DEAR READER
Cosmic Funnies
Claire Keane
Mike Driver
we're not kids anymore.

⁂
Game of Thrones Daily
taylor price
YOU ARE THE REASON
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Discoholic 🪩
Lint Roller? I Barely Know Her
TVSTRANGERTHINGS
Not today Justin

pixel skylines
AnasAbdin
No title available

shark vs the universe

JVL
No title available

seen from Singapore
seen from United States
seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Australia
seen from Chile

seen from United States
seen from Slovakia
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from South Korea
seen from Argentina
@mkkbb
“Bir insanın yapması gerekeni bi telefon yapıyorsa insanlık ve sevgi adına söyleyecek çok az şeyimiz kalmış demektir”
Kısa konuştuk ancak her şeyin bir anlamı vardı. Unutamıyorum çünkü sen gücümün bittiği yerde buradaydın. Sağ ol, ne kadar canlıysan.
- Herkes ‘geçer’ diyor, geçer mi Olric? Herkes ne bilir acımı, herkes ne bilsin acımızı! Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım. Ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz Olric. - Evet efendimiz. - Bana katıldığını bilmek güzel. Arada ses vermen güzel; içimin sesi de olmasa ölürüm yalnızlıktan.
Karşılıksız aşk nedir?
Diyelim ki sen balık ol. Çok yaramaz bir balık ol ama. Bir gün canın sıkılsın ve suyun yüzeyine çok yaklaş. O kadar çok yaklaş ki elle tutulabilecek kadar bulutları seçebilecek kadar. Sonra bir buluta aşık ol. Öyle aniden saçma sapan.Seni görecek hatta halini beğenmeyecek diye hemen suyun en dibine kaç. Havalar yağmurluymuş o sıra. Her gün gör o bulutu. Yağmur damlalarını yakalamaya çalış ondan sana gelen birer hediyeymiş gibi. Diğer bulutlardan ve şimşeklerden kıskan onu. En çok şimşeklerden. O da seni seviyordur belki. Yoksa bu kadar yağmur yağamazdı. O kadar çok yağamaz ki. Bir gün yüzeye çıkarken sıcak bassın yüzgeçlerine. Sanki heyecandan mesela onu göreceksin diye bastı. Bir de bak ki o gitmiş. Güneş gelmiş. Güneş ne ki? O kötü bir şey. Güneş kötü bir şey olmasa bulut gitmezdi. Bu sefer sen yağmur yağdır bütün denizlere. Bir daha göremeyeceğin için değil. Çünkü sevse o ufacık beyaz bulut kalırdı orada. Uğraşırdı denize inebilmek için. Sis olurdu siz olurdunuz.
Burda aşık erkek ayaklarına yatıp romantik postlar rbler atıyorsunuz da sapık olduğunuzu sizde biliyosunuz sadece belli etmiyorsunuz.
Ya al amını kopar götüne sok ya :D 200 gram için kendimden ödün mü vericem ben :D Beni tanıdığın yok çoğul konuşuyorsun bide
Düşünsene, iki bilete sığdırmışız hayalimizi. Otobüsün koltuğunda oturmuşum, yanımda sen. Pencere camından dışarıyı seyrediyorsun, ben de seni. Kulaklıklarımızda o huzur bulduğumuz fısıltılar eşlik ediyor. Mola arasında iniyoruz otobüsten, ürkütücü soğukluk hiç de o kadar soğuk değil. Sigaranı yakıyorum, sigaramı yakıyorsun. Soğuğun dondurduğu tek şey karşılıklı bakışlarımız oluyor. Biniyoruz yeniden otobüse. Binbir bahaneyle ellerine sığınıyor ellerim. Tamam diyorum. Tamam abi huzurum yanımda diyorum. Bu otobüs şimdi nereye giderse gitsin, umurumda değil. Bu otobüs hiç durmasın. Sen de seversin düşünsen. Düşünsene azıcık; ne güzel olurdu, değil mi ?
Ağır ama haklı.
Peki ya sesini özlersem , yeter mi fotoğrafların.
(via elsahim)
Etrafında seven bir nebze inan diye yalvaran onca insan var ah be mert niye bu uzak hallerin ne bu duvarların
Kelimeler albayım bazı anlamlara gelmiyor. Şu dünyadan bi gideyim bidaha gelirsem ne olayım , bidaha gelirsem nolurum bilmiyorum artık , şimdi ne olduğumun pek bilincinde olduğumda söylenemez. Kimi zaman deniz olup büyük yük gemilerinin ağırlığıyla yaşamaya çalışıyorum. Kimi zaman büyük büyük fırtınalar olup batırıyorum o gemileri. Bazen gemi olup deryalara bırakıyorum kendimi. Kırmızı oldum çoğu zaman , kan oldum annemin gözünden damlıyorum. Şarap oluyorum içime içime akıyorum. Ateş oluyorum yakıp kavuruyorum. Kızıl bir bulut gibi çöktüm bu dünyaya. Bazen boş bir kağıt oldum yorgun bir yazarla saaatlerce bakıştım bilmem hangi birinden başlayacağı dertlerini düşünürken. Bazen