O kadar , içine ettiğimiz bu çöpümsü dünyanın niçin sifonu yok ?
tumblr dot com
No title available
The Stonewall Inn
EXPECTATIONS
$LAYYYTER
todays bird
Claire Keane
occasionally subtle

oozey mess

tannertan36
YOU ARE THE REASON
Xuebing Du
Noah Kahan

roma★
hello vonnie

Product Placement
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
🪼
★
Doug Jones
seen from Austria
seen from Oman
seen from United States
seen from Armenia
seen from Albania
seen from United States
seen from Colombia

seen from Bangladesh

seen from Vietnam

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Germany

seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@kendineyasayan
O kadar , içine ettiğimiz bu çöpümsü dünyanın niçin sifonu yok ?
Bir ay vakti karşılaşalım.
+ Gitmemi istemediğini bilseydim kalırdım -Benim bir sebebim varsa sensin, seninki de ben değilsem git dedim +Sen bana senin sebebin ben değilsem, benim sebebimin de sen olmasını bekleme dedin. -Anlamamışsın işte, benim için kalmayacaksan ben niye senin için kalayım birde şöyle bak ? +Ben sana gurur yapmadan gitme dedim, dolaylı yoldan anlatmak değil, mesele gitme kal, diyebilmek cesurca -Bana ne zaman açıkça gitme dedin ?
-Söylesene
- Aloo orada mısın?
-Alooo...
Hayatımda birçok sevinçli günlerim olmuştur. Fakat hepsinden güzel, Hepsinden sevinçli olabileceğini umduğum bir tek gün daha olabilir. O gün seninle ve hiç ayrılmamacasına yaşayacağıma inanacağım gündür.
Sen böyle bir günün gelebileceğini pek tahmin etmezsin.Doğrusu ben de edemiyorum. Ama hayattan da başka hiç bir beklediğim yok. Bugün için sana da bana da bu kadar imkansız görülen bir saadet günün birinde gerçek olabilirse,bütün ömrüm içindeki kayıplarımdan hiçbirine üzülmeyeceğim.
Yalnız o sevinç bana kafi derecede yaşamış olmak için yetecek. O büyük, o yegane saadet için Allah'a mı, talihe mi, yahut herhangi başka bir şeye mi, neye inanmak lazımsa inanmak istiyorum.
Orhan Veli eserken...
Saat dinlediğimiz şarkı geçiyor, zaman geçiyor birazda sen..
Sana bir haltlar olmuş
Canım sana bir haltlar olmuş. Eskiden böyle davranır gibi davranmazdın, Yüzün gözün buruşmuş. Daha fazla diren'emem. Sevince farklı seviyorum, sevgiden boğuyorum sevdiğimi, senide boğdum farkına varmaya geç kalmışım. Geç kal'ınmışlıklara yeni bir geçlik daha ekliyorum. Sezai Karakoç, Muazzezi bekleyerek harcıyordu vaktini. Bekleyecek halim yok, Biraz daha kalmaya, kalkışamam. Bir daha yüzümü görmeyeceksin söz veriyorum. Sana kızmıyorum sen tofaş dersin başkası anlar, ben anlamam mesela. Seni geçmişte bıraka kalıyorum. Hep kız'ardın niye geçmişten bahset'mezsin diye. bilmeni istemedim geçmişim acıyla dolu. Sen ne zaman konuyu geçmişe getirmeye çalışsan içim acırdı. Sana anlatmak belli ettirmek geçmiyordu içimden, Anlatsam geçecek gibi değildi. Unutur muyum bilemiyorum, beraber geceleri sabahlara kavuşturduğumuzu, vurgulu canım deyişimizi, beraber şarkılar söyleyip sevinç hormonumuza bayram etmemizi, telefondan konuşurken başının dolaba çarpışın duyan içimin acımasını, ilk sabahladığımız, o öyle derin, öyle güzel öyle anlamlı gecenin ayazında üşütüp hasta oluşunu, bunu öğrendiğimde sigara yaktığımı, Unutur muyum bilmiyorum. Karşılaşırsak eğer bir gün bir yerde, bana bakıp gelme olur mu Yeniden tanışamayız, üzülür kalırsın. Ben sana hiç gelmedim, Sen bana hiç gelmedin, Ve biz diye bir şey olmadı hiç. Unutur muyum bilmiyorum, ama unutmaya çalışırım. Unuturum, unuturuz, unutmalıyız. Neyse Unut'uşuruz Hoş git..
Sezai verem etti kendini O çok sevdiği Muazzezi için Söyle bana değer misin Sezain olmam için
“Korkunç bir sezgi gücü vardı Mevhibe’nin. Yüzünüze bakar bakmaz, sizi tanır, anlar, ruhunuzun en derin köşelerine kadar kavrardı. Küçücük bir bakıştan, mimikten, jestten tüm karakter haritanızı çıkarabilirdi. Özdemir Asaf bu yüzden ona ‘Öldürmekten daha beter anlıyorsun insanı’ demişti. Çok keskin gözleri vardı.”
Ve eylül terk ediyor yılı
Yeni yıla giderek
Nereden bile bilirdi ki insan,
nereden geldiği belli olmayan insanı.
Seviyorsan git şiir yaz hiç bir şey olmazsa eser olur.
Annem aşkın tıpkı otobüslere benzediğini söyler dururdu
Bir süre bekledikten sonra bir başkası gelirdi.
Bazen o kadar lazım olur ki başını yaslayacağın bir omuz, saçlarını okşayacak bir çift el ve ‘ seni asla bırakmayacağım ‘ diye kulaklarına fısıldayacak bir ses.
Ben pislik değilim
Ve ben pislik değilim ve bir pislik istediğine göre benim pislik olmayışım, beni normalde çıktığın pisliklerden daha pislik yapıyor. Çünkü onlar sana istediğini veriyor ama ben pislik olmadığım için vermiyorum. Buda beni pislik yapıyor.
İçtikçe içesi gelir bazen insanın. Bir bardak kahve, bir bardak su ve bir sigara.