Orospu Yengem
Yengem aslında kapalı bir kadın olmasına rağmen Orospu yengem diyorum, çünkü yengem abimi aldatıyor
O hafta sonu abimle biraz içmiştik. Tam sarhoş olmasam da çakırkeyif olmuştum.
Abim,
“Bu halinle araba kullanamazsın oğlum, kal bu gece burada yat.” diye teklif edince kaldım, salonda uyudum. Pazartesi sabah abim erkenden çalışmaya gitti. Ben uyanmıştım fakat biraz daha yatmak istedim.
Abim evden çıktıktan yarım saat sonra yengemin telefonla konuşmasını duydum. Sesi çok neşeli geliyor, adeta cıvıldıyordu yengem…
Herhalde abimle konuşuyor, rahatsız etmeyim diye düşünerek uyuyor gibi yaptım. Yengem elinde telefon, karşısındakiyle konuşmasına devam ediyordu,
“Evet, çıktı, işe gitti. Fakat şimdi çıkamam, evde kaynım var, içeride uyuyor. O da gidince hemen gelirim. Dilediğin yerinden öpüyorum aşkım” deyip kapadı.
Konuştuğu kişinin kesinlikle abim olmadığını anladım, ama kimle konuştuğunu çözemedim. Kafama takılmıştı, yoksa yengem abimi boynuzluyor muydu Başka bir açıklaması olamazdı.
On dakika daha uyuyormuş gibi yaptım, sonra kalktım. Yengem bana kahvaltı hazırlamıştı.
Kahvaltımı yaptıktan sonra,
“Ben artık gideyim yenge.” dedim ve ayrıldım. Arabama atladım bir arka sokağa park ettim ve abimlerin evinin karşısındaki kahveye girdim oturdum. Çayımı içerken bir yandan da abimin evini gözetliyordum.
Aradan yarım saat geçmemişti ki yengem evden çıktı. Gayet hanım hanımcık giyinmişti, başı örtülüydü ve uzun pardesü vardı üzerinde. Dolmuş durağına kadar yürüdü ve durakta beklemeye başladı.
Ben de çaktırmadan arka sokağa koşar adımlarla yürüdüm ve arabama atlayıp sokağın başında beklemeye başladım.
Dolmuş geldi ve yengem bindi. Acaba nereye, daha doğrusu kime gidiyordu Hemen arabamla dolmuşu takip etmeye başladım.
Dolmuş son durağa gelince yengem indi ve arkasına bile bakmadan yürümeye başladı. Takip edeceğimi nereden bilebilirdi ki Arabayı park edip, yengemin arkasından mesafe bırakarak yürüdüm. Yengem bir ara sokağa girdi. Ben de ardından…
Yengem eski yapı bir apartmana girerken şöyle bir arkasına, sağına soluna baktı, son anda saklanabildim.
Biraz bekleyip arkasından açık duran apartman kapısından ben de girdim. Ama yengemin hangi daireye girdiğini bilmiyordum doğal olarak…
Alt kattan başlayarak kapılara kulağımı dayayıp, belki yengemin sesini duyar da hangi daireye girdiğini anlarım umuduyla, kapıları dinleye dinleye üst kata çıktım.
İkinci kattaki dairenin kapısına kulağımı dayadığımda… Bingo!
Şapur şupur öpüşme sesleri, inleme sesleri geliyordu. Yengemin sesini de duyunca oraya girdiğinden iyice emin oldum.
Hemen kapının arkasında, koridorda yiyişiyorlardı. İçeriye gitmeyi bile bekleyememişlerdi. Yengem,
“Yavaş ol biraz aşkım, bir yerlerimi çürütüp morartma, sonra kocam farkına varmasın” diyordu.
Erkek de,
“Varırsa varsın amına koduğumun dümbüğü Hadi yatak odasına geçelim de amını götünü dümdüz edeyim, hafta sonu sikemediğimin acısını çıkarayım” dedi.
