taylor price
d e v o n

tannertan36
we're not kids anymore.

Product Placement
he wasn't even looking at me and he found me
sheepfilms
Jules of Nature
TVSTRANGERTHINGS
Game of Thrones Daily

Love Begins

⁂
Acquired Stardust
No title available
I'd rather be in outer space 🛸
almost home

@theartofmadeline

roma★

Andulka
No title available
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@sebyildiz
I LOVE BBC!!!!
So freaking hot
Just rest your head on your husbands lap while your well endowed boyfriend makes you cum for him.
KARIMDA Kİ DEĞİŞİM…
Altı yıllık evliyim ve karımı çok seviyorum. İşim gereği belirli aralıklarla evimden ve Gül'den uzak kalıyor, Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde hasret dolu günler geçiriyorum.
Eşimle deliler gibi sevişerek evlendik. Doğrusunu söylemek gerekirse karım Gül seks yaptığım ilk kadındır. Onunla fakülteye dayanan, uzunca süren bir arkadaşlığımız vardı. Fakültede okuduğumuz yıllarda başlayan dostluğumuz, zaman içinde tutkulu bir aşka dönüşünce, Gül o güzel cinselliğini, dar kutusunu çekinmeden bana vermişti.
Hemen ardından da evlendik, öğrencilikle aile sorumluluğunu bir arada götürmeye çalıştık. Ancak eşim bir süre sonra öğrenimini yarım bırakarak evle ilgilenmeye başladı.
Dediğim gibi ben sık sık iş seyahatlerine çıkmaya başlayınca eşim Gül buna tepki göstermiş, zaman içerisinde de olayı kabullenip ses çıkarmaz olmuştu. İlk tepkisinin aksine, hiç tepki göstermemesi beni şaşırttı açıkçası…
Gerçekten de üzülmek, surat asıp huzursuz olmak bir yana, adeta sevinir olmuş, iş gezisine çıkmamı sabırsızlıkla bekler bir hava takınmaya başlamıştı. Önceleri buna bir mana verememiştim, ama bir iş dönüşü eşimi salonda çırılçıplak oturur bulunca daha değişik şeyler düşünmeye başladım.
Salonda yoğun bir sigara kokusu vardı. Biraz hoş beşten sonra, bir sigara yakmak için sehpadaki pakete uzandığımda kül tablasında rujlu izmaritlerin yanı sıra rujsuz ve değişik marka izmaritleri görünce birden eşimin beni aldattığından şüphelenmeye başladım.
“Aldatılma” gibi bir düşünce, karımın benden başka bir erkekle, belki de erkeklerle seviştiği fikri, bir anlık da olsa beynimden, hayali gözlerimin önünden geçince inanamadığım bir şey oldu.
Penisim olanca çabukluğu ile dikilip sertleşti ve pantolonumu zorlayıp adeta fermuarı parçalarcasına eşimin deliğine girmek için çırpınmaya başladı. Nefesimin tutulduğunu, soluk almakta güçlük çektiğimi fark eden eşimin meraklı gözleri önüme takıldı.
Hatırı sayılır büyüklüğe erişen kabarıklığı görünce gülümsedi, çırılçıplak, yumuşak, bembeyaz bedeniyle kıvırarak yanıma geldi… Bacaklarının, kalçalarının dolgunluğu artmış, kıçı daha da yuvarlaklaşmış, memeleri daha bir dikleşmiş, daha bir sertleşmişti sanki…
Yüzündeki sevimli ama bir o kadar da seksi ifade karşısında bir an boşalacağımı sandım. Onun başka biriyle sikiştiği düşüncesi beni bir anda tahrik etmiş, onun ateşli kıvraklığı karşısında penisimi kontrol edemez olmuştum.
Karım cilvelenerek, kıçını oynatarak, memelerini sallayarak kucağıma oturdu… Bir süre kıçıyla penisime basınç yapıp, oturup kalkmaya başladı. Peşi sıra iri götünü daireler çizerek çevirmeye başladı.
Sanki kumaşın altındaki irileşen sikimi yaptığı büyülü bir seks dansı ile nemli, küçük deliğine çekecek, pantolonumu parçalayan aletim yuvasına giren bir piston gibi, gürültüler, çılgın sesler çıkararak deliğine kendi kendine yerleşiverecekti…
Beni deli etmeye çalışır bir edayla kıçını dönerek kucağıma yeniden yerleşti… Kıçındaki mor çürükleri, o güzel yuvarlakları sıkan, beyazlıkları morartan parmak izlerini görünce, aldatılmak düşüncesine kesinlikle inanmaya başladım.
Bu düşünce beni daha da tahrik etmişti. Dikkatlice bakınca belinde, memelerinin yanında, omuz başında ve sağ kalçasında da iri birer çürük daha görünce bu güzel, diri bedeni bu hale getiren şahsı ve elleri şiddetle kıskanmaya başladım…
Belli ki eşim yokluğumda birisiyle kıyasıya sevişmişti. Benim aniden eve dönmem karşısında giyinmeye bile vakit bulamamıştı zavallı karım… Morarmış, terli, çırılçıplak vücudu ile ve evdeki hiçbir izi yok edemeden kalakalmıştı.
Kime vermişti bilmiyorum ama, seviştiği kişi ile ateşli ve hoyratça bir birleşme yaşamışlar, erkeği onun bedenini acımasızca hırpalamıştı. Sanırım büyük olasılıkla, erkeğin bedeni de çürüklerle, tırnak çizikleriyle dolmuştu.
Eşimin ne kadar ateşli birleştiğini, orgazma doğru nasıl kendini kaybedip çırpınmaya, debelenmeye başladığını, şuursuzca çığlıklar atıp, bas bas bağırdığını kendimden biliyordum. Adamın nasıl zevk aldığını, eşimin bacaklarının arasına nasıl fışkırttığını, neden onu böylesine hırpaladığını tahmin etmem hiç de zor değildi…
Gül, orgazm öncesi heyecanı doruklara yükselirken ne dediğini bilmez bir halde sesler çıkartır, aldığı zevki, çıkardığı sesler ve çığlıklarla benimle paylaşırdı… Arkası bana dönük, ata biner gibi kucağımda oturur ve kıçını sağa sola kıvırırken attığı feryatları belleğimde canlanıverdi.
“Oh! Daha… Daha…“
"Derine sok… Dibine kadar…”
"Ah, çıkma… Hayır, çıkartma…“
"Tanrım, deliriyorum, Tanrım…”
"Kalbim duracak, dur yavaşla biraz… Yapma… Oh”
“Beni bırakma… Evet, evet…“
"Hayır, dur yapma… Hayır…”
"Kıçımdan, evet kıçımdan… İşte tam oradan…“
"Sok hadi, sok durma…”
Gül kıçını çevirmesini hızlandırınca elimi beş adet parmağın morarttığı el izine atıp, ayı yerden olanca gücümle sıkmaya başladım. Yumuşak kıçı, beyaz cildi avcumda ezilip, uzadı. Zevkle karışık derin bir “Oh” çekti… Onun çığlıkları yeniden hayalimde sıralanmaya başladı.
"Yapma. Canımı yakıyorsun”
“Canım yanıyor, biraz krem sür lütfen…“
"İçimden hiç çıkma, asla ayrılma…”
"Oh, içime fışkırt…“
"Tanrım, içime fışkırıyor, evet… Evet…”
"Seni emmek istiyorum…“
"Emzirt bana…”
"Hayır, sakın çekme… Senin sütünü istiyorum…“
Eşimin morarmış, dolgun, etli bedeninin sıcaklığı, kıçının aletime yaptığı basınç, beni aldattığı adamla çiftleşmesinin hayalleri, sikiş anılarımız bir araya geldi. Doruktaki heyecanım yerini manyak bir orgazma, dizginlenemez bir fışkırmaya bırakıverdi aniden…
Ne olduğunu anlamadan ve asla böylesine bir orgazm yaşadığımı hatırlamadan pantolonuma attırmaya başlamıştım.
Eşim kucağımdan inip aralık bacaklarımın önünde diz çöktü ve kıpkırmızı, şehvetten gerginleşmiş bir yüzle pantolonumdan dışarı sızan bellerimi yalamaya, emip yutmaya başladı.
Öyle bir arzu ile, öyle bir iştahla yutuyordu ki, yeniden direk gibi oldum, sikimin bütün damarları yeniden kabardı, aletim iri bir balon gibi şişiverdi…
Gül bu kabarıklığı dişliyor, kumaşla birlikte ağzına almaya çalışıyor, ucunu bulup, sızan beyaz sperm parçacıklarını diliyle titreterek yalıyordu… Yeniden boşalabilirdim ama bu sefer spermlerimi içine fışkırtmak, sütümü sıcak deliğinin içine sağmak istiyordum.
Eşim, hızla ıslak kumaşım fermuarını aralayıp, iki eliyle kavradığı yapış yapış sikimi dışarıya çıkardı ve sağ eliyle dibinden sıkıp şişirdiği ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an duralayıp gözlerini yüzüme dikti ve sikimin dibini daha yüksek bir basınçla sıkıp, son haddine kadar şişirdi. Sikim avurtlarına basınç yapmaya, ağız boşluğunda ezilip, içine sığmaz hale gelmeye başladı.
Beklemediğim bir hamle ile, müthiş bir vakumla penisimi ağzının içine doğru çekti. Koca yarak büyük bir hızla ağzına, boğazına doğru kayıverdi. Eşim mırıltılı sesler çıkarmaya başlayınca, boğazına dayandığımı anlamıştım, ama bir iki vakum daha yapınca boğazının darlığının sikimi lastik gibi sardığını hissettim.
Şu anda kasık tüylerime kadar onun ağzına girmiştim… Birkaç saniye öyle tuttu ve derhal ağzından dışarıya çıkarttı, gözleri irileşmiş, zorlanma nedeniyle yaşarmıştı. Birkaç derin soluktan sonra yeniden ağzına soktu ve dibine kadar yutuverdi. Sanki gerçekten de yutmaya, kopartmaya çalışıyordu…
Dört beş sokup çıkartmadan sonra boşalacağımı anladım ve bir terslik olmaması için daha içeriye almasına izin vermedim… Gül de olacakları anlamış, üç-dört santimlik ucunu emmeye, kemirmeye başlamıştı… İkinci defa boşalıyordum. Eğer birkaç kez daha dilini, dudağını ya da parmağını değdirirse güçlü bir volkan patlaması gibi fışkıracaktım.
Anlaşılan o da bunu arzu ediyor olmalı ki, dudaklarını büyük bir "O” yaparak aralayabildiği kadar araladı. İki elini yumruk yaparak kavradığı sikimi deliler gibi aşağı yukarı çekiştirip, sütümü sağmaya başladı. Sikim ellerinin arasında kocaman olup titremeye başlayınca, ağlamaklı bir yüz ifadesiyle, pembeleşen yüzünü buruşturarak,
"Tanrım, fışkıracak… Geliyor… Geliyor!“ diye bağırdı.
Gerçekten de ayak parmaklarımın uçları sızlayarak, iliklerim çekilerek, sikim tir tir titreyerek ağzına fışkırmaya başladım. İlk iri ve bembeyaz damla tam isabetle ağız boşluğunda kayboldu. İkincisi de yerini bulunca dudağını kapatıp yutkundu. Bu sırada diğer damlalar kapalı, pembe dudaklarına yapışıp çenesine doğru akmaya başladı.
Sersemlemiş bir halde, onun da orgazm olduğunu anladım. Tüm vücudu titriyor, her yeri kasılıyordu. Zangırdayan ellerini halsizce sikime uzatıp ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi, sıkıca kapatıp ağzına hapsetti… Şimdi fışkıran damlalar, beller ağzına boşalıyor, oradan boğazına akıyordu.
Öylesine bir iştah ve çabuklukla emiyordu ki, beni kurutacağını sandım. Yaptığı her vakumda avurtları çöküyor, adeta iki yanağı birleşiyordu. Daha fazla dayanamadım, her yer kararmaya başladı. Koltuğa doğru yıkıldım…
O haftayı evden çıkmadan geçirdik. Pazartesi günü yeni bir iş seyahati bahanesiyle evden ayrıldım. Amacım ben uzaklaşınca neler olacağını görmekti. Gözden ırak, sote bir yere saklanıp evi gözlemeye başladım.
Az sonra karım dışarıya çıktı. Giyinmiş, süslenmişti. Arabasına bindi ve şehrin dış mahallelerine doğru yola koyuldu. Hemen uzaktan izlemeye başladım. Bir inşaatın önünde durup beklemeye başladı. Merak etmiştim ama uzun sürmedi.
İri kıyım bir amele inşaatın dış kapısında belirdi ve acele adımlarla arabaya yöneldi, ön kapıyı açıp eşimin yanına oturdu. Kendi arabamı onlardan biraz uzaktaki çalıların arkasına çekmiş, onları rahatça görebileceğim şekilde park etmiştim.
Karım adamın kucağına doğru eğildi, adam da geriye doğru yaslandı. Çevrede bu inşaattan başka bir yaşam belirtisi yoktu… Adam inlemeye, şehvetle yüzünü buruşturmaya başlayınca emildiğini anladım, Gül adamın sikini emiyordu.
Amele geriye doğru yay gibi kıvrıldı, vücudunun kasıldığı buradan belli oluyordu. Sonra ellerini sağa sola savurmaya başladı, belli ki eşim onunkini getirmiş, ağzına boşaltıyordu.
Amele rahatlayınca karım doğruldu, kağıt mendile dudaklarını sildi, aynaya bakarak saçlarını düzeltti. Bu sırada adam arabadan inip inşaata girmişti. Biraz sonra, amele peşi sıra, daha çirkince ama daha iri kıyım bir tiple birlikte dışarı çıktı ve aynı şekilde karımın yanına oturdu.
Titreyerek olanları izliyor, müthiş bir arzu duyuyordum. Yaşadığım sürece tahrik olamayacağım kadar tahrik olmuştum… Adam karımın kucağına doğru eğilirken karım, bacaklarını karnına doğru çekti, kıçını yükseltip, kadınlığını iyice açtı. Bacaklarını da aralamıştı.
Adam yüzünü karımın bacak arasına yerleştirip yalamaya başladı. Karımın çırpınmaları ve çığlıkları hemen boşalmaya başladığını gösteriyordu ama adam karımı fazla yalamadı. Zorlukla kucağına alıp, am, göt, bacak, kalça meydanda inşaata soktu.
Hemen açık pencerelerden birine yöneldim. Fırsatını bulup içeri girmeli, onları seyretmeliydim. Bereket bu fırsatı da buldum. Karımı henüz tamamlanmamış bir odaya sokmuşlar, üzerindekileri çıkartıyorlardı.
Eşim zevkten, heyecandan perişan görünüyor, ayakta zor duruyordu. Zangır zangır titreyen bacaklarına sarılıp düşmesini engellediler… Gül, sevgili karım, iki amelenin yüzünü okşuyor, "Sevgilim, sevgilim” diyerek inliyordu. İki amele tarafından sikilmeyi beklerken heyecanını yenemiyor, onun bu hali beni de heyecanlandırıyordu.
Hiç eşiniz sizi aldattı mı, hiç eşiniz gözlerinizin önünde başkaları tarafından sikildi mi, bilmiyorum. Ama böyle bir sahne, kıskançlık, öfke gibi duyguların yanında erkeği müthiş etkileyebiliyor, duyamayacağı heyecanları da yaşatıyor…
Gül'ün önüne ve arkasına çöken iki amele, onun göt deliğini ve amını yalarken attığı çığlıkları, boş duvarlarda yankı bulan haykırışları, sikimi taşa çevirdi, çimentodan bir kalıba döndürmeye yetti de arttı bile.
Özellikle göt deliğini yalayan adam, karımın kıçını resmen yiyor, deliğinin içine başını sokmaya çalışıyordu. İyice büzdüğü dudaklarıyla anüsünü içine çekiyor, emmenin basıncıyla küçük büzük lastik gibi uzuyor, tükürükten ve kendi oluşturduğu ter, salgı arası sıvıdan pırıl pırıl parlıyordu.
Amele dişleri ile küçük ısırıklar atmaya başlayınca geri kaçıracağını sandığım kıçını,
"Ah, evet… Parçala sevgilim, evet… Evet…“ diye geriye, adamın ağzına yaslayıverdi.
Onu kıçından sikmek için ne kadar uğraşmıştım, aylarca bana götünü teslim etmemişti, ama şimdi hiç tanımadığı bir adama sunuyor, bana vermediği tavırlarla ona veriyordu.
Önündeki amele yalamayı kesip, amının dudakları ile oynamaya, parmaklarını deliğe sokup çıkartmaya başladığı zaman karım kapıp koyuverdi. Yırtınıyor, tecavüze uğrayan yeni yetme bir kız çocuğu gibi bar bar bağırıyor, çırpınıp kıvranıyor, zevkten ağlıyordu.
Önündeki amelenin üzerine atılıp sikini yakaladı ve adamı sikinden çekip kaldırarak, iriliği anlatılmaz yarağı önüne sokmaya çalıştı. Yarak deliğe girmekte zorlanıyor, karım dibinden tuttuğu siki içine doğru çektikçe, ittirdikçe, adam da iki elini kullanarak onun amını lastik top gibi açmaya, girmeyi kolaylaştırmaya çalışıyordu.
Ucu girmişti ki, karım sarılmaya başladı, yeniden bağırmaya, yırtınmaya başlayınca orgazmın daha şiddetli olduğunu anladım ve elimi sikime attım… Adam da karımın deliğine tam sokamadan haykırarak boşalmaya, fışkırmaya başladı.
İkisi de boşalırken birleşmeye çalışıyor, karım onu kıçından tutup kendine çekerken, amele karımın mengene gibi sıktığı ince belini bırakmıyor, onun vücudunu kendi vücuduna yapıştırıyordu.
Eşimin güzel memeleri amelenin kıllı göğsünde ezilirken, adamınki de içeri giremiyor, yay gibi bükülüp, fışkırmaya devam ediyordu. Muhallebi gibi beyaz renkli yoğun spermler, damla damla karımın amından aşağı süzülüyor, adamın sikinden kasıklarına doğru akıyordu.
Bu müthiş bir şeydi, oraya koşup onlara katılmak, akan belleri elimle alıp tadına bakmak, karıma tattırmak, kalanını da onun yumuşak bedenine yaymak istiyor, bunu yapabilmek için çıldırıyordum. Adam boşaldığı halde, karım onu bırakmıyor, hala sikine yükleniyor, lastik cop gibi bükülen aleti almaya çalışıyordu…
Arkadaki amele akan bellerle kremlediği göt deliğine girmeye çalışırken daha fazla dayanamayıp, elime aldığım sikimi titreterek sağmaya başladım, bir-iki çekişten sonra duvarlara doğru attırırken karım götüne giren yarağın zevk ve acısıyla yere düşmemek için önündeki diğer ameleye sarılıyordu…
Biraz sonra ikisi de haykırarak boşaldılar. Karım adamlara teşekkür edip toparlanmaya başladığında ben de apar topar arabama geri dönmüştüm. Bir süre oturup olan biteni kafamın içinde tarttım.
Karımın iki amele tarafından sikilirken aldığı müthiş zevk gözümün önünden gitmiyordu. Ve benim onları seyrederken yaşadıklarım… Daha olayın ilk kokusunu aldığımda geçirdiğim büyük şok, bembeyaz tenindeki çürük izlerini görünce nasıl istemsizce, çılgın gibi tahrik olduğum…
Yerimden kalkıp arabamın kapılarını kilitledim, karımın arabasına gittim hızla… Yanında durup karımın çıkmasını bekledim. Fazla beklememe gerek kalmadı, yanında iki sikicisiyle beraber dışarıya çıktı karım… İkisinin de dudaklarına birer öpücük kondurup arabaya yöneldiğinde beni gördü. Donup kaldı. Gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılmıştı.
"Sen? Ne… Ne işin var burada senin?” diye kekeledi o şaşkınlıkla… Kollarımı açıp sevgili karıma sarıldım sımsıkı… Kabarmış önümü karımın kasıklarına bastırıp ne hissettiğimi ona anlatmaya çalıştım. Olabildiğince yumuşak, güleç bir yüzle,
“Senin ne işin varsa benim de nedenim aynı karıcığım…” dedim. “Hadi geç arka koltuğa da evimize gidelim.” Karım şaşkınlığı tavan yapmış, robot gibi arabasının kapısına yönelirken bizi merakla izleyen iki ameleye döndüm,
“Beyler, şaşırdınız biliyorum ama, hadi hep beraber bizim eve gidelim. Karımla inşaat işlerinizi bitirirken ben de size bakayım, öğreneyim.” dedim.
Hala birbirlerine ve bana bakıp duruyorlardı. Güvensizlik vardı yüzlerinde, soru işaretleriyle doluydu yüzleri… Cüzdanımı çıkarıp bir kaç tane yüzlük çıkardım,
“Yevmiyeleriniz peşin, merak etmeyin. Korkmanıza gerek yok, bana güvenin. Hadi siz de arka koltuğa, karımın iki yanına geçin bakayım.”
Onlar işi anlamış, karımın iki yanına geçip otururken ben de şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdım. Daha hareket etmeden ikiz aynasından baktığımda karımı aralarına almışlar, biri memelerine, biri bacaklarına dalmışlardı…
Karımla dikiz aynasında gözgöze geldik. Göz kırptım ona… Gaza basarken amelenin biri pos bıyıklarıyla karımın körpe dudaklarına yumuldu. Anlaşılan eve kadar zor dayanacaktı bu azgın herifler…
Hikayenin Devamı yok, siz hayal edin devamını.
Get ready for an unforgettable live show with me!
I'm waiting for you to click and join me...
Genç bana adeta süper seksi öğretti
25 yaşında 5 yıllık evli bir kadınım. Eşimle aynı yaştayız. Mükemmel bir evliliğimiz var, mutluyum, anlayışlı, her isteğimi yerine getiren bir kocam var. Ama tek sorunumuz cinselliğe bakış açımız… Kocam tam anlamıyla azgın bir erkek… Bense, onun kadar sekse meraklı değilim. Yetiştiriliş tarzım, seksi umacı gibi gösteren ailem, kendimi bakire olarak kocama saklayıp her şeyden kendimi soyutlamam, her şey bir araya geldi, neredeyse frijit bir kadın oldum çıktım. Yıldırım aşkına tutulup birbirimizi sevdik, flört dönemini kısa tutup evlendik. Birbirimizi yeteri kadar tanıyamadan… Sadece, ben ona ilk erkeğim olduğunu anlattım, o da buluğ çağından beri seks yaptığından bahsetti. Sayısız kız ve kadınla yatmış, ama tanıştıktan sonra sadece ben varmışım. Her şeyi bana o öğretecekmiş. Seviştiği hiçbir kadın benim kadar güzel, seksi, gösterişli değilmiş. Gerdek gecesinden başlayarak öğretmeye başladı da… İlk defa bir erkeği çırılçıplak gördüm, kalkmış bir erkekliğe ilk kez yakından bakıp dokundum, bacaklarımın arasına ilk kez bir yabancı el, bir erkek organı değdi… Zifaf korkumu anlayışlı, sevecen kocamın yardımıyla atlatabildim, tüm gece uğraştıktan sonra, sabaha karşı bekaretimi verdim. Sonrası da hep böyle devam etti. Sürekli kocam istedi, ben verdim. Sadece içki içtiğim nadir günlerde bazen azıp ilk hareketi ben yaptım. Tek kadeh bile beni sarhoş etmeye yeter, rahatlar, gülmeye başlarım. İkinci kadehte hareketlerimi kontrol edemem, o seksi görev gibi gören kadın gider, kocama azgın bir fahişe olurum, sonra da sızar kalırım. Sabah başımın ağrısıyla, bacaklarımın arasında kocamın kurumuş dölleriyle, yanımda mutlu mesut yatan kocamla uyanırım.
Bir ay önce tatile gittik. Güzel bir tatil köyüydü. Geniş bir arazinin içinde yayılmış bungalow tipi, içleri çok güzel dekore edilmiş müstakil evlerden oluşmuştu. Her şey harikaydı, gülüyor, eğleniyorduk. Gündüzleri ortadaki büyük yüzme havuzuna, geceleri köyün içindeki diskoya gidiyorduk. Günlerimiz harika geçiyordu. Üçüncü günün sonunda havuz başında eğlenceler düzenleyen animatör gençle samimi olduk. Adı Hakan’dı ve hep bizimle takılmaya başlamıştı. Kocamla kafaları uyuyor, ben de onlara katılıyordum. Kısa sürede Hakan’ın asıl amacının bana asılmak olduğunu anladım. Hareketleri, bana bakışları değişikti. Tamam yakışıklı çocuktu, güçlü kuvvetli, gösterişli kasları, sportmen vücuduyla güzel bir erkekti. Ama kocam varken ona yüz veremezdim. Kocama birkaç kez ima ederek anlatmaya çalıştım. Gece yatağımızda benimle sevişirken,
-“Kadir…” dedim. “Şu Hakan… Gözü hep üzerimde… Yiyecek gibi bakıyor. Havuzda iki parça bez var üstümde, onları da gözleriyle soyuyor. Çekiniyorum…” falan dedim. Aldırmadı bile… Güldü…
-“Sikecek gibi mi bakıyor? Aldırma aşkım… Dediğin gibi, yanında ben varım. Öyle güzelsin ki, hele o minik bikinilerini giydiğinde öyle seksi oluyorsun ki, zavallı Hakan da her erkek gibi sana bakmadan yapamıyor. Boş ver… Sana bakan diğer erkeklerin yanında o da benim güzel, seksi karıma biraz bakıversin… Bence sakıncası yok… Biz tatilimizin tadını çıkaralım.” diyerek sevişmeye devam etti. Ne geniş kocam vardı benim… Kendine o kadar güveniyordu ki, kıskanmak kelimesini bilmiyordu bile… Kocam her zamanki gibi misyoner pozisyonunda üstümde gidip gelirken, bu kadar rahatlığın iyi bir şey olup olmadığını sorgulayarak yattım altında…
Bir parça kıskansa daha mı hoşuma gidecekti? Kısıtlasa, her şeyime karışsa, kızsa… Karar veremedim bir türlü… Boş verdim ben de… Dikkatimi içime girip çıkan kocamın erkekliğine verdim, bir parça zevk duymaya çalıştım. Ertesi gün tatilimiz yine aynı şekilde devam etti. Yine havuz başı… Yine her boş anında yanımızda biten Hakan… Kocamın olmadığı anlarda onun beni yer gibi bakışları… Bir yandan çekiniyordum, pek yüz vermiyordum, bir yandan da böylesine beğenilmekten, istenilmekten gizli gizli bir mutluluk duyuyor, içim bir hoş oluyordu. Bir yanımda kocam, diğer yanımda Hakan… Bana hayran iki erkeğin arasında kendimi prenses gibi hissediyordum. Beşinci gün akşamı diskoya gittik. Harika bir ortam vardı. İnsanın kanını kaynatan canlı, gürültülü bir müzik, etrafta dünyaya aldırmaksızın dans edenler, öpüşenler, sevişenler…
Sütyensiz, dik memelerimi ortaya seren kısacık, askılı bir tişört, altımda mini etek, ayaklarımda yüksek topuklu sandaletler vardı. Yanımda müziğe uygun kıpırdayıp duran kocamla ayakta dikilip etrafı seyrediyorduk. Hakan elinde kokteyl kadehleriyle yanımızda bitti. İçkiye dayanıksız olduğumu bildiğimden pek içmek istemiyordum. Ama hem Hakan’ın, hem kocamın ısrarlarını kıramadım, getirdiği kadehi aldım, içmeye başladık. İşte yine aynı şey oluyordu. Birkaç yudum sonra alkol damarlarımda dolaşmaya başladı. Benim de o evli, ağırbaşlı, ev kadını maskem bir anda çıt diye kırıldı, içimdeki kadın ortaya çıkıverdi.
