Tumblr kullanmak; hem göz önünde olmak hem de herkesten bir o kadar uzakta olmaktır .
Tıpkı bir uçurtma gibi...

pixel skylines
Sweet Seals For You, Always

blake kathryn

Origami Around
Mike Driver
One Nice Bug Per Day

Kaledo Art

titsay
KIROKAZE

No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
will byers stan first human second
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available

Discoholic 🪩

No title available
wallacepolsom
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Today's Document

#extradirty

seen from Maldives

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Argentina

seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from Spain
seen from United States
seen from Iraq
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
@mevann
Tumblr kullanmak; hem göz önünde olmak hem de herkesten bir o kadar uzakta olmaktır .
Tıpkı bir uçurtma gibi...
Olduğu yerde giderek soğuyarak ufalanana kadar kurayacak bir değer yekparesine dönüştü.
Mêvan
Gemini telefon falı
BİR BAYRAM
Bayramın birinci günü bitti. Sabahtan uyandım. Rehberi açtım. Benim öncelikli olan insanların bayramını kutlamak için aramlar ve ses kayıtları oluşturdum. Geriye kalanlar için bir tane mesaj oluşturdum. Hepsine yolladım.
Her bayram oluşan önce o mesaj atsın. Ben ona attım. O bana atmadı gibi triplere girmeden hepsinin bayramını kutladım. Aralarında hiç aramayanlar, sormayanlar ne ararsan vardı.
Bayramlar bunun için olmuş özel günlerdir. Güzel bir etkinlik yaptığımı düşünüyorum. İçimde hoş, naif bir duygu oluştu çocukken hissettiğim gibi.
Ben yalnızlığa gelemiyorum. Hep benim tarafımda kalsın. Bu aslında kendimi bir kabullenişti. Ben böyleyim hep ilk adımı atan ben oldum. Ne yapayım bu benim kaderim. Bir zırh gibi üstüme giydim benim ile alakası olmayan ama içimi oluşturan bu karakteristik özellikler .
Delirmiş bir dünyada, sadece delilerin aklı başındadır." RAN
Yüceye adaklarda adandı. O sene bu sene, dediler.
Zihin, biyolojik ve genetik dürtüleri baskılayabilecek kadar güçlenmedi.
Göze Çarpma
Günlerden dündü. Kırtasiyecilik yapan arkadaşımın makinesi bozulmuş, tamire gitmesi gerekiyordu. Beni aradı "Eşlik eder misin?" diye sordu. Kabul ettim. 4 arkadaş makineyi yükledik. Komşu ilçeye yola koyulduk. Vardık tamir edilecek kırtasiyeye buraya kadar sıradan fazla aksiyonu olmayan yavan kalan bir anı.
Kırtasiyeye girdiğimde yanda bir kupa büfesi gözüme çarptı. Farklı şekillere sahip kupa bardaklarıyla dolu. Birbirinden güzel bardaklar. Hepsinin üzerinde yazılar, resimler: olursa olur olmazsa sanki bir bize oluyor, kaktüs olsan bile sana sarılırım, asgarî ücret gibiyim kimseye yetmiyorum, şarjım biterse aramayın, küçük prens, Garfield... Üzerinde bulunan kupalar.
Hepsini okumaya özen gösterdim. 50 cümle varsa bunların 45'i olumsuz iken, 5'i olumluydu. İlk bakış farklı cümleler, güzel ve ironik gibi gelse aslında hepsi insanın ruhunu daraltan cümleler. Farklı tarzda yazılmış olabilirler,devrik olabilirler ama insana yalnızlığı güzelleştiren, uzakta kalmaya iten sanki sosyolojik bir varlık değil de ağaçta tek başına kalan içi duygulu, kabuğu çürük bir varlık gibi gösteren cümlelerdi.
İlk başta güzel geldiği için birini alacaktım. Hepsini okuyup çıkarken alırım. Bekleyişi ile fark ettiğim de almaktan vazgeçtim. Cadının evi şekerden yapılmaydı ama içi kasvetli bir kötülük ile doluydu. Güzel şekli ile ilgi çekerken aslında yazıyla içindeki duyguları manipüle ediyor.
Sen kupanın üstünde hangi yazıyı tercih edersin?
İstediğin kadar Allah'a yönel. Sormazlar mı adama çiçek gibi kadının baharını niye çaldın diye?
Her zaman içerden doğru kararı veremezsin, bazen de dışardan yardımı almalısın.
1,5 Yıl
Üzerinden 1,5 yıl geçti yasımın. Beni yeni yeni terk ettiğini fark ediyorum. Beni ne kadar etkilediğini fark ediyorum. Vücudumun ne kadar hafiflediğini. Bir zırh gibi tutup kımıldamama neden olduğunu görüyorum.
