bir de şey, ev olmuşluğun var bana.
RMH

Origami Around
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Peter Solarz
I'd rather be in outer space 🛸
TVSTRANGERTHINGS

Love Begins
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
AnasAbdin
will byers stan first human second
Game of Thrones Daily

Janaina Medeiros
noise dept.
YOU ARE THE REASON

❣ Chile in a Photography ❣
Xuebing Du
taylor price
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
No title available

JBB: An Artblog!
seen from United States

seen from Singapore

seen from Singapore
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Saudi Arabia

seen from France

seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Hungary
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Russia
@iyidenapimyani
bir de şey, ev olmuşluğun var bana.
Sen günüme doğan en güzel şeysin!
Durumunun özeti.
efe kim?
- hayatımın aşkı. O da TED’dendi. 3 yıldır birlikteydik. hem arkadaştık hem aşık. bir dakikamız ayrı geçmiyordu. benden bir yaş küçüktü ama çok olgundu. bir gün, “hadi kalk” dedi, o zaman da türkiye’de acayip bir yarışma kirliliği var, şarkı yarışmalarının da oyunculuk versiyonu yapılıyor, “gideceğiz bakacağız, ne kaybedersin ki, verirlerse bir form doldururuz” dedi.
siz ne dediniz?
- bir şey demeye fırsatım olmadı ki, aldı götürdü. paldır küldür o elemelerde buldum kendimi. geçtim elemeyi. istanbul’dakine çağırdılar. oraya da gittik. her şey rüya gibiydi, 20. yaş günümü o yarışmada kutladım. 4 ay çeşitli oyuncu adaylarıyla bir kamptaydım, bir sürü şey öğreniyordum. Efe sonsuz destekledi.
neydi sizi bu kadar birbirinize bağlayan?
- muhtemelen hayatımda bir daha yaşayamayacağım kadar gerçek aşk…
BENİ AKŞAM EVE BIRAKTI SONRA MORGDA GÖRDÜM
efe’nin diğer erkeklerden farkı neydi?
- bir erkeğin, üstelik 19 yaşındaki bir erkeğin, seni teşvik etmesi, sana bir başka dünyanın, belki de kendisinden uzaklaştıracak bir dünyanın kapılarını açması, çok sık rastlanan bir şey olmasa gerek. benim hayatım bambaşka tarafa akıyordu, efe resmen o akışı değiştirdi.
anneniz babanız tanıyor muydu efe’yi.
- tabii, tabii. biz çok iyi bir ikiliydik. ayrılmaz ikili.
sonra peki?
- yarışma bitti, ben ikinci oldum. ankara’ya döndüm. sonra bir akşam beraberdik, beni eve bıraktı, ben yatmaya gittim ve ve ve…. birkaç saat sonra da onu morgda gördüm.
aman allah’ım!
- evet.. arabayı bir arkadaşı kullanıyormuş.. delikanlılık, gençlik, hız.. trafik kazası geçirmişler..
size nasıl haber verdiler?
- kardeşi aradı. gazi hastanesi’ne nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. kopuk oralar. yol boyu dua ettim. ama efe gitmişti, hissettim. onu hastaneye yetiştirmeye çalışan ambulansta ölmüş. onu son kez görmek ve dokunmak istedim…
hiç tereddüt etmediniz mi?
- deli misin? aşk bu. ne halde olursa olsun, o kabulümdü. onu son bir kere görmek ve ona dokunmak istedim.
SON KEZ NEDEN ÖPMEDİM DİYE PİŞMAN OLABİLİRDİM
“evladım, yapma etme!” diyen..
- annem yanımdaydı ama engel olmadı. Kişi ölümü nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşamalı. İleride onu neden son kez öpmedim diye pişmanlık duyabilirdim.