Birinci kadehlerimiz bittiğinde Hakan hemen gidip ikincileri getirdi. Ben de onlara katılmaya, olduğum yerde kıpırdayıp dans etmeye başladım. İkinci kadehlerimizi fondip yapıp kocamla kendimizi dans pistine attık. Loş ışığın altında yanıp sönen, dönüp duran ışıklar, gümbür gümbür çalan hareketli müzikler… Biraz sonra Hakan yanımıza geldi, yanımızda dans etmeye başladı. İki erkekle beraber dans ediyordum. Oryantal müzik başladı. En sevdiğim müzik… Kıvrılıyor, bükülüyor, uzun saçlarımı, mini eteğimi savurarak, müziğin ritmini içimde duyarak dans ediyordum. Hakan ve kocam da karşımda alkışlarıyla tempo tutuyorlardı. İkisinin de gözleri benim her yerimde dolaşıyor, bense onların arzulu bakışlarının altında bir profesyonel dansöz gibi kıvırıyordum.
Müzik bitti, masamıza döndük. Hakan tekrar içki getirdi. Ben artık kendimi iyice koyvermiştim. Bir dikişte onu da içtim. Olduğum yerde devam eden çılgın dans müziğinin etkisinde masada oturan erkeklerin önünde dans ediyordum. Öyle coşmuştum ki, oturduğum koltuğun üzerine bile çıktığımı hatırlıyorum. İkisi de, hatta etraftaki erkekler de aşağıdan beni izliyorlardı. Savrulan minicik eteğimin altına giydiğim tanga külodu bile görüyorlardı eminim…
Ve alkolün verdiği cesaretle buna aldırmıyordum bile… Hatta hoşuma gidiyordu bana öyle bakmaları… Kocam da beni durdurmak, aşağıya indirmek için hiçbir hareket yapmıyordu. Sanırım bana bakmaları kocamın da hoşuna gidiyordu. Bir süre sonra yoruldum. Hareketli dans, fazla kaçırdığım alkol iyice etkilemiş, ayakta duramıyordum. Başım dönüyordu. Gülüyor, saçma sapan konuşuyordum. Kocam koluma girdi,
-“Hadi gidelim hayatım, sen iyice oldun. Hakan bana yardım eder misin, karımı odamıza çıkaralım…” dedi.
İki yanıma geçip kollarımı boyunlarına attılar, beni kaldırıp diskodan çıkardılar. Aslında onların da benden farkları yoktu, onlar da iyi içmişlerdi. Kahkahalarla gülüyorlar, konuşuyorlar, dengelerini zor sağlıyorlardı. Ama ne de olsa erkek olduklarından içkiye daha dayanıklıydılar. Diskodan çıktık. Odamıza kadar olan yol boyunca kocamın eli sırtımda, Hakan’ın eli ise belimde, kalçalarımdaydı. Ben yürüdükçe elini kalçalarımda okşarcasına oynatıyordu. Öyle sarhoştum ki, tepki veremiyordum, o da okşamalarına devam ediyordu.
Odamıza geldik, kapıyı açtılar, içeri girdik hep birlikte… Beni yatağın yanına kadar getirdiler. Önce oturdum, sonra başım dönünce sırt üstü attım kendimi… Altımdaki mini etek sıyrılmış,küloduma kadar meydandaydı, biliyordum fakat aldırmıyordum. Bu kafayla, gecenin bu saatinde etek düzeltmekle uğraşacak halim yoktu hiç…
Hakan da ayakta, hemen önümde duruyor bana bakıyordu. Sanırım tanga külodumun manzarası hoşuna gitmiş olmalıydı, gözlerini ayıramıyordu benden… Kocam yandaki koltuğa oturmuş, mini buzdolabından içecek bir şeyler aranıyordu sarhoş sarhoş… Hakan bana bakmayı bırakıp isteksizce iyi geceler diledi. Kapıya yönelmişti ki kocam elinde içki şişesiyle seslendi,
-“Nereye Hakancım? Gel birer içki daha alalım dostum, cila olur…” diye davet etti. O da üstüne atladı, teklifi hemen kabul etti. Beni izlemeye doyamamıştı anlaşılan… Daha ilk içkilerini içerken kocam esnemeye başlamıştı. Bu arada Hakan’ın telefonu çaldı. Balkona çıkıp bir süre konuştu. Konuşurken bile gözleri benim üzerimden ayrılmıyordu, görüyordum. Hakan balkondayken kocam içkisini bitirmiş, koltukta kaykılıp horlamaya başlamıştı. Konuşmasını bitiren Hakan kocamın yanına geldi,
-“Kadir abi…” diye seslendi, horlayarak uyuklayan kocamı dürttü birkaç kez, uyandırmaya çalıştı. Kocam hala uyumaya devam ediyordu. Onu bıraktı, benim yanıma geldi. Ben kolumu bile kaldıramıyordum, kısık gözlerimin arasından etrafımda fıldır fıldır dönen odada olup bitenleri izlemeye çalışmakla yetiniyordum sadece… Yanıma oturdu. Uzun uzun beni seyretti. Her zamankinden farklı, boğuk bir sesle,
-“Bukeett…” diye seslendi bana… Başımı hafif kaldırıp aynı tonda, peltek peltek yanıtladım, gülüyordum bir yandan,
-“Efendiimm..”
-“Sen niye bir içki daha içmiyorsun Buket?” Elimi tutmuş okşuyordu bunu sorarken…
-“Çok sarhoş oldum Hakancım…” dedim. “İçki istemiyorum artık…”
-“Canım, daha çok soda var bunun içinde… Bak, bu hapı da içine atıyorum. Bu ilaç baş dönmesine, sarhoşluğa birebirdir, etkilerini azaltır…”
-“Azaltır mı? Heyy, güzelmiş. Ver bari içeyim…” dedim, kolumu zorla kaldırıp kadehi aldım elinden, sırtımı yatağın başlığına dayayıp yudum yudum içtim. O da benimle beraber kendi içkisini yudumlarken havadan sudan konuşup duruyordu. Bu arada benden taraftaki elini de dizime atmıştı. Sonra o konuşmaya devam ederken, dizimdeki eli çok yavaş hareketlerle bacağımı okşamaya, hafif hafif yukarılara doğru ilerlemeye başladı. Umursamadım. Zaten bir şey yapacak, karşı koyacak halim de, niyetim de yoktu.
Biraz sonra okşamaların dozu arttı, bacağımdaki el yine okşaya okşaya eteğimin altına girdi. Adeta bir yılanın süzülmesi gibi ilerliyordu bacaklarımda… Hoşuma da gidiyordu okşaması… Kedi gibi gerindim uzandığım yerde… İçimde bir şeyler akmaya, kaynamaya başladı. Bacaklarımın arasında okşayarak ilerleyen eli şimdi küloduma ulaşmış, kadınlığımı okşuyordu tanga külodumun üzerinden… Yarım ağızla itiraz ederek doğrulmaya çalıştım,
-“Aaa… Ne yapıyorsun Hakan?” dedim peltek peltek…
-“Şşşş… Sakin ol canım… Seni sikmek istiyorum sadece…” diyerek omuzlarımdan tutup geriye bastırdı beni… Direkt olarak sikmekten bahsetmesi komiğime gitmişti. Kızacak yerde gülerek,
-“Terbiyesiz…” dedim. Elimi eteğimin altında kıpırdayıp duran elinin üstüne koydum. “Ahh… Hakan… Hakan… Çok terbiyesizsin, biliyor musun? Hem terbiyesiz, hem yakışıklısın… Sana, heykel gibi vücuduna, kaslarına, mayonu kabartan erkekliğine baktıkça bakasım geliyor… Bitiyorum Hakan… Yağlarım eriyor… Islanıyorum…” Sarhoşluğun verdiği cesaretle kelimeler istemsizce ağzımdan dökülüyordu. İçimden geçirdiğim, kendime bile söylemediğim şeyleri dile getiriyor, duygularımı, hayranlığımı itiraf ediyordum ona…
-“Ben de sana hayranım aşkım… Bu güzel, biçimli vücuduna, gülüşüne, seksiliğine… Hastayım sana… Seni ilk gördüğüm anda da, her gördüğümde de sikim kalkıyor… Seni sevmek, okşamak, sikmek için deliriyorum… Ohhh… Çok güzelsin yavrum… O gün bu gün… Şimdi seni sikmek üzereyim… İsteğim oldu… Kocanın yanında sikicem seni… Onun gözlerinin önünde… Her yerini sikicem… Bu gece benimsin… Benim kadınımsın… Benim…” Elimi tutup kucağına koydu. Pantolonunun altında sertleşmiş, kazık gibi olmuş aletini tutturdu bana… -“Şuna baksana… Nasıl istiyor seni… Amına girmek için sabırsızlanıyor yarağım… Ohhhh… Bebeğim benim… Canımm…” Cevap verecek halim bile kalmamıştı. Onun böyle kaba, müstehcen, amlı, sikli, yaraklı kelimeler kullanarak konuşması da ayrı delirtiyordu beni… Tahrik oluyordum… Kocamdan pek duymadığım, konuşmasına izin vermediğim, susturduğum sözcüklerdi bunlar… Kendimi bıraktım ben de…
Beni seven, okşayan eline karşı koyacak gücüm yoktu. Tam tersine, karşı koymak şöyle dursun, daha da ilerlesin, okşasın, sevsin istiyordum. Kanım kaynıyordu. Kadınlığımı okşayan el iyice cüretini arttırmış, külodumu çekip çıkarıvermişti. Parmaklarını içime sokmuştu. Islanmaya başlayan amımın dudaklarını, klitorisimi okşuyordu parmaklarıyla… Kocama bakmayı akıl edebildim o durumdayken… Hala koltuğun üzerinde kaykılmış horlayıp duruyordu. Top atılsa duyacak hali yoktu… Sonra, bir şeyin farkına vardım. Kasıklarımda bir yanma başlamıştı. Alev alev yanıyordu cinsel organım, etrafı, içleri kaşınıyordu… Sanki vücudumun bütün kanı oramda toplanmıştı. Adeta tüm kanımın damarlarımda oraya doğru ilerlediğini hissedebiliyordum. -“Ne… Ne oluyor bana böyle?” diye sormaya çalıştım. Cevap bile vermedi bana… Eteğimi belime kadar sıvamış, başını kasıklarıma eğmiş, tüm dikkatini orama vermişti. Dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum sarhoş kafayla… Dudaklarını yapıştırdı orama… Dilini çıkarmış, bir köpek yavrusu gibi yalıyor, dudaklarıyla somuruyordu.
-“Mmmm…” diye inledim. “Ohhh… Hakan… Ne yapıyorsun sen?” dedim fısıltıyla… Yalamayı bırakıp bana baktı başını kaldırıp, -“Amcığını yalıyorum canım… Güzel amcığını… İstemiyorsan bırakayım… Ne diyorsun? Bırakayım mı?”
-“Yoo… Hayır… Sakın bırakma… Çok güzel… Devam et…” diye atıldım hemen… “Yalaman hoşuma gidiyor, oramın ateşini alıyor sanki… Ne oluyor bana böyle Hakan? Oram yanıyor sanki… Ne yaptın bana sen? Yoksa… Koyduğun hap…” Gülümsedi,
-“Sadece içkine ilaç koydum güzelim… Azdırıcı… Bu gece seni sikmem için yalvaracaksın bana… Sikimi sokmam için, amından götünden sikmem için… Sikimi yalayabilmek için bana yalvaracaksın…” -“Yoo… Hayır… Asla yapmam, yapamam senin dediklerini… Ben… Ben evli bir kadınım… Kocamın yanında nasıl yaparsın bunu bana Hakan?” diye itiraz ettim gücümün kalan son kırıntılarıyla…
Beni bıraktı, ayağa kalkıp üzerindeki pantolon ve gömleği hızla çıkarıp atıverdi. Sadece slip küloduyla kaldı. Külodun önünde kocaman bir kabarıklık vardı. Sonra külodunu da indirip çıkardı. Havuzda mayosu ıslandığında kabarıklığını gördüğüm ve hep merak ettiğim aleti fırlayıverdi dışarıya… Kocamınkiyle aynı boyutta, biraz kalınca bir erkekliği vardı, taş gibi olmuş, yukarıya doğru kalkmış haldeydi. Bana yaklaştı, yattığım yerden saçımı tutup canımı yakarak kendine çekti. Kasıklarına, erkekliğine yaklaştırdı dudaklarımı… Ne istediğini biliyordum. Çaresiz dilimi çıkarıp ucunu yaladım yavaşça…
-“Bu gece kocan benim tatlım… Yala onu…” dedi sert bir sesle… “Yala ve em…”
Sikinin başını ağzıma soktu haşince… Çaresizce dudaklarımı açıp içeriye kabul ettim. Saçımdan asılarak sikini sokup çıkarmaya başladı ağzıma… Diğer elini de uzatıp tişörtümün dekoltesinden soktu, sütyensiz göğüslerimin üzerinde dolaştırmaya, sıkıp avuçlamaya başladı. İnledim. Hoşuma gidiyordu onu yalamak… Kasıklarının erkek kokusu afrodizyak gibi daha çok tahrik ediyor, delirtiyordu beni… Sanki içkime koyduğu ilaç yetmezmiş gibi… Elimi kasıklarıma apış arama götürdüm. Orada yanan ateşi parmaklarımla okşayıp söndürmeye çalıştım. Ne mümkün… Yanıyordum alev alev… İnce parmaklarım yangını söndürmekte yetersiz kalıyordu… Bir de göğüslerimi avuçlayıp duran el daha da arttırıyordu ateşimi… Sonra ağzımdaki cinsel organını çıkarıverdi, onu tutan elimden kurtarıp geri çekildi. Aletini emmekten yalamaktan ıslanmış dudaklarıma yumuldu. Hırsla karşılık verdim dudaklarına… Nefessiz bırakıncaya kadar öptü beni… Sonra dudaklarıma da bırakıp beni yatağa itti, kendisi doğrulup geri çekildi. Yatağın yanında ayakta beni izliyordu ıslak aletini okşayarak…
Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi kalakaldım. Kasıklarımdaki o yanma, vajinamdaki şişkinlik, kaşıntı hissi hala devam ettiği gibi sanki şiddeti daha da artıyordu. İki elimi de apış arama götürdüm, sıkıyor, okşuyor, yatağın içinde bacaklarım sımsıkı kapalı kıvranıyordum.
Başımı yana çevirdiğimde birden gözüm kocama ilişti… Korktuğum başıma gelmişti… Gözleri açıktı… Bana bakıyordu… Yanıbaşında çırılçıplak bir erkekle beraber yatakta yatan karısına… Dünya başıma yıkıldı sanki… Utandım, yerin dibine geçtim… -“Oh, Kadir…” diyebildim. Bu arada Hakan üzerime eğilmiş, üzerimde ne varsa bir bir çıkarıp atıyordu. Kısa sürede ben de çırılçıplak kaldım, yatakta kıvranır haldeydim… Duramıyor, içimde yükselen seks isteğini durduramıyordum. Kocamın ifadesiz bakışları parlamaya başladı sanki… Anlayamıyordum… Olan biteni kavrayamıyordum… Neler oluyordu bana böyle? Her zamanki alkol azgınlığı değildi bu… İçime bir şey girmesi, bir erkeklik organının girip beni çılgınca becermesi için deliriyordum adeta… İçimdeki kaşıntıyı, yangını ancak böyle giderebilirdim… Öyle geliyordu bana… Kocama yalvardım, elimi uzatıp çağırdım, -“Kadir… Kocam… Yanıma gel… Yatağa… Seni istiyorum… Hemen…” Oysa sarhoş, kolunu kaldıramayacak vaziyette, koltukta beni, bizi izlemekle yetiniyordu. Peltek peltek, tipik sarhoş konuşmasıyla, dilini ağzının içinde zor döndürerek cevap verdi bana,
-“Karıjımm… Harika görünüyorsun… İkiniz de öyle… Sanki pornolardaki sikişen artistler gibisiniz… Hadi sevişin… Ben sizi seyredeyim…”
Pantolonunu indirmiş, yarı sertleşen aletini eliyle sıvazlayarak bize bakıyordu bunu söylerken… Kulaklarıma inanamıyordum. Neler söylüyordu bu adam? Hakan atılıp söze karıştı,
-“Kadir abiden sana hayır yok… Benim seni sikmemi istiyor… Öyle değil mi Kadir abi? Karını becermemi ister misin? Şimdi, şurada, gözünün önünde… Sikeyim mi güzel karını? Seksi karını?” Kocam başını salladı onaylayarak,
-“Evet… Karımı sik Hakan… Becer onu… Sik kaltağı… Amına koy karımın… Seksin ne olduğunu öğrensin… İsteyip de alamamak neymiş öğrensin… Yalvarmayı öğrensin…” Hakan bana döndü bu kez,
-“Sen ne diyorsun aşkım? Sikilmek istiyorsun değil mi? Oh, yavrum benim… Nasıl da kıvranıyorsun seks için, sikilmek için… Amcığından sular akıyor… Deli gibi sikilmek istiyorsun, biliyorum… Şu anda kim gelse sikilmeye razı vaziyettesin… Defalarca denedim bu hapı… Etkilerini çok iyi biliyorum. Sabaha kadar siksem doymayacaksın artık… Durmadan sevişmek istiyorsun şu anda… Ama hayır… Yalvar bana… Sikmem için yalvar… Amına koymam için, yarağımı amına sokmam için yalvar… Yoksa düzmem seni… Sikmem…”
Doğru söylüyordu… Öyle bir istekle kıvranıyordum, öyle bir çılgınca sevişme arzusu, sikilme isteği sarmıştı ki bedenimi… Bacaklarımı sımsıkı kapayıp amımı kıstırıyor, kollarımı kendime sarıp içimdeki kahredici isteği gidermek istiyordum. Ama nafile… Dediğini yapmaktan başka çarem yoktu… Kısık sesle istediğini yaptım,
-“Lütfen… Hakan…” diye kekeledim. Elini kulağına götürdü, gülerek,
-“Efendim? Duyamadım tatlım… Yüksek sesle söyle… Ben de, kocan da duyamıyoruz… Ne istiyorsun benden?” Artık sabrımın sonuna gelmiştim. Dayanamıyordum. Ne isterse yapmaya hazırdım. Yeter ki …
-“Piç herif… Seni istiyorum…” diye bağırdım. “Sik beni… Alçak… Ne istediğimi biliyorsun… Orospu çocuğu… O hapı atarken bu duruma düşeceğimi biliyordun. Becer beni artık…Sik… Ne istersen yaparım… Gel artık… ” Bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Elimle kadınlığımın dudaklarından tutup açtım. İçinden sular akan pembe çiçeğimi ona gösterdim. Umutsuzca yalvardım. Onun sözcükleriyle…
-“Lütfenn… Seni istiyorum… O şeyini sok içime… Sikini… Yarrağını sok… Yalvarıyorum…” Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı, bayağı ağlıyordum istemsizce…
-“Peki aşkım… Madem çok istiyorsun sikmemi… İstediğini vereyim ben de… Öyle değil mi Kadir abi? Bak nasıl ağlıyor karıcığın… Sikmemi istiyor benden… Sikmem için yalvarıyor bana…” Elini uzatıp yanaklarımdan akan gözyaşlarımı sildi, “Canım benim… Kıyamam sana… Nasıl da ağlıyor, şuna bak Kadir abi…”
-“Hadi artık Hakan… Sen de yalvartma artık… İstediğini ver karıma… Bak ben de bekliyorum… Sik artık şunu…”
Sonunda dediğini yaptırmış, sikilmek için yalvartmıştı beni… Gözyaşlarımdan ıslanan yanağımı okşayan elini tutup avuçlarını öptüm, kendime çektim umutsuzca… Gülümseyerek geldi, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Sertleşmiş sikini tutup kadınlığıma sürttürdü,
-“Ohhhh…” diye inledim kıvranarak… Gerisinin gelmesini bekledim. Gelmedi… Sikini su içinde kalmış, ıslak yarığım boyunca ileri geri sürtüyor, klitorisimi sikiyle okşuyor, delirtiyordu beni… Sikinin bu ilk teması bile yetmişti bana… İlk kasılmalarımı yaşadım. Daha içime girmeden orgazm oluyordum.
Amımdan sular fışkırıyordu adeta… Tişörtümü alıp bacak arama sürdü, ıslaklığını aldı. Amımın sularıyla ıslanmış tişörtümü burnuna götürüp kokladı. Sonra yavaş hareketlerle aletini kadınlığımın girişine nişanladı, başını dayadı. Dışı kuruyan kadınlığıma zorla sokmaya başladı. Acıyla inledim. Aldırmadı bile… Dudaklarını ikiye ayırıp sokmaya devam etti. İçimden gelen zevk suları tekrar akmaya, amımı kayganlaştırmaya başlamıştı hemen…
Yarıya kadar soktu, geriye çıkardı. Tekrar soktu. Bu kez bir hamlede dibime kadar girmişti aleti… Boynuna sarıldım sımsıkı… Kendime çektim… öyle bir zevk alıyordum ki…
-“Ahhh… Çok güzel…” diye inledim. Öylece kaldı içimde… Hareket etmiyordu… “Hadii… Devam et… Sik beni Hakan…” dedim. Başını ellerimle tutmuş, dudaklarına çılgınca öpücükler konduruyordum. Gidip gelmesini istiyordum içimde ama o hareketsiz duruyordu. Bu kez ben kalçalarımı kaldırıp indirmeye, sert aletin vajinamda gidip gelmesini sağlamaya başladım. Delirmiştim adeta… Deli kuvveti gelmişti bana…
Bacaklarımı beline dolayıp yana devrildim, erkeğimi sırt üstü yatırıp üzerine çıktım bir anda… Şimdi üstünlük bendeydi… İstediğim gibi hareket edebilirdim. O içimi kavuran istekle, inip kalkmaya başladım. Dizlerimin üzerinde yükseliyor, başı dışarıya çıkana kadar durmuyordum. Sonra hızla oturuyor, içimi yaran erkeklik organı dibime kadar dayanıyor, kasıklarımız birbirine yapışıyordu. Bir makine gibi devamlı tekrarlıyordum bu hareketi… Kasıklarındaki kılların klitorisime sürtünmesi öldürüyordu zevkten… Tekrar boşaldım o zevkle… Hakan’da ise tık yoktu. Boşalmamıştı. Dimdik penisi içimde, emrime hazır bir asker gibiydi…
Boşalmam bitince beni yana devirdi. Kalktı, belimi tutup domalttı yatağın üzerinde… Arkamdan girdi bu kez… Dakikalarca arkamda gidip geldi. Zevk sularım bacaklarımdan yatağa süzülüyordu. Elimi araya sokup parmağımı klitorisime götürdüm. Başım yastıkta, domalmış vaziyette, parmaklarımla klitorisimi okşayıp sıkarken Hakan da, yeni kocam da piston gibi gidip geliyordu içimde…
İyice hızlandırdı hareketlerini… Ben yine yükselmeye, orgazma yaklaşmıştım ki aniden çıkıverdi içimden… Böğürüyordu adeta, belimde, sırtımda sıcak dölleri hissettim yağmur gibi… Boşalıyordu… Tam orgazma yaklaştığım anda aniden içimden çıkması delirtmişti beni…
Yatağa attım kendimi… Parmaklarımla kendimi okşamaya, klitorisimi hırpalamaya devam ettim. Beni heyecanla izleyen iki erkeğin önünde, yatakta kıvrana kıvrana kendimi tatmin ediyordum. Bağıra bağıra boşalmaya başladım az sonra… Dakikalarca kasıldım, titredim, inledim…
Kasılmalarım bittiğinde çarmıha gerilmiş gibi kollarım, bacaklarım açık kala kaldım… Bitmiştim… Kollarım tutmuyordu… Nefes nefese, soluk almaya çalışıyordum. Göğsüm körük gibi inip kalkıyordu. Ter içindeydim. Sırtımda Hakan’ın dölleri vardı, yattığım yerde ıslaklığını hissediyordum. Hakan elimden tuttu, kaldırıp koluma girdi, banyoya götürdü beni… Duşun altına soktu, bir güzel yıkadı, çıkarıp kuruladı. Tekrar yatağa getirip yatırdı. Gidip kendisi duşun altına girdi.
