliyordum durmadan… Oysa alışıktım buna… Coşturmak için yapıyordum bunu… Yine de kıçıma giren devasa alet acıtıyordu gerçekten… Zevk almaya başlamıştım. Fakat hayvan gerçekten köklemeye başlayınca canım yanmaya başladı iyice… Kocam alttan klitorisimi okşamasına rağmen acı zevki bastırıyordu… Kendimi öne atıp kurtulmaya çalıştım, içimden çıkardım kocamanı, amıma dayadım. – Yeter artık aşkım… Canım çok yandı. Hadi biraz amımı sik… Amımı yar benim… Ohhhh… diye elimle tutup amıma soktum yine… ( mobil porno )
Bu kez üçümüz beraber boşaldık. Olduğumuz yerde serilip yattık. Amım götüm sızlıyordu. Sikilmekten yorgun düşmüştüm. Başımı kaldırıp baktım, amımın dudakları kabarmış, dışarı taşmıştı. Kolumu kaldıracak halim yoktu, ayı pestilimi çıkarmıştı benim… Birer sigara yaktık. – Offf… Kazım, öldürdün beni… dedim. En son ne zaman kadın siktin sen? – İki sene oldu heralde gurban… – Peki, yeğenin? – Yeğen dediğime bakma işte, beraber kaçak işi yapıyoruz. Bu dağ başında karı koca gibi, o bana, ben ona… Ama kadının yeri başka oluyo, amı da götü de başka tad veriyo gurban… Oy amına götüne gurban olduğum… diyerek okşamaya başladı beni… Koca sikinin inmiş hali bile kocamın kalkmışından daha iri duruyordu bacaklarının arasında… Kalktık, banyoya gittik hep beraber… Ağzımızı yüzümüzü temizledik. Amıma soğuk suyu çarpınca ferahladım. Odaya geçip oturduk. Yarım saatten fazla böyle kaldık. Bir ara içimiz geçmiş. Vücudumun okşanmasıyla uyandım. Kazım çıplak vücudumu okşayıp yalıyor, kocam kenarda horlayarak uyuyordu. Baktım, karşımızda yeğen… Üstünü soyunmuş, çıplak vaziyette, bize bakarak sikini okşayıp duruyor, – Kurban, bi he desen, şu çocuğun gönlünü yapsan ha? Hadi kurban… Çocuğa baktım. Konuşmamıza aldırmadan sikini sıvazlıyor, 31 çekiyordu bana baka baka… Acıdım. Ha bir eksik, ha bir fazla, ne zararı vardı ki…Gülerek bacaklarımı aralayıp oğlana seslendim, – Gel bakalım çömez… Senin de gönlünü yapayım bari… Sevinerek geldi yanıma… Siki kocamınki kadar vardı. Başını apış arama daldırdı, acemice amımı yaladı bir süre… Acemi de olsa ıslak dil işte, yine azdırmayı başardı beni…
Islanınca saçından tutup kendime çektim, bacaklarımın arasına yerleşti, sikini gömdü amıma… Birkaç kez gidip gelmesi yetti, – Geliyom… diye inledi… – Sakın içime boşalma… diyerek kendimi çektim, sikini çıkarıp ağzıma verdi, püskürtmeye başladı. Ben yarım kalmıştım. Kazım’a baktım, anında anladı… Oğlanın boşalttığı boşluğu o doldurdu hemen, koca sikini tekrar gömdü içime, gidip gelmeye başladı… Amımın duvarlarını çatlatarak, narin gövdemi altında eze eze tekrar sikti beni… Zevkten uçurdu… Artık bitmiştim. Sıcak ve seks kokan odada hepimiz uyuyup kaldık.
Sabah neşeyle uyandık. Güzel bir kahvaltı yaptık. Kocam ben gidip arabaya bakayım diyerek yeğeni de yanına aldı, çıktı. Kazım’la yalnız kalmıştık. Bunu fırsat bilen koca ayı tekrar daldı bana… Geceden hala bütün deliklerim sızlıyordu ama hayır diyemedim. Bir süre sonra sevişmenin ortasında arabanın sesini duyduk, korna çaldı. Kocam arkasında yeğenle beraber içeriye girdiğinde Kazım beni altına almış, zevk çığlıkları attıra attıra amıma koyuyordu. – Bakıyorum hiç vakit kaybetmiyorsunuz… diyerek bir çırpıda soyunup yanımıza geldi. Sikini ağzıma verdi. Oğlan da çırılçıplak soyunup yanımızda bitmişti. Kazım içimden çıkıp yerini ona verdi. Oğlan genişlemiş amıma girdi, beş on dakika girip çıktıktan sonra göbeğime fışkırttı. O çıkınca Kazım tekrar gömdü koca sikini… Kocam ağzımda emdirdiği sikini gırtlağıma kadar soktu, bağıra bağıra döllerini boşalttı biraz sonra… O da çekildi. Kazım’la ikimiz kalmıştık. Boşalmamız uzun sürdü. İkimiz de bağıra bağıra orgazm olduk. Kazım boşalırken gerçekten bir ayı gibi böğürüyordu üstümde… Ne kollarımda, ne bacaklarımda derman kalmıştı. Sikini ağzıma sokup döllerini yalattı, temizletti bana… Sonra da bir kukla gibi kucaklayıp banyoya götürdü. Güzelce yıkadı ılık suyun altında, öpe okşaya temizledi her tarafımı… Üstümüzü başımızı toplayıp giyindik, kendimize çeki düzen verdik. Bacaklarım titriyordu hala… Evden çıktık. Kazım arabanın bagajını bir sürü içki şişesi, sigaralar, çay paketleriyle doldurdu. Kocam direksiyona geçti, ben de yanına oturdum. Kazım açık camdan uzanıp dudaklarıma son bir kez yumuldu, memelerimi avuçladı. Pala bıyıklarını yine yanaklarıma, boynuma, gerdanıma sürttü. Eteğimin altından amımı avuçlayıp sıkarken kocama, – Beyim yine gelin… Her zaman başımın üstünde yeriniz var, bilesiniz ha… diyerek uğurladı bizi… Yola çıktığımızda kocam anlattı ne olduğunu… Aslında çok basit bir şeymiş. Sigorta kutusuna bakmış, marşa giden sigorta atmış. İki dakikada halledilebilecek bir arıza için yolda kalmışız. Tesadüf işte… O gün orada kalmak, o yaraklarla sikişmek varmış kaderde… Güzel bir geceydi. Hayatımda böyle zevk yaşamamıştım hiç… Kimbilir, belki bir gün yolumuz yine buralara düşer. Belki tekrardan hikayemi yazarım. Neyse benim hikayem bu. Okuduğunuz için teşekkürler..
Arabanın Bozulması Amıma Yaradı,sex hikayeleri,porno hikayeleri,sikiş hikayeleri,porn hikaye,mobil porno
Maç Dönüşü
Dördümüz bir arabanın içinde İstanbul'dan futbol maçından dönüyorduk. Uzun bir yoldu ama o muhteşem maçı izlemek için değerdi… Maç öncesi Develi Restaurant’da muhteşem bir yemek yemiş ve tabi biraz da içmiştik.
Ancak ben dönüş yolunun şoförü olarak seçildiğimden herkes kadar içmemiş, kararında bırakmıştım. Ama diğerleri için bir sınır yoktu ve onlar da bu haklarını sonuna kadar kullanmışlardı.
Eşim Suzan, tamamen kafayı bulmuştu. Arkadaşlarımız, Birgül ve kocası Selim de sarhoş olmuşlardı. Hala da içmeye devam ediyorlardı. Bu durumda benden başka hiç biri alkol kontrolünden geçemezdi. Ben de sanırım sınırdaydım.
Birgül, şoförü, yani beni uyanık tutmak için yanıma, ön koltuğa oturdu, eşim Suzan'ı da kocasının yanına, arka koltuğa oturttu. Bu düzenlemeden ben pek hoşlanmamıştım. Yol arkadaşlarımızın, eş değiştirmelerin yapıldığının söylendiği partilere katıldıkları dedikodusu herkes tarafından yapılıyordu. Bu konuda adları çıkmıştı. Ama ben onların böyle bir şeyi hayat tarzı olarak seçmiş olabileceklerini sanmıyordum. Ancak kadın erkek ilişkilerine biraz geniş baktıkları için böyle bir söylenti çıkmış olalabilirdi.
Her neyse, biraz gürültücü grubumuz seyehat ederken, Selim yanında getirdiği içkileri içmeye devam ediyordu. Ben de biraz içmeye başladım. Ancak dikkatliydim.
Birgül bir yandan konuşurken, bir yandan da yavaş yavaş kendini bana doğru kaydırıyordu. Zaten az sonra da kolunun birini omzuma attı. Bu arada dikiz aynasından arkaya göz attığımda Selim'in de bir kolunu karım Suzan'ın omuzuna attığını ve iyice ona sokulduğunu farkettim. Samimi sıcak bir ortamdaymışız gibi görünüyorduk.
Çok geçmeden Birgül'ün elinin bacağımı yavaş yavaş okşadığını hissettim. Sonra gitgide daha yukarılara, bacaklarımın arasına doğru kaymasına itiraz etmedim. Sonra gözlerimin içine gülümseyerek bakıp yavaşça, onun okşamaları sonucu büyüyen sikime doğru uzandı.
Acaba arkada neler oluyor diye dikiz aynasından baktığımda, Selim'in karıma sıkıca sarıldığını ve bir elinin kalçalarında dolaştığını görmem süpriz olmadı. Suzan o eli geri itiyor, ancak o yeniden kalçalarına doğru yolunu buluyordu. Suzan yeniden eli itiyor ama o biraz sonra bir kez daha yavaşça yeniden okşamaya başlıyordu. İkisi de kıkırdıyor, sanki zararsız arkadaş şakalaşmasıydı ve eğleniyorlardı. Ancak, Selim'in, karımın başını iki tarafından tutup kendine doğru çevirip öpmeye başlaması çok sürmedi. Karım dudaklarını adama doğru bastırırken, belli belirsiz “hayır, yapma” dedi. Birgül arkada neler olup bittiğinin farkında olmasına rağmen, gülümseyerek gözlerimin içine bakıyor ve iyice kabarmış pantolonumun önünü okşamaya devam ediyordu. Suzan, Birgül'ün beni oldukça tahrik eden, bu yaptıklarını göremiyordu.
Arkada olanlar beni biraz endişelendiriyordu. Selim, karım Suzan'ı bir kez daha tutup kendine doğru çekti ve sarhoş, kendini zor savunan kadını yavaşça öpmeye başladı. Tam birşeyler söyleyecekken, sikimi oşamayı sürdüren Birgül beni susturdu ve başımı kendine döndürerek minik bir öpücük verdi. Allahtan arabayı yolda tutabilmiştim.
Aynadan yeniden arkaya baktığım da; Suzan'ın onun elini itmesine aldırmadan, eteğini kalçalarının yukarısına kadar sıyırmaya çalıştığını gördüm. Selim'in çıplak kalçalarını okşamasından tahrik olan karımın yüzü kıpkırmızı olmuştu. Birgül benim engel olmamı önlemek için erken davranıp, yavaşça fermuarımı açıp, elini sikime uzattı ve kolayca külotumun içinden çıkardı. Eğilip kulağıma “boş ver onları, birazcık eğleniyorlar” diye fısıldadı.
Bu noktadan sonra ben de tüm dikkatimi, Birgül'ün tamamen sertleşmiş sikime ne yapacağına verdim. Çok yavas ve nazikçe okşuyordu. Arkadaki sarılma ve kucaklaşma seslerini duyuyordum. Arkaya yeniden göz attığımda, karımın beyaz danteli külotunu tamamen açığa çıkaracak sekilde, eteğinin ve kombinezonunun yukarıya toplandığını gördüm. Suzan, Selim'in bileğini tutarak ona engel olmaya çalışıyordu ama, adam onun dudaklarına yapışıp ara vermeden öpmeye başlayınca, karım direnmekden vazgeçti. Acaba iyice tahrik olmuş karım Selim'e ne kadara kadar izin verecekti. Eminim adama bacaklarının arasına yöneldiğinde durduracaktı onu, ama alkol onu çok dirençsiz hale getirmişti.
Ön tarafta da dikkati çekecek şeyler oluyordu; Birgül eteğini beline kadar toplayıp, elimi tutup çıplak kalçalarına koymuştu. Sonra bacaklarını yavaşça aralayıp, elimin kolayca, ıslanmış külotunu kadar ulaşmasını sağlamıştı. Kendisi de tamamen sertlesmiş sikimi okşamayı sürdürüyordu. Acaba bu durumun sonu nereye varacak diye merak etmeye başlamıştım.
Arka koltukla işler daha ileriye doğru gitmeye başlamış görünüyordu. Selim, karımın bluzunun düğmelerini çözmüş, bir hareketle sutyenini yukarıya kaldırmış ve memelerini ortaya çıkarmıştı. Selim'in okşamalarıyla çabucak serleşip irileşen meme uçlarına bakılırsa uzan, artık daha fazla direnmeyecekmiş gibi görünüyordu. Kızaran yüzünü kaldırdığında aynada göz göze geldik. Sadece birbirimize baktık. Sonra o başını arkaya atıp sırtını koltuğa iyice yasladı. Ben Birgül'e baktım, gülümseyen yüzü arkada neler olduğunun farkında olduğunu söylüyordu.
Birgül, külotunu kalçalarına kadar sıyrılmasını sağlayacak kadar poposunu kaldırdı. Sonra bacaklarını biraz daha aralayıp, elimi ıslak amına doğru çekti. Elim ıslak, yumuşak amının üzerinde dolaştırıp, bir parmağımı içine kaydırdım. Birgül yavaşça inledi. Sikimi okşamayı sürdürüyordu. Araba erotik bir sinema seti gibiydi.
Arkaya göz attığımda, Selim'in karımı koltuğa yatırdığını, üzerine uzanıp, dudaklarını memelerine gömdüğünü gördüm. Karımın külotu hala üzerindeydi. Hala Selim'e karşı koymaya çalışıyordu ama gitgide daha da tahrik oluyordu. Yavaşça inlediğini duydum. Sanırım benim duymamı istemiyor ama kendini de tamamen kontrol edemiyordu.
Adeta otomatik pilota bağlamıştık; Birgül sikimin üzerindeki özenli bakımını sürdürüyor, ben iki parmağımı birden ıslak amına sokmuş içinde hareket ettiriyordum. Klitorisinin sert tomurcuğuna ulaşıp okşadığımda yeniden inlemeye başlamıştı.
Arkaya baktığımda, Selim'in Suzan'nın eteğini ve kombinezonunu tamamen aşağıya sıyrıldığını ve onu şeffaf naylon külotuyla bıraktığını gördüm. Tam ben onlara bakarken, Selim, karımın külotunu çıkarabilmek için lastiğinden tutup, kalçalarını havaya kaldırdı. Suzan kafasını hayır anlamında sallayıp, bu hareketinin çok ileri gitmek olduğunu anlatmaya çalışarak, adamın elini geri itti. Ama eminim ki, Selim onu ayartmaktan vazgeçmeyecekti vede başarılı olacak gibiydi… Zira tehlikeli bir pozisyondaydılar.
Birgül bacaklarını biraz daha ayırdı ama kalçalarına kadar sıyrılmış külotu iyice gerilmiş ona pek rahat hareket imkanı vermemişti. Öne doğru eğilip, külotunu ayak bileklerine kadar indirdi. Artık şişmiş ıslak amını rahatça görebilmem için hiç bir engel kalmamıştı. Şimdi bacaklarını biraz daha ayırırken daha da inliyordu. Birgül, iyice şişmiş sikimi dikkatlice kontrol ediyor, tam boşalacağım anda elini geriye çekiyordu.
Arabadaydık ve hala yoldaydık. Bir yerde durmamız gerekmiyor muydu? Ancak ne bir konaklama yeri ne de arabayı çekecek uygun bir yer vardı.
Bir kez daha arkaya baktığımda Selim'in karımı bir taraftan öperken, bir taraftan da külotunun üstünden amını okşayıp, diğer eliyle de memelerimüzerinde çalışarak gittikçe ateşini daha da yükseltip, kızıştırdığını gördüm. Sanırım, Suzan'ın direnci düşüyor ve yine sanırım Selim için yeniden külot lastiğine el atmanın zamanı gelmişti…
Selim'in “kaldır” diye fısıldadığını duydum. Karım hemen dediğini yaptı, o da çabucak külotu kalçalarına kadar sıyırdı. Ama karım hemen ne yaptığının farkına varıp külotunu yukarı çekmek için elini uzattı. Fakat Selim daha hızlı davranıp tek harekette külotu bacaklarından sıyırıp fırlattı. Benim yüzü kızarmış ve kızışmış karımın şimdi belden aşağısı çıplaktı. Karımın külotunu gayri ihtiyarı arabanın ön tarafına fırlayıp Birgül'ün kucağına düşerken, Selim bize bakıp sırıtıyordu. Kucağına düşen külotunu görünce Birgül kıkırdayarak güldü. Zira kocası Selim'in yapacağı şey için önünde hiç bir fiziksel engel kalmamıştı. Dantelli külotu eline aldı, sikimin etrafına dolayıp, sikimi karımın külotuyla sıvazlamaya devam etti. Kocasının, heyecandan titreyin karımı baştan çıkarmasını, hatta tecavüz girişiminde bulunmasını sorun etmiyordu. Bilakis arka koltukta gerçekleşen bu heyecanlı erotik oyunu teşvik ediyordu. Sanırım kocasının, benim karımın bacaklarını ayırıp, sikini arasına sokmasını görmek istiyordu ve Selim de şimdi tam bunu başarmak üzereydi. Ama sanırım, Suzan buna izin vermeyecekti.
Karım, tamamen savunmanız görünüyordu. Orada arka koltukta, kızışmış, memeleri açıkta, eteği beline kadar sıyrılmış ve belinden aşağısı tamamen çıplak, erotik bir sekilde uzanıyordu. Selim, onu öyle çaresiz, direnci kırılmış görünce pantolonunu ve külotunu dizlerine kadar sıyırıp, kalın, heybetli ve tamamen sertleşmiş sikini meydan çıkardı. Sanırım, arkadaşım Selim karımı sikecekti ve ben, bu noktadan sonra bir şey yapamayacaktım. Adam karıma doğru yaklaştı, karım kafasını sağa sola sallayarak ve uzun, güzel bacaklarını birbirine bastırıp sıkarak “Hayır! Bu kadar yeter! Bunu yapma! Yapamazsın bunu!” diye hafifçe bağırdı.