bir kalem oldum giriş cümlesi bir türlü oluşamayan yaşanmışlıklar tam kağıda dökülücekken mürekkebimi akıtmadım , yazarına küskün bir kalem gibi. Bazen mürekkep oldum binlerce defa okunup kırıştırılıp bağra basılan bir kağıtta. Bazense o mektubun kendisi oldum , çok geç sahibe ulaşmış bir mektup. Okundukça sahibini ağlatan sahibi ağladıkça satırları ıslatan ve mürekkebi dağıtan ve en kötüsüde o mektubun sahibi oldum. Hep bekleyen bekledikçe solan bazen dizleri tutmayan bir yaşlının yapacak birşeyi olmadığı için saatlerce incelidiği hiçbir şeye benzetilemeyen halı deseni gibi oluyorum. Sabit anlamsız ve karmakarışık. Bazen öneminin sadece anskilopedilerde farkedildiği isminin söylenmesi güç bir müzik türü. Sadece merak eden biliyor. Büyük bir çoğunluk için gereksizim. Bir bakkal dükkanının eski bir pervanesi oldum ne sıcak havayı dağıtır ne serinletir hani sadece çalışırdım. Daha neler oldum bir bilsen. Olamadıklarım için gelmiştim sanki dünyaya onların hasretiyle yaşamak için olmak istediklerimi ararken başka başka sıfatlara büründüm adım değişti , cümlelerdeki görevim değişti , varolup sebeplerim değişti köreldim , unutuldum ve en sonunda hep öldüm hem de defalarca. Giden olmak istedim kaldım , beklenilen olmak istedim ömrümü beklemekle geçirirken. Sevilmek istedim , aşktan yana bütün küfürleri tüketmişken , bilmem şu dünyaya niye geldim , sanırım gitmek için geldim. Hiçbirşey istemiyorum hepsi kalsın , düşlerimide alın. Benim de yaşamam gerekmizmiydi oysa ? Yaşamak istemiyorum , renklerimide alın. Ciddiyim istemiyorum , anlatmak istemiyorum artık , kuramadığım binlerce cümlem vardı benim , söyleyemediğim şarkılarım vardı söylemekte istemiyorum zaten artık alın hepsini alın. Sevmek sadece bir eylemden ibaretmidir yani bu eylemin geçtiği bir cümlenin öznesi olamaz mıyım yani ? Kalsın onuda istemiyorum. Susmak istiyorum , ölmek öyle yakın ki halime hayatla dalga geçer gibiyim. Sanırım ben düze çıkamayanlardanım. Ölmek başlı başlına asil bir eylem nasıl olsa zamana karşı bir duruş , bir baş kaldırış , gülüşlere karşı haykırış. Herşeye rağmen bi çekip gitme hali, gidiyorum , susuyorum o halde bende. Pekala siz bilirsiniz zaten kelimeler birşeyler ifade etmiyor.
Evet😊
Çek çıkar düştüğüm kuyudan,Ki biliyorsun, ben var halimle yok olma çabasındayım.Nefes aldığın her anı, hayata döndürememenin telaşındayım.Yazıyorum Albayım.Okuya okuya bul beni.Ne imla,Ne satır arası, Ne paragraf,Boşluk yok Albayım. Dopdoluyum…Buralarda kalakaldım Albayım.Bir o kadar durgun…Öyle bir şey işte…Görüyorum ki, Benimle birlikte hiçbir şey kalakalmıyor…
Alıştım kelimesinin altında yatan o çaresizliği,tükenmişliği,acıyı size anlatamam.
(via elsahim)
Zaman herşeyin ilacı dimi albayım
Yıldız Abla ne demiş bu konuyla ilgili ‘’Zaman’’ diye bir ilaç yok. Götünüzden ilaç ismi uydurmayın.
Şimdi hayallerimizin bile canı yanıyor sigara yakmışız çokmu.
(via elsahim)
Yakılan sigaraları değil de yıkılan hayalleri görseniz intihar ederdiniz.
(via elsahim)
özgür bir çocukmusun
Özgürlük diye birşey yok albayım. Hepimiz mahkumuz adına dünya denen bu çukurda beden denen bu zindanda hapsolmuş bulunmaktayız. Ruhları özgür olmayan bizlerin bedenleri özgür olsa ne olur. Özgürlük nerde hangi taşın altında ? Napınca ne olunca tam olarak özgür oluyoruz bana bi söyleyin. Albayım hep aynı yerden gol yiyoruz. Soyut düşünemiyoruz soyut akıl denen bu örümcek ağına yakalanmış olup çırpındıkça dahada dolanıyoruz. Rakamların dilini hiç düşündünüz mü ? 2 kere 2 neden 4 eder hiç düşündünüz mü ? Düşünmediniz tabi ben size söyliyim 2 diye birşey yok 4 diye de birşey yok anladınız mı ? Sonra diyo ki ben özgür olucam. Ya senin aklın esir ruhun köle hayallerin mahkum hayellerin tutsak senmi özgürsün ? Delirtmeyin lan beni bi kendinize gelin. Ben kime ne anlatıyorum ya. Şiirleriniz bile plastik lan. En acıklısıda ne biliyor musunuz ? Köleleşiyorsunuz köleleştikçe kendinizi daha özgür hissediyorsunuz. Herşey kandırmaca yok hiç birşey hepsi yalan hiçbirşey bilmiyorlar inanmayın.