Sweet Seals For You, Always
Mike Driver
Misplaced Lens Cap

titsay

Kiana Khansmith
🩵 avery cochrane 🩵
Show & Tell
d e v o n
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
The Stonewall Inn
Cosimo Galluzzi

@theartofmadeline
occasionally subtle
Game of Thrones Daily
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Product Placement

shark vs the universe

No title available

tannertan36
No title available

seen from Colombia
seen from Netherlands
seen from Türkiye
seen from El Salvador
seen from Poland

seen from Türkiye
seen from United States
seen from France

seen from Spain
seen from Bangladesh
seen from Paraguay

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Croatia

seen from Canada
seen from Malaysia

seen from Chile
@isimsizbirbirey
Her gün aynı döngüden, aynı sonuçsuz arayışlardan biraz yorulmadık mı?
Biz de tam olarak bu yüzden toplandık. Tabelasız, seni sadece bir 'kullanıcı' olarak görmeyen, seninle aynı dili konuşan ve hayatı bir tık kolaylaştırmak isteyen insanların buluşma noktası. Burada kasıntı kurallar, yapay etkileşimler yok; sadece senin gibi ne istediğini bilen bir topluluk var.
Bi' baksana bize, belki de tam aradığın yer burasıdır. Android uygulamamıza buradan erişebilirsin. İos uygulamamıza buradan erişebilirsin.
Gece içimde farklı duygulara neden oluyor.
Kâh gülme istememe, kâh ağlamak istememe,Kâh....
Kısacası anlatmakla bitiremeyeceğim isteklereneden oluyor.
Düşünüyorum düşünüyorum bir neden bulamıyorum.
Belki içim ağlarken dışarıya verdiğim
gülümsemelerin bir intikamıdır.
Belki de korktuğum gecelerde zorla sergilediğim cesaretlerin bir sitemidir.
Ya da belki de...Her neyse...
İçimde isimsiz duygular var.
Hangi sebepten veya olaydan var oldular bilinmez.
Son akşam yemeği tablosu misali isimsizler topluluğundan birisi bu gece bana ihanet edecek.
Acaba hangisi?
Yaralayabilir
Ama
Yarayadabilir
Işığın engellenebilir sorun değil.
Seni görmek isteyen her şekilde görür.
İstersen bulutun ardında gizlen, istersen Kaf dağının eteklerinde ol ya da bir Anka kuşunun yükselişe geçmeden önceki külü misali bitik bir şekilde.
İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur.
~Yeraltından Notlar-Fyodor Dostoyevski
yine gün sonunda birkaç dostun ve sen kalıyorsun.’
Bir yaz akşamında lambanın altındaki bankta öylece oturmak istiyorum.Yanımda benimle her şeyden bahsedecek o kişiyle. Bugün gördüğü karıncanın şeklinden yürüyüşünden bile bahsedebilir her şeyden konuşabiliriz.
Hoş geldin 🫡
Kayıyor telefonun ekranında parmaklarım.
Zihnimden kaçıp özgürlüğünü ilan eden düşünceler, sanki yazılmasalar protesto edeceklermiş gibi öylece klavyeye basmamı istiyorlar.
Nerden mi biliyorum?
Çünkü yazmadıkça beynim tekrar ediyor o harfleri, kelimeleri, cümleleri…
Benim de yazasım, içimi dökesim var.
Sizin okumaya isteğiniz var mı bilmem.
Yazıyorum, sadece yazıyorum.
Ne siz okuyun diye, ne de beni anlayın diye.
Sadece içimi dökmek ve içimdeki cümlelerden kurtulmak için.
Yeter ki zihnimde tekrar etmesinler.
Sussalar olmaz mı? Öylece sessizce dursalar?
Lütfen.
Kitabı açıyorum, sayfalarda geziniyorum.
Bir yere denk geliyorum, fazla tanıdık.
O da ne?
Sanırım orası benim.
Sanki kendimle göz göze gelmişim gibi hissediyorum.
Hem tanışıklık hem tanıdıklık, ikisi bir arada.
Sözlere karıştım.
Dönüp dolaşıp aynı yaralara sahip insanlar bulduğum yetmiyormuş gibi,
aynı yaralara sahip karakterleri buluyorum.
Bilmiyorum, belki de onlar beni buluyor.
Gel diyor.
Ben senim, sen de ben.
Ben seni anlayacağım, sen de beni.
Biz aynı yarabandının altına sığınmış iki ayrı yarayız.
Halbuki bizi yaralayan da aynı kişi, aynı hisler, aynı kesici şey.
Belki de aynı sözler.
Yorganımın altına sığındım
dışarıdaki canavara karşı.
Gülüyorum, o bez parçasının beni
koruyacağını düşünüyorum.
Halbuki bilmiyorum ki; o canavar istese
o bezi savurur gelir bana.
Canavar zihnimde mi, gerçekte mi,
ayırt edemiyordum o zamanlarda.
Peki şimdi neden ayırt edemiyorum?
Bu canavar gerçek mi?
Söyle bana canavar, sahte misin, gerçek mi?
Zihnimin içindeki hapishanede tutsak mısın,
yoksa oranın gardiyanı mı?
Peki bu canavar, canavar mı,
yoksa kendimi gördüğüm aynadaki yansımam mı?
Sanırım bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
Bu şarkıyı Berk Baysaldan dinlemek 🤌🏻🤌🏻
Nasılsın?
Öyle bir soru var ki, kime sorduğuna göre değişen cevaplar doğurur. Yakın olmadığın biri sorduğunda, cevap kısa ve öz bir şekilde "iyiyim". Yakın olduğun biri sorduğunda, sanki içindeki kapıların kilitleri birer birer açılır ve her şeyi o kişiye dökersin. O kişi bir anahtardır; sen de onun açabildiği bir kapı. Duygular ansızın kendini göstermeye başlar. Kimi zaman anlatırken gözyaşlarına boğulursun, kimi zaman sadece dümdüz bir kırgınlık kalır, sesizce üzgün. Ama tüm bu kendini gösteren duyguların ortak noktası, onları ortaya çıkaran kişidir. Bu kişinin yüzü elbette değişir: bazen bir kardeş, bazen bir arkadaş, bazen bir ebeveyn. Sadece kötü duygular değil üstelik, yanlış anlaşılmasın; iyi duygular da o kişiye özel açılır.
Peki bu soruyu şimdi ben sana sorayım: Sen nasılsın? Nasıl hissediyorsun? Nasıl geçiyor saatlerin, günlerin, ayların, yılların?