
❣ Chile in a Photography ❣
Not today Justin
i don't do bad sauce passes
h
I'd rather be in outer space 🛸
DEAR READER
noise dept.
dirt enthusiast

祝日 / Permanent Vacation

Kiana Khansmith
Stranger Things
we're not kids anymore.
Jules of Nature
taylor price
trying on a metaphor
Cosmic Funnies
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium

tannertan36
he wasn't even looking at me and he found me
seen from Ireland
seen from United States

seen from Spain

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from Ireland

seen from United States
dünyanın en karanlık yolu mu? en karanlık yolu mu dünyanın? yalnızlıktır. #melihtansug
Mesela insan senin yanında Devrik bir düzeni toparlamaya çalışmıyor Ki inanıyorum Senin, yanında olmadığın tüm fikirler devriktir.
- Melih Tansuğ
Hüzün Mevsiminin Notları
Durup durup Bizi bu alçak devirden uzaklaştıracak bir yol arayışına giriyorum Belki de öyle bir yol yoktur Sence düşünmemeli miyim?
- Melih Tansuğ
https://www.antoloji.com/bir-dilek-hakki-2-siiri/
antoloji.com.tr
Eskidikçe Türküler
Herkes aynı dilde mırıldanır hüzünlerini Her gelen, yeni bir şey gizler kucağında Kozalarda içlerinde kelebekleri.
Öyle yerler biliyorum, tarifi yok. Buralar çetin bir dağ yamacı kadar kinci Yollarını ezberliyorum, yollarını unutuyorum kimi yerlerin Yollar, her umudu ayrı ayrı yitirir.
Bir kelebeğin kanadındaki harita Uğur böceğinin umulmaz gizemi Yıldızlar kayıyor dört bir yana Bir dilek tutuyoruz, unutuyorlar Kışın en kör vaktinde sevdim seni Şakakları beyazlardı bir çocuk olsa Ki ben yine çocuk gibi gülümserim Bir avuç misket bulduğumda.
Önceleyinde güzel günler geçirirdik Lakin ucundan tutupta mutluluğumuzu Çamaşır iplerinde salandırıp Bir ceset gibi sergilemedik şehrin meydanlarında. Ya da bir günah gibi.. Çünkü herkes biraz günahkar masallarda Ve belinden kavrıyorken bir kadehi. Ve hatta, hayata söverken. Hayattan korkarken de, Üst üste kaybedilen oyunlar gibi.
O dönemlerde dilimizden eksik olmayan bir türküyü Binlerce kez eskitirdik ay ışığında Kimilerine göre türküler, eskicileri anımsatır Yorgun kısrakların sırtında..
Ve ben şimdi seni gördükçe Nasıl oluyor bilmiyorum Tpıkı ilk kez kanadını tanıyan kuşlar gibi Belkide Çatalca'da kahvaltı ediyoruz. Gözlerin bir zeytin gibi siyah, Ellerin beyaz peynirler gibi beyaz Tüm temiz duygular kadar beyaz Seni yalnızlığından öpüyorum.
Melih Tansuğ
Siz Bizim Kim Olduğumuzu Biliyor Musunuz?
dünyanın, en karanlık yolu mu? en karanlık yolu mu dünyanın? yalnızlıktır. yani, yalnızlıktır tadımı kaçıran anılarım gibi.
ve adı konulmamış hatıra ormanına gizlerim çocukluğumu. insanlığımı, kırılganlığı mı, açlığımı, tokluğu mu da evet, onları da. hani şöyle diyordu ya bir film: " Siz, bizim kim olduğumuzu biliyor musunuz, efendim? " şimdi soruyorum size siz, biliyor musunuz bizim kim olduğumuzu? bilmiyorsunuz işte.
yani, bilmiyorsunuz bir mumun neye benzediğini bir kadının neye benzediğini, ki neye benzemediğini de. nasıl bilmiyorsunuz neden değil, nasıl dudağının kırmızı, gözlerinin iri, bolca yalnızlığı olduğu, bolca söyleyin bilinmez mi? ben bilirim elbette.