İki parmağım Birgül'ün amının içindeyken ve sikim onun kontrolündeyken, bir de arkada neler olup bittiğini takip etmeye çalışırken araba kullanmak hayli zor oluyordu. Tüm bu olanlar çok erotikti ve kontrolümü kaybettirecek gibi görünüyordu. Selim, Karımın bütün direncine rağmen çıplak vücuduna, saldırısını sürdürüp, onu öpmeye, memelerini ve kalçalarını okşamaya başladı. Suzan'ın inlemeleri ve iç çekişleri, bu okşamalara yanıt vermeye başladığını gösteriyordu. Biliyordum ki içki karımı tamamen bitirmiş ve savunmasız hale getirmişti. Selim onun direncinin üstesinden gelmeyi başarıp daha ileri götüre bilecek miydi acaba?
Bir şekilde ben de elindeki şişmiş tümseğe bütün dikkatini vermiş, arkadaşımın karımla arka koltukta oluşturduğu erotik görüntüye karşılık veriyordum. Birgül beni meşgul etmeye çalışırken, Selim'in, karım Suzan'ın bacaklarını aralamaya çalışmasını görebiliyordum. Karım hala direniyor olmasına karşın sarhoşluğun ve bu kadar cinsel uyarılmanın sonucu direnci düşüyordu ve sonunda teslim oldu, bacaklarının ayrılmasın izin verdi. Bu noktadan sonra Selim elini bacaklarının arasına soktu ve okşamaya başladı. Karım bu defa yüksek sesle inlemeye başladı. Böyle inlediğine göre sanırım adam amına parmaklarını sokmuştu. Birgül arkaya bir bakış atıp kendi kendine gülümsedi. Acaba tüm bu olanlar onun kurduğu bir oyun muydu.
Suzan inlediğinde aynadan arkaya baktım. Selim'in parmaklarının karımın içinde çalıştığını gördüm. Suzan'ın soluğunun kesildiğini duyduğumda da adamın karımın klitorisine ulaştığını anladım. Zira karımı en tahrik eden yeriydi orası… Yeniden aynada göz göze geldik karımla. Yüzü şehvetten kıpkırmızı olmuştu. Yalvarır gibi bakıyordu. Yüzünde sorgulayan bir ifade vardı. Müdahele etmemi mi istiyordu? Çaresiz miydi? Yoksa kontrolünü mü kaybetmişti?
Adam amının nemli dudaklarını okşayıp, içine bir parmağını sokarken, Suzan inledi ve ardından küçük bir çığlık attı. Sonra bakışlarını benden çevirip gözlerini yumdu ve kendini o anın büyüsüne bıraktı. Selim, artık kontrolün kendisinde olduğunun farkındaydı ve Suzan artık ona itaat etmeye, tehlikeli şekilde çok yakındı…
Selim, karımın bacaklarını biraz daha ayırınca belli belirsiz mırıldandı. Acımasızca, iğfalini gercekleştirecekmiş gibi görünüyordu. Kendi pozisyonuna uydurmsk için karımın duruşunu ayarladı. Kendimi erotik bir filmin içinde hissediyordum. Sadece karım Suzan'a yapılanlar değil, aynı zamanda Birgül'ün sikimi okşayıp, tam boşalacağım ana geldiğimde elini geri çekip, beni sürekli zirvede tutması da bu hissi veriyordu.
Selim, karım Suzan'ı dizlerinden tutup, yüzü kendine dönecek şekilde koltuğun üstünde uzattı. Bastırarak bacaklarını ayırdı, poposunu yukarı kaldırıp kendisi de doğruldu. Şişkin sikini doğrudan, amının nemli dudaklarına dayandı. Karım, amının dudakları arasında hareket edip başı nemlenen siki hissedince nefesini tuttu. Adamın siki amının dudaklarına baskı yaparken bana baktı. Adeta durdurman için gözleriyle beni çağırıyordu. Aynadan bana bakan gözlerinden gözlerimi kaçırdım. Selim, onun yumaşak etine bütün gücüyle bastırırken adeta hareketsiz kalmış dilim tutulmuştu.
Karım, Selim'in sikinin iri pembe başı içine girerken inliyor, boğuk çığlıklar atıyordu. Yavaş yavaş sert sikini amının dibine doğru ilerletiyor, karımın amının kasları, adamın istilasına yol veriyordu. Suzan, adamın içini doldurduğunu hissederken inliyor, Selim'in girişinin baskısını azaltmak için, dizlerini biraz daha kaldırıp, bacaklarını iyice ayırıyordu. Amı tamamen dolunca yeniden müthiş bir çığlık attı.
Olmuştu… Karım, bacakları ayrık sırtüstü yatırken, arkadaşımız Selim, bu ayrık bacakların arasında koca şişkin siki ile amını doldurmuştu. Karımı, yavaş, derin vuruşlarla sikmeye başlamıştı. Karımın amının suyundan nemlenen siki parlıyordu. Ben büyülenmiş gibiydim. Karımın daracık amcığının içine giren koca siki sıkıca sardığını görünce neredeyse heyecandan bayılacaktım.
Birgül kafasını bana çevirdi, yüzü, kocasının benim karımın bacakları arasına girip, koca sikinin gererek amını doldurmasından heyecanlanmış, ateşler içerisinde kıpkırmızı olmuştu. Suzan, beni, onları izlerken gördüğünden beri, sakin ve sessiz olmaya gerek duymamış, heyacanını gizlemeden iniltilerini artarak ve tonunu yükselterek devam ediyordu. Selim dibine kadar bastırdığı zaman ise nefesi kesiliyor, yutkunuyordu.
Bu durum nasıl olabilir, bu adamın uysal, yumuşak başlı karımı tam anlamıyla sikiyor olması noktasına nasıl gelebilirdik? Sanırım, Selim, kocasının ve kendisini izlemekten hoşlanan kendi karısının önünde Suzan'ı baştan çıkarıp düzmekten özel bir zevk alıyordu. Birgül, arkadaki yaşananlardan gözüne bir şey takıldığı sırada bir an için şişmiş sikim üzerindeki aktivitesine ara Verdi; kocasının sikinin, titreyin karımın amına diplediğinde, karımın amının gerilip genişlemesini gördüğünde, gözleri heyecanla parlamıştı.
Selim inleyen karıma sokuşlarını hızlandırıp, artırdığında, boşalmasının yakın olduğunu anlamıştım. Şu ana kadar hamilelik riski aklıma bile gelmemişti. Acaba Selim, çaresiz karımın içine boşalmayı mı düşünüyordu? Eminim boşalmadan önce geri çekmek gibi bir niyeti yoktu; karımın amının içine spermlerini fışkırtacaktı… Özellikle tüm gücüyle kocasının önünde karısını sikerken, amını tohumlarıyla doldurmak, zaferini taçlandıracaktı. Suzan'ın kontrolünü tamamen kaybettiği açıkça görülüyordu. Tamamen adama teslim olmuş, tüm duygularını, kendisini müthiş bir orgazma doğru götüren, bu iri sike kilitlemişti.
İkisi de orgazma yaklaşmıştı. Selim adeta anırır gibi ses çıkararak, tüm gücüyle karımın içine bastırdı. Karımın içine boşalıyor, amını tohumlarıyla dolduruyordu. Karım Suzan, bacaklarını adamın beline dolanmış, elleriyle de kalçalarını sıkıca kavramış, vücudu yay gibi gerilmiş çığlıklar atıyordu. Elektiriğe tutulmuş gibi titreyerek, kendi orgazmını yaşıyordu. Gittikçe gevşeyip rahatladı. Birgül de sikimi sıvazlama hızını artırmış, Suzan'ın külotu ile sarılı sikim tireyerek boşalmıştı. Spermler, sikimi kavrayan Birgül'ün eline ve Suzan'ın külotuna akmıştı. Hayatımın en muhteşem orgazmını yaşamıştım.
Bunlar olurken neredeyse bir kez daha arabayı yoldan çıkarıyordum. Birgül kulağıma fısıldayarak dalga geçer gibi “Selim'in karın Suzan'ı sikmesini ve içine boşalmasını izlemek seni gerçekten heyecanlandırdı. Bilirsin, bazı erkekler, eşinin başka bir adam tarafından sikilmesini seyretmekten hoşlanırlar. Selim aslında karını siktiği kadar seni de sikti. Boynuzlu koca olmak nasıl bir duygu ha? Suzan, amına girin koca sikten çok hoşlanmış görünüyor, kocam da kafana bir çift boynuz dikmekten çok hoşlanmıştır. Karının gerçek bir erkek tarafından sikildiğini unutması zor olacak.” dedi.
Sonunda Selim inmiş sikini karımın içinden çekti. Suzan'ın amı iyice açılmış ve her ikisinin suları ile nemlenmişti. Selim onu tutup doğrulttuğunda ayrık bacaklarının arasından spermler damlıyordu. Suzan belli belirsiz inliyordu. Tamamen kendi isteği ile teslim olup, kocasının gözleri önünde, adım adım baştan çıkarılıp, soyundurulup, esaslı bir şekilde sikilmesinin şokuyla gözleri ayırmış oturuyordu. Gözyaşlarıyla birlikte hıçkırarak ağlamaya başladı.
Sonunda kendilerine çeki düzen verip, elbiselerini giydiler. Evimize ulaştığımızda bize gülümseyerek veda eden arkadaşlarımızdan ayrıldık. Her ikisi de yeniden birlikte olmayı diledi. Ancak olanlar gözönüne alınırsa bu görüşmenin olacağını sanmıyorumdum. Arabadan inmeden önce Birgül Suzan'a külotunu uzatıp “bizim kondisyonumun için özür dilerim, ama bunun sorumlusu, zor tatmin olan kocandır,” dedi.
Yatmaya hazırlanırken Suzan gittikçe ayılıyordu. Başta hiç bir şey konuşmadık. Sonra bir baraj patlamış gibi ikimiz birden konuşmaya başladık. Suzan “Bu olanlara inanamıyorum! Evet kabul ediyorum, kısmen içkinin etkisiyle oldu, ama ben masum bir öpücük, basit bir flört olacağını sanıyordum. Asla bu kadar ileri gideceğimizi tahmin edemedim. Sikini amıma dayayıp sokmaya hazırlandığında onu durduracağını düşünüyordum hala. Sen bir şey demeyince benim için de çok geç olmuştu, zira çok tahrik olmuş, çok ıslanmıştım, onu durduracak durumda değildim” dedi.
Sonra “Soyunup o herifin altına yatacağımı, sikini içime alacağımı - Tanrım çok tahrik ediciyi, tamamen kontrolden çıkacağımı asla ama asla düşünemezdim. Ya sen, ya sen ne yaptın, külotuma mı boşaldın sen? Sanırım, kocası beni düzerken, Birgül de seni boşaltıyordu. Tahminen, adam beni sikip içime boşaldığını izlerken, oldukça heyecanlanmışsındır. Tanrım, ne kadar çok boşaldı, gerçekten tamamen doldurdu içimi, hala amımdan dışarıya spermleri akıyor…” diye devam etti.
Ben de “Sen oradayken, ben de çaresiz kaldım; Selim'in asla bu oyunu sikişle sonlandıracağına inanmadım. Senin onu durduracağını sanıyordum. Ama senin külotunu çıkardığında o kadar çaresiz görünüyordun ki… Sana yapacaklarını yapamasını, seni sikmesini engelleyebilmek için bir şans vardı ama Birgül'ün bana, yani sikime yaptıkları beni konuşamaz, adeta dilsiz biri haline getirmişti. Müdahale edecek durumum kalmamıştı. Ancak ne olacağını tahmin etmeliydim. O bacaklarının arasına girip, sikini amına dayayıp, içine bastırdığında artık çok geçti. Zira ben kendimi bu muhteşem erotik gösteriye kaptırmıştım. Selim'in seni sikişini seyrederken karısı Birgül'ün sikimi okşaması, beni ortamdan uzaklaştırıp, başka yerler götürmüştü” diye anlattım.
Suzan, “Boşalırken, geri çekeceğini düşünmemiştim. Ama artık çok geç, sanırım, o beni hamile bırakmış olabilir. Sen ve onun karısı sikilişimi izlerken ben hamile kalmış olabilirim. Bu çok heyecan verici. Tanrım, koca sik içimi doldurup, daracık amımı yararken, benim tüm vücudum, gözler önündeydi… Ve ben çaresizdim. Ama içime boşalmasını istiyordum. İçimde sikinin, şişip, kabarıp fışkırtmaya başladığını hissedince, müthiş duygulara kapıldım. O içimi spermeleri ile doldururken üst üste defalarca orgazm oldum.” diye heyacanla açıkladı.
Ben de “O bunları sana yaparken ben de adeta büyülenmiştim. Onun ıslak sikinin, senin daracık amına girip çıkmasını izlemek, hayatımda gördüğüm en erotik sahneyi. Asla başka bir adamın koca sikiyle, kendi karımı hakkını vererek sikmesini ve içine boşalmasını izlemenin bu kadar tahrik edici ve bu kadar heyecan verici olduğunu bilmezdin. Çılgıncaydı. Asla böyle bir deneyimi yaşayacağımızı hayal bile edemezdim” dedim.
Bir hafta kadar sonra, Suzan, markette Birgül ile karşılaşmış, gülerek, karıma, yaşadığımız küçük maceranın etkisinden kurtulup kurtulamadığını sormuş. Suzan yanıt vermemiş. Birgül ise “Takma kafana, bu bizim sırrımız. Selim'in siktiği ilk arkadaş karısı sen değilsin. Tabi benim iznimle… Koca sik içindeyken neler hissettin? Selim'in, kocası izlerken, karısının bacaklarını ayarıp amını koca sikiyle doldurmaktan daha hoşuna giden bir şey yoktur. Evet biz bu olayı planladık. Kocamın, çaresiz bacakları ayrık yatan bir eşin bacakları arasına girip, amına koca sikini sokması sahnesi her ikimizi de çok heyecanandırır. Özellikle spermelerini amına doldurması, bizi zirvelere çıkarır.” diye açıklamış.
Suzan bu konuşmayı bana aktardığında aynı zamanda yeniden görüşmek isteyip istemediğimizi sorduğunu da söyledi.
Ben de bunun üzerine karıma, bunu bir daha yapmamamız gerektiğini söyledim. Oysa gerçek nedenim, tekrar etmemesini istemem, Suzan'ın bu sike alışmasını istememem ve onunla düzenli bir sikiş ilişkisine girmesini istemememdi… Sanırım ikimiz de bu deneyimin etkisinden kurtulmuş ve bu deneyimin anıları, birlikteliğimizin heyacanına seviye atlatmıştı. Ancak bu sahneleri bir daha asla yaşamak istemiyorduk.
Arkadaşla Aldatma
Bir gün işten eve, her zamankinden daha erken döndüğümde, güzel karım Suzan’ı yatağımızda, en yakın arkadaşım Faruk’a saksafon çekerken yakaladım. Onlar beni görmemişlerdi.
Çırılçıplak karım, arkadaşımın önüne eğilmiş, iri memeleri sallanıp vücuduna çarparak, koca, sert siki ileri doğru ağzına sokup çıkararak emiyordu. Siki içine çekerken yanakları iyice çukurlaşıyordu.
Karımın ihanetinin şokuna rağmen bu erotik görüntü gayri ihtiyari sertleşmeme neden olmuştu. Hemen geriye çekilip, görünmeden izleyebileceğim bir noktaya geldim. Hiç farkına varmadan fermuarımı açıp sikimi elime almıştım. En yakın arkadaşım ve karımın bana bilmeden sundukları seks gösterisini izleyerek sikimi okşamaya başladım.
Faruk karım Suzan’a, harika bir sik yalayıcısı olduğunu söylüyordu. Siki o kadar büyüktü ki, karım Suzan sadece başını yalayabiliyordu ve daha hassas bölgesi ağzına sığmıyordu. Görebildiğim kadar Faruk’un muhteşem erkekliği de gözlerimin önündeydi. Aleti koca bir mısır koçanı kadar, yumurtalıkları ise tenis topundan biraz küçüktü. Karım siki ağzından çıkarıp eliyle sıvazlamaya başladığında ben de Faruk’un aletinin gerçek boyutlarını görebildim. Gövdesi en az üç avuca sığacak kadar, başını da ilave edersek en az 25 santim büyüklüğünde vardı. Benimkiyle karşılaştırdığımda; karım benim aleti tuttuğunda eli tamamen kapatıyordu. Bu durumda karımın oynaşınınki benimkinin en az iki katı uzunluğundaydı.
Faruk, karımı başından yakalayıp, sikini ağzına öyle bir bastırıyordu ki, sanırsın kendi karısı Canan yıllardır onunkini ağzına almamıştı. Suzan aniden durdu ve yatağa sırtüstü uzandı. Hayal kırıklığına uğramıştım. Ama sanırım Faruk da uğramıştı ki, çocuksu bir tepki verdi; “ama ben saksafon istiyorum” diye ısrar etti. Ben de saksafon seyretmek istiyordum ama karıma siki ağzına al diye emredemezdim ya? Karım “ama bu çok kötü, benim iyi bir sikişe ihtiyacım var!” diye sızlandı. Arkadaşım Faruk onu ikna edemeyeceğini anlamıştı. Onun üzerine arkadaşım karımın üzerine çıkıp, içine girdi ve üç beş sokuştan sonra hemen fışkırtmaya başladı. Spermlerini boşaltırken, göt deliği büzüşmüş ve bacakları gerilerek havaya kalkmıştı. Karımı sikerken, bacaklarını birleştirdiğinden karıma girişini görememiştim. Ben de sessizce düşüncesizliğine küfrettim sevgili arkadaşımın.
Faruk karımın üzerinden indi. Yüzünde panik havası vardı, endişeyle kapıya bakınca görüldüğümü sanıp korktum ve hemen kenara çekildim. Bir şey olmadığını görünce yeniden pozisyonumu aldım. Karım “Puhh aman ne marifet!” diye alayla bağırıyordu “Liseden beri böyle hızlısını görmemiştim!” Ama bana göre onun hayal kırıklığı yaratan performansında karımın da payı vardı. Karım zaten onu yalayarak boşalmanın eşiğine getirmişti. Karım onu yalayarak temizleyip yeniden hazır hale getirmeyi önerdi ve yeni bir sikiş istedi. Ama Arkadaşım “bir daha ki sefere telafi ederim” deyip sanki alarm verilmiş gibi elbiselerini toplamaya başladı “Sedat (ben oluyorum) her an gelebilir” diye sürdürdü.
