
@theartofmadeline

No title available
No title available
occasionally subtle
i don't do bad sauce passes

祝日 / Permanent Vacation
Mike Driver
One Nice Bug Per Day
tumblr dot com

shark vs the universe
Jules of Nature

Kaledo Art

PR's Tumblrdome
Claire Keane
cherry valley forever

oozey mess
KIROKAZE

ellievsbear
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

JVL
seen from United States

seen from Canada

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia

seen from France

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Italy

seen from South Korea
seen from Canada

seen from Spain
seen from Türkiye

seen from Austria
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Italy
seen from United States
@kavunlusarapp
İnsan gerçekten paramparça olduğunu hissediyor, tüm hücreleriyle, bağırarak ağlarken içinden bir şeyin kopup gittiğini hissediyor. Geri gelmeyeceğini bildiği bazı şeylerin. Acıyor.
Sanırım hala tumblr kullanan dört kişi kaldı, biri benim.
Yazmak belki hafifletir diye düşünmüştüm ama o kadar çok yazıp sildim ki artık ne yazacağımı bile bilmiyorum. Çok uzun zamandır içimde olan, hiç kıyamadığım, bütün iyi şeyleri orada biriktirdiğim, hep koruyup kollamaya çalıştığım o parçayı kopartmaya çalışmak, beni paramparça ediyor. Kopartmak zorunda kalmayı kaldıramıyorum. Sanırım geçen iki buçuk aylık süreçte hep bi tarafım "merak etme, bugün olmazsa yarın düzelecek, her şey eskisinden daha güzel olacak" diyordu, buna gerçekten inanıyordu. Fakat bugün anladım ki bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bu duygulardan kendimi kopartmanın bir yolunu bulmak zorundayım. Bu artık bir opsiyon olmaktan çıktı çünkü dün iki buçuk aydır söylemenden korktuğum her şeyi söyledin. Haklıydın, sana öfkeli değilim. Nasıl öfkelenebilirim ki? Aptal bir peri masalında yaşamaya çalışan benim. Gerçekleri reddedip kendi gerçeğini inşa edebileceğine inanan benim. Bu sefer beni hayalkırıklığına uğratan sen olmadın, bu sefer senden çok kendime öfkeliyim, kendime kırgınım. Canım yanıyor, uyumadığım her an ağlıyor olmaktan gözlerim acıyor. Dışarıdaki güneş beni yatağımdan çıkarmak için yeterli değil. "güneş" kelimesinin bile daha çok ağlamama sebep olması içimi parçalıyor. Nasıl bitecek? Seninle ilgili bildiğim her şeyi nasıl unutacağım? O kadar çok anı, o kadar çok detay var ki... Nereden başlamalıyım bilmiyorum. Çok ağır geliyor; bizim için daha fazla çabalayamıyor olman. Çok ağır geliyor sevginin bizim için yeterli olmaması. Kurduğumuz hayallerin yeterli olmaması. Daha kötüsü ben birisi için nasıl daha fazla çabalanır bilmiyorum, nasıl daha fazla sevilir? Ben hazırdım sevgilim, tekrar paramparça olmayacağımızdan çok emindim. Çok sevmiştim ve bu sevginin her şey için yeterli olduğuna çok emindim. Değilmiş. Dün gece anladım. Kaybolmuş hissediyorum, dahası kendimi arayacak gücüm bile yok. Bir sonraki nefesimi alırken bile zorlanırken nasıl yapabilirim? Kendimi arayıp bulsam, kendimi sevmeyi öğrensem bu aptallığım değişecek mi? İnsanın kendinden çok başkasına inanması, başkasını sevmesi o kişi gittiğinde geriye sadece bir enkaz bırakıyor. Ben şimdi bu enkazın altında küçülüp yok olmak istiyorum, sürekli kendimi bir enkazın altında bulmaktan çok yoruldum. Her seferinde olacağına inanıyor olmaktan, hayaller kurup altında ezilmekten çok yoruldum. Kendimi, zihnimi bir şeylerle meşgul etmek istemiyorum. Bu sefer sadece bu enkazın içinde kalmak istiyorum, belki beni aptallığımdan koruyacak olan şey budur.