yada unutamam, bu da aynı şey umudu kesmek gibi yoksunluktan yani unutursam unutursam işte nasıl anlatılır bilmiyorum, soluk baharlar gibi belki de.
lafı dolandırırım, avluyu dolanır gibi uzun uzun anlatmak istediğimi, anlıyor muşsunuz gibi şöyle sorsam önüme kim geçerse -yoksunluk nedir? - -mutsuzluk- mu dersiniz? öyle dersiniz belki de Tanrıya bağlayacak birileri çıkacak aranızdan.
bana soracak olursanız -yok gibi bir şeydir- bir mevsim seçiyor gibi takvimden eh iştee, diyorum ya İnsan, yoksunluğu kadar insandır.
kimilerince umuttur yani, işte kimilerince de umutsuzluk bana kalırsa, bir hiçtir tıpkı "hiçbir şey" gibi hani -hiçbir şey- deriz ya sorulduğunda -hiçbir şey- yani nasıl desem işte; gece değildir ama karanlıktır avlumuz. komşularımız vardır ama yoktur. amcam, çoktan ölmüştür ben büyüdüğümde. diyorum ya işte anlamıyorsunuz işte insan sevildiği kadar insandır. ve bir hiçtir bizi bu denli hüzünlendiren yalnızlık hiç işte.
yani şimdi, - siz, bizim kim olduğumuzu biliyor musunuz? - evet evet, siz, biliyor musunuz bizim kim olduğumuzu? insanlığımız gibi? iyi değil midir insan her konuda? iyidir. yani iyidir insan olmak dışında.
Melih Tansuğ
SUSUZLUĞUM
ben otlaklarda, dağlarda yeşil bir çam gibi inatçı bir mavi peştemal gibi savruk rüzgarlarda usulca yeşerdim. nerede gördümse, susamış bir serçe serçeler susarmış unutulduğunda, duydum bende böyle unutulursam şayet; dindirir misin susuzluğumu? Sense fındık bahçelerinde ki ufak kız saçlarının siyahı bulaşmış kirpiklerine gözlerin o kadar içten ki sarıyor büsbütün yalnızlığımı ve oralarda seni böyle tanırlar. üstelik bugün cuma ne zaman döneceksin? | Melih TANSUĞ
bir kuş olsam gözlerine konardım dinerdi susuzluğum o masmavi derinliğinde.. | Melih Tansuğ
Kırık Kalp
Kırık kalp parçacıkları, Kum saati zamanının; Ayrı düştükçe birbirinden uzaklaşan. Bütünleşmek ki; düşmanıdır zamanın. Ansızın ve zaman zaman, Silinir suretin hafızamda..
| Melih TANSUĞ
Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
.. Kuş sürülerinden bir duvar Hangi kuşu çeksem ölüyor avucumda. ..
Melih TANSUĞ / Rapunzel'e Mekup
merhabalar rapunzel merhabalar yitiğim.. uzun zamandır soluklanmadan yazıyorum ve usanmadan yazacağım ta ki yüzün tükeninceye kadar bulutlarım da. bir mevsimdeyiz ki, geçmek bilmiyor kuruttukça kurutuyor umutları mı orada da öyle mi? gündüzler mi? onlar eskisiyle aynı, gecelerde öyle kalacak. bir değişmeyecek göğümün hüznü hüzün! diyorum ama hüznüm tükenmeyecek değil mi? olsun. ucundan tuttuğumuz umutta kopacak bizi unuttuğun gün. haykırıyorum denizlere doğru rapunzel sesimi duyuyor musun? bütün denizler sana ulaşır bütün maviler sana beni unuttuğun yerde misin ? iki ağustos geçti. seni tanıdığım parmak uçların rüyalarım da bir geminin, güvertesini kazır gemi diyorum ya bu gemi nereye gidiyorsa sırtlanmış variller dolusu eskileri mi çirkin martılar konaklıyordu yelkenlerinde çirkin kamarası, çirkin tahtaları vardı çirkin balıklar da gizleniyordu çirkin denizde herşey öylesine çirkin, öylesine çirkinken bir sen güzeldin rapunzel, hepsi o kadar ve bir seni seviyordum eksiltmeden sende beni seviyor muydun? Melih TANSUĞ / Rapunzel'e Mekup