Yengemin öpücüklerle karışık ne söylediğini anlayamadığım cilveli sesini duydum tekrar ve ardından sesler kesildi. Yatak odasına gitmişlerdi…
Kapının önünde öylece kalakaldım. Donmuş gibiydim ve ne yapacağımı bilemiyordum. Bir an kapıyı yumruklamak ve açıldığı zaman da zorla içeriye girip yengemi iş üstünde yakalamak geçti kafamdan, ama sonra ne olacaktı
Sonucunu bilmediğimden vazgeçtim bu düşünceden…
Oradan ayrılıp arabama bindim ve yengemin apartmandan çıkmasını bekledim. Aşağı yukarı iki saat sonra yengem çıktı. Ben de arabayı çalıştırdım, yengemin dolmuşa binmesini beklemeden evlerinin önündeki kahveye gittim.
Kafamdan hep acaba yengemle karşılaştığım zaman diyecek düşünceleri geçiyordu.
Neyse yengem dolmuşla geldi ve koşar adımlarla eve girdi. Hemen beş dakika sonra arkasından ben gittim ve zili çaldım.
Yengem kapıyı açtı ve beni görünce şaşırdı ama hiç bozuntuya vermeden,
“Hayırdır” diye sordu.
“Yaa yenge, galiba telefonumu burada unutmuşum…” dedim.
“Gel içeriye, beraber arayalım” dedi. Yengem mutfakta ararken, ben sanki telefonumu salonda bulmuşum gibi cebimden çıkardım ve
“Buldum yenge, koltuğun arasına düşmüş” diye seslendim.
Yengem de,
“İyi, iyi… Ben de çay yapayım da içelim.” dedi.
Mutfağa girdim sandalyeye oturdum. Konuya nereden gireceğimi bilmiyordum,
“Yenge çok yorgun görünüyorsun…” diye imalı imalı konuştum.
Yengem de hiç renk vermeden, yüzüme bile bakmadan,
“Evet yaa… Bugün çok yoruldum. Sabahtan beri evin işleriyle uğraştım. Daha şimdi bitti, ama ben de bittim…” dedi.
İçimden kalkıp iki tane tokat atıp, ‘Siktiğimin orospusu Amını götünü iyi siktirdin mi dostuna’ demek geldi, ama diyemedim.
Bunun yerine,
“Yenge… Yalan söylemene gerek yok. Ben biliyorum” diyebildim…
Yengem bir an donup kaldıktan sonra bana döndü ve,
“Neyi biliyorsun” dedi. Yüzü kıpkırmızı olmuştu.
“Abimi aldattığını biliyorum yenge”
“Ne demek aldatmak Ne diyorsun sen” dedi sertçe…
İnkar etmeye niyetleniyordu, anlamıştım. Üstüne üstüne gittim,
“Bugün nereye gittiğini ve ne yaptığını biliyorum Seni girdiğin dairenin kapısına kadar takip ettim” dedim.
“Haa… Şuu… Okul arkadaşıma gittim ben, sen yanlış anlamışsın…” falan diyecek oldu,
“Yapma yenge… Seslerinizi bu kulaklarımla duydum. Kapının arkasında sevişmeye başladınız. Herife yavaş ol diyordun, bir yerlerimi morartma, kocam anlamasın diyordun…
Öpüşürken şapırtılarınızı duydum, senin inlemelerini duydum.”
Yengemin eli ayağı titremeye ve kem küm etmeye başladı. Şaşkınlığı geçip de kendine geldi kısa zamanda… Ne söylese kanmayacağımı anlamıştı sonunda…
Kaçacak yeri yoktu orospunun… Bana yalvarmaya başladı,
“Sakın abine söyleme… Ne olur… Beni keser valla” dedi.
“Madem abimden o kadar korkuyorsun, niye gidip elin adamıyla sikişiyorsun yenge Söyleyecem abime” dedim.
