erken biten yaz gecelerinden, erken uyuyan insanlardan, çok rahat uyuyabilen insanlardan, uyuyabilen insanlardan, tükenen alkolden, mantıklı insanlardan, başarılı insanlardan, güçsüz gözükmemek için teatral halleri olan insanlardan, böceklerin bastığı kurumuş ağaçlardan, tükenen alkolden, erken ölümlerden ve ‘’bazen…’’ ile başlayan edebi metinlerden nefret ederim.
bazen insanın kendisini budaması gerekir. sosyal hayata küllerinden doğarak, göğüs kafesinde beyaz bir boya iziyle, ‘’daha güçlü’’ gibi altı boş bir tanım ile değil de, daha kendi gibi karışması gerekir. dışarıdan duyulmasa bile en azından içinden ‘’yaşıyorum ulan’’ şeklinde bir çığlık atması gerekir. bazen insanın ormanından taşınıp, kendisini o muhteşem yalnızlığıyla budaması gerekir. evet bazen… mesela bu paragraftan nefret ettim, aramızda kalsın.
hayatımızdan geçip giden insanların üstümüzde bıraktığı o kekremsi tat ve kudretli ara durak hissi, hayatlarından sadece geçip gittiğimiz insanların üstünde bıraktığımız o ekşi tat ve kudretli ara durak hissi, geceleri cern’de iki atom gibi birbirine çarpıyor duruyor ve çok şey katıyor bize, çok şey öğretiyor. mesela bir bina için kolonun önemini… ilk aklıma gelen bu oldu. sanki evrendeki bütün hikayeler aynı otobanda geçiyor. hepimiz seyir halindeyiz sanki, dönüp dolaşıp birbirimize denk geliyoruz. ürkütücü bir döngü…
bazen kendimi nepalli bir dağcı gibi ya da nepal’deki bir dağ gibi yorgun hissediyorum. çok uzun süredir tırmanıyor gibi ya da çok uzun süredir yerimde sabit duruyorum gibi... o kadar güçlü biri değilim. bunu fark edeli yaklaşık otuz sene oldu… güçlü olmak gibi bir talebim de yok, dikeylik prensibine çok inanmam. sadece hür irademle yıkılmayı ve hür irademle tekrar ayağa kalkmayı talep ediyorum. bazen zemine karşı platonik hisler beslediğimi düşünüyorum. bazen… al işte, bu paragrafı da sevmedim.
neyse…
uyuyabilen insanlardan, tükenen alkolden, erken ölümlerden ve ‘’bazen…’’ ile başlayan edebi metinlerden nefret ederim.
bunu söylemek için bu saçma metni kaleme aldım.
bazen olur böyle şeyler…
bazen.