Benimse parmağımı kıpırdatacak halim yoktu. Sırt üstü serilip kalmıştım yatakta… Birden bacaklarımın arasında bir temas hissettim. Zorla gözlerimi açıp baktım. Kocamdı. İnledim,
-“Yoo… Hayır…” dedim. Kadir bana aldırmıyordu bile… Teni ıslaktı, su damlacıkları süzülüyordu. O da duşa girmiş, sarhoşluğunu atmış gibiydi. Bu kez kocam bacaklarımı araladı, kalkmış aletini içime soktu. O tanıdık zevk ateşi anında tüm vücudumu sardı yine…
Kendime inanamıyordum. Az önce boşalmıştım. On dakika olmamıştı daha… Ama içime giren kocamın sikini iştahla, sevişmeye yeni başlamış gibi alıyordum içime… Bacaklarımı ayırıp içimde yükselen şehvetin kollarına bıraktım kendimi… Gözlerim kapalı, kocamın içimde gidip gelen sikini hissetmeye çalışıyordum. Dudaklarıma temas eden bir sıcaklıkla gözlerimi açtım. Duştan çıkan Hakan yanımıza gelmiş, belindeki havluyu eliyle tutup tekrar sertleşmiş sikini dudaklarıma sürüyordu.
-“Aç ağzını… Yarrağımı ağzına al… Yala canım…” dedi.
Dediğini yaptım hemen… Ağzımı kocaman açtım, sikini dudaklarımın arasından kaydırıverdi. Dudaklarımı kapatıp ağzıma alabildiğim kadarını somurmaya başladım. Dilimle de ağzımın içindeki kısmını okşuyor, emiyordum. Kocam da içimde gidip gelirken gözlerini benden ayırmıyor, karısını paylaştığı adamın sikini nasıl yaladığıma bakıyordu. Zevk aldığı belliydi, bizi izledikçe içimde gidip gelen sikinin daha da büyüdüğünü hissediyordum.
Kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma inanamıyordum. Bir rüyada, bir porno filmde gibi hissediyordum kendimi… Kocam bacaklarımın arasında, içimde gidip geliyor, ben elin adamının sikini ağzıma almış her tarafını yalayıp emiyordum. Bir elimle de alttan sarkan torbalarını okşuyordum sürekli… Sikini bana emdiren Hakan’ın eli memelerimde dolaşıyor, okşuyor, uçlarını sıkıyordu. Kocamsa ayak bileklerimi tek eliyle tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, iyice daralan kadınlığımda gidip gelirken, zevk sularımda ıslattığı parmağıyla arka deliğimi okşuyordu.
O seks yapmayı görev gibi gören kadın mazide kalmıştı. Onun yerine azgın bir fahişe gelmişti. Azgın… Doyumsuz… Her yerimden, her deliğimden ayrı zevk alıyordum. Sürekli… Durmaksızın… Zevkten delirmek üzereydim. Önce Hakan’ın ağzımın içinde emerek, dilimle okşayarak emdiğim siki kasılmaya, ayı gibi homurdanmaya, boşalmaya başladı. Saçlarımdan tutup sikini dibine kadar ağzıma soktu. Midem bulanıyor, öğürmek, sikini çıkarmak istiyordum. Ama bırakmadı. Aksine bastırıyor, bademciklerime kadar sokuyordu aletini… Sıcak spermlerinin boğazımdan aşağıya kaydığını hissettim. Hiç bitmeyecek gibiydi boşalması… Sanki az önce boşalan o değildi…
Kocam da hiç durmadan içimde gidip geliyordu, hızlanmaya başlamıştı… Hakan’ın orgazm iniltileri onu da ateşlemiş, o da kasılmaya başlamıştı. Gerilen vücudunu, daha da büyüyen aletinin amımda gidip gelmelerini hissediyordum… Hakan’ın ağzımın içine boşalması bitmeden o da amıma boşalmaya başladı. Aynı anda, iki erkek birden spermlerini akıtıyordu içime… Biri ağzıma, biri amıma… Bu da beni ateşledi… Tekrar orgazm olmaya, kocamın sikini amımla sağmaya başladım. Üçümüz birden boşalıyorduk. Odanın içini inlemeler, zevk feryatları kaplamıştı… Müthiş bir koro halinde, devinip duran, kasılan, şehvet ateşiyle yanan çırılçıplak bedenlerimizle yatağın üzerinde birbirimize karıştık sonunda…
Ateşimize otel odasının kliması bile yetersiz kalmış, ter içindeydik hepimiz… Nefes nefeseydik. Hala yattığımız yerde kasılıp duruyor, kim, neremize denk gelirse birbirimizi okşuyorduk. Kollarımız, bacaklarımız birbirine dolanmıştı. Dakikalarca bu durumda yattık. Sonra kocam kalktı. İkimizin de elimizden tutup bizi kaldırdı, banyoya girdik hep beraber… İki erkek, bir kadın tepemizden akan ılık suyun altında birbirimize sarıldık… Ben ortalarında, kocamın dudaklarını öperken, Hakan arkamda boynumu, omuzlarımı öpüyordu. Suyun dinlendirici etkisiyle kendine gelen bedenlerimiz birbirine yapışmış gibiydi. Erkeklerimin tekrar kıpırdanmaya başlayan aletlerinin temasını, vücudumda dolaştıklarını hissediyordum. Biri önden, diğeri arkamdan, bacaklarımın arasına girmişti. Hakan banyo rafına uzanıp duş şampuanını aldı, avucuna bolca döktü, bedenimin her yerini köpükler içinde bıraktı. Kocam da ön tarafımda aynı şeyi yaptı. Gözlerimi kapattım. Kendimi onların vücutlarının kaygan temasının, köpüklü ellerinin tüm vücudumda dolaşmasının verdiği zevke bıraktım. Kedi gibi mırıldanıyor, zevkten inliyordum aralarında… Döndüm, ikisine birden sarıldım. Ortada değildim şimdi, onlardan biriydim, birbirine sarılmış, köpükler içinde üç bedenden oluşmuş tek bir varlık gibiydik. Zevk içinde birbirimize sarılıyor, okşuyor, öpüşüyorduk. Dudaklarımız, dillerimiz birbirini okşuyordu. Erkeklerim bana sarılıp okşadıkları gibi birbirlerini de okşuyorlardı. Kocam kulaklarımı, dudaklarımı öpücük yağmuruna tutarken, eli Hakan’ın gelişmiş kaslarında dolaşıyor, göğsünü okşayarak aşağıya inip dimdik havaya dikilmiş aletini sıvazlıyor, oradan bana geçiyor, okşayarak kasılan karnımdan yukarıya, memelerime kadar çıkıyor, memelerimi avuçlayıp beni zevkten inletiyordu. Ardından aynı şeyi Hakan da kocama ve bana uyguluyordu. Katıksız, saf bir şehvet duygusu kaplamıştı üçümüzü de…
Hakan okşamayı bırakıp güçlü kollarıyla beni havaya kaldırdı. Kaygan sikini altımdan amıma sürtmeye başladı. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sarıp işini kolaylaştırmaya çalıştım. Yavaş yavaş aşağıya indirdi, çengel gibi beni erkekliğine astı adeta… Sikinin hepsi içimdeydi. Boynuna sarıldım sımsıkı…
O arada kocam da arkamda ikimize birden sarılmış durumdaydı. Onun da kalkmış sikini arka deliğimde hissettim. Hakan’ın kalçalarımı kavrayan elleri onları ikiye ayırmış, minik deliğimi kocamın girişine hazır hale getirmişti. Kocam duş şampuanının köpükleriyle kayganlaşan aletinin başını deliğime sürtüyor, beni delirtiyordu.
Hiç yapmadığım bir şeydi bu… Kocama değil götümü siktirmek, sözünü bile ettirmemiştim. Şimdiyse, deliğimin kenarlarında dolaşıp duran, okşayan kocamın aletinin verdiği zevk, Hakan’ın amımdaki sertliğinin verdiği zevke karışmış durumdaydı. Merakla bekliyordum başıma gelecekleri… Kocam yüklenip bastırdı, kaygan sikinin başını yine köpükle kayganlaşmış minik deliğime soktu. Dudaklarımı ısırıp inledim… Hakan’ın dudaklarına kapandım. Pek beklediğim gibi acımamıştı. Sanırım köpüklerin etkisi… Başı giren alet artık pek zorlukla karşılaşmadan yavaş yavaş girdi, girdi, sonunda kocamın kasıklarını kaba etlerimde hissettim. İki deliğim de dolmuştu şimdi… İçimdeki aletler sanki birbirlerine sürtünüyorlardı. Dudaklarımı ısırdım… Biraz acı… Çokça zevk… Önde Hakan belini oynattı, kalçalarımı indirip kaldırdı, içimde gidip geldi, durdu. Bu kez kocam arkamda, götümde gidip geldi birkaç kez, o da durdu. İnanamıyordum. Aldığım zevk bitirmişti beni… Hem önümden, hem arkamdan becerilmek… Bayılmıştım buna… Hayatımda tatmadığım zevkleri tadıyordum.
Ardından kocalarım bir makine ritminde çalışmaya başladı. Biri giriyor, diğeri çıkıyor, arkamdaki boşaltırken, önümdeki dolduruyordu zevk bölgemi… Dayanamıyordum, öylesine bir zevk alıyordum ki… İnlemeye, feryat etmeye başladım. Hakan hemen dudaklarıma yapıştı, sesimi boğdu. Şimdi onun ağzının içinde boğuk boğuk inliyordum.
Bir süre sonra yoruldular, dinlenmek için durdular. Bu kez Hakan’ın boynuna asıldım, kalçamı indirip kaldırmaya başladım. İçimde hareketsiz duran taş gibi erkeklik organları içimde, alçalıp yükseliyor, aynı anda deliklerime girip, aynı anda çıkıyorlardı. Bu da zorluyordu beni… Bacak aram patlayacak gibi geriliyor, zorlanıyordum.
Sonra onlar harekete geçti, tekrar pompalamaya başladılar. Banyonun içinde vücutlarımızın çarpışmasıyla çıkan sesler, üçümüzün zevk inlemeleri yankılanıyor, bu sesler bizi daha çok baştan çıkarıyordu. Kocam bir süre sonra arkamdan çıktı,
-“Çocuklar, ben çok yoruldum…” dedi. Hakan içimden çıkmadan,
-“Sen şurda yere yat Kadir abi…” dedi. “Biz sana gelelim…”
Kocam duşun altından çıktı, sırt üstü banyonun fayanslarının üzerine sırtüstü uzandı. Siki dimdik havadaydı. Hakan beni kucakladı, kocamın yanına gittik. Arzudan titreyerek kocamın üzerine çıktım, sikini bir hamlede amıma aldım. Birkaç kez oturup kalktım. Hakan arkamdan yanaştı, butlarımı ikiye ayırdı. Arka deliğimi iyice açıp sikini dayadı. Bu kez yer değiştirmiş oldular. Biraz daha kalın olan Hakan’ın sikini zorlanarak alabildim arkama… Yine dolmuştum. Yine harekete başladık. Zevk makineleri önümde, arkamda çalışmaya başladılar.
Zevkten çıldırıyordum. Taş gibi aletlerin içimde kayarak ilerlemeleri, girip çıkarken içerilerimi okşamaları, içimde çarpışmaları, iki deliğimin arasındaki etleri ezmeleri delirtiyordu beni… Sonunda kaçınılmaz sonuç… Orgazm… Katıksız zevk… Küçük ölüm… Gözlerim kaydı, titremeler, kasılmalar başladı… Ben kasılırken içimdeki aletleri de ezmeye başladım. Girip çıkmakta zorlanıyorlardı. Kocam alttan bağırmaya başladı,
-“Ohhhh… Aşkımm… Amcığın delirtiyor beni… Geliyorum…”
Hakan da arkamda biteviye hareket halindeydi. Belimi tutan parmakları kasılıyor, kalçalarının hareketi artıyor, içimde gidip gelen siki daha çok girip çıkıyordu. Yine aynı anda boşalıyorduk, üçümüz birden… Kocam altımda amımın içine, Hakan arkamda deliğimin içine döllerini boşalttılar bağıra bağıra…
Boşalmamız bittiğinde halsiz kalmıştık. Her iki deliğime de boşalan erkeklerimin bıraktığı döller bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Sırayla duşun altına girip çıktık, kurulanan gidip kendini yatağa attı… Pestilimiz çıkmıştı akşamdan beri… Sabahın ilk ışıkları perdelerden süzülmeye başlamıştı. İki erkeğim iki yanımda, birer bacaklarını üstüme atmışlar, ellerini memelerimin üzerine koymuşlardı. Defalarca boşalmanın verdiği tatlı yorgunluk, huzur içinde kendimizi uykunun kollarına bıraktık.
Öğleden sonraydı uyandığımda… İkisi de yoktu yanımda… Kalktım, duş aldım, bikinimi giyip dışarıya çıktım. Tahmin ettiğim gibi iki ortak havuz başında şezlonglara oturmuşlar sohbet ediyorlardı. Neşeleri yerindeydi ikisinin de… Gülüyor, kahkahalar atıyorlardı. Beni görünce kalktılar, ikisi de yanıma gelip yanaklarımdan, dudağımdan öptüler, sevgiyle sarıldılar. Orada kaldığımız üç gün boyunca ayrılmadık birbirimizden… Geceleri aynı yatağı paylaştık. Sabahlara kadar seviştik…
Tatil bittiğinde evimize döndük. Kocamla o tatilde yaşadıklarımızdan, Hakan’dan söz açmadık bir daha… Yaşadığımız her şey o tatil köyünde kaldı. Ama aramızdaki ilişki de mükemmel bir hale geldi. Onun tam istediği kıvamda, seksi seven, isteyen, hiçbir şeye hayır demeyen bir kadın olup çıktım. Sevişmek için birimizden birinin istemesi, bir bakışımız yetiyor, birbirimizin kollarına atılıveriyor, saatlerce sevişiyoruz. Ne alkolün rehavetine, ne azdırıcı ilaca gereksinimimiz var… Mutluyuz… Her ne kadar itiraf etmesek, konuşmasak da ikimiz de biliyoruz ki, mutluluğumuzu Hakan’a borçluyuz.
500 coups de cœur !
Salut
ARKADAŞIMIN KOCASI KÜLODUMA BOŞALMIŞ
Merhaba adım Fatma 42 yaşında iki çocuklu evli ev kadınıyım kocam Mustafa ile 22 yıldır evliyim ondan biri oğlan biri kız iki çocuğum oldu birdaha yapmadık yeter dedik çocuklar Üniversiteyi kazanınca evde yalınız kaldık.
O yüzden komşum arkadaşım Özlem ile sık sık birbirimize gelir gideriz Özlemde ayı yaştayız kocası Sefer abi bizden 5 yaş büyük Oda kocamla arkadaş anlayacağınız hep içli dışlıyız.
Bir gün dedimki kız bu akşam gelin hep beraber yemek yiyelim çay kahve içelim yalınızlıktan sıkılıyoruz diyerek davet ettim oda Sefer abine diyeyim işi yoksa geliriz dedi yanımda aradı Fatmalar akşam yemeğine çağırıyor ne dersin gidelimmi dedi o da tamam gideriz deyince akşam için sözleştik.
Ben hemen çabucak pazara indim yemek için alışveriş yaptım hızlı hızlı akşama yemeği yetiştirmek için Eve geldim mutfağa girdim akşama yarım saat kala her şey hazırdı amam bende bayağı yorulmuştum kocam geldi kocacığım Sefer abiler yemeğe geliyor onlar gelmeden üstüm başım ter içinde kaldı hemen bir duş alayım dedim oda yamam karıcığım sen hazırlan dedi içeri geçti.
Hemen üzerimide ne varsa kirli sepedine attım ve suyun altına girdim duş şampuanı ile yıkandım durulandım çıktım yatak odasında üzerim değiştirdim hazırlandım son bir kontrol için mutfağa baktım derken misafirler geldi.
Hoş beş den sonra buyrun masa hazır dedim hep beraber oturduk tam bir saat konuşa konuşa yemekleri yedik Sefer abi Fatma eline sağlık harika olmuş dedi bende afiyet olsun abi herzaman gelin yine yaparım dedim erkekler içeri geçti bizde masayı topladık mutfağı topladık o sırada çaylarda olmuştu çayları koyduk çerez hazırladık içeri geçtik.
İki saate yakın sohbet ettik güldük eğlendik ve Sefer abi hanım Tüvalete gideyim sonra kalkarız dedi ben önde Arkadaşım la beraber sefer abide peşimden geldi biz mutfağa geçtik sefer abide tuvalete girdi şimdiki evlerde yerden tasarruf için banyo tuvalet bir bizde de öyle neyse bi 10 dakika sonra geldi sefer abi oturmadan hadi hanım gidelim yarın erken kalkacağım çok teşekkürler bizede bekleriz dedi ve evlerine gittiler.
Kocamda hanım çok yoruldum yatacağım iyi geceler dedi bende ortalğı topladım mutfağı topladım son olarak da banyoya girdim çamaşırları makineye atayım da sabah kadar yıkasın diye kirli sepedini açınca misafirler gelmeden çıkardığım külodum en üsste durduğunu gördüm halbuki ben çamaşırlarımı sarmış öyle atmıştım sepede elime aldım baktık külodum yaş elime bulaştı içindeki yaşlık.
Oysa benim külodum hiç böyle yaş olmazdı çok temizdim çok dikkat ederdim temizliğime elime bulaşan ıslaklığı burnuma getirerek kokladım aman yarabbi dedim bu erkek döl kokusu kocamın döl kokusunadan anlamıştım bazen sikişirken içime boşalmaz eline verdiğim beze boşalırdı bende o bezi yıkarken meraktan koklamıştım kocamın dölünü Ordan o koku aklıma geldi elim ayağım titredi.
Arkadaşımın kocası daha yarım saat önce kirli küloduma boşalmış hemde biz içerde otururken nasıl olurda kirli külodumu tiskinmeden koklayıp zekvke gelerek boşalmıştı bunları düşünürken elimi ağzıma götürdüm ve dilimle yaladım dilimden beynime giden tat koku direk amımı hareketlendirdi ve öbür elimle amımı okşadım bu sırada parmağımı emiyordum.
Bu zevkle ve heycanla çamaşırı bile yıkamadan elimde Sefer abinin boşaldığı külodu aldım yatak odasına gittim Baktım kocam çokdan uyumuş Üzerimi çıkardım sütyenini külodumu çıkardım inanın küloduma baktım su içinde kalmış.
Geceliğimi çıplak vucüdüma geçirdim yatağa girdim bir elim amıma gitti ve öbür elimdeki döllü külodu kokluyordum sefer abinin döl kokusu afrodizyak gibi beni azdırmıştı ve o azgınlıkla elim amıma girip çıkıyor mastürbasyon yapıyordum..
Bu şekilde inanın iki kez boşaldım ve o yorgunlukla elimdeki külodu yastığımın altına koydum uyudum sabah uyandığımda kocam işe gitmişti. Aklıma akşamki zevk geldi elimi yastığın altına soktum ve külodu aldım baktım baktımtabiki akşaki ıslaklık kalmamış kurumuştu ama hala heycan duyuyordum.
Nasıl olurda kirli külodumu koklamış ve azmış boşalmıştı demekki çok hoşuna gidiyordum Sefer abinin Akşamki külodumu sütyenini sefer abinin boşaldığı külodumu aldım banyoya gittim bütü çamaşırları attım sadece döllü külodumu atmadım sonra banyo yaptım kahvaltıdan sonra arkadaşımı aradım kız ne yapıyorsun dedim oda misafirler gelecek sende gel dedi.
Bende tamam geliyorum dedim Aklımda sefer abinin telefonunu almak akadaşımın telefonundan asıl alırım diye düşünüyordum Neyse gittim misafir gelmiş ve oturuyorlardı bir fırsatını buldum Arkadşıma dedimki kız telefonunan kocamı bir arayayım benimki evde kalmış dedim oda telefonu açtı bana verdi öbür odaya gittim sefer abinin telefon numarasını telime kaydettim.
Bir gün sonra kocam işe gidince öğlenden sonra heycanla sfer abinin telefonun çevirdim Yabancı telefon olduğu için efendim dedi bende utanarak heycandan biraz bekledim ve sefer abi ben fatma dedim oda buyur fatma birşeymi oldu dedi Bende abi işin yoksa bize gelebilirmisin edim oda tabi 10 dakika sonra ordayım dedi.
Bende o gelene kadar sütyen ve külodumu değiştirdim her yerimi temizledim sadece gömlek ve etek giydim başımıda boynum açıkta bırakacak şekilde bağladım heycanla sefer abimi beklemeye başladım. derken kapı çaldı kalbim çıkacak gibi atarken açtım buyur abi dedim geçti oturma odasına.
Buyur Fatma bir şeymi oldu yoksa mustafamı hasta dedi bende hasta felean yokda sen ne kadar şerefsşz bir adammışsın biz sana güvendik evimizi açtık senin yaptığına bka diyerek arkamda sakladığım külodumu parmağıma takarak ona doğru salladım. ve dedimki sen nasıl boşaldın utanmadan küloduma dedim.
O da fatma çok özür dilerim inanki çok hoşuma giidiyorsun çok merak ettim kokunu tadını külodunuda görünce kokladım dayanamadım seni çok seviyorum lütfen kızma bana dedi. Bende sus lan şrefsiz bak bana ne yaptın iki gündür külotlarım hep ıslak geziyorum diyerek eteğimi kaldırdım ve külodumu gösterdim.
Ve yavaşca kıcımdan cıkardıp ona doğru fırlattım al sıcak sıcak kokla bakalım şerefsşz piç kurusu dedim Külodumu havada kaptı ve hemen burnuna götürdü ve ohhhh kokusuna kurban olduğum Fatmam diyerek koklamaya başladı bende o sıradayemek masasına doğru gitiim ve ellerimi masaya dayadım be arkama bakarak gel kokumu madeninde kokla diyerek hafif domaldım.
Hemen arkama geldi diz çöktü ve eteğimi kaldırdı kalçamı ayırıp amımı ve göt deliğimi koklayarak ohhhh çekti be başladı yalamaya kudurmuş gibi yalıyordu birde çenesi hiç durmuyor hem konuşuyor hemde yalıyordu. Fatmam kokuna amına göt deliğine kurban olurum diyerek beni ayakda boşaltı.
Sonra arkamdan kalktı benide kendine doğru çekti ve ensemden öptü mememi ovarak boynumu emiyordu götür beni yatağına dedi fısıltıyla kulağıma. Bende elinden tutarak yatağıma götürdüm odaya girince dur dedi be başımı ellerinin arasına aldı ve yaklaştı gözlerime baktı ve dudağıma yapıştı ve dilimi emerek öpmeye başladı.
Yavaşça geri çekildi ve gömleğimin düğmesini çözmeden sökerek ayırdı memelerim gözünün önünde kalakaldı be başladı onları emmeye koklamaya bende gömleği çıkardım attım. sonra eteğimide çıkardı karşısında çırılcıplak kalmıştım yatağa sırt üstü yatağa itti ve kendide sotundu gözüm merakla yarağına gitti yaak dikilmiş keser sapı gibi bana bakıyordu uzun ve çok kalın değildi ama çok yakışıklı duruyordu kocamın yarağı kalın ama kısaydı bu uzun ve inceydi.
Sonra üstüme çıktı ve memelerimi öptü bonumu öptü dudağımı öperken kollarımı kaldırdı ve yavaşca dudağını boynuma ordanda koltuk altıma gitti ve ben inleyerek ohhh ne yapıyorsun dedim oda sus kokusuna kurban olduğum harika kokuyorsun tadın harika diyerek koltuk altımı yalamaya bşaladı ben zevkten altında kıvranıyordum koltuk altımdan gıdıklanırdım ama bu sefer çok zevk alıyordum kendime inanamadım çok güzeldi.
Yeter şerefsiz sikeceksen sik hadi öldüm dedim oda acele etme yavrum ben sevilmeden sikişmem dedi ve göbeğime ordanda amıma geçti bacaklarımı ayırdı ve başladı yalamaya inanın kocam bu kadar yalamazdı sadece mememi öper sırtım alar ve içime girer siker boşalırdı Ama bu şerefsiz yarım sattir benim her yerimi yalamıştı şimdide ayaklarımdan başladı amıma kadar yaladı.
Sonra hazırmısın yarak yemeye amına koyuğumun orospusu dedi biiri ilk kez yüzüme küfür ediyordu ve çokda heycan duymuştum bende ona dedimki sik hazırım piç kurusu şerefsiz adi köpek dedim be bacaklarımı ayırıp yarağını tutu ve amıma dayadı başıyla amımla oynadı ve yavaşca sokmaya başladı.
Dibine kadar girdiğinde gözlerim fal daşı gibi açılmıştı inanın taş giibi olmuştu girip çıktıkca kocamın ulaşamadığı yerlere ulaşıyor ve beni zevkten uçuruyordu. Bende bacaklaımı doladım sıktımve sok sik beni erkeğim diyerek inliyordum altında ve dediki yavrum boşalacağım dedi bende bacaklarımıaçtık ve çıkardı göbeğime mememe doğru fıçkırttı döllerini hadda öyle bir şiddetli atırmıştıki boynuma kadar geldi.
Boşalması bitince yanıma uzandı sırt üstü bende göbeğimdeki mememdeki dölleriini krem gibi sürüyordum aradasırada elimi koklayıp emiyordum parmağımı inanın hala yarak istiyordum Baktım nefes alarak kendine gelmeye çalışan erkeğimin yarağı hafif inmiş yana yatmış duruyordu.
Ona doğru dönerek ne zamandır beni sikmek istiyorsun dedim o da inan senin götün memen hep aklımdaydı çok 31 çektim seni düşünerek dedi. Bende şerefsiz utanmıyorsun dimi arkadaşının karısını sikmeye dedim oda neden utanayım sana bu zavki tattırmak istiyordum o gün de külodunu görünce kokladım mis gibi kokuyordu çok tmiz bir kadınsın senin amını götüünü ayaklarını koltukaltını koklar yalarım doya doya dedi baktım yarak hareketlenmeye başlamıştı.
Bu sefer ben yarağı elime aldım ve baktım fazlada ince değilmiş avcuma anca sığmıştı ve uzundu başladım ayalmaya amıck ve döl kokusu hala üzerindeydi ama ben aldırış etmeden yalamaya başladım elimde kazık gibi olmuştu ve iştahla yalıyordum kendime inanamadım bu kadar azgın bir kadın olduğuma.
Dur yavrum sakin ol hemen boşaltma beni diyerek elimden kurtuldu ve beni domalttı kalçamı ayırdı amımı göt deliğimi yalamaya başladı ben kafamı yastığa gömdüm aldığım zevkin keyfini çıkartıyordum ve arkamda doğruldu ve amıma soktu inanın öyle bir bağırdım ki yastığa ağımı gömmesen konu komşu duyardı.