Yengem hemen yanıma geldi,
“Ne olur söyleme… Ne istersen yaparım” dedi ve sanki çocukmuşum gibi yanağımı, sırtımı okşadı, vücudunu bana iyice yapıştırdı.
“Ne istersen… Lütfen…” diye yalvarıyordu durmadan…
“Bırak yenge…” diyerek sertçe yengemi itmeye, kendimden uzaklaştırmaya çalıştım, ama yengem dudaklarını büzerek,
“Söylemiyeceksin Söylemiyeceksin değil mi” diyerek bana sarıldı, bırakmadı.
“Ne olur söyleme, söylersen ocağım söner” diye yalvarıyor, yanağıma öpücükler konduruyordu…
“Ne istersen yaparım diyorum sana…”
Bir an düşündüm. Ne istersem ha Ne isteyeceğim ki bu orospudan Başkasına siktirdiği amından başka ne isteyebilirim Elin adamı yengemi sikiyor, ben neden sikmeyeyim
İşte o anda, elimde nasıl bir koz olduğunu ve bu kozu iyi kullanırsam yengeme istediğimi yapabileceğimi ve yaptırabileceğimi anladım.
Aslında yengemin bana o kadar sıkı sarılmasından, göğüslerinin ve göbeğinin temasından, tüm vücudunun sıcaklığından eriyordum. Üstelik elleriyle sırtımı sıvazlamaya devam ediyor ve bana iri iri açtığı yalvaran yeşil gözleriyle bakıyordu.
Etli dudakları endişe ve korkuyla titriyordu.
Sikimin sertleşmeye ve kalkmaya başladığını hissettim. Resmen yengemi arzuluyordum. O titreyen dudaklara yumulmamak için kendimi zor tutuyordum.
Yengem olacak orospu da bunu fark etmişti ki, göbeğini sikime daha çok bastırmaya başladı.
“Söylemeyeceksin değil mi” diye tekrar sorduğunda, heyecandan boğazım kurumuştu.
Cevap vermek bir yana, yutkunamıyordum bile…
Yengem suskunluğumu söylemeyeceğim anlamında kabul ederek, yanda duran ellerimi tuttu ve beline dolattırdı ve kalçalarının üzerine götürdü.
Ellerim yengemin kalçalarına dokunduğunda heyecandan ölebilirdim. Tabi bu arada kendi ellerini de arkaya götürdüğünden iri göğüsleri üstündeki gömleğin kumaşının içinde gerilmiş, benim göğsüme iyice baskı yapmaya başlamıştı.
Yengem sonra ağır ağır salınmaya başladı, sanki yanak yanağa dans ediyor gibiydik. İki eliyle tuttuğu yanaklarımı okşayarak öpücüklere boğdu. Sonra kulaklarımı ve boynumu öpmeye başladı.
Ardından dudaklarını dudaklarıma getirdi.
O andan bende filim koptu ve yengemin dudaklarına yumuldum. Yengemin kalçalarını avuçlayarak, dudaklarını deli gibi öpüyordum. Yengem aynı ateşle benim öpücüklerime karşılık verirken o adama dediği gibi,
“Yavaş, bir yerimi morartma, abin anlamasın” dedi.
Bir süre öpüştükten sonra gömleğinin üstten düğmelerini açtı. İçindeki memelernin yarısını kapatabilen seksi dantelli sütyeni göründü.
İki eliyle tutarak göğüslerini sütyeninden dışarı çıkardı.
Harika göğüsleri vardı yengemin…
Avuçlarımdan taşacak kadar büyük, diri, kahverengi uçları şehvetle kabarmış… Beni ensemden bastırarak göğüslerini öpmemi, yalamamı sağladı.
Yengemle resmen sevişiyordum. Artık ne günah, ne tabu, ne abim geliyordu aklıma… Hem bu yaptığıma inanamıyordum, hem de zevkten uçuyordum.
