bir derdim var, ama bin dermana değişmem.
Misplaced Lens Cap
Today's Document

shark vs the universe

JVL

Kiana Khansmith
we're not kids anymore.
tumblr dot com
Lint Roller? I Barely Know Her
YOU ARE THE REASON

if i look back, i am lost

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium
d e v o n
Stranger Things
Claire Keane
No title available
macklin celebrini has autism

❣ Chile in a Photography ❣
Show & Tell

No title available

seen from Maldives
seen from France
seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from Germany
seen from Canada
seen from Brazil
seen from Indonesia
seen from Indonesia
seen from France
seen from Brazil

seen from Malaysia
seen from Chile

seen from Venezuela
seen from Indonesia

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
@mahsays
bir derdim var, ama bin dermana değişmem.
gözlerim bayım. gözlerim bir çöl, susuz ve bitimsiz.
gözlerim bayım. gözlerim bir çöl, susuz ve bitimsiz.
ama üzüntü demek gece gündüz, uykuda olsun, uyanık olsun, vücuduna saplanmış bir oku taşımak demek. çekilir şey değil bu.
kemiğin sızlıyor, canın çekiliyor ama ölemiyorsun. her sabah aynı zehirli uyanış, her gece aynı dipsiz, uykusuz azap. ne çare var ne de biteceğine dair bir umut.
benim hiç sığınacak limanım olmamış aslında. hatta arkamı yaslayıp rahatça ağlayabileceğim bir omuz da yokmuş. hiç sevilmemişimde. bir yerede ait olamamışım. kimsenin aklına ilk gelen kişide olmamışım. kimsenin önceliği, kimsenin canı ciğeride olmamışım. yapayalnız doğmuş ve yapayalnız büyümüşüm.
“evim yokmuş benim. hatta evim gibi hissettiğim yer de yokmuş. sığıntı, fazlalık gibi hissettiğim bir yer varmış, oraya da ev denmezmiş.”
hiç gülmemiş, hiç ağlamamış, hiç sevmemiş, hiç kırılmamış, hiç yaşamamış gibi. verilen her şey alınmış ve sen geldiğin hiçlikle gidiyorsun.
bir nefesten ibaretmişim. üflendim ve bittim. ne bir yangın başlatabildim ne de bir yangını söndürebildim.
bir kuşun kanadına yüklemişler gökyüzünü, benim kalbime de bu bitmek bilmeyen güzü.
içime ata ata kendime yer bırakmamışım.
insanlara alışmayın. alışmayın işte. bir sesin kıyısına bağlamayın gemilerinizi. fırtınası ansızın kopar, sığınamazsınız. gülüşlerin rengine kanıp da yürümeyin, günün birinde renkler solar, tanıyamazsınız. çünkü insan en çok yuva bildiği göğüste üşür en nihayetinde. siz sarıldıkça genişleyen sıcaklık, bir bakmışsınız buz tutmuş en derinde. alışmayın birinin varlığına, yürüyüşüne, gölgesine, nefesine... kendi ruhunuzun asil yalnızlığını bırakmayın bir başkasının insafına. siz gökyüzünü onun gözlerine sığdırırsınız, o ise kendi küçük dünyasında boğar sizi. dikiş yerlerinizden sızım sızım kanarsınız. adımlarına adımların dolanır, kelimeleri diline pelesenk olur. bir de bakmışsın ki sen kendinden eksilip tamamen ona eklenmişsin. o sırtını dönüp gittiğinde ise aynadaki yabancı çehreye bakıp kaybettiğin asıl seni ararsın darmadağın sokaklarda.
hani gözyaşlarından üşürsün ya öyle bi gece.
ağır geliyor bu sessizlik, bu duvarlar, bu bitmek bilmeyen kasım soğuğu ağır geliyor.
bu şehirlere, bu insanlara, bu yollara, seni bana imkansız kılan her şeye çokça küskünüm. haberin olsun. benden biraz haberin olsun.
beni sorarsan, bıraktığın yerdeyim. bulmak istemediğin kadar uzakta.
bir gece kalbimi susturmak için içimdeki bütün cümleleri astım. sabah olduğunda kimse fark etmedi, ama ben içimdeki şehrin cenazesine uyanmıştım.
yangından kalan ne varsa, adını bahar koyup sevdirdiler bana.
ben her gece canımın kırıklarını topladım da tek bir gece 'elim kanadı' diyemedim kimseye.
içimde sakladığım kelimeler var, eski sandıklarda naftalin kokusuna bulanmış dokunulmaya korkan cümleler.