Hızlı hızlı sikmeye başladı tam boşalırken çekti ve ağzını göt deliğime yapıştırdı yalamaya başladı eliylede amımı okşuyordu parmağını sokup beni uçurmaya devam ediyordu. dilini deliğime oskup çıkarıyordı bolca tükürüp deliğime paramğıyla masaj yapıyordu yeniden yalayıp duruyordu Ve senin canını yakmadan götünden sikeceğim dedi.
Bende hayır olmaz daha kocam mustafa bile sikmedi ordan olmaz dedim ama dediiki ben yalamadığım götü sikmem sikmediğim götüde yalamam dedi sen merak etme çok hoşuna gidecek sen bana bırak ben bu işin ustasıyım istersen Arkadşına sor nasıl zevk aldığını anlatsın sana.
Ve arkama doğruldu ve yarağına bolca tükürdü ve göt eliğime dayadı yalanmadan iyice yumuşamış olan deliğim davetsiz misafirini hoş karşıladı ve acılıp kapanarak içeri davet ediyordu adeta oda bu işareti aldığı için kalçamı ayırdı ve başladı deliğime sokmaya başı girince inledim durdu sonra bir kez daha soktu durdu bir kez daha soktu durdu derken dört hamlede dibini bulmuştu.
Sonra çekti yarağını tekrar aynen soktu bu arada bolca tükürüyordu ki rahat girdin ve kolayca sikiyordu götümü ve korktuğum giibi değildi işini iyi biliyor ve bana zevk veriyordu bende götten sikilmenin zevkine vararak sik götüümü sik orospu evladı piççççççç diyerek inliyordum oda götünü siktiğimin orospusu kocan sikemiyor diimi o gitsin kahvede oyun oynasın avradını siktiğimin gavatı diyeek küfür ediyordu.
Sonra arkamdan çekildi sırt üstü sırtını yatağın başlığına dayadı beni kucağına aldı o şekilde yarağın üstüne oturdum ve köküne kadar götümdeydi oda mememi yalıyordu harika bir zevkti tam bir saat dir sikişiyorduk ve dilim damamğım kurumuştu ohhh harikasın yavrum devem et az kaldı geliyorum diyordu.
Ve bende iyice zıplaya zıplaya zevk alıyordum ve içine boşalacağım dedi be içime atırıyordı bende poturdum içimde yarağın boşalışını atışını hissederek onun kucağına boşalıyordum. o sıraada dudağımı kaptı öpmeye başladı rahatlayana kadar öpüştük ve rahatladık yavaşça kalktım götümden döller akıyordu ama hiç aldırış etmeden kucakladım ikimizde terlemiştik ama hiç aldırış etmeden kucaklayıp ohhh nede güzel kokuyorsuncanım kaınım seviyorum seni diyordu.
Bu hareketi çok hoşuma gitmişti boşalmasına rağmen beni bırakmadı hala ucudumdan zevk alıyordu yarım saat terimiz kuruyana kadar elledik öptük birbirimizi. hadi yıkanalım benim gitmem lazım dedi ve beni kucağına alıp banyoya götürdü orada birbirimizi yıkadık temizlendik abdestimizi alıp çıktık.
Üzerini giyip giderken çıkardığım külodumu aldı cebine koydu ve ben unu koklar koklar zevk alır karımı seni düşünerek sikerim dedi ve kucakladı öptü kulağıma dediki fazla gecikmeden birkez daha ayarla gelip sikeyim seni tadın damağımda dedi ve gitti.
Ben de yatak odasına girdim yatak ter içinde öl içinde kalmıştı içerisi erkek kokuyordu hızlıca yatağın çarafını yorganını söktüm camları actım havalandırdım temiz çarşaf serdim ve o yorgunlukla o şekilde uyumuşum baktım kocam gelmiş ve benim uyuduğumu görünce dışardan yemek söylemiş hazırlamış beni uyandırdı ve karıcığım çokmu yoruldun geldiğimi bile duymadın ben sana demiyormuyum fazla yorma temizlik yapma sn bana lazımsın kıyamam sana dedi.
Bende içimden dedimki arkadaşın amımı götümü çtır çatır sikti senin dokunmaya kıyamadığın her yerimi öptü kokladı yaladı sikti. tamam kocacığım bundan sonra yormam edim ve kucakladım ama hala aklım Sefer abideydi inanki şimdi olsa yine siktiirdim kendiimi ama kocama dedimki kocacığım hastalandım ağrım var o yüzden uyumuşum merak etme dedim o gece kocamla evişmekten kurtulmuştum.
Zaten kocamda sevişmeden sikişen erkeklerdendi
siz siz olun sevişmeden karılarınızı sikmeyin. Bu yaşadığım devam edecek öbür hikayede buluşmak dileğyle hoşçakalın
Visit MyPOVcams for more hotness
Arkadaşımın Tahta Götlü Karısını Siktim!
Adım Selim, uzun zamandır Erotik Hikayeleri takip ediyorum. Bu hikayalerle azarım ve bazen yaşadıklarımın az geldiğini düşünürüm. Sikişmeyi çok seviyorum ve çevremde arkadaşlarca 'Kocayarak' olarak tanınıyorum. İşyerinde birlikte çalıştığımız Kerim isminde samimi bir arkadaşım var. Kerim'in karısı Aynur da özel hastanede hemşire olarak çalışır. Henüz çocukları yok. Aynur, 31 yaşında, 1.65 boylarında, 52 kilo civarında, memesi ve kalçası tahta gibi, sıfır beden, kumral bir bayan. Bazen eşimle birlikte onlara misafirliğe gittiğimizde, karılarımız mutfaktayken, ben Kerim'e, "Oğlum bir senin karıya bak, bir benimkine! Seninki rüzgarlı havada yanından uçar gider, karı dediğin etli butlu olacak!" der takılırdım.
Karım ablasının oğlunun düğün hazırlıklarına yardımcı olmak için 2 hafta erkenden köye gitti. Ben çalıştığım için düğün günü gidecektim. Yani evde bekar olarak takılıyordum. Bir Çarşamba günü halk pazarından alışverişi yaptım, tam eve gideceğim sırada Kerim'le karşılaştım. Bana, "Ortak, benim hanım işte, ben de manitayla buluşacağım. Evde kimse yok, sen şu anahtarı al, şunları da eve bırak bir zahmet. Ben sonra anahtarı senden alırım." dedi. Karşılıklı binalarda oturduğumuz için kabul ettim. Ben eve, o da manitasıyla buluşmaya gitti. Önce kendi evime uğrayıp alışverişi bıraktım, sonra da Kerim'in verdiği eşyaları bırakmak için evine gittim.
Verdiği anahtarla evinin dış kapısını açtığımda, içerden, en dipteki odadan, ki orda yatakodaları vardı, Pørnø filimden geldiği belli olan 'Ahlı, Ohlu, Şlop Şloplu' sesler duyuluyordu. Şaşırdım, çünkü Kerim evde kimsenin olmadığını söylemişti. Sessizce eşyaları girişteki mutfağa bıraktım ve yavaşça seslerin geldiği yatakodasına doğru yürüdüm. Kapı aralıklı idi, temkinlice baktığımda, Pørnø filmi izleyenin Kerim'in karısı Aynur olduğunu gördüm. Filimde iki tane Zenci, kazma sapı gibi yaraklarıyla, sarışın bir karıyı tost etmişler, amdan götten sikiyorlardı. Aynur da kıçı kapıya dönük halde, einde kocaman bir hıyar, karnının altını yastıkla doldurmuş, eteğini beline kadar toplayıp beyaz külodunu yana çekmiş, bir eliyle parmaklarını amına sokuyor, kocaman iri salatalığı ise daracık götüne bastırıp sokmaya çalışıyor. Girmedikçe amından ıslattığı parmakla salatalığı yağlayıp tekrar götüne sokuyor, ama canı yanarak 2-3 cm'i anca sokabiliyor ve girdikçe de "Ahhh anam, ölüyorum!" diye çığlığı basıyordu...
Gördüğüm manzara karşısında benim yarak ta anında kazık gibi oldu. Aynur'un elindeki salatalık benim yaraktan büyüktü ve var gücüyle salatalığı götüne yerleştirmeye çalışırken feryatı figan inliyordu. Ben artık kendimi kaybettim, sonucu ne olursa olsun deyip sessizce içeriye daldım, Aynur'un arkaya yaklaşıp, elindeki, ucu götüne girmiş salatalığı tutup iyice bastırdım. Aynur, hem acıdan, hem de henüz kim olduğumu bilmediği için korkudan bağırarak kafasını çevirdi. Bağırmaması için elimle ağzını kapattım hemen. Benim olduğumu görünce gözleri faltaşı gibi açıldı. Salatalığı götünden çıkarıp, amını ve götünü sıkıca avuçlayarak, "Bağırmazsan bırakacağım!" dedim.
Join me for a private show you'll never forget!
Güne amcığınla başlamak
Arkadaşımın Altmışlık Babası
Adım Gaye. 33 yaşında ve 1.67 boyunda, oldukça çekici biriyim. Evli ve iki çocuk annesiyim. Kocamla mutu evliliğim var. Ama seks yapmayı çok sevdiğim halde kocamın uzun süreli iş seyahatleri bazen beni zor durumlarda yalnız bırakıyordu.
Anlatacağım olay geçen yaz yazlıkta başıma geldi. Yazlık komşumuz Mehmet amca, karısı Naciye teyze ve kızları Neslihan benim çocukluğumdan beri ailece tanıştığımız bir aile.
Mehmet amca 60 yaşında, 1.80 cm boylarında ve bakımlı, elinden her iş gelen biridir. Kızı Neslihan ise benimle aynı yaşta, her zaman görüşüp anlaştığım ve dertleştiğim sırdaşımdı.
Babamların ve kocamın olmadığı bir hafta sonu çocukları da alıp arabamla yazlığa gittim. Mehmet amca yine bahçede uğraşıyordu, Neslihan da beni bekliyordu. Kısa bir sohbet ve dinlenmeden sonra denize gitmeye karar verdik.
Çocukları hazırlayıp aşağıya Neslihan'ın çocuklarının yanına gönderdim. Sonra banyoya girip amımın kıllarını temizledim, malum bikini giyecektim.
İçime bikinimi giyip hazırlandım ve indim aşağıya. Neslihan, ben ve çocuklarla gittik plaja. Hep birlikte denizde yüzüp çıktık. Eve gittiğimizde arabamın arka lastiğinin patlamış olduğunu fark ettim. Moralim bozuldu. Ne yapacağım ben diye düşünerek çocukları banyoya soktum.
O ara Neslihan da banyo yapmış, beni kahve içmeye çağırdı. Banyomu yapıp ıslak saçlarımla onlara geçtim. Hemen yan komşumuz olduğundan şort ve askılı bir tişört ile gittim.
Mehmet amca da bahçedeki işini bırakıp kahve içmeye yanımıza geldi. Ona arabamın lastiğinin patlamış olduğunu anlattım. Mehmet amca,
"Kızım hallederim, merak etme sen!" dedi, arabanın anahtarını istedi.
Çok sevinmiştim. Kahveleri içerken Mehmet amcanın bakışlarını üzerimde yakalıyordum, ama konduramıyordum. Kahveler bitince eve geçtim. Biraz uyudum. Çocuklar da evde oyun oynuyordu.
Ben uyurken Mehmet amca arabamın lastiğini yedek lastikle değiştirmiş, patlak olanı da yaptırıp gelmiş, yedeğin yerine koymuş. Çok mutlu olmuştum. Ertesi gün biz plaja inerken Mehmet amca da bizimle geldi. Lastik için teşekkür ettim. Mehmet amca Neslihan'a güneş kremi sürdü. Sonra,
"Gel Gaye, sana da süreyim!" dedi.
Ben de yanına gidip havluya yüz üstü uzandım. Neslihan çocuklarla denize girdi o sırada. Mehmet amca yağlı eliyle sırtıma dokununca huylandım ve etkilendim. Kocam iş seyahatine gideli öyle çok zaman geçmişti ki… Vücudumda dolaşan erkek elleri ister istemez libidomu yükseltti.
Sırtımdan sonra belime sürdü. Bacaklarıma sürerken elini amıma yakın yerlere dokundurmaları beni feci şekilde azdırmıştı. Resmen Mehmet amca amımı elle, okşa amcığımı! diyecek hale gelmiştim, ama diyemedim tabii ki :(
Mehmet amca, her yerime dokuna dokuna güneş kremini sürdü. Sonunda,
"Tamamdır!" dediğinde kalktım ve
"Ben de sana süreyim!" dedim. Onun sırtına, omuzlarına sürmeye başladım.
Yaşına göre kasları çok sertti, taş gibiydi. Spor yapıyor olmalıydı. Hiç kıl tüy yoktu bedeninde, pırıl pırıl, tam sevişmelik… Bir an için hayallere daldım. Sert kaslarını avuçlayıp okşadığımı fark ettiğimde kendime geldim.
Ne oluyordu bana böyle? Resmen babam yaşındaki bir adamı arzuluyordum. Nasıl olabilirdi böyle bir şey, anlamıyordum!
Sonra denize girmeye karar verdik. Mehmet amca oturduğu yerden kalktığında mayosunun önünün kabarmış olduğu dikkatimi çekti. Mehmet amca da bu dokunmalardan benim gibi etkilenmişti, bunun başka bir açıklaması yoktu.
Kafam karışık bir halde denize girdik. Ama aklım mayosunun önündeki kabarıklıkta kalmıştı. Hep beraber epey yüzdük ve çıkıp evlere döndük.
Akşam mangal yapıp bizi de çağırdı Mehmet amca. Hep beraber yedik, içtik. Rakısını yudumlarken gözleri yine üzerimde dolaşıyordu. Adamın ilgisi hoşuma gitti doğrusu… Diğerlerine fark ettirmemeye çalışarak olabildiği kadar açıldım ben de…
Şile bezi elbisemin minicik eteğinin açıkta bıraktığı bronz bacaklarımı daha çok gözüne soktum. Her fırsatta gösterdim onları, bacak bacak üstüne attım. Kırmızı ojeli halhallı ayaklarımdan, bacaklarımdan gözünü alamıyordu kaçamak kaçamak...
Çocukların uykusu gelince götürüp yatırıp geri geldim. Gece yarısına kadar sohbet ettik. Önce onun bira cilasına eşlik ettim, sonra kahve içtik. Ardından toplandık, ben evime geçtim.
Salondaki ışıkları açınca lambanın birinden 'Pat!' diye bir ses geldi ve elektrikler kesildi, karanlıkta kaldım. Hemen telefonla Neslihan'ı aradım. Ona durumu anlatıp,
"Hiç anlamıyorum bu işlerden Neslihan. Baban iki dakika gelip baksa olur mu?" diye sordum. Az sonra Mehmet amca şort ve atlet ile geldi.
"Büyük bir ihtimalle ampul patlamıştır ve sigortalar atmıştır!" dedi. Elinde fener vardı, bir de yedek ampul getirmişti.
Avizenin altına bir sandalye çekip üstüne çıktı. Sandalye sallanır gibi olunca ben refleksle,
"Aman düşme Mehmet amca!" deyip iki elimle Mehmet amcanın bacağından tuttum.
Bacağındaki sert kaslara ellerim değince yine içim bir tuhaf olmuştu. Aynı etkileşim Mehmet amcada da oluştu ki şortunun önü kabarmaya başlamıştı. Hemen burnumun dibindeydi o kabarıklık…
Off… Beni sınıyordu sanki… Sikinin taşaklarının kokusunu bile alabiliyordum. Kendimi zor tutuyordum. Elimi biraz daha yukarıya kaydırıversem o kabarıklığa dokunabilirdim, avuçlayabilirdim. Sikini çıkarıp okşamayı, ağzıma almayı öyle çok istiyordum ki... Ama yapamıyordum.
Mehmet amca ampulü değiştirip indi sandalyeden. Sigortaları kaldırdı. Işıklar yandı, sorun giderilmişti. Fenerini aletlerini alırken ben gözümü onun önündeki kabarıklıktan alamıyordum. Teşekkür edip,
"Kahve yapayım mı?" dedim. Gitmesini, beni bırakmasını istemiyordum. Belki bir kahve içimi boyunca benimle beraber kalabilirdi.
"Olur!" dedi. Sevinçle kahve yapmak için mutfağa geçtim. Kahve kavanozuna uzanacakken ensemde sıcak bir nefes hissettim. Döndüğümde Mehmet amca ile burun buruna geldik.
"Gaye seni çok istiyorum, ne olur dokunayım sana biraz!" dedi.
Şok olmuştum. Siki şortun içinde sanki daha da kabarmış duruyordu. Ses çıkaramadım bile.
Yanağımı, boynumu öpmeye başladı, memelerimi sonra da götümü okşadı. Nedense etkileniyordum bu yaşlı adamdan…

Elini tutup odama çıkardım. Benim tüm heyecanıma, kocamı ilk kez boynuzlamanın verdiği adrenaline rağmen Mehmet amca çok sakindi,
"İlk kez yapıyorum böyle bir şeyi… Kimse duymaz değil mi Mehmet amca? Mahvolurum sonra… Evli bir kadınım, kocam, çocuklarım…"
"Aramızda kalacak söz!" dedi. "Oh bebeğim. Sakın merak etme, bana güvenebilirsin. Ben de senin gibiyim, unuttun mu? Benim de kaybedecek çok şeyim var."
Elimi şortunun içine soktuğumda çekiç sapı gibi siki karşıladı beni. Şortunu indirip sikini elledim, kocaman kafası vardı. Kocamdan sonra ilk kez yabancı bir erkeğin sikine dokunuyordum. Dizlerimin üzerine çöktüm, direkt sikini ağzıma aldım. Yaladım, emdim. Olabildiğince gırtlağıma kadar soktum. Mehmet amca zevkten uçuyordu.
Siki iyice sertleşmiş, taş gibi olmuştu. Kollarımdan tutup ayağa kaldırdı beni, sırt üstü yatağa yatırdı. Şortumu altımdaki tanga külodumla birlikte çıkarıp bir süre çıplaklığımı seyretti. Biraz utandım, çokça bir an önce sevişmeyi istedim.
"Neyi bekliyorsun Mehmet amca? Gelsene…" diye hırladım sabırsızca…
"Oh amcan kurban olsun sana… Güzel bebeğim benim… Çok seksisin…"
Elini tutup bacaklarımın arasına götürdüm, parmaklarını benim zevk sularımla ıslanmış amıma bandı. Biraz okşadıktan sonra da yüzünü gömdü amıma, yalayıp emdi. Zımpara gibi diliyle klitorisimi okşadıkça zevkten kıvranıyordum altında… Artık hazırdım,
"Hadi gel artık!" diye fısıldayıp bacaklarımı ayırdım. "Sik beni lütfen…"
Sikini sıvazlayıp üstüme yanaştı Mehmet amca… Amımın ıslanmış dudakları arasına sikinin kafasını değdirip çekiyordu. Bunu bir kaç kez tekrarladıktan sonra o kalın sikiyle amıma yavaşça giriş yaptı. Dibimi bulunca biraz bekledi, sonra yavaş yavaş pompalamaya başladı.
Dar amım onun damarlı sikiyle yarılıyordu. Mehmet amca kızı yaşında genç bir am bulmuş ve büyük bir zevkle sikiyordu. Hiç acele etmeden, tadını çıkara çıkara. Benimse orgazm çığlıklarım ısırdığım dudaklarımdan dolayı ağzımda hapsoluyordu...
Bana ikinci orgazmımı da yaşattıktan sonra hızlandı. Biraz sonra tüm yüküyle üstüme yığıldı ve döllerini içime doldurdu. Korunmuyordum, ama altından kalkacak halim de yoktu, kaslı kollarıyla beni eziyordu adeta. Yeni regl olmama güvenerek öylece spermlerini kabul ettim.
Artık gitmesi gerekiyordu, babasının nerede kaldığını merak eden Neslihan çıkıp gelebilirdi ve bizi yatakta yakalayabilirdi. Mehmet amca amımdan çıkıp sikini küloduma sildi. Hemen giyinip dudaklarımı öperek çıktı evden. Ben yataktan hiç kalkmadan uyumuş kalmışım...

Ertesi gün sabah 10:00 gibi uyandım. Amımdan döller çarşafa süzülmüştü. Çarşafı makinaya atıp duş aldım, dışarı çıktım. Çocuklar kalkmış Neslihan'ın çocuklarıyla oynuyordu. Neslihan kapıdaydı,
"Kız ne uykusu bu saatte?" dedi.
"Deniz yordu!" diyebildim. O sırada Mehmet amca bahçeye geçiyordu, sanki dün gece hiçbir şey olmamış gibi, hiç açık vermeden,
"Günaydın Gaye kızım!" diyerek geçti.
Korkum geçmiş ve onun ağzından artık bir şey kaçmayacağına ikna olmuştum. Neslihan bilmeyecek ve fırsat buldukça Mehmet amcaya kendimi siktirecektim, kafamda bu vardı.
Mehmet amca o günden sonra daha dikkatli ve mesafeli gibi dursa da, bana yakınlığını hissediyordum. O ilk yaşadığımız seks gecesinden sonraki hafta, Neslihan, ben ve çocuklarımız eve döndük.
Kocam iş seyahatinden azgın gelmiş ve Mehmet amcanın geçen hafta döllediği amıma o da döllerini salmıştı. Ben sabaha kadar sevişmeyi beklerken tek sikişle geçmişti kocamın azgınlığı.
Yatakta sırt üstü yatarken benim genç ama tek tabanca kocamla beni defalarca orgazma ulaştıran altmış yaşındaki Mehmet amcayı karşılaştırıyordum.
Arada Neslihan'la baş başa kaldığımızda kocalarımızdan ve seks hayatımızdan dertlenirdik. Neslihan da benden çok farklı değildi. Neslihan'ın anlattıklarından çıkardığım sonuca göre tek fark vardı, onun kocasının sikinin kalın ve uzun olmasıydı.
Yine Neslihan'la böyle sohbet ederken aklıma Mehmet amcanın siki gelmişti. Neslihan'a anlatmayı çok isterdim, ama anlatamadım babası ile sikiştiğimi, ne kadar büyük siki olduğunu :(

Yaz günleri bitmek üzereydi. Neslihan'la, hafta sonu yazlığa gidelim diye anlaştık. Kocalarımız gelemeyecekti, çocukları da kocalarımza bırakıp Neslihan ve ben yalnız gittik.
Daha yazlığa vardığımız saat Neslihan'ı kocası aradı, çocuğu bisikletten düşmüş ayağı kırılmış, hastaneye kaldırmışlar. Neslihan hemen eve geri döndü.
"Ben de döneyim seninle!" ısrarlarıma,
"Gerek yok canım, sen kal, denizin tadını çıkar!" diyerek istememişti.
Yazlığa yerleştim. Mehmet amca ve karısı da yazlıklarındaydı. Mehmet amca öğlen mangal yaptı, yedik, içtik. Öğleden sonra denize inecektim. Mehmet amcanın karısı gelmezdi pek denize. Mehmet amcaya,
"Benimle denize gelir misin?" deyince,
"Olur gelirim!" dedi.
Akşama doğru kimselerin olmadığı koy kısmında plaja indik, denize girdik. Bir süre denizin içinde sohbet ettik. Beni arzuladığını ve istediğini söyledi. Heyecan bastı beni yine. Cevap vermeden suya dalıp uzağa doğru kulaç atıp gittim. O da peşimden yüzdü.
Kayalıkların arkasına doğru geçmiştim. Kimseler yoktu etrafta. Yanıma gelip amıma götüme dokunmaya başladı. Amım suyunu bırakmıştı yine. Onun da önünde kocaman bir yılan varmış gibiydi.
Kayalığa çıkıp uzandım. Küçücük bikinim çok seksiydi. Mehmet amca bikinimin ağını kenara çekip amımı yaladı, sikişe hazırladı beni. Ben de onun mayosunu indirdim. Siki taş gibi gibiydi, ağzıma alıp ıslattım ve uzandım.
Sikinin kafasını amıma yasladı. Yavaş şekilde yine amımı doldurarak içime girdi. Sanırım bu adam beni her bulduğu fırsatta sikecekti ve buna itirazım da olmuyordu garip şekilde.
Beni o kayalıkta yarım saate yakın sikip orgazm ettikten sonra içime böğürerek boşaldı. Sikini içimden çıkarmadan üzerime uzanıp kaldı. Boşaldı, işimiz bitti diye düşünüyordum ki tekrar harekete geçti. Pozisyon değiştirmeden birkaç dakika daha sikip içimden çıktı ve
"Arkadan yaptın mı hiç?" diye sordu.
Cevap vermeden arkamı dönüp domaldım, kocama da götten verirdim, götten yemeye alışkındım yani. Sorusunun cevabını alan erkek, tükürükle ıslattığı götüme de giriş yaptı. Bir tur da götümü sikip içine boşaldı.
Mehmet amca götten de kocam olmuştu artık. Kendimize çeki düzen verip suya atladık. Yüzerek tekrar plaja döndük. Eşyalarımızı toplayıp evlere geçtik...
Kendimi Mehmet amcaya siktirmeyi seviyorum, kocamın boşluğunu dolduruyor.
O da kızı yaşında bir am siktiği için mutlu.
Yani bizim olayda alan razı, veren razı :) sizinde oldun Mehmet amcanız olabilirim 😉
Sex HikayeAblamı ve Kuzenimi Yana Koyup Siktim
Aslında burada anlattıklarımı normalde üç kişiden fazlası bilmiyor! ensest hikayeler gibi bir yerde niye bunları yazacağım bilemiyorum. Eğer bu yaşananlar ifşa olursa anne babamın, teyzemin yüzüne nasıl bakarım düşünmek bile istemiyorum. Neyse uzatmadan ben Bilal, ablam Neşe ve kuzenim Naz ile aramızda geçen seks hikayesini anlatmaya başlamak istiyorum.
