"bâkî-i hakikî yalnız sen'sin. mâsivâ fânidir. fâni olan, elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz. madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar; onlar beni bırakmadan evvel ben onları "yâ bâkî ente’l-bâkî" demekle bırakıyorum. yalnız sen bâkisin ve sen'in ibkàn ile mevcudatın beka bulabildiğini bilip itikad ederim. öyleyse, sen’in muhabbetinle onlar sevilir. yoksa alâka-i kalbe lâyık değiller. "
bedîüzzamân saîd nursî قُدِّسَ سِرُّهُ