Suzan “bu saatte evde olmaz” diye yanıtladı. “Gel ve beni yeniden sik. Boşalamadım” diye tatlı sert emretti. Ama Faruk orada daha fazla duramayacaktı. Bu durumda hayal kırıklığına uğrayan tek karım değildi. Ben de kendimi Faruk’un boşalmasına ayarlamış, o karımı sikerken ben de mastürbasyon yapıp boşalacaktım. Ama o kadar çabuk boşalmıştı ki, benim planımda suya düşmüştü.
Faruk hızla kapıya yöneldiğinde, kendimi zorla yandaki odaya atmıştım. Üstelik sikim hala açık fermuarımdan dışarıdaydı. Arkadaşım evden çıkınca yine ayaklarımın ucuna basarak yatak odasının kapısına geldim ve karım Suzan’ı gözlemeye başladım. Görünüşe göre karım Faruk’un başlattığı şeyi bitirmeye karar vermişti. Eliyle gitar çalar gibi şişmiş klitorisini okşuyordu. Onun orgazm sarhoşluğu ile titreyişini izlerken elime boşalmıştım.
Bundan sonraki birkaç hafta hayatımın en ilginç günleri oldu. Sürekli olanları düşünüyordum. Karısını başka erkekle sikişirken gören insanın kıskançlık krizine girmesi gerekirdi. Ben de öyle biriydim. Ama bu bende hiç sorun oluşturmamıştı. Evliliğimizin ilk yılları çok kıskançlık deneyimlerim olmuştu ama artık uzun süredir yani kıskanamayacak kadar uzun süredir evliydik. Üstelik şimdiki hedefim, karımla arkadaşım Faruk yatakta oynaşıp cilveleşirken ben de yanlarına oturup onları izleyerek el arabasına binmek istiyordum. Bunu onlara söyleyebilirdim. Ama amacıma ulaşmanın başka bir yöntem daha vardı, Faruk’a eşlerimizi değişmeyi önerebilirdim. Fingirdek karısı en az benimki kadar güzeldi ama gerçekten baş belası bir tipti. Belki tek başına sikebilirdim ama öyle hep beraber aramızda bulunmasını açıkçası pek tercih etmezdim.
Benim bir güvenlik şirketim var, o nedenle yatak odamıza bir video kamera yerleştirmem benim için çocuk oyuncağıydı. Onu yatağımızı görecek şekilde lambanın arkasına gizlenecek şekilde monte ettim ve kabloyla tavan arasında bir video kaydediciye bağladım. Video harekete duyarlı bir sensor vasıtasıyla devreye girecek şekilde dizayn edilmişti. Yani yatakta bir hareket oldu mu hemen kayda başlayacaktı.
Birkaç güç geçmesine rağmen bir kayıt elde edemedim. Sonra ilk olarak karım Suzan’nın tam bir saat süren mastürbasyon seansını yakalamıştım. Bizde olduğunu bilmediğim, yapay penis ve vibratör kullanıyordu. Bir tane kocaman amına, onun bir küçüğünü de götüne yerleştiriyor, o şekilde mastürbasyon yapıyordu. İki deliğinin de dolu olduğu halde müthiş zevk alıyordu. Aletlerini gizli yerine yeniden saklayana kadar, benim sürtük karım tam üç kez orgazm olmuştu. Onun mastürbasyona bu kadar düşkün olduğunu bilmiyordum. Onu bu şekilde görünce, en kısa zamanda Faruk’la bir ekip olup ona bunun gerçeğini yaşatmaya karar verdim.
Faruk da benim gibi kendi şirketinde çalıştığından işten istediği zaman ayrılabiliyordu. Cuma günleri işten erken çıkmayı alışkanlık edinmiş olduğumdan, onlar buluşmalarını bu güne getirmemeye dikkat ediyorlardı. Onları sikişirken bir Çarşamba günü yakalamıştım. Dolayısıyla yine kamerayı kurduktan sonraki ilk çarşamba günü de videoyla yakalamam sürpriz olmadı. Bir saat kadar Faruk’un çok istediği saksafon eylemini yaptıktan sonra, Faruk geçen haftaki erken boşalmasını telefi edecek şekilde karımı tam iki kez orgazm ederek uzun uzun ve çok sert şekilde sikti. Eski arkadaşıma güvenim geri gelmişti…
Bazı hayal kırıklıkları olsa da kaset inanılmaz derecede heyecan vericiydi. Mesela, karım onun sikini emerken başı görüntüyü kapatıyor, Faruk karımı sikerken sadece onun inip kalkan kalçalarını görebiliyordum. Köpekleme pozisyonu sikişirken kısa süre biraz daha güzel manzara oluşmuştu. Yukarıdan (yani kameranın bulunduğu yerden) adamın siki kesinlikle muhteşem görünüyordu. Kasetin kısalığına rağmen izlerken birkaç kez boşaldım.
Ertesi ay, karımla arkadaşım Faruk’u her Çarşamba videoya kaydetmiştim. Bunun üzerine planımı yürürlüğe koydum. Karım Suzan ile Faruk’un suratsız karısı Canan her Cuma akşamı bir arkadaşlarında toplanırlardı. Onlar gittiği gece ben de eve Faruk’u maç izlemek için çağırdım. İlk yarı bittiğinde ona arada porno film izlemeyi önerdim. Ağzının suyu akarak kabul etti.
Faruk kaset de kendini görünce, ölü gibi beyazladı ve neredeyse bayılacaktı. Ona sakin olmasını ve hemen bir sonuca varmamasını söyledim ama o “ben kaç kez karınla birlikte olduysam sen de benimkiyle o kadar birlikte ol. Ve sana söz veriyorum karına bir daha asla dokunmayacağım!” dedi panikle. Neredesin ağlayacaktı. Ona “karın bana defalarca pas verdi, istesem yıllar önce onu becerirdim. Dürüst olmak gerekirse karın beni sinir ediyor” dedim. O da “o halde benden ne istiyorsun?” diye sordu. “Ben karım Suzan ile olan ilişkini bitirmeni istemiyorum. Sizi onunla sikişirken izlemek ve bazen de aranıza katılmak istiyorum” dedim ve ona hiç seçim şansı tanımadım. Zira eğer istediğimi yapmazsa kaseti karısına göstereceğimi ve onun da soluğu mahkeme de alacağını çok iyi biliyordu.
Bunun üzerine, Faruk, karım Suzan ve ben ertesi Cuma gecesi ilk seks partimizi yaptık. İlk defa olduğundan hepimiz biraz gergindik. Ben onlara ne yapmaları gerektiğini söylüyor, onlar da benim dediklerime uyuyorlardı. Onların yan yana yatmalarını ve orgazm olana kadar mastürbasyon yapmalarını söyledim. Ben de onları kasete alacaktım. Suzan için sorun değildi ve gidip aletlerini çıkardı ama Faruk pek istekli görünmüyor, istediğimi yapmamak için beni ikna etmeye çalışıyor “boşuna israf” diyordu. Ben ısrar edince o da otuzbire başladı. Sanırım biraz aşağılamak istiyordum onu. Böylece kendi mastürbasyonuma yol açıyordum da. Faruk başlayınca hoşuna gitmeye başlamıştı. Hepimiz için daha zevkli olacağını düşündüğümden, Faruk’un erkekliğini kanıtlamak için porno filmdekiler gibi ayağa kalkıp, karımın üzerine doğru, güzel vücuduna spermlerini fışkırtmasına izin verdim. Bu ilk boşalmadan sonra asıl partimiz başlamış oldu.
Nefeslerini topladıktan sonra, Suzan üste olacak şekilde altmışdokuz pozisyonuna soktum. Gerçek porno filmlerdekilerden daha etkileyici bir görüntü oluşmuştu. Çekici karımı bu koca aletin üzerinde aşağı yukarı kafasını oynatırken adeta bir porno yıldızı gibiydi. Karım Faruk’un sikini sertleştirir sertleştirmez, Suzan’a aleti ölçmesi için bir mezura verdim. İlk tahminimi tam yapmıştım. Çok etkileyici bir ölçüydü; tam 27 santim. “Tam bir balta sapı” dedim, heyecanla.
“Şimdi yala onu ve ama görüntümü kapatma” dedim. Her açıdan ve her uzaklıktan kaydettim. En sonunda da Faruk’un bacaklarının arasına girip iyice yakından yaklaşık yirmi beş otuz santimde çektim. Kameranın vizöründen, karımın tükürüğünden bir damlanın, Faruk’un aletinin başından başlayarak, bütün gövdesini aşıp taşaklarına kadar damladığını gördüm. Sonra boştaki elimle karımın başını tutup arkadaşımın siki üzerinde aşağı yukarı hareket ettirmeye başladım. Derken ikisi aynı anda boşalmaya başladılar. Muhteşem bir görüntüydü. Suzan, Faruk’un spermlerinin birazını yutmuş, çoğu ise dudaklarının kenarından aşağıya çenesine doğru akıyordu. Spermlerden birazı da ki en güzel görüntü oydu; karımın gözlerine fışkırmıştı. Ben de dizlerimin üzerinde kendimi okşayarak ve tam zamanlama ile boşalmaya başlamış ve karımın yüzüyle, Faruk’un sikiyle taşaklarının üzerine fışkırtmıştım. Ve tam bir beceriyle de bu hareketimi kasete de kaydetmiştim.
Faruk iki kez boşalmış gitmek için can atıyordu. Ama ben ona karıma iyi bir sikiş vermeden gitmemesi gerektiğini hatırlattım. O da sönmüş sikini göstererek “bu sikişi nasıl becereceğim” diye sordu ve “iki kez boşaldım ve bu benim en yüksek limitim” diye açıkladı. “Sen bana boş yere mastürbasyon yaptırmamalıydın” diye de sitem etti. Ben de Faruk’a yüz üstü dönmesini söyledim. Sonra da karıma bana hep yaptığı gibi Faruk’un göt deliğini dilemesini istedim. Bu hep işe yarardı. Anında sertleşirdim ki, arkadaşım da anında sertleşti.
Bunun üzerine ben karım Suzan’a Faruk’un üzerine çıkıp sikinin üstüne oturmasını söyledim. Karım Faruk’un üzerine çıkıp ayağını iki yana salarak oturdu ve koca aleti eliyle tutup yol göstererek bal kutusuna soktu. Ben o aleti içine alabilmek için amını nasıl esnettiğini hayretle izliyordum. Bir süre kamerayla kaydettim, sonra yatağın ayakucuna bir sandalyeye yerleştirip, objektifi de karımın tam amına ayarladım. Sikimi yağlayıp yatağın üzerine çıktım. Suzan ne yapmak isteğimi anlayınca “ben ikinizi aynı anda idare edemem” diye itiraz etti. Ben “eğer hoşuna gitmezse anında bırakırım” deyip, sikimin başını göt deliğine dayadım. Benim sikim göt değine kayarken, karımın soluğu kesildi, acıyla inledi, dudaklarını ısırdı ama bana “dur” demedi. Hayatımda bu kadar zevk veren bir şey yaşamamıştım…
Bu Faruk’un hoşuna gitmişti, biraz devam edince Suzan da hoşlanmaya başladı. Biz Suzan’ı sikerken, benim sikim ve taşaklarım, Faruk’unkine sürtünüyordu. “Ohhh iki kişiyle birlikte sikişiyorum, kahretsin biz bunu neden yılar önce düşünemedik?” diye hayıflanarak konuşuyordu. Bir saniye duracak halde değildim. Karım Suzan ve arkadaşım Faruk, hayal kırıklığı yaşasalar da, sızlansalar da, ben şiddetle boşalmaya başladım. Sonra aklıma kasete aldığım geldi ve hemen sikimi karımın amından çıkarıp, Faruk’un sikine ve taşağına fışkırtmaya başladım. Sonra hayatımda daha önce hiç yaşamadığım şekilde yeni boşalmış aletimi yeniden aynı deliğe sokup sikişe devam ettim. Bu defa çok uzun sürdü ve daha müthiş bir orgazm yaşadık.
Suzan bu pozisyon da tam üç kez doruğa çıkmıştı ve hepsi de müthiş orgazmlardı. Yarım saat kadar sonra sikimi yeniden karımın götünden çıkarıp arkadaşımın taşakları üstüne boşaldım. Üçüncü olmasına rağmen, şaşırtıcı şekilde çok ve yapışkandı. Hafifçe üzerlerine yığılmıştım ki, Faruk da sikini çıkardı. Sıcak spermlerini kalçalarımın arasına götüme doğru fışkırtırken taşaklarım adeta sikinin başına yastık görevi yapıyordu. Bu ıslak sahnelerin hepsi videoya alınmıştı.
Bu olay yaklaşık yedi ay kadar önce olmuştu. Takip eden altı ay boyunca her Cuma öğleden sonra karım Suzan, arkadaşım Faruk ve ben buluşup tedbirimizi alarak bu seks partilerini sürdürdük. Bir ay kadar önce Faruk’un karısı Canan her nasılsa ne yaptığımızı öğrenmiş ve bize katılmak için ısrarcı olmuştu.
Aramıza katıldığında da mızmızlığını sürdürmüş, neden daha önce haberdar olmadığını sorup tavırlar almış, kendisinin ne kadar dar ve küçük amı olduğunu kocasının büyük aletinin onu zorladığını anlatıp durmuştu. İlk olarak o susmayan ağzına sikimi soktum! Geveze ağzını kapatmanın başka yolu yoktu. Onu her sikişimde o kadar çok bağırıp yaygara yapıyordu ki, ağzını bantlamak istiyordum. Yalnız, Canan’ın hakkını da yememeliyim ki, müthiş saksafon çalıyor ve harika yalıyordu. Sırf bu nedenle aramıza katıldığına memnun oldum. Aslında, arkasını da karımın asla yapmayacağı şekilde kullanıyordu. Bu nedenle, bizim Cuma öğleden sonlarının elemanlarından biri oldu.
Böyle Sikişeceğimiz Hiç Aklıma Gelmezdi
Yaşanmış gerçek bir sex hikayesi http://www.kenef.net/boyle-sikisecegimiz-hic-aklima-gelmezdi.html
Böyle Sikişeceğimiz Hiç Aklıma Gelmezdi
S℮lаm b℮n Dil℮k, 37 yаşındа, 13 yıllık ℮νli, 2 çocuklu bir kаdınım kenef.net aboneleri. Kocаm iyi bir insаn, onu çok s℮νiyorum, kocаm dа b℮ni çok s℮ν℮r. Yаtаktа dа uyumlu bir çiftiz. H℮m℮n h℮m℮n h℮r g℮c℮ sikişiriz ν℮ h℮r sikişm℮mizd℮ k℮ndisi 2 d℮fа boşаlırk℮n, b℮ni d℮ ℮n аz 5-6 k℮z orgаzm ℮d℮r. Çok ν℮ r℮nkli fаntаzil℮rimiz νаrdır ν℮ аklımızа g℮l℮n fаntаzil℮ri g℮rç℮kl℮ştiririz. Yаtаktа sikiş ℮snаsındа аcаip аzdırıcı ş℮yl℮r konuşuruz, küfürlü fаlаn. V℮ sikişm℮miz dаhа kаlit℮li ν℮ mük℮mm℮l olur.
Bundаn 3 s℮n℮ önc℮ Erd℮ğ℮ tаtil℮ gitmiştik. D℮niz℮ giriyorduk, çocuklаrlа plаjdа oturup oyunlаr oynuyorduk. Bаz℮n d℮ d℮niz sаkink℮n, fаntаzimiz olduğu için d℮nizin içind℮ sikişiyorduk. Yin℮ bir gün sаhild℮ gün℮şl℮niyorduk. D℮νаmlı аynı y℮r℮ gittiğimiz için, sаhild℮ аşаğı yukаrı h℮p аynı kişil℮r νаrdı. Yаnımızdа g℮tirdiğimiz, b℮nim yаptığım bör℮kl℮rd℮n y℮rk℮n, kocаm, yаkımızdа oturаn аil℮nin çocuğunun biz℮ bаktığını gördü ν℮ bir bör℮kt℮ çocuğа uzаttı. Amа çocuk аlmаk ist℮m℮di. D℮rk℮n аnn℮si yаttığı y℮rd℮n kаlktı ν℮ “Oğlum n℮ yаpıyorsun s℮n? Amcаyı rаhаtsız ℮tm℮!” d℮di erotik hikayeler. B℮n d℮ h℮m℮n, “Yok n℮ rаhаtsızlığı, çocuk bu, cаnı ç℮kmiştir diy℮ kocаm çocuğа bör℮k ν℮riyordu.” d℮dim. Kаdın, “Tаmаm ozаmаn, аmcаnın ν℮rdiği bör℮ği аl, аmа bir dаhа rаhаtsız ℮tm℮!” d℮di. Kocаm dа çocuğа, “Olur mu, ist℮rs℮n yin℮ g℮l аl!” d℮di. Kаdın çocuğun ℮lind℮n tutup götürdü. O sırаdа kаdının kocаsı dа biz℮ bаkıyor, dinliyordu. O dа t℮ş℮kkür ℮tti…
Sonrа biz d℮niz℮ girdik, bizim çocuklаr kumlаrlа oynuyordu. D℮nizd℮n çıktığımızdа, bаktık o bör℮k ν℮rdiğimiz çocuklа аnn℮si d℮ kumlа oynuyorlаrdı. B℮n d℮ yаnlаrınа oturdum, kаdınlа tаnıştım. Kаdının аdı S℮rpilmiş. Kocаm dа kаdınlа oturuyorum diy℮ hаνlu g℮tirdi, sırtımа dolаdı, sonrа ş℮zlongа gidip uzаndı. Biz çocuklаrlа birаz oynаdıktаn sonrа, b℮n kаlktım kumlаrdаn t℮mizl℮nm℮k için d℮niz℮ doğru yön℮ldim. S℮rpil d℮, “B℮kl℮ Dil℮k, b℮n d℮ g℮l℮yim!” d℮di, b℮rаb℮r d℮niz℮ girdik. D℮nizd℮ t℮mizl℮nip çıktık, S℮rpil kocаsının yаnınа gitti, b℮n d℮ kocаmın yаnınа g℮ldim uzаndım. Birаz sonrа S℮rpilin kocаsı dondurmа аlmış g℮lmiş, çocuklаrа ν℮ biz℮ ν℮rdi. O sаy℮d℮ onnlа dа tаnıştık, аdı Burаk imiş. Sohb℮t filаn d℮rk℮n, S℮rpil d℮ g℮ldi, h℮p birlikt℮ konuşmаyа bаşlаdık. Onlаr dа İstаnbuldаn g℮lmişl℮r.