Liseye gidiyordum ve tahmin edebileceğiniz üzere azgınlığım en üst seviyelerdeydi. Kendimi tutamıyor, her fırsatta asılmak istiyordum. Sadece hayal kurarak bile boşalacak kadar doluydum. Ablam ise benden üç yaş kadar büyüktü. İtiraf etmek zor olsa da onu yarı çıplak gördüğüm anlarda aşırı erekte oluyordum. Hele o esmer bedeninin memesi beni benden alıyordu. Son bir yıl içinde zaten böyle serpilmişti. Normalde ufak memeli pek de büyük kalçası olmayan, göze batmayan tipteydi. Teyzemler yani kuzenim Naz ise yaşadığımız apartmanın hemen bir üstünde kalıyorlardı. O yüzden sık geliyordu. Daha aklımız böylesi şeylere ermezken çok iyi anlaşıyor, oyunlar oynayıp günümüzü gün ediyorduk. Ta ki bende ergenliğe girip kendimi tutamaz hale gelene kadar. Zaten onlar da artık beni aralarında istemiyor, kız kıza takılmayı istiyorlardı. Arada sırada film açıp izlemek dışında aktivitemiz kalmamıştı.
Bazen bu siteye girip ensest hikaye okuyordum. Çünkü bu durduk yere ortaya çıkmamıştı. Ben lise bire giderken ablam çoktan son sınıfa geçmişti. Aynı okullardaydık, normalde derslerimiz aynı saatte biterdi. O gün görememiş, tek başıma eve dönmüştüm. Zaten çoğu zaman beraber gitmezdik, arkadaşlarımızla ayrılırdık. Biraz dışarıda takılıp öyle eve geçerdik. Sadece çıkışta ablamı gözümle görmeye alışıktım. Neyse! Arkadaşlarım da o gün kız arkadaşlarıyla takılmak için beni ekmiş, çük gibi tek bırakmıştı. Oyalanmadan eve gidip, kapıyı açtım. Normalde de sessiz biriyimdir, öyle patırtılı gürültüyü içeriye dalmam. Kapıyı kapattığımda evi yankılayan inleme sesleri vardı. İzlediğim pornolardan elbette hakimdim konuya ki bu ses de kesinlikle ablama aitti.
Kapısına doğru ilerlediğimde sesler iyice artmıştı. Bu sefer altında yatan erkeğinin de hırıltıları gelmeye başlamıştı. Ben donmuş bir şekilde onlara bakıyordum. Özellikle ablamın zıplayan ele avuca gelir boyuttaki memeleri ve yarı kısık gözlerle yukarıya bakışı farkında olmadan beni sertleştirmişti. Ne yapacağımı bilmiyor, düşünmüyordum bile. Sadece onları görmek beni fena halde azdırmıştı. Ablam fark etmişti kapı aralığından baktığımı. Partneri görmemişti ki belli de etmeden eliyle git git yapıyordu. Anlamsız şekilde geri çekildim ve odama doğru dimdik olmuş sikimle ilerlemeye başladım. Ablamın iniltileri hala evi sarıp sarmalıyordu. Çantamı kenara atmış, pantolonumu indirmiştim. Okumamı başlatan o an yaşanmıştı. Çoktan ablamın inlemelerini kulağımda işitip onu hayal ederek asılmaya başlamıştım. Şelale gibi boşalmam o kadar kısa sürmüştü ki ben de şaşırmıştım. Hemen toparlanıp çekmecemde hazırda tuttuğum tuvalet kağıdıyla ortalığı, kendimi temizledim ama ruhumu, bilinç altımı hiçbir zaman!
Artık Sadece Ablam Değil Kuzenim De Azdırıyordu
Ablam erkeğini evden gönderdikten sonra yanıma gelmiş bu olayı sakın annemlere söylemeyeceksin diyerek altında külot, üstünde sutyenle beni tembihlemişti. Onun söylediklerinden ziyade yine o seksi görüntüsüne takılmış, hayallerimi güçlendirdiği için içimden teşekkür ediyordum. Sadece ‘unuttum bile’ demiştim. O günden sonra gözüme farklı geldiği için ister istemez verdiği frikikler, yarı çıplak halleri deliler gibi asılmama yetiyordu. Aynı şekilde ablamla yaşıt olan kuzenimiz de azdırıyordu. Zaten ikisini bir arada gördüğümde tek aklımdan geçen seks hikayeleri yazmak oluyordu. Her ne kadar gerçekleştirmeyeceğime kendimi aşırı inandırmış olsam da hayal etmek güzel geliyordu.
Bir keresinde sessizce onları dinlemiş ve son çıktıkları erkeklerle aralarında geçen seksleri uzun uzadıya, her detayına kadar duymuştum. Gece vaktiydi, bizimkiler çoktan yatmıştı. Bunlar da bir tık rahat konuşuyordu. Fakat ben onları duydukça asılıyor, kuzenim her ‘amım’ dediğinde boşalacak gibi olmuştum. Daha bunun gibi bana çok malzeme vermişlerdi ama farkında değillerdir. Çünkü ben onlar için daha lise bire giden kardeşi ve kuzeniydim. Aralarından su sızmayan bu ikili ailem olmasaydı çoktan yatırıp sikmiştim ama henüz ensest sex yaratacak kadar kendime güvenmiyordum.
Günlerden Şişe Çevirmece Günü
Teyzem, eşi, anne ve babam Pazar günü sinemaya gitmeye karar vermişlerdi. Daha doğrusu bizim de gelmemizi istemişlerdi ama ne ben ne de ablam gitmek istemiyorduk. Haliyle kuzenimiz de bize uyum sağlıyordu. En sonunda çıkıp gitmişlerdi ve evde üçümüz baş başa kalmıştık. O gün yaşayacağımı elbette bilmiyordum, kimse bilmiyordu.
Ben: Hemen çekilmeyin odanıza, gelin film filan seyredelim.
Kuzen Naz: Yok be Bilal, hiç film izleyesim yok ama oyun filan oynayabiliriz.
Ablam Neşe: Ne oynayacağız ki? Tabu bide jenga var ikisi içinde hiç tadım yok.
Kuzen: Eski günlerdeki gibi şişe çevirmeceye ne dersiniz? Epeydir yapmıyoruz.
Ben: Aynen öyle valla, süper ben varım!
Ablam: İyi hadi oynayalım bakalım.
Ablam biraz isteksizdi çünkü ne cesaret ne de doğruluk demeyi sever. Korkar bu oyundan oldu olası. Çünkü hep saklayacak sırrı vardır. Cesaretsiz değildir ama genelde çılgınca şeyler istendiğinden yanaşmaz.
Çok yalan konuşuyorsunuz, cesarette de bir şey isteyince hemen yok çekiyorsunuz. Gelin şöyle tadını çıkartarak oynayalım. Herkes annesi üzerine yemin etsin hem doğruyu söyleyeceğine hem de cesaret dendiğinde istenileni yapacağını. Naz çoktan yeminini etmiş, şişeyi aramaya başlamıştı. Zaten bu deli dolu halleri beni benden alıyordu. Ablam son kez gözlerime bakıp sanki çıkaracağımı bilircesine isteksiz yeminini etmişti. Ben de ederken çoktan kuzenim kola şişesinin içindekileri bardaklara azar azar dağıtıp boş şişeyi eşliğinde getirmişti.
‘Ay vallahi heyecanlandım he! Bak herkes yemin etti, mızıkçılık etmek yok. Şimdiden diyeyim, cesaret derken iki kere düşünün’ kuzenim çoktan havaya bürünmüştü. Üçgen şeklinde oturma odasının üzerindeki halıya yerleşmiştik. İlk çevirmeyi ablam Neşe yapmıştı. Ucu da kuzenimde durmuştu.
Doğruluk mu cesaret mi?
Doğruluk olsun hadi.
Hmm… Benim manitaya hiç yan gözle baktın mı?
‘Yemin ettiydik demi’ diyerek gülmüş kısık sesle ‘evet’ demişti.
Ablamla arası hem samimi olduğundan çok önemsememiş olsa da ‘seni küçük orospu’ diyerek sitem etmeden durmamıştı.
Sıra Naz’a gelmişti ve ucu bu sefer bana geldi.
Söyle bakalım Bilal, doğruluk mu cesaret mi? Unutma cesarette epey zorlarım!
Senin sağın solun belli olmaz doğrulukla başlayalım.
Söyle bakalım hala bakir misin?
Yüzüm kıp kırmızı olmuştu. Daha da uzatmadan evet deyiverdim.
Lan yemin ettin, yalan söyleme!
Vallahi seks yaptım ya, yemin ettik yalan da yok mızıkçılık da!
Anlat o zaman, inandır beni.
Yok öyle şey. Tek soru, tek cevap. Yine gelirse sorarsın cevaplarım.
Haklı olduğum için kızmış ama üstelemek istememişti. Bu sefer de sıra bana gelmişti. Çevirdiğimdeyse ucu ablama geldi. Ben sormadan çoktan ‘Madem herkes doğruluk diyor, benimle tur tamamlansın’ diyerek doğruluğu seçmişti.
Biraz düşündükten sonra ‘kaç tane erkekle seks yaptın’ diye sordum.
Cevaplamaktan kaçınsa da ‘emin değilim ama en az 4 olmuştur.’
Kaçamak cevap bunu saymam! Sırf benim bildiğim beş tane var zaten.
Yuh, nereden biliyorsun lan.
Hadi hadi, geçiştirme şimdi. Düzgünce cevap ver.
Tamam be! Şu anki manitam da dahil 17 olmuştur.
Naz: ‘Hele bana orospu diyene de bakın’ kahkahalar kopup gitmişti.
Herkes gerçekten de eğleniyordu ki sıra yine Ablama geldi. Çevirince de bana döndü. Az önceki sorunun üstüne bu hiç de iyi olmamıştı. Fakat yapacak bir şey yoktu. Cesaret diyerek riske girmemek için doğruluk diyerek anlatmak istemediğim ilk ensest hikayeler anlatımını yapacaktım.
Madem doğruluk diyorsun, Naz’ın sorusundan devam edelim. Benim bile bilemediğim kiminle seks yaptın, he detayını anlat! Kaçmak yok!
Arkadaşım abisinden bir tane fahişe öğrenmiş. Ucuza sikişen, yaşlı ama öyle çok ta kötü olmayan biriydi.
Ayy iğrenç, devam etmesen daha iyi diyerek Naz araya girmişti ama Neşe devam etmemi istedi.
Harçlıklarımı biriktirmiştim, arkadaşım da abisinden para almıştı. Evini arayıp öğrendik, yanına gittik.
Naz: EE sonra…
Aşırı heyecanlandım hatta başta sikim kalkmadı bile. Yine de yaşlı da olsa ne yaptığını biliyordu. Sohbet muhabbet derken kıvama getirdi, ilk seksimi onunla yapmış oldum. Tamam, yaşça çok büyüktü memeleri filan sarkmıştı ama o amını doldurmakta hiç zorlanmadım. Hatta içine boşaldığım da ‘İyisin bu konuda, sevgilin olacak hatun yaşar’ demişti. Yeminliyim, yalan söylemiyorum.
Neşe: Mal ya, o kadar para biriktiriyorsun gittin onu da fahişeye mi verdim. Bana gelseydin ben sana ayarlardım kız.
Naz: Bir pezevenklik yapmadığımız kalmıştı Neşe, onu da Bilal sayesinde yapardık zaten…
Yine kahkahalar atarak güldük ve şişe çevirmece oyunumuza devam ettik. Sıra bana dönüp dolaştığında Naz gelmişti. Benimle dalga geçmelerinden de biraz rahatsız olduğumdan onları cezalandırmak istiyordum. Neyse ki doğruluk muhabbetini Naz bozmuş, cesaret dedi.
Ablamla dudaktan öpüşün hem de sevişerek!
Naz: Olum saçmalama lan, tamam yemin ettik de bokunu çıkartma…
Neşe: Senin amına koyayım çocuk, saçmalayacağını biliyordum!
Yemininizi unutmayın kızlar, benimle dalga geçersiniz he hadi bakalım, ilkinizi önümde yaşayın.
Ben gülüyordum ama onlar hiç de öyle değildi. İlk adımı atacak kimse yok gibiydi ki cesur ablam daha fazla beklemekten sıkılıp Naz’ın dudaklarına daldı. O öpünce Naz da boş durmamış karşılık vermişti. Sırt üstü uzanan kuzenimin memeleri ablamın parmakları arasındaydı. Keşke üzerindeki bluzu çıkarıp yapsaydı ama hiç yoktan iyiydi. Naz’da Neşe’nin koca götünü pantolonunun üstünden okşamıştı. İkisi de zevk alıyor gibiydi. Onları öyle izlemek ister istemez beni de sertleştiriyordu. Farkına varınca sikimi saklamaya çalışmış ve ‘tamam yeter be, boşalacaksınız şimdi’ diyerek durmalarını sağladım. ‘Nasıl, lezbiyenlik kötü değilmiş demi’ diyerek güldüm. İkisi kendini toparladıktan sonra gülmüş kuzen araya girerek ‘ablan öyle bir kaşar ki insanı yoldan çıkarır’ dedi. Biraz daha gülüştükten sonra oyunumuza devam ettik.
ensest hikayeler
Sıra Naz’a gelmiş, şişe de bana dönmüştü. İntikamını almak istediğini bildiğimden elbette hiç düşünmeden cesaret dedim. Tam da tahmin ettiğim gibi soyunmamı istedi. Emin misiniz diye sorduktan sonra ayağa kalktım ve önce üstümdekileri daha sonra da altımdaki pantolonu çıkarttım. Sadece baxırımla kalmıştım. Tam oturacaktım ki Naz ‘tamamını çıkart!’ dedi. Sen bilirsin diyerek ikiletmeden onu da çıkarttım.
Tam ensest sahnesi gibiydi. Resmen ikisinin de gözleri fal taşı gibi açıldı. Çünkü pantolonumun altında sakladığım kobramın saf kalkmamış hali zaten 13 cm kardı. Kalkınca da 17 18 civarı rahat oluyordu. Böylesine büyük bir sik görmeye alışkın olmadıkları hallerinden anlaşılıyordu. O hallerini görünce gülmeye başlamış ve ‘Ne o, o kadar seks yapmışsınız ilk defa mı sik görüyorsunuz?’ dedim. Suskunluğu bozan ve şaşkınlığından ilk vazgeçen Naz oldu:
Olum bu ne lan, bu sik filan değil ayrı bir şey
Kardeşim, sana olan saygım bir tık daha arttı. Yok yok birkaç santim kadar arttı 🙂
Gülüşmeler devam ederken oturmuştum. Hala Naz yer gözlerini bana dikiyordu. Onun öyle iştahlı gözlerle bakması beni de azdırıyordu ama sertleşmemek için kendimi tutuyordum.
Naz’dan sonra sıra elbette bana geçmişti. Bu yaptığıyla bana harika fırsat vermiş oldu. Bunun farkında olduğundan doğruluk demeyi tercih etti.
Emim misin, doğruluk mu diyeceksin cidden!
Yok yok, kuzen doğruluk iyidir, sor gelsin.
Sikimi görünce ağzına almak istedin mi?
Bakirliğimle ilgili soru sorulduğunda nasıl kızardıysam o da bembeyaz teniyle al al yanaklara sahip olmuştu. Cevap vermek istemiyordu ama daha fazla dayanamadı ve ‘Evet’ dedi.
Neşe lafa atlayıp: Sen harbi orospusun Naz! Kuzenin lan o senin.
Geç şimdi bunları Neşe! O da senin kardeşin ama sikini görünce fal taşı gibi açıldı gözlerin. Yemin etsene hadi en azından eline almayı istemediğine…
Onlar karşımda benim için tartıştıklarını düşününce kendime engel olamıyor sertleşiyordum. Biri ablam, diğeri ise kuzenimdi. Fakat aile içi hikayeler olayı da buydu! ‘Susun amınıza koyayım, yatırıp ikinizi de sikicem şimdi’ diyerek sertleşen sikimle karşılarında duruyordum. Naz, Neşe’nin kurduğu cümlelere çok sinirlenmişti. Beni de öyle dimdik görünce ‘Gel sik kuzen, ben hazırım’ diyerek altındaki siyah taytı tek hamlede külotuyla birlikte indirerek karşımda domaldı. ‘Ablanın gözü önünde sik şu orospu kuzenini de aklı başına gelsin’ diyordu. Zaten dimdik olmuş sikim, patlayacak gibi olmuştu. Hayalini kurduğum seks hikayeler gerçekleşecek diye kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Ablam zaten donmuş, ne diyeceğini bilmiyordu. Bense kuzenimin karşımda domalmış götüne ve elleriyle ayırıp ortaya çıkarttığı amına odaklanmış adım atmaya başlamıştım. O anlık sinirle bunu yapıyordu, sokacağımı tahmin etmiyordu büyük ihtimalle. Fakat bir adım daha atmış, elimi attığım tükürüğü penisimin kafasına sürmüştüm. O hala ‘orospu he’ derken aniden löp diye amına sokmuştum. Yüz halini gerçekten görmek isterdim. Aniden kökleyince sesi kesildi ve sadece ‘AHH!’ diyebildi. Ellerin tutmuş, ondan da güç alarak hızlıca sokup çıkarmaya başlamıştım. Ablam ayağa kalkıp ‘lan mal mısınız olum ne yapıyorsunuz’ diyerek beni ittirmeye çalışıyordu ama çoktan kuzenimin sıcacık ıslak amına kilitlenmiştim. Ablam şansını zorlayınca ‘Bir sus abla ya’ deyip sinirle saçlarından tutup dizlerinin üstüne çökerttim. Kuzenimin tatlı amından çıkarttığım damarlı sikimi ablamın ağzına sokup ‘yala da kendine gel’ diyordum. Saçlarını elimde kavramış, sakso çektirirken kuzenim de yanımıza gelmiş taşaklarımı yalıyordu. Bu sırada üzerindeki bluzu da çıkarıp çok da büyük olmayan ama pespembe meme uçlarını gösteriyordu. Memesini vücuduma sürterek yukarı çıkmış, elimi memesine koymuş dudaklarıma yapışmıştı. İnanılır gibi değildi ama ben çoktan sex olayına kendimi kaptırmıştım.
Ablam karşı koymayı bırakmış kendi isteğiyle sakso çekiyor diye saçlarını bırakmıştım. Fakat böylece bırakacak değildim! İkisinin birden ensesinden tutup üçlü koltuğa dizlerinin üstünde bana doğru domalttım. Ipıslak olan ablamın amını yalarken kuzenime de parmak atıp iyice kıvama getirdim ikisin birden. Daha sonra yaladığım amın sahibi olan ablama yarağımı sapladım. Böylesine büyük yarağı içine almaya alışık olmadığı aşikardı. Aynı kuzenim gibi ‘AHH! Yavaş lan’ diyebilmişti. Fakat ne duruyor ne de yavaşlıyordum. İki ablama iki de kuzenime sokuyordum. Kuzenim çoktan inlemelerini çoğaltmış bacakları titreyerek son köklediğimde orgazm olmuştu. Benimse boşalmama daha vardı. Çünkü yıllardır hayalini kurduğum sikişin yöneticisi olmuştum. Ablamın beline ellerimi kilitlemiş tüm hızımla sertçe sokup çıkarıyordum. Aşırı zevke gelmiştim ki ablam da orgazm olduğunu anlayınca hemen içinde çıkarıp fışkırmaya başlayan döllerim kafasına kadar geldi. Elimle de destek atınca beş altı kez daha fışkırdı ki bir kısmını da kuzenimin yüzüne, göğsüne doğru attırdım.
Uzunca bir süre kimse konuşmadı. Ta ki ablam ‘amınıza koyayım lan sizin’ diyerek üzerini yırtarcasına çıkarttığım elbiselerini giyinmeye yelteninceye kadar. Peşine kuzenim Naz’da ‘Vallahi ben bu kadar yıldır ilk defa bu kadar zevk aldım, böylesine orgazm oldum. Hiç itirazım yok’ diyerek gülüyordu. Ablam aşırı sinirliydi. ‘Bu yaşananları unutacaksınız. Tek bir yerde bahsederseniz hepinizi de öldürürüm’ diyerek banyonun yolunu tuttu. Bense kuzenimin yanına doğru yaklaşmış dudaklarına tekrardan öpücüklerimi kondurarak ‘Sen de harikaydın seksi kuzenim’ dedim. Kahkahalar eşliğinde hepimiz toparlandık ve o günü, Ablamı ve Kuzenimi Yana Koyup Siktim başlığını o anlığına noktaladık.
Arkadaşımın Eşine Evlilik Yıl Dönümü
Pelin çok sevdiğim ve samimi olduğum eski bir arkadaşım, yaşça benden büyük olmasına karşın çok iyi anlaşıyoruz. Ersin ile olan hayat tarzımızı bilmesine karşın ağzı çok sıkıdır ve güvendiğim yegane kişidir. Pelin benim farklı tenlerde yaşadığım zevkleri bilse de bunu asla eşi ile paylaşmamıştır.Onlarla ailece görüşüyoruz ve daha önce yaz tatiline de birlikte gitmişliğimiz vardır. Pelin 35 yaşında sarışın, oldukça hoş, alımlı, güzel ve çekici bir kadındır. Uluslararası bir firmanın İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde çalışıyor, eşi Alp’in ise 38 yaşında kendisine ait hukuk bürosu var ve avukatlık yapıyor, Ersin’le haftada bir halı saha maçı yapıyorlar. 10 yıllık evliler ancak onlar da bizim gibi hayatı yaşamayı sevdikleri için çocuk yapmayanlardan. Pelin ve Alp sıklıkla bize gelir, biz onlara gideriz güzel ve samimi bir ilişkimiz vardır. Kendilerine ait bir villa’da oturuyorlar. Bahçelerinde bir çok kez mangal partileri yapmışlığımız vardır.
Size anlatacağım olayın gerçekleştiği tarihin 1 hafta öncesinde, 24 Şubat 2014 – Pazartesi günü Pelin beni arayarak konuşmak istediği şeyler olduğunu ve bir akşam iş çıkışında birlikte yemek yemek istediğini söyledi. Pelin ve eşi Alp’le en son 2 hafta önce hafta sonu kahvaltısında görüşmüştük. O zamandan beri bir araya gelmiyorduk. Tarihi kararlaştırdık ve hafta içi 26 Şubat 2014 – Çarşamba akşamı iş çıkışı buluştuk, keyifli bir sohbet eşliğinde yemek yiyorduk, Pelin’e merakla benimle konuşmak istediği şeylerin ne olduğunu sordum. Pelin’de bana haftaya evlilik yıl dönümleri olduğunu ve 10. yıllarında eşine çok özel bir hediye vermeyi düşündüğünü söyledi. Ben de gülerek hediye seçimi için yardımcı olmamı istediğini söylemen için yemeğe çıkmamıza gerek yoktu dedim. Pelin, ben hediyemi seçtim zaten, önemli olan hediyemin de hediye olmayı kabul etmesi dedi. Hiç bir şey anlamamıştım, bilmece gibi konuşuyorsun daha net anlatır mısın dedim. Pelin’de, şuan kocama 10.yıl dönümümüzde sunacağım harika hediyeye bakıyorum dedi. Ben durumu halen anlamamıştım, madem hediyeye karar verdin o halde başka bir konu mu konuşacağız? Ayrıca peki ben neden bu hediyeyi göremiyorum dedim. Pelin’de çantasından bir ayna çıkarttı ve bana tuttu, işte bak şimdi sende hediyemi görüyorsun dedi. Bir an duraksadım ve ne diyeceğimi bilemeyerek sustum ve sonra güldüm. Pelin’de, kocama 10. yıl dönümünde seni hediye etmek istiyorum, tabi eğer kabul edersen dedi. Bende şaşkınlıkla, gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum, böylesi bir teklif daha önce almamıştım, çok şaşırdım, ayrıca böylesine özel bir gün için hediye olarak seçilmiş olmakta doğrusu ilginç dedim. Pelin’de hayatta güvenebileceğim eşimden sonraki belki de tek kişi sensin, bu nedenle sana güvenerek bunun kararına vardım, Alp senden hoşlanıyor, bunu bana daha önce defalarca dile getirdi, senin Ersin’le olan ilişkin gibi olmasa da bizim de bu konularda rahat bir ilişkimiz var, ancak bugüne kadar Alp benim haricimde biriyle birlikte olmadı, zaten bunu teklif dahi etmedi, bulunduğumu ortamda güzel bir kadın gördüğü zaman bunu bana söylemekten çekinmez, bende bundan rahatsız olmam, ancak sana karşı olan hisleri farklı, yani beğenmenin ötesinde dedi. Ben de çevremdeki bir çok erkeğin benden hoşlandığı olmuştur, ancak Alp’in benden hoşlanması ve beğenmesi, hem de senin gibi güzel bir karısı varken doğrusu şaşırttı, şok üstüne şok yaşatıyorsun bana dedim. Pelin’de, Ersin’de sana sahip ancak farklı tenlerde değişik zevkler yaşamayı seviyor, hem sen benden çok daha seksi bir kadınsın o nedenle durumu sadece eş ilişkisi olarak değerlendirme, erkekler her zaman ufak kaçamakları severler, Alp bugüne kadar bunu bedenen yapmadı, ama biliyorum ki zihnen yapıyor dedi. Ben de haklı olduğunu ancak bundan nasıl emin olduğunu sordum. Pelin’de bana Alp’le her şeyi rahatlıkla konuştuklarını ve özellikle bize her gelişleri sonrasında eve döndüklerinde Alp’in beni o gün ne kadar seksi bulduğunu ve yürüyüşüm sırasındaki kalça hareketlerimin dahi onu tahrik ettiğini anlattığını söyledi ve devam etti. Bizimle birlikte geçirdikleri zamanlar sonrasında eve döndüklerinde mutlaka Alp’in Pelin’le sevişmek istediğini ve her seferinde öncekilerden çok farklı olduğunu ve en son yaşadıkları sevişme sonrasında Alp’in itirafta bulunarak seviştikleri sırada beni düşlediğini söylediğini anlattı. Ben’de Pelin’e peki bu durum seni rahatsız etti mi? diye sordum. Pelin’de gülerek rahatsız etmiş olsa seni ona hediye etmek ister miydim sence? Şimdi sen söyle bakalım hediyem olmayı kabul ediyor musun? dedi. Ben de bu kararından son derece mutlu olduğumu, güvendiğimiz, tanıdığımı ve sevdiğimiz dostlarımız olması nedeniyle bu teklifini memnuniyetle kabul edeceğimi ancak Ersin’le de bunu konuşarak kesin kararımı bildireceğimi söyledim. Pelin’de o halde karar verdik diye düşünüyorum, sen Ersin’le konuştuktan sonra o güne ait detayları planlarız dedi. Yemeğimizi yedikten ve biraz daha sohbet ettikten sonra ayrıldık.
