Bu benim vücüdüm olabilir. Hayallerimi çalmışlar.
Game of Thrones Daily
noise dept.

No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Kiana Khansmith
Show & Tell

ellievsbear
d e v o n
Fai_Ryy

oozey mess
RMH
Jules of Nature

⁂
Cosmic Funnies

No title available
hello vonnie

Andulka
will byers stan first human second
Mike Driver
NASA

seen from France
seen from France
seen from United States

seen from Germany

seen from Chile

seen from United States

seen from Bangladesh
seen from Bangladesh

seen from Singapore

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Mexico

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Norway
seen from Bulgaria
seen from Mexico

seen from Mexico

seen from United States
@korsanlokanta
Bu benim vücüdüm olabilir. Hayallerimi çalmışlar.
ETKİLİ KONUŞMA YÖNTEMLERİ
Varlığını kabul ettirebilme kaygısı taşımak çok zor. Bir ülkeye, bir aileye, bir arkadaşa, bir sevgiliye varolduğunu anlatabilme çabası... Bir kadın olarak, bir insan olarak, bir başkası olarak...
Kimsenin kimseye kendini anlatma derdi olmadan yaşayabilmesi ihtimali güzel bir hayal olarak şuracığımda duruyor, dursun.
Bazıları başkadır. Bazıları etkili değildir, kitleleri peşinden sürükleyemez. Bu ezikliğinden değil, öyle olduğu içindir. Bazıları daha romantiktir. Bu Kezban (ya da erkek versiyonu her kimse artık) olduğundan değil, hayalleri gerçeklerden daha çok sevdiğindendir. Bazıları daha çabuk üzülür. Bu zayıf bir kişiliğe sahip olduğundan değil, aksine güçlü bir maneviyatı olduğundandır.
Bazı başka insanlar; kendini anlatmayı sevmez ama sevdiği yerlerde durabilmek ve sevdiği insanlarla birlikte yaşayabilmek için bunu yapmak zorunda kalır ve hep yorulur. Lütfen onları anlamaya çalışın artık. Etiket yapıştırmaktan, suçlamaktan daha kolay bir yol bu. Anlamak... Dinlemek... Konuşmak... Hele de sizin gibi akıllı insanlar için bu becerileri hayata geçirebilmek daha da kolay olsa gerek.
(yine etkileyemedi.)
Sürükleyecek valla. #abbaskiarostami
Ankara Hukuk fakültesi önündeki Simitçi Murat Amca. Kendi adıma konuşayım, bana böyleleri lazım. Ben böylelerini özlüyorum.
Bazen
Gözlerin açıkken bir rüya görürsün ve o an için temizlenir.
Yumruğunu, dişlerini, nefesini çok sıkarsın bazen. Bi' an gelir bi' ayakkabı görürsün kapında ve vücudun birden tazelenir.
Gözlerin kapalıyken denizin dibini görürsün ve o an güven duymaya başlarsın.
Çok kızarsın bazen. O kadar kızarsın ki, alışırsın o kızgın suratla dolaşmaya. Ama an gelir bir başkasının kızgınlığına kurban edersin kendi kızgınlığını. O'ndan daha önemli değil dersin.
Gözlerin görmezken aldığın kokuya inanamazsın ve o an aşık olursun.
Çok üşürsün bazen. Boynunun altından kuyruk sokumuna kadar uzanan soğuğa hiçbir yün kazak çare olmaz. Birinin gülüşüne hapsolursun bir gün, içindeki ısıyı ancak o gülüş ölçebilir. Bir daha hiç üşümeyecekmiş gibi hissedersin.
Güneş doğar, güneş batar. Sonra yine doğar, yine batar. Ve sen bazen bunu unutursun.
Ömrünün 'bazen'lerini birine/birilerine seve seve verenler, orda mısınız?
Şarkısı da olsun, tam olsun.
Mfö-Bazen
Gerek Yok
Vicdan varsa başka bir şeye gerek yok.
Kendi toprağında/evinde/işyerinde/ülkende/dünyanda vicdansız bir sürü insan (onlar her yerdeler) sanki sana zulmetmek için bu dünyaya gelmişse başka söze gerek yok.
Vicdanı olmayanlara:
Kendi kendisinden utanmayan Yeryüzünde hiç kimseden utanmaz.
Neşet Ertaş
Votteyze
"İçim güvercinleri okşamış gibi rahat Sen yanımdayken ister istemez Geniş meydanlarda akşam üstleri Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar."TU
Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum.
Sait Faik
Bir gün gelir de karmaşadan, belirsizliklerden, sıkıntıdan, yalnızlıktan ölecek gibi olursanız fotoğraflara bakın. Yok yok telefondan çekilmiş fotoğraflara değil. Şanslıysanız çocukluk fotoğraflarınız vardır kanlı canlı halde. İşte onlara bakın!
Dokunabilirsiniz onlara. Koynunuzda saklayabilirsiniz onları. Konuşabilirsiniz onlarla. Kahkaha krizlerine girebilirsiniz bazılarında. Bazılarını gözyaşlarınızla bozabilirsiniz.
Ama siz siz olun, o fotoğraflarla birlikte yaşamayın!
Siz kalkmayın, ben kapının yolunu biliyorum.
Kapının ardı masmavi zaten. En sevdiğim renk orada.
Asırlardır yalnızdık, yine yalnızız. Bir birey olarak yalnızlık bir yana, insanoğlu yalnızlığa mahkumdur...
İnsanoğlu neden yalnızdır?
Gücünü doğa dışı kullandığı için.
Ötekileştirdiği için.
Küçük hesaplar yapabilme yetisi olduğu için.
Kötülükten zevk alabildiği için.
İyilik yaptığı ve yapıp denize attığı için.
Diğer canlılardan farklı olarak aşık olabildiği için.
Yemek seçtiği için.
Para kazandığı için.
Konuşabildiği için.
Dert sahibi olabildiği için.
Seçimleri ile yaşadığı için.
Devlet kurduğu için.
Aile kurduğu için.
Kadınlarının ismi 'kadın' olduğu için.
Erkeklik olduğu için.
Hayatınızda mevcut ne varsa, onun için yalnızsınız işte.
Yalnızız!
Votteyze
Her şey olur...
Hayallerinde öldü
Sağlam İrade.
Kedi.
Bazen hayata karşı sabrının sınıra geldiğini anladığında ne yapıyorsun?
Ben önce ağlıyorum. Bu ağlama meselesi artık benim için ciddi bir konu. Ağlamakla aramda olan bitenler hakkında da çok ciddi düşünüyorum. Bunu elaleme buradan açıklama konusunda da hiç çekinmiyorum açıkçası. Çünkü ağlamak sandığından daha güçlü bir duygu. Herkesin beceremediği de aşikar.
Ağlamakla aramdaki meseleyi hallettikten sonra düşünmeye başlıyorum. Neden sabrettiğimi, ne için sabrettiğimi tekrar ediyorum kendime. Sonra ne kadar daha sabredebileceğimi hesaplamaya başlıyorum kendimce. Topluyorum, çıkarıyorum falan… (Bazen araya muayyen günlerin kasveti de girebiliyor, o zamanlar hesap kitap karışıyor tabii)
Sonra dağılmaya çalışıyorum. Genelde düşünme sürecim pek verimli geçmediğinden dağılma sürecimi de hakkıyla yaşayamıyorum. Başka şeyler düşünmeye çalışmak zor gelebiliyor.
Sonra bir bakıyorum yine gece olmuş, yine en az 8 saat uyumam gerekmiş.
Aslında sabretmemek için çok neden var hayatımızda, ama sabretmek için de epey neden var. Hepsi de nereden baktığınla çok alakalı. Bir de hayatın zulmü karşısında yine o hayata tutunma çabamız da çok büyüleyici bence.
"Korsan Lokanta bugün 2 yaşına basmış."
Zaman hızlı mi yavaş mi geçiyor, bilemedim.
Başar
Senin de miden bulanmıyor mu?
Olan biteni dışarıdan izlerken gözlerin yanmıyor mu? Senin de unutmayacağın şeyler ağzından burnundan taşmadı mı artık?
Ne yaparsan yap, şu memlekette zerre kadar değerinin olmadığını anlamadın mı? Hoş; çoğu insan evladının ailesinde, iş yerinde bile değeri yok ya...
Bir yerden bir yere giderken şans eseri gidebiliyorsun, bugün de başıma bi'şey gelmedi diye şükrediyorsun, adaletsiz her türlü uygulamaya ''e buna da şükür'' demeye başlıyorsun, ülkede ne rezillikler dönüyorken sen sadece yorum yapabiliyorsun (bazen de yapamıyorsun), birileri yavrularını en iyi şekilde(!) yetiştirmeye çalışırken ve başarırken; sen zar zor geldiğin konumu elinde tutmak için mücadele veriyorsun.
Mide hastalıklarının önemli sebeplerinden birisidir psikoloji. Sahi, senin de miden bulanmıyor mu?