uyuyor gibi miydi?
- hayır ama her hali güzeldi.
bu olaydan sonra hayatı algılamanız değişti mi?
- orada, o morgda, sevdiğim adama bakarken “birinci hayatım bitti, şimdi ikinci hayatımdayım” dedim. gerçekten de doğru, artık başka biriyim. ben insanların kafayı taktığı şeylere, “amaaaan, allah başka dert vermesin!” diyebiliyorum, aldırmıyorum. çünkü ölüm gibi bir gerçek var bu hayatta.
peki akabinde neler yaşadınız?
- tamamen saçmaladım.
Bunu her okuyuşumda çok fazla üzülüyorum.
Kadın öldü, Mini etek giymiş. Kadın öldü, Kahkaha atmış. Kadın öldü, Çığlık atmamış. Kadın öldü, Yalnızmış. Lan KADIN ÖLDÜ,ÖLDÜ!
Alıntı (via magnumdancikanses)
İnsan istiyor ki sabrettiğine değsin.
dünyanın nerde başlayıp nerde bittiğini bilemem ama benim dünyamın başladığı yerde senin yanın, bittiği yerde.
ben sizin evdeki akvaryumda bir balık olsam koltuğun kenarında oturan sana aşık olurdum.
w/ @omrumuzunsondemi
ne var biliyor musunuz? yoruldum. herkes aklına gelen ilk şeyi düşünmeden bana söylerken, kuracağım her cümleyi bin defa düşünmekten yoruldum. üzüldüğüm her seferde bir tek kişiye tek bir şey anlatamamaktan yoruldum. asıl hissettiğim şeyleri gösterememek veya anlatamamaktan yoruldum. arada kalmaktan, düşündüğüm hiçbir şeyden emin olamamaktan yoruldum. gün çabuk geçsin diye günün en erken saatlerinde uyumaktan yoruldum. herkesi, her şeyi, her şeyimi bu kadar kısa sürede nasıl kaybettiğimi anlamaya çalışmaktan yoruldum. hiçbir şeyi düzeltemeyeceğim. bunu en iyi ben bilirim ve buna katlanmak zorunda olmaktan yoruldum. ailemden yoruldum, arkadaşlarımdan yoruldum, kafa dağıtırım diye durduğum her yerin bana bir şeyleri hatırlatmasından yoruldum. her şeyi ertelemekten yoruldum. kimse neden bu kadar şeye katlanamadığımı anlamıyor?
Richard Ramirez Jr
gece 3ten sonra söylenen hiçbir şey ciddiye alınmasın. gece 3ten sonra kimse aranmaz. gece 3ten sonra mesaj atılmaz. gece 3ten sonra yemek yenmez. gece 3ten sonra içilmez. gece 3ten sonra aşık olunmaz. gece 3ten sonra kimse ölmez. gece 3ten sonra baban ölmüş denmez kimseye. gece 3ten sonra sabah olmaz bazen. gece 3ten sonra sabah da birdir bazısı için gece de. gece 3ten sonra sokaktasındır bazen, polisler çevirmiştir, yanında kimliğin yoktur, inandıramazsın kimseyi düzgün bi adam olduğuna. sabah annene gidersin kahvaltıya. ve gece 3te neler olup bittiğiyle ilgili hiçbir şey anlatamazsın ona. gece 3te olan her şey anneleri üzer sadece.
Burak Aksak (via sokaktakiyazar)
”ben geceleri uyurken arada uyanır onun kollarından ayrılır arkamı döner yatardım bilerek. gecenin bi vakti uyku sersemi acaba ne yapacak diye düşünürken iki dakika içersinde uyanıp tekrardan kollarının arasına alırdı beni. uyuduğumu sanırdı, uyandırmamaya çalışırdı. bi süre böyle devam ettim. gecenin bi vakti uyanıp arkamı dönerek yattım. her seferinde uyanıp tekrar gelip sarılırdı bana. öyle hoşuma giderdi ki geceden ve karanlıktan nefret eden ben geceye aşık olurdum.“
Günaydın, galiba yanlışlıkla uyanmış bulundum.