kalbi kırık kadınların kahkahaları yüreklerine çizilmiş kesikleri sızlatırmış en çok. iyileştirmek içinse çiçeklerle dikmek gerekirmiş ilmek ilmek. ve bir de öpmek.
Today's Document
No title available
Cosmic Funnies

❣ Chile in a Photography ❣
Noah Kahan

Discoholic 🪩
No title available
𓃗

gracie abrams
Claire Keane
almost home
YOU ARE THE REASON
ojovivo
RMH

Origami Around

Jimmy Eat World

if i look back, i am lost
tumblr dot com
Fai_Ryy
official daine visual archive
seen from Mexico
seen from Brazil
seen from Thailand

seen from Singapore

seen from India

seen from United States
seen from South Korea

seen from United States
seen from Argentina

seen from United States
seen from United States
seen from Philippines

seen from Colombia
seen from Argentina
seen from United States
seen from Indonesia

seen from Czechia
seen from Brazil
seen from Indonesia

seen from Malaysia
@kabahatler
kalbi kırık kadınların kahkahaları yüreklerine çizilmiş kesikleri sızlatırmış en çok. iyileştirmek içinse çiçeklerle dikmek gerekirmiş ilmek ilmek. ve bir de öpmek.
biz birbirimizi her zaman üzerdik bizim bütün düzenimiz kargaşada düzendi
YAZDI. Lütfen devam ettir konuşmayı lütfen lütfen lütfen lütfen.
O kadar istiyorum ki gidip halledebiliriz demeyi. Ama bazen olmayınca olmuyor, onu da zorlamak istemiyorum sonuçta zorla güzellik yaratamıyoruz. Kalbim acıyor ve her seferinde gözlerim doluyor bu duruma düşmemiz yüzünden. Yine de elden ne gelir ki? Onu rahat bırakmam gerektiğini hissediyorum. Bir an bile mutlu edemediğin birini yanında tutmaya devam etmeye çalışmak büyük bencillik olur çünkü.
meet me in the afterglow.
Daha da dibe girmemek için mesajları tekrardan okumuyorum. Ama o kadar özledim ki şimdiden, hep bakasım geliyor. Bir yerden bir işaret bekliyorum sürekli, bir yaşam belirtisi. Şu ana kadar hiçbir hareketlilik göstermedi, uzaktan bile olsa varlığını hissetmek istiyorum.
Hayat o kadar acımasız ki. Rüyama her gece davet ederdim onu fakat bir türlü göremezdim. Gittiği ilk gece girdi rüyama, bir de son şansı kovalamak için.. Umut fakirin ekmeği miymiş bilmem fakat benim soluduğum havayı doldurmuş ondan eminim, yoksa nasıl kaplardı böyle içimi?
Acaba ne yapıyor? Uyudu mu? Yoksa birlikte yazdığımız sonu mu düşünüyor? Nemlendi mi gözyaşlarından yanakları benim gibi ya da şimdiden özledi mi sevgi dolu hallerimizi?
Kabahatlerin büyüğü kadar ufakları da tehlikeliymiş. Önemsiz görülen pürüzler büyük sonları getirebilirmiş. Sarsılmaz sanılanları sarsar, tükenmez sanılanların dibini gösterirmiş.
benim ayaklarımın tabanları yere çivilenmiş gibidir. eğrilmem, bükülmem; sendelerim ama kolay kolay düşmem. düşsem de kalkmasını bilirim, hep bildim.
ben kimi zaman en sivri taşlara basa basa ilerledim, kimi zamansa etimi çizmiş cam kesiklerinin canımı yakışını izledim. yeri geldi sarmaşıklara dolandım, yeri geldi dikenlerin üzerinde dans ettim. tüm bu yollar bana çok şey öğretti sevgili dinleyici. bu yollar beni izledi, gözledi. kaldırımları acılarımı göğüsledi. düşsem dahi sırtını dönmedi hiçbir sokağın köşesi. insanoğlunun nankörlüklerine bu yollarda hiç rastlamadım.. bu yollar ki hep cömerttiler, hediye ettiler bana bugünkü beni. bu yollar ruhuma metanet bahşetti, beni güçlü eyledi.
öyle ki, benim ayaklarımın tabanları yere çivilenmiş gibidir.* eğrilmem, bükülmem; sendelerim ama kolay kolay düşmem. düşsem de kalkmasını bilirim, hep bildim.
içim soğuyor, anlamıyorsun.
sakla beni sert kayalardan sevgilim, fırtınalardan ve insanların gazabından sakla. kollarında uyut beni, rengim rengine bulansın. en güzel şarkılarını kulağıma fısılda. çehremi sayamayacağın kadar öp, üzerimi ört, ellerimi tut. gözlerim bir günlüğüne huzurla kapansın.
bazen boğulduğunu fark edersin ama denizin dibi kıyıdan daha güvenlidir.
ve şimdi ben yine sen koktuğum bir günün akşamı, tanrının en sevgili kuluna dönüşüyorum. sıcaklığından mahrum kalmamak için giydiğim ceketin, cennet gibi kokuyor. fakat bilirsin, ben seni ne zaman hayal etsem düşlerimde, cehennem göz kırpar bana.
bir kadına boyun eğmenin inceliğinde ve sularında tüm koyu denizlerin, saat beşi gösterirken boğdu kendini hepsi erlerin.
benim tapındığım da kovaladığım da, öpüp de doyamadığım da yârimin elleri.
azalmıyor dizlerimin ağrısı, omzumun yükü biraz olsun hafiflemiyor. uyuyamıyorum geceleri, hayal kuruyorum. kalemime anıları bağladım, sayfaları ıslattım damla damla yaşlarla bazen. hüznüm hep aynı kıyıya vurdu, belimin büküldüğünü hissettim. ellerim çok üşüdü ama ceplerim vardı. kırgınlıklarımdan, aşktan ve senden artakalan her şeyi avuç içlerimde topladım. ceplerim mi ısıttı beni yoksa avuçlarımda kaybolan izlerin mi, bilmiyorum. tenime işledim seni ve zihnime hapsettim. seviştiklerimiz, gülüştüklerimiz yanımıza kâr kaldı. hem ayrılık da sevdaya dahil demişti birileri. şimdi ayrıydık belki, ama en yakınımda yerin var sevgili. içimde, bir mezarın var artık. kaburgalarımda kuru bir bahçe; gözyaşlarıyla sulanan çiçekleri büyümese de artık, anemonlar bırakıyorum mezarının dibine. birkaç şiir ve yarım kalmışlıkların boynu bükük tesiri ile birlikte, en yeşillerin içinden selamlıyorum seni. varlığın yitik ruhuma hayat verdi, yokluğunsa büyüttü beni. hiç pişmanlık duymadan; seni, sana rağmen, her zaman.