“Peki, şimdi ne olacak ?”
Neden sürekli bununla kafamı meşgul ediyorum. Geçmişime bakıyorum, daha önce hiç böyle olmamıştım. Sanki direksiyon hakimiyetini kaybetmiş, her an sağa sola çarpıp savrulacak şekilde ilerliyorum. Bazen insanların hayatında olur böyle diyorum. Ne yaptıysam ona odaklanmaya çalışıyorum ama bir türlü aklımı toparlayamıyorum. Soruların içinde boğulup kendimi alaşağı ediyorum. İtiraf etmem gereken bir şey daha var, hayatımı tekelleştirmişim, sabitlemişim, sabitlenmişim, hayallerime biri kepenk vurmuş gibi. O biri çok uzakta değil o bizzat benim biliyorum ama mani olabilecek kadar bile bir çabam ve bunu geçirmek adına en ufak bir hissiyatım yok. Birşeyler beni tutuyor, çekiyor, geriyor. Bunu yenmem ve geçmem lazım. 24 yaşındayım, güçlüyüm, inanıyorum, istiyorum diyorum. Ama bu şeyi nasıl öldürürüm gerçekten bilmiyorum. Tükenmişlik sendromumu denir bilemeyeceğim. Ama her ne haltsa bir an önce atıp kurtulmalıyım. Hayata bir kere geldim ve tekrar inanıp düzelmeye başlamalıyım. Ya da sevmeye... Ya da sarılmaya... Ya da gerçekten çekip gitmeye... Sadece bir işarete ihtiyacım var kırıklarımı onarmak, ruhumu yeniden ayıltmak için