Yengemin göğüslerini uzun bir süre öpüp yalayıp emdikten sonra, yengemle tekrar öpüşmeye devam ettik.
Bu arada yengem de elini pantolonumun önüne atmış ve üzerinden kazık gibi olmuş sikimi avuçluyordu. Yengem sarılarak, öpüşerek, elleşerek, dans edercesine yatak odasına doğru sürüklüyordu beni…
Yatak odasına geldiğimizde yengem beni kendi elleriyle çırılçıplak soyduktan sonra kendisi de soyundu ve beni yatağın üzerine sırtüstü iterek kendisi de dizlerinin üstünde bacak arama yanaştı ve sikimi tutarak yalamaya başladı.
Orospu yengem bu işi iyi biliyordu.
Dilinin sıcaklığı, ıslaklığı beni kendimden geçiriyordu adeta… Öyle kıvrak bir dili vardı ki… Sikimin her yerinde, başında, gövdesindeki damarların üzerinde, taşaklarımda geziniyor, beni delirtiyordu.
Birden üzerimde dönerek 69 pozisyonunu aldı ve sikimi yalarken amını da benim ağzıma verdi. Kalçalarını suratıma kaldırıp indirerek, ileri geri oynatarak amını ağzıma burnuma sürtüyordu.
Ben de götünün yanaklarını ellerimle ayırarak dilimi amına sokuyor, yengemin amını yalıyordum.
Yengem elini arkaya atarak sağ elimi yakaladı ve götüne götürerek işaret parmağımı götünün deliğine sokturdu.
Yengemin amını yalarken götünü de parmaklamaya başlayınca, yengem de sikimi delirmiş gibi kemirmeye başladı.
Ve çok geçmeden, yengem inleyerek benim ağzıma, ben de yengemin ağzına boşaldım.
Yengem sikimi emerken iliklerimi kurutmuştu sanki, döllerimin hepsini yutmuş, sikimi emmeye devam ediyordu.
Hayret, her zaman 31 çektikten sonra sikim hemen inerdi, ama bu sefer inmemişti.
Yengem bu işi harbiden biliyordu. Torbalarımı sıka sıka, götümü parmaklaya parmaklaya emiyordu sikimi ve yeniden hiç boşalmamış gibi sertleştirdi.
Ayaklarımdan tutarak biraz aşağıya kaydı, amı sikimin üstüne gelecek şekilde ve eliyle sikimi amına yerleştirdi, kendisi de ayaklarıma doğru iyice eğilerek, kalçalarını indirip kaldırmaya başladı.
Yengemin ıslak ve kaygan amı fırın gibi yanıyordu. Yengem kalçalarını inidirp kaldırdıkça sikimin amına giriş çıkışlarını görmek beni kudurtuyordu.
Yengemin kalçalarını kavrayarak, ben de yengemin sikimin üstüne oturup kalkmasına yardım ediyordum.
Hele her seferinde sikim yengemin amına girip çıkarken büzüğünün açılıp kapanması çıldırtıyordu beni. Manzara muhteşemdi. Başparmağımı yengemin büzüğüne bastırdım, inlemeleri iyice arttı yengemin…
Çekip ağzımda ıslattım, tekrar deliğine dayadım başparmağımı… İçine sokunca, yengem,
“Sok… Biraz daha sok… Ohhh… Götüme sok…” diye bağırarak iyice hızlandı ve ağlıyormuş gibi sesler çıkararak ve titreyerek yeniden boşaldı…
Sakinleşene kadar sikimin üzerinde kaldıktan sonra,
“Yoruldum, bittim… Biraz da sen çalış bakalım” diyerek üzerimden kalktı ve beni de kaldırarak kendisi yatağa dört ayak domaldı. Hemen yengemin arkasına geçtim ve sikimi arkadan amına soktum.