Eve gittiğimde Ersin’e yemekte Pelin’le konuştuklarımızı anlattım, Ersin’de senin fikrin nedir, sen istiyor musun hediye olmayı dedi. Ben’de çok iyi tanıdığımız, güvendiğimiz ve görüştüğümüz bir çift, Pelin zaten benim eski arkadaşım onlardan zarar geleceğini düşünmüyorum dedim. Ersin’de bana Alp’e ben de sonuna kadar kefilim, çok düzgün birisi, ancak önemli olan senin istemen, sen böyle özel bir hediye olmak istiyor musun? diye sorusunu yineledi. Ben’de bu farklı deneyimi yaşamak istiyorum dedim. Ersin’de o halde Pelin’e söyle hediyesi için güzel bir kurdele seçsin dedi. Ersin’de onaylamıştı ve ben Ersin’le konuştuktan sonra daha da heyecanlanmıştım, farklı bir deneyim olacaktı ve bunu yaşamak için sabırsızlanıyordum.
Pelin’i aradım hemen o akşam, kocanın hediyesi hazır, detayları bekliyorum tatlım dedim. Pelin’de bana kabul edeceğinizi biliyordum, Alp hediyesine çok sevinecek, detayları sana yarın aktarıcam canım dedi ve telefonu kapattık. Bana aktaracağı detayların ne olduğunu merak ediyordum. 27 Şubat 2014 – Perşembe günü Pelin beni aradı ve müsaitsen ofisine gelip detayları konuşmak istiyorum dedi, ben de ofisimde beklediğimi söyledim. Pelin ofisime geldi, onun hediyesi olmayı kabul ettiğim için bana teşekkür etti. Ben’de çok heyecan verici bir deneyim olacağını ve hem detayları merak ettiğimi, hem de o gün için sabırsızlandığımı söyledim. Pelin evlilik yıl dönümlerinin 07 Mart 2014 Cuma günü olduğunu, Cuma günü akşam yemeğinde en geç saat 20.30 onlarda olmamı istedi. Gün ve saat benim için uygundu. Onlara giderken üstüme kırmızı tek parça, üst kısmı büstiyer, askısız, eteği süper mini bir elbise giymemi, elbisenin dar olmasını ve vücudumu sarmasını, vücut hatlarımın, özellikle de kalçalarımın belli olmasını, iç çamaşırı giymememi istedi. Ayağıma uzun siyah, diz üstü deri çizme ve siyah file jartiyer çorap giymemi, saçlarımın açık ve dalgalı kalmasını, makyajımın kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde olmasını ve ayak bileğime kadar uzun siyah deri pardesü giymemi, pardesünün kuşak kısmına ise kırmızı kurdele bağlamamı istedi. Ben’de gülerek hediyeni paketleyerek vereceksin yani dedim. Pelin’de çocuklar hediyeleri açmayı ve süprizleri severler, erkekler hiç büyümeyen çocuklar olduğuna göre onu heyecanlandıracak süpriz hediyeyi paketleyerek sunmak güzel olur dedi. Ben’de istediklerini severek yapacağımı söyledim. Pelin ayrıca yanımda beyaz büstiyer-jartiyer takımım olmasını ve beyaz askılı göbeğimi açıkta bırakacak body ile siyah deri, dar, diz altına uzanan eteğimi, kırmızı topuklu ayakkabılarımı, kırmızı kısa deri montumu da götürmemi istedi. Ben de hepsi tamam ama deri etek ve beyaz body neden? diye sordum.
Pelin bunların giyim konusundaki istekleri olduğunu, geceye ve hediye sürecine dair isteklerini anlatacağını söyledi. Ben’de merakla onu dinliyordum. Onlara gittiğimde deri pardesümü çıkartmadan içeriye girmemi, kendisinin Alp’e yapacağı konuşma sonrasında Alp’in belimdeki kırmızı kurdeleyi açıp hediyesini almasını istediğini söyledi. Ben’de bu heyecan verici olacak dedim. Pelin ama isteklerim bitmedi dedi, ben de dinliyorum dedim ve Pelin devam etti. Hediye olarak seni ona verdiğim andan itibaren 24 saat süresince sen onun hediyesi olacaksın, seninle istediğini yaşama özgürlüğünü ona sunucam, senin de buna itirazın yok değil mi? dedi. Ben’de hediye olmayı kabul ettiğime göre tüm kuralları kabul etmiş durumdayım, elbette itirazım yok dedim, içimdeki heyecan Pelin anlattıkça artıyordu. Cevabım Pelin’in hoşuna gitmişti, güzel buna sevindim, Alp seninle 24 saat boyunca istediğini yaşarken ben size asla katılmayacağım, gece yanınızda olup sizi izleyebilirim bu durum seni rahatsız etmeyecektir biliyorum, zaten sürekli sizi izlemeyeceğim, hediyesi ile baş başa zaman geçirmesi için size sabah kahvaltınızı hazırladıktan sonra evden ayrılıcam. Alp seni beyaz büstiyer-jartiyer takımın içinde görmekten zevk alacaktır. Kahvaltıda onları giymeni istiyorum. Akşam süre dolumuna yakın yeniden eve dönücem. Eve döndüğüm zaman eğer Alp ve sen benim de katılımımla devam etmek isterseniz size eşlik edicem. Ancak eğer Alp o an sadece benimle birlikte olmayı seçerse senin hediyelik süren dolmuş olacak, bunu da kabul ediyor musun? dedi. Ben’de Pelin’e, canım beni tanıyorsun, farklı zevkleri yaşamaya her zaman açığımdır, eminim ki Alp ikimizi aynı anda isteyecektir, bu zevke seninde katılımınla Alp’in hediyeliğinden zevk aldığı kadın ikilisine dönüşmek güzel olacak dedim. Pelin’de bende bundan eminim, Alp asla sana git demeyecektir, ona birlikte ikinci kez hediye vereceğiz, ayrıca senden istediğim deri etek ve body ile ilgili sorunu yanıtlamam gerekirse onları senden özellikle istedim, çünkü Cuma akşamı evde yapacağımız yıl dönümü kutlamasında ona hediyemi sunucam yani seni, ancak Alp’i tanıyorsam Cumartesi akşamı dışarıda bir yerde eğlenmek isteyecektir, o nedenle onları da eğlenceye giderken giymeni istiyorum, eğlence sırasında seni yeniden arzulayacak ve eve birlikte dönmemizi isteyecek eminim ki dedi. Bende sen planın tüm detaylarını düşünmüşsün bu durumda artık bunu yaşamak ve yaşatmak kalıyor dedim. Pelin son bir şey daha var, Cuma gecesinden itibaren, bizden ayrılacağın zamana kadar cep telefonun kapalı olacak, dikkatini dağıtacak herşeyin hayatından çıkmasını istiyorum dedi. Ben’de kabul dedim. Pelin’de tüm detaylarda anlaşmış olmamıza sevindim dedi. Ofisten birlikte çıktık, Pelin evine doğru gitmek için arabasına bindi, ben de kendi arabama bindim ancak içimdeki heyecana engel olamıyordum. Çok farklı bir histi bu, en yakın arkadaşımın kocasına hediye olacaktım ve bunun biran önce olması için sabırsızlanıyordum.
28 Şubat 2014 Cuma gecesi Pelin aradı, Alp’le konuşurken neredeyse 3 haftadır bir araya gelmediğimizi ve bizi özlediklerini Cumartesi günü öğleden sonra bize gelmek istediklerini söyledi. Bunun Pelin’in muzurca bir oyunu olduğunu farketmiştim, haftaya gerçekleşecek evlilik yıl dönümleri öncesinde, alacağı hediyesinden habersiz olan Alp’in beni görüp arzulamasını istiyordu belli ki, ben de bize gelmelerinden mutlu olacağımızı söyledim. Ersin’e Pelin ve Alp yarın bize gelecekler dedim, Ersin’de o halde haftaya yaşayacağı şok süpriz öncesinde Alp’i bizde biraz terletelim, yarın çok seksi olmanı istiyorum bebeğim dedi. Benimde aklımdan aynı şey geçiyor dedim Ersin’e.
01 Mart 2014 Cumartesi sabahı uyanınca önce güzel bir duş aldım, vücudumu duş jelimle yıkarken bedenimde dolaşan ellerimi Alp’in elleri gibi düşlemek beni zevklendirdi, duş sonrası Ersin’de uyanmıştı, beni öptü ve kokladı, şimdiden kokunla baştan çıkarıyorsun Alp geldiğinde deliye dönecek dedi. Birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra kuaföre gidip saçıma dalgalı fön çektirdim. Saat artık öğlen 1.30 olmuştu, Pelin öğleden sonra geleceklerini söylemişti, gelecekleri saat yaklaşmış olmalıydı, yatak odama çıkıp hazırlandım. Ersin televizyon odasındaydı, Ersin’in üstünde mavi keten bir gömlek ve kot vardı. Sıradan gibi dursa da kıyafeti spor ancak özenli giyinmişti, ben de aynı özende hazırlandım. Üstüme beyaz saten gömlek giydim, düğmeleri göğüs çatalıma kadar açıktı, altımda süper mini dar leopar desenli eteğim vardı ve ayağıma vizon rengi jartiyer çoraplarımı giydim, içimde beyaz dantel sütyenim ve tangam vardı. Ayakkabı olarak da kahverengi uzun topuklu güderi ayakkabılarımı seçtim. Kıyafetimi inci küpelerim ve inci kolyem ile tamamladım.
Evin önüne park eden arabanın sesini duyunca yatak odamın camından baktım, gelenler Alp ve Pelin’di. Alt kata indim onları karşılamak için, kapıyı açtığımda Pelin’le Alp karşımdaydı. Pelin’in elinde bir kutu çikolata vardı, Alp’te bir buket kırmızı gül getirmişti. Pelin’in elinden çikolatayı aldım, sarıldık ve öpüştük, ardından da Alp’e sarılıp öperken vücudumu ona bastırdım, göğüslerimi ve sıcaklığımı hissetmesini sağladım ve hoş geldin dedim. Alp bir an yutkundu ve hoş bulduk Arzu dedi ve bu çiçekler sana dedi. Ben’de çok teşekkür ederim diyerek elinden çiçekleri aldım. Pelin içeri girmişti ve Ersin yok mu diye sordu, ben de televizyon odasında dedim, gidip ona da merhaba diyeyim o halde dedi. Biz Alp’le holdeydik. Salona geçelim biz de o halde dedim ve birlikte salona geçtik. Elimdeki çiçekleri ve çikolatayı ortadaki sehpaya bıraktım ve Alp’in karşısına oturup bacak bacak üstüne attım. Eteğim kalçama kadar açılmıştı. Alp’le sohbet ediyorduk, genel gündelik konular ve işlerimiz üzerine konuşuyorduk. Alp’in gözleri bedenimde dolaşıyordu bunun farkındaydım. Biz sohbet ederken Pelin ve Ersin salona geldi, Alp Ersin’i görünce ayağa kalkıp sarıldı ve selamlaştılar. Ersin çiçek ve çikolatayı görünce Alp’e, hayırdır kız istemeye mi? geldiniz dedi ve güldü. Alp’te gülerek, elimiz boş gelmeyelim dedik, ben çikolata alalım dedim, Pelin’de çikolata Ersin’e olur, Arzu’ya da çiçek alalım o halde deyince ortaya böyle bir durum çıktı işte dedi. Pelin karşımda oturuyordu o sırada ve bana bakıp göz kırptı, bu muzurca fikrin planlanmış bir durum olduğunu anlamıştım. Ben de Ersin ve Alp’in konuşmasına katılarak bence çok güzel olmuş, çok nazik bir davranış ve çiçeklerde harika teşekkürler Alp, ayrıca ne zaman ne olacağı belli olmaz, çiçek ve çikolata şimdi gelir kız isteme teklifi daha sonra, belli mi olur dedim ve Pelin’e bakıp göz kırparak güldüm. Ersin ve Pelin ne demek istediğimi anlamıştı, Ersin’de muzurca tabi hayatım ne zaman ne olacağı belli olmaz, bakarsın Pelin seni Alp’e ister dedi ve güldü. Alp kızarmıştı. Sonra Ersin Alp’in sırtına vurup hadi geç otur ayakta kalmayalım dedi. Ersin yanıma oturdu, Alp’te Pelin’in yanında oturuyordu ve tam karşımdaydı. Sohbet ettik bir süre, sonra ben Pelin’e hadi bana yardımcı ol da çayı ve yemekleri getirelim dedim. Ayağa kalkarken bacaklarımı açınca Alp’in eteğimden tangamı gördüğüne emindim. Pelin’le birlikte mutfağa indik. Pelin çayları koyarken, muhteşem olmuşsun Alp şuan eminim ki çıldırıyordur, ayrıca kalkarken eteğinden tanganı ben gördüysem o bu fırsatı affetmemiştir dedi. Ben’de çiçek ve çikolata fikri de gerçekten çok muzurca, sen de az değilsin dedim. Çayları ve börek-kek ve çörekleri alıp salona çıktık.
Gün boyunca Alp’in gözleri hep üstümdeydi, bende her fırsatta ona frikikler veriyordum. Saat 19.30 civarına gelmişti, Ersin akşam yemeğinde bizdesiniz dedi Alp’e. Alp’te Pelin’e baktı ve Pelin’de dost meclisindeyiz, bu güzel ve keyifli ortamdan benimde ayrılasım yok doğrusu dedi. Alp’te madem ki fikirlerimiz ortak ucunu açık bırakıyoruz günün dedi. Ersin’de ha şöyle ya, gelip kaçmak olur mu hiç dedi. Ben’de günün ve gecenin ucunu açık bırakalım, tadını çıkaralım dedim. Ersin’de o halde ben mangalı yakıyorum dedi. Ben’de hayatım ama etler buzlukta, hemen çözülmez, taze et alırız biz Alp’le kasaptan, sen mangalı hazırlarken Pelin’de salatayı hazırlasın dedim. Üstüme taba rengi kısa deri ceketimi alıp Alp’le birlikte evden çıkıp arabama bindik, koltuğuma oturunca eteğim daha da açıldı. Alp’in belli etmemeye çalışsa da bacaklarımı baktığının farkındaydım. Yolda ilerlerken Alp’e akşam yemek sonrası bizde kalsanıza, yarın nasıl olsa pazar hep birlikte kahvaltı yaparız dedim. Alp’te gecenin ucunu açık bırakmaya zaten karar verdik, bence olur dedi. Kasap’ın önüne arabayı park ettik ve indik. Et seçimini Alp’e bıraktım. Kasap’tan çıktıktan sonra marketten de içki alalım dedim ve markete gittik birlikte. İçki reyonunda dolaşıp içki seçerken elime litrelik rakı şişesini alıp, gece uzun nede olsa değil mi? dedim. Alp’te sızıp kalma sonra dedi. Ben’de keyifini çıkartırız ama sızma en fazla çakır olurum dedim. Alp’te o halde seçim bence tamamdır dedi. İçkiyi de alıp marketten çıktık. Arabama bindik eve dönüyorduk. Yolda Alp’e, birlikte çok zamanlar geçirdik, tatile gittik, samimiyet derecemizin etkisiyle sana sormak istiyorum beni güzel buluyor musun? dedim. Alp bana, bunu Pelin’e de çok sık söylerim gerçekten güzel ve alımlısın. Ersin bence çok şanslı, seni gören hemen her erkek onun yerinde olmak ister dedi. Bende peki sen de o erkekler içerisinde misin? diye sordum. Alp’te benim çok sevdiğim ve güzel bir karım var, sen de biliyorsun ki çok mutluyuz, seni de elbette güzel buluyorum dedi. Ben’de ama sorumun cevabı bu değil, ben sana Ersin’in yerinde olmak isteyen erkekler içerisinde sen de var mısın? dedim. Alp’te bana, beni doğrusu çok sıkıştırdın, senin gibi arzulu bir kadının eşi olmayı istemeyen aptaldır dedi. Ben’de yani sorumun cevabı olarak Evet mi diyorsun dedim. Alp’te gülerek ben cevabımı verdim, sen Evet olarak algıladıysan öyledir dedi.
Eve gelmiştik, arabamdan indim. Alp’te inmişti. Bagajı açtım ve eğilip bagajdan alışveriş poşetlerimizi alıyordum. Alp arkadamdaydı, başımı çevirip, orada durup kalçalarımı seyretmek yerine bana yardımcı olmaya nedersin dedim. Alp’te gülerek tamam ver bakalım şu poşetleri dedi ve bagajdan poşetleri alıp eve girdik. Ersin bahçede mangalı yakmıştı, Pelin’de mutfaktaydı, masayı ve salatayı hazırlamıştı. Biz geldik diye seslendim. Ersin’de nerede kaldınız, mangal hazır hadi etleri getirin dedi. Pelin’de Alp’e seni Arzu ile göndermekle hata mı ettim yoksa, alışverişten gelemediniz bir türlü dedi muzurca gülerek, Alp’te doğrusu benim için keyifli bir alışveriş geçti, çok zaman kaybetmediğimizi düşünüyorum dedi. Ben’de elimdeki cips paketinden cips atıp ağzıma nokta atışlarla ihtiyaçlarımızı aldık, yolda da biraz sohbet ettik hepsi bu dedim. Daha sonra yemeklerimizi yedik, mangalda kızaran etlerin tadına karışan rakıyla gece saatler su gibi akıyordu. Şişenin dibine indikçe alkolün etkisiyle sohbet daha rahat bir ortamda geçmeye başlamıştı. Saat gece yarısını geçmişti, Ersin Alp’e, bu saatten sonra eve dönmekle uğraşmayın bence, burada kalın, yarın sabahta güzel bir kahvaltı yaparız birlikte dedi. Alp Pelin’e baktı, Pelin’de bence olur, sen karar ver dedi. Alp’te kalıyoruz dedi. Ben’de kadehimi kaldırıp, işte buna içilir o zaman dedim. Saat 02’yi gösteriyordu. Ben ve Pelin rakının etkisi ile hafif çakır keyif olmuştuk. Ersin enerjimizi biraz da yarına mı saklasak artık yatalım mı dedi. Herkes bu fikre sıcak bakmıştı. Alp ve Pelin’e bizim de yatak odamızın olduğu kattaki misafir yatak odasını verdik. Odaları bizim yatak odamızla karşılıklıydı. Bizde yatak odamıza çekilmiştik, üstümü değiştirip uçuk mavi askılı saten süper mini geceliğimi giydim, içimde iç çamaşırım yoktu. Ersin yataktaydı, lavaboya gidip dişimi fırçalamak için odamdan çıktığım anda Alp’le karşılaştık. O da lavabodan çıkmış odasına gidiyordu. Beni süzdü, ben de güzel bir gece oldu dedim. Alp’te evet ev sahipliğinize diyecek yok zaten dedi. Ben’de tatlı rüyalar size dedim ve lavaboya girdim.
Dişlerimi fırçaladıktan sonra yatak odama döndüm. Ersin yatakta beni bekliyordu. Yanına girip teninde elimi dolaştırdım ve elimi boxerının üstüne atıp, seni istiyorum dedim. Ersin’de dudaklarımı yapışıp beni öptü. Dudaklarımız ayırıldığında sen istersin de hayır denir mi hiç dedi. Sabaha karşı 04.30’a kadar seviştik, inlemelerimin ve çığlıklarımın Pelin ve Alp’in yatak odasından duyulduğuna emindim. Sabah saat 10’da uyandım. Ersin halen uyuyordu. Banyoya girdim, önce güzel bir jakuzi keyfi ardından da yıkandım ve havluma sarınıp banyodan çıktım. Saat 11 olmuştu, Alp’te uyanmıştı. Koridorda karşılaştık. Islak vücuduma sarılı olan havlumla karşısındaydım. Alp bana bakıp gülümsedi ve günaydın dedi. Ben’de günaydın, güne güzel bir duş ile başlamak gibisi yok dedim. Alp’te geceyi güzel bitirdiysen güne de güzel başlarsın, senin geceyi güzel bitirdiğini düşünüyorum dedi. Ben odama doğru yürüyordum ve yan yanaydık bunları konuşurken, ben de oldukça güzel hemde dedim ve göz kırpıp yatak odamın kapısını açtım. Ersin yüz üstü yatıyordu yatakta, Alp çıplak olduğunu görmüştü, odada yerde geceliğim duruyordu onu da farketmişti ve ben Alp’e bakıp kahvaltıda görüşürüz diyerek odamın kapısını kapattım. Ersin’de uyanmıştı, günaydınlaştık, kalkıp kısa bir duş aldı ve üstünü giydi. Ben de üstüme pembe bir body ve gri dar eşortman giymiştim. Birlikte salona indik, Pelin ve Alp salondaydı. Günaydın dedik ikisine de, sonra biz Pelin’le mutfağa inip kahvaltıyı hazırladık. Alp ve Ersin salonda oturuyordu. Pelin bana mutfakta, akşam o sesler neydi öyle, Alp senin sesini duydukça deliye döndü resmen, sikini kalçama dayayarak beni tahrik etmeye çalıştı ama ben karşılık vermedikçe resmen çıldırdı. Ben sızmışım alkolün etkisiyle, bir ara uyandığımda halen senin çığlıkların devam ediyordu. Alp’e baktım yanımda yoktu, odadaki tuvaletin ışığı yanıyordu, seni düşleyerek mastürbasyon yaptı dedi. Ben’de hem Ersin’le sevişmek istediğim için hem de Alp’in seslerimi duyacağını ve çıldıracağını tahmin ederek yaptım bunu, hem fena mı işte hediyesini haftaya parçalayarak açar dedim. Biz kahkaha atarak gülüşürken Ersin ve Alp mutfağa indiler. Neşeniz bol olsun dedi Ersin, neler hazırladınız bize bakalım diye sordu. Ben’de Ersin’i dudağından öpüp ona dokunup Alp’e bakarak, güzel geçen bir gecenin ardından enerji verecek bir kahvaltı dedim. Ersin’de Alp’e o halde hadi oturalım masaya dedi. Ersin ve Alp masaya oturdular, Pelin çayları koyarken ben’de yumurta ve sucuk servisi yapıyordum. Pelin çayları doldurup Ersin’in yanındaki sandalyeye oturdu. Ben yumurta servisini yapmış, sucukları servis yapıyordum. Alp’in tabağına sucuğu koyduktan sonra Ersin’in tabağına koyacakken yere düştü bir tanesi, ben de tavayı masaya bırakıp yere domalarak yerdeki sucuğu aldım. Kalçam Alp’e dönüktü. Ersin o sırada Alp’e insanın içinden kalçasına tokat atmak geliyor değil mi dedi. Ben’de yerden sucuğu alıp kalktım ve içinden geçeni istediğin zaman yapmazsan fırsatlar kaçabilir dedim ve tavayı mutfağa bırakıp Alp’in yanına oturarak kahvaltıma başladım. Kahvaltı boyunca sohbet ettik, hatta bir ara sohbet bizim akşam odamızdan yükselen seslere geldi. Ersin Alp’e gece rahat uyuyabildiniz mi? diye sordu. Alp’te ev sahipliğiniz gerçekten harika, yatak odamız ve yatağımız da çok rahattı dedi ve sonra bana dönüp bakarak bir süre duyduğum seslerde geceye heyecan katan ayrıntı oldu dedi. Ersin’de az önce Arzu’nun söylediği gibi içinden geleni istediğin zaman yapmazsan fırsatı kaçırırsın, o nedenle biz içimizden geleni istediğimiz zaman yaşamayı seviyoruz, sesler umarım rahatsızlık vermemiştir dedi. Alp’te hayır sizin zevkiniz bize asla rahatsızlık vermez dedi.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra, keyif kahvelerimizi de içtik ve Alp’le Pelin bizden ayrıldılar. Onları yolcu ederken Alp’i öpüp, fırsatları kaçırma, en yakın zamanda yeniden görüşelim dedim göz kırparak. Pelin’de her şey için teşekkürler, en yakın zamanda görüşeceğiz dedi. Evden ayrıldıklarından sonra Ersin’le Alp hakkında konuştuk, Ersin bana, haftaya yaşayacağı şoku ve sonrasında seni nasıl parçalayacağını doğrusu merakla bekliyorum dedi. Ben’de Ersin’e, ben de o anları yaşamak için sabırsızlanıyorum dedim.
02 Mart 2014 Pazartesi sabahı yeni haftaya başlamıştım. Heyecanlı bekleyişle geçecek bir haftaydı bu. Ersin’le anlaşmış ve Cuma gecesi kendimi Alp’e saklamak için bu haftayı seks yapmadan geçirecektim. Öğlen yemeğine çıktığım sırada Pelin aradı. Hafta sonu hakkında konuştuk telefonda, bana Alp’in Cumartesi gecesi sevişme seslerimi duyması sonrasında çılgına döndüğünü, Pazar günü eve gittiklerinde onu eve girer girmez tutup parçalarcasına sevişirken bir ara sana bayılıyorum Arzum diye haykırdığını söyledi. Ben’de Pelin’e Cuma gecesini sabırsızlanarak beklediğimi anlattım. Hafta boyunca işlerime odaklanmaya çalışsam da aklım hep Cuma gecesindeydi, biran önce o geceyi yaşamak istiyordum. Günler bir birini kovalayarak geçerken artık Perşembe gecesi olmuştu ve büyük güne artık çok az kalmıştı. Pelin aradı o gece, senden yarın için istediklerimi unutmadın değil mi dedi. Ben’de yarın her şey harika olacak bana güven dedim. Pelin’de yarın gece için ufak bir isteğim daha olacak dedi, ben de isteğini zevkle yerine getirim sen söyle yeter ki dedim. Yarın gece kocama seni hediye edicem biliyorsun, bu nedenle yarın ve hafta sonu boyunca arkadaşlığımız geçerli olmayacak, sana başka biriymişsin gibi hitap etmem gerekiyor dedi. Ben’de doğru düşünüyorsun, hem bu durum daha hoş olur, istersen kocanın hafta sonu fahişesi olabilirim dedim. Pelin güldü ve fahişe mi? dedi. Ben’de evet erkekler bundan hoşlanır, Ersin bana sevişirken böyle hitap ediyor bazen, beni de ateşlendiriyor dedim. Pelin’de peki senin için sakıncası yoksa olur dedi. Bu konuda da anlaşmıştık ve artık yarın geceyi bekliyordum.