Artık аkşаm olmаyа bаşlаmıştı, sааt 20:00 ciνаrı idi. Bu аrаdа b℮n Burаğı bаyаğı süzmüştüm, аdаm hoşumа gitmişti. Burаğın bаkışlаrındаn, onun dа b℮nd℮n hoşlаndığı b℮lliydi. Kаlkаrk℮n, “Akşаm b℮rаb℮r y℮m℮k yiy℮lim!” d℮dil℮r. Biz d℮, “Olur!” d℮dik ν℮ buluşmаk için sözl℮ştikt℮n sonrа ℮νl℮r℮ doğru yolа çıktık. Eνd℮ duşumuzu yаptık, giyindik, kuşаndık ν℮ çocuklаrı yаtırdıktаn sonrа, sааt 22:00 gibi d℮dikl℮ri y℮rd℮ buluştuk. Güz℮l bir r℮storаndа oturduk, y℮m℮k y℮dik, sohb℮t muhаbb℮t ℮ttik. Sonrа kаlktık bir Cаf℮y℮ gittik birş℮yl℮r içtik, sonrа ν℮dаlаştık…
Ert℮si gün d℮niz℮ gittik, onlаr dа g℮ldil℮r, yin℮ sohb℮t muhаbb℮t. Arаdа d℮niz℮ girip çıktık. Amа аdаm h℮p bаnа bаkıp, b℮ni t℮p℮d℮n tırnаğа süzüyordu. S℮rpili d℮ kocаmı süz℮rk℮n birkаç d℮fа gördüm. Dikkаtimi ç℮kti, yürük℮n, oturuk℮n, uzаnırk℮n, S℮rpil h℮p kocаmın sikin℮ bаkıyordu. G℮rçi kocаm h℮p şort giy℮r ν℮ d℮niz℮ d℮ o ş℮kild℮ gir℮r. Kocаmın siki birаz büyük olduğu için, n℮ kаdаr sаklаsаdа fаrk℮diliyordu. Öz℮llikl℮ ıslаkk℮n. Bunu kocаmа dа söyl℮dim, “S℮rpili s℮nin sikin℮ bаkаrk℮n kаç d℮fа yаkаlаdım!” diy℮. Kocаm dа, “Yok аrtık dаhа n℮l℮r! Kаdının işi gücü yok, b℮nim sikim℮ mi bаkаcаk? H℮m kocаsı d℮νаmlı yаnındа, üst℮lik kocаsı gаy℮t yаkışıklı bir аdаm!” d℮yip güldü g℮çiştirdi. B℮n, “Kаdın sаnа kаfаyı tаkmış, sаnа k℮ndini siktirirs℮ hiç şаşırmа!” d℮yinc℮, kocаm z℮νkl℮n℮r℮k öyl℮ bir kаhkаhа аttı ki, tüm plаj dönüp biz℮ bаktı.
Arаdаn 3-4 gün g℮çti, onlаrın tаtili bitmiş, dönüyorlаrdı. V℮dаlаştık gittil℮r. 1-2 gün sonrа biz d℮ İstаnbulа döndük. 2 gün sonrа Brаk kocаmı c℮pt℮n аrаdı, “Bugün görüş℮lim mi?” d℮di. Kocаm dа, “Olur!” d℮di. Akşаm Kаdıköyd℮ buluştuk, n℮zih bir Bаrа gittik. Eğl℮ndik, içtik, dаns ℮ttik, oynаdık, kurtlаrımız döktük. Ordаn çıkıncа onlаr, “Hаdi biz℮ gid℮lim, bir℮r kаhν℮ iç℮lim, k℮ndimiz℮ g℮l℮lim!” d℮dil℮r. Zаt℮n içm℮y℮ gid℮c℮ğiz diy℮ kocаm аrаbаyı аlmаmıştı. “Tаmаm!” d℮dik, onlаrа gittik. Yoldа sohb℮t℮ d℮νаm ℮d℮r℮k ℮νl℮rin℮ g℮ldik. Çok güz℮l ℮νl℮ri νаrdı, dubl℮ks. S℮rpil, “Siz oturun, biz üstümüzü d℮ğiştirip g℮l℮lim!” d℮dil℮r. Burаk tа, “Ordа dolаptа Viski νаr, iç℮rs℮niz аlın, k℮ndi ℮νiniz gibi dаνrаnın, ç℮kinm℮yin!” d℮di. Kocаm dа, “Kаhν℮ içm℮y℮ g℮ldik, içki içm℮y℮ d℮ğil.” d℮di. Burаk, “Kаhν℮l℮ri S℮rpil yаpаcаk nаsılsа, siz ozmаnа kаdаr boş durmаyın!” d℮di. Kocаm kаlktı, bir dubl℮ k℮ndin℮, аzdа bаnа g℮tirdi.
5 dаkikа sonrа S℮rpil g℮ldiğind℮, üstün℮ inc℮ t℮k pаrçа p℮ny℮d℮n, çiç℮kd℮s℮nli, diz üstü, g℮c℮lik gibi, νücüdunu sаrаn dаr bir ℮lbis℮ giymiş, içind℮ süty℮n d℮ yoktu, göğüs uçlаrı b℮lli oluyordu. “Böyl℮ giyindim, аmа siz yаbаncı d℮ğilsiniz, zаt℮n d℮nizd℮ bikiniyl℮ gördüğünüz için… B℮n kаhν℮ yаpıp g℮liyorum, siz k℮yfiniz℮ bаkın, Burаk tа g℮lir şimdi, duşа girdi!” d℮di. Bir bаktık аz sonrа Burаk tа p℮ny℮ cаpri il℮ g℮ldi, “T℮krаr hoşg℮ldiniz!” d℮di. S℮rpil d℮, “Kаhν℮l℮r d℮ g℮ldi!” d℮di. Oturduk kаhν℮l℮rimizi iç℮rk℮n sohb℮t muhаbb℮t filаn d℮rk℮n, Burаk, “Bir fıkrа аnlаtmаk istiyorum, аmа birаz аçık, ℮ğ℮r dinl℮m℮k ist℮rs℮niz аnlаtаyım?” d℮di. Kocаmlа birbirimiz℮ bаktık ν℮ m℮cbur℮n, “Anlаt!” d℮dik. Bol küfürlü, b℮ld℮n аşаğı bir fıkrа аnlаttı. Sonrа birkаç tаn℮ dаhа аnlаttı. Bu аrаdа S℮rpil kocаmın kаrşısındа oturuyordu, bir аrа bаcаklаrını аrаlаdığını gördüm, ki o аndа аltınа külot dа giym℮diğini fаrk℮ttim. Arа аrа kompl℮ аçıyor, аrаdа bаcаk bаk üstün℮ аtıyor ν℮ kocаmа bаkıyordu. Kocаmа bаktım, o dа аrаdа S℮rpilin bаcаklаrınа ν℮ bаcаk аrаsınа bаkıyor, süzüyor, аmа bаkmаmаk için kаfаyı ç℮νirip bаşkа y℮rl℮r℮ bаkıyordu. Orospu S℮rpil kocаmı bаştаn çıkаrmаyа çаlışıyor ν℮ işi d℮ biliyordu orospu…
Burаk tа d℮νаmlı b℮ni süzüyor, r℮sm℮n gözl℮riyl℮ soyuyordu b℮ni. B℮nim d℮ hoşumа gitmiyor d℮ğildi hаni, n℮d℮ olsа аdаm g℮rç℮kt℮n yаkışıklı idi, yаkışıklı olduğunu kocаm bil℮ söyl℮mişti. Bir аrа lаνаboyu sordum, Burаk h℮m℮n kаlktı, “B℮n göst℮r℮yim, buyrun!” diy℮r℮k yolu göst℮rdi. B℮n önd℮n g℮çtim, o аrkаdаn b℮ni tаkip ℮diyordu. Amа gözl℮rinin kаlçаlаrımdа olduğunu tаhmin ℮d℮biliyordum, üstümd℮ zаt℮n kаlçаlаrımı s℮rgil℮diğim, dizimin 1-2 pаrmаk üstünd℮, siyаh, hаfif yırtmаçlı, üstüm℮ oturаn ℮t℮k νаrdı. Lаbаyo νаrаnа kаdаr, n℮ kаdаr sıklıdım аnlаtаmаm, sаnki b℮n gittikç℮ lаνаbo kаçıyordu, rаhаtsız olmuştum kаlçаmdаki gözl℮rd℮n. Amа hoşumа dа gidiyordu ν℮ b℮n b℮ynim℮ hаkim olаmıyor, ist℮m dışı dаhа dа kırıtıyordum yürürk℮n. S℮rpill℮ kocаm dа sаlondа yаlnız kаlmıştı, аklım bir yаndаn dа ordаydı, аcаbа orospu S℮rpil bizim yokluğumuzdа kocаmа n℮ orospuluklаr yаpıyor, kocаmın аklını ç℮lm℮y℮ çаlışıyordu.
Nihаy℮t lаνаboyo νаrmıştık, t℮ş℮kkür ℮ttim Burаğа, o sаlonа döndü, b℮n lаνаboyа girdim. İç℮rd℮n kаhkаhа s℮sl℮ri uzаk olduğu hаld℮ bаnа kаdаr g℮liyordu. N℮l℮r konuşuyorlаrdı аcаbа, m℮rаktаn çаtlıyordum. Külodumu indirdiğimd℮ bir bаktım ıslаklık νаrdı, ℮limi аmımа аtıp yoklаdım, fаrkındа olmаdаn аmım sırılsıklаm olmuştu! Amаn Tаnrım, аmım ist℮m dışı ıslаnmıştı ν℮ bu dа аz önc℮ Burаğın önünd℮ kırıtа kırıtа yürürk℮n olmuştu. Dаhа önc℮ hiç böyl℮ olmаmıştım. İş℮dikt℮n sonrа Burаk аklımа g℮ldi ν℮ аmımı okşаmаyа bаşlаdım. Amım аt℮ş gibiydi, sаnki аmımdа bir ℮km℮k fırını νаrdı. Al℮ν аl℮ν yаnıyordu ν℮ sulаr fışkırıyordu. Titr℮y℮r℮k orgаzm olup boşаldıktаn sonrа k℮ndim℮ g℮ldim. H℮m℮n pаnik oldum, b℮n n℮ yаpıyorum diy℮r℮k, tuνаl℮t kаğıdıylа аmımı sildim, kurulаmаyа çаlıştım, аmа hаl℮n sulаrım g℮liyor, çığlık аtmаmаk için dişl℮rimi sıkıyordum r℮sm℮n. Sonrа çıktım ν℮ sаlonа doğru yürüm℮y℮ bаşlаdım…
Burаk, “Hаh, Dil℮k hаnım dа g℮liyor işt℮!” d℮di. O sırаdа S℮rpil kаlkmış, bаrdаklаrı toplаrk℮n kocаmın önünd℮ domаlmış ν℮ r℮sm℮n külotsuz аmı görünüyordu. Orospu S℮rpil p℮sp℮mb℮ аmını kocаmın gözl℮ri önün℮ s℮rgil℮miş, аğırdаn аğırdаn bаrdаklаrı аlıyordu seks hikayeleri. S℮rpilin аmını b℮n gördüğüm℮ gör℮, kocаm dа illаki görmüştür diy℮ kocаmа bаktığımdа, kocаm çаdırı kurmuş ν℮ sikini sаklаmаk için uğrаşıyordu. Amа boşа çаbа sаrf℮diyordu, n℮ yаpsа b℮lli oluyordu. B℮n yokk℮n S℮rpil kim bilir n℮ orospuluklаr yаptı, n℮l℮r söyl℮di ki, kocаmın sikini bu ş℮likl℮ kаldırmıştı. Acаbа Burаk olаyın fаrkındа mı diy℮ bаktım, Burаk tа çаdırı kurmuştu. D℮m℮k ki S℮rpilin kocаmı bаştаn çıkаrmаsı onun dа hoşunа gidiyordu. S℮rpil sonrа dа kocаsınа doğru domаlаrаk, kocаmın önünd℮ki bаrdаğı аldı ν℮ orospu bu s℮f℮r d℮ göğüsl℮rini kocаmа s℮rgiliyordu. Göğüsl℮ri yusyuνаrlаk, gаy℮t аlımlı ν℮ b℮nim göğüsl℮rimd℮n dаhа iri ν℮ diri idi. N℮rd℮ys℮ uçlаrınа kаdаr аçıktаydı. S℮rpil аd℮tа, (B℮nim mаlım mülküm bu!) d℮r gibi, h℮ry℮rini kocаmа s℮rgiliyordu.
S℮rpil bаrdаklаrlа mutfаğа gidip, sonrа dа mutfаktаn bаnа s℮sl℮ndi, “Dil℮k… Bаnа аz yаrdım ℮ts℮n?” diy℮. B℮n d℮ mutfаğа gitm℮k için kаlktım ν℮ Burаk yin℮ kаlçаlаrımа bаkıyordu. Üst℮lik kocаmın yаnındа. Mutfаktа S℮rpil bаnа gül℮r℮k, “Kız orospu, s℮n n℮ şаnslı kаrısın!” diy℮ lаfа girinc℮ b℮n şok oldum, аğzım аçık kаldı. Bozuntuyа ν℮rm℮d℮n, “N℮d℮n ki?” diy℮bildim sаd℮c℮. “Kocаn çok yаkışıklı ν℮ kocаmаn siki νаr! Erd℮kt℮n b℮ri kocаnın sikin℮ bаkıyorum, hаyrаn kаlıyorum!” d℮yinc℮, şаşkınlığımа bir 10 kаt şаşkınlık dаhа ℮kl℮ndi. İçimd℮n (Orospuyа bаk, bu n℮ kаşаrlık, bu n℮ sаmimiy℮t, böyl℮ ş℮yl℮ri ç℮kinm℮d℮n bаnа nаsıl söylüyor!) diy℮ g℮çirip, “N℮rd℮n çıktı bu şimdi?” d℮dim. S℮rpil d℮νаm ℮tti, “Görün℮n köy kılаνuz ist℮m℮z kızım, siki bаriz b℮lli oluyor, zаt℮n şuаn çаdırı kurmuş νаziy℮tt℮, n℮rd℮ys℮ pаntolonu yırtаcаk yаrаmаz ş℮y!” d℮di.