“Mmmm… Güzel…” diye inledi. “Devam et… Sik beni…” Belini tutup ileri geri yapmaya, pompalamaya başladım.
Sonuna kadar sokuyor, ardından başına kadar çekiliyor, ardından tekrar gömüyordum yarrağımı…
Bir süre amına koyduktan sonra yengem ileri çekilerek sikimi amından çıkardı ve
“Ohhhh… Götüme de sok Hadi… Götüme koy benim…” dedi.
Yüzünü yatağa iyice yapıştırarak ellerini arkaya attı ve götünün yanaklarını ayırdı.
Yengemin büzüğü nefes alır gibi, davet edercesine zevkle açılıp kapanıyordu. Sikimin başını yengemin götüne soktum. Acıtmamak için çok yavaş sokuyordum.
Ama yengem götünü birden arkaya ittirince, sikim bir seferde köküne kadar girdi yengemin götüne…
“Ahhh…” diye inledi ama acı değil, zevk inlemesiydi bu ses…
O kadar kolay girmesine ilk başta doğrusu hayret ettim. O güne kadar seviştiğim bakire kızlarla anal seks yaparken çok zorlanırdım. Şimdi de zorlanmayı bekliyordum.
Sonuçta kapalı bir kadındı yengem… Anal seks yapmayı günah, yasak olarak görmesi gerekirdi. Ama tam tersi, sikim yağ gibi kayıvermişti götüne…
Yengemin abimi boynuzladığı o adamla da götten sikişiyor olabileceği geldi aklıma…
Orospu yengemin götten sikilmeye alışık olduğunu anladım ve pompalamaya başladım…
Yengem götünü arkaya sikime daha sert vurdurarak,
“Hızlı Daha hızlı sik” diye bağırmaya başladı.
Yengemin belinden iki elimle kavrayarak götünde hızlandım. Deli gibi sikiyordum yengemin götünü…
O kadar hızlı pompalıyordum ki, her götüne giriş çıkışımda, makineli tüfek gibi Şap Şap Şap Şap sesleri çıkıyordu.
Birden ne olduğunu anlamadım, ben yengemin götünü sikerken, yengem yine ağlar gibi inlemeye ve amından sular akmaya başladı yatağa.
Hayretler içerisindeydim, yengem resmen götten sikilirken amından orgazm olup boşalıyordu.
Bu heyecana ve zevke dayanamadım, ben de bağırarak ve titreyerek yengemin götüne boşaldım. Aradan iki dakika geçmesine rağmen halen sikimden az da olsa döllerim akıyordu yengemin götüne… Son damlalarımı da akıttıktan sonra, yengem,
“Bitirdin beni” diyerek götünü sikimden çekti, hemen döndü ve sikimi yalamaya başladı.
Sikimi yalayıp tertemiz ettikten sonra yengemle yatağa yorgun argın uzandık ve birer sigara yaktık. Sigaramızı içerken yengeme,
“Müthişti yenge!” dedim. “Hep örtülü, kapalı gördüm seni… Ama hayatımda ilk defa senin kadar istekle sevişen, sikişen bir kadın gördüm. Hem önden, hem arkadan zevk aldın.
Beni de bitirdin zevkten… Harikasın…”
Yatakta doğrulup dudaklarımdan öptü. Sevgilisini öper gibi, yumuşacık…
“Asıl sen harikasın aşkım…” dedi. “Sen…” Eliyle yarı sert duran sikimi tutup okşadı sevecenlikle…
“Şeyin… Her şeyin harika… Sen de beni bitirdin, zevk verdin. Şimdi anladın mı olayı?”
“Anladım yengem…”
“İşte bu yüzden abini boynuzluyorum Örtülüyüm, kapalıyım ama ben de kadınım…
Benim de canım var… Abin beni senin siktiğin gibi sikemiyor. Zevk veremiyor bana… Keşke abin yerine seninle evlenseymişim..


