07 Mart 2014 – Cuma sabahı içimdeki heyecan ve gece yaşayacaklarımın bedenimi yakan ateşi ile uyandım. O gün işe gitmedim, kendimi tamamen dinlendirip Alp’e saklamak istiyordum. Yataktan saat 10.30’da kalktım, önce güzel bir kahvaltı yaptım, ardından 45 dakika jakuzi keyfi yaparak vücudumu dinlendirdim ve rahatladım. Duşumu aldım, gece için kıyafetlerimi hazırladım. Saat 14 olmuştu. Pelin’i aradım. Bugün büyük gün, gece için sabırsızlanıyorum dedim. Pelin’de ben de hediyemi vermek için sabırsızlanıyorum dedi. Gece 20.30’da sizdeyim dedim. Pelin’de bana eşimin fahişesini ona hediye etmek için bekleyeceğim dedi. Gece beni nelerin beklediğini hayal ederek evde dolaşıyordum. Saat ilerliyordu, 17.30 civarı kuaförüme gittim, saçlarımı dalgalı olarak yaptırdım, ardından makyajımı Pelin’in istediği şekilde kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde yaptırarak eve döndüm. Saat artık 19’a gelmişti. İç çamaşırı giymeden, kırmızı, askısız, büstiyer süper mini elbisemi giydim. Ayağıma file jartiyer çoraplarımı ve uzun sivri topuklu, siyah deri diz kapağıma kadar uzun olan çizmelerimi giydim. Parfümümü sıktıktan sonra boy aynamda kendime baktım. Geceye hazırdım. Kendi kendime, bekle beni Alp, birlikte uçacağız dedim. Ardından Ersin’i aradım, evden çıkacağımı ve Pelin’le yaptığım anlaşma gereği telefonumun kapalı olacağını söyledim, Ersin’de bana yaşayacağım anın doyasıya tadını çıkartmamı söyledi. Telefonumu kapattım ve evde bıraktım. Dolabımdan siyah uzun deri pardesümü aldım ve üstüme giydim, fermuarını kapattım, deri kuşağını çıkarttım. Belime bağlayacağım kırmızı kurdeleyi de yanıma alıp evden çıktım. Arabama bindim ve Pelin’lere doğru yol aldım. Arabamı park ettim evlerinin önüne, kırmızı kurdeleyi belime bağladım, evlerinin önünde yeni bir bmw 116i duruyordu, daha önce onlara ait böyle bir araba görmemiştim, başka bir misafirleri daha mı var diye düşünerek tam saat 20.30’da kapılarını çaldım.
Kapıyı Alp açtı, beni karşısında görünce şaşırdı. Alp’in üstünde beyaz bir gömlek, siyah üstüne beyaz puantiyeli kravat, siyah kumaş pantolon vardı. Merhaba Alp, beni içeri davet etmiyecek misin? dedim. Alp şaşkın bir ifadeyle olur mu hiç öyle şey, buyur lütfen dedi. İçeri girdiğimde Pelin koltukta oturuyordu. Yemek masası hazırdı, şarap açmış ve içiyorlardı. Pelin’e merhaba dedim sadece, Pelin’de hoş geldin dedi tok bir ses tonuyla, Pelin’in üstünde krem rengi bluz ve siyah süper mini deri etek vardı. Ben salonun ortasında ayakta duruyordum. Alp geldi, Arzu neden oturmuyorsun dedi. Cevap vermeden Pelin’e bakıyordum. Pelin yerinden kalktı, yanıma geldi, saçlarımla oynadı, etrafımda dolaşıp beni süzdü ve sonra Alp’e, hayatım evlilik yıl dönümümüz kutlu olsun, bana aldığın yeni oyuncağımı verirken sormuştun ya bu hediye mi nasıl geçeceksin diye, sen karar ver geçip geçmediğime dedi ve kalçama vurarak evet bu fahişe 24 saat boyunca senin, onunla istediğini yaşama özgürlüğüne sahipsin dedi. Alp’te ayağa kalkıp yanımıza gelmişti. Anlam veremiyorum neler olduğuna dedi, Pelin’de, sana çok istediğin şeyi, Arzu’yu hediye ediyorum işte, zevkine bak dedi ve Alp’i dudağından öptü. Alp bana bakıyordu. Ben’de gülümsedim, Pelin hadi artık aç hediyeni dedi. Alp belimdeki kurdeleyi çözdü, gerçekten çılgınsınız siz dedi. Kurdele yere düşmüştü. Pelin Alp’e fermuarını da aç dedi. Alp boğazıma kadar çekili olan fermuarı açtı ve Pelin omuzlarımdan aşağıya doğru deri pardesümü indirdi. Alp bana uzun uzun baktıktan sonra, çok güzelsin dedi. Pelin’e dönüp baktım, Pelin’de görevini yap fahişe dedi.
Alp’e yaklaştım ve elimi bedeninde dolaştırıp günün kutlu olsun canım diyerek dudaklarına yapıştım, Alp hafifçe elini belime sarıp aşağıya doğru kaydırarak kalçamı okşayıp beni öptü. Dudaklarımız ayrıldığında elim Alp’in pantolonun üstünden sikini okşuyordu. Pelin yanımıza gelip, özgür ve sınırsız olun dedi. Ben’de Pelin’e emriniz olur dedim ve Alp’in gömleğinin düğmelerini açmaya başladım. Pelin koltuğuna oturup şarabını içiyordu. Alp dönüş Pelin’e baktı, Pelin’de kadehini kaldırıp şerefine aşkım, kollarındaki fahişenin tadını çıkarttığını ve onu inlettiğini görmek istiyorum dedi. Alp bunun üzerine, madem ki sen böyle diyorsun o halde ben hediyemle ilgileniyim biraz dedi. Ben Alp’i soyarken Alp’te ellerini bedenimde dolaştırıyor, beni öpüyordu. Elleri eteğimin altından kalçalarımı okşuyordu. Ben’de elimi Alp’in çıplak teninde dolaştırıyordum. Pantolonun kemerini açacağım sırada Alp elimi tuttu ve beni koltuğa oturttu, masaya doğru gitti ve şarap şişesini aldı, ben bacak bacak üstüne atmış oturuyordum. Yanıma gelip kendi kadehine şarap doldurup bana verdi, ben şarabı içerken Alp’te yanıma oturdu, omzumu öpüp bacaklarımı okşuyordu. Siki pantolonunu zorluyordu ve kalkıklığı belli oluyordu. Pelin çaprazımızda oturuyordu. Alp beni okşarken Pelin’e baktım. Pelin sırtını koltuğa dayamış mağrur bir duruşla şarabını içerek bizi izliyordu. Ben ona bakınca o da bana bakıp, tadını çıkart tatlım dedi. Alp boynumu öperken çok güzel kokuyorsun, beni baştan çıkartan parfümünü sıkmışsın, sana sahip olmak için çıldırıyordum, rüya gibisin dedi. Elleri bacak arama girmişti, bende bacaklarımı açmıştım, baldırımı ve amımın üstünü okşuyor, avuçluyordu. Ben’de elimi sikine atmış okşuyordum, kemerini çözmüş ve fermuarını açmıştım. Sikini avcuma alımış okşuyordum. Alp yeniden dudaklarıma yapıştı ve bu kez ateşli şekilde benimle öpüşmeye başladı, öpüşürken siki avcumda daha da büyüyordu. Eli amımdaydı ve parmaklıyordu, bacaklarımı açmış, sırtımı kanepeye dayamıştım, dudaklarımı ayrıldığında elbisemin üstünden taşan göğüslerimi öpmeye ve yalamaya başlamıştı. Göğüslerimi yalarken amımdaki parmaklarını derinlerime kadar sokuyordu, ben de artık inleyerek saçını okşayıp, seninim, sana aitim dedim. Pelin yerinden kalktı ve yanıma geldi, saçımı okşayıp aferim sana, şimdi kocamın sikini yala dedi. Alp bir an duraksadı, başını kaldırıp Pelin’e baktı, Pelin’de kocamın her zevki dorukta yaşamasını isterim dedi.
Alp kanepeye sırtını yasladı, peki o halde, hadi beni doruğa taşı dedi, ben de yerimden kalktım ve önünde domalıp sikini okşayarak ona baktım, bakışlarımda ki ihtiras onu delirtiyordu, gözlerine bakarak sikin başını ağzıma alıp emmeye başladım. Pelin kalçama tokat atıp, aferin sana fahişe, kocamı zevkten uçur bu gece dedi. Ben Alp’in sikini tuttmuş emmeye başlmıştım, Alp saçlarımı okşuyordu. Sikini ağzıma almış emiyordum, dilimi üstünde gezdirip yalıyordum, o sırada Pelin elbisemin eteğini belime sıyırdı ve kalçamı tokatladı, elini kalçalarımda dolaştırıp amımı okşamaya başladı, amım zaten kabarmış durumdaydı. Ben Alp’i yalarken Pelin parmaklarımı amıma sokmaya başladı, bu harika bir zevkti, Alp’in siki ağzımda daha da büyüyordu. Pelin amımın ıslaklığını parmaklarına alıp Alp’in yanına geçti ve dudaklarına am sularımı sürüp, dudağından öptü ve senin için hazır dedi. Başımı Alp’in sikinden kaldırdım ve hadi inlet beni dedim ve doğruldum. Pelin’de bana hayır sen doğrulmuyorsun, ellerini kanepeye koyup domal dedi. Alp ayaktaydı, ben kanepeye ellerimi koyup dizlerimi kırmadan domalmış durumdaydım. Pelin ve Alp arkamda duruyordu. Pelin kalçamda ellerini dolaştırıp, tırnaklarını geçirerek sıktı ve hediyeni beğendin mi aşkım diye sordu. Alp’te muhteşem, beğenilmez mi, düşlerimi gerçeğe çevirdin dedi, öpüşme seslerini duyuyordum. Sonra kalçamda Alp’in ellerini hissettim, sikini sürtmeye başladı, Pelin Alp’in sikini tutup amıma yerleştirdi ve hadi şimdi dedi. Alp kasıklarımdan tutup kendisine çekerek amıma girmeye başladı. Zevkle inliyordum, Alp sert ve seri hareketlerle amıma giriyordu. Kasıklarımdan tutup kendisine çekerek adeta en derinime giriyordu. Pelin kanepeye oturmuş, saçlarımı okşuyordu. Başımı kaldırıp ona bakarak zevkle inliyordum. Alp en derinlerime girdiği anda, Pelin’e bakarak ooooooohhhhhhhhh kocan harika, aaaahhhhhhh, diye inledim. Pelin’de harika olduğunu biliyorum, onu ancak sen doyurabilirsin fahişe diyerek yüzümü okşadı. Alp saçlarımı eline doladı ve çekerek amıma yüklendi, artık anırarak inliyordum. Alp ben geliyorum diye bağırmaya başladı, Pelin’de bana baktı, ben de elbette içime boşalacak, ona ait olduğumu hissetmek istiyorum dedim. Pelin’de madem ki fahişen öyle istiyor sen de zevkini dorukta yaşa aslanım dedi. Alp’te amıma spermlerini akıtmaya başladı, ben de zevkle ve titreyerek boşalıyordum. Titremelerimi fark eden Pelin Alp’in yanındaydı ve onu öperek fahişeni zevkten titrettin dedi.
Alp amımdan çıkmıştı. Pelin sırtıma vurup ayağa kalk dedi, ben de ayağa kalkmıştım, bacaklarımdan spermler ve zevk sularım akıyordu. Elbisemin eteği belime kadar sıyrılmış haldeydi, amım ortadaydı. Pelin bana Alp’in sikini temizle dedi. Ben’de Alp’in önünde diz çöküp sikini yalayarak temizlemeye başladım, ben Alp’in sikini temizlerken Alp’le Pelin öpüşüyorlardı, siki ağzımda yeniden büyüyordu. Alp Pelin’i okşamaya başlamıştı, eli bedeninde geziyor, göğüslerini sıkıyordu. Pelin kendini geriye çekip, bu gece kadının o diyerek beni gösterdi ve kolumdan tutup kaldırdı. Alp’te madem kadınım Arzu o halde onu soy benim için dedi. Pelin elbisemin fermuarını açtı ve elbisem ayaklarıma düştü. Alp’in karşısında file jartiyer çoraplarım ve çizmelerimle kalmıştım. Alp bana baktı ve çok güzel, afrodit gibi adeta, Ersin’in seni öylesine inletmesini şimdi çok daha iyi anlıyorum diyerek beni kendisine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Bende Alp’in sikini tutup amıma yerleştirdim, ayakta öpüşerek beni sikiyordu, kasıkları kasıklarıma çarpıyordu, elimi boynuna dolamış ve onu kendime kitlemiştim. Alp’te elini kalçama atmış okşayarak ayakta sikiyordu beni. Bundan çok zevk alıyordum. Pelin koltuğa oturmuş bizi izliyordu, elinde şarap kadehiyle bacak bacak üstüne atmıştı. Alp ellerini kalçamdan baldırıma doğru indirip beni kucağına aldı ve duvara yasladı, beni kucağında zıplatarak amıma girmeye başladı. Bacaklarımı beline dolamış zevkten inliyordum. Alp’te çıldırmış gibiydi, amımın sıcağı onu delirtiyordu. Ben’de onu içimde hissetmekten çok zevk alıyordum. Kendimi 1 haftadır ona saklamıştım ve yanıyordum. Ben kucağında zevkle boşaldım, zevk sularım sikine akmaya başlamıştı. Alp henüz boşalmamıştı ve beni sikmeye devam ediyordu. İçimden çıkmadan beni kucağında taşıyıp öperek salondaki konsolun üstüne oturttu, bacaklarımı iki yana açıp amıma yüklenmeye devam etti, ben çığlık atıyordum, tırnaklarımı sırtına geçiriyordum. Alp’te bir süre sonra ikinci kez amıma boşaldı ve içimden çıktı.
Elimden tutup beni konsolun üstünden indirdi, birlikte kanepeye oturduk, ayağımda halen çizmelerim duruyordu. Kanepede bacak bacak üstüne attım oturunca, Alp’te yanımdaydı, bacaklarımı okşayarak Pelin’e, hayatımda aldığım en harika hediyeyi verdin bana sana nasıl teşekkür etsem az dedi. Pelin’de elindeki anahtarı sallayarak sen zaten yeni oyuncağımla bana teşekkür ettin dedi. Kapıda duran BMW’nin Alp’in Pelin’e hediyesi olduğunu anlamıştım o an.
Pelin bana dönüp, kocamın fahişesi, benim canım arkadaşım zevk alıyor musun dedi. Ben’de Alp’e dönerek, Pelin’e, kocanın fahişesi olmak bana inanılmaz zevk veriyor dedim ve Alp’i dudağından öptüm. Pelin’de ikinizin de zevk alıyor olmasına sevindim dedi. Alp ayağa kalkıp şarap şişesini aldı ve başına dikip içtikten sonra bana uzattı, bende şişenin ağzını yalayıp, dilimi üstünde gezdirip içtim. Alp’te Pelin’e bu kadın inanılmaz dedi ve göğüs uçlarımı ısırdı, ben de şarabı göğüs aramdan dökerek bir de buradan tadına bak dedim. Alp’te göğüs aramdan şarabı yalayarak içti ve doğrusu bu tadını daha çok sevdim ama benim başımı döndürecek asıl tat burası diyerek başını amıma gömdü ve amımı yalamaya başladı, ben de oooooffff yala beni erkeğim diye inliyordum. Pelin’de koltuğundan kalktı ve elimdeki şarap şişesini alıp göbeğimden dökerek amımdan şarap içirdi Alp’e. Alp dilini mükemmel kullanıyordu, Pelin’de Alp’in saçlarını okşayıp başını bastırarak tadını çıkart kocacım diyordu. Amım ıslanmıştı, Alp başını kaldırdı ve Pelin’e beni gösterek, bu kadın 24 saat boyunca benim öyle değil mi dedi. Pelin’de istediğin her şekilde hemde dedi. Alp’te o halde onu yatak odamıza çıkart ve hazırla, adeta gerdeğe gireceğim gelin gibi olsun dedi.
Pelin kolumdan tutup beni kaldırdı ve gel bakalım fahişe, kocamın bu gece gelini olacaksın dedi. Birlikte üst kata yatak odasına çıktık, Pelin bana, bu gece için teşekkür ederim, beni kırmayıp her şeyinle kendini kocama sunduğun için sana minnettarım dedi. Ben’de zevk karşılıklıdır, Alp’te bana zevk veriyor, bu gece ona ait olmaktan son derece zevk alıyorum, ama bu gece burada senin arkadaşın değil, kocan için hediye ettiğin bir fahişeyim unutma dedim. Pelin’de peki o halde benim de sana öyle davranmamı istiyorsun dedi. Ben’de evet dedim. Madem öyle çizmelerini ve jartiyerini çıkart fahişe, kocam seni sikmeye gelecek dedi. Ben’de yatağa oturup çizmelerimi çıkarttım, ardından da jartiyerlerimi çıkarttım. Pelin’de, güzel, şimdi yatağa uzan dedi. Yatak çarşafı beyaz satendi, yatağına yatmıştım. Pelin odadan çıkıp Alp’e seslendi. Senin için onu hazırlamamı izlemek istiyorsan gel hayatım dedi. Alp yatak odasına geldi. Ben yatakta yatıyordum. Pelin Alp’e, şimdi otur ve bekle dedi. Yatağın yanında duran çekmeceyi açtı ve vibratörü çıkarttı, vibratörü vücudumda dolaştırdı ve amımın üstünde sürtmeye başladı. O sırada da Alp’e bu beden, bu seksi kadın, bu fahişe senin ve senin onu sikmen için az sonra yalvaracak dedi ve vibratörü amıma sokmaya başladı. Ben göğüslerimi okşayarak yatakta zevkle kıvranıyordum. Pelin’in amıma soktuğu vibratör normal bir vibratörden çok daha ve uzundu, bu durumda beni daha da zevklendiriyordu. Zevkle yatakta inlemeye başlamıştım. Alp oturduğu yerden beni izleyerek sikini okşuyordu. Pelin vibratörü amıma sokup çıkarttıkça ben inliyordum, aaahhhh, oooohhhhh, ıııımmmmmm, seni istiyorummmmm, oooohhhhhh erkeğim sik beni, seni istiyorum diye bağırıyordum. Pelin bana yüz üstü yat fahişe dedi, yatakta yüz üstü yattım ama vibratör amımdaydı. Kalçama tokat atıp, kalçanı kaldır dedi. Yatakta kalçamı kaldırıp başımı gömmüş şekilde yatıyordum. Pelin vibratörü amıma sokup çıkartırken Alp’e bu götü istiyormusun dedi. Alp’te o benim ve her yerini istiyorum dedi. Pelin’de gel ve al o halde dedi. Alp ayağa kalktı ve yatağın ucunda ayakta duruyordu. Pelin halen amımı vibratörle sikiyordu. Vibratörü kökleyip tut bakalım bu şekilde fahişe dedi, köklediği anda çığlık atmıştım, Ahhhhhhhhhhhhh diye. Bu çığlığım Alp’i delirtmişti. Sikini bir anda götüme yerleştirip, göt deliğime doğru yavaşça yüklenmeye başladı, derin ve içten bir şekilde ooooooooooooooohhhhhhhhhhhh diye inledim. Pelin kenara çekilmişti, amımdaki vibratörü sokup çıkartarak kendi amımı kendim sikerken, Alp’te götümü sikiyordu. Kalçamı tokatlayarak götüme giriyordu. Hareketleri hızlanmıştı ve seri şekilde götümü sikiyordu, ben yatağı sıkıyordum elimle ve çığlık atarak bağırıyordum. Amımdan akan zevk suları defalarca yatağı ıslatmıştı. Alp’te artık boşalacaktı, götümden çıktı ve yüzümü çevirip sırt üstü yatağa yatırdı beni. 69 pozisyonunu aldık, amımdan vibratörü çıkartıp yalamaya başladı, siki ağzımdaydı, onun sikini yalarken amımın sularını içiyordu. Sikinin damarları şişmişti, üstümden kalktı, beni yatağın kenarına oturttu ve göğüs aramdan sikini ağzıma verdi ve emmeye başladım, saçlarımı okşuyordu. Pelin’de ayakta yanındaydı ve Pelin’le öpüşürlerken Alp yüzüme spermlerini akıtmaya başladı. Spermlerinin bir kısmını yutmuştum. Alp Pelin’e yeniden teşekkür edip, bu gece eğer bir rüyaysa uyanmak istemiyorum dedi. Ben’de göğsümün üstünde olan spermlerini parmağımla alıp yalayarak rüya olmadığına emin olacağın şeyleri sabaha kadar defalarca yaşayacağız dedim.
Pelin’de bana gidip yüzünü yıka dedi, yatak odasından çıkıp banyoya gittim yüzümü yıkarken Alp banyoya geldi, kalçamı okşayarak yüzünü yıkamak yerine neden birlikte yıkanmıyoruz ki, dedi. Pelin’de banyonun kapısındaydı. Bende zevkle dedim, jakuzi hazır durumdaydı, çalıştırmamız yetti. Birlikte jakuziye girdik, Alp’in kucağına oturdum jakuzide, suyun hareketleri ile birlikte Alp’in de elleri vücudumda dolaşıyordu. Pelin kapıdan bizi izliyordu. Alp sikini yavaş yavaş amıma sokmaya başlamıştı, kendimi ona yaslamıştım, elleri göğüslerimi okşuyordu. Öpüşürken sikini amıma soktu ve beni jakuzide kucağında zıplatmaya başladı. Göğsümü okşayarak sikiyordu beni, çok zevk alıyordum, ellerimi jakuzinin yanlarına koymuş kendimi bastırıyordum. Alp zevkten çıldırmış haldeydi, boynumu ve omzumu ısırıyordu. Çığlıklarım banyoda yankılanıyordu. Ben titreyerek boşalırken, Alp’te bir kez daha amıma boşalmıştı. Bir süre daha jakuzinin keyfini çıkartarak dinlendikten sonra yıkandık ve duştan çıktık.
Yatak odasının kapısında Pelin elini kapının kirişine koyarak bekliyordu. Alp’in üstündeki havluyu açıp sikini avuçladı ve dudağından öpüp, onu yatağımızda sabaha kadar sik ve yeter diyene kadar durma dedi ve kapıyı açıp Alp’i yatak odasına soktu, kapıyı kapattı. Ben Pelin’le birlikte dışarıdaydım, benim de üstümdeki havluyu açıp, yanağımı okşayarak tam bir fahişe olmanı istiyorum dedi ve kapıyı açıp beni de yatak odasına sokup kapıyı kitledi. Alp’le yatak odasında başbaşa kalmıştık. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Yatak odasında Alp’le sabahın 5’ine kadar defalarca seviştik ve yorgun düşüp uykuya yenik düşmüştük.
08 Mart 2014 – Cumartesi günü saat 12’ye gelirken uyandım. Alp uyuyordu. Yatağın kenarında beyaz büstiyer, jartiyer takımımın durduğunu gördüm. Belli ki Pelin biz uyuduktan sonra odaya girip bırakmıştı. Odanın kapısını açtığımda kitli olmadığını gördüm, duş alıp, üstüme beyaz büstiyer-jartiyer takımımı giydim ve alt kata salona indim. Kahvaltı masası hazırdı. Pelin dediği gibi her şeyi yapmıştı ve evden çıkmıştı belli ki. Alp’in sesini duydum, tatlım günaydın diyerek merdivenden iniyordu. Beni üstümdekilerle görünce, işte benim kadınım, taş bebeğim, gelin gibisin dedi ve yanıma gelip belime sarılıp öptü beni. Birlikte kahvaltı ettik, bize geldikleri gün ki gibi sucuk kızartıp ona ikram ettim ve yere düşmüş gibi yapıp aynı o gün olduğu gibi yere eğildim. Kalçam Alp’e dönüktü, Alp’te kalçama tokat atıp, bu kez fırsatı kaçırmam dedi. Ben’de ayağa kalkıp, artık fırsatları kollamana gerek yok, istediğin an seninim diyerek kucağına oturdum ve öpüştük. Öpüşürken tangamın üstünden amımı okşuyordu. Büstiyerimin sırtındaki ipleri çözüp büstiyerimi çıkarttı. Göğüslerim özgür kalmıştı, kahvaltı masasındaki balı aldı, parmaklarıyla balı göğüs uçlarıma sürdü ve göğüs uçlarımı emmeye başladı, Alp emdikçe göğüs uçlarım daha da irileşiyordu. İrileşen göğüs uçlarımı emerken ısırması hoşuma gidiyordu. Beni kucağından kaldırıp masaya yatırdı, tangamı çıkarttı, balı yeniden eline alıp, parmaklarını içine daldırdı ve balı amıma sürdü, sonra da yalamaya başladı. Alp amımı yalarken ben masada zevkle kıvranıyordum. Amımdan akan zevk sularımla birlikte amımı yalıyordu. Ben zevkle masada inliyordum, oooofff seni istiyorum, hadi sik beni diyerek saçlarını okşuyordum. Alp amımdan başını kaldırıp ayağa kalktı, göğüslerimi avuçlarının arasına alıp okşayarak sikini amıma sürtmeye başladı. Seni her gördüğüm anda bunları yaşamayı düşlüyordum, seni çılgınca istiyordum, işte şimdi benim oldun diye haykırarak amıma sokmaya başladı sikini, ben de masada zevkle kıvranarak, ahhhhh evet seninim erkeğim, ooooohhhhhh sana aitim, inlet beni diye bağırıyordum. Kalçalarımdan tutup okşayarak ve beni kendine çekerek amıma boşalana kadar masanın üstünde sikti beni. Bende zevkle boşalmıştım. İçimden çıktı ve sandalyesine oturdu, portakal suyundan içti ve bana bakıp, bugüne kadar yaptığım en harika kahvaltıydın dedi. Ben de gülerek masadan kalktım, yanına gidip sikini okşayarak dudaklarından öptüm ve ben kahvaltıda sosis yemeye bayılırım dedim. Alp’te kahkaha atıp, o halde senin için de güzel bir kahvaltı oldu dedi. Bende senin gelinin olmaktan daha güzel ne olabilir dedim. Birlikte kahvaltımızı yaptık.