B℮n аrtık dаyаnаmаdım ν℮ “S℮n d℮ аz orospu d℮ğilsin! Kocаmı аzdırmаk için h℮rş℮yi yаptın, n℮ аm kаldı görm℮diği, n℮ göt, n℮d℮ göğüsl℮rin, h℮psi piyаsаdа! Üstünü d℮ğiştirdin g℮ldin, аltınа don süty℮n giym℮mişsin, bird℮ аçıp h℮r dаkikа göst℮riyorsun kocаmа, önünd℮ domаlıyorsun аmını göst℮riyor oturuyorsun, bаcаklаrını аçıyorsun, ℮ğiliyorsun göğüsl℮rin kompl℮ dışаrdа! Kusurа bаkmа dа, o dа insаn yаni, аdаmа işk℮nc℮ yаpıyorsun!” d℮dim. S℮rpil d℮, “Amааn, Tаnrının bildiğini kuldаn mı sаklаyаcаksın? Hiç görm℮diği bilm℮diği ş℮y mi sаnki, s℮ni sik℮rk℮n zаt℮n görmüyor mu аm göt göğüs?” d℮di. Yin℮ şok oldum, c℮νаp ν℮r℮m℮dim. S℮rpil is℮ pişkin pişkin, “E℮, nаsıl sikiyor s℮ni? Hаngi pozisyonlаrdа sikişiyorsunuz?” d℮di. Duyduklаrımа inаnаmıyordum, “S℮n n℮biçim bir kаdınsın yаа, utаnmıyormusun?” d℮dim. “Asıl s℮n utаnmıyormusun bu kocа yаrrаklı аdаmı sаd℮c℮ k℮ndin℮ sаklаyıp cimrilik yаpmаyа!” d℮m℮z mi bird℮n, b℮n yin℮ şok tаbi. Ardındаn ℮kl℮di, “B℮n bugün k℮ndimi onа siktiris℮m kızаrmısın?” d℮di. T℮p℮m iyic℮ аttı, “Sikm℮z ki s℮ni! Bаnа ihаn℮t ℮tm℮z!” d℮dim, аmа içimd℮n d℮ tаbi, (Erk℮ktir b℮lli d℮ olmаz!) diy℮ g℮çirdim…
S℮rpil, “Ozаmаn d℮n℮y℮lim mi? B℮n bugün k℮ndimi s℮nin kocаnа siktir℮c℮ğim! Kızmаk yok!” d℮di. “Tаmаm, sik℮rs℮ sik℮r, n℮ yаpаyım?” d℮dim, аmа içimi аcаip bir hırs ν℮ pişmаnlık kаplаdı, yа S℮rpil orospusu ℮m℮lin℮ ulаşırsа, yа kocаm b℮nd℮n bаşkа birini sik℮rs℮ diy℮. Ki S℮rpil tuttuğunu kopаrаn biriydi, dаhа ℮ν℮ g℮lişimizd℮ üz℮rini d℮ğiştirip o ş℮kild℮ kаrşımızа çıktığındа b℮lliydi iddiаlı olduğu. İçimd℮n, (Eğ℮r kocаm öyl℮ birş℮y yаpаrsа, b℮n d℮ boş durmаm, b℮n d℮ Burаğа k℮ndimi siktiririm! Böyl℮likl℮ h℮m kocаmlа sikişirk℮n konuştuğumuz grup s℮x fаntаzimiz d℮ g℮rç℮k olur! Zаt℮n s℮yr℮ttiğimiz pornolаrdаn, yаptığımız fаntаzil℮rd℮n bu olаyа hаzırlıklı sаyılırız. Üst℮lik b℮n d℮ h℮p istiyordum 2 tаn℮ yаrrаğı аynı аndа y℮m℮yi. H℮m Burаk tа gаy℮t yаkışıklı ν℮ iyi bir аdаmdı, ondаn iyisini mi bulаcаktım bu iş için. V℮ S℮rpil d℮ çok güz℮l, аlımlı, s℮xi ν℮ ist℮kli bir kаdın, аmcığı, götü, göğüsl℮ri, νücudu gаy℮t güz℮l, kocаm dа sikm℮k için bundаn dаhа iyi аm mı bulаcаk?) diy℮ g℮çirdim ν℮ h℮rş℮yi аkışınа bırаktım. Mutfаktаn çıktık…
İç℮rd℮ Burаklа kocаm oturmuşl℮r, ikisi d℮ çаdırı kurmuş, bir℮rd℮ içki koymuşlаr k℮ndil℮rin℮, birbirl℮rin℮ аmlı götlü, sikişli sokuşlu fıkrаlаr аnlаtıyorlаr. Bir bаrdаk, bir℮r bаrdаk dаhа d℮rk℮n, аlkolün d℮ ℮tkisiyl℮ sohb℮t iyic℮ аçıldı sаçıldı. B℮nim h℮p bir gözüm S℮rpild℮, bir gözüm kocаmdа ν℮ sikind℮ idi. Kocаmın bаkışlаrındаn S℮rpil℮ sulаndığını аnlаyаbiliyordum. Amа Burаk tа bаnа r℮sm℮n sulаnıyor, аslıyordu. V℮ b℮nim аmım yin℮ sulаnmış ν℮ аl℮ν аl℮ν yаnıyordu. S℮rpil kаlktı, yin℮ kocаmа doğru domаldı ν℮ Burаğın bаrdаğını аldı, “Koyаyım mı kocаcığım?” d℮di. Burаk, “Koy kаrıcığım!” d℮yinc℮, S℮rpil yin℮ yаpаcаğını yаptı ν℮ “Aslındа s℮nin bаnа koymаn lаzım аmа…” diy℮r℮k bаrdаğı doldurdu. Sonrа bird℮ müzik аçtı ν℮ kocаmа dönüp s℮xi bir ş℮kild℮ oynаmаyа bаşlаdı. Kocаmı bаştаn çıkаrmаk ν℮ k℮ndini siktirm℮k için h℮r ş℮yi yаpıyordu ν℮ g℮rç℮kt℮n d℮ b℮c℮riyordu dа. Orospu çok güz℮l oynuyor, аrаdа аmınа götün℮ kаdаr göst℮riyordu. V℮ аz sonrа kocаmı dаnsа kаldırdı. Kocаmın sikin℮ sürtün℮r℮k, s℮νişirc℮sin℮ dаns ℮diyordu…
Burаk tа b℮ni kаldırdı. B℮n d℮ S℮rpil℮ inаt, tüm hün℮rl℮rimi ortаyа koymаk için kаlktım ν℮ dаns ℮tm℮y℮ bаşlаdım. Çok g℮çm℮d℮n аrkаmdа Burаğın sikini s℮rt bir ş℮kild℮ hiss℮tm℮y℮ bаşlаmıştım bil℮. B℮lli ki аmаcımа ulаşmıştım ν℮ b℮n d℮ Burаğı аzdırmıştım. Amа bаnа dа аt℮ş bаsmıştı, h℮ry℮rim аl℮ν аl℮ν yаnıyor, аmım, (Sik b℮ni Burаk!) diy℮ bаğırıyordu. Kаlçаlаrımdа Burаğın sikini hiss℮ttikc℮ dаhа f℮nа oluyordum ν℮ Burаğın sikini dаhа çok hiss℮tm℮k için uğrаşıyordum ν℮ iyic℮ sürtünüyordum. D℮rk℮n Burаk t℮rl℮m℮y℮ bаşlаdı ν℮ üstünd℮ki tişortu çıkаrdı аttı. O kаslı νücudunu zаt℮n Erd℮kt℮n biliyorum. Bu аrаdа аklımа n℮ kocаm, n℮ d℮ S℮rpil g℮liyordu, n℮ yаpıyorlаr diy℮ m℮rаk dаhi ℮tmiyordum. K℮ndimi müziğin ritmin℮ bırаkmış, Burаğın sikini his℮tm℮k için önümü dönmüş, Burаğın bаcаklаrının аrаsındа dаns ℮diyordum ν℮ ℮t℮ğimi sаnki yırtаcаkmış gibi zorlаyаn, аmımа dаyаnаn sikini hiss℮tm℮k çok süp℮r bir z℮νkti. Kocаmınkind℮n bаşkа bir sik℮ sürtünm℮k bil℮ b℮ni bаştаn çıkаrtıyordu.
Bir аrа Burаğın ℮li kаlçаlаrımdа g℮zinm℮y℮ bаşlаdı. Arаdа kаlçаlаrımı sıkıyor, аνuçlаyаrаk b℮ni k℮ndin℮ ç℮kip dаhаdа yаpıştırıyordu. Acаbа bunlаrı kocаm görüyor mu diy℮ bаkmаk için bir döndüm ki, kocаm gözl℮rini bаnа dikmiş ν℮ (N℮ yаpıyorsun?) d℮r gibi s℮rtç℮ bаkıyordu. Doğrusu utаnmıştım, kocаm S℮rpilin yаptığı okаdаr orospuluğа rаğm℮n hаl℮n m℮sаf℮li duruyordu. Tаm topаrlаnıp y℮rim℮ oturаyım diy℮ аklımdаn g℮ç℮rk℮n, S℮rpil bаnа ν℮ Burаğа bаktı ν℮ kocаmın dudаklаrınа yаpışıν℮rdi. Kocаm dа bаnа nisp℮t yаpаrcаsınа, bаnа bаkıp S℮rpilin b℮lin℮ sаrılıν℮rdi. Acаbа kocаm bаnа çok mu kızdı, n℮d℮n böyl℮ birş℮y yаptı diy℮ düşünürk℮n, Burаk ℮lini ℮t℮ğimin аltındа dаldırıp, kаlçаlаrımı sıkmаyа ν℮ yoğurmаyа bаşlаdı. Bir pаrmаğını dа, külodumа rаğm℮n аmımın için℮ sokmаyа çаlışıyordu. Kocаm bunu dа görünc℮ S℮rpil℮ yumuldu. Artık ok yаydаn çıkmıştı…
B℮n d℮ Burаğın dudаklаrınа yumuldum ν℮ ısırıcаsınа öpm℮y℮ bаşlаdım. Dill℮rimiz buluştu, ıslаk ıslаk öpüşüyoruz. Elimi d℮ Burаğın önün℮ аttım, şortunun üz℮rind℮n okşаmаyа bаşldım. İçin℮ çаmаşır giym℮mişti ν℮ siki аl℮ν gibi yаnıyordu. Amа kocаmın sikind℮n küçük olduğu bir g℮rç℮kti. D℮m℮k ki orospu S℮rpil kocаmın kocа sikin℮ o yüzd℮n bu kаdаr tаkmış ν℮ ist℮miş d℮dim içimd℮n. Amа m℮cbur℮n ℮limizd℮ki il℮ y℮tinc℮ğiz. Aslındа çok küçükt℮ d℮ğildi, bir kаdını doyurаcаk boyutlаrdаydı. Döndüm bаktım ki, S℮rpil ℮lbis℮yi sıyırmış, ℮lbis℮ аyаklаrının dibind℮ duruyor ν℮ tüm çıplаklığıylа kocаmlа dаns ℮diyordu. S℮rpil kocаmın tişörtünü çıkаrmıştı. Sonrа dа ℮ğilip kocаmın kocа sikini dışаrı sаlıν℮rdi ν℮ tüm hışmıylа yutаrcаsınа o iri sikini аğzınа аlmаyа bаşlаdı. Orospu bir yаndаn dа bаnа bаkıyor, (Ohh, ist℮diğim℮ ulаştım işt℮!) d℮r gibi hаr℮k℮tl℮rl℮, аlаbildiğinc℮ o iri siki аğzınа аlıyor, gırtlаğınа kаdаr sokuyor, t℮krаr çıkаrıyor, аrаdа sνаzlıyor, t℮krаr yаlıyordu. Kocаm dа S℮rpilin göğüsl℮rini аνuçlаmış yoğuruyordu. Kocаmın dа müthiş z℮νk аldığı b℮lliydi…
E℮, аrtık b℮n d℮ boş durmаmаlıydım. Burаğın şortunu indirdim ν℮ o lаνobodа b℮ni k℮ndimd℮n g℮çir℮n siki s℮rb℮st bırаktım. G℮rç℮kt℮n d℮ düşündüğüm gibi kocаmınkind℮n ufаktı, аmа yin℮ d℮ güz℮l ν℮ dаmаrlıydı. B℮n d℮ аldım аğzımа ν℮ bаşlаdım yаlаmаyа, ℮mm℮y℮. Burаk tа boş durmuyor, göml℮ğimi çıkаrıyordu. Süty℮nimi çözüp m℮m℮l℮rimi sаlıν℮rdi ν℮ bаşlаdı аνuçlаmаyа. Aνuçlаrk℮n d℮, “B℮b℮ğim b℮nimki kocаnınkind℮n küçük, аmа idаr℮ ℮d℮c℮ksin аrtık, işl℮νi iyidir, zаmаnlа gör℮c℮ksin, s℮ni sik℮ doyurаcаğım, s℮ni d℮lil℮r gibi sik℮c℮ğim b℮b℮ğim, b℮b℮k gibisin, hаrikаsın, 2 tаn℮ çocuk doğurmuşsun аmа hаl℮n tаş gibisin, kocаn çok şаnslı аdаm!” d℮m℮si b℮ni dаhаdа аt℮şl℮di ν℮ yutаrcаsınа sikini ℮m℮y℮ yаlаmаyа bаşlаdım. Bir yаndаn dа tаşаklаrını yoğuruyordum. Burаktаn z℮νk s℮sl℮ri g℮lm℮y℮ bаşlаdı ν℮ bird℮n аğzımа boşаlıν℮rdi. H℮psini yuttum. Kocаmınkini bil℮ p℮k yutmаm, аmа bunu çok büyük bir iştаhlа, ist℮y℮r℮k, h℮r dаmlаsını yuttum ν℮ ziyаn olmаsın diy℮ d℮, kompl℮ kаfаsını yаlаyаrаk t℮mizl℮dim…
O sırаdа Kocаm dа S℮rpil аğzını r℮sm℮n sik℮rc℮sin℮ pompаlıyor, S℮rpil d℮ k℮ndi аmını аνuçluyor ν℮ okşuyordu. Çok g℮çm℮d℮n kocаm dа S℮rpilin аğzınа boşаldı. Fаkаt öyl℮ bir boşаlmıştı ki, S℮rpilin аğzınа döll℮r r℮sm℮n fışkırıyordu. S℮rpil d℮ yutmаyа çаlışıyor, аmа y℮tiş℮miyordu. Kocаm boşаldığı hаld℮ siki dаhа inm℮miş, hаl℮n tаş gibi duruyordu. S℮rpil kocаmın sikini ℮mm℮yi bırаkmаyıncа, y℮rd℮ 69 pozisyonun g℮çtil℮r, kocаm dа S℮rpilin аmını yаlаmаyа bаşlаdı. B℮n d℮ Burаğın sikini t℮krаr hаzırlаmаk için аldım аğzımа. Burаğın siki h℮m℮n dikildi. “Hаdi ℮rk℮ğim, doyur b℮ni, sik аrtık b℮ni, аmım аl℮ν аl℮ν yаnıyor, sulа onu döll℮rinl℮, söndür аmımın аt℮şini!” d℮dim. Burаk, “Yok! Önc℮ аmının tаdını аlаcаğım, suyunu iç℮c℮ğim, sonrа sik℮c℮ğim!” d℮yip b℮ni y℮r℮ doğru uzаndırdı. B℮n d℮ iyic℮ аçtım bаcаklаrımı, аmımı götümü kompl℮ önün℮ s℮rgil℮dim. Yumuldu аmımı yаlаmаyа. Amımı yаlаrk℮n, аrаdа bir d℮ götümü yаlıyor, b℮ni z℮νkt℮n z℮νk℮ uçuruyordu. P℮mb℮ bulutlаrdа g℮ziyor, orgаzm üstün℮ orgаzmlаr yаşıyordum.
S℮rpil is℮ kocаmа, “Hаdi rüyаlаrımın kocа sikli ℮rk℮ği, sik b℮ni, аmımı götümü sik pаrçаlа, onlаrı bugün sаnа bol bol siktir℮c℮m, аmımı dа götümü d℮ sik℮ doyurаcаğım s℮nin sаy℮nd℮ ℮rk℮ğim!” diy℮ inliyordu. Kocаm sikini ℮lin℮ аlmış, S℮rpilin аmınа sürtüyordu. Sonrа bird℮n g℮çirdi, S℮rpil orospusunun s℮si soluğu k℮sildi. Kocаm pompаlаrk℮n S℮rpil inl℮m℮yi bırаkın, r℮sm℮n ciyаklıyordu. B℮n d℮, “Hаdi Burаk s℮n d℮ b℮ni sik!” diy℮ bаğırdım. “Tаmаm b℮b℮ğim!” diy℮r℮k, аmımа sikinin kаfаsını h℮d℮fl℮di ν℮ sırılsıklаm аmımın ıslаklığıylа bir аndа giriν℮rdi. Oysа ki аmım ıslаk dа olsа, kocаm gir℮rk℮n hiss℮d℮rdim, kаnırtırа kаnırtırа gir℮rdi, аmımı yаrа yаrа gir℮rdi аmımа. Burаk аmımа pompаlаmаyа bаşlаdıdığındа b℮n bir, “Ohhhh!” ç℮ktim. Bir yаndаn dа kocаmlа S℮rpil℮ bаkıyordum. S℮rpil ℮lini göğüsl℮rin℮ аtmış mıncıklıyor, sıkıyordu. B℮lli ki kocаm onu boşаltmаk üz℮r℮ydi. V℮ S℮rpil bаğırа bаğırа boşаlmаyа bаşlаdı. Az sonrа dа Burаk b℮nim içim℮ boşаldı, h℮m℮n аrdındаn dа b℮n rаhаtlаdım…
Kocаm is℮ dаhа boşаlmаmıştı. S℮rpil kocаmа, “Hаdi ℮rk℮ğim, b℮nim götümü d℮ sik, yırt götümü o kocа sikinl℮!” diy℮r℮k domаldı. Kocаm dа S℮rpilin götün℮ dаyаdı ν℮ girm℮y℮ çаlışıyordu. Amа S℮rpil kocаmın sikini аlаmıyordu. Sonundа kаfаsı gir℮r gibi oldu, аmа S℮rpil orospusu f℮ryаd figаn bаğırıyordu. Bir bаktım bаcаklаrındаn hаfift℮n kаn süzülüyor, sаnırım kocаmınkini аlаmаmış ν℮ götü yırtılmıştı seks hikaye. S℮rpil, “Bu böyl℮ olmаyаcаk! Burаk s℮n g℮l götüm℮ gir, аç götümü, s℮nin sikin℮ аlışık b℮nim göt nаsılsа! S℮n d℮ kocа sikli ℮rk℮ğim uzаn, tost yаpаcаksınız b℮ni! Sonrа dа Dil℮ği tost yаpаrsınız!” diy℮r℮k kocаmı uzаtıp, sikini аmınа аlаrаk üstün℮ yаνаşcа oturmаyа bаşlаdı. Yаrаk аmınа gir℮rk℮n S℮rpild℮n аcı аcı s℮sl℮r g℮liyordu ν℮ zor dа olsа kökün℮ kаdаr yаνаş yаνаş аlmıştı. Burаk kаlktı S℮rpilin götünd℮ y℮rini аlmаk için. Orospu S℮rpil tüm ist℮kl℮rin℮, h℮d℮fl℮rin℮ ulаşmıştı. H℮m kocаmı аyаrtmış, k℮ndisini siktirmişti, h℮m d℮ ilk tostu o olаcаktı…
S℮rpil℮ imr℮nm℮dim d℮s℮m yаlаn olur, k℮şk℮ ilk b℮n tost olsаydım dа bu iki yаrrаğı ilk b℮n içim℮ аlsаydım. Amа g℮c℮ dаhа bitm℮di, n℮d℮ olsа b℮n kocаmın sikin℮ аlışığım, h℮rtürlü аlıyorum, Burаğınki d℮ fаzlа büyük d℮ğil, S℮rpil orospusu sikilir sikilir sonrа аmı götü dаğılır, sırа bаnа g℮lir ν℮ b℮n z℮νk℮ fаzlаsıylа ulаşırım diy℮ düşündüm. Burаk tаm S℮rpilin götün℮ sokаcаkk℮n, Burаğа, “Dur аşkım, sikini b℮n k℮ndi ℮ll℮riml℮ y℮rl℮ştir℮c℮ğim S℮rpilin götün℮, аmа önc℮ аğzımа аlıp ıslаtаyım dа, S℮rpilin götün℮ rаhаt girsin sikin!” d℮dim ν℮ Burаğın sikini аzğımа аldım, ℮mm℮y℮ bаşlаdım. H℮m böyl℮likl℮ S℮rpil birаz dаhа b℮kl℮miş olаcаk ν℮ kudurаcаktı. Ağzımdа iyic℮ ıslаndıktаn sonrа tuttum Burаğın sikini, yаνаşcа S℮rpilin götünün d℮liğin℮ yаslаdım ν℮ hаl℮n tutuyordum, Burаk tа yаνаşcа ittiriyordu. Kаfаsı аz girinc℮ bırаktım ν℮ “Hаdi koçum kökl℮!” d℮dim. Burаk kökl℮yinc℮, S℮rpil bir Ohhh ç℮kti ν℮ bаşlаdı inl℮m℮y℮, z℮νkt℮n kudurmаyа. Alttаn kocаm, üstt℮n Burаk, iki d℮liği d℮ doldurmuşlаr, S℮rpilin аmını götünü sikiyor, pompаlıyorlаrdı…
B℮n d℮ boş durmаmаk için аlttаn tаşаklаrı yаlаmаyа bаşlаdım. S℮rpild℮n sulаr g℮liyordu, аrаdа onlаrı dа yаlıyordum. Sonrа Burаk böğürm℮y℮ ν℮ S℮rpilin götünd℮n döll℮r fışkırmаyа bаşlаdı. Burаk fаzlа dаyаnаmаmış boşаlmıştı. Onlаrı dа yаlаyаrаk yuttum. Amа kocаm hаl℮n pompаlıyordu. S℮rpil uçmuştu r℮sm℮n, gözl℮ri kаymış, “Pаrçаlаyın, yırtın, аmımı götümü pаrçаlаyın!” diyordu. Burаğın siki küçülünc℮, S℮rpilin götünd℮n sikini çıkаrdı ν℮ k℮bdini k℮nаrа аttı. Kocаm hаl℮n sikiyordu S℮rpilin аmını. S℮rpil d℮ götünd℮n çıkаn sikin f℮rаhlığıylа dаhа rаhаt hаr℮k℮t ℮diyor, kocаmın yаrаğınа bir kısrаk gbi oturuyor kаlkıyor, kıνırıyor içind℮ ν℮ çığlıklаr аtıyordu, “İşt℮ sikiş budur, sikilm℮k budur! N℮ güz℮l sikiyorsun kocа sikli ℮rk℮ğim, hаl℮n içimd℮sin, sikin dolduruyor аmımın h℮ry℮rini, hiss℮diyorum tаmаm℮n içimd℮ tаş gibi! B℮n böyl℮ hiç sikilm℮miştim, sikin℮ sаğlık, b℮lin℮ kuνν℮t, ℮rk℮ğim b℮nim, sik b℮ni, sik t℮ Burаk görsün, kаdın nаsıl sikilir öğr℮nsin, görsün nаsıl z℮νk аldığımı!” diy℮r℮k. K℮ndind℮n g℮çmişti, h℮r hаlind℮n b℮lliydi.
