No title available
Cosimo Galluzzi
hello vonnie

❣ Chile in a Photography ❣

Origami Around
official daine visual archive
Xuebing Du

oozey mess
h
The Stonewall Inn
Not today Justin
$LAYYYTER
ojovivo

izzy's playlists!
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

ellievsbear
art blog(derogatory)
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
EXPECTATIONS

Andulka
seen from Thailand

seen from T1
seen from Egypt
seen from Uzbekistan

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Colombia

seen from T1

seen from Singapore
seen from Indonesia
seen from T1
seen from United States

seen from China
seen from Bangladesh
@gunleringoturdugu
“eskiden olduğun kişiyi özlemek”
anlatamıyorum, kilometrelerce koşsamda hiçbir yere varamıyorum. ordan oraya sürükleniyorum sadece, artık nerede olduğumu da umursamıyorum.
mahvetmek herkesin ortak noktası bence. bilerek veya bilmeyerek deliler gibi mahvediyoruz her şeyi
yediği ilk dayaktan, kırdığı ilk camdan bahsetti. ellerinin artık daha çok titrediğinden, zihninin önemsiz her şeyi kaydettiğinden yakınırken bir paket sigara gözümün önünde kendi kendini içti. sırtımın eğrisinden şikayet ettim, yalnızca gülümsedi. vebalı bir hasta gibi bakan gözlerimmiş, bunu da fark etti.
falımda bir balık ve arkasından gelen birkaç balık daha gördü. kafamın üzerinde demir sarkıçlar varmış, sonra berrak bir gökyüzü. ipin üzerinde asılı kuşlara uzanmak isteyen açık ağzımmış. tüm yollarım varmış. derinmiş. kuyumu kazmışlar, gördü. tırmandığın yerden sonra kafana düşecek bir hayal kırıklığı var dedi. gördüm.
annesinin geleceğine emin olduğu bir gece aydedeye mektup yazıp camın arasına sıkıştırmış. annesi gelsinmiş, bir daha gitmesinmiş. kurduğun hayali garantiye alıyorsun dedim. yine aynı gülüş. o sabah ne annesini odasında, ne de mektubu cam kenarında bulabilmiş. ilk hayalim, ilk hayal kırıklığım. zihni bunları hatırlıyor. bir dönemde sekteye uğrayan her tecrübesini sıralıyor. vebalı gibi bakıyorum ona ve bilmeden bakmaya da devam ediyorum.
aynı sokaktan geçmişiz, aynı memleketten söz ederken yüzünün gülümsemesini unutamıyorum.
bir kahvenin kırk yıl hatrı, diye başlıyorum. susturuyor: o kadar yaşamayacaksın.
Geçmez biliyorum. Ben düşmedim, bir yerimi kesmedim, kolum kırılmadı. Ben kötü bir hastalığa yakalanmadım, korkunç bir rüyadan uyanmadım. Bendeki yara değil, kesik, kırık, korku.. Öyle bir şey değil, Bendeki sürekli boşluktan düşüyormuşum hissi, Devamlı koşuyor ama bir yere varamıyormuşum gibi. Bu geçmez!
bu dünyada ne olursan ol; cürmün değil, acın kadarsın.
(via sozlerindekaldim)
“Sana bir şiirler olmuş sevgilim…”
acı bir yakarış
anlatacağın çok şey varken, bir anlamının kalmadığını fark edip susmak da bir çeşit depremdir.
İkimizden birinin, “bize” ulaşması lazım.