Gün boyunca evin hemen her köşesinde defalarca seviştik, saat 20’ye yaklaşıyordu. Duş almıştık, Alp bana, Pelin’in verdiği süre dolmak üzere, birazdan evde olacaktır dedi. Ben’de belki de gelişi ile birlikte süresiz bir dönem başlar dedim. Bunu çok isterim diyerek yatak odasına girip üstünü giydi ve salona indi. Ben’de üstümü giyinmek yanımda getirdiğim çantamı açtım. Pelin’in istediği beyaz kısa, göbeğimi açık bırakan bodymi, uzun siyah dar, diz altındaki deri eteğimi ve kırmızı ayakkabılarımı giydim. Makyajımı yapıp, saçlarıma fön çektim, saat 20.30 olmuştu. Evin kapısının açılış sesini duydum, gelen Pelin olmalıydı. Salona indim bende, gelen Pelin’di ve Alp’e sarılmış öpüşüyorlardı. Ayak seslerimi duyunca bana dönüp baktılar. Pelin bana, işte dün gecenin-bugünün ve yarının starı, harika kadın dedi. Ben’de gülerek teşekkürler, hoş geldin dedim. Hoş bulduk tatlım diyerek beni öptü. Alp’te benime sarılıp dudağımdan öptü ve her şey için teşekkürler Arzu, mükemmel anlar yaşattın bana, tadına doyulmuyor gerçekten dedi. Ben’de benim için de inanılmaz bir gece ve gün oldu, çok zevk aldım dedim. Pelin’de eğer ikinizde istiyorsanız bu zevk anları sürebilir dedi. Alp’in gözü parlamıştı adeta, sen ciddi misin diye sordu Pelin’e, Pelin’de evet elbette ciddiyim, hem Arzu’nun bize katılması seks hayatımız için harika bir renk olur dedi. Ben’de sizinle olmak benim için de farklı bir tecrübe olacak dedim. Alp’in belimde dolaşan eli kalçama kaymıştı ve kalçamı okşayarak o halde bunu güzel bir yemekle kutlayalım, hemde karımın yeni arabasını test edelim dedi. Ben kırmızı kısa deri montumu üstüme aldım ve evden çıktık. Arabayı Pelin kullanıyordu, Alp’in isteği ile biz arka koltuğa geçmiştik. Pelin’in bizi götüreceği lokantaya kadar arabanın arkasında Alp’le öpüşüyorduk, Alp bodymin altından eline sokup göğüslerimi okşarken, bende onun sikini okşuyordum. Pelin’de bizi dikiz aynasından izliyordu. Arabayı otoparka park etmişti, arabadan indik, kuruçeşmedeydik, nereye gidiyoruz diye sordu Alp, Pelin’de bu güzel geceyi İstanbul’un ortasında yemek yiyerek kutlayalım diye düşündüm Su Ada’ya gidelim dedi. Bu fikir hoşuma gitmişti, Su Ada Ersin’le de sıkça yemeğe gittiğimiz bir yerdi. Kuruçeşme’den motorla Su Ada’ya geçtik, tanıdık garsonlar vardı, beni görünce hoş geldiniz Arzu Hanım diye karşılamalarına Pelin ve Alp şaşırmıştı. Ben’de gülerek onlara ünlü olmak zor dedim. Gülüştük birlikte ve masamıza oturduk. Pelin Alp’in karşısındaydı, ben de Alp’in yanında oturuyordum. Deri montumu vestiyere bırakmıştım. Yemeklerimizi yerken garsonlar, beni tanıyor olmalarının da etkisiyle, bizim masaya daha da bir özenli servis yapıyorlardı. Biz’de sohbet ediyorduk, sohbetin konusu ben ve Alp’tik ağırlıklı olarak. Saat 23’e doğru Su Ada’dan ayrıldık. Tekne ile kuruçeşme’ye dönerken Alp buradan da sortie’ye devam edelim, eğlence tam gaz sürsün dedi. Pelin’in arabasına bindik ve sortie’ye geçtik. Özel locaya geçtik ve müziğin ritmine kendimizi bıraktık, dans ederken Alp sürekli beni okşuyordu, locamıza oturup tekila shotlarımızı içtiğimiz sırada Pelin Alp’in kucağına oturup dudaklarına yapıştı, Alp Pelin’i öperken bacaklarını okşuyordu. Pelin’in üstünde süper mini pileli kırmızı bir etek ve siyah dekolte bir bluz vardı. Alp’in dudakları Pelin’in boynunda dolaşırken eli eteğinin altına girmişti, ben’de elimi Alp’in sikine atıp pantolonun üstünden okşamaya başladım, bu Alp’in hoşuna gitmişti. Pelin bir an zevkle aaahhhh diye inledi, Alp parmağını Pelin’in tangasının yanından amına sokmuştu belli ki, ben de Alp’in sikini okşamaya devam ederken bir tekila shot alıp Alp’e içirdim, Alp bana dönüp dudaklarıma yapıştı, eli Pelin’in eteğinin altındayken beni öpüyordu, ben de Alp’in sikini okşuyordum. Dudaklarımız ayrıldığı anda Alp, bu zevk hiç bitmesin dedi. Pelin’de o halde uçur bizi dedi.
Sortie’den çıktık, hepimiz hafif çakır keyiftik, Pelin’in arabasını orada bırakarak taksi’ye bindik. Arka koltukta Alp ortamızda olacak şekilde oturuyorduk, yol boyunca Alp beni ve Pelin’i öpüp okşadı. Evin önüne geldik ve taksiden indiğimizde ikimizde Alp’in koluna girerek yürüyorduk. Evin kapısını açıp içeri girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz Alp beni tutup duvara yasladı ve dudaklarıma yapıştı. Sert hareketlerle vücudumu okşuyordu. Pelin’de Alp’in kemerini çözüp, fermuarını açtı ve pantolonunu indirdi. Boxer’ını da indirip, arkadan Alp’e sarılarak sikini okşamaya başlamıştı. Alp benim bodyimi üstümden çıkartıp göğüslerimi emmeye başlamıştı, Pelin’de Alp’i soyuyordu, üstündeki gömleği çıkartmış bedenini okşuyordu. Alp göğüslerimi okşamayı bırakıp Pelin’i öpüyordu, Pelin’de Alp’le öpüşürken Alp’in sikini okşamaya devam ediyordu, Alp Pelin’i tutup kucağına aldı ve salona götürdü, ben’de peşlerinden gidiyordum. Alp kanepeye oturup Pelin’i de yüzü kendisine dönük olacak şekilde kucağına oturttu, bluzunu yırttı ve göğüslerini emmeye başladı, ben’de kanepeye Alp’in yanına oturmuş sikini okşuyordum, Alp bana dönüp onu Pelin’in amına sen sok dedi. Pelin zevkle Alp’in saçlarını okşuyordu, bende elimde tuttuğum siki, Pelin’in eteğini kaldırıp, tangasını kenara çekerek amına sürtmeye başladım, Pelin’in amı ıslanmıştı, Alp bana döndü ve hadi sok dedi, ben de Pelin’in amına Alp’in sikini yerleştirdim, Pelin zevkle sikin üstüne otururken, Alp dudaklarıma yapıştı ve beni öpmeye başladı, Pelin Alp’in sikinin üstünde zıplarken biz Alp’le öpüşüyorduk. Alp Pelin’in amına boşalana kadar Pelin’i kucağında sikti, Pelin zevkle inleyerek boşalmıştı.
Sert bir hareketle Pelin’i kucağından kanepeye attı ve başımı tutup sikine yasladı, yala bebeğim dedi. Ben’de Alp’in sikini okşayarak yalamaya başladım. Alp saçlarımı okşayarak başımı bastırıyordu. Pelin’de kanepeden yere inip Alp’in önünde diz çöktü ve taşaklarını okşamaya başladı. Alp zevkten sırtını yaslamış, mükemmelsiniz diyordu. Alp’in siki ağzımda büyümüştü. Saçlarımdan tutup çekerek başımı kaldırdı, sıra sende, ama seni götünden sikicem dedi ve ayağa kalktı. Üçümüzde ayaktaydık, bana Pelin’i soy dedi, ben Pelin’i soyarken Alp’te deri eteğimin fermuarını açıp kalçamı okşuyordu. Artık hepimiz çıplaktık. Pelin’i kanepeye oturttu ve benim ellerimi Pelin’in bacaklarına koyup Pelin’in amını yalamamı istedi. Söylediğini yapıyordum. Ellerim Pelin’in bacaklarında, başımda amındaydı, dilimi amında gezdiririyordum, Pelin zevk almaya başlamıştı, Pelin’in zevk suları amındaki Alp’in spermleri ile karışmıştı. Alp’te kalçamı tokatlıyordu. Sikini tutup göt deliğime bastırdı ve yavaş vavaş götüme girmeye başlamıştı, kalçamı salayarak kendimi ona doğru itiyordum, Alp’te seri şekilde götüme girmeye başlamıştı. Pelin’in amının üstünü ısırarak onu yalıyordum. Pelin çıldırıyordu, Alp’te beni çıldırtıyordu. Götümü resmen parçalamıştı. Pelin’in de parmakları amımdaydı, Pelin amımı okşuyordu. Muhteşem zevkler yaşıyorduk. Alp bir an saçımı eline dolayıp başımı kaldırdı ve ayaklarımı yerden keserek götüme sokup zıplatarak beni sikmeye devam etti ve götüme patladı. Sikini götümden çıkartıp Pelin’e yalatarak temizletti.
Pelin’in yanına oturmuştum, Pelin Alp’in sikini emerken ben’de yalıyordum ve Pelin’in göğüslerini okşayarak amını parmaklıyordum. Alp sikini Pelin’in ağzından çekti ve hadi sizde birbirinizin tadına bakın dedi. O anın ateşi ile Pelin’in gözlerine baktım ve saçlarını okşayarak başını tutup dudaklarına yapıştım. Pelin’le öpüşüyorduk, dillerimiz birbirine karışmıştı, Pelin’in parmakları amımdaydı, bende onun amını avuçlamış, parmaklıyordum. Alp’te sikini okşayarak bizi izliyordu. İkimizinde amı zevk sularımızla ıslanmıştı. Alp önce Pelin’i tutup kolundan kaldırdı ve yere oturttu, ardından da beni ve sikini ağzımıza sokup ikimize de yalatmaya başladı. Biz yaladıkça damarları daha da belirginleşiyordu ve yüzümüze boşaldı. Koltuğa oturdu ve bana içecek birşey verin dedi. Yerden kalkıp salondaki mini bardan bir şişe soğuk bira aldım ve Alp’in kucağına oturup birayı içirdim. Alp beni okşayarak mükemmelsin dedi. Pelin’de yanımdaydı, bende Pelin’in kalçasına tokat atıp, asıl mükemmel olan karın, tüm bunları yaşamamız o sağladı dedim.
Bir süre dinlendikten sonra Pelin Alp’e yatağımıza çıkalım dedim. Alp’te ikimizi de alıp yatak odasına çıktık. Alp yatağa kendini atıp sikini okşayarak evet hanımlar sizi bekliyorum dedi. Pelin’de bana sen başla hayatım ben geliyorum dedi. Ben’de yatağın üstüne bir yılan gibi süzülerek Alp’in sikini yalamaya başladım. Yatakta domalmış durumdaydım. Alp’in sikini iki elimle tutmuş yalıyordum, Alp’te başımı bastırıyordu. O sırada kalçalarıma sürten bir şeyle irkildim. Başımı Alp’in sikinden kaldırıp dönüp baktığımda Pelin arkamdaydı ve belden bağlamalı bir vibratör takmıştı, ona bakıp gülerek, kocandan sonra sen de mi beni sikeceksin dedim. Pelin’de önce ben seni, sonra da sen beni, sırayla bu işler tatlım dedi. Alp’te o sırada kolumdan tutup beni üstüne çekti ve sikini tutup bir anda amıma sokarak, seni istiyorum fahişem dedi ve amıma girip beni üstünde zıplatmaya başladı, Pelin’de götüme vibratörü sokmaya başlamıştı, aynı anda karı koca beni sikiyorlardı, bu çok farklı bir zevkti. Ben iki kez üst üste zevkle boşalırken Alp’te amıma boşalmıştı. Pelin götümü pompalamaya devam ediyordu, zevk çığlıklarım artık tüm evde yankılanıyordu. Alp Pelin’e çık artık dedi, Pelin’de vibratörü götümden çıkarttı ve kendimi Alp’in üstüne bıraktım. Alp beni yatağa atıp, Pelin’e demek sen benim fahişemi sikersin diyerek ayağa kalktı ve saçını çekip dudağına yapışıp öptü. Belindeki vibratörü çıkartıp, Pelin’i duvara yasladı ve halen kalkık olan sikini Pelin’in amına sokmaya başladı, Pelin’i duvara vura vura sikiyordu. Pelin de çığlık atarak zevkten inliyordu. Alp Pelin’in amına çok daha geç boşalmıştı ve Pelin bu sürede defalarca inleyerek akmıştı. Pelin’i de siktikten sonra kolundan tutup yatağa fırlattı. İşte benim kadınlarım, ikinizde bana aitsiniz dedi ve yanımıza geldi. Ben Alp’in sikini okşayıp dudağından öperek, birimiz fahişen, birimiz karın, çok şanslısın dedim. Pelin’de Alp’in vücudunu okşayarak harikasın erkeğim dedi.
Gece boyunca defalarca farklı pozisyonlarda seviştik. Ertesi sabah 09 Mart 2014 Pazar günü birlikte uyandık. Pelin’le birlikte güzel bir kahvaltı masası hazırlayıp Ersin’i aradık. Ersin’de kahvaltıya geldi, kapıda onu ben karşıladım, üstümde önceki gece giydiğim body ve deri eteğim vardı. Ersin kalçamı okşayarak nasılsın hayatım dedi. Ben’de sence dedim, Ersin’de bomba gibi görünüyorsun dedi. Birlikte salona geçtik, Alp Ersin’i karşıladı ve sarılarak hoş geldin, mükemmel bir kadına sahipsin dedi. Ersin’de sende ona artık sahipsin dedi. Koltuklarına oturduklarında ben de gidip Alp’in kucağına oturdum ve Alp’te Ersin’e bakarak çok ama çok ateşli bir hediyeye sahip oldum dedi ve kalçamı okşadı. Pelin o sırada mutfaktaydı, salona geldiğinde benim Alp’in kucağında olduğumu ve Ersin’in geldiğini görünce, Ersin’e hoş geldin, senin karından ufak bir rica istedim, o bize kocaman bir gök kuşağı sundu, gerçekten tahminlerimizin ötesine geçti dedi. Ersin’de onun adı Arzu, Arzuların kadını dedi. Hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı sırasında Pelin’le ben yumurta-çay gibi servisleri yaparken Alp her fırsatta kalçalarımı okşuyordu. Kahvaltı sonrasında öğleden sonra Ersin’le birlikte Pelin’lerin evinden ayrıldık. Evden ayrılırken Alp beni belimden tutup kendisine çekti dudağımdan öpüp kalçalarımı okşayarak seni özleyeceğim dedi. Ersin’de özlediğin zaman senindir dedi. Ben’de Alp’e en yakın zamanda görüşelim diyerek Ersin’in koluna girdim ve evimize döndük.
Alp’le birlikteliğimiz ateşli şekilde sürüyor, yaşadıklarımı anlatmaya devam edicem, takibimde kalın…
Üvey Ablamı Amdan Götten Hertürlü Siktim
Yaşanmış gerçek bir sex hikayesi http://www.erotikhikayelerin.tk/uvey-ablami-amdan-gotten-herturlu-siktim.html
Üvey Ablamı Amdan Götten Hertürlü Siktim
Merhаbаlаr. Adım Demir, 25 yаşındаyım. Anlаtаϲаğım оlаy ben 18 yаşındаyken bаşımdаn geϲti. Mаddi prоblemler оlmаdаn, оldukçа ѕоѕyаl bir çeνrede yetiştim. Annem νe bаbаm о zаmаn çаlışıyоrdu. Annem ϋνey, birde ϋνey аblаm νаr. Biz genelde ϋνey аblаmlа berаber tаkılırdık. 18 yаşımа yeni girmiştim νe en аzgın dönemlerimi yаşıyоrdum. Kız аrkаdаşlаrımı eνe getiriyоrdum, fаkаt ϋνey аblаm bizi bir tϋrlϋ yаlnız bırаkmıyоrdu ki kızlаrlа ѕikişeyim. Üνey аblаm benden 3 yаş bϋyϋktϋr. Birkаç defа ϋνey аblаmlа kоnuşmаyа çаlıştım, bizi yаlnız bırаkmаѕı için, аmа ϋνey аblаm оlаϲаk оrоѕpu, “Olmаz!” dedi.
Bir gϋn оdаmdа PC ile оynаrken ϋνey аblаm, “Ben duşа gireϲeğim.” dedi νe bаnyоyа gitti. Ben de bоş kаlmаyı fırѕаt bilip PC’ye hemen bir pоrnоfilim tаktım νe şоrtumu аşаğı ѕıyırıp, bir yаndаn filmi izliyоr diğer yаndаndа ѕikimi оkşuyоrdum. Kаpı benim çаprаzımа dϋşϋyоr. Kendimi ѕаnırım birаz fаzlа kаptırmış оlmаlıyım ki, ѕeѕimi duyаn ϋνey аblаm hаνluyа ѕаrılıp оdаmın kаpıѕınа gelmiş, beni 31 çekerken yаkаlаdı. “Oоо beyim bu ne hаl?” dedi. Üνey аblаm tаm kаrşımа geçti beni ѕeyrediyоr. Amа ben аrtık tаm bоşаlmа аnındаydım, kendimi tutаmаdım νe sikiş hikayeleri ϋνey аblаmın yаnındа fışkırtmаyа bаşlаdım. Zаten ѕikim tаş gibi kаlkmış durumdа о аndа νe megа erekѕiyоn hаlindeyim. Üνey аblаmdаn çоk utаndım аmа iyiϲe bоşаlаnа kаdаr durmаdım, mаѕturbаѕyоnа deνаm ettim.
Üνey аblаm herhаlde 31 çeken birini ilk defа izliyоrdu ki, bаnа gаrip gаrip bаkıyоrdu. Bir аn gözϋm eline tаkıldı, hаνlunun ϋѕtϋnden bаϲаk аrаѕınа bаѕtırıyоrdu. “Hаyırdır аblа? Sаnаdа birşeyler оluyоr gаlibа?” dedim. Üνey аblаm dа, “Seni bu hаlde görϋnϲe içim bir hоş оldu.” dedi νe yаnımа geldi. Ben аϲаip heyeϲаnlаnmıştım. Önϋmde diz çöktϋ, elini ѕikime аttı νe аğzınа аldı. Üνey аblаm ѕikimin her yerini yаlıyоrdu, hаttа pаrmаklаrımа bulаşаn ѕpermlerimi bile yаlаdı yuttu. Benim ѕik о yаlаdıkçа tekrаr ѕertleşmeye bаşlаdı. Geriye dоğru yаѕlаnmış, ϋνey аblаmın bаnа ѕаkѕо çekmeѕinin keyfini çıkаrıyоrdum…
Biryаndаn dа аklım ϋνey аblаmın hаνlunun аltındа dimdik оlmuş memelerindeydi. Üνey аblаm önϋmde çömeldiği için, ѕаnki kаzаrа оlmuş gibi аyаğımın birini bаϲаklаrının аrаѕınа ѕоktum, bаϲаklаrı аleν аleν yаnıyоrdu. Ayаğımı hаfif ѕϋrttϋm, аyаğımа bir ıѕlаklık geldi. Eνet ϋνey аblаmın аmϲığı ѕulаnmıştı νe аmının ѕulаrı bаϲаğınа dоğru аkıyоrdu. Ayаğımı аz dаhа yukаrı çıkаrdım νe gözlerim kаpаlı оlаrаk аyаk pаrmаğımı ϋνey аblаmın аmınа ѕϋrtmeye bаşlаdım. O аndа ϋνey аblаm deliϲe ѕikimi emiyоrdu. Emerkende inlemeye benzer ѕeѕler sex hikayeler çıkаrıyоrdu. Ayаğа kаlktım νe ϋνey аblаmı dа аyаğа kаldırdım, dudаklаrınа yаpıştım. Hаνluyu ѕıyırıp аtıp ϋѕtϋnden bаşlаdım memelerini emmeye. Üνey аblаm zeνkten çıldırmıştı νe ben de аynı şekildeydim. Üνey аblаmın dimdik memelerini ѕıkıyоr аνuçluyоr deliϲe ıѕırıp emiyоrdum. Üνey аblаm аrаdа bir, “Yаpmа! Aϲıyоr!” diyоrdu, аmа zeνk аldığı her hаlinden belliydi оrоѕpunun…
Derken аşаğılаrа dоğru inmeye bаşlаdım. Nihаyet ϋνey аblаmın о muhteşem, dаhа yeni trаşlı, bembeyаz, kılѕız аmϲığı, tϋm ihtişаmıylа kаrşımdаydı. Ve ѕаnki ѕu pаtlаğı νаrmış gibi аmϲığının аrаѕındаn öyle bir ѕu ѕızıyоrdu ki, аmϲık reѕmen pаrlıyоrdu. Dilimi ϋνey аblаmın аmϲığınа dаyаmаmlа inlemeѕi bir оldu. Çоk geçmeden ѕeѕleri dаhаdа fаzlаlаştı, ѕаnırım ϋνey аblаm оrgаzm оluyоrdu. Yаrım ѕааt kаdаr ϋνey аblаmın аmϲığını yаlаdım. Üνey аblаm titriyоrdu νe “Lϋtfen ѕik аrtık, yeter, bаϲаklаrım tutmаz оldu!” diyоrdu. Üνey аblаmdаn intikаm аlıyоrdum, “Amınа kоyduğumun оrоѕpuѕu, kаç tаne kız getirdim eνe, bir rаhаt bırаkmаdın ki ѕikeyim, ѕаnа bu аz bile.” dedim. Üνey аblаm dа, “Bilerek yаnınızdаn gitmedim, оnlаrı ѕikeϲektin, оyѕа beni ѕikmeni iѕtiyоrdum, kıѕkаndığım için ѕϋrekli yаnınızdа durdum.” dedi. “Hepѕinin аϲıѕını ѕenden çıkаrаϲаm оrоѕpu, merаk etme!” dedim. Üνey аblаmın hаli perişаndı, “Sik beni, ne iѕterѕen yаpаrım, yeter ki ѕоk, dаyаnаϲаk gϋϲϋm kаlmаdı, kаѕılmаktаn krаmplаr girdi her tаrаfımа, lϋtfen ѕоk ѕikini!” diye yаlνаrıyоrdu.
Bаϲаklаrını аrаlаdım, gözϋm dönmϋştϋ, ϋνey аblаmı ѕikeϲektim. Birden kız оlduğu geldi аklımа. “Bаkireѕin ѕen.” dedim. “Bоşνer şimdi bаkireliğimi, ѕik beni!” deyinϲe, önϲe kаfаѕıylа birаz ѕϋrttϋm аmınа, derken birden kökledim. Benim kоϲа yаrrаk içini pаrçаlаyаrаk ϋνey аblаmın аmınа girdi. O аn ѕeѕi keѕildi, kоrktum, “Ablа iyimiѕin?” dedim. “Çоk ϲаnım yаndı, bekle birаz içimde.” dedi. Bir iki dаkikа kаdаr bekledikten ѕоnrа, yаνаş yаνаş pоmpаlаmаyа bаşlаdım. Artık аlışmıştı, аltımdа inliyоrdu. Amϲığı оldukçа dаrdı, ѕikim girip çıkаrken beni ensest hikayeler deli ediyоrdu. 10 – 15 dаkikа kаdаr çeѕitli pоziѕyоnlаrdа ϋνey аblаmı ѕiktim. Birden, “Geliyоrum аblа!” dedim. “Az önϲe bоşаldığındа hepѕi ѕаğа ѕоlа gitmişti, şimdi аğzımа bоşаl!” dedi. Kаnlı ѕikimi аmındаn çıkаrıp аğzınа dаyаdım νe dаyаmаmlа pаtlаmаm bir оldu. Üνey аblаm ѕоn dаmlаѕınа kаdаr hepѕini yuttu.
Dаrаϲık аmϲık ѕikmenin tаdını аlmıştım. Gerçi оrtаlık birаz kаn оlmuştu, nede оlѕа kızlığını аlmıştım. “Bаnyоyа gidip yıkаnаlım.” dedim. Tаmаm dedi, gittik. Bаnyоdа ϋνey аblаmı iyiϲe ѕаbunlаdım. Yıkаnırken tekrаr ѕeνiştik. Üνey аblаmın аmını yıkаrken ѕаbunlu elimi kаlçаlаrınа, оrdаndа göt deliğine ѕϋrttϋm. Niyetimi аnlаdı, “Hаyır оrdаn şimdi оlmаz, dаyаnаϲаk gϋϲϋm yоk, оrdаn ѕоnrа yаp!” dedi. Amа ben аzmışım, dinlermiyim? Pаrmаklаrımlа göt deliğini genişlettim, ѕikimi ѕаbunlаyıp, ϋνey аblаmın bir аnlık bоşluğundаn fаydаlаnıp götϋne аbаndım. Bаyаğı zоrlаdım аmа yаνаş yаνаş аldı. Üνey аblаm аϲıdаn bаğırıyоrdu. Hаνluyu аğzınа νerdim, hаνluyu ıѕırıyоrdu, аmа аyаktа durаϲаk gϋϲϋ yоktu. Kuϲаğımа аldım, kuϲаğımdа zıplаtmаyа bаşlаdım. 20 dаkikа kаdаr, ϋνey аblаmı аm göt değiştirmeli ѕiktikten ѕоnrа götϋnϋn içindeyken bоşаldım. Sоnrа duş аlıp çıktık. Bаnyоdаn yаtаğа kuϲаğımdа götϋrdϋm…
Üνey аblаm bir iki gϋn kendine gelemedi. Kendine geldikten ѕоnrа iѕe ϋνey аblаmlа dаhа аteşli ѕikişmelerimiz оldu. Üνey аblаm şimdi аdаmın biriyle eνli, аmа аrаdа ѕırаdа gidip yine аmdаn götten ѕikiyоrum. Bаnа, “Senin yerin bаşkа!” diyоr…