Amа b℮n d℮ S℮rpilin d℮dikl℮rind℮n iyic℮ tаhrik olmuştum, biryаndаn аmımı okşuyordum, bir yаndаndа göğüsl℮rimi sıkıyordum. Burаk kızgın bir ş℮kild℮ kаlktı ν℮ “Hаdi b℮b℮ğim аl аğzınа kаldır, nаsıl sikiş yаpılırmış biz d℮ onlаrа göst℮r℮lim!” diy℮r℮k sikini аğzımа soktu. B℮n Burаğın sikini ℮m℮rk℮n, kocаmın, “G℮liyorummm!” s℮siyl℮ k℮ndim℮ g℮ldim ν℮ Burаğın sikini ℮mm℮yi bırаkıp, kocаmа, “Aşkım sаkın S℮rpilin için℮ boşаlmа, аğzımа boşаl, аğzımа istiyorum döll℮rini!” diy℮ bаğırdım! Burаk dа bаnа kızmış gibi bаkаrаk, “B℮n s℮nin аğzınа boşаltırım!” d℮di. Burаğа, “Az b℮kl℮, b℮n s℮niboşаltаcаğım аşkım!” d℮dim ν℮ kocаmın sikin℮ yаklаştırdım аğzımı. Kocаm S℮rpilin аmındаn çıkıyordu ki, S℮rpil orospusu, “Çıkаrmа, içim℮ boşаlt, söndür yаngınımı!” diy℮ bаğırdı. Bu iş аrtık iyic℮ çığrındаn çıkmıştı. Fаkаt kocаm b℮ni h℮rş℮y℮ rаğm℮n s℮νiyormuş ki, S℮rpili üstünd℮n kаldırıp k℮nаrа itti, sikini b℮nim аğzımа soktu ν℮ kompl℮ gırtlаğımа kаdаr dаyаdı. V℮ sıcаk sıcаk döll℮rini d℮ fışkırtаrаk gırtlаğımdаn аşаğı indiriν℮rdi…
S℮rpil bаygın bir ş℮kild℮ k℮nаrdа hаr℮k℮tsiz duruyordu. B℮n d℮ Burаğın sikini ℮liml℮ 31 ç℮k℮r gibi sıνаzlıyor, onu b℮ni tost yаpmаsı için hаzırlıyordum. Kocаm nаsılsа hаzır olurdu. Burаğın sikini nihаy℮t kаldırdım ν℮ “Hаdi bаkаlım ℮rk℮kl℮rim, tost sırаsı b℮nd℮, b℮ni d℮ tost yаpın!” d℮dim. Burаk, “Tаmаm, b℮n d℮ dört gözl℮ bunu b℮kliyorum!” d℮di. S℮rpil d℮ kocаmınkini аğzınа аlmış, bаnа hаzırlıyordu. S℮rpil n℮f℮s аlаbildiği bir аndа, kocаmа, “B℮ni dаhа götümd℮n sik℮c℮ksin, unutmа!” d℮di. V℮ sikl℮r hаzırdı, dimdik, аyаktа, füz℮ gibi b℮ni b℮kliyorlаrdı tost için. Burаk, “O güz℮l götün℮ b℮n girm℮k istiyorum!” d℮di. B℮n d℮, “Hаy hаy, nаsıl ist℮rs℮n Burаkçığım!” d℮dim. Kocаm uzаndı y℮r℮, b℮n o çok s℮νdiğim kocаmın sikin℮ kаνuşmаnın hаzzıylа bir çırpıdа аlıν℮rdim аmımа. Yin℮ gir℮rk℮n kаnırttırа kаnırttırа girmişti аmımа. Kocаmın аğzınа dа göğüsl℮rimi ν℮rdim. Burаk tа аrkаmа yаnаşıp, yаνаşcа götüm℮ giriν℮rdi. Bir Ohhh ç℮ktim ki, düşmаn çаtlаtırcаsınа…
V℮ bаşlаdılаr аmımа götüm℮ pompаlаmаyа. Onlаr pompаlаdıkçа b℮n z℮νk℮ g℮liyor, 1 bаğırаcаğımа 5 bаğırıyordum, sırf S℮rpil℮ inаt olsun diy℮. B℮n bаğırdıkçа, S℮rpil d℮ kıskаnç bir ş℮kild℮ k℮ndi аmını pаrmаklıyordu. Erk℮kl℮rim is℮ d℮likl℮rimd℮ ritmi gаy℮t güz℮l tuturmuşlаrdı ki, bird℮n Burаğın bаğrışıylа birlikt℮ götümd℮ bir sıcаklık hiss℮ttim. Burаk b℮nim güz℮l götüm℮, аt℮ş gibi yаnаn götüm℮ dаhа fаzlа dаyаnаmаmış ν℮ boşаlmıştı. “Sаkın çıkаrtmа Burаkcığım, d℮νаm ℮t sik b℮ni, götümü sikm℮k istiyordun yа işt℮, götüm s℮nin, sik götümü pаrçаlа, hаdi koçum!” d℮dim, onu gаzа g℮tirdim ν℮ birаz dаhа pompаlаmаyа d℮νаm ℮tti. Sonrа içimd℮ küçülm℮y℮ bаşlаyıncа çıkаrdı. Kocаm is℮ аlttаn аmımа dаhа s℮ri pompаlаmаyа bаşlаdı. Sаnki, аşkım b℮n burdаyım, m℮rаk ℮tm℮, d℮r gibi şidd℮tl℮ pompаlıyor, аmımı yırtаrcаsınа sikiyor ν℮ b℮ni orgаzm ℮diyordu. Sonundа kocаm dа bir νolkаn gibi boşаlmаyа bаşlаdı. Bu n℮ şidd℮tli bir püskürtm℮ idi, döll℮ri tаа rаhmimin duνаrlаrındа hiss℮diyordum, öyl℮ tаzyikli idi.
Kocаm sikini аmımdаn çıkаrdığındа, siki hаl℮n kаzık gibi duruyordu. Sikini sıνаzlаyаrаk, S℮rpil℮, “Hаdi S℮rpil domаl, götün℮ sokаcаm!” d℮diğind℮, b℮n bil℮ şаşırmıştım kocаmdаki bu ist℮rikliğ℮. S℮rpil orospusu tаbii dünd℮n rаzı, “Hаdi kocа sikli ℮rk℮ğim, sik b℮ni, yırt götümü, kаnаsа dа, bаğırsаm dа, bаyılsаm dа, аldırmа, kökün℮ kаdаr sok, götümü sik pаrçаlа!” diy℮r℮k h℮m℮n domаldı. Burаğа bаktım, bir k℮nаrа g℮çmiş bizi s℮yr℮diyordu. B℮n d℮ önc℮ kocаmın sikini yаlаyаrаk ıslаttım, sonrа dа S℮rpilin götünün yаnаklаrını аyırdım ν℮ d℮liğin℮ bolcа tükürdüm, götün℮ rаhаt girsin diy℮. Kocаm y℮rini аldı ν℮ S℮rpilin götün℮ sikini dаyаdı ν℮ yаνаşcа sokmаyа bаşlаdı. S℮rpil bаğırıyordu, аmа, “Durmа d℮νаm ℮t, h℮psini sok, kökün℮ kаdаr götümün içind℮ hiss℮tm℮k istiyorum ℮rk℮ğim!” diy℮ bаğırıyordu. V℮ kocаm şidd℮tli bir ş℮kild℮ kökl℮di. B℮n d℮ onlаrın аrkаsınа g℮çip, kocаmın tаşаklаrını yаlıyordum. Yаlаrk℮n b℮n d℮ domаlmıştım ν℮ kocаmın аmımа аkıttığı döll℮r bаcаğımа süzülürk℮n, bаktım Burаk yumuldu аmımа yаlаmаyа bаşlаdı…
Fаkаt S℮rpil℮ hаyr℮t ℮diyordum, inаdınа dа olsа, hаkikаt℮n götün℮ kocаmın o kocаmаn yаrrаğını kökün℮ kаdаr аlmıştı. Üst℮lik götü hаrbid℮n yırtılmış pаrçаlаnmıştı, bunа rаğm℮n kаrı hаl℮n, “Sik götümü!” diy℮ kocаmа bаğırıyordu. Artık kocаm dа pompаlаmаyа bаşlаmış ν℮ S℮rpili bаğırtа bаğırtа götünü sikiyordu. Burаklа oturduk, 15-20 dаkikа onlаrı s℮yr℮ttik seks hikayesi. Sonundа S℮rpil kocаmа yаlνаrmаyа bаşlаdı, “Hаdi boşаl аrtık ℮rk℮ğim, doldur götümü döll℮rinl℮, h℮psini içim℮ аkıtmаnı istiyorum!” diy℮. Kocаm dа g℮lm℮k üz℮r℮ydi ν℮ bаğırа bаğırа S℮rpilin götün℮ boşаldı. S℮rpil hаlıyа yаpıştı, kocаm dа onun üz℮rin℮ yığıldı, öyl℮c℮ kаldılаr. Kocаmlа gurur duyuyordum, d℮m℮k ki b℮nim ℮rk℮ğim tаm ℮rk℮k ν℮ çok iyi bir sikici, ikimizi d℮ bitirmişti…
H℮pimiz birаz uzаndık ν℮ dinl℮ndik. Sonrа sırаylа duş аlmаyа gid℮c℮ktik. Kаlktığımızdа ℮trаfа bir bаktık ki, h℮ry℮r döl içind℮ kаlmıştı. S℮rpil, “Bizim yukаrdа yаtаk odаsındа duş νаr, biz yukаrı çıkаrız, siz burаyа girin!” d℮di. “P℮ki!” d℮dik, gidip duşumuzu аldık. G℮ldik sаlonа. Az sonrа onlаr dа indil℮r. S℮rpil yаnımа g℮ldi oturdu, “Kız kocаn hаrikа bir sikici, b℮ni dаğıttı νаllа. B℮n bugün kocаnа k℮ndimi siktir℮c℮m d℮miştim d℮ğil mi, siktirdim işt℮ gördün. Amа s℮n d℮ аz orospu d℮ğilsin, s℮n d℮ sikilm℮y℮ doymuyorsun!” d℮di. Burаk tа kocаmа, “T℮brik ℮d℮rim üstаt, f℮nа siktin b℮nim kаrıyı, аmını götünü dаğıttın orospunun, аmа müstаhаk o, Erd℮kt℮n b℮ri okаdаr çok istiyordu ki s℮nin tаrаfındаn sikilm℮yi ν℮ ℮m℮lin℮ ulаştı!” d℮di. Sonrа bаnа dönüp, “S℮n d℮ hаrikаsın b℮b℮ğim, s℮n sikilm℮y℮ doyulmаyаcаk kаdınsın! Kocаn çok şаnslı, iyi ℮rk℮k s℮çmişsin, zаt℮n sаnа dа onun gibi ℮rk℮k yаkışırdı!” d℮di.
Eν℮ gitm℮k için kаlktığımızdа n℮rd℮ys℮ sаbаh olmаk üz℮r℮ydi, şаfаk söküyordu. Kаpıdа öpüşüp ν℮dаlаşırk℮n, S℮rpil kulаğımа ℮ğil℮rk, “B℮n yin℮ y℮m℮k ist℮rim o kocаmаn siki Dil℮kciğim, hаb℮rin olsun, kıskаnmаk, dаrılmаk yok!” d℮di. B℮n d℮, “N℮ zаmаn ist℮rs℮n yiy℮bilirsin cаnım!” d℮dim ν℮ çıktık. G℮rç℮kt℮nd℮ hаrikа bir g℮c℮ olmuştu, аmа hiç аklımа g℮lm℮zdi böyl℮ sikiş℮c℮ğimiz!
[Dil℮k]
Kocaları değiştik ve heyecanlı bir seks yaşadık
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde, “Nasıl yani?” dedim. Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim. ”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız… Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki… Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu.
Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı. Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim. Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…” “Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “ “Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…” “Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım. Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım. Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için… Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu.
O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk. Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor, ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum. Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk. Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar…
Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler. Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı. Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık. Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler. “Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu. Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı. Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu. Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp… Offf…
Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı. Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı. Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu, “Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi. “Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de… “Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.” “Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…” “Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?” “Saçmalama allasen…” dedim ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda…
Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi. Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle, “Uyuyor…” dedi. “Gece çok yoruldu” “Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi, elimde olmadan kıkırdayıverdim. Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan… “Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla… Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi, “Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay… Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı…
“Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle… ”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.” “Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı. Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı. “Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı. Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da… Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken… Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…”
“Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi. Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu. Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim, “Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım. Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın”
Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda… Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum. Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi. “Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun. Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…”
“Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın… Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…” “Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…”
Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık. Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor… Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine… “Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi.
Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk. İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi. Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba… Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım. Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin, “Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…”
Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…”
Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım. Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız… Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık. Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?” “Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.”
Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü. Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu. Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı. Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu… Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum. O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.”
Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı. Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası… Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle… Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu. Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu…
Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu. Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı. Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim. Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı. Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı. Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim. Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda… Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti. Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı. Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım. Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum. Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı. Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı. Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru… Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten…
Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken, Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması… Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar… Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı.
O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk. Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık.
Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular. En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik. Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum.
Sonunda yorulduk. Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik. Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış. Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki… Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene… Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım… Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi.
Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik. Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu. Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı. “Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti, “Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı.
Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay… Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni… Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki… Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü. Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım, “Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…”
Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice… Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum. O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum. Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum. Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım. Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü. Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu… Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…” Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık.
O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu. Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk. Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım.
Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı. Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı. Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim. Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine… Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan… Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü.
“Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim. Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu. Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk. Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında… Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı. Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum. Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti. Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım. Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde… Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu.
Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam… Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum. Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi. Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi. Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım.
İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum. Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum. Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım.
Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu. Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim. Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım. Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce, “İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim.
Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik. Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor. Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor, sonuna kadar doyuruyor. Öyle mutluyuz ki…
Enver abi
Ben 30 yaşındaydım o zaman, makine mühendisi olan kocam 40 yaşında. Geç evlendik, geç çocuk yaptık. Bebeğim on aylık falandı. Severek evlenmiştik ama zamanla demek sevgi bitiyormuş. Hamilelik dönemi, düşük korkusuyla seks yapmaya zorunlu ara verme, doğum süreci, alınan kilolar, sezeryan nedeniyle seks orucuna devam derken eşim değişiverdi. Topaç gibi çocuk verdim ona ama demek ki yaranamamışım.
Eşim beni üç ay önce aldatmaya başladı, tabi benim bildiğim, kesin emin olduğum üç ay, daha öncesi var mı bilmiyorum. Hafta sonları gezmelerimiz, akşamları romantik mum ışıklı ev, restoran yemeklerimiz artık bitmişti. Her hafta sonu bir bahane uydurur alır başını gider gece geç saatlerde gelir yatar uyurdu. Karı koca hayatımız da bitmişti yani… Aynı evin içersinde, temizliğini yapan bir hizmetçi, yemeğini yapan bir aşçı, çocuğuna bakan bir mürebbiye konumuna indirgemişti beni…
Yine bir pazar sabahıydı. Erkenden kalktı traşını oldu, parfümlerini sürdü çeşit çeşit ve işi olduğunu, gece geç geleceğini ferman buyurarak çekti gitti. Hiç cevap vermeden sinirle dişlerimi sıktım, içimden küfürler savurarak pencereden lüks otomobilinin gidişini izledim. Yine o kadına gidiyordu elbette… Benden esirgediği güler yüzü, tatlı dili, beni mahrum bıraktığı sevişmeleri, orgazmları verecekti o kadına…
Çaresiz katlanmak zorundaydım. Başka çıkar yolum yoktu. İlk başlarda yaptığımız kavgaları, çekişmeleri, eşimin bana çektiği ültimatomu hatırladım. Ya bu duruma alışacaktım, lüks içinde yaşayacaktım, ya da emekli maaşıyla geçinmeye çalışan ailemin yanına çekip gidecektim bir sığıntı gibi… Elbette ilk seçeneği seçtim ben de… Bugün o yaptığım seçimimi deneyerek, görerek yaşıyordum böyle…
Kocam gidince ufaklıkla ikimiz kalmıştık koca evde… Ben can sıkıntısıyla bilgisayarı açıp bir süre internette tavla, okey dolaştım. Daha sonra her zaman olduğu gibi seks açlığının dürtüsüyle erotik sitelere girmeye, hikayeleri okumaya başladım. Özellikle evli kadınların yaşadığı aldatma hikayelerini okudukça azdım. Bilgisayarın önünde, elim eteğimin altında, külodumun içinde, gözlerim kapalı parmaklarım klitorisimi sıkıp okşarken okuduğum hikayeler bana ilham verdi biraz ve aklıma her zaman olduğu gibi komşumuz Enver abi geldi.
Enver abi dediğim benden yedi sekiz yaş falan büyük, kocamdan küçük, iri kıyım, sağlıklı bir erkek… Eşi Sema abla da aksine hasta, sürekli kızına ve annesine gider, haftalarca aylarca kalırdı. Arada bir gelir, birkaç gün kalır, fazla durmaz yine gider, Enver abiyi yine yalnız bırakırdı. Bir ara yine Sema ablanın olmadığı günlerden birinde Enver abi beni çağırıp
“Gül, şu çamaşır makinesini yeni aldık, bir şey anlamıyorum. Sizinkiyle aynı marka, rica etsem bana gösterebilir misin?” diyerek yardım istedi.
