Koku, tat, sıcaklık...
Sende her aradığım vardı.
Seni soğuk bulanlar,
Isıtamayanlardı...

Kaledo Art

Discoholic 🪩
Jules of Nature
Alisa U Zemlji Chuda
Misplaced Lens Cap

pixel skylines

祝日 / Permanent Vacation

Andulka
we're not kids anymore.
taylor price

tannertan36
ojovivo
Sade Olutola

★
No title available
will byers stan first human second
Not today Justin

Kiana Khansmith
$LAYYYTER
YOU ARE THE REASON

seen from Spain
seen from Italy

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Australia

seen from United States
seen from Germany

seen from T1

seen from Australia
seen from Germany

seen from Germany
seen from India

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from T1
seen from Nepal

seen from Morocco
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@geceleyinjupiter
Koku, tat, sıcaklık...
Sende her aradığım vardı.
Seni soğuk bulanlar,
Isıtamayanlardı...
Hayat sınavlardan ibaret değil.
Hayat öğrenmekten ibaret.
Geçmiş asla ölmez, hatta hiç geçmez bile.
"Ben kendi payıma oldukça namuslu bir adamım ama gene de kendimi öylesine kötülüklerle suçlayabilirim ki anam beni doğurmasaydı daha iyi edermiş."
-William Shakespeare
Hatırlamadığım şeyler gerçekten yaşanmış sayılır mı?
Ben aşık olduğum adamı öptüm, o bir yabancıyı öptü.
Peki ben, en son ne zaman hislerimle vermem gereken bir kararı, düşüncelerimle gölgeledim?
Onun yeşil gözlerini görünce gözlerinin çok güzel oldugunu düşünmüştüm. Meğer benim en sevdigim renk yeşilmiş, fark edememişim bu zamana kadar. En sevdigin renk ne sorusuna mavi diyip geçmişim, yeşili sevdiğimi fark edememişim. Olay onun gözleri değilmiş, benmişim.
Sen, beynimin hayatta kalmak için bana izlettiği bir illüzyonsun.
"İnsanın hayatı hiçbir zaman değişmez, her hayatı birbirine benzer."
-Albert Camus
Muglada serin bir yaz akşamı gibi hissettiriyor bana. Bol oksijenli bir havayi cigerlerime cekmek gibi. Havanın alt tonlarında cimen ve cicek kokuları var. Serin hava boynumu, kollarımı oksuyor. Yuzume gelen, gozlerime giren saclarimi kulağımın arkasına sıkıştırıyor. Muğla da bir iskeleye oturmusum gibi hissediyorum. Kulagıma düzensiz deniz dalgalarının sesi geliyor. Bazen dalga iskeleye sert carpip yuzume su damlacıkları fırlatıyor. Denizin kokusunu icime cekiyorum. Cigerlerim o kadar arzuyla istiyor ki bu havayı heyecandan nefes alamıyorum. Cigerlerimin bu havanın hepsini isteme heyecanı alabilecekleri havadan da mahrum bırakıyor onları.
Biliyordu zaaflarımı,
İçimdeki canavara en sevdiği yemi veriyordu:
Belirsizlik.
O yedikçe devleşti, ben gölgesinde kaldım.
Şimdi "huzur" denen o tatsız diyeti sunuyorum ona.
Kudurmuşçasına reddediyor sükuneti.
Eski zehrini, o tanıdık kaosu arıyor.
Ama o sofra kalktı artık.
Aç kalacak.
Ve aç kaldıkça, yeniden bana itaat etmeyi öğrenecek.
"Bazı iyileşmeler, hastalıktan daha çok can yakar."
Bazen bazı sevgilerden şüphe etmemek lazımmış
İyi ve kotuyu birbirinden ayiran en buyuk fark nedir biliyor musun? Her insan iyi olmak ister. Herkes iyi biri olup diger insanlarin onu sevmesini istiyor degil mi? Bu dunyadaki herkes iyi biri mi peki? Hayır. Neden peki? Madem herkes iyi biri olmak istiyor o zaman kötülerin isi ne bu dunyada? Bu iste en buyuk fark. İyilerimiz kendini dinliyor, yasadigi kotu olaylarla yuzlesiyor, kotu olaylarin ruhundaki yankisini dinliyor ve cozuyor. Kötulerimiz kendini hic dinlemeyen taraf. Kotu bir olay yasiyor ve bu olayin onun ruhundaki yankisi korkaklik, bencillik, kotu niyetlilik olarak kaliyor. Yuzlesemedigi icin de kotu oldugunu da kabul etmiyor. Ve ne oluyor? Yalniz kaliyor. En kıymetlilerini kaybediyor. Ruhu her gecen gun daha cok parçalanıyor. Daha kotu bir insan oluyor.
Aşık olmak, sadece bir bağ hissetmek değil, o bağ için risk almayı da gerektirir.
Onda bağ vardı.
Onda risk alma cesareti yoktu.
Sen onun için, sahip olmaya cesaret edemediği en güzel şeydin. Ve insanlar, cesaret edemedikleri şeyleri asla unutmazlar.
Senden asla kaçamadım.