
Andulka
The Bowery Presents
occasionally subtle
Color Me Curious

titsay
$LAYYYTER
Cosimo Galluzzi
Lint Roller? I Barely Know Her
No title available
🪼
EXPECTATIONS

bliss lane
Xuebing Du
I'd rather be in outer space 🛸
noise dept.
sheepfilms
The Stonewall Inn
No title available
Noah Kahan

oozey mess
seen from Portugal

seen from Mexico

seen from United States

seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Mexico
seen from United States

seen from United States

seen from Russia
seen from United Kingdom
@hontayhon-blog
This !!!
“Manchmal wird mir bewusst, was für ein schmaler Grat zwischen dem, was ist, und dem, was sein könnte, verläuft, wie viele Möglichkeiten von uns es hätte geben können, dass alles von einem einzigen Moment abhängt.”
— Als gestern noch morgen war, Claire Dyer (via honigimohr)
So many people from your past know a version of you that doesn’t exist anymore.
Tarih hocam demişti ki, “Dışarıdaki manzarayı izleyecekken pencerenin kirli olduğuna bakıyorsan, hayattan gram zevk alamazsın.”
olmak istediğim kişi olamadım. yapmak istediğim şeyleri yapamadım. herkese her şeyi eksiksiz söylemedim. pişman olacağım şeyler yaptım. yapmak istediğim şeyleri yapmadım. düştüğüm yerden kalkmak için çok destek aldım. destek alınca bile kalkamadım. hayatıma insan almayarak güçlüyüm yalanının arkasına sığındım. bazı geceler ıslanan yastığımı değiştirmek için üç defa kalktım. babamla hiçbir zaman anlaşamadım. anneme hiçbir zaman bir şeyler anlatamadım. gitmek istediğim yerlerde hep kaldım. kalmak istediğim yerlerden gitmek zorunda kaldım. bir keresinde intihar etmeye kalktım. bu dünyada beni sevebilmiş olan iki insanın da güvenini kırdım. kendimden hiçbir zaman emin olmadım. kendimle hiçbir zaman gurur duymadım. yaptığım hataları tekrar tekrar yaptım. sözlerimi tutamadım. saçlarımı uzatmadım. sigarayı bırakamadım. kimsenin istediği kişi olamadım. doğum günlerimi hevesle kutlamadım. hayatımdan çıkan insanların arkasından koşmadım. ağlamak istediğimde bir omuz aramadım. düştüğümde bana uzanan bir eli, anlatmak istediğimde yanımda birini, yürüdüğüm yollarda omzumda bir eli bulamadım. tam ihtiyacım olduğunda beklediğim mesajı almadım. uyumak istediğimde uyuyamadım. gözlerim daldığında bulmak istediğim kişiyi bulamadım. konuşmam gereken yerlerde hep sustum ve susmam gereken her yerde konuştum. değer verdiğim eşyaları hep kaybettim. önemsediğim insanları kaybettim. kendimi çoğunlukla kaybettim. çok çabaladım ama yapamadım. yaşamak istemedim ve zaten hiç yaşayamadım.
Earth is just too loud, i wish i could go to the moon
Hep olman gerekirken, hiç yoktun. Tüm mesele bu.
Hayatıma devam ediyorum ve geçmişi geçmişte bırakıyorum. Lütfen bana eski şeylerden bahsetmeyin.
“Benim sevdiğim insan bu değildi"yi hissettiğin o an.
“whats more selfish? committing suicide or forcing someone to stay in a world where they are so unhappy?”
— unknown
Her hayali ölen bir çocuğum ben, bu sefer olur dediğim hiçbir sefer olmadı. Bana öyle bakma yalvarırım, son umut dalım da kırılmasın.
Bazı geceler o kadar zorda kalıyorsun tek çaren katiline sığınmak oluyor.