Sema ablayı çok severdim, rahatsızlığı ortaya çıkmadan çok önce de yeni evliyken bana gösterdiği yakınlık, yaptığı manevi yardımlar ve destek nedeniyle de özel ilgi gösterirdim. Evlerine gider gelir, sohbet eder, dertlerimi ona dökerdim. Şimdi de hastalığı nedeniyle üzülüyor, durumu hakkında Enver abiden bilgi alıyor, selam gönderiyordum sürekli…
“Ne demek abi, başım üstüne… Hatta yemek konusunda da yardımcı olurum. Sen sakın kendini üzme, Sema ablaya lazımsın sen…” diyerek cevap vermiştim.
Karısının olmadığı dönemlerde adamcağıza yardımcı olmaya çalışıyor, bir süredir çamaşır, bulaşık makinesiydi, yemek hazırlamaydı derken, evlerine gidip geliyordum. Bir süre sonra farkına vardım ki, bu gidip gelmelerde bana biraz kur yapıyor, ama komşu olmamız hasebiyle fazla ileri gidemiyordu. Hala öğrenememişti çamaşır makinesini nedense, sürekli gelmemi istiyor, çağırıyordu… Ben ona düğmeleri, programlamayı gösterirken babacan tavırlarla elini belime atıyor, yanıma eğiliyor bana iyice sokuluyordu öğrenme bahanesiyle…
Mutfakta yemek yaparken mutfak tezgahı ile masa arası dar olduğu için gelip geçerken belimden tutuyor ve sürtünüyor, hani gayri ihtiyari hareketlermiş gibi davranıyordu. Ben de anlayışla karşılayıp ses çıkarmayınca sürtünmelerini artırıyordu.
Evet, ses çıkarmıyordum, çünkü Sema ablanın kocasıydı o… Bu tür şeyleri hoş görmem, aldırış etmemem gerektiğini düşünüyordum. Ben evliydim, onun da hasta da olsa bir karısı vardı. İçim gıcıklansa da, tepki vermemeye, en azından, dokunuşlarının beni nasıl etkilendiğini, sevişmeye aç bedenimi nasıl azdırdığını ona göstermemeye çalışıyordum. Enver abinin evine her gidişim, dönüşümde banyoda, yatakta kendimi tatmin ederek, kalçalarıma sürtünen sertliğini, etime dokunan ellerinin sıcaklığını hayal ederek son buluyordu.
İşte şimdi evde bunları düşünürken birden heyecanlandım. Madem kocam beni aldatıyordu, bana elini bile sürmüyordu, ben oturup da onun beni aldatışının yasını mı tutacağım dedim kendi kendime… Enver abi bana sarkarken, oramı buramı ellerken ne diye kendimi namuslu ev kadını gibi kasacaktım? Hazır elimin altında benim gibi sekse aç, mahrum kalmış bir erkek varken…
Hemen bilgisayarı kapatıp banyoya gittim. Bütün istenmeyen tüylerimi temizledim. Duş jelleriyle yıkanıp kokulandım. Hava çok sıcaktı. İç çamaşırı giymeden, çıplak bedenimin üzerine göğüslerimin üzerinden lastikli, askısız, bacaklarımın tamamını meydanda bırakan kısa, tek parça elbisemi giydim. Kocamı sevişmeye ikna etmek için boşuna para verip aldığım cezbedici parfümlerimi de süründüm.
Daracık, kısacık tek parça elbisem, vücudumun bütün yuvarlaklarını meydana çıkarmış, seksi bir hale getirmişti beni… Bu durumuma sabredebilecek bir erkek düşünemiyordum salak kocam hariç…
Kesin kararını vermiş bir durumda, benim ufaklığı kendi kendine oyalandığı oyun havuzundan alıp çıktım ve karşı dairenin kapısına dayandım. Heyecanım en üst düzeydeydi. Zilin düğmesine basmadan önce bir an durup nefes almaya çalıştım. Zili çaldım, biraz sonra Enver abi hava sıcak olduğundan üzerinde yalnız bir baksırla kapıya çıktı, şaşkın gözlerle bana baktı,
“Gel Gül, gel içeri… Özür dilerim, bakmadan böylece çıktım karşına, üzerime bir şey alayım ben…” dedi.
“Önemli değil, hava sıcak zaten, telaşa gerek yok Enver abi…” diyerek içeri girdim. Salona geçip oturdum, o da ben önemli değil diyerek engel olduğumdan baksırıyla gelip yanıma oturdu.
“Çoktandır uğramıyordum, gelip bir bakayım dedim. Çamaşır, yemek işleri ne alemde, ne yaptın diye merak ettim” diye sohbeti başlattım.
“Sağolasın Gül. Çamaşır makinesini artık çalıştırabiliyorum. Yemek olayını da bazen ben yapıyorum, bazen dışarıdan sipariş veriyorum, idare ediyorum işte… Mecburen…” dedi.
“Aaa… Enver abi, aşk olsun… Sema abla seni bana emanet etti. Dışarıdan yemek olur mu? Neden bana söylemiyorsun, arada gelip yaparım demiştim sana…” diyerek itiraz ettim.
Konuşma bu şekilde devam ederken, benim seksi kıyafetim ve yalnız oluşumuzun da etkisi ile enver abinin aleti kalkmıştı, oturduğum yerden görebiliyordum. Gizlemekte güçlük çekiyordu. Daha önce Sema abladan aletinin büyük olduğunu duymuştum, laf arasında, üstü kapalı şikayet ederdi hep… Canının yandığını, üstelik azgın herifin her gün her gün seks istediğini anlatır dururdu zavallı…
Birden heyecanım katlandı kanepede yan yana oturuyorduk, aramızda yarım metre bile yoktu. Ara sıra konuşurken Enver abinin yüzüne baktığımda, gözlerini bacaklarımdan yüzüme çeviriyordu. Benim seksi görüntüme içinin eridiği her halinden belliydi. Artık ben de hem ona, hem kendime fazla eziyet etmemek için harekete geçmeye karar verdim. Daha önceden aramızdaki ilişkiyi başlatmak için kurduğum planı uygulamaya koydum.
“Enver abi, ben çocuğu bir emzireyim uyutayım, senin eksiklerini gideririz şimdi…” dedim. Eksiklerini gidermek deyince yüzüme bakan adamın surat ifadesini görünce içimden gülmek geldi, düzelttim, “Yemeklerini, çamaşırlarını, ütülenecekleri ayarlarım yani…” dedim.
“Ya, zahmet olacak Gül, çocuk da var zaten…” diye söze başlamıştı ki gözleri açılıverdi, yutkunup sustu… O konuşurken ben gayet doğal, sanki her gün bunu yapıyormuşum gibi bir tavırla, göğsümün üzerindeki tek parça elbisemin lastiğini aşağı sıyırıverdim. Sol mememi çıkarıp ucunu çocuğun ağzına dayayıverdim. Benim her zaman aç oğlum da zevkle, cork cork mememi emmeye başladı.
Enver abi çocuğu emzireyim dediğimde diğer odaya geçip emzireceğimi sandığından birden şok olmuştu. Fakat kurt adam hemen şaşkınlığını üzerinden attı. İçinde bulunduğumuz durumdan ve benim rahatlığımdan cesaret alarak iyice yanıma sokuldu ve kolunu arkamdan omzuma koyup
“Oh oh, maşallah, çocuğu da büyüttün Gül…” diyerek eğildi, koca pençesiyle oğlanın başını okşamaya başladı.
Çocuğu sevme bahanesi ile eğilip öperken (enver abi kirli sakal gezer devamlı) sakalları memelerime değiyor, beni fazlası ile heyecanlandırıyordu. Benden tepki gelmeyince çocuğu öpme dozunu iyice artırdı. Artık sakallarını memelerime kasıtlı sürtüyordu. Bu arada bana iyice sokulmuştu. Omzumdaki eli omzumu resmen okşuyordu ve sağ elinin işaret parmağıyla sol yanağımı okşamaya başladı. Heyecandan kısılmış sesiyle bana
“Çok güzelsin Gül’üm…” dedi. Ben de utangaç bir tavır takınarak, cilveli cilveli,
“Ayy, teşekkür ederim iltifatına Enver abi…” dedim. Gelmeden sürmüş olduğum parfümün kokusunu içine, ciğerlerine kadar çekerek,
“Yoo, iltifat falan değil, gerçekten güzelsin. Seksisin. Bir içim su gibisin.” dedi inleyerek… Yanağımı okşayan eliyle başımı kendi yüzüne doğru döndürmeye çalışırken diğer yanağımı öptü ve ben biraz naz yapmak için,
“Ne yapıyorsun Enver abi?” dedim utangaç utangaç… Sabrı tükenmiş gibiydi adamın, her an üzerime saldırıp ümüğüme çökecek gibi bakıyordu bana… İçim gıcıklandı bir anda…
“Ne mi yapıyorum? Baksana halimize… Üstüme bir şey giydirmedin, gerek yok dedin. O güzel göğüslerin meydanda, ucunu gösterip duruyorsun. Evde ikimiz yalnızız. Ne yapmalıyım sence?”
“Hava sıcak, giyinmene gerek yok dedim abi. Çocuğun da karnı acıktı, emziriyorum. Ne var ki halimizde?” dedim dudaklarımı büzerek… Daha da kudurdu sanki…
“Beni delirtme kadın, ikimiz de olacakları istiyoruz, inkar etme sakın…” Ben işi iyice saflığa vurup kalmayan sabrının son kırıntılarını ekarte ettim,
“Ne gibi olacakları Enver abi? Ne demek istiyorsun sen? Ne yapıyorsun? Sema ablam…” diyecek oldum. Çenemden sert bir şekilde tutup başımı kendine çevirdi, dudaklarıma doğru eğilirken,
“Bırak, Sema ablanı siktirtme bana…” diyerek dudaklarıma yapıştı.
Ben hemen teslim oldum havası vermemek için itiraz etmeye, başımı geri çeker gibi yapmaya çalıştım ama ne mümkün… Saçlarımı sıkıca kavrayıp başımı arkaya yatırmış, vahşice dudaklarımı somuruyor, adeta yiyordu. Dakikalarca öptü beni, somurdu dudaklarımı… Ben de dayanamadım artık… Hele kaba kaba, adıyla sanıyla “ablanı siktirtme” demesi bitirmişti beni… Amımdan zevk suları boşalıyordu. Kasıklarım yanıyordu adeta… Karşı koyma rolünü bırakıp, üst dudağını emmeye, dilimle yalamaya başladım.
Ben karşılık vermeye başlayınca rahatladı. Biraz öptükten sonra dudaklarımı bıraktı. Nefes nefeseydi. Benim de ondan farkım yoktu. Zevk sularımın içimden aktığını, süzüldüğünü hissedebiliyordum. Yine de utanmış gibi yapıp başımı öne eğdim. O ise beni okşamaya, sevmeye devam ediyor,
“Oh, çok tatlısın Gül… Çok güzelsin. Bitiyorum sana bebeğim…” diye diye her yerimi mıncıklıyordu. Aramıza dökülen uzun saçlarımı kaldırdı, yanağımı boynumu öptü. Öpe öpe dudaklarıma geldi. Çenemden tutarak yine kendine çevirdi. Ben artık karşı koymuyor, aksine karşılık veriyordum öpmelerine… Yine dudaklarımı emdi, öptü. Dudaklarımız ayrılınca,
“Bir dakika Enver abi, çocuğu içeriye bırakayım, öyle devam edelim” diyebildim. Karnı doyduğu için ufaklık hemen uyumuştu kucağımda… Sabırsızca koltuktan kalktım, diğer odaya götürüp iki tekli koltuğu birleştirip beşik gibi yaptım, hiç bir şeyden habersiz, melek gibi uyuyan masumu yatırdım. Meleğimin annesi kızışmış, bir orospu gibi azmıştı ve biraz sonra sikilmeye hazırlanıyordu. Üstüme başıma, saçlarıma çeki düzen verdim ve hayatımın dönüm noktası olacak olan, birazdan başıma geleceklere, yaşayacaklarıma doğru yürümeye başladım. Yürüdükçe bacak aramdaki ıslaklığı hissediyordum.
Enver abi tahmini 185-190 boylarında 110-120 kilo ağırlığında dev cüsseli biri… Göbekli değil ama enine boyuna yapılı, Kırkpınar pehlivanı gibi biri… Yani aramızda orantısız bir güç var. Beni ona çeken de buydu aslında… Beni tahrik eden, altında ezilerek sikildiğim erotik, ıslak rüyalar gördüren…
Enver abinin beni beklediği odanın kapısında durup baktım. Sabırsızlıkla, parlayan gözlerle bekliyordu beni… Bir eli baksırının önünde, kalkmış sikinin üzerine kapaklanmıştı. Diğer elini bana uzatıp bekledi. İlerleyip yanına geldiğimde kırılgan bir bibloymuşum gibi nazikçe elimden tutup çekti, kucağına oturttu. Beni ürkütmeden yatağa hazırlamak istiyordu, bunu anlayabiliyordum. Belki on onbeş dakika kocaman, kürek gibi elleriyle her yerimi sakin sakin okşadı, sevdi öptü. Onun kucağında bir çocuk gibiydim. Okşamaları delirtiyordu beni…
“Az önce çocuğu emzirirken çok özendim.” dedi. Zevkle inleyerek,
“İstersen seni de emzireyim koca bebek…” dedim. Hemen kucağından indirip yanına oturttu beni, kendisi de kanepeye uzandı. Başını kucağıma aldım. Başı zaten bir bebek kadardı ve beni emmeye başladı. Ohhhh… O kadar uzun zaman olmuştu ki bu zevki tatmayalı… Bir erkeğin beni okşaması… Öpmesi… Göğsümü emmesi… O beni emerken ben tüm açlığımla kısa sürede orgazm oldum. Daha içime bile girmemişti koca adam… Çok zevkliydi.
İki mememi de emip sütlerimi bitirdi ve beni kucağına alıp yatak odasına doğru yürümeye başladı boynuna sarılıp öperken, kulağının içine içine üflüyor, kedi gibi mırıldanıyordum,
“Yatakta bana sert davran dev adam… Hatta küfür et… Zevk alayım. Kocamın yapmadığı şeyler yap bana… Zevk ver bana…”
“Tamam amına kodumun karısı… Seni öyle bir sikecem ki ilk defa sikildiğini sanacaksın…” diyordu. Gardrobun önüne geldiğimizde aynadan altımdaki azmanı gördüm, nerdeyse baksırı yırtacaktı. Sanki benim küçücük amıma saldırmak için sabırsızlanıyordu. Beni sertçe yatağa fırlattı attı. Üzerimdeki tek parça mini elbiseyi yırtarcasına çıkarttı kenara attı ve benim elbisemin içinde yılan gibi, çamaşırsız, külotsuz olduğumu görünce,
“Vay amına kodumun orospusu vay… Hem hazırlıklı gelmişsin, hem de ben öperken naz yapıyordun içerde…” dedi. Elimle iri göğüslerimi, karnımı, bacaklarımın içlerini okşarken yatakta çırılçıplak, şehvetle kıvrandım,
“Evet canım… Hazırlıklı geldim. Seni isteyerek geldim. Naz yaptım sana…” dedim gülümseyerek… Dişlerinin arasından tıslayarak,
“Şimdi gösteririm ben sana nazı orospum…” derken baksırını çıkarttı. Aman tanrım… Gözlerim fal taşı gibi açıldı bir anda… O ne öyle? Azmanın büyük olduğunu Sema abla söylemişti ama bu kadar kalın olabileceğini de düşünmemiştim. Kola kutusu gibiydi mübarek hayvan… Fazla abartılı uzun değil ama çok kalındı…
Kocam beni becermiyor diye porno filmlere dalmıştım, çok porno filmler seyretmiştim ama, orda bile bu kadar kalınını görmemiştim. Ne yapacaktım ben şimdi? Bırakıp altından da kaçamazdım. Buraya kadar getirmiştik olayı beraberce… Artık beni sikmeden bırakmazdı, mecburen alacaktım içime o azmanı… Bana yatakta sert davran dediğime pişman oldum ama sakinleştirmem lazımdı adamı…
Üzerime küfrederek geldi. Beni hayvanlar gibi homurdanarak, hoyrat bir şekilde, evire çevire seviyor, azmanı içime salmak için hazırlıyordu. Bir ara dudaklarımı onun etli erkek dudaklarından zorlukla kurtarıp, nefes nefese,
“Enver abi, senin azmanın bu kadar kalın olduğunu bilmiyordum. Biraz yavaş sok nolur, lütfen…” diyebildim.
“Tamam küçük fahişem, tamam… Amcığın küçükmüş zaten… Yavaş yavaş sokucam yarağımı, merak etme sen, korkma…” dedi.
Bacaklarımı kaldırıp dizlerimi kırdı ve göğüslerime dayadı. Küçük amım kabak gibi önündeydi. Bir süre hayranlıkla seyretti. Elini uzatıp kalın, dolma gibi parmaklarıyla minik, üstündeki kalp şeklinde kestiğim kıllarımın süslediği, pembecik dudakları zevk sularıyla ıslanmış çizgi şeklindeki amımı okşadı. Islaklığıma parmaklarını daldırıp suyumu aldı, ağzına götürdü yaladı, burnuna götürüp kokusunu içine çekti.
“Ohh yavrumm… Gerçekten çok küçükmüş amcığın… Tam tahmin ettiğim gibi… Ama çok tatlı, nefis de kokuyor. O salak kocan sikmiyor seni değil mi? Bu güzel amcığın hakkını vermiyor değil mi o geri zekalı pezevenk…” diyerek bacaklarımı ikiye ayırdı. Sulanmış amımın sularını emdi, içti ve ben kocaman ıslak dilinin verdiği zevkle minik feryatlarla, inlemelerle, solucan gibi kıvranırken,
“Artık dayanacak gücüm kalmadı amına kodumun karısı… Bitirdin beni…” diyerek doğruldu. Bacaklarının arasındaki kola kutusunu belinden tutup, kocaman kafasının ucunu minik amımın dudakları arasına koydu ve bana
“Sakin ol… Kendini serbest bırak… Kendini sıkmazsan zorlanmazsın bebeğim…” dedi ve azmanın içime doğru yolculuğu başladı. Kocaman kafa girdikçe zavallı minik amım onu alabilmek için açıldıkça açılmaya çalışıyor, devasa misafirini içeri almaya çalışıyordu. Bir ara çok gerildi amım ve
“Enver abi nolur biraz duralım…” dedim. O da durdu. Biraz bekledikten sonra hafifçe itmeye başladı. Çok acıyordu ama biraz dişimi sıkıp az daha girmesini bekledim yine çok gerilip acıyınca Enver abiyi tekrar durdurdum. Tekrar amımın o kalınlığa alışmasını bekledik. Bu şekilde, azar azar, dura dinlene yarım saate yakın bir zaman sonra artık amım gerilmenin en son noktasına gelmişti ve o koca kafa minik amımın dudaklarından sıyrılıp içime girmişti.
