Bazı günler gözlerimi kapatıp sadece çocukluğumu düşünüyorum. Artık kokusunu hatırlayamadığım evleri hayal ediyorum.
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
will byers stan first human second
NASA
styofa doing anything
cherry valley forever

titsay
Misplaced Lens Cap

祝日 / Permanent Vacation
Cosmic Funnies

Kiana Khansmith
almost home
I'd rather be in outer space 🛸
🪼

⁂
Cosimo Galluzzi

Product Placement

❣ Chile in a Photography ❣
Claire Keane
occasionally subtle

izzy's playlists!

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from China

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Germany
@gozoeysmindmap-blog
Bazı günler gözlerimi kapatıp sadece çocukluğumu düşünüyorum. Artık kokusunu hatırlayamadığım evleri hayal ediyorum.
Mavi var. Mavi hep var…
Kafamın içi. Kafamın içindeki bütün anılar parça parça. Şimdi ben iki şehir arasındayım, birisi gerçekten bilmiyor beni öteki artık hiç tanımıyor.
Hayat böyle. Bu kadar.
Hiçbir yangının sonsuza dek sürmeyeceğini kendi kafamın içindeki cam kırıkları birbirine çarpmayı bıraktığında anladım.
Kendimi tanımaya çalışırken yaşlandım. Kafamın içi hala varoluşumla yok oluşum arasındaki ince çizgiyi çizen sorularla dolu.
Uyuyordum, herkes nerede?
İstanbul/ 2016
Herkes nerede? Ben çok sorarım bu soruyu. Günlük hayatımda da çok sorarım. Kendime de sorarım. Neredeler gerçekten. Nerede o kalabalıklar, o meydanlara sığmayan kalabalıklar. Çoğunlukla kendimi çok yalnız hissediyorum. Bu küçüklüğümden beri içimi beni kemiren bir duygu. Alışmak zorunda kaldığım. Alıştığım. Sonra unuttuğum, sonra tekrar tekrar hatırladığım. Yalnızlığı hatırlamak çok acı verici. Unutması çok kolay. Onlu yaşlarımın sonları ve yirmili yaşlarımın başları yalnızlığımla gurur duyduğumu kendime inandırmakla geçti. Çok yalnızdım, çok mutsuzdum ama ağlamaya ve anlatmaya korkuyordum. O günleri unuttum. Unutmayı seçtim. Şimdi birisi gırtlağıma basarcasına, nefessiz bırakarak hatırlatıyor o zamanları bana. Bu neyin pratiği kendini affedip onunla barışmanın mı yoksa iç güdüsel olarak kendini korumaya çalışmanın mı? Yoksa dünden bugüne hala çok yalnızım da kendimi mi kandırıyorum... Cevapları şimdilik yok. Bulursam eğer o cevapları buraya yazarım.
27.02.2018/ İstanbul
Hepsi bana dair. Hepsi benim içimden. Hepsi benim aklımda. Unutmayı da, hatırlamayı da ben seçtim. Özlemeyi seçmemiştim, sevmeyi de. Basit kelimeler gibi gözüken fiilerin hayatımı nasıl bu kadar değiştirdiğini hep şaşkınlıkla ve bir noktada hayranlıkla izledim. Sonunda gözümü hep günlük objelerden ayırıp gökyüzüne bakmayı seçtim. En bilinçli seçimim bu olabilir. Mavi bir boşluğun ortasında ben ondan o kadar uzakken aradığım herşeyi orada buldum.
Kimim ben? Ne yapıyorum? Neden buradayım? Ne yapıcam?
Ben Ekin Taneri, yirmi yedi yaşındayım. Hayatımın hiçbir noktasında kendimi tanıtmayı beceremenin sıkıntısını yaşıyorum. Size kendi hikayemi anlatmaya geldim. Bu web bazlı günlük kendi unutma ve hatırlama pratiklerimi yazmak için yaratıldı. Burada takip edebileceğiniz günlük benim ve benim dünyamın insanlarının hikayeleri... Okuyabileceğiniz yazıların yanında kameralarımızdan çıkan fotoğrafları, bazı çizimleri ve tasarımları izleyebilirsiniz. Unutmanın hatırlamanın başlangıcı olduğuna inanıyorum. Yeniden başlayabilmek için unutmayı seçiyor ve anılarım bana yol gösterebilisin diye hatırlamayı umut ediyorum. Kendime şu soruyu sorarak yolculuma başlıyorum.
“Unutmayı, unutsaydım eğer onun adı gene unutmak olur muydu?”