Kalbim! Unutacağız onu!
Sen ve ben- bu gece
Sen sıcaklığını unut, ben aydınlığını.
Cosimo Galluzzi
NASA
TVSTRANGERTHINGS
Claire Keane
Xuebing Du

shark vs the universe
will byers stan first human second

No title available
ojovivo
Cosmic Funnies
YOU ARE THE REASON
No title available

Kiana Khansmith
hello vonnie

gracie abrams

if i look back, i am lost

blake kathryn
Fai_Ryy
Sade Olutola

ellievsbear
seen from Türkiye
seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Colombia

seen from Malaysia

seen from Panama

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from Saudi Arabia
seen from Hungary

seen from Singapore

seen from United States

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
@miavenuss
Kalbim! Unutacağız onu!
Sen ve ben- bu gece
Sen sıcaklığını unut, ben aydınlığını.
Hiçbir insanın bir odası yok mu
kalıcı bir taştan yapılmış
gerçek bir ülkesi, bir insanı yok mu?
“...çünkü ‘üzüntü’ kelimesinin tüm eş anlamlarını unuttum. Şimdi sensiz yapabileceğim tek şey, senin bıraktığın boşluğu başka bir şey ile doldurmak olacak.”
Işığa aitiz, gök gürültüsüne aitiz. İkimiz de altına düştüğümüz kelimelerin sesine aitiz.
"Adını söylemek, bağımızı sonsuz kılmak için ihtiyacım olan tek şey."
" Öyle yalnızım ki bu panayırda, sevgim durmadan bir taşı ovar "
'Bilinmez, belki son öpüşümdür bu seni. Bir kadına bir nehri son ekleyişim. Bilinmez belki yanıbaşımdadır o kaygan sevdan, bu şiir kuştüyü elini ilk özleyişim'
Ben seni kaç yıl sevdim. Aya kattım ve sevdim
Ben senin sınırlı gövden ile
beni sonsuz sarmanı diledim.
Uykum seninle kışın kolları arasında
devrilerek dönerek tamamlansın
içimde kuzeyin kuşları sussun istedim.
Kışı ve kışın kalbimde ağırlaşan meyvesini
çiy düşmüş, soğumuş, donmuş bir dili
hatırlamak için
beni büyüleyen o kimyanın boşluğunda
durup yalvardım
Beni bu siyah boşluğun içine bırakma
derin bir zaman istedim senden, ama
bana onu verme!
Ne kışa ne yaza uygun kalbim
çatlat aramızdaki donmuş dili
yokluğunun sebebini anlatamadım kendime
yokluğun ne vakittir karlı bir tepe gibi
içimde.
Ayağa kalk, yaklaş, dilini döndür ağzında
de ki:
Ben onunla denizin dövdüğü dilsizzz
taşlar üstünde sustuydum.
uzun kavak gıcım gıcım gıcılar / anne benim sol yanımda sancı var.
Dinle anıların solumasını.
"Bu ahval geçmeyecek lütfen ısrar etmeyin. Hiç olmazsa tüylerimin yönünde okşayın beni"
Aramızdaki bağ ikimizden daha kuvvetli.
Biraz zaman, biraz büyü'
"Yastığa sinmeyen bir kokuyum, hatırlamıyor beni hiçbir ev/tütsü yaktığım mağaralar, atımı bağladığım ne ağaç ne bulut/çadırımı kurduğum yer bütün uydularda hedef noktası/dereye iniyor kadınlar geçip göçtüğüm yerlerde, yıkanıyorlar"
“Bu korkular geceye ait, güneş vurduğunda iyileşeceğiz.”
'Korku, endişe ve istek deniziyim'