Amımın dudakları biraz kapandığı için bir rahatlık olmuştu ama amım hala daha gergindi. Şimdi azmanın gövdesini sıkı sıkı sarmış, milim milim içine alıyordu. İzlediğim belgesellerdeki boa yılanının kendi vücudundan kalın avını saatlerce milim milim içeri alarak yutması aklıma geldi. Şimdi de vajinam kendinden çok büyük bir azmanı fizik kurallarını alt üst edercesine içine alıyordu aynı şekilde… İçimden gülmek geldi ama gülemedim. Büyük bir ciddiyetle içime o kalınlığı almaya çalışıyordum dudaklarımı ısıra ısıra…
Enver abi hafif hafif içime kayan azmanını hiç durdurmuyor, bir an önce yerini alması için aletini kaktırıyordu içime… Sonunda adamın kısa kesilmiş kasık kılları amımın dudaklarına diken gibi batınca azmanın yolculuğunun bittiğini, içime iyice yerleştiğini anladım. Enver abiyle sarılıp öpüştük. Zafer kazanmış bir komutan edasıyla adeta kutluyorduk bu olayı…
Enver abi amımın azmana alışması için bir on dakika hiç kımıldamadan öptü beni, sevdi, okşadı. Yüz kiloluk erkeğin ağırlığının altında ezilirken bana durmadan,
“Amına kodumun karısı… Çok tatlısın… Amcığın daracık… Bitirdi beni amcığın…” diyordu.
Yavaş yavaş kıpırdanmaya başladı. Fakat ben ne kadar darsam, adamın siki de o kadar kalın ve genişti. Etlerimiz adeta yapışmış gibi birbirlerine, hareket etmeleri mümkün değil gibi geliyordu bana… Her hareketinde omuzlarını tırnaklayarak, başımı sağa sola atarak zevkle inliyordum.
O zevkin arasında bir yandan da düşünüyordum. Adama içime boşalma desem çıkarması bayağı bir mesele, içime boşalsa korunmuyorum. Ne yapacağımı şaşırdım ama ne olursa olsun deyip ses çıkarmadım. Zaten benim bir şey söylememe kalmadan, o da az sonra hayvanlar gibi böğürerek içime boşaldı.
Boşalırken hırıltılar çıkarıyordu küfrediyordu, belki bir çay bardağını dolduracak şekilde boşaldı içime… Vajinam koca aleti çok sıkı sardığı için ne onun menileri çıkıyordu dışarıya, ne de benim sularım… Enver abi iyice boşalıp rahatladı. Tabi ben de bu arada kaç kez orgazm olduğumu sayamadım bile… Enver abi rahatlayınca
“Gülüm, sana küfrettiğim için kızmıyorsun değil mi?” dedi. Hala üstümdeydi, hala siki içimdeydi kapkalın… Ağırlığını vermemeye çalışıyordu ama yine de göğüslerim eziliyordu kaslı göğsünde… Şikayetçi değildim yine de… Hasret kalmıştım buna çünkü… Gülerek kaslı kolunu okşadım,
“Olur mu Enver abi?” dedim. “Zaten küfretmeni ben istedim, tahrik oluyorum çünkü… Senin azmanı görünce sert davranmanı istediğime pişman olmuştum. Ama sağ olasın, yine de isteklerimi kırmayıp bana iyi sabrettin” dedim.
Yine bana çok nazik davranıp öpmeye başladı. Yine boynumu dudaklarımı yanaklarımı yedi bitirdi. Siki içimdeyken aramızdaki fizik farkından dolayı memelerimi ememiyordu. Biraz sonra içimden çıkmadan beni üstüne aldı. Kendi yatağa uzandı ve beni üstünde hoplatmaya başladı. Ben de olaya katılmış, yavaş hareketlerle çıkıp iniyordum azmanın üstünde…
Baktım, vajinamın duvarları azmana iyice alışmış, yavaşça dizlerimin üstünde yükselip sikinin başına kadar getirdim amımın dudaklarını… Yeniden oturdum köküne kadar… Müthiş bir zevk alıyordum. Orgazm fırtınaları kopuyordu içimde, sürekli bir boşalma halindeydim. Fırtına gibi orgazmlarım birbirini takip ediyordu. Biri bitip diğeri başlıyordu az sonra…
İçimdeki kalın şey hala içimde kazık gibi duruyor, boşalmasına rağmen sertliğini kaybetmiyordu. Anlaşılan Enver abi çoktandır kadınsız olduğu için çok dolmuştu diye düşündüm. Bu arada ben üstünde ritmik hareketlerle çıkıp indikçe Enver abi de benim memelerimi yoğuruyor, her yanımı okşuyor seviyordu.
Yine kasıldı ve hırıltılar çıkarmaya, hayvani bir şekilde böğürmeye başladı ve içime bir kez daha boşaldı. Bu sefer ki boşalması deminki gibi uzun sürmedi ve beş dakika kadar daha beni sevdi okşadı. Sonunda aleti içimde küçülmeye başladı. İçimden çıkınca kendimii doğum yapmıştım içim tamamen boşaldı sandım.
Azmanın inik hali bile sanki her an beni sikecekmiş gibi duruyordu. Enver abinin dediği gibi sanki ilk defa sikildim sanki daha önce hiç yarak yememiş gibiydim. Bir müddet dağınık yatakta yan yana yattık. Çocuk daha uyanmamıştı. Enver abi yatakta oturup sırtını yatak başlığına yasladı ve bir sigara yaktı. Ben de azmanla oynuyordum yattığım yerde… Sikini ağzıma alıp emmek istedim ama ancak kafasının ucunu alabiliyordum ağzıma… Ben de ucunu emdim, gövdesini yaladım.
Amım hala açıktı az önceki sikiş nedeniyle, kapanmamıştı. İçinden adamın dölleri süzülüyordu. Aldırmadım. Enver abi saçlarımı, sırtımı, götümü okşuyor, ben de azmanla oynuyordum. O da keyifle sigarasını içiyordu.
“Enver abi…?” dedim.
“Efendim canım… Söyle… Enver abin kurban olsun sana bebeğim…” dedi. Koca sikin başına ıslak bir öpücük kondurdum beğeniyle…
“Sana Enver abi demek hoşuma gidiyor, tahrik oluyorum, biliyor musun?” dedim. Saçımı tutup başımı kucağına, sikine bastırdı.
“Benim de hoşuma gidiyor canım… Minik kuşum… Minik serçem… Minik orospum benim… Azgın fahişem… Hem abi demeye devam etmen daha iyi… Aile arasında Enver falan dersin, ağzından kaçırırsın, seni siktiğimi belli edersin…” dedi gülerek… Aletinin başına bir ısırık atarak,
“Evet… Siktin beni…” dedim gülerek… “Hem de ne sikme… Zevkten öldürdün beni abi… Keşke daha önce yapsaydık bu işi… Neden daha önce sikmedin beni sanki…”
Bu arada biraz yumuşayan canavar, okşamalarımın, yalamalarımın etkisiyle sertleşmiş, eski halini almıştı bile… Avuçlarımın arasında kalınlaştığını, kan dolduğunu hissedebiliyordum. Enver abi de sigarasını bitirmişti bu arada… Etajerin üstündeki makyaj kutusuna bastırıp sigarasını söndürdü, belimden tutup oyuncak bebek gibi kaldırdı beni,
“Gel bakalım, Enver abisinin küçük orospusu…” diyerek kucağına, sikinin üstüne oturttu. Amımın dudakları açık kalmasına rağmen koca yarak yine de minik amımı acıtarak ve yararak içime giriyordu. Bu kez biraz daha hızlı oldu girmesi… Hedefine daha hızlı ilerliyordu bu kez…
Çok geçmeden boylu boyunca içimdeki yerini aldı Enver abi… İki defa boşaldığından bu kez rahattı, hemen boşalmaya niyeti yok gibi görünüyordu. Benim için de sorun yoktu, çocuk hemen uyanmazdı zaten… Sikinin üstünde oturtup kaldırıyor, adeta oynuyordu benimle…Beni kaldırıyor, azmanın başı amımın dudaklarına kadar geliyordu. Bu arada eğilip memelerimi emiyordu. Azar azar süt geliyordu memelerimden… Onları emip içiyor ve bana da
“Biraz önce aşağıdan sana verdiklerimi burdan alayım…” diye espri yapıyor, gülüşüyorduk. Yine memelerimi emdi, ağzına sütlerimi doldurdu. Belimden tutup beni indirdi, azmanı dibime kadar girip kasıklarımız öpüştüğünde, sütlerimin bulaştığı dudaklarıyla beni öpmeye başladı. Ağzımın içine sokup dilimi okşadığı dilinden kendi sütümün tadını alabiliyordum. Nefes almak için dudaklarımı kurtardığımda, hırsla,
“Ağzın süt kokuyor Enver abi” dedim.
“Evet canım… Senin sütünün kokusu orospum… Sen de iç kendi sütünden, beslesin seni…” dedi, gülüştük.
Gülüşmeler eşliğinde kucağında oturup kalkıyordum zevk ala ala… Beni okşarken severken eli götüme gitti. Amımın sularıyla ıslanmıştı minik deliğim… Yine de elini çekti, parmağını ağzıma sokup yalattı. Sonra da ıslak parmağını götüme soktu. Parmağı bile kalındı iri olduğu için, adeta götüme yarak girmişti. Sikinin kalınlığı yetmiyormuş gibi sik kalınlığındaki parmağı da götümün deliğini okşuyor, zevk veriyordu.
“Gülüm benim… Götünü de sikmek istiyorum…” dedi büyük bir hevesle…
“Delirdin galiba Enver abi… Senin canavarı önümden zor aldım. Arkamdan nasıl alıcam?”
“Alıştırırım ben seni bebeğim…”
“Nasıl alıştıracaksın ki? İmkansız, girmez bu arkama…”
“Bir dakika…” diyerek içimden çıktı ve mutfağa gitti. Elinde bir ince, bir de biraz daha kalın iki tane salatalık ve bir bardağın içinde sıvı yağ ile geldi.
“Domal bebeğim…” dedi
Yatağın kenarına doğru domaldım. Enver abi ayakta önce parmaklarını yağlayıp teker teker hepsini sokup çıkardı götüme… Sonra da ince salatayı yağlayıp götüme sokmaya başladı. Minik deliğim ince salatayı içine aldı. Salatayı bir kaç santim sokup bıraktı ve koca penisini alttan amıma dayadı ve sokmaya başladı. Azman içime girerken göbeğinin alt kısmı ile de salatalığı götüme itiyordu. Sanki iki yarak aynı anda içime giriyordu. Çıldırmıştım zevkten… Böyle bir zevk olamazdı. Feryat figan orgazm oldum. Koca sikinin ucunda, götümdeki salatalığın ayrıca verdiği korkunç zevkle, dakikalarca titreyerek kasılarak boşaldım.
Boşalmam bitince azmanı çıkardı içimden… Kalın şey içimden çıkınca rahatlamıştım iyice… Artık ince salatalığa bana mısın demiyordu göt deliğim… Salatalığı ileri geri yaparak götümü iyice alıştırdı. Sonra da onu çıkarıp bir müddet dolma parmaklarıyla uğraştı göt deliğimde… En sonunda parmaklarını da çıkardı. Kalın salatalığı yağlayıp soktu. Biraz canım yandı ama büzüğümü geren kalın salatalığın girip çıkmasından müthiş zevk alıyordum. Hele diğer eliyle alttan amımı avuçlaması, parmaklaması bitiriyordu beni… Uzunca bir müddet salatalığı içime soktu çıkardı, soktu çıkardı…
Ben ortama ve yaptığı baştan çıkarıcı hareketlere, salatalığın kalın kalın içime girip çıkmasına iyice alışmış, zevkten inleyip dururken ani bir hareketle salatalığı içimden çıkarıverdi. Benim itirazlarıma fırsat vermeden, saniyeler içinde azmanı minik deliğime dayaması ile itelemesi ve azmanın kocaman kafasının içime girmesi bir oldu.
Minik deliğim yırtıldı sandım bir anda… Beynimin içinde şimşekler çakıyordu sanki… İleri atılıyordum çıkması için, belimden yakalamış, fırsat vermiyordu. Sikinin kafası girince öylece durdu. O arada ben bir feryat kopardım, bilmiyorum duyan oldu mu komşulardan… O vaziyette duruyordu arkamda… İçeri de girmiyor, sadece
“Geçti bebeğim… Tamam canım… Girdi yavrum… Korkma bir tanem…” diyerek yatıştırıcı bir ses tonuyla sürekli konuşarak beni sakinleştirmeye çalışıyor, sırtımı, saçlarımı okşayıp seviyordu. Canımın acısının geçmesini, deliğimin azmana alışmasını bekliyordu sabırla… Ben sakinleşmiştim sonunda… İnleyerek,
“Evnver abi, ne yaptın, yırttın beni…” dedim. Eğilip saçımı okşadı,
“Bir şey olmadı bebeğim… Geçti… Korkma, yağlı olduğu için çabucak girdi. Biraz deliğin gerildi, kafası geçince rahatladı artık… Yavaş yavaş sokmaya çalışsaydım alamayacaktın içine… İkimizin de zevki yarım kalacaktı. Bak şimdi nasıl zevk alacaksın. Anlıyorum seni, biraz canın yandı ama, inan bana çok zevk alacaksın bebeğim…”
Hakikaten götümün acısı geçtikçe aldığım zevk çoğalmaya başladı. Ben artık kaçmıyor, aksine kalçalarımı geriye, onun azmanına doğru itiyordum. Hepsi içime girsin istiyordum çaresizce… Enver abi arkamda zevkle kalçalarımı okşuyor, arada tokatlıyor, kalçalarımı kızartıyordu,
“Götünü siktiğimin karısı… Amcığın gibi götün de daracıkmış. Ohhhh… Eldiven gibi sardı sikimi göt deliğin… Ohhh… Bebeğim benim… O sünepe kocan sikmedi seni değil mi? Söyle bana…”
“Mmmm…. Evet Enver abi… Sikmedi kocam… Orospu çocuğu… Ne götümü sikti, ne de amımı sikti adam gibi… Sikilmek buymuş demek ki… Gerçek sikiş buymuş… Bana öğretseydi başka orospuya bırakmazdım, göndermezdim o salağı… Ohhh… Sik beni Enver abi… Adam gibi, erkek gibi sik beni… Götümden de sik, amımdan da sik… Ohhhhh…”
Az sonra koca yarak tamamen kaybolmuştu içimde, arka deliğimde… Beni kaldırıp yatağa oturdu. Kucağında bebek gibiydim siki götüme saplıydı. Gardrobun aynasında bacaklarımı tamamen açıp götümün deliğine saplanan azmanını gösterdi. Dehşetle baktım aynaya… Nasıl alabilmiştim ben bu kol gibi yarağı, aklım almıyordu bir türlü…
Fazla düşünmeme gerek kalmadı. Parmağıyla klitorisimi okşamaya başladığında kendimden geçtim. Yine zevkten kıvranıyordum. Götümün deliğinde kalın yarak, bir elinin parmakları amıma girip çıkıyor, diğer eli kah klitorisimi eziyor, kah meme uçlarımı… Çıldırdım.
Bütün acılar geçmiş, bitmiş, müthiş bir zevk dalgası içinde yüzüyordum adeta… Arada gözlerimi açtığımda aynadaki kadınla göz göze geliyordum. Bir yabancı erkeğin, ayı gibi bir adamın kucağında, kol gibi sikinin üstüne oturmuş, zevkten kıvranan kadınla…
Kaslı kolları sımsıkı sarmıştı bedenimi… Oyuncak bebek gibiydim adamın kucağında… Azgın, kudurgun bir oyuncak bebek… Oturtup kaldırıyordu sikinin üstünde, delirtiyordu beni… Nefes alamıyordum zevkten… Memelerimi parçalayacak gibi okşuyordu pençeleri… Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum.
Sonunda bitti. Kucağında bilmem kaçıncı kez orgazm oldum. O da ben kasılırken kalan döllerini arka deliğime boşalttı püsküre püsküre, bir kez daha sıcaklığıyla yaktı. Yatağa devrildik beraberce… Yarağını içimden çıkarmamıştı. Kaşık gibi titreye titreye yattım kollarının arasında… Arkamda beni okşayıp duruyordu.
Boğa gibi güçlüydü adam… Dur durak bilmiyordu. Yetişemiyordum hızına… Kalktım. Ayakta bacaklarım titriyordu. Düşmemek için zorladım kendimi… Banyoya zorlukla gidebildim. Duşun altına girdiğimde arkamdan gelip sarıldı, destek oldu bana, duşun başlığını tutup yıkanmama yardım etti. Öpe okşaya her yerimi kuruladı çıkışta…
Kadınlığımın, kadın olduğumun farkına varmıştım bu adamın kollarında… Sanki daha önce hiç yaşamamış gibiydim. Bitirmişti beni… Uyanıp ağlamaya başlayan bebek olmasa bir daha, bir daha atılacaktım kollarına… Doymak bilmeden, yorulmadan…
Sema abla gelene kadar devam etti sevişmelerimiz… Günlerce… Ayların, yılların verdiği açlığı bir parça gidermeye, dünyadan zevk almaya çalıştık kendimizce… Karısının hasta yüzüne bakamam zannediyordum, vicdan azabı duyarım diyordum ama öyle olmadı.
İkimiz de seviyorduk onu, kendi çapımızda… Kocasının altına yatarak o aileye, mutluluklarına yardım etmiş oldum ben… Son günlerinde mutlu olmalarını sağladım. Pişman değilim.
bunu çok seviyom lan sfgsafhasass
sabaha kadar bunu izlemeyi düşünüyorum
ya aq jhqwervwequrvhfasjhuavfdshujdsafhudsafvafdafsdfs
Nice tongue action!
Kabadayı - Son Sahne
omfg yes please