ve unutma, ne kadar çok tebessüm edersen et, içindeki kurak topraklar yeşermeyecek.
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
dirt enthusiast
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Xuebing Du
Monterey Bay Aquarium
No title available

❣ Chile in a Photography ❣
DEAR READER
🪼

JBB: An Artblog!
Cosmic Funnies
wallacepolsom
almost home

PR's Tumblrdome

Discoholic 🪩
Sade Olutola

No title available
Keni

No title available
Lint Roller? I Barely Know Her
seen from Egypt
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Argentina

seen from Argentina
seen from Germany

seen from T1

seen from Singapore

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
@izmaritsokagi
ve unutma, ne kadar çok tebessüm edersen et, içindeki kurak topraklar yeşermeyecek.
Canı yandığında yaralarına kapanır, kapandikca kapılır
Bı fırtına seli dünya yükünün bindiği kamburuna buseler kondurur
Varoluş der Tanrı, yokolus manifestosu der insanoğlu
Merhemli çocuklar ellerini göğe kaldirir, onlarca öpücük yollar tanrıya
Kollarını sıkıca bağlar etrafına, kaybolup gitmesin diye
Yürek bu, şefkate bakar
Kelimeler kelimeler ah bu kelimeler tek bir cirpinisa bakar.
Eşikte bekler durur, cezasının bitmesini
kainatin yaratilisi dudaklarinda filizlenmis
ey tanrim,sana yalvarirken bu lanet gece de, hangi seytan cikageldi kapima.
olumumden bir kadeh kirmizi sarap akti.
gozlerim topraga hasretle bakti.
bu yagan yagmurlar son, kuruyan yapraklar,
dudaklarimin kurulugu.
sana veda dahi edemiyorum sevgili, affet gidisimi. vedalari sevmem, bilirsin. gozlerim dolar,
sesim titrer. gidisim sanli oldun istiyorum. beni unutma, hatiralarinda yasayayim.
sogukmusum, cok somurtuyormusum, neredeyse hic gulmuyormusum fakat munevver 4 yasindaki cocuklugumun gulusleri kafamin icinde hala taze.
benim derdim biraz siirsel bayim, siir okumasini bilmeyen insanlar anlamaz.
“çok sigara içiyor. bırakamadı bir türlü. ölümle ilgili hiçbir şeyi ciddiye almadığı için diyorlar ama değil. aslında, sadece ellerini nereye koyacağını bilmiyor.”
şairin katili, o çok sevdiği şiiriymiş.
Kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme.
Gecesini tanımadığım bir şehrin sabahına benziyorsun.
gidiyorum, gidiyorum, gidiyorum ama hiçbir yere varamıyorum. neredeyim ben? yine mi kendimle kavga etmişim? sıkıldım. kaybolmaktan, radyomdan, balkondaki demirlerden, avizeme asılan ipten, kendimden, senden, bizden. verdiğiniz rolleri oynamak istemiyorum artık. imla kurallarına da uymayacağım, kendimi de sevmeyeceğim. duvara çarparak duvar oldum. neler sakladığımı bilmiyorsunuz.
o yara hep orada. hafızanı da kaybetsen, duyguların gibi aklını da kaçırsan, o yara, o yara hep orada.
eskiden ne kadar cok anlatirdim kendimi, hislerim uzerine ne kadar cok yazardim. fakat süreya bana bir faydasi dokunmadi. kimse anlatmak istedigimi anlamadi ben yine koseme cekildim, tanridan anlasilmayi diledim.
Camı kırılan herkese koştun,
Evin yandı kimse yoktu.
biliyorum münevver. asıl anlatmak istediklerin, aslında hiç yazamadıklarında.
"dogurdugunun yabancisisin."
soğuk birisin. ölüler soğur.