RMH
I'd rather be in outer space 🛸

Jar Jar Binks Fan Club
d e v o n
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
No title available
Keni
$LAYYYTER
Claire Keane
No title available
One Nice Bug Per Day
No title available
★
official daine visual archive
art blog(derogatory)
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
KIROKAZE

gracie abrams
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
The Stonewall Inn
seen from Colombia

seen from Ukraine
seen from Ukraine

seen from Ukraine

seen from Oman
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from India
seen from Venezuela

seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from Colombia
seen from United States
@ibelongtoalexturner
müzeyyen hiç flört etmiyordu. gözlerini kaçırmıyor, heyecanlanmıyor, dili sürçmüyor, dudaklarını ısırmıyor, kendinden bahsetme konusunda en küçük bir heves göstermiyordu.
ya beni etkilemek gibi bir derdi yoktu yada beğenilmeye çok alışkındı.
still, life
Mesela bir arkadaşın aradığında çok kötüyüm dediğinde ''hemen geliyorum'' diyemeyen insanlar var. Çünkü ben anneme saat erken bile olsa arkadaşım çok kötüymüş hemen gitmem lazım dediğimde otur oturduğun yerde daha geçen gün çıktın ya dışarı diye azarlıyor. Ve ben o kapıyı çekip çıkamıyorum. Çünkü o zaman o kapı bana tamamen kapanır. Ya da hoşlandığım çocuk elinde çiçeklerle kapıma gelsin diye asla hayal edemiyorum. Çünkü mahallede ki insanlar ne der ? Babam görürse ne derim ? Ya da sevgilim hadi gel sana bir sürprizim var dese '' ya aşkım babam bu saatte izin vermiyoo'' demek ne kadar rencide edici. Çok beğendiğim kıyafetleri alamıyorum. Cüzdanımda kaç para olduğuna bakmam gerekiyor. Ve çoğunlukla tarzımı oluşturmak için beğendiğim kıyafetlerden önce o parayı harcamam gereken başka şeyler oluyor. '' kanki hadi sen de gel hep beraber denize gidiyoruz'' diyenlere '' ya bitanem benim o gün çok önemli bir işim var'' derken aslında benim ailem arkadaşlarımla tatile gitmeme izin vermez ki diyemiyorum. Ya da cluba gidiyoruz dediklerinde ertesi gün bütün arkadaşlarımın eğlenirken çekilmiş fotoğraflarına bakıyorum. ''ah nasıl güzel eğlenmişler. Bensiz'' diye iç geçiriyorum. Ben de kendime yakışacak çok beğendiğim dövmeler yaptırmak istiyorum. Ama akrabalarım gördükten sonra o kızın ne yaptığı belli değil dövmeli mövmeli bişey zaten dediklerinde ben umursamasam bile ailemin üzüleceğini biliyorum. Sonra ne oluyor biliyor musun ? kendini kısıtlamak zorunda kaldığın her şeyden terkediliyorsun. Azalıyorsun. Yanlarında olamadığın için arkadaşların kopuyor, Hayallerin uzkaklaşıyor, Zevklerin dışarıya kötü görünüyor. Ha tabi bir de burda hayallerinde olan şeyleri görüp fotoğraflar paylaşıyorsun birileri onları '' ulan kezo baban burda yazdıklarını görse kemerle döver hala neler yazıyorsun'' diye yargılanıyorsun. Sanki hayatımı ben seçmişim de hayallerimi seçmeme bile karışılıyor.
Sanırım bugğne kadar okuduğum en anlamlı ve gerçekçi yazılardandı. Sonuna kadar doğru.
“Şarabımız bitince yağmura çıkarız. Kim güzelleşmiyor öpüşünce.”
— Ahmet Oktay (via sokaktakiyazar)