Hayatın içinde akıp giderken ne kadar onun etkisinde olduğumu hissettim. Gülüyor, çalışıyor ve yaşıyordum. Bu üçgenin dışına çıkmıyormuşum. At gözlüğü takmış sadece zamanın içinde ilerlerken çevreme hiç odaklanmamışım. Ne kaçırmışım, neleri ihmal etmişim. Telafisi olabilirler yaşanabilirmiş. Üstüne eklenebilecek bir sürü anı yaşanabilirmiş.
-Miş'li zaman benle öylesine akmış. Pişmanlık duyuyor muyum? Sanmam. A-Z sine kadar her şeyini bildiğin varlığına alıştığın, seni el üstünde tutmaya çalışmış, seni hep elinde olmadan hem de elinde bulduktan sonra herşeyini ortaya koymuş bir insan için az bile. Yaşayanlarla halledilebilir bir sürü şey varken gidenle içinde ukte kalanlar ve en çokta onun hakettiklerini veremiyorsun.
Bir bu zaman diliminin ona ayrılması asla üzmüyor beni aksine sonsuz ikametgahında uzaktan da olsa saygımın gereğini yaptığıma inanıyorum. Eksikliği benim onunla buluşmama kadar sürek.
Senin kıymetini bilmiş, istediği gibi hissettirememiş oğlun.
Bu değişimi anlamak
Ben ne yaptım da onu kaybettim. Bir türlü aklım almıyor. Soruyorum cevaplamıyor. Evet sorun benden kaynaklanıyor, diyorum. Sebebini çözemiyorum. Kötü mü davrandım, kalbini kıracak bir şey mi söyledim, küçük mü düşürdüm, kıyaslama mı ettim, ihmal mı ettim. Ne yaptığımı bir türlü anlayamıyorum, bulamıyorum.
O kadar büyük dertlerimin olmasına rağmen ona zaman ayırmaya çalıştım. İlgilenmeye çalıştım. Alttan almam gerektiginde aldım, kavga olması gerektiğinde kavga ettim, tartışma olması gerektiğinde tartıştık. Ve sonuç 360 derece soğukluk.
Sadece benimle arasına mesafe koyması beni çok üzüyor. Yüzünü kaçırması, konuşmaya çalışınca yüzünde oluşan o donukluk, tepkisizliği gerçekten beni kahrediyor.
Bu kadar değerli olduğunu bilmesine rağmen bunu birden yapabilmesi gerçekten canımı öyle acıttı ki anlatamam . Kendisi de kesinlikle bunun farkında ve bilerek yapıyor.
Üzüldüğümü de biliyor, kırıldığımı da biliyor. Hele o gece ki bakışında ne kadar küçüldüğümü fark ettiğimde keşke yerin dibine girseydim de görmeseydim dedim.
İnsanlar birbirine alınır, küser , uzaklaşır. Bunların sebepleri olur. Herkes farkındadır. Artık uzlaşılmaz seviyeye gelindiğinde insanlar uzaklaşmaları gerektiğini anlar. Bu tek taraflı ve açıklamasız karar, kararların en acımasızı. İnsan ne tepki vereceğini, nasıl vereceğini şaşırıyor.
Bu güne kadar hayatımdan çıkarmaya en zor karar vereceğim insan olacak. Bir defa bulmuşum seni. Teksin, eşsiz en önemlisi de benim için çok değerlisin. Evet tek taraflı olarak sen zaten çıkarmışsın geriye sadece benim adım atmam kaldı. Ve maalesef atacağım. Bu kangren olan durumu kendim için uzatmayacağım. Tek şansım olan bu hayatı kendisine göre yaşayan biri için hüzün, acı ve güzel şeyler için harcayacağım enerjiyi senin harcamayacağım. Yolun da bahtında açık olsun. Elveda insan.
Toplumun Görmedikleri
İnsanların arasında kalan, görmek istemedikleri , tepeden baktığı insanlar vardır.
Bu insanlar kendi işleriyle uğraşır. İşlerinde süreklilik sağlarlar. Diğerleri o işleri yapmayı gururlarına yedirmezler. Buna rağmen o küçük insanların işlerinin kârını hesaplama küstahlığını kendilerinde bulacak kadar alçaktırlar.
Nerden baksan insan domuzdan aşağı olma meylini göstermenin peşindedir.
Mesafe koymak
Değer verdiğim bir öğrencim var. Bu gece itibariyle artık eski öğrencim oldu.
Geçenlerde birden bakış kaçırmaya, yön değiştirmeye başladı. Nedenini sordum. Hem de iki defa ikisinde de alakasız cevaplar verdi. Arkadaşına sordum. O da "Herkese karşı öyle, size özel yapmamıştır"dedi. Hâlbuki bir iki hafta gözlemledim diğer insanlara karşı davranışlarında en ufak bir farklılık yok. Sadece bana özel olduğunu anladım.
Bir daha sormayacağım.Numarsını da sildim. Güzel bir söz duymuştum. 'Gitmeye karar veren bir insan bavulunu önceden toplar.' diye. Yolu açık olsun. Hayat karşısına güzelliklerle dolu insanlar çıkarsın.